Türk Milleti şiirden doğmuş bir millettir. Şiir de şuurdur. Şuur da anlamadır. Türkler bu topraklara geldikleri zaman yardım nidası olarak e...
Türk Milleti şiirden doğmuş bir millettir. Şiir de şuurdur. Şuur da anlamadır. Türkler bu topraklara geldikleri zaman yardım nidası olarak ezan okudular. Vakitsiz bir ezan duyulduğu zaman anla ki bir Türk başka bir Türk’ü çağırıyor. Biz buraları Darü’l-İslâm haline getirirken böyle bir taktik uyguladık. Ezan okuyarak birbirimizi çağırdık. Çünkü kâfir salak; kendi işini yapıyor. Ama bir Türk ezanı duyduğu zaman başka bir Türk’ün kendisini çağırdığını, Allah yoluna çağırdığını anlıyor. Tabii adam canını kurtarmak için okuyor ama ikisi beraber oldukları zaman ne yapacaklar? Allah yolunda yürümekten başka ne yapar iki Türk bir araya geldiği zaman? Onun için bizi millet yapan yazımız elimizden alınmamış olsaydı bu geçen zaman içinde biz bütün kâfirlerin hakkından gelirdik ve Türkiye dünyada parmakla gösterilecek bir yer olurdu. 1947-1948 yıllarında Ruam hastalığı bahane edilerek atlarımız katledildi. Eğer 1928 yılında yazımız elimizden alınmamış olsaydı buna Türkler diyeceklerdi ki; “Allah’ın övdüğü hayvanı bana öldürtemezsin!” Ama bunu 1948 yılında diyemediler.
İsmet Özel
26 Ocak 2013, Ankara
Fotoğraf : İlhan Çebi
02 Ekim 2016 Rize Çayeli İncesu Köyü (Marbudam )
Türk Milleti şiirden doğmuş bir millettir. Şiir de şuurdur. Şuur da anlamadır. Türkler bu topraklara geldikleri zaman yardım nidası olarak ezan okudular. Vakitsiz bir ezan duyulduğu zaman anla ki bir Türk başka bir Türk’ü çağırıyor. Biz buraları Darü’l-İslâm haline getirirken böyle bir taktik uyguladık. Ezan okuyarak birbirimizi çağırdık. Çünkü kâfir salak; kendi işini yapıyor. Ama bir Türk ezanı duyduğu zaman başka bir Türk’ün kendisini çağırdığını, Allah yoluna çağırdığını anlıyor. Tabii adam canını kurtarmak için okuyor ama ikisi beraber oldukları zaman ne yapacaklar? Allah yolunda yürümekten başka ne yapar iki Türk bir araya geldiği zaman? Onun için bizi millet yapan yazımız elimizden alınmamış olsaydı bu geçen zaman içinde biz bütün kâfirlerin hakkından gelirdik ve Türkiye dünyada parmakla gösterilecek bir yer olurdu. 1947-1948 yıllarında Ruam hastalığı bahane edilerek atlarımız katledildi. Eğer 1928 yılında yazımız elimizden alınmamış olsaydı buna Türkler diyeceklerdi ki; “Allah’ın övdüğü hayvanı bana öldürtemezsin!” Ama bunu 1948 yılında diyemediler.
İsmet Özel
26 Ocak 2013, Ankara
Fotoğraf : İlhan Çebi
02 Ekim 2016 Rize Çayeli İncesu Köyü (Marbudam )
YORUMLAR