
Muhyiddin İbn Arabi'nin 2009'da yayımlanan Fütuhat-ı Mekkiye 11 adlı eseri, Din (İslam) türünün önemli örneklerindendir. Ekrem Demirli çevirisiyle Litera Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Bu sayfada Fütuhat-ı Mekkiye 11'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Fütuhat-ı Mekkiye 11'den En Beğenilen Alıntılar
Allah kulunun tövbesiyle sevinir. İnsan tövbe ederek Allah’a
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
karşı kerem gösterirse, Allah düşmanlarını öfkelendirir. Keremin en
büyüğü de budur.
Kelimenin
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
duyanın nefsinde bir edeisi vardır ve bu nedenle ‘kelime’ Arapça’da yara
anlamındaki kelem’den türetilmiştir. Kelem, yaralanın cismindeki etkidir.
Nitekim kelimenin de duyanın nefsinde bir etkisi vardır. Bu etki
ona duyma istidadı kazandırır İd, anlama yoluyla kelamı kabul edebilsin.
Kamil arif, Allah’ı tecelli ettiği ve indiği bütün suretlerde bilendir
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
(marifet). Arif olmayan ise, Allah’ı sadece inandığı surette tanırken,
başka bir surette tecelli ettiğinde1 O’nu inkâr eder. Bununla birlikte o,
kendini Allah hakkındaki inancına bağlamayı sürdürür ve başkasının
inancını inkâr eder. Allah’ı bilme hakkında en müşkül meselelerden birisi,
suretlerdeki farklılaşmanın neyle ilgili olduğunu bilmektir. Acaba
bu başkalaşma, O’na mı dayanır? İlahi haberler, bunu bildirmiştir. Müfekkire
gücünün verisi olan aklî delil ise bunu imkânsız saymıştır.
Sebepleri reddetmeyi savunuyorsun, peki niçin ameli ve ibadeti bırakmıyorsun?
📖 Sayfa 130 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Hz Peygamber şöyle buyurur; "Mümin iyiliğin sevindirdiği, kötülüğün üzdüğü insandır..."
📖 Sayfa 126 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Kadının ilgisi parçanın
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
bütününe veya dalın köke, gurbettekinin vatanına olan ilgisidir. Erkeğin
kadına ilgisi ise, bütünün parçaya ilgisidir, çünkü ‘bütün’ adını
onun sayesinde elde edebilir. Parça yoksa bütün adı gerçekleşmez. Kökün
sevgisi aynı zamanda bu kökün parçaya dönük sevgisidir. Çünkü
ona yardım etmektedir. Böyle olmasaydı, yardım rabbaniliği onun adına
ortaya çıkmazdı.
Her asırda asrı yücelten biri vardır
📖 Sayfa 52 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Ben diğer asırlar için o bir'im
Isteyenben ’ ,
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
İstenilen de ben
Kamil arif, Allah’ı tecelli ettiği ve indiği bütün suretlerde bilendir
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
(marifet). A rif olmayan ise, Allah’ı sadece inandığı surette tanırken,
başka bir surette tecelli ettiğinde1 O’nu inkâr eder. Bununla birlikte o,
kendini Allah hakkındaki inancına bağlamayı sürdürür ve başkasının
inancını inkâr eder. Allah’ı bilme hakkında en müşkül meselelerden birisi, suretlerdeki farklılaşmanın neyle ilgili olduğunu bilmektir
Ruhun cisimden ayrılması ise, o cisimden hayatın yok olması demektir ki, ölüm budur. O halde bir araya gelmek ‘hayat’ demek iken, ayrılık ‘ölümdür’.
📖 Sayfa 112 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Gölge rahatlık, karanlık ise perdedir.
📖 Sayfa 249 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Eşyayı senin için, seni kendim için yarattım;
📖 Sayfa 266 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
kendim için yarattığımı, kendisi için yarattığım yoldan çıkarmasın
Her iddiacı imtihan edilir. Kimde bu
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
nitelik bulunursa, durumu aynıdır ve bu konuda kimseyi istisna etmi-
yorum. Herkesin imtihanı iddia ettiği tarza göre değişir
Bu mesele anlaşıldıktan sonra, bilinmelidir ki: İnsan maksadını küçümseyip
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
kendinden yüz çevirir ve Rabbini (nefsine) tercih ederse, Allah
onun için ilahi hidayet sureti tarzında (kendi görüşüne karşı) bedel
verir. Böylelikle insan, nur yollarında yürür. Bu bedel, peygamberin getirdigi
şeriat ve resulünün resullüğüdür. Peygamber, Rabbinden ona
mutluluğunun bulunduğu şeyi ulaştırır.
Âlem bir anlam için konulan harftir. Harfin manası, Allah’tır. Orada O’nun hükümleri ortaya
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
çıkar, çünkü O’nun nefsinde hükümlerin ortaya çıkacağı bir yer yoktur.
Dolayısıyla mana, her zaman harfe bağlıdır. Allah âlemle beraberdir.
Allah Teâlâ ‘Her nerede olursanız, O sizinle beraberdir’454 buyurur.’

İnsan Rabbiyle nefsi arasında "hakem" olarak ortaya çıkar.
📖 Sayfa 308 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Kardeşim! Sana yararlı bilginin nereden elde edileceğini gösterdik.
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
O’nun doğru yolu üzerinde yürürsen, bilmelisin ki, Allah senin elinden
tutar, sana inayet eder, seni kendisine seçer. Allah bizim ile hakkında
düşünmeyi emretmediği konularda fikirlerimizin otoritesi arasına perde
çeksin! Zikrettiklerimizle insanların karşılaştıkları kuşkuların gereksiz
işlerle uğraşmalarından kaynaklandığını öğrenmiş olmalısın.
Kuşun kanadı ise, kendi makamının
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
üzerindeki yere yükselme amacı taşır. Bunun nedeni her varlığın acizliğini
öğrenmesi ve Allah’ın kendisine verdiği gücünden daha fazlasıyla
tasarruf edebilmesinin mümkün olmadığını öğrenmesini sağlamaktır.
Binaenaleyh herkes, sınırlılık, kuşatılmışlık ve acizliğin altında zelildir.
Bu sayede Allah’ın kemal sahibi şanı ve celali mudaklık halinde kalır.
Allah kendisinden başka ilah olmayandır. O yüce ve büyüktür.
Öyleyse ‘mümin için mümin, birbirini tutan bir duvara benzer.’
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Mümin müminden nefret etmez, mümin mümini öldürmez, çünkü o
iman sahibidir
Şeytanın günahtaki amacı, o günahın kendisi değildir; onun gayesi, kulun şeytana itaati alışkanlık haline getirmesini sağlamaktır.
📖 Sayfa 126 · Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Kısaca varid şöyle bildirdi. Her surenin başında besmelenin bulunması, ilahi rahmet ile onu taçlandırmak demektir. Bu sayede ilahi rahmet, surede zikredilen bütün hususlara ulaşır. Çünkü her sure üzerinde besmele, Allah’ın alametidir. Bu alamet, surenin Allah’tan geldiğini gösterir ve hükümdarın fermanı üzerindeki alamet gibidir.
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
H e r şey y azılm ıştır
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
A lem d e y a p ıla ca k bütün işler
İyi v e kötü fiille r
T a k d ir edilm iş ve vakti belirlenm iştir
Z e b u r ’da (birinci kitap) bize böyle geldi
Ö lüm acı b ir zeh ir
H a şır ise ondan daha da acı
G em in iz bed en lerin iz .
D ü n y a denizinde a k a r d u ru r
V e siz o gem inin y o lc u la rı .
B ir tehlikedesiniz siz
S a h ilin iz bile y o k
K a z a ve kad erd en başka
S ü re isteyin ve ga yret edin
A lla h ’tan kaçacak y e r y o k
M ü şah ede ettiğim buydu
S e h e r vaktin e k a d a r o gecem de
Z o rla y ın v e ibret alın
İnsanlar şöyle der: ‘Söz kalpten çıktığında kalbe düşer,
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
fakat dilden çıkarsa, kulakları aşmaz.’ Bu, yanılgının son.noktasıdır. Allah’a
yemin olsun ki: Nice peygamber, dürüst bir dil, masum bir gönül,
hatadan korunmuş bir lisanla ve halkına karşı olabildiğince şefkatle davetlerini
yapmıştır. Bunlar, peygamberlerin Allah’a davet ederken sahip
oldukları halleridir.
Görme marifete tabidir. Öyleyse marifet kendisine ilişip Allah
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
bilindiği (maruf) gibi aynı zamanda görme kendisine ilişir ve Allah
görülen olur. Allah’ın bilinmesini ve görülmesini inkâr eden ise, Allah’ı
Yirmi İkinci Sifir 2ÇI
bilmenin nazari düşünceden hareket eden insanın O’nu bilmekten acizliğe
düşmesi olduğunu ileri sürer. Böyle bir dereceye ulaşan insan, bu
nitelikteki birinin Allah olabileceğini öğrenir.
Kâmil insan her iki nimetle (alemle*ahiret ve dünya) rızıklanır.
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
Alem
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi
O’nun tecelli ettiği yerdir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fütuhat-ı Mekkiye 11 kimin eseridir?
Fütuhat-ı Mekkiye 11, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2009'da yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.
Fütuhat-ı Mekkiye 11 kaç sayfadır?
Fütuhat-ı Mekkiye 11, 412 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).
Fütuhat-ı Mekkiye 11'in en ünlü sözü nedir?
“Allah kulunun tövbesiyle sevinir. İnsan tövbe ederek Allah’a karşı kerem gösterirse, Allah düşmanlarını öfkelendirir. Keremin en büyüğü de budur.”