
Muhyiddin İbn Arabi'nin imzasını taşıyan Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Din (İslam) alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Litera Yayınevi etiketiyle yayımlanmıştır. Bu derlemede Fütuhat-ı Mekkiyye 18'den en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18'den En Beğenilen Alıntılar
Bir hakkı eda etmenin vakti geldiğinde, onu yerine getirmen gerekir; bunu
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
yapmazsan zalim olursun.
Kardeşim! Konuşmada kesin üslup kullanmaktan uzak dur.
📖 Sayfa 297 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Hitap, konuşanın değil, dinleyenin değerine göre ortaya çıkar.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Allah'ın bize dönük rahmetinin bir yönü de unutmak, hata etmek ve içimizdeki konuşmalar nedeniyle bizi cezalandırmayışıdır. Allah bizi zikrettiklerimiz nedeniyle cezalandıracak olsaydı bütün insanlar helak olurdu.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Akıllıların en kamili imanı ile aklı müsavi olandır ki o da az bulunur...
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sana ait olan seni talep eder, sen yorulma ! Onu sen ararsan , yorulursun ve o sana sahip olur...
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Vaadini yerine getir, tehdidini ise uygulama!
📖 Sayfa 237 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Hiçbir amelini küçük görme, çünkü Allah kendisini yaratırken ve var ederken değersiz görmemiştir.
📖 Sayfa 191 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Allah, hakkında susmanın caiz olmadığı el-Mütekellim'dir, yani sürekli kelam sahibidir. Sen de dinleyici ol, konuşan değil !
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Kulun bütün temenni ettiklerini Allah vermiş olsaydı, kul taşkınlığa gider, saadetinden mahrum kalırdı...
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
...'Onu annesine döndürdük ki, gözleri aydın olsun.' ( El-Kasas/13) Bu nedenle insan defnedilirken toprağa gömülür ve toprak bir anne gibi oğlunu bağrına alır. Toprak onu yolculuktan gelen bir evladı karşılayan şefkatli anne gibi kucaklar. Bu bir muhabbet kucaklamasıdır. 'Sizi tekrar oradan çıkartacağız.' (Ta Ha/55) Bu da diriliş demektir...
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Başkasına yönelme, hüsrana uğrarsın!
📖 Sayfa 133 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Allah’ın kullarını zinhar küçük görme
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Bütün makamları toplasan da herkesin bir değeri var
...O halde en cahil kişi eldekini talep eden ve arayan kişidir. Demek ki Allah'ı talep edenden daha cahili yoktur. İnsan 'Bulunduğunuz her yerde Allah sizinle beraberdir.' (el-Hadid/4 ) ve 'Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü oradadır' (el -Bakara/115 ) ayetlerinin anlamını bilseydi hiç kuşkusuz, kimsenin O'nu aramayacağını, sadece nahoş işlerden kaçınmak üzere herkesin kendi saadetini talep edeceğini bilirdi.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Gerçekte yaratılmış en büyük şey -ki kuşatıcı Arş'tır- ile zerre veya sivrisinek arasında yaratılış ve yokluktan varlığa çıkma itibarıyla bir fark yoktur...
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi

Ne perde var, ne örtü! Allah'ı gizleyen sadece O'nun zuhuru dur. Nefisler kendilerine gözükenle yetinselerdi, hiç kuşkusuz, gerçeği olduğu hal üzere öğrenecekler. Fakat onlar kendilerine gizli kalan bir şeyi aramış, bu talepleri ise perdenin ta kendisi olmuştur. Başka bir ifadeyle nefisler kendilerine gizli kaldığını tahayyül ettikleri bir şeyle ilgilenmekle onlara gözükenin ve zuhur edenin hakkını takdir edememişlerdir...
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sen seni köleleştirenin kulusun. Kibirden, zorbalıktan ve sahip olduğun koyun, at, deve, kedi ve benzeri hayvanların haklarını ihmal etmekten uzak dur.
📖 Sayfa 297 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sana vefa gösterilsin diye vefa göstermekten sakın. Sen kendi sözüne vefa göster; onu/O'nu kendi haline bırak, ne dilerse onu yapsın!
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Hakkın ihsanlarında sınırlama yoktur. 'Bize verilmedi' deme, çünkü Hak 'almadın' der. Delil tekliften ortaya çıkar; sana 'yapma' denildi, sen yaptın; 'yap' denildi, sen ise yapmadın. İşin gerçeği budur.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Her şeyin bir zahiri, bir batını, bir haddi ve bir matlaı vardır. Bir şeyin zahiri onun suretinin sana verdiği şey iken batını suretin üzerinde tutunduğu şey, haddi onu başkasından ayrıştıran, matlaı ise onu keşfettiğinde kendisine ulaşmanın sana kazandırdığı bilgidir. Bu itibarla keşfetmediğin bir şeyin matlaına ulaşman söz konusu değildir.
📖 Sayfa 91 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Hazreti Ömer şöyle derdi: "Allah yolunda bizi kandırandan uzak dururuz."
📖 Sayfa 230 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Senden bir şey gidince onun yerine yenisini isteme
📖 Sayfa 163 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Çünkü senden gidenin ecri yenisi gelse tükenir
Hep sırların ihata ettiği kimseye de ki:
Benim ümit beslediğim makam telefte
Zeytini ve yağını çok ye...
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Dostum! Yeryüzünde ululuk peşinde olma, tevazuyu şiar edin! Allah senin kelimeni yüceltirse, gerçekte sadece hakkı yüceltmiştir. Allah senin için yaratılmışların kalplerinde üstünlük duygusu kazandırırsa, bu da O'na dönen bir iştir. Sana yaraşan tevazu, zillet ve kırıklıktır. Allah seni topraktan yaratmıştır. Annen olan toprağa karşı büyüklük taslama! Annesine karşı büyüklük taslayan, hiç kuşkusuz, saygısızlık etmiş demektir; anne-babaya saygısızlık ise yasaklanmıştır.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Her inanç sahibinin kalbinde var ettiği ve kendisine inandığı bir ilahı vardır. Onlar kıyamet günü (Hakkı tanımak üzere) alamet sahibi olan kimseler ve yonttuklarına inananlardır. Allah onlara inandıklarından başka bir surette tecelli ettiğinde hayrete düşerler ve O'nu tanımazlar. Onlar sadece kendi inandıklarını tanırlarken inandıkları kendilerini tanımaz; çünkü onu var eden bizzat kendileridir. İşin esası ve özeti şudur: Yaratılmış olan yaratanı bilemez, ev yapıcısını, onu düzenleyen ve tesviye edeni bilmez. Bunu anlamalısın.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
İster müşrik olsun ister olmasın, herkese göre tek ilah vardır.
📖 Sayfa 154 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
İbn Arabi ks
Hiçbir amelini küçük görme, çünkü Allah kendisini yaratırken ve var ederken değersiz görmemiştir. Allah seni bir işle yükümlü tutmuşsa, mutlaka o şey hakkında bir inayeti ve ilgisi vardır.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Nakıs insanları görürüm, öldüklerinde
📖 Sayfa 413 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Kabirleri taşla inşa ederler.
İlla övünecekler, illa iftihar edecekler
Kabirlerde bile övünecekler fakirlere karşı.
Kalbim heyecanlandı, emel çoğaldı
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Ömür geçti, ecel geldi
Ölüler ordusu bizi bekliyor
Onların y anm a varınca yolculuk başlar
Keşke bilseydim, keşke bilseydim!
Onlardan sonra meşgul olduğumu
Türlü eğlencelerde eğlenip durdum
N e rey e gideceğimden gafil bir halde
- " (…) Mümkünlerin nihayeti yoktur!
📖 Sayfa 132 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Genişliğin nihayetine ulaşan sonunda daralır..."

Herhangi bir
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
hususta hevana uyma! Yoksa Allah’ı kızdırırsın. Allah’tan başka bir arkadaş
ve yoldaş bulamazsın. O’nun hakkını yerine getirmede ihmalkârlık
yapma. Allah hakkı üzerimizdeki en önemli ve zorunlu haktır. Bir
rivayette ‘Allah’m hakkı ödenmeye en layık haktır’ denilir.
Kalp Allah’tan gafil kalınca, dil de O’nu
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
zikretmez; sadece yemin ederek Allah’ı zikredebilir veya Allah’m kendisine
öfkeleneceği yerlerde ve durumlarda O’nun adını zikredebilir.
"Allah, Allah" lâfzıyla zikredilen zikir büyük bir zikirdir..
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sıfatlar bedenlenip suretlerde ortaya çıktıklarında, zikir en güzel suretli ve en ulvi mertebeye sahip olan olarak tezahür eder. Çünkü ondan daha üstün bir şey yoktur. Bunun nedeni Hak'tan elimizde sadece zikrin bulunmasıdır.Allah 'Ben beni zikredenle beraberim' demiş ,O'nun zatı zikre dönmüştür.
📖 Sayfa 167 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sevilen kendisinde bilfiil bulunanla beraberdir. Sevgilinin sevgisi
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
kendisinde bulunursa, onu sever. Bu durumda seven sevgili haline gelir
ve ild tarafta da talep gerçek ve sahih olur, ortada engel kalmaz. Bununla
beraber dıştan veya imkânsızdan kaynaklanan bir engel olabilir. Başka
bir ifadeyle hakikatler kavuşmaya imkân vermeyebilir. Sevgiyi bilen
nasıl seveceğini de bilir. Şeyhimiz sevgiyi değil, sevgi özlemini ve şehvetini
talep ederdi. Bunun sebebi, sevginin şehvetinin -sevilenden daha
çok- sevene yakın olmasıdır.’
Allah'ın katında her şeyin bir ölçüye göre bulunduğuna iman etmelisin. - Dünyada her şey O'nun katında belirlenmiş bir ecele doğru akar gider. Âlemdeki her şey Allah'a aittir. Bir şeyi senden alırsa, kendisine almıştır; sana verirse, kendisinden vermiştir. Binaenaleyh her şey O'ndan ve O'na doğrudur. İşin sana bildirdiğim gibi olduğunu öğrendikten sonra, O'nun karşısında bulunman senin için kâfidir. Böyle olunca, alırken ve verirken bütün hallerinde O'nu müşahede edersin.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Zünnun şöyle demiş: ‘Dünya işlerinde akıllı ve zeki iken ahiret işlerinde ahmak olan biri zekâ ve akıl sahibi sayılmaz.Hilim gösterilmesi gereken yerde sefih davranan, tevazu izhar edilmesi gereken yerde kibirli olan akıllı değildir.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Tabiatına ait işlerde ve yerlerde arzusunu yitiren, hakikat söylendiğinde öfkelenen veya akıllı insanın ardından koştuğu şeyi değersiz gören veya zeki insanların değersiz gördüğü bir işin peşinden koşan, Allah’ın verdiği çokluğu az gören veya nefsinden meydana gelen az ölçüdeki şükrü çok gören kişi de akıllı değildir.
Vasiyet bırakmadan geceleme! Bedenin sağlıklı olsa bile ömrün tükenmektedir.
📖 Sayfa 438 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sana vefa gösterilsin diye vefa göstermekten sakın. Sen kendi sözüne vefa göster.
📖 Sayfa 76 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Seni üzen bir rüyanın ardından uyandığında, üç kere soluna tükürerek “gördüğüm rüyanın şerrinden Allah'a sığınırım” de! Sonra da rüya esnasında üzerine yattığın tarafı değiştirerek başka bir yanın üzerinde yat. Gördüğün kötü rüyayı ise anlatmamaısın. Kötü rüyayı anlatmazsan sana zarar vermez. Öyle bir rüyayı içinde sakla ki, delilini görebilesin. İnsanların çoğu öyle bir rüyadan Allah'a sığınsalar bile gördüklerini konuşurlar ve anlatırlar. Bir rivayette rüyanın kuşun ayağına bağlı olduğu söylenmiştir; anlatlınca bağdan çözülür.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Mum kendine eziyet eder,
📖 Sayfa 234 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Bakan için parlak bir ışık halbuki
Az ile yetinen çoktan müstağni olur.
📖 Sayfa 438 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
‘yola çık, yerleşen ve ikamet eden olma’ der. Çünkü ‘ne burada ne kıyamette
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
ikamet ve yerleşmek yoktur5.
Nur içinde olana nur eşlik eder
📖 Sayfa 163 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Bilgisizlik karanlığı kuşatır onu
Sen O'nunla ol,
Dayanma başkasına
Hangi hal içinde bulunursan bulun, şefkat ve merhametin canlı cansız her şeye şâmil olsun. Sakın ola ki “şu bitkidir, şu cansız varlıktır” dolayısıyla bunlarda hiçbir hayır bulunmaz deme. Bilakis onlarda birçok hayır mevcuttur. Seni oluşturan şeylerde de hayır vardır. Artık mevcudatı hali üzere terket. Yaratılanı yaratandan ötürü sev ve onlara merhametli ol. Zaman içinde onlarda olup bitenlere bakma. Böyle yap ki doğruların ve yalancıların kimler olduğu ayan beyan sana görünmüş olsun.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi

Şefkatli ve yumuşak davranmaktan mahrum
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
kalma! Şefkatten mahrum kalırsan bütün hayırlardan mahrum kalırsın.
Celalini ve Cemalini öğrenince
📖 Sayfa 129 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
İşin bir serap olduğunu öğrendim
Mülk içerisinde temayüz edip (bir görev aldığında) bulunduğu her yerde sâlik; Malik, İlah ve Rab’den gelen bir yolu takip etmelidir. Şımararak yoldan çıkan ve varlığın gayesi olduğunu zanneden birisi yüce Rabbin gorevlendirdiği birisi değildir.
📖 Sayfa 24 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Hangi hal içinde bulunursan bulun, şefkat ve merhametin canlı cansız her şeye şâmil olsun. Sakın ola ki “şu bitkidir, şu cansız varlıktır” dolayısıyla bunlarda hiçbir hayır bulunmaz deme. Bilakis onlarda birçok hayır mevcuttur. Seni oluşturan şeylerde de hayır vardır. Artık mevcudatı hali üzere terket. Yaratılanı yaratandan ötürü sev ve onlara merhametli ol. Zaman içinde onlarda olup bitenlere bakma. Böyle yap ki doğruların ve yalancıların kimler olduğu ayan beyan sana görünmüş olsun.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
K a za v e k ad e r altında sakin kalan kişi
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Rıza mertebesine ulaşmış kişidir
H e r şeyi güzellik olarak kuşatmış
İşin s ır r ı kendisinden gizi değil, yoksa
K a za altında sakin olmak
Bazen rızadan kaynaklanmazdı
Herhangi bir yerde Allah'a karşı bir günah işlediğinde o yeri terk etmezden evvel bir ibadet yapman gerekir! Böyle yapınca o mekân aleyhine şahitlik edeceği kadar lehine de şahitlik eder.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Hakkında şefaatçi olduğun birisinin hediyesini kabul etme!
📖 Sayfa 291 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Küçümsemek en büyük günahlardandır.
📖 Sayfa 234 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Güçlü olan arzusuna hakim olandır. Arzu bineğine binen körlüğe varır.
📖 Sayfa 438 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sadece bir yalan ve ehlini görüyorum, yükseliyor
📖 Sayfa 401 · Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Sağlam ve gerçek din yerlerde sürünüyor.
Dostum! Hakim, iki hasımdan
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
birisini razı edince, ötekinin öfkeleneceğini bilmelisin. Sen bir
hakimsin ve mecliste iki hasım bulunmaktadır: Meclis, senin kalbin; iki
hasım, melek ve şeytandır. Meleği razı et, şeytanı öfkelendir. Çünkü
şeytan insana şöyle der: ‘Kâfir ol, kâfir olduğunda ‘Ben senden uzağım
â lemlerin Rabbi A lla h ’tan k o rka rım : 602
Varlığıyla Hakkı kalbine
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
yerleştirdiğinde kul bütün güçleriyle O’nu giyinmiş ve kuşanmıştır.
Hak cami, yani (bütün isimleri kendinde) toplayıcı varlık iken O’nun
bilgisi de Haktan başka değildir. Bu durumda Hak her şeyi bilir. Bildiğinde
kuşatmış, kuşattığında giyinmiş, giydiğinden her şey O’ndan etkilenmiş
olurken O’ndan etkilenen de kendisini kuşatan ve örten bir ‘eş’
ve ‘ehil’ haline gelir.
Sana gelen musibeti Allah’a dayanarak kendinden uzaklaştır, sonra şöyle de: ‘Allah’ım! Bu musibette benim yaramı onar, musibetin götürdüğünden daha hayırlısını bana ver.’ Hz. Peygamber’in şöyle söylediği aktarılır: ‘Kul böyle dua ettiğinde Allah ona daha hayırlı bir şey verir.’
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
Unutan hatırlayıncaya, gafil uyanana ve cahil
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi
öğreninceye kadar işler yürür, bilgiler gider, sırlar kaybolur. Demek ki
inkârdan daha büyük tuzak ne olabilir ki? Allah’tan başka fail yoktur.
Hal böyleyken kimin karşısmda ona karşı inkâr yapılacaktır? Zannettiğin
üzere, Allah vasıtasıyla inkâr edersen, mazeret beyan ederken, istiğfar
ederken veya bir şey talep ederken ancak O konuşur. Allah vasıtasıyla
konuşan ise doğru yoldan uzaklaşmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Fütuhat-ı Mekkiyye 18 kimin eseridir?
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2012'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.
Fütuhat-ı Mekkiyye 18 kaç sayfadır?
Fütuhat-ı Mekkiyye 18, 465 sayfadır (Litera Yayınevi baskısı).
Fütuhat-ı Mekkiyye 18'in en ünlü sözü nedir?
“Bir hakkı eda etmenin vakti geldiğinde, onu yerine getirmen gerekir; bunu yapmazsan zalim olursun.”