CANLI

Fütuhat-ı Mekkiyye 7 Kitabından Alıntı Sözler — Muhyiddin İbn Arabi

Fütuhat-ı Mekkiyye 7 - Muhyiddin İbn Arabi kitap alıntıları ve sözleri

Fütuhat-ı Mekkiyye 7 adlı eser, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de okurlarla buluşmuştur. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.

Yazar:Muhyiddin İbn Arabi
Çevirmen:Ekrem Demirli
İlk Yayın:2008
Yayınevi:Litera Yayıncılık
Sayfa Sayısı:471
Dil:Türkçe
ISBN:9789756329429
Okuma Süresi:13 sa. 21 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Fütuhat-ı Mekkiyye 7'den En Beğenilen Alıntılar

Eserle­rin en büyüğü, ölüleri imanla diriltmek, bilgiyle diriltmek ve duyusal olarak diriltmek.

📖 Sayfa 39 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

İllet Hakk’ın kuluna sebepli ya da sebepsiz olarak uyarı­sıdır. Bu uyarı, lütfün ta kendindendir. Tasavvuf ehli onu diye isimlendirir.

📖 Sayfa 70 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Nefs kâmil olsaydı, muhalefet görmek, kendisine ‘kızıl ölüm’ olmazdı. Çünkü mârifet haz­zı, ona ölümün bulunmadığı hayatı kazandırır.

📖 Sayfa 250 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah’ı bilmenin serâbı su olarak bilmen gibi -bir zann- olduğunu öğrenirsin. Hâlbuki serap su olmadığı halde göz onu su olarak görür.

📖 Sayfa 57 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Bir şeyin doğruluğu, yaratılış gayesi­dir.

📖 Sayfa 317 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Nefret eden, sevenden başkası değil.

📖 Sayfa 250 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

‘Ârif, sen susar­ken senin sırrını söyleyendir’ Susmak sözün olmayışıdır. Bunun an­lamı şudur: Ârif senin kendinden bilmediğini senden bilen kişidir. Ör­nek olarak, mizacın bozukluğu hakkında sana gizli kalan şeyi sana bak­tığında doktorun bilmesini verebiliriz. Sen ise onu bilmezsin. Ârifler, nefslerin doktorlarıdır.

📖 Sayfa 241 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Bir sûfi şöyle der: ‘Amelde ihlasını görmen, tam bir mecusiliktir.’ Kastedi­len şirktir. Kul, amelin gerçek failini ve meydana getirenini görmelidir.

📖 Sayfa 328 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Niyet bilginin talebinin faziletine zarar veriyor mu, yoksa bilgi talebi, kendi faziletiyle ahiret mutluğunu sağlıyor mu?

📖 Sayfa 193 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Bu şart tam bir bilgisizliktir. Çünkü yüz çevirdiğin bir şeye bir daha dönmek,imkânsızdır. Dönersen -ona değil- benzerine dönebi­lirsin. Allah varlıkta bir şeyi tekrarlamaz. Bunu bilen kimse, dönmeme­ye azmetmez. Allah ehlinin tövbekârın dönmemeye azmetmesinde dik­kate aldığı husus, ona ait olmayan şeyi kendisine nispete dönmemeye azmetmektir. Ameli kendisine nispete dönerse, bu azmedişte dönüşün -kendisine değil- Allah’a olduğu öğrenilir.

📖 Sayfa 100 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Güzel isimlerden ismini seçmiş,
İnsanlardan ,
Kulların içinden
Feleklerden
Rükünlerden
Aylardan
İbadetler­den
Devirlerden Haftanın günlerinden
Gecelerden
Amellerden
Sayılardan
Diyarlardan
Cennetteki mutluluk hallerinden
Hallerden
Zikirlerden
Kelamdan
Sureler­den
Ayetlerden
Mufassalın kısalarından
Zamanların dualarından
Bineklerden
Meleklerden
Renklerden
Olgulardan
İnsandan *"kalbi,**
Taşlardan
Evlerden
Ağaçlardan
Kadınlardan
Erkek­lerden seçti.

📖 Sayfa 175 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Artık kendini sakın!
Çünkü genişlikle sınanmak, sıkıntı ve darlık ile sınanmaktan daha ağır­dır.

📖 Sayfa 234 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Zâhirim sırrımı kendine aşık etti

Anladım ki kimi sevdim ise oyum ben
Artık uzaklıktan ve ayrılıktan korkmadım.

📖 Sayfa 440 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Nice zengin yoksulluk gösterir
Yoksul kendisinden borç isterken.

📖 Sayfa 330 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Hz. Peygamber vefat etti­ğinde, Ebu Bekir’den başka kendini kaybetmeyen, aklı karışmayan ve durumu olduğundan farklı söylemeyen kimse kalmamıştı. Ebu Bekir’e ise böyle bir hal gelmemişti. Aksine o minbere çıkmış, insanlara hitap etmiş, Hz. Peygamber’in öldüğünü söylemiş ve şöyle demiştir: ‘İçiniz­ den Muhammed’e tapan varsa, işte, Muhammed ölmüştür. Kim Allah’a tapıyorsa, Allah ölümsüzdür.’

📖 Sayfa 445 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Ümit gelecek hakkında arzulu olmak iken korku başlangıçta nahoş şeyden sakınmaktır. Bu nedenle yüz çevirmeye yönelir. Bu ise algıladıktan sonra kendine dönmek demektir.


Algılamak, Hakta yükseliş esnasında sana gelen şeyi almandır.


Yükseliş hallerde, makamlarda ve bilgilerde nefs, kalp ve ‘hak' olarak yaklaşma talebiyle yer değiştirmektir.

📖 Sayfa 65 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Günahın katıştığı itaat, onun gü­nah olduğuna inanmaktır.

📖 Sayfa 275 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

" Allah'tan istenilip Allah'a fazla gelebilecek bir iş yoktur.
Allah'tan istenilen şeyler sonsuzdur ve dolayısıyle O' nun nezdinde durulacak bir ucu yoktur.
O halde Allah'ı bilenlerden isen daha fazlayı istemede geniş davran !.. "

Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Tövbekâr ‘kaçırdıklarına pişmandır.’
Böyle bir tövbekârın pişmanlığı aşığın kendisine güzel gösterilmiş sevgilisinin haklarını ihmal etme­si nedeniyle duyduğu vecd, sıkıntı, hüzün ve pişmanlığına benzer. Bu pişmanlık neticesinde sevgilisi, birinci halden daha büyük bir saygı ve hürmetle kendisini karşılar.

📖 Sayfa 97 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah Arefe günü duasını seçti. Bu dua, soyutlanma, horluk ve zamanı belli bir günün bilinmesi mertebesinde huşuyla yapılan duadır. Arefe, gece ve gündüzü bir araya getirir. Peygamber şöyle buyurur: 'Duaların en faziletlisi, Arefe günü yapılan duadır. Burada Allah'ı bilenlerin duasına bir işaret vardır. 'Ben ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli cümle ise 'Allahtan başka ilâh yoktur cümlesidir.

Bir şey hakkında marifet elde etmektir arefe!

Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Doğruluk! Allah’ın yeryüzündeki kılıcı
Doğru ol, onun içinden Doğru’ yu göresin.

📖 Sayfa 329 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Zaman otoritedir, çünkü o senin ile gidiş arasına gi­rer.


Gidiş kalbin sevgilisini müşahede ederek duyulan her şeyden habersiz kalmasıdır. Sevilen kim olursa olsun böyledir.

📖 Sayfa 70 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah kendisini yaratıkların (özellikleriyle) nitelemez. Bu ise, söz konusu niteliklerin asıl bakımından Allah’a ait olduğunu gösterir. (Hakkın suretine göre yaratılmış) İlahi kulda ise her yönden ‘suret üze­rinde yaratılmış olmak’ nedeniyle bu nitelikler ortaya çıkar.

📖 Sayfa 334 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Ben peygamber­den daha güzel muallim görmedim.

📖 Sayfa 310 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah’ın kuluna dönük nimetinin bir yönü de, ona ihsan ettiği şey­lerden sahip olduklarını muhtaç kullara dağıtmasına imkân vermesidir. Böylece, kendi eliyle değil, Hakkın eliyle kullara verir.

📖 Sayfa 273 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

-bilgisiyle değil- haliyle makamlarda yürüyen ki­şidir. Bu ise amel demektir. Böylelikle bilgi onun kendisi haline gelir.

📖 Sayfa 75 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Kul için yaratmada Hak için sözüne benzer. Bazen insanların dilediği şeyler, bismillah sözünden ve onun vasıtasıyla oluşur.

📖 Sayfa 51 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Herhangi bir gayret olmaksızın kalbe gelen güzel dü­şüncedir. Vârid, kalbe ilahi isimlerden gelen her şeydir ve bazen hakka’l-yakîni sağlar.

📖 Sayfa 71 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Gayb âlemi (kalp gözü anlamındaki) basiret gözüyle algılanabildiği gibi, şehadet âlemi de baş gözüyle idrak edilir. Baş gözü (retinal göz) karanlık vb. engeller ortadan kalkmadıkça şehadet âlemini idrak edemez..

📖 Sayfa 383 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Bilmelisin ki, susmak erkek ve kadınla­rın ‘Abdal’ haline gelmesini sağlayan dört unsurdan biridir.

📖 Sayfa 206 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Peygamberin gönderildiği kimselere kanıt sunması şart değildir. Aksine risalet, zorlayıcıdır. Bu nedenle, kanıtın varlığıyla birlikte, risaletin ulaştığı herkesin iman ettiğini görmeyiz. Bazı insanlar iman eder. Şayet iman kanıttan kaynaklansaydı, genelleşirdi. Halbuki biz, ka­nıt görmeyenlerde de imanın bulunduğunu görürüz. Bu durum, ima­nın Allah’ın dilediği kullarının kalplerine attığı bir nur olduğunu göste­rir, yoksa iman, kanıttan kaynaklanmaz. Öyleyse iman, müminin kal­binde bulduğu ve kendinden uzaklaştıramadığı zorunlu bir bilgidir.

📖 Sayfa 435 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

"Bir şeyin güzel olması, onun Allah’ın fiillerinden olması demektir. Fiili kötüleştiren ise kula izafesidir. Hakk’ın süslemesiyle ‘Onu güzel görür.’ Amel, gerçekte Allah’ın süsüyle süslenmiştir.

📖 Sayfa 95 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

İnsanın kendi kemalinden haz alması, hazzın en güçlüsü olduğu gibi kendisine benzer birisinden aldığı haz hazların en güçlüsüdür. Alemdeki her bir şey, in­sanın bir parçasıdır ve dolayısıyla insan, her; şeye uygun parçasıyla mu­kabele eder. Bu nedenle de, benzerinin dışındaki hiçbir şeye, (kendini kaybedecek kadar) âşık olamaz.

📖 Sayfa 235 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah kulcağızın diliyle dedi ki
Varlıklara susmak lazımdır

Sadece kendisini konuşturan vardır
O kendi sözünü duyar ve bilir

O varlıktır, sadece O vardır
İşte O açık ve hikmetli Hak’tır.

📖 Sayfa 205 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Hürriyet, Allah için kulluk haklarını gerçekleştir­mektir. Böyle biri, ilahi gayret nedeniyle Allah’ın dışındaki kimselerden özgürdür. Çünkü ‘Allah kıskançtır ve kıskançlığı nedeniyle taşkınlıkları (görünenleri) yasaklamıştır.’

📖 Sayfa 67 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

'Akıllı' insan verdiği nimette Allah’ın tuzağından emin olmamalıdır. Çünkü nimetteki tuzak, beladakinden daha gizlidir. Bir nimetteki sıra­dan tuzak, insanın kendini nimeti hak eden olarak görmesi ve onun kendisi için yaratıldığını -çünkü Allah o nimete muhtaç değildir- dü­şünmesidir. Sahibi ise, genel nezdinde ‘arif diye isimlendirilir, âriflere göre ise böyle biri cahilin ta kendisidir.

📖 Sayfa 327 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Ubudiyetini yerine getirirken Hakkın karşısında kul, lambanın kar­şısında şahıs ile gölgesine benzer. Işığa yaklaştıkça gölge büyür. Allah’a yaklaşmak -O’na değil- sana ait özel nitelikle mümkündür. Işıktan uzak­laşıldığında gölge küçülür, çünkü seni Haktan uzaklaştıran şey, hakettiğin niteliğinden çıkman ve O’nun niteliğini arzulamandır. Allah ‘her kibirli zorbanın kalbini mühürler.' Kibir ve ceberut, Allah’ın iki niteli­ğidir.

📖 Sayfa 308 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Uyanmak, Hakk’ın kulunu inayet yoluyla zorlamasıdır. Bu ise, ubudet (sırf kulluk) ehli için gerçekleşir.


Ubudet, kulun kendisine değil, Allah’a aidiyetidir.

📖 Sayfa 59 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Zekidir onlar, fakat onları uzaklaştırmaz
Sahip oldukları nurdan.

📖 Sayfa 432 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Onları kaybetti­ğinde bir üzüntü ve yalnızlık hissi buluyorsa ya da onlarla bir araya geldiğinde heyecan ve kendilerine yöneldiğinde bir sevinç buluyorsa, bu ölçütü kullanır ve o sınıfla arkadaşlığının malul olduğunu ve Allah için olmadığını öğrenir. Bununla beraber, arkadaşlık edilen için bundan bir yarar meydana gelebilir. Bu durumda arkadaşlık yapılan kişi mutlu olurken seven kişi iki şekilde bedbaht olur: Birincisi sevilenin kaybol­ması, İkincisi ise bildiğini zannettiği konuda bilgisizlik ve cehaletidir. Bu cehalet, Allah için ve Allah yolunda arkadaşlık yaptığını zannetme­sidir.

📖 Sayfa 240 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Hakk’ın sana olan sevgisi, O’nu sevmekten seni sarhoş eder.

📖 Sayfa 17 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah bir kulun kalbini mühürlediğinde, onun kalbine Rabbinden başkası girmez. Onun kulağını da mühürlemiştir. Böyle bir kul, herkesin sözüne Rabbinin sözüne baktığı gibi ba­kar. Onlar, anlamsız şeylerden yüz çevirmiştir. Gözünde de perde var­dır. Bu ise, inayet perdesidir. Onlar her şeye Allah’ı gösteren bir ayet olarak bakar.

📖 Sayfa 81 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Gerçek fütüvvet, insanın Allah’tan peygamberlerinin diliyle gelen dinî bilgiyi kendi arzusuna ve aklının kanıtlarına yeğlemesidir. Böylece kul, dini bilginin önünde yıkayıcının elindeki bir ölüye dönüşür.

📖 Sayfa 364 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Avucun dize kadar uzayacağı şekilde kolların uzunluğu, cesarete, cömertliğe ve soyluluğa kanıttır. Kollar kısa ise, sahibi korkaktır ve kö­tülüğü seven biridir. Uzun parmaklarla birlikte uzun kol, sanatkârlığa, işleri sağlam ve başkanlığı iyi yapmaya kanıttır.

📖 Sayfa 379 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah ehli, Allah’ın açığa çıkarttığı bir şeyi örtmekten ya da gizlediği bir şeyi ortaya çıkartmaktan kendilerini alıkoyacak saygıya sahiptir.

📖 Sayfa 36 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Rahmet ile katışık olmayan saf gazap yoktur. Rahmete ise gazap katışmaz. [...] Gazaptaki rahmet, tıpkı içimi nahoş ilaçtaki rahmete benzer. Has­ta -nahoş olsa bile- onu içer. Onda gizli bir rahmet vardır ve bu nedenle insan hasta olunca nahoş ilacı içmiş, gizli rahmet de hastayı iyileştirmiş­tir. Bu ise saf rahmettir.

📖 Sayfa 176 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Şeytan namazın fiillerinde özellikle secdede insandan uzaklaşır. Çünkü secdesizlik şeytanın hatasıydı. Secde esnasında şeytan ağlar, üzü­lür ve pişman olur. Pişmanlık, tövbedir ve bu kadarlık bir tövbenin de kabul edilmesi gerekir. Allah, ısrarla tövbe edenleri sever. Secdeden kal­kınca şeytan tekrar saptırmaya başlar.

📖 Sayfa 176 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Yüksek ses, cesarete işaret eder. Yavaş ile hızlı, yumu­şaklık ile sertlik arasındaki dengeli ses, akla, tedbire ve doğruluğa işaret eder. Hızlı ve ince konuşmak, bilgisizliğe, yalancılığa ve arsızlığa işaret eder. Sesin kalınlığı, öfkeye ve ahlâksızlığa işaret eder. Sesin genizden gelmesi, ahmaklığa, zekâ azlığına ve kibre işaret eder.

📖 Sayfa 379 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Hükmü insanın dışında gözükür; bâtınında ise susmak geçerli değildir. Çünkü bâtını Allah’ın tespihini söyler. Öyleyse (mutlak anlamda) susmak, imkânsızdır. Konu­şulan konu, örfte bilinen susma hakkındadır. Farz ya da Allah’ın zikri olmaksızın, susmasına konuşmanın girdiği kimse,

📖 Sayfa 206 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Sırtın eğikliği, sabırsızlığa ve huysuzluğa kanıttır. Sırtın düzgün olması, övülen bir belirtidir.

📖 Sayfa 379 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah intihar edenin durumunu iradesine bırak­madığı gibi onun bu davranışını (temizleyecek) bir kefaret de belirle­memiştir. Buradan şunu öğrendik: Bir insanın kendi canının hakkını koruması, başkasının hakkını korumaktan daha önemli ve öncelikli bir yükümlülüktür.

📖 Sayfa 367 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Riyazet İki türlüdür: Birincisi edep riyazetidir. Bu, nefsin doğasından çıkmaktır. Diğeri talep riyazetidir. Bu ise, arzulanan şeyin sağlıklı olmasıdır. Kısaca riyazet, nefsin ahlâkının süslenmesidir.

📖 Sayfa 70 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Herkes keşf ehlidir. Bir kısmı talep ettiği şeyi idrak etmiş olduğunun farkına varamaz. O, karşısında huşu duyduğu şeydir. Başka bir grup ise, talep ettiğinden başka bir şey görmediğini bilemez. Öyleyse hepsi, bulmada ve müşahedede birdir, fakat çoğu bilmez. Allah ise, hepsine merhamet etmiştir.

📖 Sayfa 323 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Hayâ, imanın ve müminin niteliklerindendir.

📖 Sayfa 333 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Ey itaatim! Sen olsaydın, hasret çekerdim
Günahım! Sen olmasaydın, seçilen olmazdım.

📖 Sayfa 98 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Allah’ın insanı sınadığı en büyük fitnelerden biri, onu kendi sureti­ne göre yarattığını insana bildirmesidir. Böylece Allah şunu görmek is­ter: İnsan kulluğuyla ve imkân haliyle kalacak mıdır, yoksa suretinin üs­tünlüğü nedeniyle gururlanacak mıdır? İlahi suretten insanın payı, isim­lerin hükmüdür.

📖 Sayfa 234 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Sabır, nefsi Allah’tan başkasına şikâyetten alı­ koymak ve onu başkasına yönelmekten engellemektir. Allah’ın kulların­ dan kendisini üzen eziyeti bırakmalarını istediğini açıklamıştık. Bununla beraber Allah onlarda eziyete yol açan şeyi yaratmama gücüne sahiptir. Öyleyse bu sabrın sırrına dikkat et! Çünkü o, sırların en güzelidir.

📖 Sayfa 284 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Sesin duruluğu, sırra bir şey katmamaktır.

📖 Sayfa 381 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Ariflerin dost edinmesi ise kayıtsızdır.

📖 Sayfa 241 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Ölüm türlerinden birisi de, bilgisizliktir.

📖 Sayfa 247 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Sıkça Sorulan Sorular

Fütuhat-ı Mekkiyye 7 kimin eseridir?

Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.

Fütuhat-ı Mekkiyye 7 kaç sayfadır?

Fütuhat-ı Mekkiyye 7, 471 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).

Fütuhat-ı Mekkiyye 7'in en ünlü sözü nedir?

“Eserle­rin en büyüğü, ölüleri imanla diriltmek, bilgiyle diriltmek ve duyusal olarak diriltmek.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Fütuhat-ı Mekkiyye 7 — Muhyiddin İbn Arabi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4