
Fütuhat-ı Mekkiyye 7 adlı eser, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de okurlarla buluşmuştur. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.
Fütuhat-ı Mekkiyye 7'den En Beğenilen Alıntılar
Eserlerin en büyüğü, ölüleri imanla diriltmek, bilgiyle diriltmek ve duyusal olarak diriltmek.
📖 Sayfa 39 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
İllet Hakk’ın kuluna sebepli ya da sebepsiz olarak uyarısıdır. Bu uyarı, lütfün ta kendindendir. Tasavvuf ehli onu diye isimlendirir.
📖 Sayfa 70 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Nefs kâmil olsaydı, muhalefet görmek, kendisine ‘kızıl ölüm’ olmazdı. Çünkü mârifet hazzı, ona ölümün bulunmadığı hayatı kazandırır.
📖 Sayfa 250 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Allah’ı bilmenin serâbı su olarak bilmen gibi -bir zann- olduğunu öğrenirsin. Hâlbuki serap su olmadığı halde göz onu su olarak görür.
📖 Sayfa 57 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Bir şeyin doğruluğu, yaratılış gayesidir.
📖 Sayfa 317 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Nefret eden, sevenden başkası değil.
📖 Sayfa 250 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
‘Ârif, sen susarken senin sırrını söyleyendir’ Susmak sözün olmayışıdır. Bunun anlamı şudur: Ârif senin kendinden bilmediğini senden bilen kişidir. Örnek olarak, mizacın bozukluğu hakkında sana gizli kalan şeyi sana baktığında doktorun bilmesini verebiliriz. Sen ise onu bilmezsin. Ârifler, nefslerin doktorlarıdır.
📖 Sayfa 241 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Bir sûfi şöyle der: ‘Amelde ihlasını görmen, tam bir mecusiliktir.’ Kastedilen şirktir. Kul, amelin gerçek failini ve meydana getirenini görmelidir.
📖 Sayfa 328 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Niyet bilginin talebinin faziletine zarar veriyor mu, yoksa bilgi talebi, kendi faziletiyle ahiret mutluğunu sağlıyor mu?
📖 Sayfa 193 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Bu şart tam bir bilgisizliktir. Çünkü yüz çevirdiğin bir şeye bir daha dönmek,imkânsızdır. Dönersen -ona değil- benzerine dönebilirsin. Allah varlıkta bir şeyi tekrarlamaz. Bunu bilen kimse, dönmemeye azmetmez. Allah ehlinin tövbekârın dönmemeye azmetmesinde dikkate aldığı husus, ona ait olmayan şeyi kendisine nispete dönmemeye azmetmektir. Ameli kendisine nispete dönerse, bu azmedişte dönüşün -kendisine değil- Allah’a olduğu öğrenilir.
📖 Sayfa 100 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Güzel isimlerden ismini seçmiş,
📖 Sayfa 175 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
İnsanlardan ,
Kulların içinden
Feleklerden
Rükünlerden
Aylardan
İbadetlerden
Devirlerden Haftanın günlerinden
Gecelerden
Amellerden
Sayılardan
Diyarlardan
Cennetteki mutluluk hallerinden
Hallerden
Zikirlerden
Kelamdan
Surelerden
Ayetlerden
Mufassalın kısalarından
Zamanların dualarından
Bineklerden
Meleklerden
Renklerden
Olgulardan
İnsandan *"kalbi,**
Taşlardan
Evlerden
Ağaçlardan
Kadınlardan
Erkeklerden seçti.
Artık kendini sakın!
📖 Sayfa 234 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Çünkü genişlikle sınanmak, sıkıntı ve darlık ile sınanmaktan daha ağırdır.
Zâhirim sırrımı kendine aşık etti
📖 Sayfa 440 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Anladım ki kimi sevdim ise oyum ben
Artık uzaklıktan ve ayrılıktan korkmadım.
Nice zengin yoksulluk gösterir
📖 Sayfa 330 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Yoksul kendisinden borç isterken.
Hz. Peygamber vefat ettiğinde, Ebu Bekir’den başka kendini kaybetmeyen, aklı karışmayan ve durumu olduğundan farklı söylemeyen kimse kalmamıştı. Ebu Bekir’e ise böyle bir hal gelmemişti. Aksine o minbere çıkmış, insanlara hitap etmiş, Hz. Peygamber’in öldüğünü söylemiş ve şöyle demiştir: ‘İçiniz den Muhammed’e tapan varsa, işte, Muhammed ölmüştür. Kim Allah’a tapıyorsa, Allah ölümsüzdür.’
📖 Sayfa 445 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Ümit gelecek hakkında arzulu olmak iken korku başlangıçta nahoş şeyden sakınmaktır. Bu nedenle yüz çevirmeye yönelir. Bu ise algıladıktan sonra kendine dönmek demektir.
📖 Sayfa 65 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Algılamak, Hakta yükseliş esnasında sana gelen şeyi almandır.
Yükseliş hallerde, makamlarda ve bilgilerde nefs, kalp ve ‘hak' olarak yaklaşma talebiyle yer değiştirmektir.
Günahın katıştığı itaat, onun günah olduğuna inanmaktır.
📖 Sayfa 275 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
" Allah'tan istenilip Allah'a fazla gelebilecek bir iş yoktur.
Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Allah'tan istenilen şeyler sonsuzdur ve dolayısıyle O' nun nezdinde durulacak bir ucu yoktur.
O halde Allah'ı bilenlerden isen daha fazlayı istemede geniş davran !.. "
Tövbekâr ‘kaçırdıklarına pişmandır.’
📖 Sayfa 97 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Böyle bir tövbekârın pişmanlığı aşığın kendisine güzel gösterilmiş sevgilisinin haklarını ihmal etmesi nedeniyle duyduğu vecd, sıkıntı, hüzün ve pişmanlığına benzer. Bu pişmanlık neticesinde sevgilisi, birinci halden daha büyük bir saygı ve hürmetle kendisini karşılar.
Allah Arefe günü duasını seçti. Bu dua, soyutlanma, horluk ve zamanı belli bir günün bilinmesi mertebesinde huşuyla yapılan duadır. Arefe, gece ve gündüzü bir araya getirir. Peygamber şöyle buyurur: 'Duaların en faziletlisi, Arefe günü yapılan duadır. Burada Allah'ı bilenlerin duasına bir işaret vardır. 'Ben ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli cümle ise 'Allahtan başka ilâh yoktur cümlesidir.
Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Bir şey hakkında marifet elde etmektir arefe!
Doğruluk! Allah’ın yeryüzündeki kılıcı
📖 Sayfa 329 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Doğru ol, onun içinden Doğru’ yu göresin.
Zaman otoritedir, çünkü o senin ile gidiş arasına girer.
📖 Sayfa 70 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Gidiş kalbin sevgilisini müşahede ederek duyulan her şeyden habersiz kalmasıdır. Sevilen kim olursa olsun böyledir.
Allah kendisini yaratıkların (özellikleriyle) nitelemez. Bu ise, söz konusu niteliklerin asıl bakımından Allah’a ait olduğunu gösterir. (Hakkın suretine göre yaratılmış) İlahi kulda ise her yönden ‘suret üzerinde yaratılmış olmak’ nedeniyle bu nitelikler ortaya çıkar.
📖 Sayfa 334 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Ben peygamberden daha güzel muallim görmedim.
📖 Sayfa 310 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Allah’ın kuluna dönük nimetinin bir yönü de, ona ihsan ettiği şeylerden sahip olduklarını muhtaç kullara dağıtmasına imkân vermesidir. Böylece, kendi eliyle değil, Hakkın eliyle kullara verir.
📖 Sayfa 273 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
-bilgisiyle değil- haliyle makamlarda yürüyen kişidir. Bu ise amel demektir. Böylelikle bilgi onun kendisi haline gelir.
📖 Sayfa 75 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Kul için yaratmada Hak için sözüne benzer. Bazen insanların dilediği şeyler, bismillah sözünden ve onun vasıtasıyla oluşur.
📖 Sayfa 51 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Herhangi bir gayret olmaksızın kalbe gelen güzel düşüncedir. Vârid, kalbe ilahi isimlerden gelen her şeydir ve bazen hakka’l-yakîni sağlar.
📖 Sayfa 71 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Gayb âlemi (kalp gözü anlamındaki) basiret gözüyle algılanabildiği gibi, şehadet âlemi de baş gözüyle idrak edilir. Baş gözü (retinal göz) karanlık vb. engeller ortadan kalkmadıkça şehadet âlemini idrak edemez..
📖 Sayfa 383 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Bilmelisin ki, susmak erkek ve kadınların ‘Abdal’ haline gelmesini sağlayan dört unsurdan biridir.
📖 Sayfa 206 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Peygamberin gönderildiği kimselere kanıt sunması şart değildir. Aksine risalet, zorlayıcıdır. Bu nedenle, kanıtın varlığıyla birlikte, risaletin ulaştığı herkesin iman ettiğini görmeyiz. Bazı insanlar iman eder. Şayet iman kanıttan kaynaklansaydı, genelleşirdi. Halbuki biz, kanıt görmeyenlerde de imanın bulunduğunu görürüz. Bu durum, imanın Allah’ın dilediği kullarının kalplerine attığı bir nur olduğunu gösterir, yoksa iman, kanıttan kaynaklanmaz. Öyleyse iman, müminin kalbinde bulduğu ve kendinden uzaklaştıramadığı zorunlu bir bilgidir.
📖 Sayfa 435 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
"Bir şeyin güzel olması, onun Allah’ın fiillerinden olması demektir. Fiili kötüleştiren ise kula izafesidir. Hakk’ın süslemesiyle ‘Onu güzel görür.’ Amel, gerçekte Allah’ın süsüyle süslenmiştir.
📖 Sayfa 95 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
İnsanın kendi kemalinden haz alması, hazzın en güçlüsü olduğu gibi kendisine benzer birisinden aldığı haz hazların en güçlüsüdür. Alemdeki her bir şey, insanın bir parçasıdır ve dolayısıyla insan, her; şeye uygun parçasıyla mukabele eder. Bu nedenle de, benzerinin dışındaki hiçbir şeye, (kendini kaybedecek kadar) âşık olamaz.
📖 Sayfa 235 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Allah kulcağızın diliyle dedi ki
📖 Sayfa 205 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Varlıklara susmak lazımdır
Sadece kendisini konuşturan vardır
O kendi sözünü duyar ve bilir
O varlıktır, sadece O vardır
İşte O açık ve hikmetli Hak’tır.
Hürriyet, Allah için kulluk haklarını gerçekleştirmektir. Böyle biri, ilahi gayret nedeniyle Allah’ın dışındaki kimselerden özgürdür. Çünkü ‘Allah kıskançtır ve kıskançlığı nedeniyle taşkınlıkları (görünenleri) yasaklamıştır.’
📖 Sayfa 67 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
'Akıllı' insan verdiği nimette Allah’ın tuzağından emin olmamalıdır. Çünkü nimetteki tuzak, beladakinden daha gizlidir. Bir nimetteki sıradan tuzak, insanın kendini nimeti hak eden olarak görmesi ve onun kendisi için yaratıldığını -çünkü Allah o nimete muhtaç değildir- düşünmesidir. Sahibi ise, genel nezdinde ‘arif diye isimlendirilir, âriflere göre ise böyle biri cahilin ta kendisidir.
📖 Sayfa 327 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Ubudiyetini yerine getirirken Hakkın karşısında kul, lambanın karşısında şahıs ile gölgesine benzer. Işığa yaklaştıkça gölge büyür. Allah’a yaklaşmak -O’na değil- sana ait özel nitelikle mümkündür. Işıktan uzaklaşıldığında gölge küçülür, çünkü seni Haktan uzaklaştıran şey, hakettiğin niteliğinden çıkman ve O’nun niteliğini arzulamandır. Allah ‘her kibirli zorbanın kalbini mühürler.' Kibir ve ceberut, Allah’ın iki niteliğidir.
📖 Sayfa 308 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Uyanmak, Hakk’ın kulunu inayet yoluyla zorlamasıdır. Bu ise, ubudet (sırf kulluk) ehli için gerçekleşir.
📖 Sayfa 59 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Ubudet, kulun kendisine değil, Allah’a aidiyetidir.
Zekidir onlar, fakat onları uzaklaştırmaz
📖 Sayfa 432 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Sahip oldukları nurdan.
Onları kaybettiğinde bir üzüntü ve yalnızlık hissi buluyorsa ya da onlarla bir araya geldiğinde heyecan ve kendilerine yöneldiğinde bir sevinç buluyorsa, bu ölçütü kullanır ve o sınıfla arkadaşlığının malul olduğunu ve Allah için olmadığını öğrenir. Bununla beraber, arkadaşlık edilen için bundan bir yarar meydana gelebilir. Bu durumda arkadaşlık yapılan kişi mutlu olurken seven kişi iki şekilde bedbaht olur: Birincisi sevilenin kaybolması, İkincisi ise bildiğini zannettiği konuda bilgisizlik ve cehaletidir. Bu cehalet, Allah için ve Allah yolunda arkadaşlık yaptığını zannetmesidir.
📖 Sayfa 240 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Hakk’ın sana olan sevgisi, O’nu sevmekten seni sarhoş eder.
📖 Sayfa 17 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Allah bir kulun kalbini mühürlediğinde, onun kalbine Rabbinden başkası girmez. Onun kulağını da mühürlemiştir. Böyle bir kul, herkesin sözüne Rabbinin sözüne baktığı gibi bakar. Onlar, anlamsız şeylerden yüz çevirmiştir. Gözünde de perde vardır. Bu ise, inayet perdesidir. Onlar her şeye Allah’ı gösteren bir ayet olarak bakar.
📖 Sayfa 81 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Gerçek fütüvvet, insanın Allah’tan peygamberlerinin diliyle gelen dinî bilgiyi kendi arzusuna ve aklının kanıtlarına yeğlemesidir. Böylece kul, dini bilginin önünde yıkayıcının elindeki bir ölüye dönüşür.
📖 Sayfa 364 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Avucun dize kadar uzayacağı şekilde kolların uzunluğu, cesarete, cömertliğe ve soyluluğa kanıttır. Kollar kısa ise, sahibi korkaktır ve kötülüğü seven biridir. Uzun parmaklarla birlikte uzun kol, sanatkârlığa, işleri sağlam ve başkanlığı iyi yapmaya kanıttır.
📖 Sayfa 379 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Allah ehli, Allah’ın açığa çıkarttığı bir şeyi örtmekten ya da gizlediği bir şeyi ortaya çıkartmaktan kendilerini alıkoyacak saygıya sahiptir.
📖 Sayfa 36 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi

Rahmet ile katışık olmayan saf gazap yoktur. Rahmete ise gazap katışmaz. [...] Gazaptaki rahmet, tıpkı içimi nahoş ilaçtaki rahmete benzer. Hasta -nahoş olsa bile- onu içer. Onda gizli bir rahmet vardır ve bu nedenle insan hasta olunca nahoş ilacı içmiş, gizli rahmet de hastayı iyileştirmiştir. Bu ise saf rahmettir.
📖 Sayfa 176 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Şeytan namazın fiillerinde özellikle secdede insandan uzaklaşır. Çünkü secdesizlik şeytanın hatasıydı. Secde esnasında şeytan ağlar, üzülür ve pişman olur. Pişmanlık, tövbedir ve bu kadarlık bir tövbenin de kabul edilmesi gerekir. Allah, ısrarla tövbe edenleri sever. Secdeden kalkınca şeytan tekrar saptırmaya başlar.
📖 Sayfa 176 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Yüksek ses, cesarete işaret eder. Yavaş ile hızlı, yumuşaklık ile sertlik arasındaki dengeli ses, akla, tedbire ve doğruluğa işaret eder. Hızlı ve ince konuşmak, bilgisizliğe, yalancılığa ve arsızlığa işaret eder. Sesin kalınlığı, öfkeye ve ahlâksızlığa işaret eder. Sesin genizden gelmesi, ahmaklığa, zekâ azlığına ve kibre işaret eder.
📖 Sayfa 379 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Hükmü insanın dışında gözükür; bâtınında ise susmak geçerli değildir. Çünkü bâtını Allah’ın tespihini söyler. Öyleyse (mutlak anlamda) susmak, imkânsızdır. Konuşulan konu, örfte bilinen susma hakkındadır. Farz ya da Allah’ın zikri olmaksızın, susmasına konuşmanın girdiği kimse,
📖 Sayfa 206 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Sırtın eğikliği, sabırsızlığa ve huysuzluğa kanıttır. Sırtın düzgün olması, övülen bir belirtidir.
📖 Sayfa 379 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Allah intihar edenin durumunu iradesine bırakmadığı gibi onun bu davranışını (temizleyecek) bir kefaret de belirlememiştir. Buradan şunu öğrendik: Bir insanın kendi canının hakkını koruması, başkasının hakkını korumaktan daha önemli ve öncelikli bir yükümlülüktür.
📖 Sayfa 367 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Riyazet İki türlüdür: Birincisi edep riyazetidir. Bu, nefsin doğasından çıkmaktır. Diğeri talep riyazetidir. Bu ise, arzulanan şeyin sağlıklı olmasıdır. Kısaca riyazet, nefsin ahlâkının süslenmesidir.
📖 Sayfa 70 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Herkes keşf ehlidir. Bir kısmı talep ettiği şeyi idrak etmiş olduğunun farkına varamaz. O, karşısında huşu duyduğu şeydir. Başka bir grup ise, talep ettiğinden başka bir şey görmediğini bilemez. Öyleyse hepsi, bulmada ve müşahedede birdir, fakat çoğu bilmez. Allah ise, hepsine merhamet etmiştir.
📖 Sayfa 323 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Hayâ, imanın ve müminin niteliklerindendir.
📖 Sayfa 333 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Ey itaatim! Sen olsaydın, hasret çekerdim
📖 Sayfa 98 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Günahım! Sen olmasaydın, seçilen olmazdım.
Allah’ın insanı sınadığı en büyük fitnelerden biri, onu kendi suretine göre yarattığını insana bildirmesidir. Böylece Allah şunu görmek ister: İnsan kulluğuyla ve imkân haliyle kalacak mıdır, yoksa suretinin üstünlüğü nedeniyle gururlanacak mıdır? İlahi suretten insanın payı, isimlerin hükmüdür.
📖 Sayfa 234 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Sabır, nefsi Allah’tan başkasına şikâyetten alı koymak ve onu başkasına yönelmekten engellemektir. Allah’ın kulların dan kendisini üzen eziyeti bırakmalarını istediğini açıklamıştık. Bununla beraber Allah onlarda eziyete yol açan şeyi yaratmama gücüne sahiptir. Öyleyse bu sabrın sırrına dikkat et! Çünkü o, sırların en güzelidir.
📖 Sayfa 284 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Sesin duruluğu, sırra bir şey katmamaktır.
📖 Sayfa 381 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Ariflerin dost edinmesi ise kayıtsızdır.
📖 Sayfa 241 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Ölüm türlerinden birisi de, bilgisizliktir.
📖 Sayfa 247 · Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi
Sıkça Sorulan Sorular
Fütuhat-ı Mekkiyye 7 kimin eseridir?
Fütuhat-ı Mekkiyye 7, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.
Fütuhat-ı Mekkiyye 7 kaç sayfadır?
Fütuhat-ı Mekkiyye 7, 471 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).
Fütuhat-ı Mekkiyye 7'in en ünlü sözü nedir?
“Eserlerin en büyüğü, ölüleri imanla diriltmek, bilgiyle diriltmek ve duyusal olarak diriltmek.”