CANLI

Statü Endişesi Kitabından Alıntı Sözler — Alain de Botton

Statü Endişesi - Alain de Botton kitap alıntıları ve sözleri

Statü Endişesi, Alain de Botton'un 2004 tarihli Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Alain de Botton
Çevirmen:Ahu Sıla Bayer
İlk Yayın:2004
Yayınevi:Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı:335
Orijinal Adı:Status Anxiety
Orijinal Dil:İngilizce
Dil:Türkçe
ISBN:9789755702339
Okuma Süresi:9 sa. 30 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Deneme-İnceleme, Sosyoloji

Statü Endişesi'den En Beğenilen Alıntılar

Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.

Ne iş yaptığımız sorusuna vereceğimiz cevap ( keza birileriyle tanıştığımızda ilk sorulan soru budur) insanların bizi kendi aralarına ne oranda kabul edeceklerini belirler.

📖 Sayfa 125 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Kişinin kendi benliğine yüklediği her şey, bir başarı olmanın yanı sıra, bir yüktür de aslında.

📖 Sayfa 66 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Kendi duruşundan emin olan kişilerin etrafındakileri aşağılamak gibi huyları yoktur. Kendini beğenmişlik ve kibrin asıl nedeni derin bir korkudur.”

📖 Sayfa 31 · Statü Endişesi, Alain de Botton

İnsan, etraftakileri etkilemeye çalışmadığı zaman yaşamak çok ucuza geliyordu.

📖 Sayfa 313 · Statü Endişesi, Alain de Botton

"İnsanlar sahtedir, dönektir, türlü hilelerle ve tatlı dille bizi kandırır, sefil ederler, kendi çıkarlarından başka şey düşünmez, başkalarının ne halde olduğuna dönüp bakmazlar. Onlara çok az inanır ve pek az güvenirsek yanılmamış oluruz."

Statü Endişesi, Alain de Botton

Sevgi, bir kişinin bir başka kişinin varlığına gösterdiği saygı ve hassasi­yettir.

Statü Endişesi, Alain de Botton

Yemek ve barınak gibi temel ihtiyaçlarımızı karşıladıktan sonra, top­lumsal hiyerarşide bir yer edinme isteğimiz girer devreye. İş­te bu isteği tetikleyen ana itki mal mülk edinmek ya da ikti­dar sahibi olup sözümüzü geçirmekten çok, sevgiye ulaşmak­tır belki de. Ulaşacağımız nihai nokta sevgidir; para, ün ve iti­bar sevgiye ulaşma yolunda kullandığımız birer simge (ve bi­rer araç) olarak değerlendirilebilir.

Statü Endişesi, Alain de Botton

Kibar olmak, okulda başarılı olmak, büyüyünce de mevki ve prestij sahibi olmak toplum tarafından sevilmemizi sağlar. Bir zamanlar sadece yumuşak ve pürüzsüz bir cildimiz, etrafa güvenle bakan kocaman gözlerimiz olduğu için ya da mutfakta yerde oyuncak küpleri başarıyla üstüste koyabildiğimiz için sevilir ve alkışlarken, büyüdüğümüzde yaptığımız işler karşılığında sevgi görmeye başlarız.

📖 Sayfa 27 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Paramızın yetmediği bir şeyi arzuladığımızda fakirleşiyorduk; kaynaklarımız her ne olursa olsun. Ve elimizdekilerle yetinebiliyorsak eğer zengindik aslında, sahip olduklarımız ne kadar az olursa olsun.

📖 Sayfa 72 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Statü sahibi ola­mamış bireyler toplumların gözünde birer "hiç" tir, onlara sert muamele edilir, renkli kişilikleri görmezden gelinir ve kimlik­leri horlanır.

Statü Endişesi, Alain de Botton

La Rochefaucauld :

"..Dünya, nitelikli olanı değil, çoğu kez nitelikli görüntüsü vereni ödüllendirir.."

📖 Sayfa 115 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Zenginlik, illa ki çok şeye sahip olmak anlamına gelmiyordu aslında. Zenginlik, sahip olmak istediğimiz şeylere sahip olmak demekti.

📖 Sayfa 72 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Aslında artık daha fakiriz; çünkü beklentilerimiz fena halde tetiklenmiş, paramızın yettiğiyle elde
edebildiklerimiz arasında derin bir uçurum oluşmuştur. Olduğumuzla, "aslında olabileceğimiz" kişi arasında dağlar kadar fark vardır artık.

📖 Sayfa 73 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Kimlik bilincimiz bir arada yaşadığımız insanların yargılarına hapsolmuştur.

📖 Sayfa 19 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Bir zengini zengin yapan erdemli ve yetenekli oluşu değil, yağma ve dolandırıcılıkla para kazanmış olmasıydı.

📖 Sayfa 82 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Emin olun ki genel olarak kabul gören her fikir ve toplumun onayladığı her kavram önünde sonunda salaklığın daniskasıdır; çünkü çoğunluğun ilgisini çekmeyi başarmıştır.

📖 Sayfa 142 · Statü Endişesi, Alain de Botton

"Kendi duruşundan emin olan kişilerin etrafındakileri aşağılamak gibi huyları yoktur. Kendini beğenmişlik ve kibrin nedeni derin bir korkudur."

-Alain de Botton, Statü Endişesi, Sel Yayınları, syf: 31

📖 Sayfa 31 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Oidipus'un şaşırtıcı öyküsü, bize kendi karakterimiz ve durumumuzun bazı yönleriyle ilgili ipuçları verir: küçük hatalar gün gelir çok büyük ve yıkıcı sonuçlara yol açabilir; kayıtsızlığımız eylemlerimizi olmadık yerlere sürükleyebilir; kaderimize bilinçli bir şekilde hakim olduğumuz inancı bizi felakete götürebilir. Sevdiğimiz her şey büyük bir hızla parmaklarımızın arasından kayıp gidebilir; Sophokles'in "kader" diye adlandırdığı bilinmeyen karanlık güçler, sağduyu ve öngörü gibi zayıf yetilerimize hakim olabilir.

📖 Sayfa 181 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Bütün o arzuladığımız hedefler, bize bir kere başarılı olduktan sonra durup dinlenebileceğimizi vaat ederler. Ancak vaatlerini hiçbir zaman gerçekleştirmezler.

📖 Sayfa 233 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Kapitalist üretim, bütün o cimriliğine karşın, insan gücünü dilediği gibi harcayabiliyor. “

📖 Sayfa 83 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Kendi duruşundan emin olan kişilerin etrafındakileri aşağılamak gibi huyları yoktur. Kendini beğenmişlik ve kibrin nedeni derin bir korkudur.”

Statü Endişesi, Alain de Botton

Bize en dayanılmaz gelen başarılar sözde eşit olduğumuz kişilerin başarılarıdır.

📖 Sayfa 55 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Alışveriş özlem duyulan bir şeydi artık.

📖 Sayfa 47 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Bir toprak parçasının etrafını çevirip ‘Burası yalnızca benimdir’ demeyi aklına getiren ve etrafında ona inanabilecek kadar saf insanlar bulan ilk kişi, medeni toplumların gerçek kurucusu olmuştur. Oysa biri çıkıp ‘Ben bu işte yokum’ dese, ‘Bu dolandırıcıya kulak asmayın siz. Bu dünyanın meyveleri hepimizindir, dünya ise hiçkimseye ait değildir! Bunu unutursak bittik demektir!’ diye haykırsa… insan soyu bugüne kadar yaşadığı onca suçu, savaşı, sefaleti ve korkuyu yaşamamış olurdu.”

📖 Sayfa 82 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Kendimize tahammül edebilmek için diğerlerinin şefkatine birebir bağımlıyız sanki.

📖 Sayfa 20 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Dünya konuşmaya bile değmeyecek insanlarla doludur.

📖 Sayfa 141 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Beklentilerden vazgeçmek, en az onları yerine getirmek kadar ferahlatıcı bir yoldur. “

📖 Sayfa 65 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Halkın görüşü görüşlerin en beterdir.

📖 Sayfa 141 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Kıskançlığımızın önüne geçemiyorsak eğer, burada asıl üzülmemiz gereken, bütün yaşamlarımızı yanlış şeyleri kıskanarak geçiriyor oluşumuzdur belki.

📖 Sayfa 233 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Bizim yüksek aristokrasimiz, devlet dairelerini aileleri için yol geçen hanına çevirmiş durumda… onlar yüzünden kamu hizmeti bütün ciddiyetini yitirdi; toplum içinde iş güç sahibi olamamış kişilerin yaşam boyu geçindirecek bir memuriyet edindikleri, bu şekilde kamu yararını fena halde tehlikeye düşürdükleri yetimhanelere dönüştü. “

📖 Sayfa 96 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Bir hayat boyu çalışıp didinmeleri karşılığında edinebildikleri tek mülk bir inek, keçi ya da bir maşrapa oluyordu.

📖 Sayfa 41 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Kendimize olan bakışımızı belirleyen şey başkalarının bizimle ilgili ne düşündüğüdür. Kimlik bilincimiz bir arada yaşadığımız insanların yargılarına hapsolmuştur. Yaptığımız esprilere gülerlerse, eğlenceli bir insan olduğumuza inanmaya başlarız. Bizi överlerse nitelikli biri olduğumuzu düşünürüz. Ve eğer bir odaya girdiğimizde kafalar bize dönmezse ya da ne işle uğraştığımızı açıkladığımızda yüzlerinde sabırsız ve ilgisiz bir ifade belirirse kendimizi değersiz hissetmeye, kendimizden şüphe etmeye başlarız.

📖 Sayfa 19 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Rousseau'nun savı zenginlikle ilgili bir teze dayanıyordu: zenginlik, illaki çok şeye sahip olmak anlamına gelmiyordu aslında. Zenginlik, sahip olmak istediğimiz şeylere sahip olmak demekti. Varlıklı olmak mutlak bir kavram değildi, arzuya bağlıydı ve göreceliydi. Paramızın yetmediği bir şeyi arzuladığımızda fakirleşiyorduk; kaynaklarımız her ne olursa olsun. Ve elimizdekilerle yetinebiliyorsak eğer zengindik aslında, sahip olduklarımız ne kadar az olursa olsun.

📖 Sayfa 72 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Kendini beğenmişlik ve kibrin asıl nedeni derin bir korkudur.

Statü Endişesi, Alain de Botton

Yüksek statü bize para, özgürlük, mekan, rahatlık, zaman kazandırmanın yanı sıra bizi belki de en az bunlar kadar önemli bir hisle donatır: başkaları tarafından önemsendiğimiz ve değerli insan muamelesi gördüğümüz hissi.

📖 Sayfa 7 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Biri beni hor mu görüyor? Kendi bileceği iş. Ama ben, hor görülmeyi hak ettiğimi düşündüğüm bir şey yapar ya da söylersem, işte o zaman benim bileceğim iş.

📖 Sayfa 138 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Her övülenin ille de daha iyi olduğunu kim söylemiş? Zümrüt övülmediği zaman değer mi kaybeder sanki? Peki ya altın, fil dişi, bir çiçek ya da bitki?

| Marcus Aurelius

Statü Endişesi, Alain de Botton

Nadir istisnalar dışında, hepimiz kendimize tahammül edebilmek için dünyanın bize saygı duyduğuna dair birtakım işaretler arar, onlara bel bağlarız.

📖 Sayfa 8 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Model evin mutfak kısmına vardıklarında Kruşçev, Nixon' a elektrikli bir limon sıkacağını işaret ederek aklı ba şında bir insanın bu kadar "aptalca bir ev aleti" edinmek iste meyeceğini söyler.

Nixon'ın cevabı, "Kadınların daha az çalışmalarını sağla yan her şey faydalıdır" olur.

Daha da hiddetlenen Kruşçev cevabı yapıştırıverir: "Biz, sizin kapitalist sistemde yaptığınız gibi kadınlara işçi muamelesi yapmıyoruz.”

Statü Endişesi, Alain de Botton

Dünyada bir yer edinmiş olmamız, bize sevgi gösterilip gösterilmeyeceğini belirliyor. Sevgi görürsek kendimizden hoşnut oluyor, görmezsek güven kaybediyoruz. Statü, bizim için eşi benzeri olmayan bir zenginliğin kapısını açan bir kilit sanki: o sevgi olmadan ne kendimize güvenebilir ne de kendi kimliğimize
tahammül edebiliriz.

📖 Sayfa 21 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Bize en dayanıl­maz gelen başarılar, sözde eşit olduğumuz kişilerin başarıla­rıdır.

Statü Endişesi, Alain de Botton

“Başarısız olacağımız düşüncesi bizi endişeye boğar çünkü başarı, dünyanın bize güler yüz göstermesi için kullanabileceğimiz tek kozdur.”

📖 Sayfa 120 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Neden bir ıstakoz, köpekten daha komik görünüyor olsun ? İnsan başka herhangi bir hayvanı dolaşmaya çıkarabilir. Ben ıstakozlardan çok hoşlanıyorum. Huzur dolu, ciddi hayvanlar onlar. Denizin gizlerini biliyorlar, havlamiyorlar, insanin kişisel ve özel alanina köpekler gibi burunlarini sokmuyorlar.

📖 Sayfa 323 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Eğer bir cezalandırma yöntemi olarak suçlunun serbest bırakılması ama toplum üyelerinin onun yüzüne bile bakmaması ve onu tümüyle dışlaması gibi bir yol tümüyle keşfedilmiş olsaydı ve bu fiziksel olarak da mümkün kılınsaydı, bu yöntemden daha zalimce bir cezalandırma olamazdı. Bir odaya girdiğimizde kimse dönüp bakmasa, sorduğumuzda yanıtlamasa, yapıp ettiklerimizle ilgilenmese, herkes bizi tamamen görmezden gelse ve bize aslında orada yokmuşuz gibi muamele edecek olsa, çok geçmeden içimizde büyük bir öfke ve ümitsizlik uyanır; bedensel işkencenin en zalimi ancak geçirebilir bunun acısını.”

📖 Sayfa 19 · Statü Endişesi, Alain de Botton

"Beni zengin yapan, toplumda edindiğim yer değil, kendi yargılarımdır, kendi yanımda taşıdıklarımdır.. Yalnızca bunlar tam anlamıyla bana aittir ve elimden alınamazlar."

Statü Endişesi, Alain de Botton

"Biliyor musunuz, ne düşündüm dostlar? Bence asıl önemli olan sıcak, içten insanlar olabilmek."

Statü Endişesi, Alain de Botton

Ulaşacağımız nihai nokta sevgidir; para, ün ve iti­bar sevgiye ulaşma yolunda kullandığımız birer simge olarak değerlendirilebilir.

Statü Endişesi, Alain de Botton

Oysa biz karakterlerimizle ilgili bin bir türlü görüşü içimizde tutuyoruz. İçimizde hem zekaya hem aptallığa, hem komikliğe hem sıkıcılığa, saygıdeğerliğe ve silikliğe dair izler taşıyoruz. Ve böylesine dalgalanabilen karakterlerimizle biz, o anda ne kadar önemli olduğumuz sorusunun yanıtını tamamen toplumun takdirine bırakıyoruz. Toplum üyelerinin bizi o anda hor görmesi içimizdeki olumsuz değerlendirmeleri, bir gülümseme ya da iltifat ise olumlu değerlendirmeleri ortaya çıkarıyor. Kendimize tahammül edebilmek için diğerlerinin şefkatine birebir bağımlıyız sanki.

📖 Sayfa 20 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Dürüstlüğünüz ve nezaketiniz kesinlikle başkalarının tanıklığına gerek duymamalıdır. Zümrüt övülmediği zaman değer mi kaybeder sanki?

Statü Endişesi, Alain de Botton

"Her övülenin ille de daha iyi olduğunu kim söylemiş?Zümrüt övülmediği zaman değer mi kaybeder sanki?"

📖 Sayfa 138 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Nadir istisnalar dışında (Sokrates ve İsa gibi), hepimiz kendimize tahammül edebilmek için dünyanın bize saygı duyduğuna dair birtakım işaretler arar, onlara bel bağlarız.

Statü Endişesi, Alain de Botton

Pek azımız lüks hayata ve estetiğe düşkünüzdür ama hepimiz saygı ve şeref edinmek için kıvranır dururuz; ve eğer gelecek­te bir toplum insanlara küçük plastik diskler karşılığında sev­gi dağıtacak olsa, çok geçmeden bu gereksiz, değersiz nesneler yaşamımızın merkezine oturur, en ateşli isteklerimizin ve en köklü endişelerimizin kaynağı olur çıkardı.

📖 Sayfa 17 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Fakirlerin karşılaştıkları zorluklar, onları tarih boyunca hep Tanrı'ya yakarmaya ve O'ndan yardım dilemeye yönelt­miştir.

Statü Endişesi, Alain de Botton

Kıskançlığın en belirgin özelliği şudur: günlük hayatta onca eşitsizlikle karşılaşmamıza karşın herkesi kıskanmayız. Bazı kişilerin çok başarılı olmaları bizi hiç rahatsız etmezken, bazı kişilerin bizden çok az farklarla üstün olmaları bizi amansız sıkıntılara sokar, bizim için işkenceden beterdir. Çünkü aslında sadece benzeştiğimizi hissettiğimiz insanları, yani referans aldığımız grubun üyelerini kıskanırız. Bize en dayanılmaz gelen başarılar, sözde eşit olduğumuz kişilerin başanlarıdır.

📖 Sayfa 55 · Statü Endişesi, Alain de Botton

gerçeklerle yüzleşiriz; etrafımızdakilerin açgözlülüğünü, ukalalıklarını ve gururlu tavırlarını sorgulamayı, kendimizde ve başkalarında iyiliğin izini arayıp bulmayı bir borç biliriz.

Statü Endişesi, Alain de Botton

"Ego"muz ya da kendi kendimizi algılayışımız hava kaçıran bir balona benziyor: sönmemesi için sürekli sevgiye ihtiyaç duyuyor, hor görülmeler ve görmezden gelinmelerse onu pıs diye söndürebiliyor.

📖 Sayfa 20 · Statü Endişesi, Alain de Botton

“Varlıklı olmak yalnızca yüksek statü değil, mutluluk da getirir. Varlıklı olmak, sürekli değişen tüketim mallarına erişebilmemiz yoluyla mutluluğa götürür bizi; geçmiş nesiller bu mallardan mahrum kaldıkları için bizim gözümüzde sefil hayatlar sürmüşlerdir.”

📖 Sayfa 216 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Bir şeyi yüceltmeye son vermenin en hızlı yolu ona sahip olmaktır; tıpkı bir insanı yüceltmeyi engellemenin en hızlı yolunun onunla evlenmek olması gibi.

📖 Sayfa 230 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Teknolojinin az gelişmiş olduğu, insanların tanrıların gücüne ve doğanın önceden kestirilemez hallerine saygı duyduğu dönemlerde, şans kavramı daha bir geçerliydi çünkü insanlar, gelişen olaylar üzerinde denetim kuramayacaklarını düşünüyorlardı.

📖 Sayfa 111 · Statü Endişesi, Alain de Botton

Kendimize olan bakışımızı belirleyen şey başkalarının bizimle ilgili ne düşündüğüdür. Kimlik bilincimiz bir arada yaşadığımız in­sanların yargılarına hapsolmuştur.

Statü Endişesi, Alain de Botton

Sıkça Sorulan Sorular

Statü Endişesi kimin eseridir?

Statü Endişesi, Alain de Botton tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2004'te yayımlanmıştır. Türkçeye Ahu Sıla Bayer çevirmiştir.

Statü Endişesi kaç sayfadır?

Statü Endişesi, 335 sayfadır (Sel Yayıncılık baskısı).

Statü Endişesi'nin en ünlü sözü nedir?

“Ne iş yaptığımız sorusuna vereceğimiz cevap ( keza birileriyle tanıştığımızda ilk sorulan soru budur) insanların bizi kendi aralarına ne oranda kabul edeceklerini belirler.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Statü Endişesi — Alain de Botton. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4