CANLI

M. Beşir Eryarsoy ve İman ve Tavır: Din Alanında Seçme Sözler

İman ve Tavır - M. Beşir Eryarsoy kitap alıntıları ve sözleri

2010 tarihli İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy'un en bilinen eserlerinden biridir. Buruc Yayınları baskısıyla 328 sayfadır. İman ve Tavır'ı okuyanların en çok beğendiği sözler burada bir araya geldi.

Yazar:M. Beşir Eryarsoy
İlk Yayın:2010
Yayınevi:Buruc Yayınları
Sayfa Sayısı:328
Dil:Türkçe
ISBN:9786054486120
Okuma Süresi:9 sa. 18 dk.
Türler:Din (İslam)

İman ve Tavır'dan En Beğenilen Alıntılar

"İnsanların ta baştan beri dinin hakikatini bilmeyişlerine rağmen onların bu bilgisizliklerinin kendilerini bu "din"in çerçevesine nasıl sokabildiğini bir türlü anlayamıyorum."

“Çünkü bir hakikate iman etmek, onu tanımanın bir sonucudur. İnsanlar bir akidenin hakikatini bilmeyecek olurlarsa, nasıl olurlar da onların bu akideye bağlandıklarından söz edilebilir? Onlar ta başından beri onun kapsamını, ne anlama geldiğini bilmiyorlarsa, nasıl olur da o akideye mensup kimselerden sayılabilirler?" (Seyyid Kutub, Yusuf Suresi 76. Ayetin Tefsiri)

📖 Sayfa 244 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Amerika'nın Ortadoğu adı verilen islâm topraklarına daha kalıcı ve kesin bir şekilde yerleşmesine zemin hazırlayan yeni arayışlar... Başta Amerika olmak üzere silah stokları oldukça kabarmış bulunan silah üreticisi sömürücülerin bir taraftan depolarını boşaltmak, diğer taraftan üretilen yeni silahları hem denemek, hem onlara en yüksek rakamlarla pazar bulmak hem de mustaz'aflara gözdağı vererek sömürü ağlarını güçlendirerek sürdürmek...

📖 Sayfa 220 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Küfür,inkar,günah insan ruhunu örten kirli tabakalardır.

📖 Sayfa 35 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Müşrik ve cahili düzenlerin egemenliği altında yaşayan bir takım Müslümanların problemlerden birisi de bir takım işlerin devlet eliyle işlenmesi halinde, bunlardan yalnızca devletin sorumlu olacağı, ferdin herhangi bir sorumluluğunun olmayacağı kanaatidir."

📖 Sayfa 317 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"İslam'ın her çağın, her kuşağın ve her türlü şart ve ortamın meselelerine çözüm getirecek kimlikte olduğunu bilip kabul etmek bir iman meselesidir."

📖 Sayfa 264 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da bir kısmını inkar mı ediyorsunuz?' (Bakara 2:84, 85). 

"Yüce Rabbimiz, işaret ettiğimiz ayeti kerimede, hükümlerini kısmen dahi olsa yürürlükten kaldıranların cezasını dünyada zillet, ahirette de en şiddetli azap olarak belirtmektedir.

Bu ümmet, Allah'ın hükümlerini bırakıp çeşitli Hristiyan toplumlarının kanun, düzen ve hükümlerini ithal ettiği, onların sistemlerini taklit etmeye çalışarak, Allah'ın dinini mahkum ettiği andan itibaren, bu amellerinin dünyevi cezası olan zillet azabına mahkum edilmiş bulunuyor."

📖 Sayfa 101 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

her çağın müslümanı, bulunduğu çağın batıllarını tanıyarak onlar hakkındaki islamın hükmünü de bilmek mükellefiyetindedirler....

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Tağutlar ve onların “mele”leri, “Demokrasi” derler, “halk oylaması” derler, “kamuoyu" derler, “ilkeler” derler, "çoğulcu rejim" derler, "toplumsal/ulusal menfaatler” derler... Gerekirse her gün -mücessem/zihinsel yapay değerler- yeni putlar üreterek yönetimleri altında inim inim inlettikleri beşerî olarak asgari ihtiyaçlarından mahrum bıraktıkları, maddi ve manevi her türlü sefalete mahkûm ettikleri kitleleri her gün yeniden ürettikleri bu putlara taptırırlar, kendileri de bu putçu düzenin kurucu ve koruyucuları olarak bu deryada gemiler yüzdürürler!

📖 Sayfa 217 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Allah’a iman eden bir kişi, O’nun sevdiklerini (sevdiği şeyleri) yerine getirir, O’nu gazaplandıran şeylerden uzak kalır.

(İbn Teymiyye, Mecmuu’l-Fetava: 8/312)

📖 Sayfa 38 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Hakimiyet Allah'ın olmayınca, egemenler ilahlık ve rablik konumunda, egemenlik altında bulunanlar ise kulluk konumunda olurlar."

📖 Sayfa 64 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Acaba günümüzde, 'İslam iyi hoş, biz de müslümanız ama şu şeriat kanunları olmasa, şu şeriatın hükümleri yerine başka hükümler konsa, yahut bunların bazı hükümlerini değiştirsek, mesela hırsızın elini kesmek...faizi, içkiyi haram kabul etmek, mirasta erkek-kadın arasında ayrım gözetmek, çok evlilik ve benzeri hükümler pek çağdaş hükümler değildir; modern din ve ilim adamları bu konuya eğilseler...' diyen 20.Asır cahillerinin ve İslam düşmanlarının, 14 asır öncesinin cahilleri ile İslam ve Kur'an düşmanlarından farkları nedir?"

📖 Sayfa 118 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

'Dikkat edecek olursak, 'din' ile en az ilgisi olan bir husus olan ayların sayısı hakkında bile Allah 'din' terimini kullanmaktadır (Tevbe 9:36, 37).
Bu şunu gösteriyor: Allah'ın ve Resulünün hüküm belirttiği her husus 'din'dir; doğru 'din'dir. Onların hükümlerinden farklı hüküm ihtiva eden her düzen ve sistem de 'din'dir.
Fakat Allah'ın dinine zıt ve onun dini dışında bir 'din'dir. Doğru olmayan, eğri, hak olmayan, batıl bir 'din'dir."

📖 Sayfa 115 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Dikkat edecek olursak Kur'an-ı Kerim, -her ne surette olursa olsun- Allah tarafından indirilmiş bulunan hükümlere aykırı hükümler koymak üzerinde büyük bir hassasiyette durmaktadır.
Bu hükümlerin belli bir kişi, kurum ya da kurumlar tarafından konulması herhangi bir şekilde sonucu etkilemediği gibi, konulan bu hükümlerin değişik isimleri alması ya da tepeden inme buyruklar olarak yürürlüğe konulmaları arasında herhangi bir fark yoktur."

📖 Sayfa 106 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Zulümlere maruz kalan kitleler, zalimlere karşı çıkmayıp sesini çıkarmadığı sürece en az bizzat zulmedenler kadar suçludur günahkardır sorumludur.

📖 Sayfa 62 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Bu ümmet, Allah'ın hükümlerini bırakıp çeşitli Hıristiyan toplumlarının kanun, düzen ve hükümlerini ithal ettiği, onların sistemlerini taklit etmeye çalışarak Allah'ın dinini mahkûm ettiği andan itibaren, bu amellerinin dünyevi cezası olan "zillet" azabına mahkûm edilmiş bulunuyor.

📖 Sayfa 97 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Müminler iman bakımından Allah'ın ve peygamber'i arasında fark gözetmezler" dinledik, itaat ettik "derler.

📖 Sayfa 91 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Tarih boyunca bütün zorbalar, müminlerin asil direnişleri karşısında çaresiz kalmışlardır

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Firavunun düzeni çöktüğü gibi, bir ahtapot gibi şu dünyamızı saran düzenler de bir bir yıkılacaktır. Ancak bu yıkımın gerçekleşmesi ve arkasından Allah'ın hükümlerine göre yapılanmış insan, aile, devlet ve dünya düzeninin kurulabilmesi için, Allah'ın sünnetini bilmek ve ona göre müminlerin hazırlıklarını yapmaları kaçınılmazdır."

📖 Sayfa 236 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Eğer devlet eliyle faizin alınıp verildiği kurumlar kurulmuş ise vatandaşın faiz alıp vermesinde bir sakınca yoktur, içkinin serbestçe içilip, fuhuşun çeşitli yerlerde işlenebildiği ve devletin de bu alanda izin verdiği, hatta teşviklerde bulunduğu, devletin bizzat kendisi çeşitli yollarla kumar oyunlarını teşvik ettiği bir yerde, artık bunun vebali -eğer varsa- herhalde devletin olmalıdır...'
gibi kanaatler Müslümanın haramı kolaylıkla işlemesini sağlamakla kalmıyor, bu gibi kanaatlere kendisini kaptırması halinde itikadi bakımdan büyük bir sarsıntı geçirmesine sebep teşkil ediyor."

📖 Sayfa 318 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Kişiye isabet edenin gelip çatmamasının imkansız olduğu, gelip çatanın ise isabet etmemesinin imkansız olduğuna, iman etmek; şöyle olsaydı böyle olmazdı; şu olmasaydı şöyle böyle olmazdı dememek de kadere imanın bir gereğidir( ibni teymiyye)

📖 Sayfa 143 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Kitabı tasdik etmenin anlamı pratik hayatta hükümlerinin uygulanmasıyla, bu kitapta yer alan hükümler gereğince amel etmekle ortaya çıkar.

📖 Sayfa 96 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Kendini merkeze almak, insanın en kolay düşebileceği nefsi bir tuzaktır. Dolayısıyla yüce Kitabımız, insanı bu yönüyle ele almakta, bunun tehlikelerini ve sakıncalarını göz önüne sermektedir.....

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Allah'ın ve Peygamberinin bizlere yol olarak göstermediği hiçbir yol, Allah'ın yolu olamaz. Allah'ın yolu olmayan bir yolla mücadele vermek, en azından bir bid'attır.
Bid'atın doğruluğunu savunmak, bu bid'at yolu izlemek suretiyle Allah'tan ecir beklemek ise başlı başına bir saflıktır "

📖 Sayfa 291 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

'Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da bir kısmını inkar mı ediyorsunuz?' (Bakara 2:84, 85). 
     "Dikkat edilecek olursa Yüce Allah burada, kitabın hükümlerini uygulamamayı onları inkar etmek, uygulamayı da onlara iman etmek olarak değerlendirmektedir. Ona inandığını söylerken, hükmünün gereğini yerine getiremezse ve bunun için Allah tarafından kabul edilebilecek bir mazereti de yoksa bir kimse o hükme inandığını nasıl ispatlayacaktır?"

📖 Sayfa 100 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Kanun koymak, insanlar için din belirlemek ve onların değer yargılarını oluşturmak yetkisi, İslam'a göre yalnızca Allah'a ait bir haktır."

📖 Sayfa 206 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Laik bir tavır takınarak, Kur'an-ı Kerim'in ve İslam'ın bir takım hükümlerini, bazı gerekçeler ileri sürüp benimsememek diye bir tutumdan Müslüman için söz etmeye imkan yoktur."

📖 Sayfa 204 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

İslam’ın teklif edip öğrettiği şekliyle Allah’a iman; Allah’ın öngördüğü nizama aykırı olan her şeye karşı bir inkılap hareketidir, bir başkaldırıdır.

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Laikliği, insanların özellikle dünyevi ve siyasal meselelerine 'din'in teklif ettiği çözümler dışında çözüm arama hareketi diye tanımlamak, yanlış olmasa gerek."

📖 Sayfa 200 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

"Vahye dayalı olmayan düzenlerin en belirgin özelliği; belli bir kişinin hakim; büyük ve ezici çoğunluğun ise mahkum olmasıdır. Yönetenlerin sürekli olarak sömürmek, yönetilenlerin ise ezilmek ve sömürülmek konumunda görülmesidir.
     Aslında tek başına bu vakıa üzerinde dikkatle düşünmek bile, insanların insanlar için düzen koymalarının ne derece sakıncalı, tehlikeli ve dolayısıyla da imkansız olduğunu ortaya koymaktadır."

📖 Sayfa 63 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Bir kişi Allah'tan başka ilah olmadığına Muhammed (sav) in onun kulu ve resulü olduğuna şehadet etmek suretiyle mümin olduğunu ortaya koyar bunu toplu ve genel iman anlamında "icmali iman" adı verilir. Ancak insanın imanını koruyabilmesi bu icmali imanın kapsamına nelerin girdiğini de bilmesi ve tafsili olarak onlara da iman etmesi bir zorunluluktur.

📖 Sayfa 21 · İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Çağdaş cahiliye de insanına sıradan bir hayvana dönüştürmek istemekte, onu sadece duygularını algıladığı alana hapsetmeye çalışmaktadır....

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

İyi niyet hiçbir zaman meşru olmayan bir işi meşru kılmak için yeterli değildir.
Bir işin meşru olabilmesi ise, Allah veya Rasulu tarafından emredilmesi yada yasaklanmaması anlamına gelir.....

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

“Allah’ın dini” tabirinin anlamı, öyle cılızlaşmış ve gerilere çekilmiş durumda ki cahiliyle mensubu kitlelerin düşüncesine göre sadece itikad ve belli başlı ibadetleri anlatır olmuştur.....

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

çağdaş cahiliye insanı sıradan bir hayvana dönüştürmek istemekte, onu sadece duygularını algıladığı alana hapsetmeye çalışmaktadır....

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

hatta bu kadarıyla da yetinmeyerek onu ''çöl kanunu'' diye tahkir etmeye çalışanlar, tıpkı ondört asır öncesi seleflerini -cahiliye dönemi müşriklerini- andırmaktadır....

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy

Sıkça Sorulan Sorular

İman ve Tavır kimin eseridir?

İman ve Tavır, M. Beşir Eryarsoy tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2010'da yayımlanmıştır.

İman ve Tavır kaç sayfadır?

İman ve Tavır, 328 sayfadır (Buruc Yayınları baskısı).

İman ve Tavır'ın en ünlü sözü nedir?

“"İnsanların ta baştan beri dinin hakikatini bilmeyişlerine rağmen onların bu bilgisizliklerinin kendilerini bu "din"in çerçevesine nasıl sokabildiğini bir türlü anlayamıyorum." “Çünkü bir hakikate iman etmek, onu tanımanın bir sonucudur. İnsanlar bir akidenin hakikatini bilmeyecek olurlarsa, nasıl olurlar da onların bu akideye bağlandıklarından söz edilebilir? Onlar ta başından beri onun kapsamını, ne anlama geldiğini bilmiyorlarsa, nasıl olur da o akideye mensup kimselerden sayılabilirler?" (Seyyid Kutub, Yusuf Suresi 76. Ayetin Tefsiri)”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: İman ve Tavır — M. Beşir Eryarsoy. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4