
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan'ın 1987 tarihli Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Bu sayfada Türkçenin Gücü'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Türkçenin Gücü'den En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Bu benim ana dilim bir denizdir; derinliğiyle gözün erişemeyeceği genişliğiyle sınırsız gücü, güzellikleriyle... Dibinde gün görmemiş inciler yatar, üstünde binbir rengin çalkantısı var.
📖 Sayfa 9 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Bin ahmak olmayınca bir akıllı geçinemez.”
📖 Sayfa 158 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Bu benim anadilim bir denizdir;derinliğiyle,gözün erişemeyeceği genişliğiyle,sınırsız gücü,güzellikleriyle…Dibinde gün görmemiş inciler yatar;üstünde binbir rengin çalkantısı var.
📖 Sayfa 9 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Televizyonu tivi, IMF'yi ayemef diye okuyan, HBB'yi eyçbibi diye sesleten kimselerin tutumu da ana dilimizin zararınadır.
📖 Sayfa 199 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Doğan Aksan'a ait olan "Türkçenin Gücü" adlı eser Türkçenin ne denli zengin dil olduğunu ana dilimizin kıymettini bilmemiz gerektiğini anlatmaktadır.
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
kalemtraş için düzgeç (Denizli, Aydın)
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
gerdanlık için gıdıklık (Çankırı, Tokat, Sivas)
kevgir için aşsüzen (Kars, Ağrı)
lokma, ekmek parçası için banım ve banak (Denizli, Aydın, Afyon, Burdur...)
mimoza için altıntop ( Lefkoşe, Kıbrıs)
pişman için ütümen (Konya)
hafıza için güdüyeri (Bursa) ve anak (Balıkesir, Adana)
tamam, tamamen için bitev (Kars, Van)
“Kirpi de yavrusunu ‘pamuğum’ diye severmiş.”
📖 Sayfa 149 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Türkülerimize kulak veriniz, şurada burada kulağımıza çalınan basit ama özgün ezgileri güçlendiren, içtenlik dolu dizelere...
📖 Sayfa 10 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Şunu her şeyden önce belirtelim ki, bir dil, onu konuşan ulusun yaşayış biçiminin, en geniş kültürlerin, dünyaların, tarih boyunca yaşayabilecekleri çeşitli evrelerin ve başka toplumlarla kurduğu ilişkilerdir.
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Türkçeye eğiliniz, tek tek sözlerine bakınız; onlarda Türk'ün bilgeliğini görecek, yüzyıllar boyunca doğayla iç içe geçen yaşamını öğrenecek, sevgisini, yaradılışının yüksek değerlerini sezinleyecek, bu sözlerin birçoğunda şiir tadı bulacaksınız.
📖 Sayfa 9 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Sular ince akar mı
📖 Sayfa 194 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Kenarını yıkar mı
Ay gibi yari olan
Hiç yıldıza bakar mı”
Dil de düzenlediğimiz insanın gözüdür,beynidir; amaç, ruhudur. Ama insan beyninin nasıl gizli tutulacak, bilinmeyen noktalar varsa, dilin de çözümlenemeyen,apaçık ortaya konamayan bir çok yönü vardır. Özellikle tarihsel, ruhla, mantıksal olanla ilişki açısından.
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Kar ne kadar çok yağsa yaza kalmaz.”
📖 Sayfa 148 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Anadilimizin en önemli özelliklerinden biri, sözdiziminde görülen
📖 Sayfa 34 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
olağanüstü esnekliktir. Geçişli eylemle kurulmuş "Kadın elmayı çocuğa yedirdi" gibi, dört öğeli bir tümceyi ele alırsak, bunun Kadın elmayı yedirdi çocuğa, Yedirdi kadın
çocuğa elmayı 35 biçiminde 12 değişik biçiminin kurulabileceği, bu farklı kuruluşlar ve değişik vurgularla başka başka anlamların yansıtılabilece-ği görülür. Bu esnekliğe bir başka dilde rastlayamıyoruz.
Türkçe gibi çok eski, çok düzenli, çok güçlü ve doğurgan bir dil, her türlü kavramın anlatımına elverişlidir. Yeter ki dilimizin gücüne inanalım, ana dili bilincinden, ana dilimize saygı ve sevgiden uzak olmayalım.
📖 Sayfa 199 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan

ne+asıl= nasıl,
📖 Sayfa 33 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
ne+asıl+ise= nasılsa,
o+ise= oysa,
o+ile= öyle,
o+ile+ise= öyleyse,
bu+ile+ise= böyleyse
“Hele dükkan ve firmalarla orada pazarlanan şeylere verilen yabancı adlardan dilin göreceği zarar küçümsenemez. Bu konuda bir yasanın yürürlüğe konması yararlı olacaktır.”
📖 Sayfa 199 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Kedinin kanadı olsaydı serçenin adı olmazdı.”
📖 Sayfa 151 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
"Kolu kırılan çalışmış da gönlü kırılan çalışmamış."
📖 Sayfa 158 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
(Amasya, Bölge I)
Türkçe gibi çok eski, çok düzenli, çok güçlü ve doğurgan bir dil, her türlü kavramın anlatımına elverişlidir. Yeter ki, dilimizin gücüne inanalım, anadili bilincinden, anadili saygı ve sevgisinden uzak olmayalım.
📖 Sayfa 200 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Yazı yazar katip değil
📖 Sayfa 184 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Semeri var merkep değil”
Türkçe gibi çok eski,çok düzenli,çok güçlü ve doğurgan bir dil,her türlü kavramın anlatımına elverişlidir.Yeter ki,dilimizin gücüne inanalım,anadili bilincinden,anadilimize saygı ve sevgiden uzak olmayalım.
📖 Sayfa 200 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
"Bu benim denizim Türk insanının içliliğinin, duyma, düşünme gücünün, dünyayı görüşünün en iyi yansıtıcısıdır; onun çektiklerini, duyduklarını, özlediklerini dile getirir. Türkçeye eğiliniz, tek tek sözlerine bakınız; onlarda Türkün bilgeliğini görecek, yüzyıllar boyunca doğayla içiçe geçen yaşamını öğrenecek, sevgisini, yaradılışının yüksek değerlerini sezinleyecek, bu sözlerin birçoğunda şiir tadını bulacaksınız. Bunların yanı sıra insana, doğaya, yaşama ilişkin binlerce gözlem çıkacak karşınıza..."
📖 Sayfa 9 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Almanca gibi bükümlü bir dile eksiksiz çevrilmesi gerektiğinde Türkçe "yazmışmışım" gibi tek bir sözcük durumundaki bir çekimli eylem "ich soll, wie es heisst, geschrieben heben" biçiminde, birbirinden ayrı altı ögeyle aktarılabilir.
📖 Sayfa 25 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Camiler medreseler
📖 Sayfa 190 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Yar geliyor deseler
Bir kuş kadar canım var
Veririm isteseler
Bu noktalara kısaca değinmeden önce, bir dilin, başka dillerden hiç etkilenmeden, başka bir dille hiçbir ilişkisi olmadan yaşamasının olanaklı bulunmadığını söylemeliyiz. Ancak yabancı etkiler bir dilin temel sözvarlığını kuşatacak, yabancı kuralları benimsetecek ölçüde olursa bu, o dilin zaman içerisinde benliğini yitirmesine neden olur.
📖 Sayfa 199 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Tonyukuk yazıtında ve yeni bulunan Taryat yazıtında geçen bulgak sözcüğü 'bir ülkede çıkan karışıklık' anlamındadır.
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Farsçadan alınan merdiven için ağızlarda basak, bastak, bastır, baskıç, basçık, basgaç, basıncak, ayakçak gibi birçok sözcük vardır.
📖 Sayfa 72 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Kolu kırık işlemiş, gönlü kırık işlememiş.”
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Ağızların son derece özgün ve bir gerçeği tanımlayan çok başarılı sözlerinden biri de şudur:
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Yaramdan ölmedim, sorandan öldüm (Niğde, Bölge I)
Bu atasözünden, bir derdi olan, bir felakete uğrayan kimse- nin bu dertten çok, onun sürekli soruluşundan rahatsız olduğu anlatılır. Buna yakın bir kavram alanındaki şu atasözü de can sıkan bir şeyin, üzerinde durulursa insana üzüntü olduğu, başka- larına söylendiğinde ise abartılarak yayıldığı dile getirilir:
Ele desen dört olur, içe atsan dert olur (Niğde, Bölge II)

İnsanoğlunun dili,yalnız,onun konuşabilmesi,düşündüğünü başkalarına iletebilmesi demek değildir.Dil dediğimiz düzen insanın gözüdür,beyindir;düşüncesi,ruhudur.
📖 Sayfa 13 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Bir başka deyişle Türkün dünyası başka uluslarınkinden çok daha renklidir.
📖 Sayfa 53 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Kaftanı kara mintanı sarı
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
İçinden çıktı bir koca karı (kestane)
Üç katlı bir dükkânım var, altı oduncu, ortası uncu, üstü kadifeci (iğde)
Derede kamış, kırk kürk giymiş, yine de üşümüş (mısır)
Bi güçcük çay daşı
İçinde beyler aşı
Düşürüsen aş ölü
Düşümessen guş olu ( yumurta)
Başa yapışık, bir sapsız kaşık ( kulak)
Yapan satar, alan kullanmaz, kullanan hiç bilmez (tabut)
Bir atım var mihriban
Göğsü suda her zaman
Gece gündüz kişnemez
Arpa saman istemez. (kayık)
Yer altında evleri
Eğri büğrü yolları
Pek incedir belleri ( karınca)
17. yüzyılda Türkçede ‘gölge’ anlamında kullanılan ‘dulda’ sözcüğü ve bunun türevi olan duldalanmak ‘sığınmak,siper almak’ anlamındadır.
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Gelin oynamayı severdi, güveyi de çalgıcı çıktı.”
📖 Sayfa 116 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Anlatılması güç durumların, dünyanın her yerinde insanoğlunun karşılaşabileceği birtakım davranışların, uçucu, tanımı zor duyguların somutlaştırma yoluyla, durumu somut bir biçimde ortaya koyan deyimlerle dile getirildiğine tanık oluyoruz. Türkçe, bu kavramların anlatılmasında duruma uygun düşen sahneler çizmekte, güçlü bir ressamın birkaç çizgiyle konusunu ortaya koyuşu gibi, konuyu canlandırıvermektedir.”
📖 Sayfa 94 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Doğu, Kuzey, Kuzeydoğu ve Güneydoğu Anadolu'da çok yaygın bir beddua "baba çıka!" dır. Kimi zaman Üzüne(yüzüne) baba çıka olarak rastlanan bu ilenmede baba sözcüğü veba'nın değişime uğramış biçimi olup bir kimse için kullanıldığında beddua amacını güder; bir anlam genişlemesiyle, kötülenmek istenen bir nesne için de aynı söze başvurulduğu görülür (Baba çıka, öyle yağ mı olur gibi). Veba gibi, uzun yıllar yakın ve Ortadoğu'yu, Avrupa'yı kasıp kavuran bir hastalığın verdiği korkunun kalıntısı olan bu söz, Yüzüne baba çıka biçimiyle gerçekten feci ve güçlü bir ilenme yolu oluşturmaktadır.
📖 Sayfa 175 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Kocalıkta genç alma el için, yüksek yere harman yapma yel için, dere içine ev yapma sel için.”
📖 Sayfa 159 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Kaftanı kara mintanı sarı
📖 Sayfa 179 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
İçinden çıktı bir kocakarı”
“Allah akıl şaşgını, köşe düşgünü etmesin.”
📖 Sayfa 171 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Her delinin başına bayrak dikilse bedestende bez kalmazdı.”
📖 Sayfa 158 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“(...) ölünün toprağa girmesinden önce ‘Allah taksiratını affetsin’, ondan sonra da ‘Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın, Allah iman Kur’an nasip etsin’ gibi kalıp sözler çok yaygın olarak kullanılır. Kimi zaman pek de övülmek istenmeyenler için kullanılan ‘toprağı bol olsun’ un yanı sıra, daha çok, Müslüman olmayanlar için ‘dinince dinlensin’ sözüne rastlanmaktadır.”
📖 Sayfa 166 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
her dil sürekli olarak yeni sözcükler yapmak zorundadır. bu yola gitmezse, başka dillerden alacaktır.
📖 Sayfa 23 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Bu benim ana dilim bir denizdir;derinliğiyle, gözün erişemeyeceği genişliğiyle, sınırsız gücü, güzellikleriyle...
📖 Sayfa 9 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“(...) deyimler, her dilin kendine özgü, başkalarından ayrılan bir yönünü oluşturur; bir dilin gerçekleri anlayış ve anlatış biçimini gösterir. Dilci ve halkbilimciler, yalnızca deyimlerine dayanarak bir toplumun bütün kültürünü inceleyebilir, önemli sonuçlar çıkarabilir.”
📖 Sayfa 92 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan

Türkün şiirine, manisine, türküsüne giderseniz duygunun en incesini, söyleyişin en yücesini, en içten anlatımla size tattırdığını görürsünüz. Hem de yavaştan, belli etmeden, kolayca...
📖 Sayfa 10 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Adbilim adı verilen bir dil çalışması türünün ve Türk anlambiliminin ilk temsilcisi saydığımız Nevâî, kitabında Türkçenin (Çağatay Türkçesinin) anlatım olanakları ve kavramlarının çeşitliliğini ortaya koyarak Fars edebiyatı etkisinde kalan soyluları Türkçe konuşmaya, Türkçe yazmaya yöneltmektedir. Çeşitli kavramları, bu arada değişik hayvan adları bakımından Türkçe ve Farsçayı karşılaştıran Nevâî (...)”
📖 Sayfa 47 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Bugün Anadolu ağızlarımız yazı diline oranla birkaç kat daha geniş bir söz varlığına sahiptir.”
📖 Sayfa 69 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Büyük Atatürk’ün türettiği ‘açı, üçgen, eşit’ gibi terimlerin yanı sıra (...)”
📖 Sayfa 198 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“(...) halk ağzındaki çeşitli sözler, deyimler ve atasözlerimizle manilerin, türkülerin kaynağı birdir; bunların hepsi aynı gür kaynaktan gelen güçlü, içten anlatım biçimleridir. (...) Onlarda Türk halkının ta kendisini buluruz; kültürü, duygululuğu, bilgeliği ve inceliğiyle.”
📖 Sayfa 189 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Keçiye rakı içirmişler, kurdun evini sormuş.”
📖 Sayfa 153 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Eşeğe rakı içirmişler, çulunu bahşiş vermiş.”
“Misafirin iyisi geçer gider kış gibi, misafirin kötüsü oturur baykuş gibi.”
📖 Sayfa 159 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Görgüsüzden hamur alacağına, eğil de yerden çamur al.”
📖 Sayfa 158 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Allah hasretine kavuştursun.”
📖 Sayfa 169 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Bugüne kadar kötü film çevirileri ve genellikle bozuk çeviri örnekleri ana dilimizde ‘aptal kitap, sanırım hastayım, olamaz’ gibi pek çok yozlaşmış anlatım biçimlerinin yerleşmesine neden olmuştur.”
📖 Sayfa 200 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Insan beyninin nasıl gizli yönleri, bilinmeyen noktaları varsa, dilin de
📖 Sayfa 12 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
çözümlenemeyen, apaçık ortaya konamayan birçok yönü vardır.
Yaza çıkarttık danayı, beğenmez oldu anayı (Kayseri, Bolu)
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Mundar öldüğüne bakmaz, öd ağacından tabut ister. (Bolu, Konya)
Köy buldu da Müslüman sorar.(Malatya)
Başındaki fese bak, girdiği kümese bak.(Bolu)
Çalımına bakarsın, çırak durasın gelir; evine bakarsın,sadaka versin gelir. (Kayseri)
Kurtla güler, kuzuyla ağlar.(Bolu)
Ölüyü görür ağlar, davulu görür oynar.(Niğde)
Dilimizin elde bulunan en eski yazılı ürünleri, VIII. yüzyıla ait Köktürk Yazıtları'dır. Bu anıtları, özellikle Tonyukuk yazıtını incelediğimizde Türkçenin daha o çağda bir yazı dili durumunda olduğu, bu ürünlerin sanatlı anlatımlarla işlendiği görülmektedir. Taşa yazıldıkları için kısa anlatıma yönelen, ama pek çok söz sanatına yer veren bu dil, somut ve soyut kavramlarıyla zenginliğini belli eder.
📖 Sayfa 49 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Köktürk yazıtlarında özel adlar dışında 800 kadar sözcük saptanmıştır; bunların %67'si somut, %33'ü soyut kavramlardı.
“(...) Almanca gibi bükümlü bir dile eksiksiz çevrilmesi gerektiğinde, Türkçe ‘yazmışmışım’ gibi, tek bir sözcük durumundaki bir çekimli eylem ‘ich soll, wie es heisst, geschrieben haben’ biçiminde, birbirinden ayrı altı öğeye aktarılabilir.”
📖 Sayfa 25 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
“Bugünkü Türkiye Türkçesi bir yandan Türklerin Anadolu’ya gelmeden önce yaşadıkları topraklardaki kültür birikiminin, bir yandan Anadolu’da gelişip aşağı yukarı 800 yılı geride bırakan bir yazı dilinin kavramlarını içeren, bir yandan da geniş örgütlü, üç kıtaya yerleşmiş bir imparatorluk olarak değişik kültürlerle ilişki kurmuş bir toplumun dilini yansıtan çok zengin bir kavramlar dünyasına sahiptir.”
📖 Sayfa 57 · Türkçenin Gücü, Doğan Aksan
Sıkça Sorulan Sorular
Türkçenin Gücü kimin eseridir?
Türkçenin Gücü, Doğan Aksan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1987'de yayımlanmıştır.
Türkçenin Gücü kaç sayfadır?
Türkçenin Gücü, 201 sayfadır (Bilgi Yayınevi baskısı).
Türkçenin Gücü'nün en ünlü sözü nedir?
“Bu benim ana dilim bir denizdir; derinliğiyle gözün erişemeyeceği genişliğiyle sınırsız gücü, güzellikleriyle... Dibinde gün görmemiş inciler yatar, üstünde binbir rengin çalkantısı var.”