
Jessamin Swearingen'in 2013'te yayımlanan Risale-i Punk adlı eseri, Müzik türünün önemli örneklerindendir. Şenol Erdoğan çevirisiyle Altıkırkbeş Basın Yayın tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Müzik okuyucularının Risale-i Punk'tan en çok alıntıladığı cümleler burada.
Risale-i Punk'tan En Beğenilen Alıntılar
Punk’ı tanımlamanın en iyi yolu, onun ne olmadığını söylemektir.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Richard Hell’in punk görüntüsünü yarattığı söylenir. Daima yataktan yeni kalkmış gibi görünüyordu kırpılmış karmakarışık saçlar, yırtık tişört, sokaktan bulunmuş gibi görünen kotlar ve spor ayakkabılar.
📖 Sayfa 46 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
The Ramones punk’ın kare asıydı; Punk’ı görsel olarak ulaşılabilir bir ürün haline getirdiler. Punk’ı görselleştirmek önemliydi. Bir imaj yaratmak, genellikle fikirden ürüne giden yolda bir katalizördür. Beatles, bir örnek saç kesimleri ve takım elbiseleriyle milyonların gönlünü fethetti. The Ramones, teklifsizlik ve basitliğiyle, Punk’ı yeni nesil rock dinleyicilerinin beynine soktu.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Arista Records’un Patti Smith’le kontrat yaptığı 1974’ün sonuna kadar CBGB, gruplar ve arkadaşlarından oluşan konuksever bir topluluktu. Ancak, plak şirketleri kendilerine ilgi göstermeye başlar başlamaz topluluk hissi kayboldu. Şirketlerin takibe aldığı gruplar birbirlerini kıskanmaya ve diğer gruplara yardım etmemeye başladı. Punk rock’ı ortaya çıkarıp büyüten kulüp, ironik bir şekilde onu öldüren ana alanı ilgisini de üzerine çekmişti.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
İsa birinin günahları için öldü
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Ama benimkiler için değil
Punk, New York’ta The Velvet Underground ile doğdu. Velvet, kült olmanın yanı sıra eleştirmenlerce de beğenildi, ama Sex Pistols gibi İngiliz gruplar daha çok tanındı. Sonuçta, 20 yıl sonra punk hala yanlış bir şekilde İngiliz icadı olarak biliniyor.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
“Tanrı kraliçeyi korusun
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Ve onun faşist rejimini
Seni bir ahmağa dönüştürdü
Potansiyel bir hidrojen bombasına
Tanrı kraliçeyi korusun
O bir insan değil
Ve gelecek yok
İngiltere’nin düşünde”
Velvet Underground ve Lou Reed'in cesur konuları olmasa, glam döneminin hiçbir etkisi olmayacaktı
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Kendini “kayıp” olarak ilan eden kuşağın üyeleri, Birinci Dünya Savaşı’nın geride bıraktıkları yüzünden sürgündeydiler. Kayıp olduklarını düşünenler, Amerikan kimliğini yeniden inşa etmeye aklını takmış bir savaş-sonrası kültürüne yabancıydılar. Birçok sanatçı, Paris’e giderek Amerikan geleneğiyle bağlarını kopardı ve sanatsal alanları içinde özgür ruhlar olarak yeni kimlikler edindi.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Planlar sizin tarzınıza uymadığında, ateşten gömlek giymiş gibi hissedersiniz
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
The Ramones, kendilerini punk yapan şey tarafından kıstırıldı.
📖 Sayfa 71 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Kökleri Tin Pan Alley’ye uzanan beyaz pop, İkinci Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıktı ve amacı ortamı yumuşatmaktı. Tin Pan Alley özellikle, “diğer üç tür üzerinden geçinmiştir: Baladlar, yani romantik şarkılar; ‘I’m Looking Over A Four-Leaf Clover’ veya ‘Cruising Down the River’ gibi hafif kabul edilen ritim ezgileri; ve ‘I Taut I Taw A Puddy Tat’ veya ‘Papa Loves Mambo’ gibi reklâm şarkıları.
📖 Sayfa 35 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
“Bohem” teriminin kökü Çekoslovakya’da çingenelerin yaşadığı bir bölgeye (Bohemia) dayanır. Fransız bohemleri, kendilerini çingene hayatını yansıtır halde buldular. “Bohemler, kendilerini yaratıcılık ve suçluluk arasındaki bir alacakaranlık kuşağında konumlandırdılar.”
📖 Sayfa 76 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Sıkıntının politikası nedir?
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
New York Punk’ı; Rock’ın 1950’deki gücünü yeniden yaratan, 1970’lerin saldırgan rock’ıydı ve ne düşünme gücünü ne de mizah duygusunu yitirmişti. Birbirini takip eden punk rock imaj ve müzik formları arasında geniş bir bölünme gerçekleşti. Ramones gibi bazı gruplar vahşi, uyuşturucu bağımlısı sokak serserileri rolünü üstlenirken; New York
📖 Sayfa 10 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Dolls’tan David JoHansen gibi bazıları da,
Rimbaud gibi Fransız sembolist şairlerden
etkilendi ve kentsel çürümeyle ilgili şarkılar
yazdı.

Smith, söz yazarlığı ve şarkıcılıkta cinsiyeti önemsizleştiren ilk kadın rock sanatçısıydı.
📖 Sayfa 63 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
“Bohem” teriminin kökü Çekoslovakya’da çingenelerin yaşadığı bir bölgeye - Bohemia - dayanır.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Velvet sadece ana akımdan ayrıldığını belirtiyordu. Daha sonra punk, bu yabancılaşmayı moda yoluyla daha dramatik olarak örnekledi
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
The Ramones, rock müziğin iddialı olmakla ilgili değil, yapabileceğin şeyi en iyi şekilde yapmakla ilgili olduğunu anlamıştı.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Punk, özellikle Amerika’da rock müziği köklerine döndürdü.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Punk, New York’ta The Velvet Underground ile doğdu.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Beatler, kendilerinden sonraki gençlik alt-kültürlerini de etkilediler. 1970’lerin ortalarındaki erken punk hareketi, yeni bir tür rock’n’roll müziği yaratabilmek için beat şiirine ve hayat tarzına öykünüyordu. Bu müzisyenler, zamanın rock müzisyenlerinden farklılaşmak için hem beatlerden hem de Fransız romantik şairlerinden büyük ölçüde esinlendiler.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Birinci Dünya Savaşı sonrası ortaya çıkan "kayıp” kuşak, kendilerini savaşmak için henüz çok genç oldukları bir savaşın sonrasında iyileşmekte olan toplumun dışında bırakılmış hissediyorlardı. Beat’ler de kendilerini bu kuşağın modern bir versiyonu olarak görüyorlardı.
📖 Sayfa 75 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Punk ikonu Sex Pistols gibi The Ramones da hemen durakladı. İki grubun etkisi de o kadar sert ve küstahçaydı ki değişim geçirmek, yumuşamak ve punkın saldırganlığını bozmak anlamına gelecekti. Bir anlamda büyümek, ihanet demek olacaktı.
📖 Sayfa 71 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Velvet, çiçekli hippi döneminden belirgin biçimde ayrılarak siyah giyiyordu
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Bohemian Paris'in yazarı Jerrold Siegel, bohem yaşam tarzının özünü açıklıyor;
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
“Bohemlik, burjuva hayatının dışındaki bir masal diyarı değildi, bu hayatın kalbinde ortaya çıkan bir çatışmanın ifadesiydi” (s. 10).
Velvet Underground 1966'da New York'ta konserler vermeye başladı ve daha sonra punkın ortaya koyacağı nihilizmin ilk örneği oldu
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
1940’ların sonlarında ortaya çıkan beat kuşağı, batı kültürünün gençlik takıntılı artistik ve edebi idealistlerinin geleneğini devam ettirdi. Beatnik’ler kültürel normların dışında olduklarını iddia ediyorlardı, ama aslında yaratıları üzerinde de etkili olan orta sınıf mirasının ürünleriydiler. 19. Yüzyıl sonlarında Fransa’da “bohemler” olarak bilinen bir grup genç sanatçı ve yazar, kültürel miraslarının sınırlamalarını ve normlarını reddetti. Beatler, bu Fransız bohemlerini ve onların sanatsal üretkenlikle ilgili romantik ideallerini taklit etti.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Ramones, 1950’lerin rock müziğinin basit üç-akor yöntemini kullandı ama bunu sağır edici ses düzeyi ve sokak serserisi görünüşüyle birleştirerek bir adım ileri taşıdı. Şarkıları ortalama iki dakika sürüyordu ve bir metronun gürültüsünü andırıyordu. Television’dan Tom Verlaine (adını 19. yüzyıl Fransız sembolist şairi Paul Verlaine’den almıştır) uzun gitar soloları ve anlaşılması zor şiirsel sözleri tercih ederken; Blondie gibileri, dar pop yapıları üzerine yoğunlaştı. Bütün bu tarzlar iç içe geçerek “punk” rock’ı oluşturdu - eski tarz rock’n’rol’un yeni tarzla birleşerek yeniden doğuşu.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
New York punk’ının ilk örnekleri radyoda çalınmadı ve hiçbir zaman listelere giremedi. Punklar, kendilerini bohem tahtının varisleri olarak görüyorlardı.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen

“Reed, Walk on the Wild Side’ın sözlerini popüler bir yapıya oturtarak, ana akım dinleyicilerinin belirsizleşen cinsiyetler ve daha önce kabul edilemeyen konularda hoşgörülü olmasını sağladı.”
📖 Sayfa 40 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Pop müzik, normların dışında kalan davranışlardan bahsetmekten kaçınıyordu.
📖 Sayfa 35 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Bu akımı kapsayan “punk rock” etiketi, grupların oluşturduğu topluluktan çıkmıştı. Muhtemelen, ilk sayısı 1975 Ocak’ında yayımlanan “Punk” adlı dergiden geliyordu. İlk sayının kapağında, kafasından elektronik parçalar çıkan bir Lou Reed illüstrasyonu vardı.
📖 Sayfa 30 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Lou Reed’in New York ve İngiltere’deki punk rock üzerindeki etkisi eşsizdi.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
New York Punk’ı ve İngiliz Punk’ı arasındaki fark, perspektifleri ve etki alanlarıydı.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Television’dan Tom Verlaine (adını 19.yüzyıl Fransız sembolist şairi Paul Verlaine’den almıştır) uzun gitar soloları ve anlaşılması zor şiirsel sözleri tercih ederken; Blondie gibileri, dar pop yapıları üzerine yoğunlaştı. Bütün bu tarzlar iç içe geçerek “punk” rock’ı oluşturdu (eski tarz rock’n’roll’un yeni tarzla birleşerek yeniden doğuşu).
📖 Sayfa 11 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
New York punkı, İngiliz punk gençliğinin görsel ifadesinden kaçınmıştı - boyalı saçlar ve kendini yaralama söz konusu değildi
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
1969 sonrasının ürünü olan punk, rock'ın tazelik ve gençliğini kazanmak için yeniden doğuşu ve arınmasıyla ilgiliydi. 1960'larda müziğin en etkili ürünü rock iken, 1970'lerde bu ürün yaşlanmaya başlamıştı. 1960'ların en başarılı isimleri yeni nesle ulaşamadığında, bu boşluğu punk doldurdu
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Barbra Streisand’ın 1974 tarihli The Way We Were’ü, yetişkinler için bir aşk filminin müziğiydi. Patti Smith’in aynı yıl çıkan single’ı Piss Factory ise tamamen gençlere yönelikti. Smith’in doğduğu küçük kasabadan ayrılmaya ilişkin ergenlik düşlerini ve “büyük, büyük bir yıldız” olmayı nasıl istediğini, trene atlayıp New York’a giderek gerçekten önemli biri olacağını anlatıyordu.
📖 Sayfa 21 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Bowie’nin deneysel ve geleneksel erkeksilikten uzak görünüşü, ana akım erkek rock’ını tehdit ediyordu. Orijinal rock müziğin sokak öğesi, hızlı arabalar ve kadınlarla ilgili imgeleri, biseksüel bir Marslı için bir şey ifade etmiyordu.
📖 Sayfa 50 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Tanrı kraliçeyi korusun
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Ve onun faşist rejimini
Seni bir ahmağa dönüştürdü
Potansiyel bir hidrojen bombasına
Tanrı kraliçeyi korusun
O bir insan değil
Ve gelecek yok
İngirtere'nin düşünde
Punkın başarısını İngiltere'nin durgun ekonomisine bağlar
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Bohemler, kendilerini yaratıcılık ve suçluluk arasındaki bir alacakaranlık kuşağında konumlandırdılar
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
“Ellilerin, yurt dışında vatanında olduğundan daha çok saygı duyulan bir diğer müthiş rock&roll’cusu Eddie Cochran, gerçekte meleksi punkın prototipiydi."
📖 Sayfa 56 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
1960’larda müziğin en etkili ürünü rock iken, 1970’lerde bu ürün yaşlanmaya başlamıştı.
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen

1960’ların sonu, alıcıları the Beatles’ın kafa yapısına alıştırmıştı: “All You Need Is Love”. “Tie A Yellow Ribbon Round The Ole Oak Tree” ile gerçeklerden kaçmak dururken, neden “Heroin” ya da “Personality Crisis” gibi şeylerden bahsedip gerginlik yaratılsın ki?
📖 Sayfa 92 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
The Ramones CBGB'de ilk kez 1974'te çaldı
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Birbirimize rıhtımda aşık olduk
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Sen güneşleniyordun,
ben de etrafındaydım
Çok geçmeden biramızı paylaşıyorduk
Birbirimize rıhtımda aşık olduk
Müzik, bir grup insana kimliklerini belirleyen bir kod vererek onları birleştirdi
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
İngiliz punklar çoğunlukla işsizdiler ve gerileyen bir ekonomiyle boğuşuyorlardı
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Kayıp kuşak gibi beatler de, evden uzaktaki şehirlerde teselli buldular.
📖 Sayfa 78 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
New Yorklular rengi solmuş bir kotla sökük bir tişörtü tercih ederken, İngilizler tamamen yoldan çıktılar. Dikkatlice yırtılmış, sigara yanıklarıyla dolu, çengelli iğnelerle bir arada tutulan giysiler, tıraşlanmış ve boyanmış dik saçlarla tamamlanıyordu. İngiliz punk modası uçları temsil ediyordu, New York’taki esin kaynakları gibi tesadüfî ya da şairane olanı değil.
📖 Sayfa 93 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
İngiliz punkının çatışmacılığına karşı Amerikan Punk'ı kaçamak görünüyordu
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
New York punk rock’ı, İngiliz taklidinin aksine, yerleşik rock müziğin sonu olduğunu iddia etmiyordu. İngiliz Punk’ı tamamıyla yeni olduğunu ve kimseden etkilenmediğini iddia ederken, New Yorklular esin kaynaklarına büyük önem veriyordu.
📖 Sayfa 12 · Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Bir öfke ve intikam patlaması, eğlence endüstrisindeki hırsın marşı haline gelen soğuk bir şaka...
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Candy vücudundan nefret etmeye başladığını söylüyor/ Ve bu dünyada gereksinim duyduğu her şeyden
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Punk, rock müziği yeniden canlandırdı
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen
Sıkça Sorulan Sorular
Risale-i Punk kimin eseridir?
Risale-i Punk, Jessamin Swearingen tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2013'te yayımlanmıştır. Türkçeye Şenol Erdoğan çevirmiştir.
Risale-i Punk kaç sayfadır?
Risale-i Punk, 112 sayfadır (Altıkırkbeş Basın Yayın baskısı).
Risale-i Punk'un en ünlü sözü nedir?
“Punk’ı tanımlamanın en iyi yolu, onun ne olmadığını söylemektir.”