
İsmet Özel'in imzasını taşıyan Geceleyin Bir Koşu, Edebiyat alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Oğlak Yayıncılık etiketiyle yayımlanmıştır. Kitabın en çok işaretlenen cümleleri, sayfa bilgileriyle birlikte aşağıda.
Geceleyin Bir Koşu'dan En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Yaşamak bir tıkırtıydı aldırmadılar.
📖 Sayfa 19 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Sabahı nasıl tetikte bekliyorum.Şafakla damar damara seviştiğini görmek için bilgeliğin.Ve onarıyorum nasıl hızla kendi gücümü.Nasıl bir soylu boşluğa çılgınca kanıyorum.Ey yangınlar artığı! Her yangından arta kalan bir şey, her yangından arta kalan gerçek şey
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
çoğalt beni...
Anılacak günlerimin gitgide yok olduğunu biliyorum
📖 Sayfa 16 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
"Ve her şeyi boş vermeyen yürekler bin yaşasın."
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
"Gecenin dürüstlüğünden herkes kuşkulanır..."
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
"İsmet Özel iyi bir şair. Sözcükleri seçmesini, bir elektrik yaratmasını biliyor."
📖 Sayfa 30 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
°Cemal Süreya
Oysa babam bilirdi yaşadığını aptes alırdı çünkü
📖 Sayfa 25 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Ölüler beni serinliğe yakıştıramaz
📖 Sayfa 7 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
çünkü hiç kimse çıkmak istemez bu mevsimden dışarı
Zengin dul dişi bir kedi seviyor ya kucağında belki bu insanlara güvenimi doğuruyor durmadan
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Oysa babam bilirdi yaşadığını abdest alırdı çilnkü
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
“Bak, ölüm güzü kıskanıyor
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
şimdi ıssızdır onun sevimli kedisi.
ve herkes onun el değmedik yerleri olduğunu sanıyor
uzayor defterine ugrayan kan lekesi...”
güzelim yaratık, şarkılarım benim
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
haylaz oğlanların, utangaç kızların coşkusu
Gürültülü bir intihar başlasın akşamla dinsin sen soyundukça geceye karışan hüzün dinsin dinsin benim çağdaş olmayan iğrenç yüzüm.
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Üşüt, yırtsın öpüşlerimi paslı tenekeler, soyunup org çalayım
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
ceketimle örteyim gecenin bütün itliğini
tanrım, Pekos Bil'im uçur beni.
Ey geceyi ve kahverengi bir düzeni taşıyan ellerim! Yüzümün uğultusuyla şaşırtın beni,
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel

Dilce susup bedence konuşulan bir çağda biliyorum kolay anlaşılmayacak.
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına. Ölümden anlayan ciddi bir yaprak.
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
"Bir çocuğun ağrıyan gülüşü vardı mermilerden önce. Onu gizlice öperdim."
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
"senin kuşların olurdu mevsimi yolculuklara çağıran..."
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Boş ver yahu! Yaşasın akan ve kımıldayan her şey! Ve her şeye boş vermeyen Yürekler bin yaşasın!
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Hirliyim, böylece büyüyor baldirlarim ve boynumun öpülen yeri
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
iri bir kus kendini agartiyor koltukaltlarimda
geceyi hor görüyorum böylece gecenin bütün itligini
irkilip terliyerek bir erkek sesi olarak yatagimda
tanrim, Pekos Bil'im gözet beni...
ya güneş ya da morluk onu ben yağmurladım
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
takvimlere kinle baktığı zamansızlık içinde
belki de yumuşak tüylerini öptü akşamın
ya da oğlaklar sığınıyor çiçekliğine
artık üşümek çince bir çiçektir oralarda
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
yolcuların taşıyamadığı bir çiçektir
Gecenin dürüstlüğünden herkes kuşkulanır
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
korkulur o kuş yüklü iniltilerden
Bak, ölüm güzü kıskanıyor
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
şimdi ıssızdır onun sevimli kedisi
ve herkes onun el değmedik yerleri olduğunu sanıyor.
uzayor defterine uğrayan kan lekesi
senin kuşların olurdu mevsimi yolculuklara çağıran
içli taşra kızların, gizemli eviçleri
kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan
o denize açılan ellerin nerde şimdi
yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin
o üzünç orduları tarlalar çiğnemekte
bak, ölüm güzü kıskanıyor
mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin
güze el değdirmeyen ellerin nerde?
Kahkahamın düşürdükleri çiçekleri bulamadılar
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Zaten bir tanım değil midir
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
tavsayan düşüp kalkmalara
hüznün hacanası diye bildiğim akşam
bir tanım değil midir o kıyısız ellerimiz
fırça çekmeye doğru ölümün bacısına
parmak atmaya doğru şiir okuyaraktan
aşk -bir tanım değil midir-
kusturucu güzellikler ardından.
kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
o denize açılan ellerin nerde şimdi
Ölüler beni serinliğe yakıştıramaz
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
çünkü hiç kimse çıkmak istemez bu mevsimden dışarı
çünkü bitkinliklerini günden saklar ekinler
ekinler çocukların en rahat uykuları
öldü, kim ısıtır artık onun ellerini
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
suların aynasında üşüyen ellerini
suların saygısıyla üşüyen ellerini.

Senin kuşların olurdu mevsimi yolculuklara çağıran
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
İçli taşra kızların, gizemli eviçleri
Kapıların olurdu korkudan çok denizlere açılan
yine bir güz büyümekte kanında gölgelerin
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
o üzünç orduları tarlalar çiğnemekte
bak,
ölüm güzü kıskanıyor
mevsimi aşka çağıran kuşların nerde senin
güzel değdirmeyen ellerin nerde?
onlara dayanıyorum yürekli savaşçılara
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
saçları uzun bir unutkanlıkla örülmüş
kanlarının ardında tehlikeler yürüyen
korkunun gözlerini aradığı omuzlarında
gittiler, yittiler arasında boğuk seslerinin
tozuyan atlarının yelelerine baktılar
ve sen oldun ve seni gördüm,
eğninde bir mavi gözlerin vardı.
Ey geceyi ve kahverengi bir düzeni taşıyan ellerim! Yüzümün uğultusuyla şaşırtın beni,
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Gecenin dürüstlüğünden herkes kuşkulanır
korkulur o kuş yüklü iniltilerden
bir oyun kuralı değiliz artık, sevin
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Bir çocuğun ağrıyan gülüşü vardı mermilerden önce
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Onu gizlice öperdim.
Onu sürüngen yumurtaları ve mezarlarla
birbirine açılan karanlık mağaralarla öperdim.
Öyle sessiz, öyle gelişmeyen bir yangına
bir insan kıvranışını bırakırmış gibi
bir acı saplanırmış gibi sol böğrüme
ellerime Mori’yi eklerdim.
Ağzım ağızla doluydu mermilerden önce.
geceye karanlıktan önce gelen çocuklar
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
ölüler beni ölüme yakıştıramaz
📖 Sayfa 4 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
En mutlu insanlar belki de
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
baca temizleyicileridir
öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdedirler ki
yüreklerini geniş, dayanıklı
aydınlık tutmak zorundadırlar
geceyi hor görüyorum, böylece gecenin bütün itliğini
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
ben yakarım çağımın ellerini. Ben bekliyenim.
📖 Sayfa 27 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Gecenin kıyısında benden konuşulur.
Çocukların düşlerinde bir Markut
📖 Sayfa 19 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
bir kurbağa zıplıyor yaşamamızdan
hergün zıplıyor, hergün eksiliyor, hergün
Markuuuut! Torbanı sarkıt.
Her doğal güzelliğin bir ucunda aptallık
öbür ucunda o kambersiz geçen dügün.
öldü, kim ısıtır artık onun ellerini
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
aşk - bir tanım değil midir-
📖 Sayfa 28 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
kusturucu güzellikler ardından.
Kuş düşünce camdan
📖 Sayfa 11 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
Kızlar saçlarıyla ölümü düşünürler.
(...)
Kuş öldü
Küçücük bir yorgunluktu ölmeden önce
Öldü, kim ısıtır artık onun ellerini

Gecenin dürüstlüğünden herkes kuşkulanır
📖 Sayfa 27 · Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel
korkulur o kuş yüklü iniltilerden
ve mor ağzını gecenin kumuna batıran ben
çağdaş serüvenler adına
bütün fotoğraflarını yakan
yakan ve bekleyen.
Sıkça Sorulan Sorular
Geceleyin Bir Koşu kimin eseridir?
Geceleyin Bir Koşu, İsmet Özel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1966'da yayımlanmıştır.
Geceleyin Bir Koşu kaç sayfadır?
Geceleyin Bir Koşu, 72 sayfadır (Oğlak Yayıncılık baskısı).
Geceleyin Bir Koşu'nun en ünlü sözü nedir?
“Yaşamak bir tıkırtıydı aldırmadılar.”