CANLI

Dört Hapishaneden Kitabından Alıntı Sözler — Nazım Hikmet Ran

Dört Hapishaneden - Nazım Hikmet Ran kitap alıntıları ve sözleri

Dört Hapishaneden adlı eser, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1966'da okurlarla buluşmuştur. Bu sayfada Dört Hapishaneden'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.

Yazar:Nazım Hikmet Ran
İlk Yayın:1966
Yayınevi:De Yayınevi
Sayfa Sayısı:106
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:3 sa. 0 dk.
Türler:Edebiyat, Şiir

Dört Hapishaneden'den En Beğenilen Alıntılar

Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.

Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben..
Bahtiyarım..

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

İnsan, ölmeye karar verirken bile
İnsanları düşünüyor...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Anlıyorsun ya,
zarar yok,
ben anlatacağım yine !..
bu lafları ediyor...
Elden hiçbir şey gelmediği zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi ?

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Üşüyorum.
Fakat kederli değilim.
Yalnız bize mahsus bir imtiyazdır :
kış günleri hapisanede,
sade hapisane değil,
bu kocaman
bu ısınası
bu ısınacak dünyada
üşüyüp
kederli olmamak...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Biz hiç dünyada yaşamış değiliz.
Geldik
Gidiyoruz öylesine...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Gelirken dünyaya kanla, ateşle,
çağırdılar yedi kat yerin altından
mezarlarını kazacak olanları...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Günde elli kuruşu tutabilmek için,
yapayalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

"... Kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga,
Ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım..."

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Herhal ilerdedir
yaşanacak günlerin en güzelleri

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Yatıp bir gece,
başın bir kalasla ezilmiş,
çıkmamak sabaha ...
Ölümün bu kadar körü ve mendeburu ...
Ben yaşamak istiyorum biraz daha,
daha bir hayli yaşamak.
bunu birçok şey için istiyorum,
birçok
çok mühim şeyler.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Anlıyorsun ya,
zarar yok,
ben anlatacagım yine!..
Elden hiçbir şey gelmedigi zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi?

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Mektuplanmza böyle mufassal tarih atın.
Oyle bir dünyada yaşıyoruz
ki en kalın kitaptan çok yazısı var :
ayın, günün ve saatın.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki
en kalın kitaptan çok yazısı var:
ayın, günün ve saatın.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Yolda hiçbir şey düşünme,
mümkün mertebe yalansız gelmeye çalış.
Yalan kuvvetliye söylenir
ben kuvvetsizim.

📖 Sayfa 50 · Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Sabahın sahibi vardır.
Gün daima bulutta olmaz.
Her hal ilerdedir ,
yaşanacak günlerin en güzeli...

📖 Sayfa 69 · Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Yatıp bir gece,
başın bir kalasla ezilmiş,
çıkmamak sabaha ...
Ölümün bu kadar körü ve mendeburu ...
Ben yaşamak istiyorum biraz daha,
daha bir hayli yaşamak.
bunu birçok şey için istiyorum,
birçok
çok mühim şeyler.

Mektuplanmza böyle mufassal tarih atın.
Oyle bir dünyada yaşıyoruz
ki en kalın kitaptan çok yazısı var :
ayın, günün ve saatın.

Anlıyorsun ya,
zarar yok,
ben anlatacagım yine!..

Elden hiçbir şey gelmedigi zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi?

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

"Ağlamaktan, ağlamaktan yine zehroldu şarabım bu gece..."

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

İnsan, ölmeye karar verirken
bile insanları düşünüyor.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Düşünmek
ne mukaddes bir iş
ne felaket
ne de bahtiyarlıktı

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

ben, nefsimin ne kadar cesur, ne kadar alçak, ne kadar kuvvetli, ne kadar zayıf şeyi varsa hepsini taşıyarak: dünyayı, memleketimi ve seni düşündüm

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Şimdi çıplak ve merhametsiz bir çıglık oldu ümid..

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Biz hiç dünyada yaşamış degiliz.
Geldik gidiyoruz öylesine...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Sonra saygıyla topraga oturdum, dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben
Bahtiyarım

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Ve insanlar katlediliyor :
ağaçlardan ve danalardan
daha rahat
daha kolay
daha çok.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Memleketimi seviyorum:
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım. Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Dünyayı dolaşmak, görmediğim balıklan, yemişleri, yıldızlan görmek isterdim. Halbuki ben yalnız yazılarda ve resimlerde yaptım Avrupa yolculugumu. Mavi pulu Asya'da damgalanmış bir tek mektup bile almadım

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Kederli rahat ve hodbinim

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
Çok alametler belirdi, vakit tamamdır.
Haram sevaboldu, sevap haramdır.
Ak kurt, kara tahtayı daha bir yol kemir.
çekin ki körükleri
ateşe girdi demir

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Fevkalade memnunum dünyaya geldiğime,
toprağını, aydınlığını, kavgasını ve ekmeğini seviyorum.

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Yalnız bize mahsus bir imtiyazdır:
kış günleri hapisanede,
sade hapisane değil,
bu kocaman
bu ısınası
bu ısınacak dünyada
üşüyüp
kederli olmamak...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Bana kendimden başkasıyla konuşmak yasak

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Hele bu günlerde kendini kafeste arslana benzetiyorsundur. Haklısın Kemal Tahir, emin ol ben de öyle, muhakkak ki arslanız, şaka etmiyorum hatta daha dehşetli bir şey: insanız

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

sevgilim, yasak bana etine dokunmak senin...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

O kadar resmini yaptım senin bana birini bırakmadın.
Bende yalnız bir fotoğrafın var:
bir başka bahçede çok rahat çok bahtiyar yem verip tavuklara gülüyorsun

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Bu dem kıyamet demidir,
bu, buhara inkılabıdır kaynayan suyun...

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Çocuklara ana
Tohuma toprak
Ve karı lazımdır erkek kısmına …

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Her hal ilerdedir
yaşanacak günlerin
en güzelleri.

📖 Sayfa 69 · Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran

Sıkça Sorulan Sorular

Dört Hapishaneden kimin eseridir?

Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1966'da yayımlanmıştır.

Dört Hapishaneden kaç sayfadır?

Dört Hapishaneden, 106 sayfadır (De Yayınevi baskısı).

Dört Hapishaneden'in en ünlü sözü nedir?

“Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben.. Bahtiyarım..”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Dört Hapishaneden — Nazım Hikmet Ran. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4