
Dört Hapishaneden adlı eser, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1966'da okurlarla buluşmuştur. Bu sayfada Dört Hapishaneden'den seçilmiş alıntılar sayfa numaralarıyla yer alıyor.
Dört Hapishaneden'den En Beğenilen Alıntılar
Kitaptan en etkileyici sözleri sizin için derledik; ama yine de en etkili söz, sizin beğendiğinizdir.
Bugün pazar.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldamadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben..
Bahtiyarım..
İnsan, ölmeye karar verirken bile
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
İnsanları düşünüyor...
Anlıyorsun ya,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
zarar yok,
ben anlatacağım yine !..
bu lafları ediyor...
Elden hiçbir şey gelmediği zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi ?
Üşüyorum.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Fakat kederli değilim.
Yalnız bize mahsus bir imtiyazdır :
kış günleri hapisanede,
sade hapisane değil,
bu kocaman
bu ısınası
bu ısınacak dünyada
üşüyüp
kederli olmamak...
Biz hiç dünyada yaşamış değiliz.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Geldik
Gidiyoruz öylesine...
Gelirken dünyaya kanla, ateşle,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
çağırdılar yedi kat yerin altından
mezarlarını kazacak olanları...
Günde elli kuruşu tutabilmek için,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
yapayalnız
dünyayı unutabilmek için
ne kadar çok içerdiniz...
"... Kımıldamadan durdum.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
Dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
Bu anda ne kavga,
Ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben...
Bahtiyarım..."
Herhal ilerdedir
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
yaşanacak günlerin en güzelleri
Yatıp bir gece,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
başın bir kalasla ezilmiş,
çıkmamak sabaha ...
Ölümün bu kadar körü ve mendeburu ...
Ben yaşamak istiyorum biraz daha,
daha bir hayli yaşamak.
bunu birçok şey için istiyorum,
birçok
çok mühim şeyler.
Anlıyorsun ya,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
zarar yok,
ben anlatacagım yine!..
Elden hiçbir şey gelmedigi zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi?
Mektuplanmza böyle mufassal tarih atın.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Oyle bir dünyada yaşıyoruz
ki en kalın kitaptan çok yazısı var :
ayın, günün ve saatın.
Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
en kalın kitaptan çok yazısı var:
ayın, günün ve saatın.
Yolda hiçbir şey düşünme,
📖 Sayfa 50 · Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
mümkün mertebe yalansız gelmeye çalış.
Yalan kuvvetliye söylenir
ben kuvvetsizim.
Sabahın sahibi vardır.
📖 Sayfa 69 · Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Gün daima bulutta olmaz.
Her hal ilerdedir ,
yaşanacak günlerin en güzeli...

Yatıp bir gece,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
başın bir kalasla ezilmiş,
çıkmamak sabaha ...
Ölümün bu kadar körü ve mendeburu ...
Ben yaşamak istiyorum biraz daha,
daha bir hayli yaşamak.
bunu birçok şey için istiyorum,
birçok
çok mühim şeyler.
Mektuplanmza böyle mufassal tarih atın.
Oyle bir dünyada yaşıyoruz
ki en kalın kitaptan çok yazısı var :
ayın, günün ve saatın.
Anlıyorsun ya,
zarar yok,
ben anlatacagım yine!..
Elden hiçbir şey gelmedigi zaman
konuşup anlatmanın alçak tesellisi?
"Ağlamaktan, ağlamaktan yine zehroldu şarabım bu gece..."
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
İnsan, ölmeye karar verirken
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
bile insanları düşünüyor.
Düşünmek
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
ne mukaddes bir iş
ne felaket
ne de bahtiyarlıktı
ben, nefsimin ne kadar cesur, ne kadar alçak, ne kadar kuvvetli, ne kadar zayıf şeyi varsa hepsini taşıyarak: dünyayı, memleketimi ve seni düşündüm
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Bugün pazar.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
Şimdi çıplak ve merhametsiz bir çıglık oldu ümid..
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Biz hiç dünyada yaşamış degiliz.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Geldik gidiyoruz öylesine...
Sonra saygıyla topraga oturdum, dayadım sırtımı duvara.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben
Bahtiyarım
Ve insanlar katlediliyor :
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
ağaçlardan ve danalardan
daha rahat
daha kolay
daha çok.
Memleketimi seviyorum:
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım. Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.
Dünyayı dolaşmak, görmediğim balıklan, yemişleri, yıldızlan görmek isterdim. Halbuki ben yalnız yazılarda ve resimlerde yaptım Avrupa yolculugumu. Mavi pulu Asya'da damgalanmış bir tek mektup bile almadım
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Kederli rahat ve hodbinim
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Yedi kat yerin altından uğultular geliyor.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Çok alametler belirdi, vakit tamamdır.
Haram sevaboldu, sevap haramdır.
Ak kurt, kara tahtayı daha bir yol kemir.
çekin ki körükleri
ateşe girdi demir
Fevkalade memnunum dünyaya geldiğime,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
toprağını, aydınlığını, kavgasını ve ekmeğini seviyorum.

Yalnız bize mahsus bir imtiyazdır:
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
kış günleri hapisanede,
sade hapisane değil,
bu kocaman
bu ısınası
bu ısınacak dünyada
üşüyüp
kederli olmamak...
Bana kendimden başkasıyla konuşmak yasak
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Hele bu günlerde kendini kafeste arslana benzetiyorsundur. Haklısın Kemal Tahir, emin ol ben de öyle, muhakkak ki arslanız, şaka etmiyorum hatta daha dehşetli bir şey: insanız
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
sevgilim, yasak bana etine dokunmak senin...
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
O kadar resmini yaptım senin bana birini bırakmadın.
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Bende yalnız bir fotoğrafın var:
bir başka bahçede çok rahat çok bahtiyar yem verip tavuklara gülüyorsun
Bu dem kıyamet demidir,
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
bu, buhara inkılabıdır kaynayan suyun...
Çocuklara ana
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
Tohuma toprak
Ve karı lazımdır erkek kısmına …
Her hal ilerdedir
📖 Sayfa 69 · Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran
yaşanacak günlerin
en güzelleri.
Sıkça Sorulan Sorular
Dört Hapishaneden kimin eseridir?
Dört Hapishaneden, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1966'da yayımlanmıştır.
Dört Hapishaneden kaç sayfadır?
Dört Hapishaneden, 106 sayfadır (De Yayınevi baskısı).
Dört Hapishaneden'in en ünlü sözü nedir?
“Bugün pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldamadan durdum. Sonra saygıyla toprağa oturdum, dayadım sırtımı duvara. Bu anda ne düşmek dalgalara, bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım. Toprak, güneş ve ben.. Bahtiyarım..”