Kök TDK, Türk Dil Kurumu -1- isim, nebat bilimi 1 . Bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine...
Kök
TDK, Türk Dil Kurumu
-1-
isim, nebat bilimi
1 . Bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.
2 . (nebat bilimi) Süsende olduğu benzer biçimde yer üzerine sap çıkaran çok senelik yer altı gövdesi.
3 . Bir takım şeylerde dip bölüm:
4 . Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane:
5 . (mecaz) Dip, temel, esas:
6 . (mecaz) Kaynak, köken:
7 . (mecaz) Bir kimseyi bir yere bağlayan tinsel temel güçlerin bütünü.
8 . (dil bilgisi) Kelimenin her türlü ek çıkarıldıktan sonrasında kalan anlamlı kısımı: Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür.
9 . (kimya) Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan ama bir sürü tepkimede kalite farklılaştırmadan geçebilen atom kümesi.
10 . (matematik) Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik kıymet.
-2-
isim, müzik Farsça k°k
1 . Sazı kurmaya yarayan burgu.
2 . Sap.+
TDK, Türk Dil Kurumu
isim, nebat bilimi
1 . Bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm.
2 . (nebat bilimi) Süsende olduğu benzer biçimde yer üzerine sap çıkaran çok senelik yer altı gövdesi.
3 . Bir takım şeylerde dip bölüm:
"Diş kökü."- .
4 . Sapıyla çıkarılan bitkilerde tane:
"üç kök maydanoz."- .
5 . (mecaz) Dip, temel, esas:
"Ta gölden başlamış olan tipi ve fırtına Şebben'in sıcak evini kökünden sarsıyordu."- H. E. Adıvar.
6 . (mecaz) Kaynak, köken:
"Ölenle, son zamanları gevşeyen, azalan fakat kökleri mazinin sağlamlığı içinde kalan eski bir aşinalığım vardı."- A. Ş. Hisar.
7 . (mecaz) Bir kimseyi bir yere bağlayan tinsel temel güçlerin bütünü.
8 . (dil bilgisi) Kelimenin her türlü ek çıkarıldıktan sonrasında kalan anlamlı kısımı: Yaptırmak kelimesinde kök, yap- bölümüdür.
9 . (kimya) Olağan şartlarda çevresinden yalıtılamayan ama bir sürü tepkimede kalite farklılaştırmadan geçebilen atom kümesi.
10 . (matematik) Denklemde bilinmeyenin yerine konulduğunda uygun düşen gerçek ya da birleşik kıymet.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
- kök alabilmek
- kök salmak
- kök sökmek
- kök söktürmek
- kökü kazınmak
- kökü kurumak
- kökünden çözmek
- kökünden kazımak
- kökünü kazımak
Birleşik Sözler
- kök bacaklılar
- kök bilgisi
- kökboyası
- kök boyası
- kök doğrayıcısı
- kök hücre
- kök işareti
- kök kaplama
- kök kırmızısı
- kök kurdu
- kök mantar
- köknar
- kök örnek
- kök sap
- üzüntü kök
- ana kök
- ek kök
- ikili kök
- karekök
- kazık kök
- kılcal kök
- kızılkök
- küpkök
- saçak kök
- yumru kök
- isim kökü
- adamkökü
- altın kökü
- boya kökü
- eğir kökü
- ense kökü
- eylem kökü
- helvacı kökü
- isim kökü
- meyan kökü
- yumurtakökü
- zıkkımın kökü
-2-
isim, müzik Farsça k°k
1 . Sazı kurmaya yarayan burgu.
2 . Sap.+
kök; bitkileri toprağa bağlayan ve onların, topraktaki besi maddelerini emmesine yarayan klorofilsiz bölüm; dip, temel, esas. (kimi şeylerde) dip bölüm; , köken. (köküyle ve sapıyla çıkarılan bitkilerde) tane; bir kimseyi bir yere bağlayan tinsel temel güçlerin tümü.
YORUMLAR