Taammüt Türk Dil Kurumu taammüt, - dü Ar. ta¤ammud a. esk. 1. Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma. 2. huk. İşlenecek ...
Taammüt
Türk Dil Kurumu
taammüt, -dü
Türk Dil Kurumu
Ar. ta¤ammud
a. esk.
1. Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma.
2. huk. İşlenecek bir suçun daha önceden tasarlanması.
TAAMMüT a. (ar 'amctüan ta'ammüd). Bir işi, bir suçu bilerek, isteyerek önceden tasarlayarak yapma.
*isi. huk. Taammüden cürüm, bile bile işlenen, had ya da tazir cezasını gerektiren suç.
*ANSİKL. Cez. huk. Türk ceza kanunu, taammüdü genel olarak düzenlememiş, yalnızca kimi suçlarda (md. 450/4, 457/3) cezayı ağırlaştırıcı neden saymıştır Bir suçun taammüden işlenip işlenmediği saptanırken, failin suç işlemeye niyet ettikten sonra, bu niyeti ile hareketi arasında, işleyeceği suçu soğukkanlılıkla düşünebilmiş olup olmadığına bakılır. Eğer bu şekilde düşünebildiği halde vazgeçmeyerek suçu işlemişse, taammüdün varlığı kabul edilir.
*isi. huk. Taammüden cürüm, bile bile işlenen, had ya da tazir cezasını gerektiren suç.
*ANSİKL. Cez. huk. Türk ceza kanunu, taammüdü genel olarak düzenlememiş, yalnızca kimi suçlarda (md. 450/4, 457/3) cezayı ağırlaştırıcı neden saymıştır Bir suçun taammüden işlenip işlenmediği saptanırken, failin suç işlemeye niyet ettikten sonra, bu niyeti ile hareketi arasında, işleyeceği suçu soğukkanlılıkla düşünebilmiş olup olmadığına bakılır. Eğer bu şekilde düşünebildiği halde vazgeçmeyerek suçu işlemişse, taammüdün varlığı kabul edilir.
Kaynak: Büyük Larousse
YORUMLAR