MüSAADE a. (ar. müsaade). 1. Bir şeyi yapmak için alınan ya da verilen serbestlik; izin: Müsaade vermek, müsaade almak. 2. Elverişl...
MüSAADE a. (ar. müsaade).
1. Bir şeyi yapmak için alınan ya da verilen serbestlik; izin: Müsaade vermek, müsaade almak.
2. Elverişli, uygun olma.
3. Esk. Yardım.
4. Müsaade etmek, buyurmak, izin vermek: Bütçemizin müsaade etmiş olduğu seviyede harcarız; geçiş için yol açmak: Müsaade edin, geçelim.
5. Müsaadenizle, “izninizle, izin verirseniz" Jamında kullanılan nezaket sözü: Müsaadenizle biz kalkalım, çok geç oldu.
—Ask. Müsaade belgesi, askeri bölge içinde dolaşmak için, Yurtiçi bölge komutanlıklarınca verilen izin belgesi.
1. Bir şeyi yapmak için alınan ya da verilen serbestlik; izin: Müsaade vermek, müsaade almak.
2. Elverişli, uygun olma.
3. Esk. Yardım.
4. Müsaade etmek, buyurmak, izin vermek: Bütçemizin müsaade etmiş olduğu seviyede harcarız; geçiş için yol açmak: Müsaade edin, geçelim.
5. Müsaadenizle, “izninizle, izin verirseniz" Jamında kullanılan nezaket sözü: Müsaadenizle biz kalkalım, çok geç oldu.
—Ask. Müsaade belgesi, askeri bölge içinde dolaşmak için, Yurtiçi bölge komutanlıklarınca verilen izin belgesi.
Kaynak: Büyük Larousse
müsaade
isim (müsa:ade) Arapça musade
1 . İzin, icazet, ruhsat.
2 . Elverişli, uygun olma durumu.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
müsaade etmek (ya da buyurmak)
isim (müsa:ade) Arapça musade
1 . İzin, icazet, ruhsat.
2 . Elverişli, uygun olma durumu.
Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
müsaade etmek (ya da buyurmak)
müsaade ingilizcesi
- permission, allowance, toleration, permit, leave, sanction
YORUMLAR