CANLI

Fütuhat-ı Mekkiyye 16 Kitabından Alıntı Sözler — Muhyiddin İbn Arabi

Fütuhat-ı Mekkiyye 16 - Muhyiddin İbn Arabi kitap alıntıları ve sözleri

Muhyiddin İbn Arabi'nin 2011'de yayımlanan Fütuhat-ı Mekkiyye 16 adlı eseri, Din (İslam) türünün önemli örneklerindendir. Ekrem Demirli çevirisiyle Litera Yayıncılık tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Aşağıdaki sözler, okurların en çok beğendiğinden başlayarak sıralanmıştır.

Yazar:Muhyiddin İbn Arabi
Çevirmen:Ekrem Demirli
İlk Yayın:2011
Yayınevi:Litera Yayıncılık
Sayfa Sayısı:400
Dil:Türkçe
ISBN:9789756329795
Okuma Süresi:11 sa. 20 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Fütuhat-ı Mekkiyye 16'den En Beğenilen Alıntılar

Sınanmak bizzat bela demek
Seni sınadığında hükmüne teslim ol
Secde ederek kerim rabbinden bağışlanma dile
Sen O’nun ilminde belirlenensin -
İnce düşünceden sakın
O kendini anlayana verilir
Gerçek akıllarımızın ve gözlerimizin üzerinde
İddiada bulunan akıldan uzaklaşır
Sınırlıyken akıl ‘bilgiler bende’ der
Delilin kuluna nasıl ve ne kadar yeter

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Hakkın sıfatları birinde tecelli ederse
Keşif O, Tek ve Bir’i yüceltir (tecelli edileni değil)
Bu hususta tenzih ettiği Hak kendisini kınasa da
Gelen kınamayı da kabul eder bu yolda
Çünkü o ifadenin niye geldiğini bilir
Kınamadaki maksadı anlar
İşler yolları kapattığında
Onları ancak vecd sahibi açabilir -
Yaratılışında ortaya çıkan sıfatlar olmasaydı
Ne mal ne çocuk olarak onlara bağlanmazdım
Veya ailenin varlığını barınak edinmezdim
Hükümdarlar veya sebepler dayanağım olmazdı
Bu gayelere ulaşmak zor
Onları ancak müşahede eden bilebilir

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Arif ise bir an bile kendinden
gafil kalmaz. Kendinden gafil kaldığında, Rabbinden de gafil kalır.
Rabbinden gafil kalan ise bâtınıyla kendinde bulmuş olduğu maksada
aykırı tesire direnmiş, ona karşı çıkmış demektir. Bunun üzerine ilahi
kahır gelir ve onu ezer.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Tuzak fark edilirse, tuzak olmaktan çıkar zaten!

📖 Sayfa 51 · Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Rabbine yönel veya O’nun emrini yerine getir
Yönelirsen Rahman seninle açıkça konuşur
Sana gelen emirlerinde O’na teslim ol
Varlıklardaki hükümlerinde tam teslim ol
Bir nur verir sana, yokluktaki hakikati gösterir
Varlıkta hükümleri ve hikmeti gösterir '
Onlar Hakkın nezdinde seni bir yere yerleştirir .
Kimse ulaşmamış oraya veya ayak basmamış
Sana bilmediğin bir bilgiyi öğretir
Adap verir ve bilgi kazandırır

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Rabbin rahmeti zikredince beni ,
Rabbim! Muhammed’in rabbi! deyip dururum
O’nun rabbi ifadesinde pekiştirme var
Her müşahedede bu zikirle yükselirim
Rahman yaratıkları için rahmet olarak gönderdi onu
Her durumda hidayet eden ve hidayet edilen arasında

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Allah namaz için yapılacak temizliğin (abdest) suyla veya toprakla yapılmasını emretmiştir. Çünkü insanın yaratılışı Âdem’de olduğu üzere ya topraktan veya Ademoğullarında olduğu gibi sudan meydana gelir. Allah ‘Sizi topraktan yarattı’buyurur. Aynı zamanda su ve toprağın karışımından ortaya çıkmıştır. Bu ise toprağın suyla karışımı demektir. Demek ki Allah namaz için yapılacak temizliğin kendisinden yaratılmış olduğumuz şeyden olmasını bize emretmiştir. Demek ki temizlik kendimizdendir; suyla -ki abdest demektir- ve toprakla ,teyemmüm demektir-

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Konuşan herkes neyi konuştuğunu bilmez.

📖 Sayfa 231 · Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

‘Allah hakkı söyler ye doğru yola ulaştırır.’ Allah bizi ve sizi her durumda
amel eden âlimlerden etsin, bizimle sadıkların ve sıddîkların
arasına perde koymasın. Bunu yapacak ve buna gücü yeten sadece
Allah’tır. İzzeti hürmetine kabul buyursun!

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

- " (...) İnce düşünce, [...] o kendini anlayana verilir..."

📖 Sayfa 81 · Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Günahlar küfrün elçileridir.

📖 Sayfa 263 · Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Allah söylediği her sözde kulunun dilinde
bulunduğu gibi, yaptığı işlerle de her nefis üzerinde kaim olandır.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Belalar insana ulaşırken, insan sevap kazanır; artık günah
yoktur ki örtülsün! Bu durumda sadece ecirleri artar. Demek ki gerçekte
ona uygulanan cezalar, hâkim için ceza olsalar bile, ceza değillerdir.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Her göz sahibinde görmek hali eşit olsaydı,
alemde tartışma ve kavga ortaya çıkmazdı.

📖 Sayfa 192 · Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

İyilikler karşısında kalpler ürperir
Onu elde edince utanırlar
Kul/köle Efendisini razı edecek işe koşar
Çünkü insan aceleci yaratılmış
Tabiat hızlıdır, fikirler mutlu kılar onu
Görmez ki mühlet verilmiş ona
Öne geçmek adamların işidir
Birini geçen adamı geçmiş gitmiştir

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Sınanmanın sebebi, kimden meydana gelirse gelsin, iddianın varlığıdır.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Binaenaleyh Allah'ın ardında bir gaye olmadığı gibi Allah için de senin ardında bir gaye yoktur. Çünkü ilahi suret seninle kemale ermiş, sende görülmüştür. Bu nedenle Allah sana yeter, sen de O'na yetersin. Bu nedenle son varlık ve ilk maksatsın.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Hal vergidir, sen verirsin onu
Varlığımı korumadın mı benzerlerim gibi
Beni kınama, bildiğini kına sen
Sen onu bilirsin, sözün ve ifadenin rabbini

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Hz. Eyyub gibi davran
ve sana acı veren işi başkasına şikâyete etme! Acı ve sıkıntıda Allah’tan
başkasına iltica etmemek, Allah’ın peygamberlerine ve nebilerine öğrettiği
ilahi edep demektir. Çünkü Allah’ın sana gayenle çelişecek bir
işle acı vermesi ve sıkıntı çektirmesi, sadece acıyı kaldırması için O’na
dua etmeni irade etmesinden kaynaklanır. Binaenaleyh gayeye yatkın
olmama halini (acıyı) ve belayı hissederken Allah’a şikâyette bulunmayan
kişi, hiç kuşkusuz, ilahi kahra karşı direnmiş demektir.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

“Her nefeste Hak ile birlikte ol ki, geçmişin seni meşgul etmesin, geleceğin seni endişelendirmesin. Zamanın Rabbinin huzurunda dur; zira O her an yeni bir şe’ndedir.”

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Bu nedenle üzüntülü olarak akşamlar
Bahçesindeki kuşlar ağlar kendisine
Yabancılık ve üzüntü
Doldurur kalbini
Kendinden ve benzerlerinden ‘çekilmiştir’
Onun varlıktaki sırrı gizli

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

AUah gece ve gündüz, kalbi halden hale sokandır.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

O’nu bildiğini ileri süren kişi
Derin düşüncesinde sürekli hayrettedir

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Allah ilahi edep makamına ulaşıncaya kadar
peygamberine edep öğretmeyi sürdürmüş, o makama ulaşınca Hz.
Peygamber ‘Beni Allah edeplendirdi, ne güzel edeplendirdi’ demiştir

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Ehl-i beyt’i sevmeyen, Hz. Peygamber’i sevmemiştir, çünkü o da ehl-i
beyt’in bir üyesidir. Bu itibarla ehl-i beyt sevgisi parçalanamaz, çünkü
sevgi -onlardan birisine değil- bütün aileye yöneliktir. Aklını bu konuya
verip ehl-i beyt’in değerini iyice anlamalısın. Ehl-i beyt’e ihanet
eden insan, hiç kuşkusuz, Allah’ın peygamberine ihanet etmiş demektir.
Kim Hz. Peygamber’in sünnetine ihanet ederse, sünneti hususunda
ona ihanet etmiş demektir.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Kim Allah’tan sakınırsa Allah onun adına yaratır
Ayette buyurduğu üzere, zorluktan bir çıkış!
Hesap etm.aiği yönden rızık verir ona
Darlığa düşerse bir kolaylık ihsan eder

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Allah bizi ve seni başarıya erdirsin, bilmelisin ki; bu ifadenin bir
benzeri ‘Takva elbisesi hayırlı olan elbisedir’151 ayetidir. Elbise insanı
zararlardan korumak üzere giyilen ve kıyafete ilave olan kısımdır. Bu
itibarla elbisede veya azıkta takva kişiyi Allah’tan başkasından istemekten
koruyacak şeydir. Nitekim elbiseyle de havanın sıcaklığından ve
soğukluğundan korunur veya elbise avret mahallini örtebilecek unsurlar içerir. Bu durum ‘Avret mahallinizi örter’152 ayetinde belirtilir. Kastedilen
bakılmasının inşanı üzeceği bölgelerin örtülmesidir.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

"Fiilin itaat veya günah olması o şeyin kendisi değil, Allah’ın fiil hakkındaki hükmüdür.”

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Darlıkta ve genişlikte Allah’tan sakınan kimseye .
Rızık verir Allah beklemediği yerden
Hem manevi hem maddi rızıklar
Geceleyin yürütürken Rab olarak razı ol O’ndan
Hem zaman içinde ve hem zamanın dışında
Kendi tabiatı üzere yürüyen kimseye aldırış etme

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Allah’m
lütfunun idraklerden gizli kalmasının nedeni şiddetle zuhurudur. Her
göz onu görür, her göz o nurla bakar. Gören her gözde görme gücü
Allah’tır. Burada fayda ancak bu gerçeği bilen, zevk ve müşahede yoluyla
anlayana aittir. Burada taklit müşahedenin yerini alamaz. Sadece
O vardır ve başkasından ayrışmamıştır. Zaten başkası yoktur ki, Allah
ondan ayrılsın!

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Allah’tan O’na sığınılır, çünkü zatından
başka O’nun mukabili yoktur. Aziz kılan Allah olduğu gibi zelil kılan
da O’dur.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

acı hissedersen, sana acıyı verenden başkasına
şikâyetten uzak durmalısın. Başka bir ifadeyle Hz. Eyyub gibi davran
ve sana acı veren işi başkasına şikâyete etme! Acı ve sıkıntıda Allah’tan
başkasına iltica etmemek, Allah’ın peygamberlerine ve nebilerine öğrettiği
ilahi edep demektir. Çünkü Allah’ın sana gayenle çelişecek bir
işle acı vermesi ve sıkıntı çektirmesi, sadece acıyı kaldırması için O’na
dua etmeni irade etmesinden kaynaklanır.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Hallaç şöyle diyordu:
Her bir uzvum ve eklemim
Senin yâdını taşır

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

arif öfkelenmez,
her şeyi O’na havale eder ve bırakır. Bir ayette ‘İşimi Allah’a
havale ediyorum, 0 kullarını görendir’657 buyrulur.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Sınanmanın
sebebi, kimden meydana gelirse gelsin, iddianın varlığıdır. Bu bakımdan
iddiası olmayan kişi sınanmazken herkes gerçekte bir iddia sahibidir.
Teklif sınanma demektir ve iddiadan ortaya çıkarken bazen iddia
edeni ve iddia etmeyeni kapsar. Başka bir ifadeyle herhangi bir iddiası
olmayan kişiyi de içerebilir ve teklifin varlığında iddiası olmayan dikkate
alınmazdan hiçbir şekilde iddiası olmayanla birlikte haşredilir

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

İLAHİ KİBRİYA MERTEBESİ
(el-Kebir İlahi İsmi)
Kadri büyüktür, benzeri yok
Nefislerde ve akıllarda büyük '
Nefislerde kabul özelliği var
Zatını bende kabul imkânı yok ,

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

O halde arzulanmayacak bir işi arzulamamalısın.
Bazı sûfıler şöyle demiştir: ‘Hakkı müşahede etmek fena halidir. Onda
dünyada veya ahirette hiçbir haz ve lezzet bulunmaz.’ Dolayısıyla tecellide
derecelenme veya üstünlük söz konusu değildir. Üstünlük ve derecelenme
Allah’ın tecelligâha verdiği istidattan kaynaklanır. Tecellinin
gerçekleşmesi bilginin gerçekleşmesinin ta kendisidir. Onların arasmda
uzaklık düşünülemez ve bu itibarla delil de delilin yönüne benzer.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Hars (ekin) ikidir; övülen ve kınanan
Sen O’nun ekincisisin, rızık paylaşılmış
Terk ettiğini katımızda arama
Onun peşinden gidersen kınanmış olursun
Fani olanın peşinden gitme, ona ait değilsin
Bakinin peşinden git; iş anlaşılmış
Sakın yönelme, faniye eğilme
Kaybolur gider fani; Allah’m mekri malum
Allah onu sana öğretir
Varlığa güvenme! madumdur
Akıllıysan ahiretin harsi peşinden git ~
Hayırlarla nitelenenler gibi

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Bast halinin icabete yardım ettiğini bilen kişi bast kapısından
Allah’a davet ederken kabzın icabete yardım ettiğini bilen ise kabz
kapısından davet eder. Davetçi kişi Hakkın verdiği bast makamında
olsa bile, kabz ve bast ile birlikte davet eder. Çünkü o maslahatı gözetir
ve hem kendi adına hem kendinden kötülüğün uzaklaştırılacağı
kimse adına en güzel davranışla kötülüğü uzaklaştırır. Bu mertebede
kullanılması en uygun iş edeptir. Bast nefislerin talep ettiği bir şeydir
ve bu nedenle onun tuzak ve afederinden uzak durmak gerekir.
‘Allah hakkı söyler ve doğru yola ulaştırır.’

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Allah’ın sana dönük rahmetine bakmalısın! Rabbinin hükmü kar­şısında sana sabrı emretmiş, sonra ‘Bizim gözlerimizin önündesin’ ifadesini buna eklemiştir. Yani seni üzse de üzmese de, bize göre senin hakkında en yararlı işle hüküm veririz. ‘Sen bizim gözlerimizin önün­desin’ ifadesiyle kastedilen budur. Yani sen bilmediğin ve unuttuğun bir haldesin. Artık hangi kul olmak istersen öyle ol! Maksadına göre değerlendirileceksin»

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Arifler için nefesler, dükkân sahibine sunulan
mallara benzer; dükkân sahibi o mallardan dilediğini alır, dilediğini
bırakır. Nefesler de arife bazen övülmüş nefesler olarak gelirken bazen
kınanmış olarak gelirler. Birinci kısım malın en hayırlısı ve en temizi
olup herhangi bir ayıbın bulunmadığı mallara karşılık gelirler. Kötü
olanlar ise ayıplı mallardır. Ayıp ne kadar azsa, mal o kadar değerlidir.
Bu kısımdaki mallar, malların en kötüleri olan işlenmemiş ve yabani
mallardır. Hangi tacir olmak istediğine dikkade bakmalısın!

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Kabz her zaman
bast halinden meydana gelirken bast hali bazen kabzdan meydana
gelirken bazen kendiliğinden meydana gelebilir. Kendiliğinden meydana
gelmesi, ilahi rahmetin ilahi gazabı geçmesidir. Bu itibarla rahmet
bast demek iken gazap kabz demektir. Kabzdan sonra meydana
gelen bast hali Allah’m azap ettikten sonra kullarına merhamet etmesine
benzer. Bu hal kabzdan sonraki bast demektir. İkinci basttan sonra
kulu üzecek şekilde bir kabzın ortaya çıkması imkânsızdır.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Varlığımdan zırhım O'nun elbisesi
Hakkın varlığı baş için örtü

Sözümü iyi anla! Bunda bir açıklık var
Dilersen onu açar, dilersen örterim

📖 Sayfa 252 · Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Her ecelin bir kitabı olduğu gibi her amelin bir karşılığı vardır. Bu
itibarla söz bir ameldir vetonun cezası Allah’m, söyleyen her dilde
bulunmasıdır, hatıralardan sonra, konuşmaktan daha hızlı bir amel
yoktur. Başka bir ifadeyle söz amellerin en hızlısı olduğu kadar söz
sahibinin hesabını hesaba çekenlerin en hızlısı verir. Çünkü amel sahiplerinin
hesabını üsdenen ilahi isim o amele uygun isimdir. Bunu
anlamalısın. ‘Allah her şeyi bilendir.’26

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Kim bir azap tatmışsa
Yüz çevirdiğinde tatmıştır
O’nu görmüş olsaydı görürdü
O’ndan tecelli eden ve yaklaşanı
O’ndan başka bir varlık yok ki ,
O teveüi (yüz çeviren/dost edinen) kimse
. En garip söz şu bence
Biz O’nu veli edindik, O değil
İşleri O’na havale edersen sen
Onlarda seni görevlendirir ve yardım eder

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

‘Kerem müminin kalbidir. Müminin kalbine bakarsan, Hakkı
orada bulursun. Allah şöyle der: ‘Mümin kulumun kalbi beni sığdırdı.’
Hak müminin bâtınıdır ve o zahirin kalbidir. Hak Kerîm’dir, çünkü
kalp kerem demektir ve aynı zamanda kalp keremin mahallidir.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

el-Basîr seni görür
Sen O’nu görürken bilir ve görür seni
O’nunla ol, başkasıyla olma
O’nda başkasını görme
O’nun sözüne icabet edilir
O bizi görür biz O’nu

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

HİLİM (GÜCÜ VARKEN BAĞIŞLAMA)
MERTEBESİ
(el-Halîm İlahi İsmi)
Halım suç işlediğinizde sizi ihmal eden değil
Halîm suç işlersiniz size mühlet veren
İhsanıyla bunu yapar ve bekler:
Başkasma mühlet vermeyi öğrenmenizi
Onu bir söz üzere görürse
İhsanınızın verdiği hal, hakkında şükür olur
Size karşı şükür, kendisi hakkmda değil
Kendi katında sizden, sizi değiştirir

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

‘Rabbim! Bilgimi artır’
149 ayetini okurken anlayış gözünü açmalısın. Anlayışını arttıracak
olan Allah’tır. Ayeti her okuduğunda, daha öncesinde sahip olmadığın
bir bilgi kazanırsın. Düşünüp ibret aldıkça yine bilgin artar.
‘Allah hakkı söyler ve doğru yola ulaştırır.’

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi

Sıkça Sorulan Sorular

Fütuhat-ı Mekkiyye 16 kimin eseridir?

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, Muhyiddin İbn Arabi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ekrem Demirli çevirmiştir.

Fütuhat-ı Mekkiyye 16 kaç sayfadır?

Fütuhat-ı Mekkiyye 16, 400 sayfadır (Litera Yayıncılık baskısı).

Fütuhat-ı Mekkiyye 16'in en ünlü sözü nedir?

“Sınanmak bizzat bela demek Seni sınadığında hükmüne teslim ol Secde ederek kerim rabbinden bağışlanma dile Sen O’nun ilminde belirlenensin - İnce düşünceden sakın O kendini anlayana verilir Gerçek akıllarımızın ve gözlerimizin üzerinde İddiada bulunan akıldan uzaklaşır Sınırlıyken akıl ‘bilgiler bende’ der Delilin kuluna nasıl ve ne kadar yeter”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Fütuhat-ı Mekkiyye 16 — Muhyiddin İbn Arabi. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4