
Dücane Cündioğlu'nun imzasını taşıyan Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Din (İslam) alanının dikkat çeken yapıtlarındandır. Türkçede Kapı Yayınları etiketiyle yayımlanmıştır. Bu derlemede Kur'an Çevirilerinin Dünyası'dan en çok paylaşılan satırlar sizi bekliyor.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası'dan En Beğenilen Alıntılar
Bu yüzyılın başlarında, Kur'ân'ın Türkçe'ye çevrilmesine karşı çıkan âlimlerin başlıca endişesi Kur'ân ile çevirilerin birbirleriyle özleştirilebileceği korkusuydu.
📖 Sayfa 93 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Tefsirlerin hurafelerle, israiliyâtla dolu olduğuna ikna edilip Kur'ân çevirilerin de saf ve sade anlamı bulacaklarına inandırılan insanlar, bugün artık tefsir kitaplarına bakma alışkanlıklarını kaybetmişler, mukayeseli meâl okuma denilen ucuz bir yönteme başvurmak suretiyle kendilerini kolayca Ehl-i Kur'ân ilan etmişlerdir.
📖 Sayfa 104 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Özetlemek gerekirse, Kuran-ı Kerim'in bir başka dile çevrilmesindeki güçlüklerden ilki, Kuran'ın nazil olduğu dile (Arap diline) özgü hususiyetlerden; ikincisi ise, Kur'an-ı Kerim'in kendi üslubundan kaynaklanmaktadır.
📖 Sayfa 25 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Hiçbir dil, diğerinden üstün değildir; sadece daha farklıdır. Bu bakımdan bir dilden bir dile yapılan çevirilerde karşılaşacak güçlükler, dillerin birbirlerinden üstün olmasından değil, farklı olmasından kaynaklanmaktadır.
📖 Sayfa 30 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Muhakkak ki Allah, cehd edenleri yollarına hidayet edendir.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
1- Herhangi bir ayetin başka bir ayet tarafından tefsir edildiğine kim karar verecek?
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
2-Bir ayetin başka bir ayeti açıklamak için nazil olduğu nasıl tespit edilecektir?
...
Arapça'da ve Türkçe'de kelimelerin yapısı ve bu yapıların manaya delalet yolları birbirinden farklıdır.
📖 Sayfa 18 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Said-i Nursi'nin şu sözü hep akılda tutulmalıdır: "Mecâz ilmin elinden cehlin ehline düşerse hakîkate inkılâb eder, hurafâta kapı açar."
📖 Sayfa 101 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Sen Kur’an’ına sahip çıkmazsan, Kur’an’ının sana sahip çıkmasını nasıl umabilirsin ey Müslüman?!?
📖 Sayfa 232 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
... anlam, metnin ait olduğu o tarihsel zeminde tutukludur.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Kur'an'daki tekrarlar, hitabet sırasında dinleyiciyi sıkan ve bunaltan bir unsur değil, sözlü kültür mensubunun hafızasını tazeleyen, konuşmaya canlılık katan, hatta hitabı başarılı kılan bir özelliktir Bu, sözlü dile mahsus bir özelliktir.
📖 Sayfa 22 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
"Ne emel kaldı derûnumda ne de sevdâ-yı mecâz"
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Hasılı, ben ancak işaret edebilirim, teşhir edemem.
📖 Sayfa 193 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Kuran çevirilerine ne kadar güvenebiliriz?
📖 Sayfa 91 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Ne yazık ki bugün zihinlerde Kur'an'la Kur'an çevirileri özdeşleşmiş bir haldedir ve bu özdeşleştirme zaafı sebebiyledir ki bir müslüman, okuduğu Kur'an çevirisinde rastladığı çelişkili bir ifadenin, manasız, çirkin ve kaba bir benzetmenin üzerine gidemiyor; biraz gayret edip başka bir çeviriyle karşılaştırır da aynı ibareyi orada da görürse, bu sefer yerinden hiç kımıldayamıyor;-haşa- Kelamullah'tan şüphelenmek veya Allah Teala'nın Kelamı'nda bir hata aramak gibi bir cürm-i kebir işlemiş olacağını zannediyor.
📖 Sayfa 71 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu

“Herhâlde dünyada hiçbir din mensubu, düşmanlarına bu kadar ucuz bir ‘saldırı aracı’ hediye etmemiştir. Üç beş kuruş para kazanacak diye hiçbir mü’minin, iman etmiş olduğu bir kitabı bu dereceye düşürmemesi, Kitabının bu düşük düzeylerde temsil edilmesine gönlünün razı olmaması gerekirken aksi olmakta ve bu hırs u tamâ’dan Kur’an düşmanları istifade etmekte, Kur’an’a ve İslam’a saldırmak için bu hatalı çevirileri kendilerine mesnet almaktadırlar.”
📖 Sayfa 132 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Kur'an çevirilerinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, hiç kuşkusuz, her çeviride olduğu gibi diller arası mütekabiliyet (karşılık) sorunudur.
📖 Sayfa 30 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Anlamı kelimelerde ya da cümlelerde aramak kadar, paragrafların ve pasajların yapısında, kuruluşunda ve bunların metnin bütünlüğü içerisinde yerleştirildikleri yer ve konumda aramak da gerekir.
📖 Sayfa 2 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Sayın Öztürk'ün “Kur’an İslâmı” dediği şeyin, muhatablarının bilgisizliğinden beslenen, retoriği güçlü ve fakat muhtevası kof bir söylem olduğunu tartışmak, ancak böyle bir eleştiri (Yaşar Nuri Öztürk'ün “Parantezsiz Meâl”inin Eleştirisi) sonrasında verimli olabilir. Çünkü “Kur’an İslâmı” iddisıyla üretilen bu söylemin Kur’anî temelleri, —sanılanın aksine— fevkalâde zayıf ve güçsüzdür. Bu zaaf gösterilmedikçe, suyun dibine derinlik sebebiyle mi, bulanıklık sebebiyle mi inilemediği anlaşılamaz kanatindeyim.
📖 Sayfa 157 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Sizin anlayacağınız, aşılacak çok tepe var ve fakat henüz talib yok!
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Aksi takdirde "Adem'in zevcesi" tabirini okuyacak ve fakat, Hristiyan geleneğindeki "Havva'nın ihaneti" sendromuna Kuran'ın verdiği beliğ cevabı görmekten mahrum kalacağız.
📖 Sayfa 74 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Mesnetsiz iddialar, muhatabından ziyade sahibini zor duruma düşürür.
📖 Sayfa 190 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Bir düşünelim bakalım, "imana gelmezler" ifadesiyle "Onlar inanmazlar" ifadesi arasında ciddi bir alaka var mı?
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Yok, zira ilkinde, defalarca imana davet edildiği halde imana gelmeyen inatçılardan söz edilirken ve bu ibare mezkur cümlenin bir parçası olarak zikredilirken, sadeleştirmeciler bu inceliği anlayamamışlar ve "Onlar inanmazlar" şeklinde müstakil ve dümdüz bir cümle icad etmişlerdir.
Hâsılı herşey aşk için ve ehl-i aşkın hatırına!
📖 Sayfa 128 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Bir konuşma yazıya döküldüğünde, okuyucunun o yazıda bir kopukluk hissetmesi doğaldır.
📖 Sayfa 23 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
İlk ve doğrudan muhatapların bir ''sözlü metin'' olarak ve herhangi bir vasıtaya başvurmaksızın Kur'ân'a ve bir süre sonrada "yazılı metin" olarak mushafa; Kur'an'ın dolaylı muhataplarının tefsire, modern muhatapların ise meale muhatap oldukları reddedilemez bir vâkıaydı.
📖 Sayfa 126 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Gazali, Tevbe: 122, A'raf: 179 ayetlerini zikrederek bu ayetlerde geçen yetefeqqahû ve yefqahûne fiillerinin fiqh kelimesinin muahhar anlamıyla hiçbir alâkası olmadığını, hatta Talaq, Lian, Selem ve İcare gibi meselelerin fiqh'ın asıl anlam sahasının dışında kaldıklarını söyler. Kısaca ona göre, bu lafzın delâletiyle ilgili olarak bir anlam daralması' sözkonusudur. (Gazali, 1985: 1/54)
📖 Sayfa 41 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Aslen eleştiri İlahiyat camiasının içinden çıkmalı. Lakin yetersizlik ve hiyerarşi buna mani oluyor.
📖 Sayfa 188 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
O halde mesuliyet yine Kur'an talebelerinin omuzlarında.
Aslen eleştiri İlahiyat camiasının içinden çıkmalı.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Lakin yetersizlik ve hiyerarşi buna mani oluyor.
"Bir mevsim-i baharına geldik ki âlemin,
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Bülbül hâmuş, havz tehî, gülistan harap."

"Behey Yunus sana söyleme derler/ Ya ben öleyim mi söylemeyince?"
📖 Sayfa 151 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Çünkü dildeki değişim, özü itibariyle tarih'te, tarihin belli bir evresinde gerçekleşir; bu nedenle de anlam, metnin ait olduğu o tarihsel zeminde tutukludur.
📖 Sayfa 33 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Birçok kaynakta yer aldığına göre, Mustafa Kemal Atatürk, karşılaştığı din adamlarının cahil olup olmadıklarını anlamak için, bu süreyi(Tîn Süresi) okutturur ve sonra onlara Tîn ve Zeytûn'un manasını sorarmış. Ayeti incir ve zeytin diye çevirip, bu iki yiyeceğin hikmetini sıralamaya başlayanları susturup, onların ilimlerine itibar etmezmiş.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Eleştiri, soru sorma, hesaba çekme gibi bir tavrın eşlik etmediği bir okuma türü, insanı iddiacı yapar. İddia etmek, büyük laflar serdetmek; bilumum herkese bir-iki çeviriye istinaden kafa tutmak, sıradan zekalar için, kolay zaferler elde etmenin en cazip yollarından biridir
📖 Sayfa 106 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Fakat herkes eleştiriden istifade edemez, bu iş gayret ister, kabiliyet ister, ilmî olgunluk ister, hepsinden önemlisi söyleneni anlamayı, anlamaya hazır olmayı ister.
📖 Sayfa 185 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Ne yazık ki bugün zihinlerde Kur'an'la Kur'an çevirileri özdeşleşmiş bir haldedir ve bu özdeşleştirme zaafı sebebiyledir ki bir müslüman, okuduğu Kur'an çevirisinde rastladığı çelişkili bir ifadenin, manasız, çirkin ve kaba bir benzetmenin üzerine gidemiyor; biraz gayret edip başka bir çeviri ile karşılaştırır da aynı ibareyi orada da görürse bu sefer yerinden hiç kımıldayamıyor; -haşa- Kelamullah'tan şüphelenmek veya Allah Teala'nın kelamında bir hata aramak gibi bir cürm-i kebir işlemiş olacağını zannediyor.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Bir Kur'an çevirisinde, "Allah hiçbir nefse taşıyamayacağı yükü yüklemez" cümlesini okuyan bir müslüman, birkaç satır aşağıda, kendisinden, "Rabbimiz! Bize taşıyamayacağımız yükü yükleme!" şeklinde dua etmesinin istendiğini görse, "Allah Teala, hiçbir nefse taşıyamayacağı yükü yüklemediğine göre, niçin benden muhal olan bir şeyi talep etmemi istiyor?" diyebilir; okuduğu metinden şüphelenebilir mi?(Görebildiğim kadarıyla okurlar, çeviride hata arayacaklarına, kendi akıllarından şüphelenmeyi takvaya daha yakın buluyorlar.)
📖 Sayfa 70 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
"İkra" ('oku' emri) "yazılı bir metni okumak" anlamına gelmez. Götür, ilet, bildir demektir.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Çünkü her dil, belli bir muhitin, belli bir coğrafyanın, belli bir kültür ve hayat tarzının izlerini taşır.
📖 Sayfa 19 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Hâsılı, kelimelerin Kur'an'ın nâzil olduğu dönemdeki anlamları ile bu kelimelerin sonraki dönemlerde kazanmış oldukları mânâlar arasında köklü farklılıklar, hatta aykırılıklar olduğu kavranılmadıkça, yapılacak çevirilerden başarı beklemek fazlaca iyimser davranmak olacaktır.
📖 Sayfa 20 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Hiç kuşkusuz ki bu sualler, bir yazıyla geçiştirelemeyecek denli mufassal cevaplara muhtaç. Bu nedenle biz şimdilik bu meseleyi ehline havale edip burada, Tevrat'ta geçen bir ibareyi nazar-ı dikkatlere sunalım:
📖 Sayfa 93 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
• "Ve İbrahim, Rabb'in ismini çağırdı.” (Tekvin, 12:8 ve 13: 4)
Arapça'ya dea bi-ismi'r-Rabb, İngilizce'ye called on the name of the Lord şeklinde çevrilen bu ibarenin aslı (İbranicesi) kârâ bâşem yahve dir. Yahve rabb, bâşem bi-ismi demektir. Kârâ ise (ikrá'nin) geçmiş zaman kipidir.
Sizin anlayacağınız, aşılacak çok tepe var ve fakat henüz talip yok!
📖 Sayfa 94 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Fasılaların (ayetler arasındaki duraklar) mushaflara niçin konuldukları ve ne gibi bir işlev taşıdıkları hakkında çeşitli görüşler öne sürülmüşse de Mushaf'ın aslında bulunmadıkları, noktalama işaretleri, harekeler ve benzeri alametler gibi sonraki dönemlerde ortaya çıktıkları bilinmektedir.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
“Ne yazık ki bugün zihinlerde Kur’an’la Kur’an çevirileri özdeşleşmiş bir hâldedir ve bu özdeşleştirme zaafı sebebiyledir ki bir Müslüman, okuduğu Kur’an çevirisinde rastladığı çelişkili bir ifadenin, manasız, çirkin ve kaba bir benzetmenin üzerine gidemiyor; biraz gayret edip başka bir çeviriyle karşılaştırır da aynı ibareyi orada da görürse, bu sefer yerinden hiç kıpırdayamıyor; - haşa – Kelamullah’tan şüphelenmek veya Allah Teala’nın Kelamı’nda bir hata aramak gibi bir cürm-i kebir işlemiş olacağını zannediyor.”
📖 Sayfa 93 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
O halde önce iki dilin kelime düzeyinde yapısal farklılıkları tesbit edilmeli ve çeviride, bu farklılıklardan kaynaklanan zaafları mümkün mertebe gidermeye çalışmalıdır.
📖 Sayfa 18 · Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu

Türkçe çevirilerde görülen başarısızlık, Türkçe nin yetersizliğiyle izah edilmek isteniyorsa da bu makul ve makbul bir bahane değildir. Sorun, mütercimlerin sadece Arapçaya değil Türkçeye de hakim olnamalarından kaynaklanmaktadır.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
"Seni bir sapık olarak bulup doğruya iletmedik mi?" (93: 7)
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Cenab-ı Hakk'ın Peygamber Efendimize (s.a) hitabını bu şekle büründürmenin, esasen dil bilmezlikle bir alakası yoktur; gerçek neden bilgisizlik değil, edebsizliktir
Bugün Kuran hakkında bilen - bilmeyen herkesin atıp tutmasını mümkün kılan, eleştiri görmemiş çevirilere dayanmak hafifliği değil midir?
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Mecaz İlmin elinden cehlin eline düşerse hakikate inkılab eder, hurafata kapı açar
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Kuranı kerim, özü itibariyle yazılı bir metin (mektub) değildir, bilakis onun hakim vasfı meşfuh (ağızdan çıkan) ve mesmu (işitilen) bir hitab olmasıdır.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Yıllarca tefsir ilmi yerine fıkıh tasavvuf kelam tarih vs tahsil edip genel bir Arapça bilgisiyle ve bir iki yıl bile emek sarf etmeden Kuran çevirisi gibi muazzam bir işin altından kalkılabileceğini sanmak, ne yazık ki bizim çağdaş hocalarımıza özgü bir zaaftır
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
"Kuran ın parantezsiz (saf ve yorumsuz) çevirisini okumak" hayali, protestanlaşmış Müslümanların hem kendilerini, hem de zavallı halkı kandırarak peşinden koştukları modern bir hurâfe dir.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
'Kurana göre' veya 'Kuranda' ön ekiyle başlayan kitap ve makalelerin sayısında ziyadesiyle artış olduğu ve her önüne gelenin bu tür ön ekler kullanarak kendi sığ görüşlerini Kuran adına piyasaya sürdüğü erbabının malumudur. Mesela 'Kuranda başörtü emri vardır veya yoktur' şeklindeki iki zıt yorum da Kuran adına öne sürülmekte ve görüldüğü kadarıyla bu ihtilafın hallinde Kuran değil, heva vü heves hakemlik yapmaktadır. Binaenaleyh neyin 'Kurana göre' olduğunu, neyin kurana göre olmadığını tefrik edemeyen sıradan okur bu durumda ne yapacaktır?
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Mütercimin(Edip Yüksel in) İslam bilgi mirasına vukufiyeti, amatör bir muhaliften (msl. İ lhan Arsel'den) daha fazla değildir; Peygamber Efendimizin dedesinin adını bile yanlış yazan (Ebu Muttalib) veya en basit Arapça kaidelerinden bile haberdar olmadığı anlaşılan (İbn Ebu ) birinin, anlamak imkanından mahrum olduğu ilmi eserle-
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
ri çöpe atmak istemesini tebessümle karşılamak gerekir; zira insan cahili olduğu şeyin düşmanıdır.
"Parantezsiz meal" iddiası sözde bir iddiadır ve aradaki fark (evet tek fark) parantez işareti yerine, eğik çizgi işareti kullanmaktan ibarettir.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Cenabı Allah ın kitabını bu tür zaaflardan, hatalardan, anlatım bozukluklarından ve ifade düşüklüklerinden tenzih ederim ; ucuz çevirilerin zaaflarını fırsat bilip Allahın kitabına ta'n etmeye kalkışan cahilleri şiddetle reddederim. Mütercimleri ise Allahın adaletine havale etmeyi vazife bilirim.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Halka gelince, keşke "Bu halk, böylesine ucuz çevirilere /yorumlara layık değil" diyebilseydim!
Birçok kaynakta yer aldığına göre, Mustafa Kemal Atatürk, karşılaştığı din adamlarının cahil olup olmadıklarını anlamak için, bu sureyi okutturur ve sonra onlara tin ile zeytunun manasını sorarmış. Ayeti incir ve zeytin diye çevirip bu iki yiyeceğin hikmetini sıralamaya başlayanları susturur,onların ilimlerine itibar etmezmiş
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Evet, ehliyetsiz eller tarafından yine özensiz, yine dikkatsiz ve yine alelacele kotarılmış Kuran çevirileri yayımlanmaya devam ediyor ve ne yazıkki bu içler acısı durumdan rahatsızlık duyulduğuna dair en küçük bir belirti de görünmüyor ortada
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Sayın Öztürk ün 'Kuran İslamı' dediği şeyin, muhatablarının bilgisizliğinden beslenen, retoriği güçlü ve fakat muhtevası kof bir söylem olduğunu tartışmak, ancak böyle bir eleştiri (yorumlardan arındırılmış Kuran meali eleştirisi) sonrasında verimli olabilir çünkü 'Kuran İslamı' iddiasıyla üretilen bu söylemin Kurani temelleri - sanılanın aksine - fevkalade zayıf ve güçsüzdür. Bu zaaf gösterilmedikçe, suyun dibine derinlik sebebiyle mi, bulanıklık sebebiyle mi inilemediği anlaşılmaz kanaatindeyim
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Mevcut çevirileri gözünüzün önüne getiriniz. Son yarım asır içerisinde yayımlanan o kadar çeviriden hangisi, Elmalı nın, İzmirli nin, Ömer Rıza Doğrul un, Hasan Basri Çantay ın Kuran çevirisiyle kabili kıyas olabilir? Bence hiçbiri! Çünkü - istisnalar hariç-Kuran mütercimlerinin tamamına yakını, bu çevirileri aşmak yerine, bu çevirilerden aşırmak yolunu tercih etmişlerdir. Sebebi ise gayet basit : aşmak için cehd ve samimiyet, aşırmak için hırs ve tama gerekiyor. Türkiyede ise birincisi tok ikincisi çok.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu
Sıkça Sorulan Sorular
Kur'an Çevirilerinin Dünyası kimin eseridir?
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, Dücane Cündioğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2011'de yayımlanmıştır.
Kur'an Çevirilerinin Dünyası kaç sayfadır?
Kur'an Çevirilerinin Dünyası, 232 sayfadır (Kapı Yayınları baskısı).
Kur'an Çevirilerinin Dünyası'nın en ünlü sözü nedir?
“Bu yüzyılın başlarında, Kur'ân'ın Türkçe'ye çevrilmesine karşı çıkan âlimlerin başlıca endişesi Kur'ân ile çevirilerin birbirleriyle özleştirilebileceği korkusuydu.”