CANLI

100 Vurucu Cümleler: Çetin Yetkin

Çetin Yetkin sözleri ve alıntıları

Çetin Yetkin'in kalemi, edebiyat dünyasında derin izler bırakmıştır. 15 eserinden seçilen 100 söz, bu sayfada okurlarla buluşuyor.

En Beğenilen Çetin Yetkin Sözleri

Ben onları af ederim,
Çünkü kalbim vardır.
Onlar beni af etmezler,
Çünkü kalbsizdirler!"

*Falih Rıfkı Atay:Çankaya; s.532

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

"...Bunalıyorum çocuk, büyük bir ıstırap içinde bunalıyorum! Görüyorsun ya, gittiğimiz her yerde mütemadiyen dert, şikayet dinliyoruz... Her taraf derin bir yokluk, maddi, manevi bir perişanlık içinde... Ferahlatıcı pek az şeye rastlıyoruz; memleketin hakiki durumu bu işte!.. Bunda bizim bir günahımız yoktur; uzun yıllar hatta asırlarca dünyanın gidişinden gafil, birtakım şuursuz idarecilerin elinde kalan bu cennet memleket; düşe düşe şu acınacak hâle düşmüş."

📖 Sayfa 115 · Ben De Bir İnsanım, Çetin Yetkin

Köy Enstitü­lerinde gerçekleşmişti. Öğrencisiyle, öğretmeniyle, yönetici­siyle birlikte bu ilke yaşama geçirilmişti.

Hatta Cumartesi gün­leri herkes bir araya gelip toplanır, öğrenciler öğretmenlerinin yüzlerine karşı eleştirilerini ve dileklerinı bildirirler, önemli kararları ortaklaşa alırlardı.

*****

📖 Sayfa 231 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Birtakım öğelerin / altyapıların bir araya gelmesi ile varlık kazanır.

Bir liderin, "Artık ülkemde demokrasi olsun, ben öyle istiyorum" demesiyle, o ülkede demokrasi yaşama geçmez.

Bunun için, tüm öğelerinin (unsurlarının) gerçekleşmiş olması gerekir.

*****

📖 Sayfa 187 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Her devletin üzerine kurulup geliştiği temelleri vardır.
Bu temelleri sarsarsanız, o devlet de sarsılır; yıkarsanız, o dev­let de yıkılır. Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri ise Atatürk ilke ve devrimleridir ve bunların da başında laiklik gelir. O nedenle, laiklik ilkesi yaralanacak olursa, devlet ve toplum ya­pısında da yaralar açılır. Bizler bu gerçeği yaşayarak da gö­rüyoruz. 2 Temmuz Sivas olaylarının ve daha önceki benzeri kıyımların nedeni, laiklik ilkesinin gereği gibi gözetilmemiş ve hattâ doğrudan doğruya iktidarlarca yıkılmaya kalkışılmış olmasından başka bir şey değildir.

📖 Sayfa 436 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Gün ve saati,10 Kasım 1938, 09.05'tir.

Bugünün Türkiyesi'nde yaşanan tüm olumsuz­lukların temeli, Atatürk'ün öldüğü gün atılmaya başlandı ve 1945-1950 arasında da bu temel üzerine ülkemizin kara yazgı­sının taşları teker teker örüldü.

*****

📖 Sayfa 17 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır.

Bu esas ancak istiklâl-i tamme [tam ba­ğımsızlığa] malikiyetle [sahip olmakla] temin olunabilir.

Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun istiklâlden mahrum bir millet, beşeriyet-i mütemeddine [uygar insanlık] muvacehesin­ de [karşısında] uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye kesb-i liyakat edemez [hak kazanamaz].

📖 Sayfa 23 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

İnönü, çok partili demokratik düzene çok sevdiği, çok istediği için geçmiş değildi ki!

Çaresizliktendi.

Demokrasiyi Türkiye için "ideal" bir rejim olarak görmüş olsa idi, hiç Millî Şefliği benimser miydi?

*****

📖 Sayfa 307 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

D.P'nin kurulması ile birlikte karşıdevrim "resmen" başlamış oluyordu. Şimdi artık tüm devrimci atılım ve giri­şimlerin ortadan kaldırılmasına, bu başarılamazsa bunların etkisizleştirilmesine gelmişti sıra. Sıranın en başında da doğal olarak topraksız ve yoksul köylüyü topraklandırmayı ve aynı zamanda toprak ağalarının böylece güçlerini kırmayı amaçla­yan Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'nu geçersiz kılmak geli­yordu.

📖 Sayfa 205 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Zedelenmiş­tir. Emperyalizme teslim olmak bu dönemde başlamıştır.

Aydınlarımız, yazarlarımız, şairlerimiz İnönü dönemin­de öldürülmüşler, hapislere atılmışlar, polisçe izlenip durmuş­lardır.

Bunlar tarihsel, somut, tartışmasız gerçeklerdir.

Ve tüm bunlar çok partili demokrasi döneminde olmuş­tur.

📖 Sayfa 600 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Geçilmesinin nedeni dış siyasal koşullardı.

Yeni türedi sınıf ise, bu durumdan sonuna değin yararlanacaktı.

Başka bir de­ yişle, uluslararası koşulların C.H.P"nin "demokratikleşme"ye zorlaması, bu sınıf için koruyucu bir kalkan olacak, hattâ bunu iktidara karşı bir "şantaj" olarak kullanacaktır.

📖 Sayfa 150 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Kanaatim o idi ki ve oldu ki, dünyada 'insan' diye yaşamak isteyenler, insan olmak niteliklerini ve güçlerini kendilerinde görmelidirler. Bu uğurda her türlü özveriye razı olmalıdırlar. "

📖 Sayfa 73 · Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

“Olayı araştırdıkça, uygarlık, insan hakları, özgürlük vb. sözleri dillerinden düşürmeyen, herkese bu konularda ders vermeye kalkışıp duran Avrupalıların ve Amerikalıların gerçekte ne denli uygarlıktan uzak olduklarını, insan hakları ve özgürlük kavramlarının onlar için hiçbir değerinin olmadığını bir kere daha ama daha açıkça görüyordum. Struma olayı, onların barbarlıklarını somut bir biçimde ortaya koyuyordu.”

📖 Sayfa 9 · Struma / Bir Dramın İçyüzü, Çetin Yetkin

İsmet İnönü, onu içkinin ve hastalığı­nın etkisi altında, ne yaptığını bilmez bir kişi olarak kaydet­mek istemiş bulunuyor!..

Atatürk, mandacılık düşüncesini savunanları eleştirmiş­tir. İnönü de bunlardan biridir. Ben hiçbir yerde, Atatürk'ün "Bu eleştirilerim İnönü'yü kapsamaz" dediğini okumadım, görmedim.

📖 Sayfa 34 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Evet bazı ölümlere hiç alışamazsınız.

📖 Sayfa 41 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Bir fotoğraf iliştirilmişti bu sayfaya. Fotoğrafta kundağı çözülmüş bir bebek cesedi görülmekteydi. Bebek, kan içindeydi. Evrakın ilk sayfasını çevirdim, fezlekenin "suç" yazan yerinin karşısında sanığa yüklenen eylemin ne olduğuna baktım. Irza geçerek ölüme neden olmak yazılıydı.

Evet, bazı ölümlere hiç alışamazsınız.

📖 Sayfa 41 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Seçmen, oyunu açık kullanacaktı. Başka bir deyişle, ki­me oy verdiği belli olacaktı.

Oyların sayımı ise, halkın gözü önünde değil, fakat kapalı bir yerde gizli olarak sayılacaktı.

Sistem; gizli oy-açık sayım değil, açık oy-gizli sayım siste­miydi.

📖 Sayfa 291 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Çok kısaca formüle edersek, bence Atatürkçülük; bağımsız va­tan topraklarında, bir ulus olma bilinciyle, başı dik, onurlu, sırtı pek, karnı tok "insan" olmak demektir.

📖 Sayfa 261 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Gerçekleştirilebilmesi için, en uygun rejim 1945'ten başlayarak içinde bunaldığımız rejimdi.



*****

📖 Sayfa 174 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Fikir hürriyeti"ne yer olmadığı için, C.H.P.'lisinin, D.P"lisinin işbir­liği ile bu üç öğretim üyesi öğrencilerinden koparılacak, işle­rinden edileceklerdi!

Ankara Üniversitesi Kuruluş Ve Kadroları Hakkında Kanun Tasarı­sı, 6 Temmuz 1948'de kabul edilecek, Berkes, Boran ve Boratav'ın yanı sıra Prof.Eberhard, Prof. Göterbock, Prof.Landsberger, Prof.Rohde ve Prof.Ruben'in kadrolan da kaldırılacaktır.

📖 Sayfa 531 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Türkiye'ye kadar gelmesi az şey miydi ya!

Artık, Rusya'dan korkmamıza neden de kalmamıştı.

Ne ki, İstanbul'da karaya çıkan Amerikalı denizciler, işlerini temiz yerlerde görsünler diye devletimiz İstanbul genelevle­rini boyattı.

Demokratikleşme sürecimiz iyice hızlanmıştı.

📖 Sayfa 16 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Kimi zaman sanığa acıma duygusu ile davranmak, o suçtan zarar görmüş olana karşı acımasız olmak ve giderek onu hukukun koruyuculuğundan yoksun bırakmak demektir. Bunu söylemek kolay, ama uygulaması çok güçtür.

📖 Sayfa 85 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

".. Ya da belki boynunda altın kolye, parmağında altın yüzük, bileğinde altın künye bulunan ünlü bir kaçakçı bana, "Benim onurum var, beni nasıl olur da polisle getirebilirsiniz?" dediğinde, benim onun yanındaki polislere dönüp, "Kusura bakmayın arkadaşlar, ekmek parası işte, sizi böyle bir adamla yan yana bulundurmak zorunda kaldım, sizlerden özür dilerim." dediğimi, olayı da ayrıntısı ile hikaye de ederek söz konusu yaparız..."

📖 Sayfa 150 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Bir ulusun en büyük güç kaynağı vatandaşlar arasındaki birlik ve karşılıklı sevgidir. Bu birlik ve sevgi ulusal yaşamın hemen her aşamasında kendini göstermelidir. Uluslararası yaşam savaşımında başarının ilk koşulu, hiç kuşkusuz güçlü olmaktır. Ulusların en büyük güç etkeni ise yapılarındaki türdeşlik, bireyleri arasındaki dayanışma ve ülkülerindeki birliktir. Birbiriyle didişen, birbirini düşman gören vatandaşlar, asıl ulus düşmanlarının bilerek ya da bilmeyerek emellerine hizmet etmiş olurlar.

Türkiye'de Tek Parti Yönetimi (1930 - 1945), Çetin Yetkin

Ona göre, devlet, insanlığın en büyük eseriydi. "İnsanlar, tek tek bakıldığı zaman değerleri sıfırdır.”

Demek ki, bireyin ancak devlet içinde toplumsal bir varlık olarak değeri söz konusu olabilecekti.

C.H.P.'nin devlet anlayışının temeli buydu.

*****

📖 Sayfa 91 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Otopsi sonucuna göre ölüm nedeni açlıktı.
Bu benim gördüğüm ilk açlıktan ve yoksulluktan ölen insandı

📖 Sayfa 20 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Görüşün­den kesinlikle kaçınmak gerekir.

Çünkü, İnönü, Atatürk de­ğildir.

Öyle olmadığı gibi, bu kitabın sayfalarını çevirdikçe gö­receksiniz ki, Atatürk'ün birçok eserini tersyüz eden, yıkan da İnönü'nün tâ kendisidir.

*****

📖 Sayfa 21 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Asalaklardan, hırsızlardan, arsızlardan iğreniyorum.

Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Yaşayanları yücelten bir yazar, halkçılık il­kesine ters düşen bir kişidir.

C.H.P. iktidarının tuttuğu ve beğendiği, önemli görevle­ re getirdiği, hattâ ödüllendirdiği yazarlar da vardı.

Öte yan­dan, kimi yazar ve şairler de C.H.P. milletvekili olarak T.B.M.M'inde bulunuyorlardı.

📖 Sayfa 558 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Birincisi, bağımsızlıktır.

İkincisi, ülkeyi azgelişmişlikten kurtarmak ve kalkınmış bir duruma getirmektir.

Üçüncüsü ise, halka ulusal kimlik, kişilik, ulusal bilinç kazandırmaktır.

Atatürk, antiemperyalist ulusalcılık düşüncesinin önde­ridir.

📖 Sayfa 260 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Gökçen ben bu toprakları seviyorum, yurdumun topraklarını, dağlarını, taşlarını...bazı şarkılar bana bu insanlardan bir gün kopacağımı hatırlatıyor...işte o zaman , şarkının sözleri ne olursa olsun içime bir ateş düşüyor. Ve sonradan gözyaşı olarak akıp gidiyor...unutma, Mustafa Kemaller de insandır ve onlar da zaman zaman şu ya da bu nedenle ağlamak isterler..."

Mustafa Kemal ATATÜRK

📖 Sayfa 108 · Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

Ter dökmeden, kafa yormadan elde edilen her şeyi haram sayıyorum.

📖 Sayfa 255 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Bana memleketimizin ormanlık güzel yerlerinde tanıdıklarını anlat, oralara gidelim, ağaçlar altında dolaşabileyim, basit bir hayata kavuşalım, arzum yeşillik ve ağaçlık fakat yaz kış yeşil duran ağaçlar arasında olmaktır."

📖 Sayfa 99 · Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

"...uçsuz bucaksız ufuklara sitemkâr bakışlı gücenik arslan!"

📖 Sayfa 73 · Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

12 Eylül 1980 öncesinde Sarıyer'in kimi tepeleri "kurtarılmış bölge" denen yerlerdi. Başka bir deyişle, sol militanların denetimindeydi bu yerler. Polisin, jandarmanın buralara girmesi neredeyse olanaksızdı, girilmeye kalkışılacak olsa çatışma çıkardı.

📖 Sayfa 139 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Şu inançla yaşa:Evrenin şu ya da bu köşesi için doğmuş değilim,tüm dünya benim yurdumdur.

Seneca

Siyasal Düşünceler Tarihi - 1. Cilt / Orta Çağ'ın Sonuna Kadar Mezopotamya, Hint, Çin, Yunan, Roma, Hıristiyan, İslam ve Türk Siyasal Düşüncesi, Çetin Yetkin

... Yassıada duruşmaları da bitecek, Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan yargılama sonunda ölüm cezasına mahkum edilecek, cezaları da asılarak yerine getirilecekti. Gerçi, mahkeme çok daha fazla ölüm cezası vermişti ama Milli Birlik Komitesi, yalnızca bu üçünü onaylamıştı.

📖 Sayfa 81 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Kimi zaman sanığa acıma duygusu ile davranmak ,o suçtan zarar görmüş olana karşı acımasız olmak ve giderek onu hukukun koruyuculugundan yoksun bırakmak demektir.
Bunu söylemek kolay,ama uygulamasini yapmak çok güçtür.

📖 Sayfa 85 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Ben ne yapacağim şimdi?

📖 Sayfa 91 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Kimi zaman sanığa acıma duygusu ile davranmak, o suçtan zarar görmüş olana karşı acımasız olmak ve onu hukukun koruyuculuğundan yoksun bırakmak demektir.

📖 Sayfa 85 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

"Ben," dedi, "bunun için mi mücadele veriyorum! Bize böyle demediler, böyle öğretmediler. Suçlu dururken ben neden cezalandırılıyorum? Suçlu ben miyim?"

📖 Sayfa 64 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Adaşım beni ve vatandaşı olduğum devleti bağışlayacabilecek misin?
( otopsi sonucu bakimsizlik ve açlıktan öldüğü anlaşılan masum yavruya. Sesleniyor.)

📖 Sayfa 42 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Benim inancım o ki, kimi zaman tutuklanması gereken sanıklar hiç tutuklanmazken, kimi zaman hiç tutuklanmamaları gerekenler tutuklanmaktadır.

📖 Sayfa 80 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Osmanlı'nın gözünde "Kızılbaş" ve "Türk" birdir ki, buraya değin belirtmeğe çalıştıklarımdan bu bakış açısının ger­çeği yansıttığı söylenmelidir.

📖 Sayfa 298 · İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

Hasan İzzetin Dinamo'ya işkence yapanlar, onu zindanlara kapatanlar ve Hasan İzzettin Dinamo, elbet birgün ölüp gidecektir. Ne var ki Dinamo'nun Savaş ve Açlar, Ateş Yılları, Kutsal İsyan adlı eserleri ve şiirleri geleceğin mutlu insanlarına ulaşacak.

📖 Sayfa 109 · Siyasal İktidar Sanata Karşı / Belgelerle Baskı Nedenleri ve Sanık, Hükümlü, Sabıkalı Sanatçılar, Çetin Yetkin

Yalnız bacaklarımı zincire vurabilirsin.Irademe gelince o her zaman özgür kalacaktır.

Epiktetos

Siyasal Düşünceler Tarihi - 1. Cilt / Orta Çağ'ın Sonuna Kadar Mezopotamya, Hint, Çin, Yunan, Roma, Hıristiyan, İslam ve Türk Siyasal Düşüncesi, Çetin Yetkin

"Öyle ya, işi tarihe havale edince eliniz hiç yanar mı?"

📖 Sayfa 17 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Bayrak bağımsızlık simgesidir. Düşmanın da olsa saygı göstermek gerek. Bayrağı yerden kaldırıp topun üzerine koyun!

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

Hep bir soru takılıp duruyor aklima: " Adalet var mı?" Ben hala "Vardır" diyorum, özellikle de adaletsizliğin dizboyu olduğu yerde vardır. Adalete değer kazandıran da budur. Adaletsizliğin kurbanı olduğumuz için adaleti aramaz mıyız? İnsan, insan olduğundan bu yana adalet uğruna savaşım üstüne savaşım verdiği için adalet vardır.

📖 Sayfa 152 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

C.H.P'nin 6 Ok'unun "Cumhuriyet­çilik" dışındakileri kırılıp bir yana atılmıştır.

📖 Sayfa 261 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Tüm bu gelişim çizgisine karşın, Köy Enstitülerinin "babası", "Tonguç Baba” idi. Kuşkusuz, önceki düşünsel biri­kimden yararlanmıştı ama Köy Enstitüleri bir "eser" olarak onun eseriydi.

📖 Sayfa 228 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Gökçen ben bu toprakları seviyorum, yurdumun topraklarını, dağlarını, taşlarını... bazı şarkılar bana bu insanlardan bir gün kopacağımı hatırlatıyor... İşte o zaman, şarkının sözleri ne olursa olsun içime bir ateş düşüyor. Ve sonradan gözyaşı olarak akıp gidiyor... Unutma, Mustafa Kemaller de insandır ve onlar da zaman zaman şu ya da bu nedenle ağlamak isterler..."

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

"Sen belki ömründe sevmişsindir. Fakat hiç sevildin mi? Bundaki zevk hiçbir şeyde yok. Hele âşığın Türk milleti olursa!..."
Ve eklemişti:
"Beni bu zevkten biraz daha ayırmayın..."

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

"Aradığım adalet, yitirilmesine yardımcı olduğum adalet miydi?"

📖 Sayfa 150 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Günler günleri kovaladıkça, yaşım ilerledikçe gördüm ki, Türkiye'de yaşanan Karsidevrim'in başlangıç gün ve saati 10 Kasım 1938, 09:05'tir.

Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Rauf Bey'in kafasında "devlet", "halk" ve "vergi" gibi kavramlar yoktu. Ona göre, sanki efendisi olan padişah, halkın vergileriyle babasının ve kendisinin aylığım ödememiş de, kendi cebinden çıkanp vermişti. Padişah ve devlet, onun için aynı şeydi!

📖 Sayfa 43 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Bugünün Türkiye'sinde yaşanan tüm olumsuzlukların temeli Atatürk'ün öldüğü gün atılmaya başlandı

Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Aradığim adalet yitirilmesine yardımcı olduğum adalet miydi?

📖 Sayfa 142 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Yaşlı sanık bir an için sapsarı oldu, sonra da kıpkırmızı. Ve var gücüyle bağırdı:
" Yaşasın adalet!"
Başkan, yargıçlara ve bana usulca,
"Adamın anasını bellemişiz, o hâlâ adalet diyor." dedi.

📖 Sayfa 115 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

Haklı ya da haksız olsun, gerçek olan, bir devrimcinin önce faşizme kaymış, sonra da karşıdevrime âlet olmuş bulunmasıydı...

📖 Sayfa 328 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Ne ki, "demokrasi" ve "öz­gürlük" çığlıkları atan ne savaş zengini, ne karaborsacı, ne toprak emekçilerini sömürücü ağa, ne yeni yetme aracı ticaret burjuvazisinin halkın kendi kendini yönetmesi demek olan demokrasiyi filan istedikleri yoktu. İstedikleri, eski toplumsal düzeni sürdürerek daha da palazlanmak ve iktidarda söz sa­hibi olabilmekti. Toprak Reformu da, Köy Enstitüleri de bu isteklerinin tam karşısına dikiliyordu. İstekleri, İmam Hatip okulları idi.

📖 Sayfa 253 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Çocukluğumdan beri bir tabiatım vardır, oturduğum evde ne ana, ne kız kardeş, ne ahbapla bulunmaktan hoşlanmam. Ben, yalnız ve bağımsız olmayı, çocukluktan kurtulduğum günlerden başlayarak daima tercih etmiş ve sürekli olarak öyle yaşamışımdır."

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

İnönü ve C.H.P., emperyalizmin isteklerini yerine getir­miş, devrimlerden ödünler vermiş, D.P'nin isteklerini karşıla­mış bulunuyordu. Sol susturulmuş, devrimlere sahip çıkmak isteyen aydınlar sindirilmişti.

📖 Sayfa 573 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Yahudiler'in Osmanlı siyasal yaşamında adlarını duyurmaları, hekim olarak devlet hizmetine girmeleri ile başlamış, başka alanlardaki yetenekleri görülüp anlaşıldıkça da, hekimlikleri nedeniyle kendilerine zaten güven duyulmakta olan bu Yahudiler'den, o alanlarda da yararlanma yoluna gidilmiştir.

📖 Sayfa 78 · Türkiye'nin Devlet Yaşamında Yahudiler, Çetin Yetkin

"Kanaatim o idi ki ve oldu ki, dünyada 'İnsan' diye yaşamak isteyenler, insan olmak niteliklerini ve güçlerini kendilerinde görmelidirler."

Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Ben De Bir İnsanım, Çetin Yetkin

"Osmanlı, Hıristiyanlar'ı ne kılıçtan geçirmiştir ve ne de onların inançlarına dokunmuştur ama Müslüman Türkler'i Anadolu'da çocuklara varıncaya değin kılıçtan geçireceği gibi onların Orta Asya Türk kökenli inançları da topluca öldürülmeleri için yeterli bir neden olacaktır."

📖 Sayfa 175 · İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

Hoca Saadettin Efendi, bizler için "aşağılık türediler " dedikten sonra, "Yörgeç Paşa bir Türkmen getirene bir hil 'at adamış, bunu da duyurmuştu. Bu yolla Türkmenlerden pek çok kişiyi temizlemiş oldu " demektedir.

📖 Sayfa 263 · İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

"Bu söylediklerim hakikat olduğu gün senden ve bütün medeni beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız. "

📖 Sayfa 49 · Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

Başkasının ekmeğinin ne denli tuzlu,
Başkasının merdiveninden çıkmanın
Ne denli zor olduğunu göreceksin.

Dante Alighieri - İlahi Komedya

📖 Sayfa 322 · Siyasal Düşünceler Tarihi - 1. Cilt / Orta Çağ'ın Sonuna Kadar Mezopotamya, Hint, Çin, Yunan, Roma, Hıristiyan, İslam ve Türk Siyasal Düşüncesi, Çetin Yetkin

"Doğunun adı çıkmış. Burası Anadolu'nun göbeği sayılır. Çektiklerimize bakıyorum da, acaba doğudakilerin durumu daha kötü olabilir mi? diye tüylerim ürperiyor. Oturulur bir ev, soğuktan korur bir giyecek, karın doyurur yiyecek, az buçuk yakacak olmayınca nasıl karşı konulur kışa?.."

📖 Sayfa 163 · Siyasal İktidar Sanata Karşı / Belgelerle Baskı Nedenleri ve Sanık, Hükümlü, Sabıkalı Sanatçılar, Çetin Yetkin

"Budalaca bir yaşam huzursuz ve acıdır, çünkü o kişinin zihni hep gelecek düşüncesiyle dopdoludur." (Epikuros)

📖 Sayfa 122 · Siyasal Düşünceler Tarihi - 1. Cilt / Orta Çağ'ın Sonuna Kadar Mezopotamya, Hint, Çin, Yunan, Roma, Hıristiyan, İslam ve Türk Siyasal Düşüncesi, Çetin Yetkin

Birey mutlak bir özgürlük içinde yaşarsa mutlu olabilirdi ama başkaları için de aynı durum söz konusuydu.

Siyasal Düşünceler Tarihi - 1. Cilt / Orta Çağ'ın Sonuna Kadar Mezopotamya, Hint, Çin, Yunan, Roma, Hıristiyan, İslam ve Türk Siyasal Düşüncesi, Çetin Yetkin

Osmanlı Paşalarından biri, Atatürk'le olan eski tanışıklığına dayanarak ona bir mektup göndermiş ve San Remo'da eski padişahı* gördüğünü, onun Atatürk'ten saygı ve övgüyle söz ettiğini, durumundan parasal yardıma gereksinmesi olduğunu sezdiğini yazmıştı. Atatürk mektubu genel sekreteri Hasan Rıza'ya okutturacaktı. Şimdi, Hasan Rıza Soyak'ın anılarından okuyoruz:
"Mektubun okunması bitip de başını bana doğru çevirdiği zaman gözleri yaşarmış bulunuyordu.... Pek müteessir olduğu her halinden belliydi..."

*Vahdettin

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

... tarihsel süreçte kimi kişilerin belli yerlerde bulunmalarının da olayların gelişimi üzerinde, son kerte değişik sonuçların ortaya çıkmasına neden olduğu da, yadsınamaz bir olgudur. Örneğin, Ulusal Kurtuluş Savaşımız başlarken Kâzım Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa'nın buyruğu altına girmemeği yeğleseydi, sonraki gelişmelerin başka bir yön izleyecek olduğunu öne sürmek yanlış olmayacaktır sanırım. Ya da örneğin, Atatürk'ün ölümünden sonra, İnönü değil de başkası başa geçseydi, Türkiye'nin yazgısının aynı çizgide gelişecek olduğunu kim ileri sürebilir?

📖 Sayfa 19 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Bu kitaplar kendilerini beğendirebildikleri için biz hukuk adamlarının kucaklarına sığınarak yakılarak yok edilmekten kurtulmuştu. Beğenmediklerimizi ise çamurlu ayaklarımızla ezmiş, çiğnemiştik.

📖 Sayfa 31 · Bir Savcının Not Defteri'nden, Çetin Yetkin

29 Eylül 1930 günü Cumhuriyet gazetesinde Yunus Nadi'nin yazısını okuduğumuzda ise irkilmemek elde değil. Çünkü Yunus Nadi'nin, Gazi Mustafa Kemal'in SCF karşısındaki tutumunu ''vatana ihanet'' olarak nitelendirdiğini göreceğiz.

📖 Sayfa 221 · Serbest Cumhuriyet Fırkası, Çetin Yetkin

Ölüm de savaşın bir başka türlüsü! Beklenmedik bir anda, bir şarapnel parçası gibi en sevdiğini alıp götürüyor insanın... Böyle olduğu halde, hayat çok kısa olduğu halde niçin birbirimizi sevmeyiz yeterince? Niçin birbirimizin aleyhinde bulunur, birbirimizi yemeğe çalışırız?

*S.Gökçen: s.64.

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

Günler günleri kovaladıkça, yaşım ilerledikçe gördüm ki, Türkiye’de yaşanan Karşıdevrim'in başlangıç gün ve saati, 10 Kasım 1938, 09.05'tir.

📖 Sayfa 17 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

İranlışlaşmış Selçuklu Sultanları, İran 'ı Türkleştiremediler. Zaten böyle bir niyetleri de yoktu. Tam tersine, kendi istekleriyle İranlaştılar..... Öte yandan, Türkmenler Anadolu'yu gerçek anlamı ile Türkleştirdiler. İşte, Türkmenler 'in Konya sultanlarından Osmanlılar ve Atatürk zamanına değin ulaşan ve
Türk tarihini yaratan eserleri budur"

📖 Sayfa 123 · İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

Morgdaki ölüler bebeği bağırlarına basıyorlar...

Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

"...bir ömür boyu yaşayan insan, bu yaşamını bir anda yadsırsa, yaşamının sürüp gelen ve ileriye yönelik gerçeklerinden çok uzak ve bu gerçeklerden tümüyle kopmuş demektir. O, artık çocukluğunu, gençliğini, kısaca kendisi ile ilgili her şeyi yok sayan, bütün bunlara düşman, başka bir deyişle de kendi kendisine düşman, yalnız ölüm anını yaşayarak yoklukta mutluluk bulacağını sanan soyut bir varlıktır."

📖 Sayfa 55 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

"Soykırım Alman Nazilerince yaratıldı ama, kimi ülkelerin işbirliği, kimilerinin de sessizliği ile uygulandı."

Struma / Bir Dramın İçyüzü, Çetin Yetkin

"Dünyada 'insan' diye yaşamak isteyenler, insan olmak niteliklerini ve güçlerini kendilerinde görmelidirler. Bu uğurda her türlü özveriye razı olmalıdırlar."

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

"Benim inancım o ki, kimi zaman tutuklanması gereken sanıklar hiç tutuklanmazken, kimi zaman hiç tutuklanmamaları gerekenler tutuklanmaktadırlar."

📖 Sayfa 80 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin

"Çöllerin yalnızlığında tek başına kalmış..." der Atatürk için. Ve sözlerini şöyle sürdürür "...uçsuz bucaksız ufaklara sitemkar bakışlı gücenik arslan!"

📖 Sayfa 73 · Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

Söyle diyordu Gazi Mustafa Kemal Paşa: 
"Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken İngiliz, Fransız, Avustralyalı, Yeni Zelandalı, Hintli kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükün içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır

Ben De Bir İnsanım, Çetin Yetkin

Yavuz Sultan Selim'in Anadolu'da izlediği bu kanlı siyasada Kürtler ile işbirliği yapmış olması da, Osmanlı Devleti'nin Türkler karşısındaki tutumuna ve devletin yapısına ışık tutacak bir başka olgu.

📖 Sayfa 288 · İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

Osmanlı yönetimine üst üste başkaldıran gerek Hıristiyan aristokratlara ve gerekse fethedilen ülkelerin yöneticilerine gösterilen hoşgörüye karşılık, Osmanlılar'ın Türkler'e her olanakta acımasızca, gaddarca davrandığı tarihsel bir gerçektir.

📖 Sayfa 202 · İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

Anadolu Türk halkı Yavuz Sultan Selim'in zulmüne hedef olduğunda,
Kürt beyleri, yazdıklan bir mektubu Heşt Behişt yazarı Kürt İdris-i Bitlisi ile padişaha göndereceklerdir. Padişaha sunulan bu mektupta da Türkler, tanrıtanımaz, sapık inançlı, zalimler olarak nitelendirilmişler.

İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

İşte, Türkler için Safevi Devleti, Orta Asya'dan bu yana İslami bir görüntü altında sürdürdükleri inanç ve geleneklerine göre yaşayabilmek için bir umuttu.

📖 Sayfa 279 · İktidara Karşı Türk Direniş ve Devrimleri (2 Cilt Takım) / Başlangıçtan Atatürk'e, Çetin Yetkin

Şu bir gerçektir: Bir simge ile özdeşleşen inanç, inanç olmaktan çıkar. Bu saç olur, sakal olur veya kurdele olur, inancım gereği takıyorum dersin, o kurdele ile her şey biçimlenmiş olur ve biter. İnanç orada biter. Bir dinin ahlaki, mistik ve bireysel derinliğini ortadan kaldırmak istiyorsanız, onu sadece simgelerle özdeşleştirmeniz yeterlidir. Şimdi de bu yapılıyor. Ve bu davranış, diğer taraftan din karşıtıdır. Bunun yanı sıra koskoca bir İslam uygarlığı bir simgeye sıkıştırıldığı için de aynı din karşıtıdır.

📖 Sayfa 54 · Atatürk , Din ve Laiklik, Çetin Yetkin

Softa sınıfının din simarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi çıkar sağlayanlar iğrenç kimselerdir. İşte biz bu duruma muhalifiz ve buna izin vermiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan insanlar, saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizim ve sizlerin mücadele edeceğimiz ve ettiğimiz bu kimselerdir.

Atatürk , Din ve Laiklik, Çetin Yetkin

İşte, Peker hükümeti, 7 Eylül 1946'da Türkiye Cumhu­riyeti tarihindeki ilk devalüasyonu yapmış olma özelliğini taşıyor.

📖 Sayfa 325 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

"Büyük Alman hukukçusu Rudolph Von Jheing'e göre, hukukun amacı, barıştır. barışı sağlayacak amaç ise savaştır. Hukuk yaşamı; ulusların, devlet iktidarının, toplumsal sınıfların ve bireylerin savaşımıdır. Bütün dünyada hukuk, her hukuk ilkesi, başlangıçta bunu yadsıyanlara karşı güç kullanılarak, savaşım verilerek elde edilmiştir."

📖 Sayfa 165 · Adalet Hiç Var Olmadı, Çetin Yetkin

Günler günleri kovaladıkça, yaşım ilerledikçe gördüm ki, Türkiye'de yaşanan Karşıdevrim'in başlangıç gün ve saati, 10 Kasım 1938, 09.05'tir. Bu karşıdevrimin ilk yılları II.Dünya Savaşı dönemine denk geldiği için, o günlerin ölüm-kalım kaygısı içinde, pek anlaşılamamıştı, anlayanlar da seslerini duyuramamışlardı. Savaşın bitiminde ise, karşıdevrim, demokrasi, çok partili düzen, demokratikleşme yaygaralarının arkasına ustaca gizlendi. Bu sürecin kaçınılmaz sonucu, Türkiye'nin emperyalizme teslim edilmesi olacaktı.

📖 Sayfa 17 · Karşı Devrim / 1945 - 1950, Çetin Yetkin

Günler günleri kovaladıkça, yaşım ilerledikçe gördüm ki, Türkiye'de yaşanan Karşıdevrim'in başlangıç gün ve saati, 10 Kasım 1938, 09.05'tir. Bu karşıdevrimin ilk yıllan ILDünya Savaşı dönemine denk geldiği için, o günlerin ölüm-kalım kaygısı içinde, pek anlaşılamamıştı, anlayanlar da seslerini duyuramamışlardı. Savaşın bitiminde ise, karşıdevrim, demokrasi, çok partili düzen, demokratikleşme yaygaralarının arkasına ustaca gizlendi. Bu sürecin kaçınılmaz sonucu, Türkiye'nin emperyalizme teslim edilmesi olacaktı.

📖 Sayfa 17 · Karşıdevrim (1945 - 1950), Çetin Yetkin

"Adalet var mı?" Ben hâlâ "Vardır" diyorum, özellikle de adaletsizliğin dizboyu olduğu yerde vardır. Adalete değer kazandıran da budur. Adaletsizliğin kurbanı olduğumuz için adaleti aramaz mıyız? İnsan, insan olduğundan bu yana adalet uğruna savaşım üstüne savaşım verdiği için adalet vardır.

📖 Sayfa 152 · Bir Savcının Not Defteri'nden, Çetin Yetkin

"Büyük şeyler değil, bir üzüm tanesi, bir incir bile bir anda olgunlaşamaz. Bana 'Şimdi bir incir istiyorum' dersen sana 'Dostum, bunun için zaman ister. Bekle de tane doğsun, sonra büyüsün ve olgunlaşsın' diye cevap veririm. Oysa ki sen ruhların bir atılışta meyvalarını tam olgunlaşturmalarını istiyorsun." (Epiktetos)

📖 Sayfa 156 · Siyasal Düşünceler Tarihi - 1. Cilt / Orta Çağ'ın Sonuna Kadar Mezopotamya, Hint, Çin, Yunan, Roma, Hıristiyan, İslam ve Türk Siyasal Düşüncesi, Çetin Yetkin

"Kanaatim o idi ki ve oldu ki,
dünyada 'İnsan' diye yaşamak
isteyenler, insan olmak niteliklerini
ve güçlerini kendilerinde görmelidirler."

Atatürk: Ben de Bir İnsanım, Çetin Yetkin

"Ben bunun için mi mücadele veriyorum! Bize böyle demediler, böyle öğretmediler. Suçlu dururken ben neden cezalandırılıyorum? Suçlu ben miyim?"

📖 Sayfa 65 · Bir Savcının Not Defterinden, Çetin Yetkin
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4