
2001: Bir Uzay Destanı adlı eser, Arthur C. Clarke tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1983'te okurlarla buluşmuştur. 2001: Bir Uzay Destanı sevenlerin en çok alıntıladığı sözler bu sayfada toplandı.
2001: Bir Uzay Destanı'dan En Beğenilen Alıntılar
Tek bir başarı dünyanın kaderini değiştirebildikten sonra yüzlerce başarısızlığın hiç bir önemi yoktu.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Zamanın başlangıcından günümüze kadar Dünya gezegeninde aşağı yukarı yüz milyar insan yaşamıştır.
📖 Sayfa 9 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Bu sayı ilginçtir çünkü şaşılası bir rastlantı ile bizim yerel evrenimiz Samanyolu'nda yaklaşık yüz milyar yıldız vardır. Buna göre yaşayan her insan için evrende bir yıldız parlamaktadır.
Keşke seni bizim yaptığımız ve kazandığımızdan çok şeye mal olan hatalarımızı yapmamak konusunda uyarabilseydim.
📖 Sayfa 298 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Hiçbir şüphe yoktu ki insan, evrendeki tek zeki varlık değildi.
📖 Sayfa 96 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Hırlamak ve gözdağı vermek, niyetlerini belli etmenin daha etkili bir yoluydu.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Bazen bir yaprağın düşüşünü ya da bir dünyadaki ölümün ardından gelen acıyı aynı duygularla seyreden, duyarlılıktan yoksun bir robot olmayı istediği zamanlar olmuştu...
📖 Sayfa 296 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Yaşayan her insan için evrende bir yıldız parlamaktadır.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Tek bir başarı dünyanın kaderini değiştirebildikten sonra yüzlerce başarısızlığın hiçbir önemi yoktu.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Dünyayı değiştirebilirler ve onun hakimi olabilirlerdi.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Aynı anda birden fazla şey için endişelenme yetisine sahip değildi.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
“ Roman yazmak denizde yüzmek gibidir, senaryo yazmak ise pekmez içinde kıvranmak gibi bir şeydir.”
📖 Sayfa 15 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Ateşi kullanmaya başlamalarıyla teknolojinin temellerini atmış ve hayvansal kökenlerini geride bırakmışlardı. Taş yerini bronza, bronz ise demire bıraktı. Avcılığı tarım izledi. Kabileler köylere, köyler ise kasabalara dönüştü. Sözler taş, kil ve papirüs üzerine işlenen işaretler sayesinde ölümsüzleşti. Daha sonra felsefe ve dini icat etti. Gökyüzünü tanrılarla doldurdular.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' Dünyadakiler bazen garip şekilde duygusuz ve acımasız oluyorlardı. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
“Dünya’ya gitmek ister miydin?”
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Gözlerini şaşkınlık içinde kocaman açtı ve başını iki yana salladı.
“Orası berbat bir yer. Düştüğün zaman canın acıyor. Ayrıca çok da kalabalık.”
Bu, basit ve sıradan bir iş olmasına rağmen uzayda hiçbir şey üstünkörü geçiştirilemezdi, hiçbir ayrıntı göz ardı edilemezdi. Gemi dışı faaliyetlerde "küçük" hata diye bir şey olamazdı.
📖 Sayfa 158 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Bowman Antarktika'nın ürkütücü beyazlığı hakkında söylenen bir sözü hatırladı."Pinpon topunun içindeymişsin gibi."
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Hiçbir ütopya mükemmel değildir.
📖 Sayfa 44 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
HAL'ın gerçekten düşünüp düşünmediği meselesi 1940'larda İngiliz matematikçisi Alan Turing tarafından açıklığa kavuşturulmuştu. Turing'e göre eğer bir makineyle uzun bir konuşma yapılıyorsa -klavye ya da mikrofonla olmasının hiçbir önemi yok- ve onun verdiği karşılık ile bir insanın verebileceği karşılık arasında bir ayrım yapılamıyorsa o makine, kelimenin tam anlamıyla düşünebiliyordu. HAL, Turing testini rahatlıkla geçebilirdi.
📖 Sayfa 121 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' Koca kuş, bir başka koca kuşun sırtında uçarak doğduğu yuvasına şan ve şerefle dönecek. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
.jpeg)
Vücudu savunmasızlaştıkça insanoğlunun savaş yöntemleri giderek daha korkunç hale geldi.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Gelecek sefere, tam güneyde yükselen dolunayı gördüğünüzde dikkatlice sağ tarafına bakın ve gözünüzü yuvarlağın kıvrımları üzerinde gezdirin. Saat iki yönünde küçük, siyah bir oval fark edeceksiniz, gözleri bozuk olmayan biri bunu oldukça kolay fark edebilir. Ayda en büyüleyici yerlerden biri olarak bilinen Mare Crisium -Ay Denizi- duvarla çevrilmiş büyük bir düzlüktür.
📖 Sayfa 273 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Mistik eğilimleri olan birkaç biyolog, daha da ileri gitti. Pek çok dindeki inançlara dayanarak zekanın en sonunda maddeden kurtulacağını ileri sürüyorlardı. Et ve kandan oluşan beden gibi robot-beden de insanlığın uzun zaman önce "ruh" olarak isimlendirdiği bir basamaktan başka bir şey olmayacaktı.
📖 Sayfa 213 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Eğer bundan öte bir şey varsa bunun adı ancak Tanrı olabilirdi.
Konuşmayı öğrenmişler böylelikle zamana karşı ilk büyük zaferlerini kazanmışlardı Artık bir kuşağın bilgisi, bir sonrakine aktarılabilecek böylece her çağ, geçmiş çağlardan fayda görebilecekti.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
"Hayatta kalabilmenin o acımasız mantığında bu gibi isteklere yer yoktu. Yamaçta sesleri dinleyenlerden ses soluk çıkmıyordu. Felaketi kendi üzerlerine çekme korkusu yüzünden sessizlik bütün mağaralarda hakimdi.”
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Felaketi kendi üzerlerine çekme korkusu yüzünden sessizlik bütün mağaralarda hakimdi.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' Anlayamadıkları bir şeye zarar vermek barbarlara mahsustu. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Sadece politikacılar tarafından görülebilen sembolik saflarda dizilmiş otuz sekiz nükleer güç öfke dolu bir endişeyle birbirlerini seyrediyorlardı.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Kabile, bir gün daha yaşayabilecekleri kadar yiyecek toplamıştı ve kimse ölmemişti.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Daha çok şey bilmek isteyen bir sarmaşığın, beyninin kullanılmayan kısımlarına sızdığını hissetti.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Doğa'nın gülen yüzünün ardında her zaman gizli bir tehlike olmuştu. Vahşi hayvanlar, zehirli sürüngenler, bataklıklar... Ölüm, tehlikeleri hazırlıklı olmayan bir kaşifin önüne binbir kılıkla çıkabilirdi. Ve en kötüleri de bakteri ve virüs gibi, tek panzehirleri bin ışık yılı uzaklıkta olan görünmez düşmanlardı.
📖 Sayfa 288 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Sonunda maddenin egemenliğinden kurtulup ışınım yaratıklarına dönüşebildiler. Böylelikle kendilerini saf enerjiye dönüştürdüler. Binlerce gezegende bıraktıkları boş kabuklar ölümün umursamaz dansıyla titredi ve paslanıp ufalandı.
📖 Sayfa 229 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
"Şu anda yaşayan her insanın arkasında 30 hayalet duruyor, bu ölülerin yaşayanları geçme oranı."
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Dünya tarihimizin birçok kere gösterdiği gibi ilkel ırklar kendinden daha gelişmiş uygarlıklarla karşılaştıklarında genellikle yok olmuşlardır.
📖 Sayfa 199 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Hiçbir şüphe yoktu ki insan, evrendeki tek zeki varlık değildi. Bu bilgiyle birlikte zamanın enginliğinin acı veren bilgisi tekrar gün yüzüne çıkmıştı.
📖 Sayfa 96 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Dünya tarihimizin bir çok kere gösterdiği gibi, ilkel ırklar kendinden daha gelişmiş uygarlıklarla karşılaştıklarında genellikle yok olmuşlardır.
📖 Sayfa 199 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' İlk elektronik beyin türündeki aletler, yazı ve ekran üzerinde görüntülerle cevap verme sisteminde yapıldı. HAL de gerektiği zaman bu sistemle çalışırdı ama genellikle konuşarak cevap verirdi sorulan sorulara. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Herhangi bir şoktan kurtulmanın en iyi yolu çalışmaktır.
📖 Sayfa 203 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' Eski insanlar, bu gezegene tanrıların tanrısı Jüpiter'in adını koymakla akıllılık etmişlerdi. Belki de farkında değillerdi bu gerçeğin, ama haklıydılar. Eğer bu gezegende hayat varsa, bunu tespit etmek için ne kadar zaman geçecekti? ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke

Tüm Galaksi'de "bilinç"ten daha değerli bir şey bulamadıklarından onun her yerde doğması için çaba gösterdiler. Yıldız tarlalarının çiftçileri oldular; ektiler, bazen de biçtiler.
📖 Sayfa 226 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Doğa’nın gülen yüzünün ardında her zaman gizli bir tehlike olmuştu.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Işık hızının aşılamaz bir engel olduğuna emin miyiz? Özel Görelilik Teorisi'nin dikkat çekici bir şekilde kalıcı olduğunun ortaya çıktığı doğruydu ve yakında bu teori, yüzüncü yılını dolduracaktı. Ancak birkaç şey çatırdamaya başlamıştı. Ve Einstein'ın teorisine meydan okunamasa dahi sakınılarak yaklaşılabilirdi.
📖 Sayfa 211 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Ay ölmemişti çünkü şimdiye kadar hiç yaşamamıştı.
📖 Sayfa 77 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Hayatı bir kayıt cihazıyla sürekli artan bir hızla geri sarılıyordu sanki.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Kazaya ve aptalca davranışlara karşı bir sistem tasarlayabiliriz ancak kasıtlı bir kötülüğe karşı bir sistem tasarlayamayız.
📖 Sayfa 186 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Birileri, bir zamanlar "Uzayda insan dehşete düşebilir ama endişelenemez." demişti. Bu, kesinlikle doğruydu.
📖 Sayfa 73 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Gerçeğe en yakın teori en basit, en mantıklı ve en tedirgin edici olanıydı.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
İnsan zamanla her şeye alışıyor ve bir süre sonra o büyüleyicilik kayboluyordu.
📖 Sayfa 13 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' Kendi kendine iyileşebilirse iyileşecek, yoksa ölecekti. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
"İletişim yöntemleri daha mükemmel hale geldikçe, içeriği daha önemsiz, bayağı ve can sıkıcı gibi görünüyordu."
📖 Sayfa 76 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Gölge, karanlık bir odadan daha karanlık bir geceye açılan bir kapıyı andırıyordu.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Ancak devir değişmişti ve geçmişten miras kalan akıl, akılsızlığa dönüşmüştü.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
"Anlayamadığı şeyi yok etmek bir barbarın işaretiydi."
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' Herhangi bir şoku atlatmanın en iyi çaresi çalışmaktı. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
"Hiçbir şüphe yok ki insan, evrendeki tek zeki varlık değildi."
📖 Sayfa 96 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Ruhu, hiç unutmayacağı ve hiç anlayamayacağı bir kaybetmişlık hissi ile doldu.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
'' Özür dilerim, haber vermeden dünyadan ayrılmak zorunda kaldım. Acele bir işim çıktı. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
İki ihtimal var ya evrende yalnızız ya da değiliz ikisi de korkutucu.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke

'' Moon-Watcher karşı kıyıya geçtiğinde Tek-Kulak hala olduğu yerde duruyordu. Ya çok cesurdu, ya da kaçmayı düşünemeyecek kadar budala. Olanlara inanamıyordu belki de. Başına yediği öldürücü darbeden sonra cesur ya da korkak oluşu sonucu pek değiştirmedi. ''
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Uzayda insan dehşete düşebilir ama endişelenemez.
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Kasti bir hata yapması düşünülemezdi. Gerçeğin gizlenmesi bile ona kusurlu ve hatalı olduğu hissini veriyordu. Bir insan olsaydı bu duygu, suçluluk olarak adlandırılabilirdi. Aslında HAL, yaratıcıları gibi yapıldığı ilk anda masumdu ama çok geçmeden elektronik cennetine bir yılan girmişti.
📖 Sayfa 184 · 2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke
Sıkça Sorulan Sorular
2001: Bir Uzay Destanı kimin eseridir?
2001: Bir Uzay Destanı, Arthur C. Clarke tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1983'te yayımlanmıştır. Türkçeye Oya İşeri çevirmiştir.
2001: Bir Uzay Destanı kaç sayfadır?
2001: Bir Uzay Destanı, 304 sayfadır (İthaki Yayınları baskısı).
2001: Bir Uzay Destanı'nın en ünlü sözü nedir?
“Tek bir başarı dünyanın kaderini değiştirebildikten sonra yüzlerce başarısızlığın hiç bir önemi yoktu.”