
2018 tarihli Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat'ın en bilinen eserlerinden biridir. Kuraldışı Yayınları baskısıyla 247 sayfadır. Kişisel gelişim okuyucularının Artık Hiç Anlaşamıyoruz!'dan en çok alıntıladığı cümleler burada.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!'dan En Beğenilen Alıntılar
Onlara ne öğretmek istiyoruz? Empati kurmayı, merhametli olmayı, sorun çözmeyi mi? Yoksa başkalarını yargılayıp kınamayı mi?
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Her ergen özgürlüğe gereksinim duyar; yaratıcılıklarını kullanmak ve yeteneklerini hayata geçirebilmek isterler. Eğer bu özgürlük ortamına, yeni bir dünya inşa etmeye yönelik projelerde yer alarak kavuşamazlarsa yetişkinleri yeniden düşünmeye davet etmek için yasakları ve sınırları ihlal etmekten başka çareleri kalmaz.
📖 Sayfa 49 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ebeveynlerin koyduğu yasakların hiçbiri işe yaramaz. Bağ kurma ve özerklik kazanma ihtiyaçları tatmin edilmediğinde, ergenler, tehlikelerin varlığını hesap edemeyebilirler. Beyinleri bu yaşta henüz olgunlaşmadığı için sergiledikleri davranışlardan ötürü onlara si- tem etmek yerine, dikkatimizi onların keşif yapma, takım olma ve kabuklarından çıkma gereksinimlerine yöneltelim. Bir derneğe üye olmak, orada yükselmek, bir müzik grubu kurmak, toplumsal ve dayanışmaya yönelik etkinliklere katılmak gibi eylemler ergenlerin enerjilerini yönlendirebilecekleri harika yollardır.
📖 Sayfa 49 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ne alınayım ki? Büyüyor işte. Özellikle arkadaşlarının yanında özerkliğini ilan etmesine izin veriyor, onu küçük düşürecek umutlar, öğütler ve ebeveynlere özgü diğer müdahalelerden kaçmıyorum. Onunla müstakbel bir yetişkinmüş gibi konuşuyor. 
📖 Sayfa 151 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Açıkça istemesini beklemenin bir yarari olmaz, arzu ve ihtiyaçlarını açıklığa kavuşturmasına yardım etmek ve olacakları önceden kestirip ona göre davranmak bizim görevimizdır. 
📖 Sayfa 149 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Kural -yasak değil- izlenecek bir yoldur!
📖 Sayfa 202 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Özgürlük coğu zaman başıbozuklukla karistirilr. Özgürlük kendi iradesini kullanarak kendi yolunu secmektir. Basibozukluk eylemlerimizin sonuclarini hic dikkate almadan canimiz istedigi zaman istedigimizi yapmaktir. Ergen kendini seçimlerinde ne kadar özgür, dolayistyla sorumlu hissederse, kötü yola sapma tehlikesi o kadar azalir.
📖 Sayfa 173 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Beynimiz çocukuluğumuzda maruz kaldığımız durumlara göre şekillenir. Sağlıklı zihinsel yetilere sahip olup olmamamız ebeveynlerimizin tutumuna bağlıdır.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
#psikoloji #ergenpsikolojisi
Her ergen özgürlüğe gereksinim duyar; yaratıcılıklarını kullanmak ve yeteneklerini hayata geçirebilmek isterler.
📖 Sayfa 49 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ergenler derhal tepki verir. Ergenlik çağındaki çocukların gaz pedalları öyle hassastır ki daha tek kelime etmelerine fırsat vermeden harekete geçerler; buna karşılık fren pedalları ağır ve kabloları motora iyi bağlanmamış haldedir.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
İnsanlar içinde bulundukları gruba benzemek ve kabul edilmek için kendi kişiliklerini söndürme eğiliminde olan sosyal hayvanlardır.
📖 Sayfa 140 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Gerçek gücümüz sertlik değil çocuğumuzla aramızdaki bağdır.
📖 Sayfa 215 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ergenlik dönemindeki çocuklar, yetişkinlerin karşılarına geçip onları yargılamalarına veya onlarla çekişmelerine değil, yanlarında yer alıp onlara yardımcı olmalarına ihtiyaç duyarlar.
📖 Sayfa 62 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Cezanın sorumluluk duygusunu azalttığını ve eylemlerinin doğal sonuçlarını algılamasına engel olduğunu gösteriyor. 
📖 Sayfa 112 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Hatalar yapıcı kaçamaklardır. Bizim görevimiz azimle ergenimizin yanında durarak eylemlerinin sonuçlarını bilincine varmasında ona eşlik etmektir. “Bana bak bunu neden yaptığını” söyle demek yerine neler oldu diye sormak daha iyi olur. 
📖 Sayfa 113 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
On beş yasına gelen ergen üç boyutlu düşünebilme yeteneği kazanır. Beyni, her şeyin siyah ya da beyazdan ibaret değil karmaşık yapıda olduğunu, bulunduğu konumdaki bakış açısına göre olayların farklı göründüğünü kavramasına izin verir.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
“Dinlemek, her şeyden önce duyguları duymaktır.”
📖 Sayfa 228 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
"Ergenimize/uçağımıza yönelik duruşumuzu belirlemek için kendimizi bir uçak gemisine benzetmek epey faydalı olur.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Bizim görevimiz, ihtiyaçlarına göre gelip konabilsin diye, ona en iyi yakıtı sağlamak, ara sıra bazı onarımlarinı yapmak ve orada olmaktır. Hava kontrol görevlileri yükseklik, atmosfer basıncı, hava durumu gibi konularda gerekli bilgileri verdiğinde bunları dikkate alacakır. Fazla kontrol etmeye kalkarlarsa, onlara aldırmaz, çünkü uçağa akrobatik hareketler yaptırıp deneyim kazanmak onun için çok
önemlidir."
Beynimiz çocukluğumuzda maruz kaldığımız durumlara göre şekillenir.
📖 Sayfa 37 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat

Gözlerini benden kaçırıyor mu? Muhtemelen ona hükmetmeye kalkışdığımı anlıyorum. Aramızdaki bağı onu onarıyorum
📖 Sayfa 115 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Biz hiçbir şey yapmadığımızda beynimiz çalışır! Çok çalışır! Bilim insanları buna beynin normal ayarları diyor. Beyin "bir işle meşgul olmak" zorunda olmadığında, düzenlemek, organize etmek ve birikmiş bilgileri toparlamakla meşgul oluyor. Beynimizi düzenli aralıklarla normal ayarlarına getirmeye her yaşta ihtiyacımız vardır ama ergenlikte daha çok vardır.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Çocuğumuzun bize haksızlık ettiğini, nankörce davrandığını hissediyorsak bunlar bizimle ilgili hislerdir ve bunlar çocuğumuzdan ziyade bizim geçmişimizle ilgilidir.
📖 Sayfa 23 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Empati, öğrenilen tıpkı "kas gibi geliştirilebilen" bir beceridir. Neden müfredata empati dersleri koymuyoruz ki?
📖 Sayfa 64 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ergenlik çağındaki çocukların gaz pedalları öyle hassastır ki daha tek kelime etmelerine fırsat vermeden harekete geçerler, buna karşılık fren pedalları ağır ve kabloları motora iyi bağlanmamış haldedir.
📖 Sayfa 43 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Kaliforniya'nın San Rafael şehrindeki Vallecito okulunun 22 sınıfına ayakta çalışma masaları kondu. Bu uygulamanın çok sayıda yararı görüldü:
📖 Sayfa 89 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
*Saatte 7 dakika daha fazla konsantrasyon
*Taşkın davranışlarda azalma
*Motivasyon ve öğrenme isteği
*Notlarda % 15 artış.
Bazen sadece orada olmak, kalbimizi ona açıp dikkatle dinlemek yeter.
📖 Sayfa 225 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ona boyun eğdirme çalışmaktansa sorumluluğun kendisinde olduğunu hissedeceği bir konuma getirmek daha dikkatli davranmasını ve güveni ön planda tutması sağlayacaktır. Beyninin ön alın bölgesine harekete geçirelim. Bir arkadaşın motoruna binmeni önerirse, ne tür tepkiler verebilirsin? Bana on seçenek sun. 
📖 Sayfa 109 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
“Koca ergenler hatta yetişkinler bile kucaklanmaya ihtiyaç duyarlar" diyerek izin isteyebiliriz.
📖 Sayfa 127 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Bağlanma figürünü aklımızda bir uçak si imgesiyle tutmak ,uçmasına ve geri dönüp isteğiyle deposunu doldurmasını sağlanmamıza yardımcı olur
Özgürlük çoğu zaman başıbozuklukla karıştırılır. Özgürlük kendi iradesini kullanarak kendi yolunu seçmektir. Başıbozukluk eylemlerimizin sonuçlarını hiç dikkate almadan canımız istediği zaman istediğimizi yapmaktır. Ergen kendini seçimlerinde ne kadar özgür, dolayısıyla sorumlu hissederse, kötü yola sapma tehlikesi o kadar azalır.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Cocuklarımızı korumak için başvurabileceğimiz yollar İLİŞKİ ve ÖZGÜRLÜKTÜR. Sevgi bağı, sevgi bağı ve yine sevgi bağı. Ergenimizin güvenle içini dökebileceği kişi olarak kalalım
📖 Sayfa 173 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
William Davis ya da Dr. Perlmutter'in ka- nıtlamış oldukları gibi fazlasıyla dönüştürülmüş, özellikle de yetiştirilme sürecinde bolca yabani ot ve haşere öldürücü ilaca maruz kalmış modern buğday, beyin hücrelerinde hasar meydana getirir. Dahası, ekmeklerde mütemadiyen içinde hiç bulunmaması gereken glifosat tortuları ve bir sürü başka kimyasallara rastlanıyor!
📖 Sayfa 96 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Beynimiz çocukluğumuzda maruz kaldığımız durumlara göre şekillenir. Sağlıklı zihinsel yetilere sahip olup olmamamız ebeveynlerimizin tutumuna bağlıdır. Çocukluğumuzda sık sık cezalandırılmış, reddedilmiş, dövülmüş, aşağılanmış, ebeveynlerimizden korkmuşsak, amigdalamız aşırı çalışmış dolayısıyla hayli hassas ve derhal tepki verecek hale gelmiştir. Ebeveynlerimizin coşkularımıza empati ile yaklaşmadıkları için beynimizin önalın (prefrontal) bölgesinde oluşan kendimize hakim olma ve sakinleşme yetilerimizi geliştirme şansımız olmamıştır.
📖 Sayfa 37 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Büyük yazarların eserlerini yatarak yazdıkları söylenir. Bunun nedenini anlamak isteyen akademisyenler araştırmalarına katılan deneklerden kendilerine verilen anagramları farklı pozisyonlarda çözmelerini istediler. Bu araştırmanın sonuçlarına göre uzanmış durumdayken stres azalıyor; bu da beynin bilişsel bölgelerinin daha sakin ve etkili bir biçimde çalışmasını sağlar
📖 Sayfa 92 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Erkeklerin kiyafetleri performanslarını etkilemez. Ama mayolu bir kiz bir matematik problemini çözmekte hatlarini örten bol bir kazak giyen bir kizdan daha fazla zorlanir. Bu kendini nesnelestirme kuramıdır.
📖 Sayfa 192 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Onu cesaretlendirelim! Arkasında dururum, destek olurum; çocuğumun yöneldiği etkinlikle ilgilenerek ona değer veririm. 
📖 Sayfa 186 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Kötü ebeveyn yoktur; geçmişte yaşadıklarından ötürü herkes hata yapar.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Böylece akıllı telefonların kullanım medya, koşulları konusunda anlaşmaya varabilir, ebeveynler yaşla de dâhil olmak üzere, herkesin uyması gereken kuralları birlikte düzenleyebiliriz!
📖 Sayfa 51 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
1900 yıllarda Batı'da, çocuklar buluğ çağına on beş, on altı yaşına doğru giriyordu. Artık kızlar on bir, erkekler ise on iki yaşından itibaren giriyor.
📖 Sayfa 69 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat

Kesinlikle kurallara karşı çıkacaktır. Öngörebileceği miz tepkiler verir: Arkadaşı tarafından ayartılması, ait olduğu topluluğa ayak uydurmak istemesi, kafasının karışması ya da yapacağı şeyin ona haz verebileceğini düşünmesi bile bütün riskleri ve yasaklamaları göz ardı etmesine neden olacaktır. Tehlike onu bundan alıkoymaz; yasak hiç alıkoymaz. Aksine, yasak akkumbens çekirdeğini uyarır; bu yüzden de içine atıldığı tehlikeyi kesinlikle değerlendiremez.
📖 Sayfa 45 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Hareket etmek bir ihtiyaçtır! Ergen çok zorlanınca, önce konsantre olmakta güçlük çekmeye başlar, sonra stres seviyesi artar ve saldırganca davranmaya başlayabilir. Onu mümkün olduğu kadar sık bir şekilde doğaya çıkarmaya, serbestçe hareket edip fiziksel egzersizler yapabileceği zamanları arttırmaya özen gösterelim. Ayrıca ne zaman içimizden ona "Otur yerine" demek geçse kendimizi tutalım.
📖 Sayfa 89 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Hiperaktivite belirtileri çocuğun poleniere, toza, evde bulunan kimyasal ürünlere (temizlik malzemeleri, kozmetik ürünler) ya da bazı gıda maddelerine alerjisi olmasından da kaynaklanabilir. Kullanımı 1960'lı yıllardan bu yana % 300 artış göstermiş olan haşere ilaçları, suni gübreler, özellik- le de fosfatlı olanlar, asabiyete, konsantrasyon güçlüğüne, öfke haline, bellek bozukluğuna ve depresyona yol açabilirler.
📖 Sayfa 95 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Bu konuya dolaylı yollardan çözüm aramaliyiz: Kendine olan güvenini güclendirmek, yaninda olmak, birlikte zaman geçirmek, okul yaşamına destek olmak, ona inanmak, derslerini iyilestirmesine yardim etmek, havadan sudan konusurken ahlak dersi vermeden sigarayi da. araya kativermek. Ebeveynlerden biri hâlâ sigaray. birakmamissa, simdi ona vol göstermenin tam zamanidir.
📖 Sayfa 167 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Sevmek için herhangi bir şey “yapmaya” ihtiyacımız yok; sadece yanlarında olmamız yeter!
📖 Sayfa 25 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Çocuklar kötü değildir, bilinçdışı psiko-sosyal süreçlerin etkisi ile hareket ederler ve çoğu zaman kötülük yaptıklarının farkında değildirler. Yetişkin olarak bizim rolümüz bu süreçlerin ne olduğunu anlamalarına ve özerkliklerini kazanmalarına yardımcı olmaktır. Empati; öğrenilen,tıpkı kas gibi geliştirilebilen bir beceridir. Neden müfredata empati dersleri koymuyoruz ki?
📖 Sayfa 64 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
isteğini dile getiriş şeklinden etkilenmeden isteğinin altında yatan nedenlere odaklanmaktır.
📖 Sayfa 71 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Söz konusu nesne onun için gerçekten önemli olduğu için değil, stres altında olduğu için sizi sıkboğaz eder.
📖 Sayfa 71 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Yanında olmalı, dinlemeli, hafife almamalıyız. Üzüntüsünü yaşamaya ihtiyacı vardır. Hıçkırıklarını içinde tutmaması için oma yardım edelim. Ağlamak iyidir, rahatlatır
📖 Sayfa 175 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Gözleri kıpkırmızı mı? Gözbebekleri irileşmiş mi? Etrafına tuhaf bir korku mu yayor ? Bunları gözlemlediğimizi sakin bir ses tonuyla söylemiş diye getirmedim. Böylece farkında olduğum zamanlar Bildiğinizi ve Bağırmadığımızı görmek bunu her türlü yasak, tehdit ve cezadan daha fazla sorumluluk hissettir.
📖 Sayfa 170 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Zaten insan bilgi sahibi olunca kendini güçlü hisseder
📖 Sayfa 179 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Süpermarkette, satın aldığımız gıdaların etiketlerinde "çocuklarda aktivite ve dikkat sorunlarını tetikleyebilir" ibaresinin bulunup bulunmadığını özellikle kontrol edelim.
📖 Sayfa 97 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
beyinde hava kirliliği ve endüstriyel beslenmeye bağlı olarak oluşan kimyasal bir zehirlenmenin yol açtığını düşünmesine yol açmıştır. Çevrede kurşun oranının yükselmesi çocukların okulda başarısız olmasına neden olabilir ve suça eğilimi kışkırtabilir. Vücutta yüksek miktarda civa bulunması taşkınlıkların sorumlusu olabilir.
📖 Sayfa 95 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
“İskanbil, tavla, okey, satranç benzeri ortaklaşa oynanan oyun turnuvaları, aile sofralarında düzenlenen ve aile bireylerinin kafa dağıtmasını sağlayan yaratıcılığa dayalı yarışmalar, birlikte yapılan sportif faaliyetler gibi düzenli gerçekleştirilen aile içi etkinlikler ister ergenlik, ister yetişkinlik döneminde olsun çocuğumuzla kurduğumuz bağı güçlendirmemizi sağlar.”
📖 Sayfa 25 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Konusurken onu tüm bedenimiz ve kalbimizle dinleyelim. Nefesimizi onunkiyle uyumlu hale getirelim; birakalim ayn cosku bide de yankilansin. Bu bedensel empatidin Beyinlerimiz, kalplerimiz, ritimlerimiz senkronize olur. Ahenkle nefes alir ve böylece ne yasadigini hissedebiliriz. Olaylara degil coskusuna odaklanalim.
📖 Sayfa 229 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ona "Söyle olsa ne yaparsin?" "Böyle olsa ne yaparsin?" gibi sorular sorarak tahmin yeteneklerini gelistirmesine, beyninin önalin bölgesini "güçlendirmesine" yardim edebiliriz. Sorular hep daha ileriye götürelim..
📖 Sayfa 189 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ufacık bir olay önemli ve ciddi bir mesele haline geliyorsa ergenlik çağındaki çocuğumuzla bir süre etkileşime girmeyip neden tepkisel davrandığımızı çözmeye odaklanmak faydalı bir yöntemdir.
📖 Sayfa 33 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Karşılaştığım ergenlere şefkatle gülümsüyorum; böylece ergenlik dönemimdeki halime de bir gülücük yolluyorum zira onu ne kadar seversem ergenlerle o kadar rahat anlaşırım.
📖 Sayfa 35 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Ergenlerimizin kıyafetlerimizi gözden geçirmesine izin vermek, onlarla iş birliği kurmaktır. Seçimlerini kabul ettiğimizde, onlara kendilerini değerli hissettiririz. Çocuklarımızla yarıştığımızı söyleyenlere gelince, bırakalım konuşsunlar.
📖 Sayfa 137 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat

“Kesin olan tek şey, özerkliğe giden yolda ilerlerken, gelişmesi için gerekli kaynaklara sahip olabilmesi için, ergenlik dönemindeki çocuğumuzun, koşulsuz sevgimizle beslenmeye ihtiyacı olduğudur.”
📖 Sayfa 18 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Düzensizlik her zaman düzeyi yokluğu anlamına gelmez. Farklı araştırmalar dağınık kişilerin daha yaratıcı, daha organize, daha etkili olduklarını, önceliklerini daha iyi belirlediklerini, daha kesin hedefleri olduğunu göstermiştir. Dağınıklık ve yükseklik IQ arasında bağlantı vardır. 
📖 Sayfa 103 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Bazen de ebeveynler ergenin onun için önemli bir işin ortasında olduğunu hesaba katmadan hemen eyleme geçmesini beklerler. Şu bir gerçek ki önceliklerimiz aynı değildir. Bir video oyunu bize önemsiz gelebilir ama bir seviye kaybetmek, biz anlamasak da onun için önemlidir ve eğer bize saygı göstermesini istiyorsak biz de ona saygı göstermeliyiz.
📖 Sayfa 111 · Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat
Sıkça Sorulan Sorular
Artık Hiç Anlaşamıyoruz! kimin eseridir?
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, Isabelle Filliozat tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2018'de yayımlanmıştır. Türkçeye Feray Taşkıran çevirmiştir.
Artık Hiç Anlaşamıyoruz! kaç sayfadır?
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!, 247 sayfadır (Kuraldışı Yayınları baskısı).
Artık Hiç Anlaşamıyoruz!'un en ünlü sözü nedir?
“Onlara ne öğretmek istiyoruz? Empati kurmayı, merhametli olmayı, sorun çözmeyi mi? Yoksa başkalarını yargılayıp kınamayı mi?”