
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş'in 184 sayfalık eseridir. Aşağıda, Babil Kulesi Kitabı'yı okuyanların en çok paylaştığı cümleler yer alıyor.
Babil Kulesi Kitabı'dan En Beğenilen Alıntılar
Hayat yoksa ölüm de yoktur.
📖 Sayfa 44 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Çünkü homo sapiens cevaplara ihtiyaç duyuyor. Bizim türümüzün en temel özelliği bu.
📖 Sayfa 52 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Ortaçağ tıbbına göre kan, balgam ve sarı safradan sonra insanı oluşturan dördüncü unsura da sevda, yani “kara safra” denir. Eğer vücutta kara safra arttıysa ıstırap ve melankoli de artar. Bu nedenle aşk acısına “kara sevdaya tutulmak “denir.
📖 Sayfa 75 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Özellikle de anadil düzeyinde konuşulan dillerde kurallar giderek görünmez bir hâl kazanır. Çünkü insan, bir dili o yetkinlikte konuşup anlayabildiğinde kuralların değil, neredeyse içgüdüsel denebilecek bir alışkanlığın idaresinde hareket eder.”
📖 Sayfa 28 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
İranlılara ‘Farslar’ dememizin sebebiyse Arapçada ‘P’ harfinin bulunmaması. Tarihe damgasını vurmuş Pers İmparatorluğuna Araplar ‘Fars’ diyorlardı. Arapların İranlılara verdikleri adlardan bir diğeri ise ‘Acem’ (عجم). ‘Acem’ aslında ne dediği anlaşılmayan, dilsiz, sözsüz anlamında bir sözcük. Araplar, Farsların Arapça konuşmuyor olmasından ötürü bu adla, biraz da küçümser tarzda ‘Acem’ olarak anmışlar onları.
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Dilde amaç anlaşılmaktır. Anlaşılıyorsanız dil vardır. Anlaşılamıyorsanız söylediğiniz, yazdığınız, anlattığınız her şey sayıklamalardan ibarettir.
📖 Sayfa 25 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Bunu sık sık söylersem şaşırmayın; insanların bir zamanlar konuştuğu ya da konuşmakta olduğu diller, o dili konuşan toplulukların belleğı gibidirler. İster halihazırda konuşulanlardan biri olsun isterse bugün "ölü dil" olarak andıklarımızdan biri, bu dillerde o topluluklarla ilgili birçok bilgi saklanır ve dikkatli bir gözün gelip kendisini bulmasını bekler.
📖 Sayfa 37 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Kitab-ı Mukaddes'te insanların kibre kapılıp Tanrı'nın katına erişmek için yüksekçe bir kule inşa etmeye başladığı, Tanrı'nın ise onları cezalandırmak için o zamana kadar dilleri bir olan bu insanları dünyanın dört bir yanına dağıtarak dillerini karıştırdığı anlatılır.
📖 Sayfa 13 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Türkçe öğrenen bir yabancıyla muhakkak tanışmışsınızdır. Konuşurken yaptığı hataları -yine neredeyse içgüdüsel denebilecek bir alışkanlıkla- düzeltirsiniz. Çünkü bu durum yalnızca onun dili doğru öğrenmesini istemenin ötesinde, siz de alışkanlığınızı bozan, size huzursuzluk veren bir yanlışlık hissi uyandırır.”
📖 Sayfa 28 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Mitos sözcüğü eski Yunancada söylenti, tevatür demektir.Ağızdan ağıza yayılarak anlatılan şey.
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Çünkü bir dili bilmek onun kelime dağarcığına, gramerine, kültürel kimliğine hakkınca hâkim olmak demektir.”
📖 Sayfa 12 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Dilimiz, bizi çevreleyen somut, nesnel, beş duyuyla algılanabilir ve ölçülebilir dünyayı, soyutlayarak zihnimize sığdırmak için geliştirdiğiz en önemli araçtır.
📖 Sayfa 99 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Başka bir dil, başka bir düşünme biçimini getirir.
📖 Sayfa 13 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Rum, aslında Romalı demektir.
📖 Sayfa 66 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Tüm nesneler, soyutlama yoluyla aklımızda bir biçim, bir varlık sahibidir.
📖 Sayfa 83 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş

Günümüz dünyasında yedi binden biraz daha fazla dilin var olduğu düşünülüyor.
📖 Sayfa 27 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Dil çok büyülü bir şeydir. İnsan, öğrendiği, kapısını araladığı her dille başka bir insan olur. Çünkü dil öğrenmek yalnızca zihni kelimeler ve gramer kurallarıyla doldurmaktan ibaret değildir. O insan topluluklarının içine bakmaktır; en içine bakmak.”
📖 Sayfa 11 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Bir varlığın adını kimden öğrendiyseniz onun koyduğu adla anarsınız.
📖 Sayfa 167 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Mezo+potamya “nehirler ortası” demektir.
📖 Sayfa 54 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Çünkü biz yani homosapiens'ler,tüm zihinsel faaliyetlerimizi bir soru cevap diyalektiği üzerine kurarız.
📖 Sayfa 49 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Dilde amaç anlaşılmaktır. Anlaşılıyorsanız dil vardır. Anlaşılmıyorsanız söylediğiniz, yazdığınız, anlattığınız her şey sayıklamalardan ibarettir.”
📖 Sayfa 25 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Bunu söylemek acı belki ama gerçek şu ki dünyadaki bütün diller bir gün ölecek. İstisnasız hepsi.
📖 Sayfa 15 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Mitolojinin derdi bir cevap bulmaktır.
📖 Sayfa 50 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Hiraeth , gerçekte olmayan ya da bilinmeyen deneyimlenmemiş bir yere duyulan sıla özlemi demek.
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
"Bende" Farsçada "köle, hizmetkar" demektir. Bu ifadeyi bu zamana kadar "ben deniz" sanıyorduysanız sizin için üzgünüm. Bu, bize Farsçadan nezaket diline alçakgönüllülük katmak için alınmış bir sözcük ve benzerleri başka dillerde de var.
📖 Sayfa 66 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Dil çok büyülü bir şeydir. İnsan, öğrendiği, kapısını araladığı her dille başka bir insan olur. Çünkü dil öğrenmek yalnızca zihni kelimeler ve gramer kurallarıyla doldurmaktan ibaret değildir. O insan topluluklarının içine bakmaktır; en içine bakmak. Çünkü dilden hiçbir şey saklanamaz. Bir toplumun beklediğinde yer eden her şey dilde iz bırakır.
📖 Sayfa 11 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Dilde amaç anlaşılmaktır. Anlaşılıyorsanız dil vardır. Anlaşılmıyorsanız söylediğini, yazdığınız, anlattığınız her şey sayıklamalardan ibarettir.”
📖 Sayfa 25 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Türkçe büyülü bir dil. Kendi dilimizi hor görmeye yatkınız biraz. Ama Asya içlerinden çıkıp “Bin Tanrı İli” Anadolu’ya gelen dilimizin zenginliği yabana atılır cinsten değil.”
📖 Sayfa 13 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Türkçedeki balık adlarının hatırı sayılır bir kısmı Rumcadır.
📖 Sayfa 161 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Dil çok büyülü bir şeydir. İnsan, öğrendiği, kapısını araladığı her dille başka bir insan olur. Çünkü dil öğrenmek yalnızca zihni kelimeler ve gramer kurallarıyla doldurmaktan ibaret değildir. O insan topluluklarının içine bakmaktır; en içine bakmak. Çünkü dilden hiçbir şey saklanamaz. Bir toplumun belleğinde yer eden her şey dilde iz bırakır.
📖 Sayfa 11 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş

Arapların İranlılara verdiği adlardan bir diğeri ise "Acem". Acem aslında ne dediği anlaşılmayan, dilsiz, sözsüz anlamında bir sözcük. Araplar Farsların Arapça konuşmuyor olmasından ötürü bu adla, biraz da küçümser tarzda Acem olarak anmışlar onları. Bu, insanlık tarihinde çok yaygın bir kullanım biçimidir. Örneğin Yunanlılar Yunanca bilmeyen toplulukları, dillerini "bar bar bar" sesler çıkarıyorlarmış gibi kodlayarak, "Barbar" diye anarlardı ve bu kullanım Roma'ya da Latinceye de geçti.
📖 Sayfa 67 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Japonya’nın Japoncadaki adı Nihon ya da Nippon’dur.
📖 Sayfa 63 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Elbette tüm duyularımız önemlidir fakat bakın Mahir Ünsal Eriş koku için ne demiş:
📖 Sayfa 84 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
“Koku alma, bizi acılardan korumaya yarayan en ilkel güvenlik sistemimizin bir becerisidir.”
Kahvenin icadından önce kahverengi yerine hangi sözcük kullanılıyordu?
📖 Sayfa 44 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
1. Gök
2. Boz
3. Beyda
4. Ala
Ama metinler yalnızca dilsel anlaşma konularını yansıtmazlar. O metinlerin içinde dile, kültüre, toplum yaşamına, ortak belleğe, tarihe, gelenek ve alışkanlıklara dair sonsuz bilgi saklıdır.
📖 Sayfa 23 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
"Inghil" + "terra", yani Angıl toprağı, İngiliz toprağı. Terre İtalyancada ülke, toprak, yeryüzü demektir. İtalyancada "İngilterra" okunan bu sözcük, bize gelince ünlü uyumuna uyarak İngiltere'ye dönüşmüş. Halen de böyle kullanıyoruz.
📖 Sayfa 71 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Pezevenk: Türkçede cinsel işçiliğe aracılık eden erkeği tanımlayan bu kelimenin kökeni üzerine farklı görüşler bulunmaktadır. İsmet Zeki Eyüboğlu’nun Farsça “kapı tokmağı” anlamına gelen “pejavend” kelimesinden türediği yönündeki teorisi eleştiriliyor. Bunun yerine Ermenice kökenli bir kelime olduğu ve “seks işçisi kadının çocuğu” anlamına geldiği öne sürülüyor.
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Cermen topluluklarından biri olan Saksonlar, Avrupa'nın kuzey-kuzeybatı hattına hakim olmuş hatta Britanya adasına geçerek buraya da yerleşmişlerdi. Bu nedenle İngiliz kültür ve uygarlığına "Anglo- Sakson" medeniyeti denir.
📖 Sayfa 70 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
En ilgincini sona sakladım: Hindinin Farsça adı "bukalemun Aslında bukalemun sözcüğü Farsçaya Arapçadan geçmiş. Oraya da Eski Yunancadan. Arapçada "renk değiştiren kumas" demek bukalemun. Taftalı yani. Hindinin tüylerinin de tıpkı taftalı kumaş gibi ışığa göre renk değiştirdiği düşüncesine kapılan Farslar bu sözcüğü bizim meşhur kuş için kullanmaya başlamışlar ve öyle de yerleşmiş. Biz ise Türkçede bukalemunu başka bir hayvan türü için kullanıyoruz. Bulunduğu ortama göre renk değiştirebilen bir hayvan. Ama hindi değil.)
📖 Sayfa 81 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Çünkü dili insanlar konuşurlar ve insanlar farklılaştıkça; maruz kaldıkları doğal, coğrafi, iklimsel ve siyasi koşullar değiştikçe dilleri de değişim gösterir. Neden bu kadar çok dil olduğunun ve neden bazı dillerin birbirine bunca çok benzediğinin de kısa bir özeti sayılabilir bu bilgi.
📖 Sayfa 23 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Bizim kültürümüzde tilki, kurnazlığın, çakal içten pazarlıklılığın, sinsiliğinin hainliğin, keçi inatçılığın, köpek abartılmış sadakatin, kuzu uysal ve uslu oluşun, koç, yiğitliğin ve erkekliğin, baykuş uğursuzluğun, karga şarkı söylemekle ilgili kabiliyetsizliğin sembolüdür.
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Örneğin, ‘bendeniz’ ile başlayalım. ‘Bende’ aslında Farsça’da ‘köle, hizmetkâr’ demektir. Bu ifadeyi bu zamana kadar ‘ben deniz?’ sanıyorduysanız sizin için üzgünüm. Bu, bize Farsça’dan nezaket diline tevazu katmak için alınmış bir sözcük ve benzerleri başka dillerde de var:
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Kurt, aslında elmanın,incirin içinden çıkan canlının adıdır. Eski Türkler köpekgiller familyasından olan bu hayvana börü derdi. Fakat börünün adı bir tabuydu. Türkler için kurt (börü) hem kutsal hem korkulan bir figürdü. Bu yüzden onu bu küçük canlının adıyla anmaya başladılar fakat bu kullanım öyle yerleşti ki zamanla aslı unutuldu
📖 Sayfa 157 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Fransızca kırmızı (rouge) sözcüğü, okunuşu ile (ruj) bir kozmetik malzemesinin adı olmuştur
📖 Sayfa 42 · Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Bir dil, onu anlayan bir kişi bile varsa hâlâ dil sayılır.
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş

Dilde esas olan şey anlaşılma çabasıdır ve bir dilin anlaşılabilir olmasının yegane yolu o dilin işleyişini sağlayan kuralların tüm taraflarca benimsenmesidir.
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş
Sıkça Sorulan Sorular
Babil Kulesi Kitabı kimin eseridir?
Babil Kulesi Kitabı, Mahir Ünsal Eriş tarafından yazılmıştır.
Babil Kulesi Kitabı kaç sayfadır?
Babil Kulesi Kitabı, 184 sayfadır (Kafka Yayınevi baskısı).
Babil Kulesi Kitabı'nın en ünlü sözü nedir?
“Hayat yoksa ölüm de yoktur.”