CANLI

Din Meraklıları İçin Esasat-ı Nuriye Kitabından Düşündüren Sözler — Bediüzzaman Said Nursî'un

Esasat-ı Nuriye - Bediüzzaman Said Nursî kitap alıntıları ve sözleri

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî'un 416 sayfalık eseridir. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.

Yazar:Bediüzzaman Said Nursî
Yayınevi:İttihad Yayınları
Sayfa Sayısı:416
Dil:Türkçe
ISBN:9789757985136
Okuma Süresi:11 sa. 47 dk.
Türler:Din (İslam), Tasavvuf-Mezhepler-Tarikatlar

Esasat-ı Nuriye'den En Beğenilen Alıntılar

"Nur, nar göründüğü gibi bazan şiddet-i belâgat dahi, mübalağa görünür."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Bütün tarikatlerin en mühim neticesi,

Hakaik-ı imaniyenin inkişafıdır.."

⏳

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Kendi arzusuna ve şahsi anlayışlarına göre değil,
kitaba uygun düşünür, inanır,

konuşur ve yaşamaya çalışır...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Ehl-i Sünnet ve Cemaat olan ehl-i hak mezhebini karargâh yap,

Ve Kur'ân-ı Mu'cizü'l-Beyânın muhkemat kal'asına gir..
Ve Sünnet-i Seniyyeyi rehber yap,
selâmeti bul."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Bundan sonraki hayatı kendimize değil,

belki hak ve hakikate vakf etmeliyiz..

📖 Sayfa 220 · Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

İmsanlara kendini bildirmek bir şöhretperestlik olma-sından,
bir enaniyet, bir hodfüruşluk,
bir riyakârlık ihtimali var.
Bu ise, bizim gibilere tam zarardır."

📖 Sayfa 151 · Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

İns ü cinn şeytanları az bir fiil ile büyük tahribat ve dehşetli manevî yangınlar yaparlar. Evet bütün fenalıklar ve günahlar ve şerlerin mâyesi ve esasları ademdir, tahribdir. Sureten vücudun altında, adem ve bozmak saklıdır..

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Bütün vaktimi ve hayatımı,

hakaik-i imaniye ve Kur'âniyeye
hasr ve vakfetmişim..

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Bir ameli, Allah emrettiği için yapmak ihlas,

Emredildiği gibi yapmak ise sadakattır.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Maksadın büyümesiyle
himmet de büyür.
Ve hamiyet-i İslâmiyenin galeyanı ile

Ahlâk da tekemmül ve teâlî eder.."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"İnsan kusurlardan, nisyandan,

sehivden hâli değil.

Benim bilmediğim çok kusurlarım var.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

insanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Hâlık-ı Kâinatı tanımak ve Ona iman edip ibadet etmektir.

Esasat-ı Nuriye

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Hakaik-i imaniye ve hizmet-i nuriye-i kudsiye, kâinatta hiçbirşeye âlet olamaz.

Rıza-yı İlâhîden başka bir gayesi olamaz...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Hiçbir müfsid ben müfsidim demez.

Daima suret-i haktan görünür.

Yahut bâtılı hak görür.."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

" Kur'ânın zincirini muhkem tut.

Onun sözüne kulak ver.

Başkaları seni aldatmasın...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Kur'andan gelen o Sözler ve o Nurlar, yalnız aklî mesail-i ilmiye değil belki kalbî, ruhî, halî mesail-i imaniyedir ve pek yüksek ve kıymettar maarif-i İlahiye hükmündedir."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

▪ "Ciddiyet, güzel bir ahlâk-ı İslâmiyedir..."

❤ ❄

📖 Sayfa 77 · Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek ve aldırmamak,

o imandan hissesi olmadığına delildir."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Risale-i Nur dairesine sıdk ve ihlâsla girenlerin kazançları pek azîm ve küllîdir."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Zaman,

İslâmiyet fedâisi olmak zamanıdır.."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

İmânın, bir zerre kadar

kuvveti ziyade olması, bir hazinedir...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Kur'ân hakikî bir şakirdine Cennet-i ebediyeyi dahi gaye-i maksat yaptırmadığı halde, bu zâil, fâni dünyayı ona gaye-i maksat hiç yapar mı? "

Esasat-ı Nuriye

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Onun kalbine dikkat ettim, gösteriş değil, samimî olduğunu hissettim. Cenab-ı Allah'a şükrettim ki, kardeşlerim içinde bu âli hissi taşıyanlar var..

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

«Nefis ve şeytan, sizi, kardeşinize karşı itiraza ve haklı olarak tenkide sevk ettiği vakit, deyiniz ki: "Biz, değil böyle cüz'î hukukumuzu, belki hayatımızı ve haysiyetimizi ve dünyevî saadetimizi Risale-i Nur'un en kuvvetli rabıtası olan tesanüde feda etmeye mükellefiz. O bize kazandırdığı netice itibarıyla dünyaya, enaniyete ait herşeyi feda etmek vazifemizdir " deyip nefsinizi susturunuz...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Saltanat-ı dünyeviye aldatıcıdır....

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Şu geç uyanan kıymettar gençliğimi fâni,

geçici şeylerle zayi etmeyeceğim..

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

İstedikleri takdirde dünya nimetleri kendilerine yâr olduğu halde,
her türlü şahsî, dünyevî rütbelerden, varlıklardan feragatle,
ömürlerini Risale-i Nur'un hizmetine vakfetmişlerdir...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Bana mahsus gayet ehemmiyetli bir muhakeme-i hissî...

ve gayet ruhlu bir muamele-i imanî...

ve gayet gizli bir mükâleme-i kalbî...

- suretinde mütenevvi ve "derin dertlerime şifa olarak" tebarüz etmiş...

Bana tam tevafuk eden tam hissedebilir.
Yoksa tam zevkedemez."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Sizlerin kalb ve ruh ve aklınızı itham etmem.
Risale-i Nur'un verdiği tesire binaen
itimad ediyorum...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Bu tarz hareket;

Sadakat ve teslimiyettir...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Fâni dünya hayatını gaye yapan insan,

hakikatte değer kazanamaz.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Sen onların hassalarını topla ve mânâlarını tahkik eyle.
Bütün hayır ve saadet onlarla tamam olur" der.

"Hurufların mânâlarını tahkik et.."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

İmandan gelen hürmet ve merhamet, hakikî insaniyetin esasıdır....

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Hayatın başına gelen ecel ise, şuhud derecesinde kat'î iman etmişim ki, tagayyür etmiyor, mukadderdir.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin
hikmeti ve gayesi,
Hâlık-ı Kâinatı tanımak
ve Ona iman edip ibadet etmektir..

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Şu zamanın nazarı,

evvelâ ve bizzat saadet-i dünyeviyeye bakıyor ve ahkâmları ona tevcih ediyor...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Hakiki bir Nur Şakirdi, manevî mesuliyet duygusuna sahibtir. Bu hissin, vicdanî bir neticesi olarak da, Kur'andan alınmış olduğunu bildiği cihetle de Risale-i Nurdaki hakikatlara ve düsturlara tam bir teslimiyeti vardır...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Kitabda bildirilen bu hikmetleri anlayabilmek için dahi,

ciddi bir cehd ile okumak, birinci şarttır...

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Ey kardeş! Zırh ve silâh,

namaz ve takvadır.

Kur'ânın zincirini muhkem tut.
Onun sözüne kulak ver.

Başkaları seni aldatmasın. . .

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Şu zamanın nazarı, evvelâ ve bizzat saadet-i dünyeviyeye bakıyor ve ahkâmları ona tevcih ediyor. Halbuki, şeriatın nazarı ise, evvelâ ve bizzat saadet-i uhreviyeye bakar ikinci derecede, âhirete vesile olmak dolayısıyla, dünyanın saadetine nazar eder. Demek, şu zamanın nazarı, ruh-u şeriattan yabanîdir...

📖 Sayfa 24 · Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"İnsanın kıymetini tayin eden, mahiyetidir..

Mahiyetin değeri ise, himmeti nisbetindedir.
Himmeti ise, hedef ittihaz ettiği
maksadın derece-i ehemmiyetine bakar."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Kimse demez ayranım ekşidir.

Fakat siz mihenge vurmadan almayınız.

Zira çok silik söz ticarette geziyor.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Risale-i Nur,

Gurur ve kibir ve hodfuruşluk ve zillet gibi, ahlâk-ı seyyieden kurtararak,
tevâzu ve mahviyet ve izzet ve
vakar gibi güzel ahlâklara sahip kılar."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Eğer Allah için olsa, o vakit kat'î Onun izniyledir. Tevfik Onundur.
Minnet Onadır. Senin hakkın, şükürdür, fahir değildir. Çünkü fahir, irae, yani gösteriş ve riya iledir. Riya ise, hayrı şer eder.
Şerle iftihar edersen et!

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Hizmetkârlığı,

makamatlara tercih ediyorum. "

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Münafık, kâfirden daha fenadır..

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Resul-i Ekrem (aleyhissalâtü vesselâm) ferman etmişki:
‎ شَيَّبَتْنِى سُورَةُ هُودٍ‎
Yani, sûre-i Hûd'daki ‎
فَاسْتَقِمْ كَمَا اُمِرْتَ‎
Âyeti beni ihtiyarlattırdı.
Çünkü, ehemmiyeti azimdir;
İstikamet-i tâmmeyi emrediyor.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

" Şeriatın bir hakikatına,
bin ruhum olsa feda etmeye hazırım.

Zira şeriat, sebeb-i saadet,
ve adalet-i mahz ve fazilettir..." ⏳

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪
...Çünkü iman dersi için gelenlere tarafgirlik nazarıyla bakılmaz.

Dost düşman, derste farketmez...

▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪ ▪

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Kişinin bağlandığı davaya ciddi ve kalbî samimiyeti, sadakatın manevî cihetidir....

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Dedim: İşte Kur'ân'dır. Erkân-ı sitte-i iman, erkân-ı hamse-i İslâm esas maksad-ı Kur'ân.

Der ikincisinde: "Fikir ve hayata ne vermiş?"
Dedim: Fikre tevhid, hayata istikamet.

Buna dair şahidim:

| فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ ٭ قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌ |

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Ruh-u beşerde pek çok istidat,
ve kabiliyetlerin tohumlarını ekmiştir.

Fakat o istidatların terbiyesini ve neticesini,
cüz-ü ihtiyarînin eline vermiştir.
O cüz-ü ihtiyarînin yuları da, şeriatın,
yani delâil-i nakliyenin eline verilmiştir.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Bir küçük mesele-i imaniyenin inkişafı,

benim nazarımda yüzler ezvak ve kerametlere müreccahtır."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlan-dırınız ve ferâizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz."

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Nereye gittikleri anlaşılmayan çok yollar var. Yük ağır, ben de gayet âcizim.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Evet, dünyada en yüksek hakikat, peder ve validelerin evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âli hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet haklarıdır . Çünkü onlar, hayatlarını, kemâl-i lezzetle(Büyük bir zevkle) evlâtlarının hayatı için feda edip sarf ediyorlar. Öyleyse, insaniyeti sukut etmemiş ve canavara inkılâp etmemiş herbir veled, o muhterem, sâdık, fedakâr dostlara hâlisâne hürmet ve samimâne hizmet ve rızalarını tahsil ve kalblerini hoşnut etmektir .

Esasat-ı Nuriye

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Nur şakirdlerinden çokları hem malını, hem istirahatini, hem dünya zevklerini, hem lüzum olsa hayatını Nurun hizmetinde feda ediyorlar.

Sen, ey nefsim neden fedakârlıkta
en geri kalmak istersin?"

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

"Muhabbet-i İlâhiyenin ziyasını
tazammun eden,
İmanın nuruyla münevver olan
İslâmiyetin terbiyesiyle tekemmül edip,
İnsaniyet cihetinde, abdiyetin içinde
bir sultansın;

Ve cüz'iyetin içinde bir küllîsin;
küçüklüğün içinde bir âlemsin...

📖 Sayfa 9 · Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Bir ameli, Allah emrettiği için yapmak ihlas, emredildiği gibi yapmak ise sadakattır. Sadakatın biri manevî, diğeri fiilî olarak iki ciheti vardır. Kişinin bağlandığı davaya ciddi ve kalbî samimiyeti, sadakatın manevî cihetidir. Bu manevî bağlılığın fiilî tezahürü ise; bağlandığı şeyin icablarını harfiyyen ve tasarruf etmeden yerine getirmek ve fiilen sadakatını isbat etmeye çalışmaktır..

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Ahlâk-ı âliyeyi ve yüksek huyları hakikate yapıştıran ve o ahlâkı daima yaşattıran, ciddiyet ile sıdktır, doğruluktur.

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî

Sıkça Sorulan Sorular

Esasat-ı Nuriye kimin eseridir?

Esasat-ı Nuriye, Bediüzzaman Said Nursî tarafından yazılmıştır.

Esasat-ı Nuriye kaç sayfadır?

Esasat-ı Nuriye, 416 sayfadır (İttihad Yayınları baskısı).

Esasat-ı Nuriye'nin en ünlü sözü nedir?

“"Nur, nar göründüğü gibi bazan şiddet-i belâgat dahi, mübalağa görünür."”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Esasat-ı Nuriye — Bediüzzaman Said Nursî. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4