
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, tasavvuf dünyasına Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Say Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Bu sayfa, Divân-ı Kebir'den Seçmeler'den damıtılan en akılda kalan cümlelere ayrılmıştır.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler'den En Beğenilen Alıntılar
Ya Rab! Balçıktan yapılmış beden evi nerede? Can evi, gönül evi nerede? Ben, buradan bıktım; asıl şehrimi, vatanımı arzu ediyorum!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ey gönül; galiba sen, işin farkında değilsin! Sen, asıl kendi şehrinden sürülmüşsün; sen, burada gurbettesin!
"Ey Allah'ım! Benim ailem nerede; soyum sopum nerede?" diye feryatlar içinde, kalmışım şu kirli dünyada!
Ya Rab! Şehrime geri dönseydim de, padişahımın merhametini, o şehirdeki dostum, sevgilim olan canların hepsini de görseydim!
Birisi ile sohbet etmek canı onun rengine boyar. Yani insan konuştuğu, arkadaş edindiği kişinin huyunu benimser.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Damla sensin, deniz sensin, lütuf sensin, kahır sensin
📖 Sayfa 27 · Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Şeker sensin, zehir sensin; fazla üzme beni.
Kendi gölgemden kaçıyorum;
📖 Sayfa 157 · Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Gölgesinden kaçanda dur durak mı kalır?
Sevgilim; bana can da, gönül de
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
sana kurban etmek için verildi.
Zindanda Yusuf gibi bir arkadaş bulan kişi zindandan çıkmak ister mi?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Rahattan, ızdıraptan, benlikten kurtulmadıkça vuslata erenlerin yanlarına gidemezsin.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Allah'ı seven, herhangi bir insana kul olmaz!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ben neredeyim, bu dünyanın sevinci, kederi nerde!
📖 Sayfa 35 · Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ben neredeyim; yağmur, oluk kaygısı nerde!
Neden dönmeyeyim kendi öz alemime?
Gönül nerede, bu dünyayı seyretmek nerede!
İnsanlar arasındaki bu kadar kavgaya, gürültüye, bu kadar sertliğe, kabalığa, uyuşamazlığa lüzum var mı? Hepsi de aynı yolun yolcusu, aynı kervanın adamları değil mi? Hepsinin de yiyeceği aynı yiyecek değil mi?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Gönül, sözlerle dopdolu, fakat söylemeğe imkan yok!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ey aşk , padişahım sensin,benim için bir dar ağacı kur; asılmamış kandil evi aydınlatamaz.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sonsuzla dünümüzdür ölümümüz.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Hakk kapısının uyuz köpeği bile dünyadaki bütün arslanlardan iyidir, değerlidir. Çünkü o Hakk'ın aşkını söyler ve o kapıyı gözetme ve bekçilik yapma usullerini bilir.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Bu dünya gurbetinde nasılsınız? Ne haldesiniz?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi

Bu zamanda insan çalanlar, altın çalanlardan daha fazla!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Her ne kadar aşk erkeğin de kadının da aklını çeler, fıkrini elinden alırsa da, eminlik de aşktadır, adalet de ondandır.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Biz aşk kapısının halkasını tutmuş çalıyoruz. Sen ise kapıyı kilitlemişsin Anahtarını almış gitmişsin...
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
• Dünya dünya olalı her şeyin sonunun ayrılık olduğunu gör! Şu dünyada dünyaya gelip de gitmeyen kişiyi kim gördü?..
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Haydi biz de; "Ölmeden evvel ölelim!" emrine uyarak Hz. Muhammed (s.a.v.) gibi şu mel'un nefisle savaşa girişelim!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Allah'ım, bana acımayana, bana kötülük yapana sen acı!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
"Göklere çıkmak istiyorum, lütfen bana merdiveni gösteriniz!" diye niyazda bulundum.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Buyurdu ki: "Senin başın merdivendir. Başını ayak altına al, başına bas da yüksel!"
(Ayağını başının üstüne koymak demek, aklını ayak altına alıp, gönül yolu ile, aşk yolu ile Hakk'a yönelmektir.)
Bir ceylan da arslan yüreği varsa, o binlerce ceylanı arslandan kurtarır.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sevgilim sen ve ben iki ayrı çehre, iki ayrı beden. Fakat bir ruh olarak evin önü açık sofasında oturduğumuz zaman ne mutlu bir zamandır."
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Fanî olan bedene, maddî güzelliğe gönül verdiği için bir türlü huzur bulamayan, hüzünler içinde kalan kişi!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Bedenle uğraşıp durma, bedene bakma!
Sevdaya doymuş aşık var mıdır?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ey gönül, işlediğin suçlara, kusurlara karşılık, Hakk'tan özür dilemek için neler düşünüyorsun? O'ndan sayılamayacak kadar lutuflar, iyilikler, ihsanlar, vefalar gelmede, senden de bunca hatalar, kusurlar, cefalar görünmede...
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
"Değildim ben sana mail, sen ettin aklımı zail, Bana ta'n eyleyen gafıl, seni görgeç utanmaz mı?"
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Dünyada görülen ve insanı büyüleyen bütün güzelliklerin güzellikleri, onun güzellik denizinden birer damla, fakat susuzluk hastalığına tutulmuş bir kişi, bir damla ile kanar mı?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sen kendinle, kendi nefsinle dost olma da, kiminle dost olursan ol!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Aklını başına al da sen kendinden, kendi nefsinden kaç kurtul!
Senin asıl korkunç düşmanın onlardır.

Eğer senden başkasını ümit edersem, ümitsizliğe düşerim.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Eğer varlığım senin için değilse, o varlık yıkılsın, harap olsun.
Ey ölüler arasında yaşayan diri!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ölülerin kokusu seni rahatsız etmiyor mu?
Ey gönlüme ateş düşüren! Ateşin beni yaktı, yandırdı. Ey dost! Çabuk gel, çabuk gel! Ben yanıyorum.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
• Anladım, anladım. Herkese yabancısın. Hiç kimse ile dost olamuyorsun.Yalnız onun verdiği dertle arkadaşsın, O'nun verdiği gamla dostsun!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Kıvılcım gibi çakıp yakan, yakıp yandıran ayrılığı kıyamete kadar anlatsam, onun dehşet ve şiddetinin ancak yüz binde birini anlatabilirim."
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Kibri, kini yok edersen hem benlikten yakanı sıyırırsın, hem de şeytanın saçından tutar, boynunu vurursun. Sabır sıkıntının anahtarıdır.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ey sevgili, ilacım de sensin, çarem de sensin. Yüz parça olmuş gönlümün nuru da sensin, çaresiz gönlümde, senden başka ne varsa hepsi yok oldu, beni kimsesiz bırakma! Gel!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Öfkelenip kaşlarını çatınca, içim sıkılır, gönlüm dertle düğümlenir, perişan olur neden böyle olur, anlayamıyorum?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Canımın ona ne bağlılığı var ki? Onun neşelenmesini, gülmesini bir an bile görmesem perişan oluyorum; neden böyle oluyor?
Benden yüz çevirdiği zaman, dünya kararır. Bende ne gün kalır, ne akıl neden böyle oluyor, anlayamıyorum!
Kimi dertli, kederli, asık suratlı görürsen bil ki, o aşk şehrinde doğmamıştır. Aşık değildir.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
674. Öyle bir arkadaş istiyorum ki, benim derdimi kendine dert edinsin.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Rızkımı veren Hüda'dır kula minnet eylemem!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sana gizlice söyleyeyim; Gül neden gülüyor? onun sevgilisi avucunun içindedir. Hep onu koklar durur da, ondan ötürü gülüp duruyor.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ben sustuğum için siz benim gönül feryadımı duyamazsınız.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ancak kulaklarınız göz kesilirse benim perişan halimi görür, anlarsınız.
Beden mezarında sıkıştım kaldım.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ey rühu darlıktan kurtaran, rahata kavuşturan! Gel, beni benden, beni bedenden kurtar!
Benzim safran gibi sarardı. Boynum büküldü, çene düştü. Beden mezarında sıkıştım kaldım. Ey ruhu darlıktan kurtaran, rahata kavuşturan! Gel, beni benden, beni bedenden kurtar!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi

Yerden biten, baş kaldıran ağaç ve yaprak şunu söylerler: Hocam, ne ekersen ancak onu biçersin.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sana sayılı olarak verilen nefeslerden eğer son nefesin kaldı ise, aşktan başka hiç bir şey ekme! Çünkü insanın değeri neyle ölçülür, bilir misin?
Aradığı şeyle. İnsan neyi ararsa ona layıktır.
İnsan, odun değildir ki, kırıldığı zaman ses çıkarsın!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sana sayılı olarak verilen nefeslerden eğer son nefesin kaldı ise, aşktan başka hiç bir şey ekme! Çünkü insanı değeri neyle ölçülür bilir misin? Aradığı şeyle. İnsan neyi ararsa ona layıktır.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sen benim canımsın, ben cansız nasıl yaşayım?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Dediler ki' bütün dostların öldü, gitti, yok oldu. Hayır Allah'ı seven, ona candan bağlanan yok olmaz.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
"Göklerin yolu, içtedir, gönüldedir, sen aşk kanadını aç, aşk kanadı kuvvetli olursa merdiven arama derdi kalmaz."
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sen neşeli olmak istiyorsan gamlı insanları neşelendirmeğe çalış, onların gamlarına ortak ol. Gamdan kurtulmak istersen, insanların gönlünü sevindir!)
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Cihanın her cüz'ü, bu dünyada gördüğümüz her şeyi yaratanın kudretinin, yaratma gücünün birer belgesidir.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Bu dünya, yaşanacak bir yer değildir! Bu dünyada birbirleri ile savaşan insanlar, barıştıkları zaman bile, gönülleri kinlerle doludur. Bu dünyanın sabahı bile yalancıdır! Çünkü, sabahının arkasında gece gizlenmiştir; burada sonsuz sabah yoktur!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Gam, keder boş şeylere heves etmiş bir gönülde bulunur. Sevgilinin hayali bulunmayan bir gönüle girer, yerleşir.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Allah'ım; bedenimizde bir tek damar bile yoktur ki senin emrinle atmasın.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Mutlu insanlar şehri var mıdır?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ama bu çırpınıp duran gönül yorulmadı, oturmadı. Herkes gitti, oturdu, kaldı. Ama bir an için olsun o oturmadı.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Nur, sebebi yaratandır. Ne kadar sebep varsa hepsi de onun gölgesidir.Allah, sebepsizliği her şeye sebep kılmıştır. Sebebi yaratan ile sebep birbirinin aynasıdır. Kim ayna gibi tertertıiz değilse, aynayı ve aynadakini göremez.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Ey gönül! Başını çıkar da bir bak; senin gözlerin pek parlaktır, pek keskindir! Gözlerini ov da dikkatle bak; dünyada ne görürsen herşeyi 0 yaratmıştır! Yarattıklarında O'nun yaratma gücünü, sanatını, kudretini müşahede et, gör!
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi
Sıkça Sorulan Sorular
Divân-ı Kebir'den Seçmeler kimin eseridir?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, Mevlana Celaleddin-i Rumi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır. Türkçeye Mehmet Kanar çevirmiştir.
Divân-ı Kebir'den Seçmeler kaç sayfadır?
Divân-ı Kebir'den Seçmeler, 520 sayfadır (Say Yayınları baskısı).
Divân-ı Kebir'den Seçmeler'in en ünlü sözü nedir?
“Ya Rab! Balçıktan yapılmış beden evi nerede? Can evi, gönül evi nerede? Ben, buradan bıktım; asıl şehrimi, vatanımı arzu ediyorum! Ey gönül; galiba sen, işin farkında değilsin! Sen, asıl kendi şehrinden sürülmüşsün; sen, burada gurbettesin! "Ey Allah'ım! Benim ailem nerede; soyum sopum nerede?" diye feryatlar içinde, kalmışım şu kirli dünyada! Ya Rab! Şehrime geri dönseydim de, padişahımın merhametini, o şehirdeki dostum, sevgilim olan canların hepsini de görseydim!”