
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky'un 96 sayfalık eseridir. Orijinal adı Мышление и речь (Myšlenie i reč') olan kitap ilk kez 1985'te basılmıştır. Kitaptan derlenen bu sözler, okur beğenisine göre sıralanmıştır.
Düşünce ve Dil'den En Beğenilen Alıntılar
Bir zihinsel işlemin bilincine varmak demek, onu eylem düzleminden dil düzlemine aktarmak , yani onu sözcüklerle ifade edilmesini olanaklı kılacak biçimde düş gücünde yeniden yaratmak demektir .
📖 Sayfa 131 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Kendimizi keşfetmeye çalışmak ucu bucağı olmayan bir meşgaledir.
📖 Sayfa 96 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
(Çocukta) belli bir döneme kadar dil ve düşüncenin gelişimi birbirinden farklı yollar izler. — belli bir noktandan sonra düşünce sözel, konuşma rasyonel olur.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Hayvanların bizler kadar detaylı ve karmaşık bir şekilde iletişim kuramamalarının temel sebebi asla fonetik (ses) yetersizlikleri değildir.
📖 Sayfa 35 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Zekâ yetersizliğidir.
Felsefeden bilerek kaçınmak da bizzat bir felsefedir; hem de kendisini savunanları birçok tutarsızlığa sürükleyebilecek bir felsefe
📖 Sayfa 42 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
''Çocuklar yalnızca kelimeleri anlarlar. Konseptlere dönüştüremez ve yeni konseptler yaratamazlar. Bardak kelimesinin fonetiğini tanır ve bu sayede fonetik tınının hangi görsel şekle ait olduğunu anlar.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Çocuklar nesne ve kavramları aynı şeymiş gibi düşünürler.''
Oluşturduğumuz kavramlar ve değer yargılarımızla bir bütün teşkil ederiz. Bu bütünü yaratan büyük oranda içinde yaşadığımız toplumdur. Toplum ve dolayısıyla kültürel yapı bizim olgulara ve ilişkilere karşı geliştirdiğimiz bakış açımıza yön verir. Bir yerde olaylara ve eylemlere asıl anlam yükleyen onlardır. Biz tanımlamalarımızı ve yargılarımızı zihnimiz ile düşünerek veririz. Yargılarımız ise içinde yaşadığımız toplumun bize getirdiği sosyokültürel ilişkiler etrafında şekillenir. Bu nedenle düşünceyi kültürden ayırmak çok zordur.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Dil sadece sesle ilişkili değildir. Eğer öyle olsaydı sağır insanlar birbirleri ile iletişim kuramazdı.
📖 Sayfa 35 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Bugün herkes tarafından bilinmektedir ki sağır bireyler dudak okuma sayesinde iletişim kurabilirler.
Anlam her zaman mevcuttur ve düşüncenin var olabilmesi için gereklidir.
📖 Sayfa 92 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Düşünce , sözcüklerle yalnızca dile getirilmekle kalmaz , onlar aracılığıyla varlık kazanır. Her düşünce , bir şeyi başka bir şeye bağlamaya , şeyler arasında bir ilişki kurmaya yönelir. Her düşünce devinir, büyüyüp gelişir, bir işlevi yerine getirir, bir sorunu çözer. Düşüncenin bu akışı, bir dizi düzlemden geçen içsel bir hareket olarak ortaya çıkar.
📖 Sayfa 179 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
unuttuğum kelime
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
bir zamanlar söylemek istediğimdi
ve sessiz düşünceler
gölgeler ülkesine geri döner
Gelişme , doğal yasalara bağımlı olarak ilerleyen bir olgunlaşma süreci , öğretim ise gelişmenin yarattığı fırsatlardan yararlanma olarak görülmektedir.
📖 Sayfa 138 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Dil insan bilincini nesilden nesile aktarır ve yaşar.
📖 Sayfa 86 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Köhler'in özellikle maymunlarla yaptığı deneyler sonucunda maymunların basit problemler çözebildiği ve ilkel aletleri basit amaçlar için kullanabildikleri gözlemlenmiştir. Bütün bu beceriler insan zekâsının prelinguistik dönemine aittir.
📖 Sayfa 31 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Söylemek istediğim sözcüğü unuttum ve düşüncem biçiminden soyunmuş olarak gölgeler ülkesine geri dönüyor.
📖 Sayfa 171 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky

"Dil ve düşünce arasındaki bağ daha önce kurulmuş bir bağ değildir.Bu bağ her an yeniden kurulur ve her bir kurulmada ufak ufak da olsa değişir ve dönüşür.Gelecekte de bu süreç böyle devam edecektir."
📖 Sayfa 94 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Başlangıçta eylem vardı. Söz başlangıç değildi -önce eylem vardı; söz, gelişmenin eylemi taçlandıran sonucudur.
📖 Sayfa 216 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Hayvanlar arasında görülen anlatımlı hareketler aracılığıyla iletişim, iletişim olmaktan çok bir duygunun yayılmasından ibarettir.
📖 Sayfa 23 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Birisini anlayabilmek için onun ağzından çıkan tüm sözcüklerin anlamını bilmemiz yeterli değildir. Birisini anlayabilmek için onun düşüncelerini anlamamız gerekir. Bu da onun duygularını, arzularını, niyetini bilmek veya tahmin etmek anlamına gelir.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Yazmanın konuşmaktan daha zor olmasının en büyük nedeni daha derin bir hayal gücü ve soyutlama yeteneği gerektirmesidir.
📖 Sayfa 79 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Birisini anlayabilmek için onun ağzından çıkan tüm sözcüklerin anlamını bilmemiz yeterli değildir. Birisini anlayabilmek için onun düşüncelerini anlamamız gerekir.
📖 Sayfa 93 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
... düşünce denilen şey aslında ses çıkartmadan konuşmaktır diyebiliriz.
📖 Sayfa 8 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Kelimelere yeni anlamlar yüklemeyi çok severiz.
📖 Sayfa 57 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Hayatımıza yeni kavramlar ve nesneler girdikçe var olan eski kelimelerin anlamlarını bu yeni nesnelere yükleriz.
adın doğmasına yol açmış olan imge, kavram ile arasındaki savaşı giderek yitirir. bilinçten de bellekten de silinerek sözcüğün başlangıçtaki anlamının yok olup gitmesine yol açar.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Bir sözcük, insan bilincinin bir mikrokozmosudur.
📖 Sayfa 216 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Öğrenci özgürce düşünülebilen ortamlarda kendiliğinden yeşeren bir filizdir elbette öğretmene düşen görev bu filizi doğru yöne doğrultmak olacaktır.
📖 Sayfa 65 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Bütünü anlamak için parçaları da daha iyi anlamamız gerekir.
📖 Sayfa 8 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
"Konuşma temel olarak işaretler ile yüksek entellektüel işlemler arasındaki ilişkinin derinleşmesidir."
📖 Sayfa 51 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Düşünce ve bilincin gelişimi söz konusu olduğu zaman psikoloji ve felsefe iç içe geçer ve aslında çoğu zaman birbirini tamamlar. Alman psikolog Narziss Ach " Psikoloji deneysel felsefedir. " sözünü boş yere söylememiştir.
📖 Sayfa 21 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Bir başkasının konuşmasını anlamak için , kullandığı sözcükleri anlamak yetmez onun düşüncesini anlamak gerekir.Hatta bu bile yeterli olmaz aynı zamanda onun güdülerini de bilmek zorundayız. Bu düzleme ulaşılana kadar , söylenen bir sözün psikolojik çözümlemesi tamamlanmış sayılmaz.
📖 Sayfa 214 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky

Tolstoy , eğitime ilişkin yazılarında , çocukların yeni bir sözcüğü öğrenirken , genellikle söylenişinden çok ifade ettiği kavramdan dolayı zorluk çektiklerini söylemektedir .
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Çocuğun anne demesi, gelişmiş konuşmaya çevrilirse,<anne> sözcüğünden çok, <Anne, buraya gel> ya da <Anne, bana ver> ya da <Anne, beni iskemleye oturt> ya da <Anne, bana yardım et> gibi bir tümce anlamına gelmektedir.
📖 Sayfa 53 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
1-Düşünce ve konuşma, özoluşum bakımından farklı köklere sahiptir.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
2-Çocukta konuşmanın gelişmesinde anlık-öncesi bir aşamanın, düşüncenin gelişmesinde ise dil-öncesi bir aşamanın varlığı kesinlikle saptayabiliriz
3-Bu ikisi, belirli bir ana kadar birbirlerinden bağımsız biçimde farklı doğrultular izlerler.
4-Belirli bir noktada bu doğrultular kesişir ve bunun üzerine düşünce sözlü, konuşma da ussal hale gelir.
Bir sözcüğün söyleniş biçimi, o sözcüğün hangi psikolojik bağlam içinde anlaşılması gerektiğini açığa vurmaktadır.
📖 Sayfa 196 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Düşünce ve konuşmanın türeyişinin incelenmesiyle ortaya çıkan en önemli gerçek , bunların arasındaki ilişkinin birçok değişikliğe uğradığıdır.Düşüncedeki ilerleme ile konuşmadaki ilerleme birbirine koşut değildir. Bu ikisinin gelişme eğrileri tekrar tekrar kesişirler . Bu eğriler düzleşip yan yana ilerleyebilir, hatta bir süre için çakışabilir , ama sonuçta birbirlerinden tekrar uzaklaşırlar. Bu durum , hem soygelişim ( phylogeny) hem de özoluşum( ontogeny) açısından geçerlidir.
📖 Sayfa 57 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Çocuğun konuşmasının daha çok benmerkezci mi yoksa toplumsal mı olduğu, yalnızca yaşına değil , aynı zamanda onu çevreleyen koşullara da bağlıdır. Piaget' nin gözlemleri belirli bir çocuk yuvasında ki çocukların birlikte oyun oynadıkları durumlara ilişkindir ve bulduğu katsayılar yalnızca bu özel çocuk çevresi için geçerlidir. Çocukların etkinliği tamamen oyundan ibaret olduğu zaman , yaygın biçimde kendi kendine konuşma görülmektedir.
📖 Sayfa 46 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Konuşmanın anlığa hizmet etmeye ve düşüncelerin dile getirilmeye başladığı bu dönüm noktasının yanılgıya yer bırakmayacak kadar açık iki nesnel belirtisi vardır: 1)Çocuğun sözcükler hakkında birdenbire ve etkin biçimde merak duymaya başlaması, her yeni şey için <<Bu nedir?>> diye sorması ve 2)bunun sonucunda sözcük dağarcığının hızla ve büyük ölçüde genişlemesi.
📖 Sayfa 71 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Çocuğun belleği alfabeyi ezberlemesine olanak verecek kadar geliştiği dikkati sıkıcı bir işi yerine getirmeye elverecek ölçüde toplanabildiği, düşüncesi işaret ile ses arasındaki bağlantıyı kavrayabilecek düzeyde olgunlaştığı zaman , artık çocuğa yazı yazmayı ögretmeye başlayabiliriz.
📖 Sayfa 139 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Goethe, haklı olarak “Yabancı dil bilmeyen biri, kendi dilini de gerektiği gibi bilmez” demişti.
📖 Sayfa 154 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Düşünceden sözcüğe doğrudan bir geçiş olanaksız olduğu için, düşüncenin ifade edilemediği konusundaki hayıflanmalar hep olagelmiştir:
📖 Sayfa 212 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Nasıl dile getirsin yürek kendini?
Nasıl anlasın bir başkası?
(F.Tjutchev)
Hemen hemen her zaman , kavram olgunlaştı mı onu karşılayan bir sözcük de bulunur .
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Anlam aynı zamanda sözcüğün de ayrılmaz bir parçasıdır ve bu yüzden düşünce alanına olduğu kadar dil alanına da aittir. Anlamsız bir sözcük boş bir sesten ibarettir…
📖 Sayfa 22 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Yedi- sekiz yaşına kadar oyun çocuğun düşüncesine öylesine egemendir ki , gerçek olmadığını bilerek söylediği şeylerle , gerçek olduğunu sandığı hayalleri ayırt etmek son derece zordur. Özetlersek , içe yöneliklik düşüncenin ilk biçimi olarak görülmekte, mantık göreli olarak geç ortaya çıkmakta , benmerkezci düşünce ise ikisi arasındaki oluşumsal bağı oluşturmaktadır.
📖 Sayfa 32 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Çocuğun daha üç haftalıkken insan sesine son derece belirli tepkiler gösterdiği, sese karşı özgül olarak toplumsal olan ilk tepkisinin ise yaşamının ikinci ayında ortaya çıktığı gözlenmiştir.
📖 Sayfa 70 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
konuşma temel olarak işaretler ile yüksek entelektüel işlemler arasındaki ilişkinin derinleşmesidir.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky

Denebilir ki, yetişkin biri yalnızken bile toplumsal olarak düşünür, yedi yaşın altındaki bir çocuk ise başkalarıyla birlikteyken bile ben merkezci olarak düşünür ve konuşur.
📖 Sayfa 35 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Gelişme gizilgüçleri yaratır, öğretim ise bunlara gerçeklik kazandırır.
📖 Sayfa 139 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
İncil’in “Başlangıçta söz vardı” deyişine karşılık, Goethe Faust'ta “Başlangıçta eylem vardı” dedirtir.
📖 Sayfa 207 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Çocuğun konuşmasının daha çok benmerkezci mi yoksa toplumsal mı olduğu, yalnızca yaşına değil, aynı zamanda onu çevreleyen koşullara da bağlıdır.
📖 Sayfa 46 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Koehler’in kendisi de zaman zaman karşılaştırma amacıyla çocuklarla deneyler yapmış, Buehler de aynı doğrultuda çocuğu sistemli biçimde incelenmiştir. Çocuklar için elde edilen bulgularla maymunlar için elde edilenler birbirine benzemektedir.
📖 Sayfa 69 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Buehler’in anlattığına göre, çocuğun eylemleri tıpkı şempanzeninkiler gibiydi, o kadar ki çocuk yaşamının bu dönemini şempanzemsi çağ diye adlandırmak uygunsuz kaçmayacaktır.
Gerekli sözcükleri bilseler bile bazı düşüncelerin çocuklara iletilmesi olanaksızdır. Bunların tam anlamıyla anlaşılması icin zorunlu olan, uygun biçimde genelleştirilmiş kavram çocukta henüz oluşmamış olabilir. Tolstoy, eğitime ilişkin yazılarında, çocukların yeni bir sözcüğü öğrenirken, genellikle söylenişinden çok ifade ettiği kavramdan dolayı zorluk çektiklerini söylemektedir.
📖 Sayfa 24 · Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
felsefeden kaçınmak da bizzat bir felsefedir; hem de kendisini savunanları birçok tutarsızlığa sürükleyebilecek bir felsefe.
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Anlamsız bir sözcük boş bir sesten ibarettir ve insan konuşmasının bir parçası sayılamaz .
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky
Sıkça Sorulan Sorular
Düşünce ve Dil kimin eseridir?
Düşünce ve Dil, L. S. Vygotsky tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1985'te yayımlanmıştır. Türkçeye Burak Erdoğdu çevirmiştir.
Düşünce ve Dil kaç sayfadır?
Düşünce ve Dil, 96 sayfadır (Roza Yayınevi baskısı).
Düşünce ve Dil'in en ünlü sözü nedir?
“Bir zihinsel işlemin bilincine varmak demek, onu eylem düzleminden dil düzlemine aktarmak , yani onu sözcüklerle ifade edilmesini olanaklı kılacak biçimde düş gücünde yeniden yaratmak demektir .”