CANLI

Hatırla — Alp Paksoy'un Dilbilim Üzerine Akılda Kalan Sözler

Hatırla - Alp Paksoy kitap alıntıları ve sözleri

Hatırla, Alp Paksoy'un 216 sayfalık eseridir. İlk kez 2020'de yayımlanmıştır. Hatırla adlı eserden damıtılan en etkileyici satırlar, sizin için aşağıda.

Yazar:Alp Paksoy
İlk Yayın:2020
Yayınevi:Ötüken Kitap
Sayfa Sayısı:216
Dil:Türkçe
ISBN:9786051559971
Okuma Süresi:6 sa. 7 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Dilbilimi-Etimoloji, Edebiyat

Hatırla'dan En Beğenilen Alıntılar

“ Kelimelerin uçuşuyor fakat düşüncelerin yerlerde.”
Shakespeare

📖 Sayfa 42 · Hatırla, Alp Paksoy

Gökten düşen elmanın iki yarısı göndermedi mi
Seni bu diyarlara?
Ve hangi göz sapladı mızrağını
Kalbinin ortasına?

📖 Sayfa 211 · Hatırla, Alp Paksoy

Gezgin rüzgarların savurduğu o korkunç acın nerede?
Üç deniz, yedi ırmak, kırk çöl geçsen de
Kurtulamadığın o acı nerede?

📖 Sayfa 210 · Hatırla, Alp Paksoy

“Deveye ‘Yokuşu mu seversin yoksa inişi mi?’ demişler. ‘Düzlüğe kıran mı girdi?’ demiş…”

📖 Sayfa 127 · Hatırla, Alp Paksoy

Galiba düşünüyorum, herhâlde varım.
Ambrose Bierce

📖 Sayfa 166 · Hatırla, Alp Paksoy

“Eğer yabancı bir dilde, bir fikri, Almancadan daha zengin ifade eden bir kelime bulursam,
hiç tereddüt etmeden alırım.”

Hatırla, Alp Paksoy

"Dişin mi ağrıyor?
Çek kurtul.
Başın mı ağrıyor?
Bir çeyreğe iki aspirin.
Verem misin?
Üzülme, onun da çaresi var,
Ölür gidersin..."

(Sabri Soran)

📖 Sayfa 147 · Hatırla, Alp Paksoy

Tarancı, Galatasaray Lisesinde okuduğu yıllarda kendi kendine mektup yazar, postaya verir ve kendine yazdığı mektubu postadan aldığında başkasından gelmiş gibi sevinirmiş. Bu durumun literatüre "Cahit Sıtkı Yalnızlığı" olarak geçmesi gerekmiyor mu sizce de?

📖 Sayfa 26 · Hatırla, Alp Paksoy

Bir fıçının çatlak olup olmadığı nasıl çıkardığı sesten anlaşılırsa insanların da akıllı mı, ahmak mı olduğu ağızlarından çıkan kelimelerle anlaşılır.

📖 Sayfa 71 · Hatırla, Alp Paksoy

“Cahit Sıtkı Tarancı, Galatasaray Lisesinde okuduğu yıllarda kendi kendine mektup yazar, postaya verir ve kendine yazdığı mektubu postadan aldığında, başkasından gelmiş gibi sevinirmiş. Bu durumun literatüre ‘Cahit Sıtkı Tarancı Yalnızlığı’ olarak geçtiği bilinir.”

📖 Sayfa 26 · Hatırla, Alp Paksoy

“1921’de ‘Chanel No. 5’ diye bir parfüm çıktı. Coco Chanel, Ernest Beaux’den 24 saat kullanılabilecek bir parfüm istemişti. Beaux, on şişeden oluşan örnekleri 1-5 ve 20-24 olarak numaralamıştı. İşte o ‘5 numaralı şişe’ yüzyılımızın en çok tanınan kokusu oldu.”

📖 Sayfa 24 · Hatırla, Alp Paksoy

“Bende yok sabr ü sükûn, sende vefadan zerre,
İki yoktan ne çıkar, fikredelim bir kerre…”
(Nâbi)

📖 Sayfa 112 · Hatırla, Alp Paksoy

Hangi kibir öldürdü ruhunu
Hangi firavuna gönderilmedi ki bir Musa?

Hatırla, Alp Paksoy

“Latincede ‘Pergamum’ halinde görülen, Yunancada ‘Pergamon’ şekline rastlanan bir kent var bizde: ‘Bergama’. Bu kent şu anda bir ilçe olsa da, zamanında ‘Pergamon Krallığı’ olarak anılmaktaydı.
Vaktizamanında göz kamaştırıcı bir kent olan Pergamon, heykelciliğin yanı sıra, edebiyatıyla hatta Kütüphanesiyle de çok ünlüydü. Öyle ki İskenderiye Kütüphanesi’nden sonra büyüklük bakımından ikinci sırada geliyordu. İşte bu kentte ‘parşömen’ ilk kez kitaplar için geniş ölçüde kullanılmış ve dilimize buradan uçup konmuştur.”

📖 Sayfa 52 · Hatırla, Alp Paksoy

“Çin’de M.Ö. 2852’de soyadı almanın mecburi olduğu söylenir. Ancak Milattan önceden beri soyadı kullanan ‘koskoca’ Çin’de, farklı soyadı sayısı hâla 400 civarındadır. Yani milyonlarca Çinli aynı soyadını taşır. Ve ayrıca 1911 Devrimi’ne kadar aynı soyadını taşıyan Çinliler birbirleriyle evlenemezdi.“

📖 Sayfa 168 · Hatırla, Alp Paksoy

"Bir fıçının çatlak olup olmadığı nasıl çıkardığı sesten anlaşılırsa insanların da akıllı mı, ahmak mı olduğu ağızlarından çıkan kelimelerle anlaşılır."
(Demosten, MÖ 384 – MÖ 322)

📖 Sayfa 71 · Hatırla, Alp Paksoy

“Kim olursa olsun, düşüncelerini ifade edemeyen insan köledir…”
(Ludwig Feuerbach)

📖 Sayfa 90 · Hatırla, Alp Paksoy

"Bir kimsenin ne söylenmesi gerektiğini bilmesi yeterli değildir, nasıl söyleneceğini de bilmesi gerekir."
(Aristoteles, MÖ 385 - MÖ 323)

📖 Sayfa 73 · Hatırla, Alp Paksoy

“Şu an şunu yazarken bile, acaba düşüyor mu, yükseliyor mu bilmediğim, bir türlü dikiş tutturamayan bu lanet para birimi, adını hâlihazırda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan ‘Joachimstal Madenleri’nden almaktadır.

16. Yüzyılda bu madenlerde üretilen paraya ‘vadiden’ anlamına gelen ‘thaler’ adı verilmiş ve zamanla çeşitli dillere muhtelif kılıklara girerek, ‘dolar’ sözcüğü yayılmıştır.”

📖 Sayfa 51 · Hatırla, Alp Paksoy

"On kere demedim mi sana, sevme dokuz yâr. Sekizde sefa, yedide vefa olmaya zinhar!
Altı ile beş, dört ile hiç başa çıkılmaz.
Üçün ikisini terk edegör ta kala bir yâr..."

📖 Sayfa 78 · Hatırla, Alp Paksoy

Etrafımızda veyahut başkalarının etrafında hiçbir zaman tam anlamıyla iyi veya bütünüyle fazilet sahibi erdemli insanlar olmadı. Yalan yok, biz de kusursuz bir şekilde taşıyamadık bu kavramları. Olsun, denemeye devam... Şahit olduğumuz bunca uğursuz âdemoğluna rağmen, şahsiyetimizi kaybetmeden "iyi" bir insan olmayı denemeye devam. . .

📖 Sayfa 165 · Hatırla, Alp Paksoy

"Bir kimsenin ne söylenmesi gerektiğini bilmesi yeterli değildir, nasıl söyleneceğini de bilmesi gerekir."
-Aristoteles

📖 Sayfa 73 · Hatırla, Alp Paksoy

“Özellikle II. Mahmud Dönemi’nde yaygınlaşan, hatta bu dönemde saray ve çevresinde Avrupai giyinme modası başlayınca II. Mahmud için ‘gâvur padişah’ nidalarının yükselmesine sebebiyet veren şeylerin başında gelen ‘fes’, adını imal edildiği ülke olan ‘Fas’tan almıştır.

1840’tan sonra ‘fes’in iyice yayılmasıyla vatandaşın dilinde ‘fes’ için ‘gâvur işi’ kelamı dolaşmaktaydı. Tıpkı 1925’teki ‘Şapka İnkılabı’ndan sonra hayatımıza giren ‘şapka’ya dendiği gibi!”

📖 Sayfa 45 · Hatırla, Alp Paksoy

"'Şimdi'nin 'i'sine vardığımızda 'ş' tarih olur."

(Michael Frayn, 1937-...)

📖 Sayfa 197 · Hatırla, Alp Paksoy

“Altınla gümüşü kendinize tanrı yaptınız. Putperestten tek farkınız, bir yerine yüz puta tapmanız…”
(Dante)

📖 Sayfa 118 · Hatırla, Alp Paksoy

Galiba düşünüyorum, heralde varım.
Ambrose Bierce

📖 Sayfa 166 · Hatırla, Alp Paksoy

Şu bahsettikleri çıplak gerçek, çoğunlukla ne çıplaktır ne gerçek.
Daniil Kharms

📖 Sayfa 164 · Hatırla, Alp Paksoy

“Akıllı konuşur çünkü onun söylemek istedikleri vardır. Aptal konuşur zira kendisinş bir şey söylemek zorunda hisseder…”
(Plato)

📖 Sayfa 62 · Hatırla, Alp Paksoy

"Dilimiz gayet akılcı bir şekilde 'yalnız' olmanın
iki yanını algılamıştır. 'Yalnız' olmanın 'acısını' ifade etmek için 'kimsesizlik' sözcüğünü,
'yalnız' olmanın 'ihtîşamını' ifade etmek için de 'tek başınalık' kelimesini yaratmıştır. "
(Paul Tillich, 18861965)

📖 Sayfa 58 · Hatırla, Alp Paksoy

Bir kimsenin ne söyleyeceğini bilmesi yeterli değildir, nasıl söyleyeceğini de bilmesi gerekir.
Aristotales

📖 Sayfa 73 · Hatırla, Alp Paksoy

İkinci kez yaşıyormuş ve ilkinde yanlış davranmışsınız gibi yaşayın.
Victor Franki

📖 Sayfa 64 · Hatırla, Alp Paksoy

Türkçede yer alan "hal/hâl" kelimelerinin sözlüğümüzde dört farklı hâli bulunur. Mesela az önce kullandığım "hâl"in anlamı "durum, vaziyet"tir. Bunun haricinde "tahttan indirme" manasındaki "hal" ve "çözme, çözülme" anlamındaki "hal" kelimeleri de sözlüğümüzde yer alan diğer şekillerdir. Tabii bir de dilimize Fransızcadan girmiş "sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer" olan "hal" kelimesi var ki kendileri şu anki konumuzun bașrolüdür.

📖 Sayfa 67 · Hatırla, Alp Paksoy

Nâbî, bir gün "Bende yok sabr ü sükûn, sende
vefadan zerre/iki yoktan ne çıkar, fikredelîm bir kerre" diye bir beyit yazar.
Şimdi bakalım iki yoktan ne çıkıyormuş?
Bilirsiniz hem divan edebiyatında hem halk edebiyatında "mahlas" önemli bir mefhumdu. Fakat herhangi bir beyitte Nâbî gibi "mahlas"ını akıllıca veren şair görmemiştim.
"Nâ" ve "bî" sözlerinin kelime anlamı "yok" demektir. Böylece beyitte hem dendiği gibi "iki yok" görüyoruz hem de birleştirdiğimizde Nâbî'nin adını. .. Vefadâr-i müteveffa şair-i sahir Nâbî'nin ruhu şad olsun.

📖 Sayfa 112 · Hatırla, Alp Paksoy

Etrafımızda veyahut başkalarının etrafında hiçbir zaman tam anlamıyla iyi veya bütünüyle fazilet sahibi erdemli insanlar olmadı. Yalan yok, biz de kusursuz bir şekilde taşıyamadık bu kavramları. Olsun, denemeye devam... Şahit olduğumuz bunca uğursuz âdemoğluna rağmen, şahsiyetimizi kaybetmeden "" bir insan olmayı denemeye devam...

📖 Sayfa 165 · Hatırla, Alp Paksoy

"Sözünde ve davranışlarında doğruluktan ayrılmayan kimse" anlamına gelen "dürüst" kelimesi, dilimize Fasçadan geçmiştir. Hint-Avrupa dilinde yer alan ve "sağlam sarsılmaz, doğru" gibi anlamlara gelen "" kökünden türeyen "" kelimesi, mana olarak hiç değişmeden günümüze kadar gelmiştir.

İngilizcede "güven, itimat, güvenilir kişi gibi anlamlara gelen "" kelimesi de bu "" sözünden türemiş bizdekiyle aynı kelimedir. Sadece onlar "" şeklinde değil de "" şeklinde yazmışlar, tek fark bu.

📖 Sayfa 118 · Hatırla, Alp Paksoy

“Ben çocuklara, yalnız ana dillerini bilmedikleri zaman dayak atılmasının taraftarıyım…”
(W. Churchill)

📖 Sayfa 33 · Hatırla, Alp Paksoy

"Öküz ayağı olmaktansa buzağı başı olmak daha iyidir."

📖 Sayfa 134 · Hatırla, Alp Paksoy

"" kelimesi, "yaşamak" fiilinin geniş zamanlı hâli, "" sözü de "düzenleme, tanzim etme" anlamındaki "yasa." "" sözcüğü ise "demek, söylemek" manasındaki "aymak" kökünden türemiştir.

📖 Sayfa 129 · Hatırla, Alp Paksoy

"Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil, şuurla işlensin."

(Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1881 - ∞)

📖 Sayfa 111 · Hatırla, Alp Paksoy

Mutluluğumu, Latince bir deyişle taçlandırarak bu bölüme son vermek istiyorum:
"A cane non magno saepe tenetur aper."

Yani Türkçesi: "Zərrə mənəm, günəş mənəm, çar ilə pancu şeş mənəm. Surəti gör bəyan ilə, çünki bəyanə sığmazam.

📖 Sayfa 57 · Hatırla, Alp Paksoy

“Kelbeteyn” sözcüğü iki köpek manasındadır. Bu kelimeyi Türkçeleştirdiğimizde ortaya nasıl bir şey çıkabilir? “Kerpeten” kelimesi… “İki köpek…” , “iki köpek dişi…”.

📖 Sayfa 84 · Hatırla, Alp Paksoy

Türkçede amiyane tabirle "lafcambazı" anlamına gelen "demagog" kelimesi de anlam değişimine maruz kalan kelimelerden biridir. Yunancada "halk, insanlar" anlamına gelen "demos" kelimesine ilişen "agogos (lider)" kelimesi, "demagog"u "lider, yol gösterici" anlamına getirmiştir.
Tabii "halk"a "liderlik" eden şahısların çoğunun zamanla "laf cambazlığı" yapmasına aşina olduğumuz için pek de şaşılacak bir anlam değişimiyle karşı karşıya değiliz.

📖 Sayfa 206 · Hatırla, Alp Paksoy

Efendim, Türkler bu rengi belirtmek için, Arapçadan dilimize geçen "mavi"yle tanışana kadar, "gök" sözcüğünü kullanmaktaydı.
Bu rengi biz "gök"e benzetmişiz, Araplar "su"ya benzetmiş. Bu nedenle "su gibi" manasına gelen "mavi" adını bu renge vermişler. Biz de 18. yüzyıla kadar ekseriyetle kullandığımız "gök"ün yerine "mavi"yi dilimize yerleştirmişiz.

📖 Sayfa 98 · Hatırla, Alp Paksoy

"Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim" anılamına gelen "" kelimesi, dilimize Fransızcadan geçmiştir Hint-Avrupa dilinde "ciddiyetle konuşmak" manasına gelen "" kökü, Latinceye "değerlendirme, yargılama" anlamı kazanarak "" sirayet etmiştir. Buradan da Fransızcaya "ayıplama, suçlama, içerik kontrolü" manasıyla "" olarak geçip oradan da dilimizde "" hâline bürünüp yerini almıştır. Yine "-(t)ura" ekiyle var olan "" kelimesine saygıdeğer milletlerin çoğunda fiilî olarak rastlanmıştır.

📖 Sayfa 60 · Hatırla, Alp Paksoy

“Türkçenin çekilmediği yerler, vatandır…”
(Yahya Kemal Beyatlı)

📖 Sayfa 125 · Hatırla, Alp Paksoy

Şu bahsettikleri çıplak gerçek,
Çoğunlukla ne çıplaktır
Ne de gerçek.

(Daniil Kharms, 1905-1942)

📖 Sayfa 164 · Hatırla, Alp Paksoy

"Kelimeler insanları hür yapar. Kim olursa olsun, düşüncelerini ifade edemeyen insan, köledir."

(Ludwig A. Feuerbach, 1804-1872)

📖 Sayfa 90 · Hatırla, Alp Paksoy

: "İki parçalı kadın mayosu" manasındaki bu sözcük adını Pasifik'te yer alan 'nden almıştır. Bu yapılan atom bombası deneylerinden dolayı bu mayo türüne bu isim verilmiş. Çok alakasız görülse de bu mayo türünün erkekler üzerinde bıraktığı etki atom bombasına benzetildiği için böyle hince bir isim verilmiş.

Hatırla, Alp Paksoy

1921'de ise "Chanel No: 5" diye bir parfüm çıktı ki...

Hey maşallah! Coco Chanel, Ernest Beaux'den 24 saat kullanılabilecek bir parfüm istemişti. Beaux, on şişeden oluşan örnekleri 1-5 ve 20-24 olarak numaralamıştı. İşte o "5 numaralı şişe" yüzyılımızın en çok tanınan kokusu oldu.

Marilyn Monroe'ye, yatakta ne giydiğini soran bir gazeteciye Monroe'nin verdiği "Geceleri üstümde hiçbir şey olmaz, birkaç damla Chanel No: 5 dışında..." cevap da ""ün, daha doğrusu kokunun önemini bir hayli vurgulamaktaydı.

📖 Sayfa 24 · Hatırla, Alp Paksoy

“Eğer bir toplulukta herkes, her konuda aynı fikirdeyse orada bir sıkıntı vardır.”

📖 Sayfa 26 · Hatırla, Alp Paksoy

“Kelimeler insanları hür yapar. Kim olursa olsun, düşüncelerini ifade edemeyen insan, köledir” Ludwig A. Feuerbach

Hatırla, Alp Paksoy

“ Kitap katip, mektup’ benimdir. ‘Ketebe, yektübü’ ve geri kalanı Arap’ındır…” Atatürk

Hatırla, Alp Paksoy

“En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil
Çünkü sen ne tarih ne coğrafya
Ne şu ne busun
Oğlum Mernuş
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun...”
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)

📖 Sayfa 162 · Hatırla, Alp Paksoy

"Her nefeste eyledik yüz bin günah,
Bir günaha etmedik hiçbir gün ah"
(Süleyman Çelebi)

📖 Sayfa 146 · Hatırla, Alp Paksoy

Sıkça Sorulan Sorular

Hatırla kimin eseridir?

Hatırla, Alp Paksoy tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2020'de yayımlanmıştır.

Hatırla kaç sayfadır?

Hatırla, 216 sayfadır (Ötüken Kitap baskısı).

Hatırla'nın en ünlü sözü nedir?

““ Kelimelerin uçuşuyor fakat düşüncelerin yerlerde.” Shakespeare”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Hatırla — Alp Paksoy. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4