
Seçkinlerin Ahlakı adlı eser, Nasirüddin Tusi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2009'da okurlarla buluşmuştur. Din okuyucularının Seçkinlerin Ahlakı'dan en çok alıntıladığı cümleler burada.
Seçkinlerin Ahlakı'dan En Beğenilen Alıntılar
Tevekkül, insanın tüm işleri bırakıp " Allah'a havale ediyorum" demesi değildir; bilakis tevekkül, insanın Allah dışındaki herşeyin Allah'tan olduğunu kesin olarak bilmesinden sonra, âlemde pek çok şeyin şartlara ve sebeplere bağlı olarak meydana geldiğini bilmesidir.
📖 Sayfa 102 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Takvayı üç şey oluşturur:
📖 Sayfa 69 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Birincisi, korku; ikincisi, günahlardan sakınma; üçüncüsü ise (Allah'a) yakınlaşma (tekarüb-ü ilahi) isteğidir.
...üstün iman mertebesi yetkin imandır. Allah buna işaretle şöyle buyurmaktadır: “Müminler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah’ın âyetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir. Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir. İşte gerçekten inanmış olanlar bunlardır.” [Enfal 8/2-4]
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Bu iman, (..) kesin (yakînî) iman olup iman
mertebelerinin en üstünü sayılmaktadır.
Şöyle ki, belli bir semte yönelmeyecek kadar azim sahibi olmayan kimseden hareket ve seyr u sülûk sâdır olamaz. Böyle bir kimseden hareket sâdır olsa dahi bu hareket sonsuz ızdırap ve kuşku dolu olur ki, bunun da faydası ve semeresi olmaz.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
"Ey inananlar! Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Temelde iki türlü ubûdiyyet vardır: Bunlardan biri, nefsin hevasına uymaktan sakınmak; diğeri ise Allah’ın emrine boyun eğmektir. Ubûdiyyetin sonu hürriyettir. Ayrılık durumunda olan kişi, Allah’a kul olarak, vuslata eren ise hür olarak ibadet eder. Vuslat halinde olan kul, mâsivanın değil Allah’ın kulu olur.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Hüseyin b. Mansûr Hallâc şöyle dua etmiştir: “Benimle Senin aranda ben kendimle mücadele ediyorum. Üstünlüğünle benim varlığımı kaldır.” Duası kabul edilir ve varlığı “Ben istiyorum ve istemiş olduğum şey benim” diyecek kadar ortadan kalkar.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Bu durumda “Ben Hakkım.” diyen ve yine “Her şeyden berîyim ve şânım yücedir.” diyen kimsenin ilahlık iddiasında bulunmadığı malum olmaktadır. Aksine, böyle bir kimse kendi varlığını inkar ettiğini ve kendi dışındakinin varlığını ispat ettiğini iddia eder ki, istenilen de budur zaten.
Âlimler der ki: “Üzüntü elden kaçırılan şeyden dolayı, korku ise beklenilen şeyden dolayı olur.”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
İman nişanesi kişinin bilmesi, söylemesi ve yapması gerekenleri bilmesi, söylemesi ve yapması, ayrıca, sakınması gereken şeyden de sakınması ve o şeyden uzaklaşmasıdır. İşte bütün bu söylediklerimiz, “sâlih amel” olarak adlandırılmakta olup imanın gereçleridir ve ayrıca artıp, eksilebilir. Bundan dolayı sâlih amel her konuda imanla birlikte zikredilmektedir.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
"Dinlerini oyun ve eğlenceye alanları,dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak!"
“Muhâsebeye çekilmeden önce kendinizi muhâsebe edin!”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Tûsî’ye göre ahlakî hastalığın sebebi insânî nefsin güçlerinin ya ifrâtı, ya tefrîti yada sapmasıdır.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Seyr-u sülûk halinde insanın başka şeylerle meşgul olmayıp hedefe varmaktan alıkoyan meşguliyetleri ortadan kaldırması gerekir.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Allah (c.c) âdildir ve O'ndan yalnız adalet sâdır olur.Yine O, tâhirdir (temiz/pak/iffetli) ve O'ndan yalnız iffet sâdır olur.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Gerçek sevginin sınırı teslimiyete kadar gider. Teslimiyet, insanın, Mahbûb’unu mutlak hâkim, kendisini ise mutlak mahkum bilmesidir.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Gerçek sevginin bir sınırı da hiçleşmedir (fenâ). Hiçleşme ise âşıkın kendisini görmeyip yalnızca Mâşuk’unu(Yaratanı) görmesi halidir.

Gerçek sevginin sınırı teslime kadar gider. Teslim, insanın mahbûbunu mutlak hâkim, kendisini ise mutlak mahkûm bilmesidir.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Tüm gayelerin gayesi, yüce Allah'ın sevgisidir. "Hayır, öyle değil; ahdini yerine getiren ve günahtan sakınan bilsin ki, Allah sakınanları şüphesiz sever".
📖 Sayfa 70 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Ali-İmran 3/76
Büyüklerden biri şöyle der: "Bana neyi istediğimi sorsalar istememeyi istiyorum derdim"
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
"Rabbinin her şeye şâhid olması yetmez mi?”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Allah, Allah'a tövbe eden ve ihlâslı olanla birliktedir. Nitekim bir ayette şöyle buyurmaktadır: "Gerçekten Allah tövbe edenleri sever ve arınanları da sever."
📖 Sayfa 62 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Bakara 2/222
…faydalar, bolluklar uğruna, dünyevî ve uhrevî bir tamah, ümit ve arzuya bulaşmakla zühd olmaz. Herkesin zühd için bunun gibi şeylerin tümünden uzak durulmasını bilmiş olması gerekir. Bu kişide melekî olmalı ve onun nefsi ne bir tamaha, ne bir ümide, ne dünya ne de âhiret amaçlarından bir amaca bulaşmış olmamalıdır. Böyle bir sıfat kişinin kendisini (bayağı) hazlardan uzak tutmasıyla ve kendisinde kökleşmiş olan amacı terk edinceye dek riyâzet yapmasıyla nefiste meleke haline gelir.
📖 Sayfa 63 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Kim kırk sabah Allah için ihlasli olursa,hikmet pınarı kalbinden diline akar.
📖 Sayfa 53 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Talak/3.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
“Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. Allah, emrini yerine getirendir.”
“Kim Allah’tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu İhsan eder. Onu hatır ve hayaline gelmez bir taraftan rızıklandırır.”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Talâk 65/2-3.
Dini hafife alan kimsenin işinde acele etmemesi gerekir. Zira boğazında yiyecekten bir şey kalan kimse, su içerek bu durumu giderir. Fakat boğazında kalan su olursa bunun tedavisi bulunmaz.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Gerçek zâhid(sûfi), cehennem ateşinden kurtulmaya ve cennet mükafatına ulaşmaya tamah salmayan kimsedir.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
İnsânî fıtrat Yüce Allah’ın yaratmasıyla beden ve nefs gibi iki ayrı cevherden bileşiktir. Bu ikisinden birisi olan nefs semâvî kaynaklıdır ve hikmetle yetkinleşerek ulvî âlemi özlemesi bundan dolayıdır. İki cevherden diğeri olan beden ise arz (yere ait/dünyevî) kaynaklıdır ve şehvetle bulanıklaşıp suflî âlemi özlemesi de bundan dolayıdır.
📖 Sayfa 120 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
"Arif konuşursa helak olur. Seven insan susarsa helak olur."
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Binaenaleyh Allah’ın mukaddes varlığını idrak etmek için onun dışındaki her şeyi seyretmek ve bakmak yeterlidir. Nitekim bir ayette şöyle buyurulmaktır: “Rabbinin her şeye şahid olması yetmez mi ?” (Fussilet 41 /53)
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Dolayısıyla sıra tanıklık etmeye geldiği zaman bu anlamda âlemde bulunan tek tek her varlıkta İlâhî tecellî ve zuhur keşfedilebilir.
“Müminin korkusuyla
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
umudu tartılırsa itidalde olup biri diğerinden ağır gelmez.”

Ateşten ne kadar alırsan al, bu (durum) onda bir eksiklik meydana getirmez.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
İman nişanesi kişinin bilmesi, söylemesi ve yapması gerekenleri bilmesi, söylemesi ve yapması, ayrıca, sakınması gereken şeyden de sakınması ve o şeyden uzaklaşmasıdır.
📖 Sayfa 46 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Sâlik (Hakk yolcusu) rıza derecesine vardığında onun korkusu (havf) güvene dönüşür: “İşte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır(Araf 7/154.).”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Şükrün en üstünü acizliğin itiraf edilmesidir. Bir de şükretme de aciz olmanın itiraf edilmesi de vardır ki, bu şükrün son mertebesidir. Tıpkı övmede aciz olmanın en büyük övgü olması gibi. Bu nedenle şöyle derler: “Sen, senin kendini övdüğün gibi övülemezsin. Zira sen, sekin hakkında söyleyenlerin söylediklerinden üstünsün.” (Yani kendi varlığını görmeyen bir kimsenin her şeyin özü olan Tanrı karşısında “ ben de varım” demesi imkansızdır.)
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Sâlik sülûkta ne kadar fazla ilerlemiş veya yükselmiş olursa hedefe ulaşıncaya dek şevki bir o kadar artmış ve sabrı da bir o kadar azalmış olacaktır.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
“Müminin korkusuyla umudu tartılırsa dengede olup biri diğerinden ağır gelmez.”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Zira umuda üstünlük verilirse bu durum kişide yersiz güveni doğurmuş olur.
Âhirette cehennem ateşinden kurtulmak ve cennetle mükafatlandırılmak için dünyada maneviyatı tercih eden kimse,
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
tıpkı karnı çok aç olduğu halde ziyafette daha çok yiyecek yiyebilmek için günlerce yemek yemeyen veya çıkar sağlamak için ticarî düşünen kimse gibidir.
Kuşkusuz kendisini, kendi eylem ve davranışları hakkında düşünen bir kimse kendisinin başkalarına muhtaç olduğunu ve başkasına muhtaç olan her kesin zatı itibariyle nakıs olduğunu bilecektir. İnsan kendisinin eksik bir varlık olduğunu bilince içinde yetkinliğe meyleden bir dürtü ortaya çıkar. Böylece o, yetkinliğe doğru istek duyar ki, tarikat ehli bu hareketi sülûk olarak adlandırırlar.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
"Şükretmek için bunları (Kalp,dil ve diğer uzuvlar)kullanma kudreti de diğer bir nimettir.Bundan Dolayı eğer insan her bir nimet icin şükretmek isterse ,şükrün kendileriyle gerçeklestiği kalp dil ve diğer uzuvlar gibi nimetlerden ötürü de yine ayrıca şükretmesi gerekir ki ,söz uzar.Şükrün en üstünü acizligin itiraf edilmesidir.Bir de Şükretmede aciz olmanın itiraf edilmesi de vardır ki bu şükrün son mertebesidir."
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Hüseyin b. Mansûr Hallâc şöyle dua etmiştir:
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
“Benimle Senin aranda ben kendimle mücadele ediyorum. Üstünlüğünle benim varlığımı kaldır.” Duası kabul edilir ve varlığı “Ben istiyorum ve istemiş olduğum şey benim.” diyecek kadar ortadan kalkar.
Bu durumda “Ben Hakkım.” deyen ve yine “Her şeyden berîyim ve şânım yücedir.” diyen kimsenin ilahlık iddiasında bulunmadığı malum olmaktadır. Aksine, böyle bir kimse kendi varlığını inkar ettiğini ve kendi dışındakinin varlığını ispat ettiğini iddia eder ki, istenilen de budur
İnsânî fıtrat Yüce Allah’ın yaratmasıyla beden ve nefs gibi iki ayrı cevherden bileşiktir.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Takvayı üç şey oluşturur:
📖 Sayfa 69 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Birincisi, korku; ikincisi, günahlardan sakınma; üçüncüsü ise (Allah’a) yakınlaşma (tekârüb-ü ilâhî) isteğidir.
Riyâzetin üç hedefi vardır:
📖 Sayfa 66 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Birincisi, Hakka kavuşmaya engel olan açık ve gizli meşguliyetleri ortadan kaldırmak.
İkincisi, yetkinliği istemeye neden olması için hayvânî nefsin pratik akla itaat ettirilmesi.
Üçüncüsü, Yüce Hakk’ın feyzini kabul etmeye daima hazır olmaklığın, insânî nefste –onun için mümkün olan yetkinliğe varıncaya dek– meleke haline getirilmesidir.
Kuşkusuz kendisini, kendi eylem ve davranışları hakkında düşünen bir kimse kendisinin başkalarına muhtaç olduğunu ve başkasına muhtaç olan herkesin zatı itibariyle nakıs olduğunu bilecektir. İnsan kendisinin eksik bir varlık olduğunu bilince içinde yetkinliğe meyleden bir dürtü ortaya çıkar. Böylece o, yetkinliğe doğru istek duyar ki, tarikat ehli bu hareketi sülûk olarak adlandırırlar.
📖 Sayfa 39 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Gerçek hikmeti (el-hikmetü’l-hakîkiyye) kazanan ve kendisini halis ibadetle eğiten kimse mutlak fazîletle (el-fazîletü’l-mutlak) vasıflanmış olur.
📖 Sayfa 118 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi

Alimler der ki: “Üzüntü elden kaçırılan şeyden dolayı, korku ise beklenilen şeyden dolayı olur.”
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Eğer istenilene tedrici olarak kavuşma söz konusuysa, kavuşma halinden bir iz meydana geldiğinde bu hal aşk olarak adlandırılır. Aşkın mertebeleri bulunmaktadır ki, bu mertebelerin sonuncusu Yetkin’e ulaşma ve sülûkun tamamlandığı andır.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Şükrün değeri sabrın değerinden daha üstündür.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Sevgi, insanın haz ve yetkinlik olarak bildiği bir şeye meyletmesinden ibarettir. Haz uygun olanın idrakinden yani yetkinliğe ermekten ibaret olduğundan dolayısıyla sevgi de haz ve hazzın tahayyülünden hâlî değildir.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
fakirlik, ne ahmaklık (nâdânî), ne acizlik (acz), ne zorlama (zecret), ne bilgisizlik (gaflet), ne haz verici şeyleri elde etme gibi tamahkarlık, ne mevki, ne şöhret ne cömertlikle anılmak, ne cehennem ateşinden korkma, ne ahiret mükafatını isteme itibariyle değil, aksine insanın seyr u sülûka yönelmesi ve Yüce Hakk’tan başka hiçbir perdenin bulunmadığı hadde kadar İlâh’a doğru yönelerek O’nun hakkını gözetmekle uğraşması için insanın dünyevî şeylere az ilgi göstermesi itibariyledir. İşte zühdün şubelerinden olan fakirlik, gerçekte bu tür fakirliktir.
📖 Sayfa 44 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Ne cehennem ateşinden korkmak, ne ahiret mükafatını isteme itibariyle değil, aksine insanın seyr u sülûka yönelmesi ve Yüce Hakk’tan başka hiçbir perdenin bulunmadığı hadde kadar İlâh’a doğru yönelerek O’nun hakkını gözetmekle uğraşması için
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
insanın dünyevî şeylere az ilgi göstermesi itibariyledir. İşte zühdün şubelerinden olan fakirlik, gerçekte bu tür fakirliktir.
Seyr u sülûk esnasında korkuyu bırakıp güven hissine kapılmak kişinin helakini gerektirecektir. Nitekim bir ayette: “Onlar Allah’ın tuzağına yakalanmayacaklarından emin midirler ? Oysa hüsrana uğrayan toplum dışında hiç kimse kendini Allah’ın tuzağından emin sayamaz.”(Zümer39/22.) buyurulmaktadır.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
…yetkinliği isteyen kimsenin kendisinde İlâhî feyzi kabul etme istidadı hasıl olduktan sonra engelleri ortadan kaldırması gerekir. En başlıca engeller, insanı veya nefsi Allah dışındaki şeylere yöneltmekle meşgul eden ve gerçek hedefe kavuşmada küllîyi kabul etmekten alıkoyan mecâzî işlerdir.
📖 Sayfa 73 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Fakirlik, ne ahmaklık, ne acizlik, ne zorlama, ne bilgisizlik, ne haz verici şeyleri elde etme gibi tamahkarlık, ne mevki, ne şöhret ne cömertlikle anılmak, ne cehennem ateşinden korkma, ne ahiret mükafatını isteme itibariyle değil, aksine insanın seyr u sülûka yönelmesi ve Yüce Hakk’tan başka hiçbir perdenin bulunmadığı hadde kadar İlâh’a doğru yönelerek O’nun hakkını gözetmekle uğraşması için insanın dünyevî şeylere az ilgi göstermesi itibariyledir. İşte zühdün şubelerinden olan fakirlik, gerçekte bu tür fakirliktir.
📖 Sayfa 64 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Gerçek sevginin bir sınırı da hiçleşmedir (fenâ). Hiçleşme ise âşıkın kendisini görmeyip yalnızca Mâşuk’unu görmesi halidir.
📖 Sayfa 94 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Gerçek sevginin sınırı teslime kadar gider. Teslim, insanın, Mahbûb’unu mutlak hâkim, kendisini ise mutlak mahkum bilmesidir.
📖 Sayfa 94 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Tefekkür, insanın iç dünyasının başlangıçtan hedefe seyridir ki âlimlerin ıstılahında “nazar” kavramına da aynı anlam yüklenmektedir. Hiçbir kimse içsel (bâtınî) seyr olmaksızın noksanlık mertebesinden yetkinlik mertebesine ulaşamaz. Bu sebeple şöyle demişler: “Zorunlu olanların ilki tefekkür ve nazardır.”
📖 Sayfa 75 · Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Tevekkül, insanın tüm işleri bırakıp “Allah’a havale ediyorum” demesi değildir; bilakis, tevekkül, insanın Allah dışındaki her şeyin Allah’tan olduğunu kesin olarak bilmesidir
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Tûsî’nin Alamut Kalesinden kurtulduktan sonra İsmailîliği tamamen terk edip İmâmiyye’ye döndüğü ileri sürülmektedir ki, bu durum, Tûsî’nin İsmailî dönemde yazmış olduğu Ahlâk-ı Nâsırî’sinin mukaddimesinin daha sonra filozofun kendisi tarafından değiştirildiği gerçeğinden de anlaşılmaktadır.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Hikmet ve iffete nefretle ve iğrenerek, mal ve başkanlığa ise aşk ve sevgiyle bakan birisi şunu bilmiş olsun ki, savaş ve katledilmelerin ekser nedeni başkanlık ve mal üzerindeki aşırı hırstır.
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi
Sıkça Sorulan Sorular
Seçkinlerin Ahlakı kimin eseridir?
Seçkinlerin Ahlakı, Nasirüddin Tusi tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2009'da yayımlanmıştır. Türkçeye Anar Gafarov çevirmiştir.
Seçkinlerin Ahlakı kaç sayfadır?
Seçkinlerin Ahlakı, 136 sayfadır (İz Yayıncılık baskısı).
Seçkinlerin Ahlakı'nın en ünlü sözü nedir?
“Tevekkül, insanın tüm işleri bırakıp " Allah'a havale ediyorum" demesi değildir; bilakis tevekkül, insanın Allah dışındaki herşeyin Allah'tan olduğunu kesin olarak bilmesinden sonra, âlemde pek çok şeyin şartlara ve sebeplere bağlı olarak meydana geldiğini bilmesidir.”