
Din alanına İlhan Arsel'in kazandırdığı Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), 2015'te yayımlanmıştır. Kitaptan derlenen sözler, okurların beğeni sırasına göre listelenmiştir.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada)'dan En Beğenilen Alıntılar
Güneş tutulması vesilesiyle namaz kılmayı, ve bir de köle (halayık) azâd etmeyi öngörmüştür (Bkz. Sahih-i... , Cilt III, sh. 343, hadis no.552). Her ne kadar şeriâtçılar bunu "iyilikte bulunmak" şeklinde ve daha doğrusu köleliği ortadan kaldırmak amacıyla konmus bir hüküm olarak göstermek isterlerse de, gerçek böyle değildir. Çünkü Muhammed köleliği "doğal" bir kuruluş olarak benimsemiş, kendisi dahi ölünceye kadar köle edinmiş, ona buna köle hediye etmiştir.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Muhammed, Evs ve Hazrec kabilelerine mensup bazı kişiler ile anlaşma imzalayarak kendisini "peygamber" olarak kabul etmelerini öngörmüştür. Ancak bunlar Muhammed'e sormuşlar; "Ey Tanrı elçisi! Bize mal ve servetimizi feda etmek üzere sana bi'at ediyoruz, ancak bu fedakarlığın karşılığı nedir?" Muhammed "Fedakarlığın karşılığı cennettir. El değmemiş, kara gözlü ve memeleri yeni sertleşmiş" dilberler sizi bekliyor diye cevap verir. Böylece inanma karşılığı cennet deki güzel huriler fikrini ortaya atar.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Yunus, Yahudilerin kutsal kitabı olan Ahd-ı Atıyk'a göre, Tanrı tarafından, kendisine vahiy indirilen peygamberlerden biridir. Güya Tanrı Yunus'u, Nineve denilen büyük bir kente gönderir ve ora halkını Tanrı birliğine çağırmasını emreder. Bu emir vesilesiyle oluşan olaylarda Yunus'u büyük bir balık yer, balığın karnında iken Yunus Tanrı'ya dua eder ve Tanrı duayı kabul ederek onu kurtarır. Bu arada Yunus' un kavmi de imana geldiği için, Tanrı onları da bağışlar. (Bkz. Ahd-ı Atıyk, Yunus, Bap 1-Bap 4)
📖 Sayfa 68 · Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Tanrı, yine aynı Arap kaynaklarına göre, Amine'ye her ne hikmetse, bazı azizliklerde bulunmaktan da geri kalma
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
mıştır. Şu bakımdan ki, bir kere, Muhammed'i dünyaya getirdiği an
onu sütsüz bırakmış ve böylece kadıncağızı, çocuğunu emzirme mutluluğundan yoksun kılmıştır. Hali vakti zaten yerinde olmayan Amine, bu durumda ne yapacağını şaşırmış ve Abdülmüttalib'e haber salarak, onun aracılığıyla bir süt anası aramıştır. Halime adında bir kadının bu işe talip çıkması üzerine, çocuğu ona bırakmıştır.
Şeytana İnsanları yoldan çıkartması için emir veren Tanrı, yoldan çıkmış insan için şu emri verir; Defteri soldan verilenler hakkında (yani günâhkarlar hakkında) "Onu yakalayın (ellerini boynuna) bağlayın; sorna alevi ateşe atın onu. Sorna da onu, yetmiş arşın uzunluğunda bir zincir içerisinde oraya sokun!" (K. 69 Hakka, 30-32) Oysaki daha önceki beyanlarında Tanrı, insanları doğru ya fa kötü yola sokanın, Müslüman ya da kâfir yapanın kendisi olduğunu bildirmişti. (örneğin, En âm, 125) Muhtemelen bu beyanını unutmuş olmalı ki, şimdi defteri soldan verenler için böyle konuşmuş.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Kuşkusuz ki insanlık tarihi,iktidar sahiplerinin şu ya da bu gerekçe ile adam öldürttüklerini kanıtlayan örneklerle doludur. Fakat "Tanrı elçisi" ya da "Peygamber" diye kendilerini tanıtan kimselerin farklı bir davranışa sarılmaları, ve örneğin farklı din ve inançta olanları öldürtmek şöyle dursun fakat öldürmenin her şekline karşı çıkmaları gerekmez miydi? Öte yandan "Tanrı ve peygamber düşmanlarını" öldürenlerin ödüllendirilmeleriyle ilgili "kıssalar", kişileri bağnazlığa ve aynı bahanelerle öldürme hevesine sürüklemez mi?
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Cehenneme ayrılanlar, ölümün bir an önce gelmesini ve böylece azabın bir an önce sona ermesini dilemeye başlarlar ve "Ey ölüm nerdesin, (bir an önce) gel" derler (Furkan 12-14) Fakat istekleri kabul edilmez çünkü Tanrı onları sonsuz azap içerisinde kalmalarını kararlaştırmıştır. O nedenle onlara şöyle denir; "Bugün (yanlız) bir defa yok olmayı istemeyin; aksine birçok defalar yok olmayı isteyin" (Furkan, 14) Bir başka ayette; "... Orada, derilerinin her yanıp dökülüşünde, başka derilerle değiştireceğiz. Azabı daha iyi tatsınlar diye..." (Nisa, 56)
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Muhammed'in, Arap sapkın milletine iri memeli huriler ve kara gözlü dilberler, bakireliği hiç bozulmayan kızlar vermenin yanında birde, "gılmanlar", "vildanlar" denen ve ihtiyarlamayan delikanlılar da vardır ki, bunlar sedeflerinde saklı inci gibi olanlardır." (al-Vâkıa, 17; İnsan, 19; Tûr, 19-20) Bunlar cennetteki erkeklere hizmet sunacaktır.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Dilediğinin kalbini açıp müslüman, dilediğininkini kapatıp "kâfir" yapabilen bir Tanrı (örneğin Bkz. Enam sûresi, ayet 125), müslüman kılmadığı Ümeyye hakkında "(onun durumu) dilini sarkıtıp soluyan köpeğin durumu gibidir"(K. 7 Araf 176) demekle haksizlik yapmış olmuyor mu? Yine bunun gibi "Yüce" olduğu kabule dilen bir Tanrı, hiç kalkar da "dılını sarkıtıp soluyan köpek" şeklinde küfürler eder mi?
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Cehenneme atılanlara yiyecek olarak, erimiş maden gibi bir şey olan "zakkum ağacı'ndan verilecektir; karınlarını onla doyuracaklardır, bu ağaç "cehennemin ta dibinden çıkan bir ağaçtır" ve tomurcukları da birer şeytan başı gibidir. (Sâffât, 62-66; Vâkıa 51-54)
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
İki melek (insanın) sağından ve soluna oturarak yaptıklarını yazmaktadır. İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında gözetleyen, yazmaya hazır yazan melek bulunmasın. (K. 50 Kaf, 17) Ancak ne var ki, kişinin daha doğmadan önce kaderi çizilmiş ve yapacağı şeyler önceden saplanmış bulunduğuna göre, iki meleğin, onun sağına ve soluna oturmuş olarak yaptıklarını yazmakla görevlendirilmelerini anlamak güç.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Tanrı cehenneme sorar; "(Ey cehennem) doldun mu?" (Kaf, 30) Cehennemde Tanrı'ya cevap verir "(Hayır dolmadım) Daha (atılacak) var mı? " (Kaf,30) Cehennem dolu olmuş olsaydı diğer günâhkarlar nolacaktı? :))
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Nuh Tanrı'nın dediği gibi yapar ve sonra Tanrı' ya bir mezbah kurar. Tanrı'da Nuh' u ve oğullarını mübarek kılıp onlara, semereli olup çoğalmalarını ve yeryüzünü doldırmalarını bildirir. Gemiden çıkan Nuh'un oğulları bütün yeryüzüne dağılırlar ve zürriyetleri olur. Nuh çiftçiliğe başlar ve 950 yaşında ölür. (ne uzun yaşamış mübarek :-) (Bkz. Tevrat /Tekvin, Bap 9:1-28)
📖 Sayfa 175 · Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
İslam kaynaklarına göre Muhammed'in sadece tükürüğü değil, aynı zamanda sümüğü ve balgamı dahi temiz şeylerdendir. (Taberi c.2 ,s.550. Ayrıca Sahih-i Buhari c.1 s.195 Hadis No. 178, 262-264)
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Kur'an da Tanrı nın, "Biz dileseydik, herkesi doğru yola eriştirirdik. Ne varki, and olsun ki, cehennemi, cinler ve insanlarla dolduracağım diye bir söz vermiştir. (Secde, 130) "Yüce" ve "adil" olduğu kabuk edilen bir Tanrı'nın, herkesi doğru yola sokabilecek iken böyle yapmayıp cehennemi cinler ve insanlarla dolduracağına dair söz vermiş olmasını anlamak mümkün değil.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel

Kıssaları ve şeriat verilerini akıl süzgecinden geçirdiğimiz her kez, şeriatçının düşünme gücünden ne kadar yoksun ve Tanrı’nın "yüceliği" fikrinden ne kadar uzak olduğu ortaya çıkmakta.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
İbn Haldun, çevresinin bağnazlığından fazlasıyla çekindiği için, cinlerle ilgili hükümlerin anlamı üzerinde fazla durmamış, bu anlamın ancak Tanrı tarafından bilindiği kuramına (tezine) sığınmıştır. Günümüz şeriâtçıları bunu dahi yapamayıp cin konusundaki şeriât verilerini ve hikâyelerini gerceğin kendisi olarak insanlarımıza belletmeyi "bilgiçlik" sayarlar. Başkalarının da, kendileri gibi, fikirsel gelişmeden ve düsunme gücünden yoksun kalmalarını sağlamış olurlar.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Bertrand Russell, din kitaplarında yer alan "Cehennem" tanımını, gaddar duyguların ifadesi olarak kabul eder ve hele farklı inanca sahip ya da kendi toplumunun yaşam ve geleneklerine kafa tuttu diye kişileri cehennem ateşine atılmış görmenin insancıl duygularla bağdaşmayacağını söyler ki çok haklıdır. Beni bir köpek sözümü dinlemeyip ısırdı diye onu bi yere bağlayıp ölene kadar işkence etmek, potansiyel olarak kötü olmaktır. Bu insanlığa ve iyi bir anlayışa aykırıdır.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Muhammed'in erkek çocuğu hiç olmamıştır. Yani olmuş ama soradan ölmüştür. İbrahim adındaki oğlu daha sütte iken ölmüş. Bi çok kadın alana Muhammed'in erkek çocuğu ancak Maria denen cariyesinden olmuş. İbrahim ölünce Muhammed'e eksik anlamına gelen "Ebter" diye lakap takılmış. Örneğin kendi karısı Amr'ın kızı "Şenba" bile "Eğer Muhammed (sahiden) peygamber olsaydı en sevdiği oğlu (İbrahim) ölmezdi" demiştir.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Aklı dışlayan "cin" (ya da şeytan , vs.) bilgileriyle verilen din, kişileri akılcılıktan ve düşünme gücünden nasipsiz yaratıklar haline getirir.Nitekim bunun böyle olduğunu düşündükleri içindir ki vaktiyle Farabi ya da İbn Sina ya da İbn Haldun gibi düşünürler, "cin" konusundaki şeriât verilerini "şüphe götüren" şeyler olarak ele almışlardır (o da pek belli etmeden).
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Yeryüzü tandırda pişirilen bazlama gibi olacak, Tanrı onu evirip çevirecek ve muazzam pide, cennete gideceklerin sefer azığı olacak.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Kadınlar, neden dolayı kendilerini eksik akıllı ve eksik dinli olarak gordüğünü sorduklarında Muhammed, iki kadının tanıklığının bir erkeğin tanıklığına denk olduğunu ve işte bundan dolayı kadınların eksik akıllı sayıldıklarını bildırmış, ve "hayi"z gördükleri zaman namaz kılamaz ve oruç tutamaz olmalarını da hatırlatarak bunu dinen eksik olmalarından geldiğini eklemiştir (Bkz. Sahih-i... Cilt I, sh. 222, hadis no. 209.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Gerçek şudur ki Hz. Muhammed, anası için mağfiret (af dilemek, bağışlamak) dilemek şöyle dursun fakat Kur'anda İsa'nın anası Meryem'i ya da Firavun'un karısı Asiye'yi zikrettiği, hatta yüceltir göründüğü halde, Amine'nin adına yer bile vermemiştir. Örneğin Tanrı'nın kendisine :"(Ey Muhammed) Kitap' da Meryem'i de an" (K. İmran 42; Meryem 16) diye emrettiğini ve Meryem için "Dünyaların kadınların en üstünü" dediğini söylemiş, fakat kendi öz anası Amine için Kur'an'a buna benzer bir şey koymamıştır.
📖 Sayfa 187 · Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Bazı yorumcular Muhammed'in cin'leri görmemiş olduğunu, onlara özel olarak Kur'an okumadığını, hatta Kur'an'ı dinlediklerinden de haberi bulunmadığını söyler; güya cin'ler, rasgele sabah namazında Muhammed'in okuduğu Kur'an'ı dinlemişler ve Müslüman olmuşlardır (lbn Abbas'ın rivayeti için bkz. Sahth-i Buhlrf.., c. 10, s.47).
📖 Sayfa 327 · Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Muhammed'ten bu yana İslâm adına "ödün" verme siyâseti, şeriâtçılar için geleneksel nitelikte bir araç işini görmüştür. "Ödün"ün ahlâkılıge uygunluğu ya da aykırılığı diye bir şey söz konusu edilmemiştir; söz konusu edilen şey, "ödün"ün İslâm çıkarlarına oturtulması olmuştur. İslâm çıkarları doğrultusundaki her ödün ahlâkı sayılmıştır.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Muhammed, diri diri ateşte yakmayı (yâni "ihrâk" cezasını), Tanrı'ya özgü bilip, bunun kadar azab verici diğer ceza usullerinin uygulanmasını kullara (ve dolayısıyla yöneticilere) uygun bulmuştur. Bu diğer usulleri de Kur'ân'a koyduğu hükümlerle belli etmiştir ki bunlar arasında "el-bilek kesmek" (K. Mâide 38), ya da "asmak", ya da "el ve ayakları çaprazlama olarak doğramak" (K. Mâide 33) gibi ceza uygulamaları vardır.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Tanrı, Müslüman erkekleri büyük sabırsızlıkla bekleyen, inci gibi güzel kızlar, huriler vardır ve Tanrı bu dilberleri, cennete giren sevgili erkek kullarıyla eşleştirecektir. Velev ki bu kullar, yeryüzü yaşamları sırasında zina, katil, sirkat vs. gibi ağır suçlar işlemiş olsalar dahi. Çünkü Muhammed in söylemine göre Müslüman kişi ölürken, "Tanrı dan başka Tanrı yoktur" derse, yani Tanrı'ya eş koşmayarak ölürse, o kişi, zina, hırsızlık, vs. gibi suçlar işlemiş olsa dahi cennete girecektir. (Bkz. Sahih-i... C.VII, s.276 No. 1075 ve c.IV, s.263)
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Arap kaynaklarının bildirmesine göre Mu
📖 Sayfa 402 · Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
hammed, Mekke'nin fethinden sonra anasının viran mezarını ziyaret ettiğinde, yanındakilere şöyle demiştir:
"Bu benim anamın mezarıdır. (Bu mezarı) ziyaret etmek için Tanrı'dan izin istedim. Tanrı bana bu izni verdi. Fakat ananı
için mağfiret dilemek üzere izin istediğim zaman Tanrı bana bu izni vermedi." (İbn-i Sa'd'ın Kitabu't-Tabakat'ına ve ayrıca Diyanet' in yayımladığı Sahih-i Buhar! Muhtasarı. ... adlı külliyatın dördüncü cildinin 536. sayfasına bakınız.)
Tevrat kaynağına göre Kudüs de bir şahıs etrafı dolaşıp heryeri harabe olduğunu görüp "bunlar nasıl düzelecek?" diyerek kendi kendine konuşması üzerine, Tanrı onu o anda bir ağacın altında uykuya daldırıp uykudayken canını alıp 100 sene sorna tekrar uyandırır ve gördükleri manzara harabe dediği yerler inşaa edilmiş ve çok medeni bir yaşam şehirne dönmüştür.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Olay çok saçma çünkü o kişi 100 sene ölü kaldıysa bunu açık havada kimse görmedi mi? Hadi görmedi 100 sene boyunca eti nasıl çürümedi?
Salih'i yalanlarlar ve kendisinden "peygamber" olduğunu kanıtlamasını isteyerek şöyle konuşurlar: "Eğer gerçekten sen bir peygamber isen dua et de şu taşın içinden bir dişi deve çıksın. O zaman senin peygamber olduğuna inanırız. Bunun üzerine Salih Tanrı'ya dua eder ve Tanrı onun duasına uyarak civardaki irice taşlardan birinin içinden dişi bir deve çıkartıverir. (Her ne kadar Kur'an'da, İsra Suresinin 59. ayetinde "Sermûd kavmine ,açık bir mucize olmak üzere bir dişi deve vermiştik" diye yazılı ise de, Diyanet Vakfı çevirsinin "A'raf 73" açıklamsında bu dişi devenin çıktığı anlatılır.
📖 Sayfa 341 · Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel

Davud peygamber'in halkından olan Yahudiler'e Tanrı cumartesi günü avlanmayı yasaklar. Ancak halk avlanma ile ancak yaşamını sürdürmektedir. Ve rivayete göre cumartesi günü Yahudilerin yaşadığı sahile balıklar akın akın gelirken, diğer günler hiç gelmez. Yahudiler cumartesi günü akın akın gelen balıkları avlarlar. Bunun üzerine Tanrı, Yahudileri maymuna çevirerek cezalandırır. Çünkü balıklar onların aklını çelmiştir. (Araf 163-166 ve Bakara 65)
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Muhammed kendisini Peygamber ilan ettikten sorna 14 yıl ezan okunmamıştır. Sadece birileri çıkar "Buyurun namaza, buyurun namaza" derlerdi ancak Hırıstyanların çan çalarak, Yahudilerin de boru öttüterek din saiklerini ibadete çağırdıklarını izleyen Abdullah b. Zeyd adında birisi, rüyasında Müslümanların için buna benzer bir usul göründüğünü söylemiş ve Muhammed'in benzer bir rüya görmesi üzerine de ezanla ilgili vahiyin indiği kabul edilmiştir. Sahih-i... c.I s. 551-552)
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
"(Evet) ben cenneti gördüm ve bir (üzüm) salkımına elimle uzandım. Eğer o salkımı ben ele geçirebilseydim dünya baki kaldıkça ondan yerdiniz (de tükenmezdi). Ateş(-i cahfm)i de gördüm (lakin) ömrümde bugün gördüğüm kadar çirkin, berbat hiçbir manzara görmemiştim. Cehennem-i ekser ahalisini de kadınlar olarak gördüm ... " (Bkz. Sahih-i Buhari c.3, s.339.)
📖 Sayfa 350 · Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Cehennemin içeceklerine gelince o da "kaynar su" ve "kanlı irin" den ibaret bir şeydir. (Nebe, 24-25; Sâd, 55-58; Hakka, 33-37)
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Araplar, İslâm öncesi dönemde "Cinn"lere inanırlardı (Bu konuda Câhiz'in Kitâb al-hayavan adlı yapıtına bakiniz). Nitekim Kur'ân'dan öğrenmekteyiz ki, özellikle Mekke Arapları, Cinleri Tanrıya ortak kosarlar, onlara taparlar (K. En'âm Sûresi, âyet 100), adak adarlar (K. En'âm Sûresi, âyet 128), ve tıpkı Tanrı'dan yardım bekler gibi cinlerden de yardım umarlardı (K. el-Cinn Sûresi, âyet 6). Hattâ Tanrı ile cinler arasında soy birliği kurmuşlardı (K. Saffât Sûresi, âyet 158).
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel
Sıkça Sorulan Sorular
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada) kimin eseridir?
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), İlhan Arsel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2015'te yayımlanmıştır.
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada) kaç sayfadır?
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada), 584 sayfadır (Kaynak Yayınları baskısı).
Şeriat’tan Kıssa’lar (2 Cilt Birarada)'ın en ünlü sözü nedir?
“Güneş tutulması vesilesiyle namaz kılmayı, ve bir de köle (halayık) azâd etmeyi öngörmüştür (Bkz. Sahih-i... , Cilt III, sh. 343, hadis no.552). Her ne kadar şeriâtçılar bunu "iyilikte bulunmak" şeklinde ve daha doğrusu köleliği ortadan kaldırmak amacıyla konmus bir hüküm olarak göstermek isterlerse de, gerçek böyle değildir. Çünkü Muhammed köleliği "doğal" bir kuruluş olarak benimsemiş, kendisi dahi ölünceye kadar köle edinmiş, ona buna köle hediye etmiştir.”