
1943 tarihli Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın en bilinen eserlerinden biridir. Dergah Yayınları baskısıyla 144 sayfadır. Aşağıda, Abdullah Efendi'nin Rüyaları'nı okuyanların en çok paylaştığı cümleler yer alıyor.
Abdullah Efendi'nin Rüyaları'dan En Beğenilen Alıntılar
İnsan kafası için sarahat en tabii ihtiyaçtır.
📖 Sayfa 91 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bu ölümlü dünya uykusuz kalmaya değmezdi...
📖 Sayfa 98 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir gün baktım ki geniş ve hür hayat, şarkısını içimde söylüyor.
📖 Sayfa 129 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bütün hayaller, içinde en ufak bir zembereği kımıldatmadan, bir kayanın üzerinden aşan dalgalar gibi beyhude ve kendisine yabancı akıp gittiler.
📖 Sayfa 47 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Geniş dünyada, kendi hayatını yaşamak,
📖 Sayfa 67 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
günlerin çıkrığını kendi ruhunun ilhamlarıyla çevirmek...
Kendimi kötü bir masalda mahpusum sanıyordum.
📖 Sayfa 119 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Ne boş yere yoruluyordu? Yazık değil miydi? Neden bunları düşünüyordu?
📖 Sayfa 20 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Şimdi ne yapacaktı? Yavaş yavaş bütün hayatın kendisi için çehresini değiştirmesini beklemekten, talihine razı olmaktan başka ne yapabilirdi?
📖 Sayfa 17 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
İster misiniz, bu sabah güneşle beraber, siz de hayata doğasınız...
📖 Sayfa 68 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
...
Gelin, dedim, bu sabah sizinle beraber hayata tekrar doğalım ...
En garip tarafı yavaş yavaş gördüğü şeylere alışması, onları tabii telakki etmesiydi. Ve şimdi bizzat bu alışmak kendisine gördüğü şeylerden daha dehşetli geliyordu.
📖 Sayfa 20 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Vakıa birbirlerini pek dinlemiyorlardı, fakat hepsi çok güzel şeyler söylediklerine emindiler
📖 Sayfa 11 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Onu dinlerken, derinden gelen bir su çağıltısına koşan susamış geyikler gibi, bu sesin pınarına, içimden bir şeyin koşup atıldığını, onunla birleştiğini hissetmiştim.
📖 Sayfa 133 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Ne güzel ve ne tuhaf bir konuşması vardı. O konuşurken dinleyenle kendi arasında bütün manialar kalkıyordu.
📖 Sayfa 65 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bizi yalnız bir tek şey kurtarabilirdi: Kurduğumuz hülyaların, ümitlerimizin iflası.
📖 Sayfa 126 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir insan, en yakınımız bile, çarçabuk
📖 Sayfa 20 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
değişebilirdi.
- Susunuz, dedi, çok yavaş konuşmalıyız, duyabilirler ...
📖 Sayfa 64 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Kahramanların, iyilik ve güzellik perilerinin insanlar arasında dolaşıp gezdikleri ve onların talihlerine iştirak ettikleri uzak zamanlardan kalmış gibisiniz.
📖 Sayfa 65 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Sizi kapıdan girerken görünce, birdenbire kendimi bir masalı yaşıyorum sandım.
📖 Sayfa 65 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
"İnsan ölebilir, çıldırabilir. Bir enkaz, bir çöp, bir iskelet, bir cîfe olabilir. Fakat yalansız yaşayamaz. Ölüm bile arkasında dayanacağı bir yalan olmazsa tahammülsüz bir şey olur."
📖 Sayfa 45 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar

...bazı rüyaların anlatılması imkansızdır...
📖 Sayfa 64 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Onlar kendileriyle çok meşguldüler...
📖 Sayfa 11 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Biliyor musunuz ki ben bu evden çıkmam ve bu eve hiçbir misafir girmez...
📖 Sayfa 66 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
- Çok mu seviyordunuz, çok mu güzeldi? Demek bir daha göremeyeceksiniz, ne yazık ...
📖 Sayfa 66 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bütün ömrünce bundan korkmuş, bir gün insanlar ve eşya ile olan münasebetlerinin, ihsasların sathi planından çok daha derin ve çok başka bir seviyeye çıkmasından, kâinatı saran ve ona güzelliğini veren büyük sırrın, ortasından kesilmiş bir meyve gibi birdenbire bütün çıplaklığıyla apaçık görünmesinden, korkunç manzarasıyla onda her nevi yaşama zevkini bir anda, tıpkı bir nefeste söndürülen bir mum gibi söndürmesinden korkmuştu.
📖 Sayfa 15 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Onun hüküm sürdüğü yerde bir şey hatırlamak, bir şeye bağlanmak imkansızdı.
📖 Sayfa 47 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Ah, kaçmak, uzaklara kaçmak, güneşli ve ağaçlı bir yolda bir ikindi saatinin tozları içinde tek başına yürümek istiyordu.
📖 Sayfa 20 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Yalnızlık o kadar fena bir şey ki...
📖 Sayfa 65 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Hakikatte bu hepsinden korkunçtu. "Bir ömür bitebilir", diyordu. "İnsan ölebilir, çıldırabilir.
📖 Sayfa 48 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
- Şüphesiz gelmemeliydim. Yaptığım doğru değil, bununla beraber duramadım, kim olduğunuzu merak ettim ... Sonra hep aynı insanlar, aynı yüzler...
📖 Sayfa 65 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Vakıa geniş dediğiniz dünya bazen insan için zannedebileceğinizden çok fazla darlaşır
📖 Sayfa 68 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
ve zamanın çıkrığı çok defa hiç istemeyeceğimiz bir şekilde döner.
Başta kendim olmak üzere her şeyden, yaşanmış ömrümden, gelecek senelerimden, bütün etrafımdan nefret ediyor, kaçmak, kaybolmak, kurtulmak istiyordum.
📖 Sayfa 82 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Her ızdırabın sonunda nihayet ölümün kurtuluş kapısı vardır.
📖 Sayfa 103 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
"İnsan neleri alışmaz ki..." Zaten hayat dediğimiz bu kapalı dairenin asıl mucizesi, bu alışmak değil miydi? "En sevdiğimiz mahlukları bile kaybetmeye alışmıyor muyuz?
📖 Sayfa 35 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Günlerce, aylarca, senelerce görmemeye, mutlak, kati bir gurbet içinde yaşamaya alışmıyor muyuz?"
Unutmak lazımdı, bir kiri üzerinden atar gibi unutmak...
📖 Sayfa 21 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bütün hayaller, içinde en ufak bir zemberi kımıldatmadan, bir kayanın üzerinden aşan dalgalar gibi beyhude ve kendisine yabancı akıp gittiler.
📖 Sayfa 44 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Gece yarısı zindanında uyanan mahpus, yatağında terleyen ümitsiz hasta, bir zillet tufanında kendisini her an boğulmuş sanan biçare, velhasıl her cinsten muztarip, sabah güneşini bir şifa gibi bekler. Ve o gelir gelmez bütün sefalet ve ıztıraplarının hiç olmazsa hafifleyeceğini zanneder.
📖 Sayfa 91 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Mihneti kendine zevk etmedir âlemde hüner
📖 Sayfa 88 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Gam u şâdî-i felek böyle gelir böyle gider
Hayat oyununu en büyük ciddiyetle oynamaya hazırlandığım bir anda geçmiş yıllar, karşıma dikiliyor ve benden hesabını soruyordu.
📖 Sayfa 81 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar

Aşk insanların, en tabii ihtiyacıydı.
📖 Sayfa 23 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bu yaşadığım hayat, o kadar benim değil ki herhangi bir saatimde birisi gelip de bana, "Haydi kalk, sıran geldi, kendi kendin ol!" diye bağırsa sanki böyle bir şey mümkünmüş gibi inanıp koşacağım.
Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Hakikat şuydu ki, ne irademe ne de talihime güveniyordum
📖 Sayfa 53 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
yolculuk benim üzerimde daima iyi ve unutturucu bir tesir yapar. Izdıraplarımızın, üzüntülerimizin mekânla yahut hayatımızın tabii muhitiyle sıkı bir alakası olsa gerek.
📖 Sayfa 76 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
İnsan kafası mazi ile istikbal arasında işler. Ben birincisinden, kendi irademle yaklaşamayacak kadar ürkmüştüm. Ötekini ise düşünmeğe mecalim yoktu. O sadece bilmediğim, hakkında hiçbir düşüncem olmayan bir kaderdi. Garip bir boşluk içinde her gördüğüm şeyi âdeta bir sis arkasından bana tamamiyle yabancı seyrede ede gidiyordum. Sadece “hâl”e hicret etmişe benziyordum.
📖 Sayfa 128 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
"Ah bir sabah olsa, bu uğursuz gece, hayal, hakikat, kendinden gelen her şeyi beraberinde alıp götürse, ben yine iki ile ikinin dört ettiği dünyada kendimi bulsam..."
📖 Sayfa 41 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Oh, ne mesutsunuz bilseniz. Geniş dünyada, kendi hayatını yaşamak, günlerin çıkrığını kendi ruhunun ilhamlarıyla çevirmek…
📖 Sayfa 65 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bu hayatta, insanları alakadar edecek büyük, fevkalade vakalar, muazzam zaferler, neticesi nesillere yadigar kalacak tecrübeler yoktur.
📖 Sayfa 34 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Güzel bir insan yüzünün, yumuşak bir tenin, bir bakışın, beş on seçme duruşun, birkaç kelimelik manasız bir sözün üzerine günlerce katlanıp düşünmenin, bu basit şeylerden kendisine bir koza gibi dört tarafı kaplayan bir kâinat kurmanın zevkini, erkek ruhuna getireceği büyük ve hür tatmini bilmiyordum.
📖 Sayfa 130 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bu sıcak yaz akşamında içki hakikaten güzel bir şeydi.
📖 Sayfa 22 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Hayat, ölümün şerefine yazılmış bir kasideden başka bir şey değildir.
📖 Sayfa 97 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Hiçbir sefalet, hiçbir hastalık, hiçbir işkence;sevdiği kadını her an yeni baştan kendi arzusunun ateşiyle ve ilk kımıldanışta bir yığın kül olmak için, yaratmaya mecbur olan bu zavallının azabıyla kıyas edilemezdi.
📖 Sayfa 19 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Önümde nasıl geçireceğimi bilmediğim bir gece ve heyhat, ertesi günün şimdiden beni korkutan uzunluğu vardı.
📖 Sayfa 93 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir insanın kendi talihini bütün vuzuhuyla görmesi kadar korkunç ne olabilir?
📖 Sayfa 15 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Hiçbir sefalet, hiçbir hastalık, hiçbir
📖 Sayfa 19 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
işkence; sevdigi kadını her an yeni baştan kendi arzusunun ateşiyle ve ilk kımıldanışta bir yığın kül olmak için, yaratmaya mecbur olan bu zavallının azabıyla kıyas edilemezdi.
Herkes gibi ben de zaman zaman kaderin iyi veya kötü yüzüyle karşılaştım. Fakat düşünülürse ondan şikayete büyük hakkım yok.
📖 Sayfa 78 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
"Ah mürai, ah mürai... Demek böyle ha... Böyle ha... Demek sen beni aldatır ve buralarda eğlenirsin ha"
📖 Sayfa 40 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Yüz buruşuğunun, göz altındaki herhangi bir çizginin, dudak kenarındaki bir kıvrımın, ne bileyim, konuşmadan evvelki bir saniyelik tereddüdün, küçük bir el işaretinin manasız ve ehemmiyetsiz bir bakışın, bir gülüşün, bir omuz düşüklüğünün bütün bir ömrü en ince, en karışık, en nufüz edilmez taraflarından anlatacak birer emare birer işaret olduğunu hiç düşündünüz mü?
📖 Sayfa 80 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bir gün baktım ki geniş ve gür hayat, şarkısını içimde söylüyor.
📖 Sayfa 129 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar

...hep aynı insanlar, aynı yüzler... Yalnızlık o kadar fena bir şey ki...
📖 Sayfa 63 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Bana gelince, kaybettiğim şeyi, yani kendimi hiçbir zaman sevmedim...
Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Unutmak, bu ancak aşkla mümkündü. Ömrüm büyük ve serin pınarı, her tecrübeden bizi daha genç, daha diri, dünyaya henüz gelmiş gibi dinç ve rahat çıkaran oydu.
📖 Sayfa 26 · Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar
Sıkça Sorulan Sorular
Abdullah Efendi'nin Rüyaları kimin eseridir?
Abdullah Efendi'nin Rüyaları, Ahmet Hamdi Tanpınar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1943'te yayımlanmıştır.
Abdullah Efendi'nin Rüyaları kaç sayfadır?
Abdullah Efendi'nin Rüyaları, 144 sayfadır (Dergah Yayınları baskısı).
Abdullah Efendi'nin Rüyaları'nın en ünlü sözü nedir?
“İnsan kafası için sarahat en tabii ihtiyaçtır.”