
Okurlar Ahmet Yaşar Ocak'ın eserlerini yıllardır büyük bir ilgiyle okuyor. Bu sayfada Ahmet Yaşar Ocak kitaplarından en beğenilen 100 söz, kaynak eserleriyle bir arada.
En Beğenilen Ahmet Yaşar Ocak Sözleri
Mevlana Şems-i Tebrizi'de gördüğü kalenderane tavra hayrandır. Onun derin melamet felsefesinden kaynaklanan dünyaya zerrece değer vermeyen, dünyanın peşinden kendini harap edercesine koşan insanlara karşı takındığı o tepeden bakış tavrına hayrandır.
📖 Sayfa 94 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Ama şu da bir hakikat ki sultanî halifenin yumuşak karakteri, etrafında olup bitenleri kurnazca bir yaklaşımla izleyememesinin, dolayısıyla bazı sinsi karakterlerin devlet içinde ikiyüzlü hareket ettiklerinin farkına varamamasının sebebidir. Yani o selefleri es-Seflah ve el-Mansur gibi cin fikirli, çok zeki, kurnaz biri değildir. Yapılan telkinlere kolayca inanmakta ve İbnü'l-Alkamî gibi birinin çevirdiği entrikaları sezememektedir. Başka bir ifadeyle bir anlamda kendi sonunu adeta kendisi hazırlamıştır. Bu haliyle tıpkı üçüncü halife Hz. Osman'ı hatırlatır.
📖 Sayfa 413 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
"Babaîler isyanı, belli bir tarihte başlayıp bitmiş bir olay olarak kalsaydı, belki de o kadar önemli olmayacaktı. Fakat bu olayı diğerlerinden ayıran şey, isyanın bitiminden sonra özellikle konar-göçer Türkmen zümreleri ile onlarında ötesinde kırsal kesimde yerleşik sufî hareket olarak, uzun yüzyıllar kalıcı bir etkiye ve kendi içinden yeni dînî-sosyal bir takım hareketlere kaynaklık etmiş olmasıdır."
📖 Sayfa 27 · Babaîler İsyanı, Ahmet Yaşar Ocak
Çünkü mimari yapılar bir devletin, zihniyet dünyasını ve yapısal mahiyetini anlamanın en açık göstergeleridir.
📖 Sayfa 335 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
Kaygusuz Abdal'a göre; Hz. Muhammed "akıl bazarının sultanı", Hz.Ali ise; " ışık bazarının sultanı"dır.
Kalenderiler, Ahmet Yaşar Ocak
... şeyh Edebali'nin, gerçekte Baba İlyas'ın halifesi olmak sıfatıyla o külte bağlı bir Vefai şeyhi olduğu açığa çıkmaktadır... Şeyh Edebali ve müridi Kumral Abdal'ın birer Rum Abdalı oldukları görülüyor. Onlar gibi Baba İlyas kültüne bağlı, bu sebeple aynı zamanda bir Vefai şeyhi olan meşhur Geyikli Baba da bir Rum Abdalıdır.
📖 Sayfa 102 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Bütün bunlar, Vefai tarikatının, Osmanlı Devleti'nin teşekkül sürecinde, bu güne kadar sanıldığından daha mühim bir rol oynadığini gösteriyor.
İslâm'ı kendi içinden çıkmış bir din sıfatıyla sahiplenerek onların ideolojisi haline getiren hâkim Arap unsuru, daha Peygamber zamanında temelleri atılmış olan kendi devletini, topraklarını zapt ettiği, bu eski medeniyetlerin üzerinde hâkim bir imparatorluk haline getirdi.
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
Tekke İslamı yahut süfi İslam, İslamiyet'in Türklere esas itibariyle tasavvuf aracılığıyla girmiş olması sebebiyle, Türkler arasında şekillenen en eski İslami algı ve yorum biçimi sayılabilir.
Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Zendeka ve ilhad, ne tür olursa olsun, Sünni İslâm'a muhalif
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
bütün inanç ve hareketler demektir.
"Kalenderîler halk arasında hoşgörülü ve herkesle kolay geçinen kimselerdir. Bu sebeple bu huylara sahip kişilere 'kalender-meşrep' denir."
Kalenderiler, Ahmet Yaşar Ocak
Hoştur bana senden gelen:
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
Ya hilat-ü yahut kefen,
Ya taze gül, yahut diken..
Kahrında hoş lutfun da hoş.
Devlet görev kabul etmeyen ulemayı Ebu Hanife ve başka örneklerde görüldüğü üzere bazen hapse atmak, hapiste dövmek ve hatta aç bırakarak ölüme mahkum etmek gibi zecri tedbirlere başvuruyordu.
📖 Sayfa 232 · Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
İslam'da yeterli din bilgisine sahip olan herkes imamlık yapabilir, camilerde vaaz verebilir, evlilik veya cenazelerde görev alabilir. Allah ile kul arasında ilke olarak aracılık etmek söz konusu değildir.
Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Bu motifi ihtiva eden menkabelerden ilkine yine Menalub-ı
📖 Sayfa 223 · Alevî ve Bektaşî İnançlarının İslâm Öncesi Temelleri, Ahmet Yaşar Ocak
Hacı Bektaş-ı Veli'de rastlıyoruz. Rivayete göre Ahmed-i Yesevi'nin şan ve şöhretinin artmasını çekerneyen bazı kimseler, onu hırsızlıkla ittiham etmek için, boğazladıkları bir öküzü
gizlice tekkenin mutfağına bırakırlar. Ertesi günü hırsızlık şayiasını yayıp her tarafı aramaya başlarlar. Bu arada tekkeye de girerler; mutfaktaki öküzü görürler. Duruma çok üzülen Ahmed-i Yesevi, dua ederek iftiracıları hemen oracıkta herkesin
gözleri önünde köpek şekline sokar. İftiracılar önce ete saldırıp yerler, sonra birbirlerini parçalarlar.
"Herkes 17 devlet kurduk diye övünür, kimse 16 tanesi neden battı diye düşünmez."
📖 Sayfa 57 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak
Hatta Papa II.Pius'un Fatih'e ulaşmadığı bilinen,1460'larda yazılmış ünlü mektubunda, onu Hristiyanlığa davet ettiği, bunu kabul ettiği takdirde kendisini dünyanın en kudretli hükümdarı ve bütün doğunun ve batının imparatoru ilan edeceğini vaat ettiği malumdur
📖 Sayfa 48 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Veli kültü, Tanrıya yakın kabul edilen bir şahsiyetin herhangi bir konuda sağ veya ölü iken yardımının dokunulacağına inanılması ve bunun temini için ritüellere başvurulmasıdır..
Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menâkıbnâmeler, Ahmet Yaşar Ocak
Zındık ve mülhid, Bernard Lewis'nin ifadesiyle, Sünnilik dışı her türlü şüpheli inancı, materyalizmi, ateizmi, agnostisizmi ve eninde sonunda, inanç, devlet ve toplum düzeni için tehlikeli olduğuna inanılan her türlü fikrî ve dinî eğilimi belirleyen bir terim olmuştur.
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
Tuğrul Bey'in 11.yuzyılın ünlü İranlı Kalenderi şeyhi ve şairi Baba Tahir-i Uryan-ı Hamedani ile ilgilendiğini , onun desteğini kazanmaya çalıştığını biliyoruz
📖 Sayfa 63 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak

Türklerdeki veli kültünün temelinin şamanist dönemde atıldığını söylenebilir. Eski Türk şamanları incelendiği zaman bunların Türk veli imajına çok benzediğini fark etmemek mümkün değildir.
Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menâkıbnâmeler, Ahmet Yaşar Ocak
Osmanlı'da iki İslam anlayışına '"devlet İslami" (resmi İslam) ve halk İslami ( geleneksel İslam) diyebiliriz. Fakat siyasallaşmış bu devlet İslamı ile halk İslamı arasında medrese İslamı (yahut yüksek İslam, kitabı İslam) ve tekke İslamı ( yahut mistik İslam) tabirleriyle nitelendirilebilecek olan, biri ulema, diğeri sufiler tarafından yorumlanıp temsil edilen iki İslam anlayışı veya tarzının unutulmamasıdır.
📖 Sayfa 85 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Osmanlı İslam'ının bu dört kesimi içinde devlet İslamı medrese İslamı ile tekke İslamı halk İslami ile sıkı sıkıya bağlantılıdır.
II. Mehmed için çağdaşları Cecaumenos, Georgios Trapezintios, Amirutzes ve Kritobulos gibi Rum yazarlar bu unvanı eserlerinde zikretmişlerdir. Adı geçen yazarlar Konstantinopolis'i almakla geleneğe göre "Romalılar'ın İmparatoru" olmaya hak kazandığını belirtmektedirler.
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
Ayrıca Baba İlyas'ın bu göğe çekiliş sahnesi, şamanların Gök Tanrı'yla buluşmak üzere at üstünde göğe çıkışlarını da çok hatırlatıyor
Babaîler İsyanı, Ahmet Yaşar Ocak
Selçuklu ve Beylikler dönemi şehirlerinde genel olarak bir arada değil, birbirinden duvarla ayrılmış ayrı mahallelerde oturdukları anlaşılıyor...
📖 Sayfa 22 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Osmanlı döneminde şehirlerde Müslüman ve gayrimüslim mahallelerini duvarla ayırma geleneğinin ortadan kalktığını görüyoruz.
Şamanlar din adamı sıfatıyla dini merasimleri yönetiyorlar, sihirbaz-hekim sıfatıyla da hastaları tedavi ediyorlardı. Bu sebepledir ki sihirbazlık Türkmen babalarının hayatında vazgeçilmez bir mevki işgal etmekteydi.
Babaîler İsyanı, Ahmet Yaşar Ocak
Bu şehirler o devirler için görece büyük nüfusa sahip idiler, Mesela yaklaşık olarak Kurtuba 300.000, Semerkant 500.000. Kahire 500.000 ve nihayet Bağdat 1.500.000 nüfus barındırıyordu. O devirlerde Avrupa şehirlerinin mesela Paris ve Londra'nın nüfusu yaklaşık 40.000-50.000 civarında olduğu düşünülürse Islam şehirlerinin nüfus itibarıyla ne kadar devasa kalabalıkları barındırdığı tasavvur edilebilir.
📖 Sayfa 349 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
Abdal Musa bir gün müridlerine tekkeye bir gemi dolusu asker geleceğini haber verir; bunlar için yemek hazırlanmasını emreder.
📖 Sayfa 264 · Alevî ve Bektaşî İnançlarının İslâm Öncesi Temelleri, Ahmet Yaşar Ocak
Gerçekten bir saat sonra askerler sahile ayak hasarlar. Müridler onları alıp tekkeye getirirler. Askerler ocaktaki kazandan başka ortalıkta bir şey görmeyince aç kalacaklarını zannederler. O sırada şeyh dervişlere yemeği askerlere paylaştırmalarını bildirir. Yemek kepçe ile kırk bin askere paylaştırılır. Önlerinden artıncaya kadar yedikleri halde kazan yine dopdolu durur.
Suya sabuna dokunmayan ölü konulara yoğunlaşan, ha bire belge neşriyle uğraşan veya sürekli hamaset üreten bir tarihçiliğin faydasına inanmıyorum
📖 Sayfa 255 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
(…) O günlerde Kurtuba, Avrupa'da cadde aydınlatmasına sahip ve hamamları olan ilk şehirdi.
📖 Sayfa 366 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
(…) II. Hakem'in (961-976) yaptırdığı kütüphanede 400.000'e yakın kitap bulunduğu rivayet edilir.
Yeni Müslümanlar babaları ve dedeleri gibi sadece dua etmekle yetinmiyorlar, inisiyatif kullanıyorlar, fikirler geliştiriyorlar. Bunlar önemli, ciddi değişimlerin habercisidir. Kemalist kesim gözlerinin önünde cereyan eden bu değişimleri algılamada ve değerlendirmede eski ideolojik reflekslerinden kurtulduğu ve empati ile bu değişime baktığı takdirde yaşanan çatışma sona erecektir. Bu sürecin ileriye yönelik hamleci, dönüştürücü, kendi yüksek kültürünü, edebiyatını, mimarisini politikasını üretecek bir Müslümanlığın yeşermeye başladığı dönem olduğunu ümit etmek istiyorum.
📖 Sayfa 467 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Rafizilik veya Kızılbaşlık, İslami ve mistik bir cila altında eski inançlarını koyu bir tutuculukla koruyan konargöçer halk kesimi içinde, kendisini vergiye bağlayıp yerleşik hayata geçirmeye zorlayan Osmanlı yönetimine karşı, bunalımı kullanmak suretiyle tahrik eden Şii propagandasınin etkisiyle oluşan yeni bir oluşumdur.
📖 Sayfa 122 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Aleviliğin teolojisi, İslam içinde meydana gelen diğer bütün heteredoks yorumlar gibi senkretik ( bağdaştırmacı) bir teolojidir, yani Orta Asya'dan Balkanlar'a, 10 yüzyıldan zamanımıza kadar uzunan çok geniş bir mekan ve zaman boyutunda, bütün bu mekanların inanç ve kültürlerinden izler ala ala, tabi olarak kendiliğinden gelişmiş ve senkretik (bağdaştırmacı) bir teolojidir.
📖 Sayfa 94 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Bir ben vardur bende, benden içerü
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
... medreseler, kanaatimizce Osmanlılarda genellikle bürokrasiye eleman yetiştiren kurumlara dönüşmüş, ulema da bürokrasinin bir parçası haline gelmiştir...
📖 Sayfa 149 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Bu sebeple, hiç bir zaman Emevi ve Abbasî dönemlerinde bazı örneklerini gördüğümüz yönetimden bağımsız bir ilim ve düşünce ortamını Osmanlı düzeninde pek göremediğimizi söyleyebiliriz. Zaten, Osmanlı devleti gibi güçlü bir merkeziyetçi ideolojiye dayanan İnce hesaplanmış bir askeri bürokratik yapıda, merkezden ve devlet ideolojisinden bağımsız bir ilim ve düşünce ortamının yeşermesi o kadar kolay olmazdı.
Osmanlı İmparatorluğu, kendi güvenliği ve yönetimi ile ilgili problemlerin dışında, hakimiyeti altındaki tebaasına dini açıdan müdahalede bulunmamış, onu olduğu gibi muhafaza etmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
" Kainattaki her şeyin, tek yaratıcı olan Allah'ın tecellisi olduğu, gerçek varlığın O olması dolayısıyla bütün varlıkların hakikatte O'nun varlığından başka bir şey olmadığı" şeklinde özetlenebilir.
📖 Sayfa 222 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
"Kısacası zındık ve mülhid, Bernard Lewis'in ifadesiyle, Sünnilik dışı her türlü şüpheli inancı, materyalizmi, ateizmi, agnostisizmi ve önünde sonunda, inanç, devlet ve toplum düzeni için tehlikeli olduğuna inanılan her türlü fikri ve dini eğilimi belirleyen bir terim olmuştur. Dikkat edilirse, bu sayılanların hepsini ortak bir paydada, "Sünnilik dışı olma" noktasında toplamak mümkündür."
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
... ısrarla vurguladığımız üzere, şeyh Edebali'nin Babai çevresine mensup bir Vefai şeyhi olduğunun kesin bulunmasına karşılık, ahiliğinin söz konusu olmamasıdır. Üstelik yalnız Edebali değil, çağdaşı ve onunla birlikte Osmanlı topraklarında yaşamış bulunan Geyikli Baba da Vefai şeyhidir.
📖 Sayfa 18 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak

"Zekanın en sivri noktası şüphe ve tereddüttür." alıntısı yapılmış. Ama islam âlimlerinden Şehristani de her şey şüphe ile başlar demektedir.
📖 Sayfa 113 · Türkiye Sosyal Tarihinde İslamın Macerası, Ahmet Yaşar Ocak
Zındık kelimesi, Sasaniler devri Farsçasında kullanılan zendik sözünün Arapçalaşmışıdır. Zendik daha o devirde İran'da, zend'i tatbik eden, yani Zerdüşt'ün ünlü kitabı Avestayı değişik bir görüşle yorumlayan ve Zerdüştlük karşısında heteredoks bir zümre telakki edilen Maniheistlere denmekte olup giderek sapkın (heretik) manasına kullanılır olmuştur.
📖 Sayfa 252 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Konstantiniyeyi fethetmek II. Mehmet için bir anlamda asıl saltanatı fethetmek olacaktı.
📖 Sayfa 38 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Batı ülkelerinde Türkiye'deki gibi elimizi kolumuzu bağlayan bir takım ideolojik kayıtlar yok. Tek endişe bilim dünyasında yer edinebilmek, kabul görmektir.
Tarihçinin Yolculuğu, Ahmet Yaşar Ocak
Dolayısıyla Hititoloji'nin ve özellikle de Bizantoloji'nin kurucusu Türk tarihçileri olmalıydı. Burada yaşa yan diğer toplumları, kültürleri, inançları Batılı tarihçilerden önce Türk tarihçileri araştırmalıydı
📖 Sayfa 319 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Daha önce de söylediğim gibi, Hacı Bektaş Balkan Aleviliği için birincil figür değildir. Balkan Aleviliğinde birincil figür Şeyh Bedreddin'dir. Balkanlar'daki İsmaili tesirlerine gelince, ancak ileride yapılacak araştırmaların bu konuya açıklık getireceğini sanıyorum.
📖 Sayfa 459 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Sultan unvanı İslam tarihinde münhasıran Müslüman hükümdarların, bu arada Müslüman Türk hükümdarlarının en çok kullandıkları unvanlardan biridir. Sultan unvanının aynı zamanda tasavvuf tarihinde büyük süfi şeyhlerine de verilmekte olduğunu hatırlatalım. Kur'an'da "güç, otorite, delil vs" anlamında sıkça zikredilen bu kelime, İslam tarihinde güçlü hükümdarlar tarafından kullanılmıştır. Genellikle Kur'an'daki dinî anlamın tesiriyle olsa gerek, Müslüman hükümdarların bu unvanı münhasıran İslam kamuoyu nazarındaki meşruiyetlerini temsil eden bir unvan olarak tercih ettikleri dikkati çekiyor.
Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
İlim ilim bilmekdür
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
İlim kendin bilmekdür
Sen kendüni bilmezsin
Ya niçe okumakdur
İlm okumakdan murad
Kişi Hakk'ı bilmekdür
Çün okudun bilmezsin
Ha bir kuru emekdür
Şeyh Bedreddin ve onunla bağlantılı Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal isyanları zaman zaman 1240'taki Babai isyaniyla aynı mahiyette görülmüştür...
📖 Sayfa 118 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
İdeolojilerindeki benzerliğe rağmen, daha detaylı bir analiz yapıldığında, birinin ideolojisi daha çok İslami cila altında İslam öncesi inançlarla karışık bir mehdicilik, diğerininki ise yine mehdici bir karaktere sahip bulunmakla beraber, İslam, Hristiyanlık ve Museviliğin birleşiminden doğan bir bağdaştırmacılık, telfik'tir.
Bu zoraki yer değiştirme (sürgün) politikası Kürt boylarına da uygulanmış ve 16. Yüzyıldan başlayarak 19.yüzyıla kadar Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki bazı Kürt oymakları, Orta Anadolu'nun Konya, Haymana ve Kırşehir ovaları gibi muhtelif bölgelerinde iskana tabi tutulmuştur.
📖 Sayfa 261 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Zındık kelimesi İslam Orta çağında, İlk önceleri gizli Maniheistler için kullanılmakta iken zamanla böyle olsun olmasın, bütün Sünnilik harici kimselere de teşmil edilmiş ve sapkın (heretik) manasında genelleştirilmiştir. Zındık'ların Abbasiler devrinde, bilhassa halife Memun tarafından kurulan ve bir çeşit engizisyon müessesesi olan Mihne tarafından ağır cezalara çarptırıldıkları bilinmektedir.
📖 Sayfa 252 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Fleischer, Fatih Mehmed'in şeriat ve kanunun geniş ölçekli uygulamasını kurduğu medreselerle müesseseleştirmekle beraber hiçbir zaman katı bir şer'î zihniyet sahibi olmadığını, şeriata devletin yapısını desteklediği ölçüde sahip çıktığını özellikle vurgular. Onun İslam'ın felsefi ve mistik yönüyle daha çok ilgilendiğini, "şeriatın alçak gönüllü bir hizmetkârı" olmayı değil, bir "filozof kral," tasavvufun "insan-ı kâmili olmayı hedeflediğini söylerken, onun hakkında kanaatimizce isabetli ve yerinde bir teşhis koymuştur.
📖 Sayfa 120 · Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
‘Bizim milletimiz tarihine taparcasına bağlı ve sadıktır. Ona laf söyletmez ama iş o tarihin bıraktığı eserleri korumaya gelince sanırım yeryüzündeki en hoyrat, en duyarsız ve en tahripkâr milletlerden birisidir.’
📖 Sayfa 26 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Çapdaşlık, demokratlık, laiklik ve özgür düşünceden yana olmak demektir..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Her şeyden önce Cumhuriyet'in başından beri devlet eliyle sistemli bir şekilde empoze edilmesi, Ama dediğim gibi alternatif resmi tarihler de var. Bu resmi tarihler Türkiye'deki muhtelif kesimlerce kendi yayın kurumları tarafından kendi muhatap kitlelerine yayılır
📖 Sayfa 282 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Bize didar gerek dünya gerekmez
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
Bize ma'ni gerek da'vi gerekmez
... Zındık ve mülhid [...] Sünnilik dışı her türlü şüpheli inancı, materyalizmi, ateizmi, agnostisizmi ve eninde sonunda, inanç, devlet ve toplum düzeni için tehlikeli olduğuna inanılan her türlü fikir ve dini eğilimi belirleyen bir terim olmuştur...
📖 Sayfa 46 · Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
Bugünkü dünyada, içinde bütün bir Türk âlemi de dahil olmak üzere, fizik varlığıyla yirmi birinci yüzyıla ayak basmak üzere olan İslâm, zihniyet, düşünce, bilim, kültür ve toplum yapısı olarak henüz ortaçağlarda yaşamaktadır. Bugün İslâm dünyası, dünyanın yaklaşık dörtte bir nüfusuna sahip olarak, Batı’dan gelen küreselleşme akımlarına kendi çıkarlarına uygun bir doğrultuda katkı sağlayabilecek konumda bulunması gerekirken, katkı sağlamak bir yana, çıkarlarını koruyabilecek güce dahi sahip değildir.
Türkler, Türkiye ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Türkiye'de cami Müslümanlığı, türbe Müslümanlığına daha Selçuklular zamanından beri bir çeşit soğuk savaş açmış, fakat bu savaşın galibi her zaman ikincisi olmuştur.
📖 Sayfa 32 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak

Ricaut asıl çarpıcı bilgileri, Mûsirrîn ( Muserins) adıyla zikrettiği zümre hakkında vermektedir ki aynı şekilde Osmanlı kaynaklarına yansıyan bir zümre de budur. " Sır gizleyenler" anlamına gelen bu kelimede kastedilen"sır" yazara bakılırsa, uluhiyet kavramını inkar etmek, yani ateizmdir
📖 Sayfa 241 · Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Türkiye’de tarihçiliğin ana karakteri ‘’Türkosantrik’’ olmasıdır. Dünyada sadece biz Türkler varmışız ve milletimiz, tarihimiz hatasız, kusursuz ve muhteşem tek tarihmiş gibi düşünülüyor; genel görünümü itibariyle Türk tarihine odaklanmış bir tarihçiliğimiz var. Kendi tarihimize eleştirel bakmak sapkınlık gibi görülüyor. Bu yüzden başka toplumların, hatta burnumuzun dibindeki komşularımızın tarihini ve kültürünü hiç merak edip incelememişizdir.
📖 Sayfa 292 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Mah-ı Muharrem irdi yakup dâğ-ı ğam gönül
Kalenderiler, Ahmet Yaşar Ocak
Kan akıdur bu dîde-i giryân ya Hüseyin
XV. Yüzyılda Osmanlı topraklarında Kalenderi zümreler arasında belirgin Şîî tesirler olarak nitelendirebileceğimiz yaygın bir Hz. Ali kültürüne, Hz Hüseyin ve Kerbela ile ilgili matem geleneklerine ve buna bağlı olarak Hz Hüseyin kültüne rastlanabilmektedir.
Kalenderiler, Ahmet Yaşar Ocak
Bugün bu muhalif halk kimliğinin sinemadan tiyatroya, edebiyattan müziğe, sivil mimariden dini mimariye kadar bir popüler İslâm kültürünü yeniden üretmeye başladığı da dikkatlerden kaçmamaktadır. Dikkatli bir göz, bu popüler İslâmî kültürün Osmanlı dönemindekinden gerek kalite, gerek estetik nitelik olarak epeyce düşük seviyede olduğunu fazla gayret sarfetmeden görecektir. Türkiye Müslümanlığı bu köylü (arabesk)leşmiş görüntüsünü bütün alanlarda sergilemektedir.
Türkler, Türkiye ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Hristiyanlık öncesi dönemde de Roma imparatorlarının "tanrı" kabul edildiklerini ve bu statülerinin Hristiyanlığın resmi din olarak ilanına kadar unvanlarında yer aldığını hatırlayalım.
Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Bugün Alevi zümreleri etnik kökenleri itibariyle değişik unsurları içine alır. Alevi Türkler olduğu gibi, Alevi Kürtler, Kürtleşmiş Alevi Türkler, Turkleşmiş Alevi Kürtler, abdallar, hatta beş altı kuşak ve belki daha eski devirlerden itibaren ihtida etmiş olup köken itibariyle Anadolu'nun yerli halklarının torunları olan Aleviler vardır. Şurası gerçektir ki, Alevilerin büyük çoğunluğu Türk kökenli olup ikinci sırayı Kürt kökenliler alır.
📖 Sayfa 75 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
"Ben (Tuğrul Bey) bu işin başlangıcında Horasan'da idim. Bir gün beni havaya kaldırdılar. Etrafımı sis bürümüştü. Burnuma güzel bir koku geliyordu. Bana, gaipten biri, 'Ne istersen olacak' dedi. Ben de 'Uzun ömürden başka bir şey istemem' diye yanıtladım. Bunun üzerine 'Senin yaşın yetmiştir" dediler" (Zübdat, s. 25; Ahbar, s. 15-16).
📖 Sayfa 49 · Efsaneler ve Gerçekler; Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu, Ahmet Yaşar Ocak
Hep tekrar ettiğim gibi tarihi yapan dört temel dinamik vardır: Coğrafya, ekonomi, siyaset ve din.
Tarihçinin Yolculuğu, Ahmet Yaşar Ocak
Dediğim gibi, tarih bir süreklilik ise ve İnançlar hiçbir zaman kaybolmuyor, ancak kalıp değiştirerek veya belli ölçüde dönüşerek devam ediyorsa, bu böyle olmalıydı.
📖 Sayfa 273 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Tarihçi geçmişin karanlık koridorlarında her türlü ideolojik motivasyonu bir kenara bırakıp gerçeğin, yalnızca gerçeğin aydınlığının peşine düşmelidir. Mensup olduğumuz inancın da bize ısrarlı tavsiyesi bu değil midir? Daima gerçeği aramak . . .
📖 Sayfa 468 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Burada düşülen yanlış bizce, İslam'ın, Müslümanların tarihiyle özdeş görülmüş olmasıdır. İşte bu yüzden muhafazakar genç kuşak Türk din ve tasavvuf tarihçilerinin çoğu, akademik bir formasyondan gelmelerine rağmen, bu açmazdan kendilerini kurtaramamakta, Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahi Evran ve benzeri konularda yazdıkları kitap ve makalelerde, genellikle tarihte yaşamış Mevlana, Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Ahi Evran vb. yerine, kendi ideallerindeki kişileri anlatmaktadırlar.
📖 Sayfa 29 · Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
Mimarî yapılar bir devletin, zihniyet dünyasını ve yapısal mahiyetini anlamanın en açık göstergesidir.
📖 Sayfa 335 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
Tarih bize gösteriyor ki bir imparatorluk yükseliyorsa ya da çöküyorsa bu sadece onu yöneten hükümdarların tek başlarına beceriklilikleri ya da beceriksizlikleri yüzünden değil, aslında onların altındaki güçlü yapının ya da kaymakta olan, artık miadını doldurmuş eskimiş bir yapının eseridir. Osmanlı çöküşünü artık sadece savaşlara gitmeyen, sarayda keyfine bakan padişahlarla izah etmek de aynen böyle naif bir yaklaşımdır.
📖 Sayfa 305 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
"Ağaç ata (tabuta) bindirirler,
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
Mezarlığa gönderirler."
"Bu dünyada bir şeye yanar içim, tutuşur özüm,
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
Genç yaşında ölenlere, olgunlaşmamış ekini biçmiş gibi."
"Cin denilen varlıklara gelince, bunlar aslında insanların kendi hayallerine göre tasavvur ettikleri mevhum şeylerdir. Bu sebeple insanlar bunları kendi istidatlarına göre şekillenmiş olarak görebilirler veya göremezler, ama bu onların gerçekte var oldukları anlamına gelmez."
📖 Sayfa 194 · Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
Akli ilimlerin tahsili caiz değildir, Hızır hayatta olamaz; Ezan, mevlit, Kur'an vs'yi makamla okumak haramdır; sema ve deveran haramdır; Hz. Muhammed'in ebeveyni kafirdir; Firavun'un imanı makbul değildir; Muhyeddin-i Arabi kâfirdir; Yezide lanet vaciptir; Bütün bidatlar istisnasız haramdır; Kabir ve türbe ziyareti caiz değildir; cemaatle nafile ibadet yapılamaz vs.
Yeniçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
950'lere doğru Çar Petros zamanında Bulgar kökenli Paulusçular arasından Bogomil adında aşağı tabakaya mensup bir papaz çıkarak yeni bir mezhep kurdu. Bu mezhep özellikle Bulgar veya Yunanlılaşmış yüksek tabaka mensuplarına, Slav köylüleri arasında çok revaç bulmaya başladı. Bogomiler yüksek Ortadoks ruhban sınıfına da karşı koyuyor, özel mülkiyeti, lüks hayatı, evliliği, hayvanî gıdaları ve içki içmeyi protesto ediyorlardı. Tevrat'ı kabul etmiyor, Hz Meryem'in kutsallığını red ve kilise ayinlerini protesto ediyor, ikonolara ve haça saygı duymuyor, bunlara nefret besliyorlardı.
📖 Sayfa 112 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak

Alevi araştırmacılar çoğu, Aleviliği Hz Ali ile Muaviye'nin hilafet çatışmaları ile başlatırlar. Bunu İlk bakışta doğru gösteren, Aleviliğin ana inanç konusu olan Hz Ali'dir. Oysa bu başlangıç noktası Şiilik için geçerlidir ve çok bilindiği üzere Şiiliğin tarihi gerçekten burada başlar.
📖 Sayfa 74 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
Abbâsi İmparatorluğu'ndaki Mevali tabakasına mensup esnaf kesiminin içinden doğup gelişen güçlü bir mistik harekettir.
Kalenderiler, Ahmet Yaşar Ocak
Bektaşilik 16.yüzyıl başında Balım Sultan tarafından Kalenderi-Hayderi esaslara göre düzenlenerek bir tarikat şeklinde resmen tarih sahnesine çıkarılırken, temeli Abdal Musa tarafından atılan, ikiyüz yıla yakın bir geçmişi olan Hacı Bektaş Kültü'ne dayandı ve adını ondan aldı..
Türk Sufiliğine Bakışlar, Ahmet Yaşar Ocak
..." Birileri Fatih Sultan Mehmet han hazretleri demeden adını ağzına almaz, diğerleri, "Bizans'ta şu kadar adam kesti, koca Bizans medeniyetini yerle bir etti."der. Biz bu kültürel çatışma yüzünden tarih bilincimizi bozduk.
📖 Sayfa 51 · Tarihçinin Yolculuğu, Ahmet Yaşar Ocak
..."Güler misiniz, ağlar mısınız? Yani halkımız gerçeğe inanmayı reddediyor, hayali şahsiyete, efsaneye inanmayı tercih ediyor. Bakalım ne zaman kafamızı kumdan çıkarmak nasip olacak ve rasyonelleşebileceğiz, gerçekle karşılaşmaktan korkmayacağız..."
📖 Sayfa 46 · Tarihçinin Yolculuğu, Ahmet Yaşar Ocak
Her şey değişmezlik üzerine, her şey bu değişmezliğin zirvesini ve bunun mükemmelliğini temsil eden İstanbul'un ihtişamını yeniden üretmek, genişleterek üretmek üzere ve sistemin kilit taşı olan padişahı dokunulmaz, erişilmez bir, adeta, minik yeryüzü tanrısı haline getirmek üzere örgütlenmiştir.
📖 Sayfa 30 · Efsaneler ve Gerçekler; Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu, Ahmet Yaşar Ocak
Zaten Arap ulemasının hemen her devirde Türklerin Müslümanlığını
Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
sorguladıkları bilinmeyen bir şey değildir.
Hadisleri İslam toplumunun sosyal tarihini anlatan metinler olarak görmedik.
📖 Sayfa 300 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Onlar bizim için sadece dini metinler olarak kaldı. Okumadığımız için, haliyle bir İslam tarih metodolojisini de felsefesini de geliştiremedik. Türkiye'nin dışında, Pakistan veya İran kökenli, Batı üniversitelerinde bu alanda dikkate değer yayınlar yapanlar oldu ve oluyor.
muhafazakar kesimlerimiz hala bu korkuyu terk edebilmiş değildir. Çünkü bir bakıma Batı'nın üzerimizde yarattığı bu ezici psikoloji karşısında "kutsal" tarihimiz bizim için, toplumumuzun bütün kesimleri için kendi resmi tarihleri manevi, ruhi hafifletici bir sığınak gibi görüldü. Pek çoğumuz için hala da öyle değil midir?
📖 Sayfa 297 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Padişahlanmızı isimlerinin sonuna "han", "ulema" ve mutasavvıflanmızı isimlerinin sonuna "hazretleri" unvanlarını eklemeden konuşmayan akademisyenlerimizi dinlerken hayretler içinde kalıyorum bu yüzden. Siz o isimlere bu unvanları eklediğinizde, eleştiri mantığıyla, eleştirel yaklaşımla bağınızı daha baştan koparıyorsunuz, o kişileri bir kutsallık ve eleştirilmezlik duvarının içine yerleştiriyorsunuz de mektir. O takdirde de yaptığınız çalışma tarih çalışması olmaktan, kısaca bilimsellikten uzak, ideolojik bir tasvir olmaktan öteye gidemez.
📖 Sayfa 251 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
Osmanlı dönemindeki herhangi bir konuya biraz eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşsanız hemen Oryantalist olmakla suçlanıyorsunuz
📖 Sayfa 307 · Arı Kovanına Çomak Sokmak, Ahmet Yaşar Ocak
tarihçilerin mezhebi aidiyetleri de önemli bir diğer problemdir. Mensubu bulundukları mezhepleri yüceltip muhaliflerini küçük düşürür, itham ederler. Özellikle mezhepler tarihi kaynaklarında bu duruma sık rastlanır. O yüzden kul-lanırken dikkatli olmak gerekir
📖 Sayfa 235 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
Abbasilerin tarihinden bahseden klasik Arapça kaynakların hemen tamamının Abbasîler devrinde yazıldığını bir kere daha hatırlayalım. İstisnai kabilden bazı müspet yaklaşımlar olsa da, Emeviler dönemi konusunda çoğu zaman taraflı ve peşin hükümlü oldukları açıktır.
📖 Sayfa 235 · Farklı Bir İslâm Tarihi, Ahmet Yaşar Ocak
Başında aklı olan
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
Ücrete amel itmez
Hurilere aldanmaz
Göz ile kaşdan geçer
Yunus'un gönli gözi
Toludur Hak sevgisi
Sohbet ihtiyar iden
Yad u bilişden geçer
"Hiç bilmem ben sıra kimin,
Yunus Emre, Ahmet Yaşar Ocak
Aramızda gezer ölüm.
Halkı bostan edinmiştir,
Dilediğini koparıp alır ölüm"
Kalender kelime anlamı olarak büyük bir ihtimalle Sanskritçe kalandara (kanun,nizam dışı, düzeni bozan) kelimesinden alınmış olabileceği büyük bir ihtimaldir.
Kalenderiler, Ahmet Yaşar Ocak
Ve XI. yüzyılda iyi e ortalıkta isim yaptığı görülmektedir.
Gam-ı dünya bizi bilmez, Veli Muharrem'de,
Kalenderiler, Ahmet Yaşar Ocak
Sehid-î Kerbelâ için bir ah u vahamız vardır.
“Tasavvuf nasıl doğdu ve nasıl gelişti?
Osmanlı Toplumunda Zındıklar ve Mülhidler, Ahmet Yaşar Ocak
Bu sorunun cevabı, Batı'da ve İslam dünyasında, bu arada Türkiye'de yapılan çalışmalara göre değişir. Batı'da özellikle klasik Oryantalist bakış açısından yapılan çalışmalar, "tasavvufun İslam inanç ve kültürünün orijinal bir ürünü olmayıp, İslam’ın yayılması sırasında fethedilen ülkelerdeki eski mistik kültürlerin etkisiyle oluşan Sünni İslama tepki mahiyetinde paralel bir İslam yorumu olduğu" tezi üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu tez günümüzde de Batı dünyasında kısmen sürdürülmektedir.”
Menkıbe çok üniversal zamanları ve mekânları kapsayan bir olgudur ve özellikle dünya tarihini kapsayan büyük siyasal oluşumlarda çok önemli rolü vardır.
📖 Sayfa 12 · Efsaneler ve Gerçekler; Osmanlı Devleti'nin Kuruluşu, Ahmet Yaşar Ocak

Burada kastettiğimiz bilgilenme, stratejik ve uluslararası ilişkiler çerçevesindeki bilgilenme değildir. Bu , son on onbeş yıldan biri kurulan çeşitli kurumlarca çok az yaratılabilmektedir. Bizim kastettiğimiz bilgilenme veya bilgi birikimi, akademik çerçevedeki bilgi birikimi olup bunu sağlayacak olan, hiç şüphesiz üniversitelerin sosyal bilim fakülte ve bölümleridir. Ama ne yazık ki bunlar, resmi ideolojinin gölgesinden çıkıp bu tür ciddi faaliyetlerle uğraşmıyorlar.
Türkler, Türkiye ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Emeviler dönemindeki zulmün muhatabı yalnız Ehl-i Beyt mensupları değil, bütün bir Hâşimi soyu idi. İsimleri tarihçe malum pek çok Sünni ulema da, tıpkı Ebu Hanife gibi, zaman zaman hem de çok şiddetli zulüm ve eziyetlere maruz kalmışlardır. Üstelik bu zulümden Sünni Şii şeklinde inanç ayırt edilmeksizin büyük bir halk çoğunluğu da nasibini almıştır.
Türkler, Türkiye ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Selçuklu döneminde bir kaynak, o devirde toplum dışı kabul edilen bir takım gezici derviş zümrelerin (Kalenderiler) bile, ulemanın muhalefetine rağmen camileri mekan tuttuklarını, hatta köpekleriyle ikamet ettiklerini, şikayetçi bir tavırla yazar.
📖 Sayfa 26 · Ortaçağlar Anadolu'sunda İslam'ın Ayak İzleri, Ahmet Yaşar Ocak
İbn Arabiciliğin bir devlet tarafından resmen bu derece sıkı hatta katı bir siyaset haline getirildiğinin başka bir örneği yoktur.
📖 Sayfa 303 · Osmanlı İmparatorluğu ve İslam, Ahmet Yaşar Ocak
Eski Türkler'e göre bütün tabiat, bugün ancak ruh diye ifade edebildiğimiz gizli güçlerle doludur. Dağlar, tepeler, ağaçlar ve kayalar hisseden, işiten, iyilik veya kötülük yapabilen varlıklardır; daha doğrusu bunları yapan onlardaki gizli güçlerdir. Bundan dolayıdır ki, eski Türkler bu varlıkların bizzat kendilerine değil, işte bu gizli güçlere takdis hissi beslemişler ve korku, minnettarlık, saygı karışımı bir tavır takınmışlardır.
Alevî ve Bektaşî İnançlarının İslâm Öncesi Temelleri, Ahmet Yaşar Ocak