
Ziya Şakir'in kalemi, edebiyat dünyasında derin izler bırakmıştır. 17 eserinden seçilen 100 söz, bu sayfada okurlarla buluşuyor.
En Beğenilen Ziya Şakir Sözleri
"Açtığı sahifede zarif bir çerçeve içinde şu Rubaï vardı:
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Insan
Kalbine asla gam ve kasavet fidanları dikmemelidir.
Daima saadet ve şädümânının kitabını okumalı.
Daima şarap içmeli ve zevk ile yaşamalıdır... Malum ya.
Şu fani dünyada Ne kadar kalacağımız belli değil..."
Mustafa Kemal Bey, yanına Erkanıharp Heyetini alarak Çamlıktekke'den Kocaçimen istikametine doğru ilerlemişti.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Memleket, en buhranlı devreye girdi. Artık perde arkasında oynanacak zaman geçti. Hepimiz manevi mes'uliyetler altında eziliyoruz. Fakat bütün bu mes'uliyetleri üzerine alabilecek bir şahsı ortaya çıkaramıyoruz. Talat Bey, bu güne kadar kendisini "Lider" addetmiyordu. Bunun için fırka ve Cemiyetin bütün icraatı şahıstan ziyade, heyet-i mecmuaya atfediliyordu. Artık bu devre geçmiştir. Esasen fırkanın lideri Talat Beydir. Artık o, bu işin başına geçsin.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
— Neuzübillâh. — Küfür…
📖 Sayfa 21 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
— İlhat… — Asmalı…
— Kesmeli…
— Hayır, hayır diri diri ateşte yakmalı!
Yahu! Boşuna çenemizi yoruyoruz. Bu Kayserili Padişah iken hiç kimsenin hiçbir şey yapacağı yok. Evvelâ, Onu tahttan devirmenin çaresini bulmalı… Nasıl?
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Mustafa Kemal Bey'in nazar-ı dikkatini celb etmişlerdi. Fakat muvaffakıyetin sırrını çok iyi kavramış olan bu kumandan:
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
- Çok kuvvete malik değilsek, elimizdeki kuvvetin azm-ü şiddetini arttıralım. Bu kuvveti, tasavvur ettiğimiz gibi kullanalım. Bu da kafidir, cevabını vermiş, ikinci alayın gelmesini beklemeden hazırlığa geçmişti.
İlahî! Bilirsin ki. Ben seni, aklımın erebildiği hadde kadar bildim. Seni ancak, idrakimin ölçüsü nispetinde tanıdım. Benim seni tanımaklığım, mahza sana tevessül(ulaşmak) etmek içindi. O hadde vâsıl oldum ve orada kaldım. Beni mağfiret et, Yarabbi!
📖 Sayfa 124 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
"Dinim, vicdanım, namusum üzerine yemin ederim ki, Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'ne dahil olduğum şu andan itibaren, Cemiyetin, bana tevdi edeceği her türlü esrarı muhafazaya ve teklif eyleyeceği elimden gelen her hizmeti bila tereddüt ifaya söz veriyorum. Ve Cemiyete her ne suretle olursa olsun ihanet edecek olursam, kanımı şimdiden helal ediyorum. Vallahi. Billahi."
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
"Hayyam şu rubaiyi okudu:
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Bir insanın hatır ve gönlünü şad etmek,
Yeryüzünü baştanbaşa imar eylemekten
daha üstündür.
Hür bir adamı, lütuf ve ihsanınla,
kendine kul etmek ise,
Esir olan bin kulu azat eylemekten daha evlådır.."
Nihayetsiz olan bu dünya üzerinde, bahtiyar olan iki zümre halk vardır.
📖 Sayfa 144 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Bunların bir kısmı, bütün iyilik ve kötülüğü bilenler, diğer kısmıda ne kendini ve ne de hiçbir şeyi bilmeyenler
…üzerine güller ve yaseminler dökülen bir mezar… O mezar ki, - bugün bile – Nişabur’da birbirini mesut etmeye söz veren çiftler, o mezara kadar giderler. Orada, Ömer Hayyam’ın başı ucunda, birbirine vefa ve saadet yemini verirler. Bu yeminlerini de, kalplerinden titreye titreye taşan heyecanlar arasında, teyit ederler.
📖 Sayfa 125 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Biz ne idik, ne olduk.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Şimdi hürriyet bulduk
Saye-i Cemiyette,
Esaretten kurtulduk.
Yaşasın Niyaziler, Enverler.
Var olsun. Hamiyetli askerler.
Taklibi hükumet meselesini üç kısma ayırmak icap eder. Birinci kısım, siyaset entrikalarından ibarettir. İkinci kısım da,bu entrikalar mecrasını değiştirir. Üçüncü kısım, siyasi ihtirasların neticesidir. Bu kısım, kanlı bir haile ile başlar ve darağaçları altında hitam bulur.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Enver Bey 10 Temmuz 1329 (23 Temmuz 1913) günü, birdenbire “Edirne Fatihi” oluverdi. Çünkü Bulgar askerlerinin işgali altında bulunan Edirne şehrine yıldırım süratiyle girmiş, düşmanları bile hayrette bırakacak bir çeviklikle büyük bir muvaffakiyet kazanmıştı.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Hayat büyük bir ırmağa benzer. Biz insanlarda, o ırmağın suyu üzerine serpilmiş birer kuru yaprağız. O ırmağın cereyanı bizi nereye sürüklerse, oraya gideriz. Bazılarımız hiçbir mânia karşısında kalmadan, o cereyana kapılır, akar, gider; bazılarımızda bir köşeye sıkışıp kalırız. Hangimiz akıp gideceğiz, hangimiz bir köşeye sıkışıp çürüyeceğiz? Bu belli değil...
📖 Sayfa 17 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
"Hayyam güldü. Mehtap'ın, şarap kadehi bulunan elini tutarak, şu rubaiyi okudu:
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Gerek bu dünyaya yeni gelenler
ve gerek bu dünyada bir müddet kalıpta eskiyenler,
birer birer bu dünyadan çıkıp giderler.
Bu köhne dünyada ebediyen kalmak,
kimseye nasip olmaz.
Gelenler, gittiler.
Gidenler yine gelirler, tekrar giderler.."
"-Ikbal ve saadet... Bunlar hayatta herkese nasip olmaz, dedi.
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Hayat büyük bir ırmağa benzer. Biz insanlarda, o ırmağın suyu üzerine serpilmiş birer kuru yaprağız. O ırmağın cereyanı bizi nereye sürüklerse, oraya gideriz.
Bazılarımız hiçbir mania karşısında kalmadan, o cereyana kapılır, akar, gider; bazılarımız da bir köşeye sıkışıp kalırız. Hangimiz akıp gideceğiz, hangimiz bir köşeye sıkışıp çürüyeceğiz?
Bu belli değil.."
Memlekette zulüm ve istibdat hadden aştı. Hürriyetten zerre kadar eser kalmadı. Kaç defalar bu hususu Zat-ı Şahane'ye arz ettim ve bu ahvalin ıslahı için kendilerine hizmet etmeyi teklif eyledim, müsmir olmadı (sonuç vermedi). Buna binaen artık şahsen bu halin önüne geçmek istedim.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Saray, bunları haber aldıkça, çıldırıyor, kuduruyor, önüne geçmek istiyor, her gün miktarı yükselen para ve memuriyet vaatleriyle Ahmed Rıza Bey'i susturmaya çalışıyor, bu mümkün olmuyordu.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir

Talât Bey kadar cesur bir adam, dünyaya pek az gelmiştir. Onun her hususta gösterdiği azmi iradesi, metaneti onun yüksek cesaretinin en kuvvetli eserleridir.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Esrar-ı ezeliyi ne sen bilirsin ne de ben…
📖 Sayfa 137 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Bir muammadan başka bir şey olmayan bu kelimeyi, ne sen okuyup anlayabilirsin ne de ben..
Bu hususta bizim söylediklerimiz, perde arkasında dedikodu yapmaktan başka bir şey değildir.
Eğer perde düşerse, ne sen kalırsın, ne de ben.
Mustafa Kemal Bey, her geçtiği yerde derin bir iz bırakan mühim bir şahsiyetti. Şimdi bu Çanakkale Zaferi üzerine büsbütün ehemmiyet kesbetti. Kazandığı şöhret, ona birçok taraftar temin edecek.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Türk geçirmeyen Diyarıbekir Ermenilerinin tehciri esnasında zulüm yaptığı rivayet edilen Çerkez Ahmed'in idamını, bizzat Talat Bey İstemişti. Halbuki Çerkez Ahmed, İttihat ve Terakki komitesinin oldukça mühim bir şahsiyeti idi.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Istırap çekmekte olan bir millete, yeni bir hayat bahşetmek için bizzat nefsinizi feda etmek suretiyle girişmiş olduğunuz cihad, her türlü sitayişin fevkindedir.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
"Menhus ve hain Moğol ırkı, bir defa daha ve fakat daha ziyade şiddet ve dehşetle Arya ırkının en hakiki ve zarif bir kavmine karşı hücum ediyor. "
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
"Ya biz, ya onlar. Bu, bir asırlık mücadele değil. Alem, bu nesilden, bu afetten kurtulmalı. Türk milleti, cihanın huzur ve sükunu için ortadan kaldırılmalıdır."
-Sosyal demokrat Hınçakyan Komitesi
Tuhaftır. Onda , çocukluğundan beri , sanat eserlerine karşı büyük bir alaka vardı.. Çok iyi hatırlarım daha henüz yedi yaşında iken ,Ulu Cami ' ye gider o tarihi mabedin bir sanat bediası denilmeye şayan olan kapısının karşısına geçer bir dantel gibi işlenmiş olan taşları uzun zaman ,büyük bir hayranlıkla izlerdi.
Nuri Demirağ Kimdir?, Ziya Şakir
İnsan geçmiş şeyleri öğrenmeli ve büyüklerinin gittiği iyi yolda yürümelidir.
Nuri Demirağ Kimdir?, Ziya Şakir
Hükûmetten darbe yiyenlerin ekserisi, korkuyor ve susuyorlardı. Fakat Talat Bey, korkmadı ve susmadı.
İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
"Geçmiş olan bir günü yad etme.
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Henüz gelmemiş olan günlerden şikâyet etme.
Vaktini hoş geçirmeye bak.
Kıymettar olan ömrünü, israf eyleme.."
"Vezir, vadini ifa etmiş (sözünü yerine getirmiş), Omer Hayyam'a istediğini vermişti.
Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
Hayyam, güller ve erguvanlarla sarılmış evinin revakında oturuyor ve çalışıyordu. Etrafında birçok kitaplar, imbikler, rasat aletleri; yanında da küçük, sedefli bir rahle vardı.."
Biz, doğru olduğuna kanaat getirdiğimiz işleri yapalım. Eğer netice iyi olursa, ne âlâ… Eğer talih ve hadisat aksilik ederse sonumuz, ya bir kulaç ip veyahut bir kurşundur, demekten çekinmiyordu.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Ölçü mü istiyorsunuz?
Nuri Demirağ Kimdir?, Ziya Şakir
İşte yirmi otuz yıl evvel topu topu birkaç on lira ile işe başlayan Nuri Demirağ..İşte muazzam hangarları, hava meydanları ve atölyeleriyle ortaya koyduğu eseri..
Bu Türk, her zevkin ve idealin üstünde memleketinin idealini ve müdafaa cephesini düşünerek bugünkü kabiliyet ve randımanı kazanmıştır.
Ona ne İsviçre'nin ne şuranın ne de onun bunun vereceği saadet , Türk olmanın ve hakim yaşamanın saadetini vermemiştir.
Orduda bulunan Türkler kalplerindeki asilâne ve merdane hislerle harp ediyorlar. Her türlü mahrumiyete rağmen, azimlerinden ve imanlarından bir zerre bile kaybetmiyorlardı. Harbeden kuvvet, yalnız Türk milletinin ruhu idi.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Meşrutiyet ilân edilinceye kadar Talât Bey, mühim şahsiyetler arasına girmedi. Onun kıymet ve ehemmiyetini ancak muhitindekiler takdir etti. Fakat meşrutiyeti ilân eden toplar atılmaya başlar başlamaz, onun varlığı da belirdi. Artık İnkılâp erkânı denilen zümrenin, en ön safında bulunan yerine geçti. Çünkü imparatorluğun mukadderatını eline alan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin hem müessislerinden (kurucularından) ve hem de Merkezi Umumî (genel merkez) azalarının en mühimlerindendi.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Gençliğine rağmen, gayet cesur ve pervasız olan Talât Efendi, mahkemenin verdiği hükmü hiçe sayarak hapishanedeki münevverleri istibdat aleyhine harekete teşvikte devam ediyor. Fırsat buldukça, Paris’teki vatanperverlere mektuplar gönderiyordu.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
O şiddetli memnuniyete rağmen, harem ağalarıyla genç saraylılar arasındaki aşk vakalarının önüne geçilememişti. Taşkın hisli saraylıların, harem ağalarından birer sevgili tedarik etmeleri, hemen hemen adet hükmüne girmişti.
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı, Ziya Şakir
Kadınlar bazen büsbütün azıtıyorlardı. Koçu arabalarıyla kafile halinde seyir yerlerine gittikleri zaman, en adi şehir kadınlarının bile yapamayacağı derecede taşkınlıklar gösteriyorlardı.
Milyonlarca insan, zaruret ve mahrumiyet içinde inim inim inlerken bunlar servet ve sefahat içinde yüzüyorlardı.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Gördünüz ya? Gidiniz, efendinize söyleyiniz, Kafkas dağlarının temiz havasını taneffüs edenlerin içinde, milletine ihanet edecek adam yoktur.
📖 Sayfa 54 · Şeyh Şamil, Ziya Şakir

Temmuzun son haftası ortalarında, Türk ateşemiliteri Fuat Bey, yolda Avusturya ateşemiliterine rast geliyor. Her zaman çok ağırbaşlı olan bu zat, birdenbire heyecanlanıyor. Sağ eli ile, kılıç çeker gibi bir işaret yapıyor.
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
-Eğer Rusya bize bize taarruz ederse, bizde mukabeleye hazırız. Biraz sonra Türkiye de bize iltihak edecektir. diye bağırıyor.
Demekki Avusturya ateşemiliteri, İmparatorluğun hariciye nazırı kadarınca malumata vakıf bulunuyor.
Enver Paşa’nın hayal kuvveti, yine harekete geldi. Süratle şu kararı verdi:
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
— Mademki, memleketi terk etmek lâzım geliyor. Şu halde, mağlup olarak çıktığım memlekete, galip olarak girecek bir yer bulmalıyım.
O zamana kadar hayatında hiçbir şeyi kendisine üzüntü etmemiş, hatta bir şeye kızmayı bile âdet edinmemiş olan Talât Bey, artık yavaş yavaş sinirlenmeye başlamıştı. O sakin ve kalender (alçakgönüllü) adam, ara sıra meclis koridorlarında muhalif mebuslara sert sözler söylüyor, hatta onlara çatmaktan bile çekinmiyordu.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Enver Paşa, yıldırım süratiyle birbirini takip eden beş kurşunla delik deşik olmuştu. Fakat daha hâlâ atının üzerinde dimdik duruyordu. Altındaki kır at, birdenbire şahlandı. Sanki emir almış bir asker gibi, süratle geri dönerek, karargâha doğru koşmaya başladı ancak o zaman, Enver Paşa’nın bîruh (cansız) cesedi secde eder gibi, evvelâ atının boynuna kapandı, sonra yere yuvarlandı.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
bu adamlar, idari ve siyasi birçok hatalar yapmışlardır. Dik başlılıkları yüzünden, büyük ve tarihi mesuliyetler altında kalmışlardır. Fakat kendileri, manevi şeref ve haysiyetlerini lekedâr edecek olan hiçbir küçüklükte bulunmamışlardır.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Mübarek ramazan ayı, bu sene de geldi geçti. Cenab-ı Hak, âbid ve sâlih kullarının bu ay zarfındaki ibadetlerini kabul etsin. Ve aziz dindaşlarımıza daha birçok ramazan aylarını idrak etmeyi nasip ve müessir eylesin.
📖 Sayfa 153 · Osmanlı Döneminde İstanbul Ramazanları, Ziya Şakir
“Kurbu sultân, âteşi Sûzân” derler.
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı, Ziya Şakir
“Padişaha yakınlık, yakıcı ateştir”
yakışıklı delikanlılara pek düşkün olan bazı zengin kadınların, çocuk düşürmek külfetine lüzum kalmadan onlarla düşüp kalkmak için, hoşlarına giden genç esirleri hadım ettirerek kendilerine gözde yaptıkları da malum olan bir hakikattir.
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı, Ziya Şakir
Herhangi bir iş için harem dairesine giren ağalar, orada uzun zaman kalamazlardı. Bilhassa genç ağalar, kadınların odalarında oturamazlardı. Derhal işlerini bitirerek dışarı çıkarlardı. Fakat ortanca ve hâsıllı ağalar, yaşlı kalfaların odalarında beş on dakika oturup konuşabilirlerdi. Mümkün olduğu kadar da bu ziyareti kısa keserlerdi.
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı, Ziya Şakir
Uzun uzadıya söylenecek bir şey yok. Benim, bu toplanmayı teklifte bir maksadım var. O da şu: Paris'ten, Mısır'dan gelen gazeteleri yalnız biz okuyoruz ve dertli oluyoruz. Bu kâfi değil. Eğer vatanın bugünkü hali düşünülecek bir dert ise, bunu bütün vatandaşlarla paylaşmalıyız. Onlara da bu dertleri anlatmalıyız. Ben, bunun için şöyle bir çare düşünüyorum. Arkadaşlardan birkaç fedai bulalım. Herkesin ruhunda ve dimağında düşünecek bir kabiliyet uyduralım.
📖 Sayfa 64 · İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Her taş,koptuğu yerde ağırdır.
📖 Sayfa 12 · Kösem Sultanın Cinci Hocası, Ziya Şakir
— Alâ.. Bunlar, herhalde kabul edilmeyecek teklifler değil.
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
— Değil amma.. Verilen cevaplara bak.
— Nasıl?
— Rusya, bu teklifleri kısmen yumuşak karşılamış. Tabîidir ki bize bir cevap vermek için, müttefiklerine de danışmış... Fransızlar, Türklerin, istediklerini vâdedelim. Vâdimizi tutup tutmamak elimizde değil mi? demişler.
— Hayret... Ya, İngilizler?
— İngilizler, açık ve mertçe cevap vermişler... Hristiyan idaresine geçen bir toprak, tekrar Türklere verilemez. Bu bapta müzakereye girişilmesi bile fazladır, deyip kesmişler.
— Acaba doğru mu?..
— ……
Eğer onun harikulade azmi olmasaydı, artık bu korkunç macera burada son bulacaktı. Fakat o korkmadı, yılmadı. Bütün bu ölüm mücadelesi karşısında bir an bile gözünü kırpmadı.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Doğru söylesem, senden Korkarım; yalan söylesem, senin Tanrından Korkarım.
📖 Sayfa 111 · Kerbela Vakası ve Kerbela'nın İntikamı, Ziya Şakir
Zaman, her şeyin hakikatini ortaya koyar.
📖 Sayfa 85 · Sultan Abdülhamid'in Son Günleri, Ziya Şakir
Hemen her fert, anadan doğma bir süvari idi.
📖 Sayfa 38 · Şeyh Şamil, Ziya Şakir
Evvela Manastırda ve sonra Selanik’te gürleyen Hürriyet Topları, Yıldız Sarayı’nın azamet ve istibdadını devirmişti.
📖 Sayfa 32 · Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Resûlullah Efendimiz’in (sav) Halifesi Hazreti Osman zamanında (Araplar) Bizans surlarını muhasara etmişti. Fakat bu ordu, hem kifayetsiz ve hem de muktedir kumandanlara malik olmadığı için bir müddet sonra muhasarayı ref’ederek (kaldırarak) geri çekilmek mecburiyetini hissetmişti.
Eyüp Sultan ve Haliç, Ziya Şakir
Fakat o, fena halde sarsıldığı halde yine devrilmedi. Metanetini zerre kadar kaybetmedi. Çünkü hayatta hiçbir mağlubiyeti kabul etmemeğe karar vermişti.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir

Açık söylüyorum. Ben komünist değilim. Ancak bütün arzu ve gayretim, şimdiye kadar zalimane idareler altında ezilen şark milletlerini istibdattan kurtarmaktan ibarettir. Her millet, kendi hürriyet ve mukadderatına sahip olmalı, istediği gibi yaşamalıdır.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
“insan avcılığı” diye yeni bir sanat türemişti. Bu avcılar, Afrika’nın içlerine kadar giriyorlar. Oradaki kabilelere hücum ediyorlar. Ellerine geçirdikleri küçük çocukları hayvan sürüleri gibi önlerine katarak sahillerdeki merkezlerine getiriyorlar. Orada, tenasül aletlerini kesmek suretiyle hadım ediyorlardı. Bu feci ameliyata, çocukların ancak yüzde sekizi ve yahut onu dayanabiliyordu.
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı, Ziya Şakir
Öteki zavallılar, feryatlar içinde can verip gidiyordu.
Rusya Çarları, Osmanlı Padişahlarının ezeli rakibi ve düşmanlarıdır.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Yâ Ebu Cehil! Şunu iyi bil ki, ben sağ oldukça ne sen ve ne de başkası, Muhammed’e en küçük bir tecavüzde dahi bulunamayacaktır. O, Allah tarafından, insanları hidayet ve fazilet yoluna davete memur edilmiştir. O, Allah ki, birdir. Ve Muhammed’de, onun elçisidir.
Hazreti Hamza, Ziya Şakir
Kendisine hitap edildiği zaman bir genç kız gibi göğsüne kadar kızaran narin bir delikanlı, güzel, şirin. Tam manasıyla yakışıklı. Yüzünün hatları, son derecede düzgün. Bu sevimli çehrenin en kuvvetli tarafı, bilhassa gözleri. Bu gözler biraz sert ve haşin olmakla beraber, bakanların kalbini derhal büyüleyecek kadar sehhar (sihirli).
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Emriniz, derhal icra edilecektir.. Geceniz hayır olsun, amiral
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
Göben’in süvarisi, derhal amiralin kamarasını terk etti.
Birkaç dakika sonra, Göben’in başı, Afrika sahillerine doğru çevriliyordu. Aynı zamanda geminin her köşesinden:
-Hurra Hurra Hurraaa…
Sesleri yükseliyordu. Çünkü Alman-Türk ittifakı geminin serdümeninden, ocakların başındaki ateşçilere kadar duyurulmuştu.
Onun başlıca hatasını da, bu teşkil etti. Eğer iradesine daha fazla hâkim olsaydı ve bilhassa kendisini çevreleyen hayalperestlerin tesirine kapılmasaydı, Onun hiç kimseye mukadder olmayan parlak talihi, pek acı ve pek hazin bir surette sönüp gitmeyecekti.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Bolşeviklerin maksadı, ya Enver Paşa’yı diri olarak ele geçirmek veyahut onu imha etmekti.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Dahiliye Nazırı Talât Bey’in Yalta seyahatinde, hayretlere seza bir şekilde güler yüz gösteren ve tatlı sözler söyleyen Mösyö Sazonof, her görüşmede; Alman heyetinden bahsetmiş… Alman heyetinin derhal İstanbul’dan uzaklaşması pahasına olarak, Çar hükümetinden beklenilmeyecek derecede faydalı vaitlere girişmişti… Fakat, Mösyö Sazonof’un hakiki maksadını anlayacak derecede cahil ve gafil olmayan İttihatçılar, programlarını değiştirmemişler… Çarlığın arzusuna boyun eğmemişlerdi.
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
Bugünkü mesele, filana veyahut filan yerdeki toprak, hudut veyahut müstemleke kavgası değildir. Mesele, dünyaya hakim olmak isteyen kuvvetlerin birbiriyle mücadelesidir... Buna binaen bizim için her şeyden evvel düşünülecek bir mesele varsa o da, bu harbe girip girmemekteki mazarratları iyice hesap etmektir.
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
— Acaba Almanlarla yapılan ittifakın esasları nedir?.. Gazeteler, buna dair hiçbir şey yazmıyorlar?..
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
Sual, mükemmeldi. Alabildiğine tefsirlere ve dedikodulara müsaitti. Çeneler derhal, yeniden faaliyete geçti:
— Rivayete nazaran.. Şayet harp olursa.. Bizim Ağalar bütün ordu ile donanmayı Almanların emrine vereceklermiş.
— Ben, bunun aksini işittim. Almanlar, bizi muhafaza etmek için, iki milyonluk bir ordu göndereceklermiş.
— Canım.. İster öyle, ister böyle olsun. Asıl, şartlara bakalım... Acaba bu ittifak, ne şartla yapıldı?..
Kaynarca Muahedesi'nin (antlaşmasının) akdedildiği (yapıldığı) tarihten itibaren yedi sene, nispeten sükut içinde geçmişti. Fakat bu müddet zarfında Osmanlı Hükümeti erkanının idaresizlikleri yüzünden Kırım Hanlığı eriyip gitmiş. Çarlığın dev ağzı, bu nefis lokmayı da yutuvermişti.
📖 Sayfa 72 · Şeyh Şamil, Ziya Şakir
–Rica ederim, Yüzbaşı Bey. Hükümet hangi işle alâkadar? Koca Rumeli elden gidiyor da, kimse aldırmıyor.
📖 Sayfa 137 · İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Başımızı alıp gidiyoruz ama ne ile gideceğimizi hiç düşünmüyoruz. Benim yirmi, otuz lira param var. Tabiidir ki onları çocuklarabırakacağım. Fakat gittiğimiz yerlerde ne yapacağım
📖 Sayfa 147 · Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Fakat şuna da emin olmalıdır ki, Enver Paşa herkesten daha müteessirdi. Çünkü o üstlendiği mesuliyetin bütün ağırlığı altında ezilmişti. Onun yerinde bir başkası olsaydı, ya deli olur ve yahut intihar ederdi.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Fakat o, fena halde sarsıldığı halde yine devrilmedi. Metanetini zerre kadar kaybetmedi. Çünkü hayatta hiçbir mağlubiyeti kabul etmemeğe karar vermişti.
Ramazanın ne günleri ve ne de geceleri bugünkü gibi büyük bir kayıtsızlıkla geçmezdi. Oruç tutulsun tutulmasın, büyük ve küçük herkes, on bir ayın sultanı olan bu mübarek aydan bol bol istifade ederdi.
📖 Sayfa 107 · Osmanlı Döneminde İstanbul Ramazanları, Ziya Şakir
Ancak malum bir hakikat varsa o da ittihatçılar, itilaf zümresinin. yani Fransa, İngiltere, Rusya kapılarını çalmışlardır. Fakat bunlardan samimi bir dostluk göremedikleri için, Almanların kucaklarına atılmaya mecbur kalmışlardır.
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
Litüf tühannel Kostantiniyete Felenimel Emirü Emiruha Velenilmel ceyşü Zalikel ceyş
Eyüp Sultan ve Haliç, Ziya Şakir
Hiç kimse, esaretin zilletini ölüme tercih etmek istemiyordu.
📖 Sayfa 292 · Şeyh Şamil, Ziya Şakir

Çünkü devlet ve milletimin bugünkü idâresizlik yüzünden maruz kaldığı felaketi görüp de göz yumamam.
📖 Sayfa 53 · İttihat ve Terakki, Ziya Şakir
Fakat İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin asli erkânını teşkil eden Talât gibi, Enver gibi ve koca Osmanlı İmparatorluğu’nun mukadderatına hükmeden Cemiyet’in birinci planında bulunan bütün arkadaşları gibi, o da tertemiz kalmış, devlet ve milletin kesesinden hiçbir şey çalmamış, vicdanını karartmamış, fani dünyanın ihtiraslarına kapılarak zengin olmak sevdasına kapılmamıştı.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Nûr idi baştan ayağa gövdesi,
📖 Sayfa 184 · Osmanlı Döneminde İstanbul Ramazanları, Ziya Şakir
Nûr ayandır; nûrun olmaz gölgesi.
Jandarma kuvveti o kadar azalmıştı ki, değil eşkıya takip etmek, hükûmet tarafından köylere tebligat icra etmek bile bir hayli güçleşmişti.
📖 Sayfa 110 · Püskülsüz İsmail, Ziya Şakir
Bir insanın hatır ve gönlünü şâd etmek,
📖 Sayfa 57 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir
yeryüzünü baştanbaşa imar eylemekten daha üstündür.
Hür bir adamı, lütuf ve insanıyla kendine kul etmek ise,
Esir olan bin kulu azat eylemekten daha evlâdır.
“Padişahım, mağrur olma. Senden büyük Allah var.”
Eyüp Sultan ve Haliç, Ziya Şakir
Tahmin edildiğine göre hadımları evvela Romalılar kullanmışlardır. Sonra eski Yunanlılar, Mısırlılar, İranlılar ve bilhassa Bizanslılar, saraylarına hadım sokmuşlardır. Mamafih Çin saraylarıyla Orta Asya’da ki Türk ve Moğol saraylarında da hadımlar bulunduğuna dair bazı rivayetler vardır.
Osmanlıda Harem Ağaları ve Bir Harem Masalı, Ziya Şakir
İşte, Şamil'in muvaffakiyet sırlarından biri de, bu idi. Bir milleti, kadınlarına varıncaya kadar ateş hattına dökmek ve onları, en büyük düşmanlarının bile takdir ettiği şekilde ölüme sevk etmek.
📖 Sayfa 286 · Şeyh Şamil, Ziya Şakir
Dışımdaki sabır ve sükun, bir örümcek ağı gibidir. Fakat içimdeki ıstıraplar, bir akrebin sokmasından daha şiddetlidir.
Şeyh Şamil, Ziya Şakir
— Dannnn!.. Dannnn!…
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
Nihayet. Londra’nın büyük ve meşhur saati, işte 11’i çalıyordu…
Mister Çörçil, âdeta bir istiğrak (kendinden geçme) anı geçirdi… Süratle odasına geçti. Masasının önüne oturarak kalemi eline aldı. Yeryüzünün muhtelif istasyonlarında ve limanlarında bulunan İngiliz amirallerine ve gemi kumandanlarına hitaben, şu tarihî emri yazdı: Almanya’ya karşı, muhasamata başlayınız.
Mademki hükûmet büyük bir dirayet ve kiyaset göstermiştir; ve İmparator Wilhelm’in:
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
-On bir milyon süngüye dayanıyoruz, dediği ittifakı müselles zümresine iltihak etmiştir. Şu halde bizim için, artık Avrupa volkanının bütün dünyaya yağdıracağı müthiş ateşten korkmağa, hiçbir sebep yoktur.
Seni tekrar kazanmak, bir zafer kadar mühimdir.
📖 Sayfa 239 · Battal Gazi Hayatı ve Maceraları, Ziya Şakir
O tarihte İstanbul halkı pek laubali idi. Birçok gençler ve ihtiyarlar mahallelerinden gecelik kıyafetiyle gezerler, kahvelere bu garip kılıkla giderlerdi. Cemâl Bey ilk iş olarak, bu çirkin vaziyeti menetti. Böylece, adeta içtimai (sosyal) hayatımızda bir inkılâp vücuda getirdi.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
...korkarım Şamil bu gidişle beni de yiyecek...
📖 Sayfa 344 · Şeyh Şamil, Ziya Şakir
-Lütfen kumandana söyleyiniz. İştahım daima yerindedir. İyi yemekleri severim. Fakat bu hususta kendileri hiç bir korku ve telaşa kapılmasınlar. Çünkü ben, Müslüman'ım. Domuz eti yemem.
Mütereddi(soysuz) ruhlar çok çabuk anlaşır, çok çabuk birleşirler. İşte bunlar da, derhal anlaştılar ve derhal birleştiler.
Kan Dalgası, Ziya Şakir
"Ben, ecdadımın yabancılara verdiği kapitülasyonlar altında ezim ezim eziliyor, inim inim inliyorum. Yeni bir hükümete, yeni bir kapitülasyon verip de yeni bir üzüntüye daha giremem..."
📖 Sayfa 138 · Sultan Abdülhamid ve İmparator Mikado, Ziya Şakir
O, Mikado'ya olan şahsî dostluğunu muhafaza etmekle beraber, saltanattan indirilinceye kadar, umumi siyasetinden bir zerre bile feda etmedi.
Haşmetmeap, Kayzer Wilhelm, Müşir Liman Paşa'ya bir telgraf çekmiş.. Enver Paşa'ya, benim selamımı tebliğ ediniz. Kendisine, son derece emniyet ve itimadım var. Başta, bizzat kendiniz olduğunuz halde, ıslahat heyetine mensup bütün Alman zabitleri, Enver Paşa'nın emrine amade bulunacaksınız, diye emir vermiş.
1914 Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik, Ziya Şakir
Meşhur kelamdır. “Açlık sofuluğu bozdurur”, derler.
📖 Sayfa 67 · Püskülsüz İsmail, Ziya Şakir
...hayatının durmadan devam eden coşkun heyecanlarını ancak mitralyöz kurşunları karşısında dindirebilmiş olan bu eşsiz kahraman...
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir

Cemiyet, iktidar mevkiinden düşeli tam yedi ay olmuştu. Balkan Harbi bütün fecaatiyle devam ediyor. Netice, pek uğursuz ve ümitsiz görünüyordu. Cemiyet, bütün kudret ve kuvvetini kaybetmiş. Fakat gayelerine sadık kalan İttihatçılar mücadeleden çekinmeyerek muhalefet mevkiine geçmişlerdi.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Kâğıthane’de kurşuna dizilen Yakup Cemil, en candan dostlarının entrikalarına kurban gitmişti. Fakat gafil avlanıp ta, Meserret Oteli’nde kurulan münferit sulh taraftarları görünenlerin tuzaklarına düşmeseydi, bir manga asker karşısında can vermezdi.
Talat-Enver-Cemal Paşalar, Ziya Şakir
Insanlar, ancak şahsi faziletleriyle süslenmelidir. Elmas, Zümrüt, Yakut gibi, toprak altından çıkan taş parçaları ile, deniz mahlukların salyalarından meydana gelen incilerle süslenenler, sadece kendilerini aldatmış olurlar.
📖 Sayfa 385 · Kerbela Vakası ve Kerbela'nın İntikamı, Ziya Şakir
Anlaşılıyor ki Çarlığın ne kumandanları ne de askerleri, kahramanlığa karşı zerre kadar hürmet göstermemişlerdi.
📖 Sayfa 165 · Şeyh Şamil, Ziya Şakir
Mevlâna rehberiniz, Cennet makamınız olsun
📖 Sayfa 73 · Selçuklu Saraylarında Ömer Hayyam, Ziya Şakir