
Yıkılış adlı eser, Emile Zola tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1892'de okurlarla buluşmuştur. Yıkılış için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.
Yıkılış'tan En Beğenilen Alıntılar
"Kahrolsun savaşmamızı isteyen bütün
Yıkılış, Emile Zola
alçaklar!"
“Ulusların sürekli genişlemesine takılıp kalanlar yenilecekti bu çağda; öncülüğe, bilgiye, güce ve esenliğe yürüyenler kazanacaktı!”
📖 Sayfa 74 · Yıkılış, Emile Zola
Savaşı savunuyordu Maurice; savaşın kaçınılmaz, hatta ulusların varlığı için gerekli olduğu düşüncesindeydi.
Yıkılış, Emile Zola
Yaşam, her anıyla bir savaş değil miydi? Doğanın yasası sürekli bir mücadele, en iyi olanın kazanması, gücün eylemle beslenerek yenilenmesi, yaşamın ölümden hep yeniden doğması değil miydi?
Yaşam her ânıyla bir savaş değil miydi?
📖 Sayfa 26 · Yıkılış, Emile Zola
Doğanın yasası sürekli bir mücadele, en iyi olanın kazanması, gücün eylemle beslenerek yenilenmesi, yaşamın ölümden hep yeniden doğması değil miydi?
İnsan bir kez köylü olmaya görsün, hep köylü kalırdı.
Yıkılış, Emile Zola
"Ne diye bir gün kaybedecekti ki?. Savaşlar var diye başaklar büyümeyi,dünya yaşamayı bırakmıyordu ya!...
Yıkılış, Emile Zola
Çünkü çok fazla acı, çok fazla haksızlık, çok fazla utanç var!
Yıkılış, Emile Zola
“Daha yeni başlamışlardı ve başlar başlamaz bitmişti. Bu disiplinsizlik, askerlerin daha ilk terslikte böyle başkaldırması, orduyu aralarında hiçbir bağ olmayan, moralsiz, her türlü felakete açık bir sürüye çeviriyordu. Burada, Belford önlerinde, tek bir Prusyalı görmemiş, ama yine de yenilmişlerdi.”
📖 Sayfa 55 · Yıkılış, Emile Zola
"Ne çok acı var, tanrım!" diye mırıldandı. "İnsan kendininkileri unutuyor."
Yıkılış, Emile Zola
İnsanın bilgisi davranışlarından belli olur.
Yıkılış, Emile Zola
Yeterince iğrençlik ve acı, güneşin altında bar bar bağırmaktaydı.
Yıkılış, Emile Zola
“Ah! Belki de ölüler daha şanslı!"
Yıkılış, Emile Zola
Ölüm olmadan hayat olmuyor ve savaş hayatın ta kendisi.
Yıkılış, Emile Zola
''Aslanlar gibi çarpışmışız burada! Aradığınız burjuvayı bu evde bulacağımız sanmıyorum!!
📖 Sayfa 356 · Yıkılış, Emile Zola
Kaldı ki mucizeler zaten dünyayı altüst eden felaketlerin ortasında mümkün olmaz mıydı?
Yıkılış, Emile Zola
"İnsan bir kez vahşileşmeye görsün, neler yapiyor inanamazsınız"
📖 Sayfa 156 · Yıkılış, Emile Zola
Ah, bu keder; masumlar toprağın altında çürürken en suçlular yaptıklarının bedelini ödemekten hep kurtuluyor , cezalarını bulmadan gözlerimizin içine baka baka dolaşıyordu!
Yıkılış, Emile Zola
İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen sey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir șey değil.
📖 Sayfa 272 · Yıkılış, Emile Zola
İnsan ne kadar kurnaz olursa olsun, yaş tahtaya basacağı bir gün geliyordu demek!
Yıkılış, Emile Zola

''Eviyenin altına iki kişi yuvarlanmıştı;birisi bir zuhaf askeriydi;kara sakallı ,yakışıklı bir adamdı,diğeri kızıl saçlı,izbandut gibi bir pruısyalıydı,kudurmuş gibibirbirlerine dolanmışlardı.Birinin dişleri öbürünü yanağına girmiş,kaskatı kollar,kırılmış omurları hala çatırdatacak kadar sıkı kenetlenmişti; iki vücut öyle bir hınçla düğüm olmuştu ki toprağa ikisini bir vermekten başka çare yoktu''
📖 Sayfa 356 · Yıkılış, Emile Zola
"Umuttu bu; en gerçekçi insanlarda bile olan, zaferin her zaman mümkün olduğuna inanma ihtiyacıydı."
📖 Sayfa 179 · Yıkılış, Emile Zola
"Yaşam her ânıyla bir savaş değil miydi?"
📖 Sayfa 26 · Yıkılış, Emile Zola
"İnsanın bilgisi davranışından belli olur."
📖 Sayfa 47 · Yıkılış, Emile Zola
“Dünyanın değişmesine elli yıl yetmişti; yenilgi, sonsuza dek muzaffer olacağını sananların başına korkunç bir biçimde çökmüştü.”
📖 Sayfa 74 · Yıkılış, Emile Zola
"Birileri yine hepimizi çamura saplamayı başardı!"
📖 Sayfa 77 · Yıkılış, Emile Zola
İnsan bir kez vahşileşmeye görsün, neler yapıyor inanamazsınız.
Yıkılış, Emile Zola
İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen şey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir şey değil.
Yıkılış, Emile Zola
"Geberesiceler! Bir tane oğlun var, onu da elinden alıyorlar; insanın ağırına gidiyor be!"
Yıkılış, Emile Zola
Her şey bitince sıra imkansızı denemeye gelmez miydi?
📖 Sayfa 481 · Yıkılış, Emile Zola
“Bir tokat yedik diye teslim olacak halimiz yok ya… Biz de vurmalıyız, sonucu ne olursa olsun.”
📖 Sayfa 38 · Yıkılış, Emile Zola
Doğa, olanca kayıtsızlığıyla sonu gelmez bir katliam alanıyken, adalet gibi, barış gibi fikirleri ortaya atan acınası insan soyu değil miydi?
Yıkılış, Emile Zola
insan yiyen insanın içindeki barbar açığa çıkmıştı; o aptal öfke, o gözü dönmüş çılgınlık, öldürmelere, yakıp yıkmalara doymuyordu.
📖 Sayfa 257 · Yıkılış, Emile Zola
Sevilmek istemiyorlar, alışık değiller buna.
Yıkılış, Emile Zola
...,ölümsüz umut yeniden doğuyordu. Sonsuz doğanin, Sonsuz insanlığın ne olursa olsun yenilenişiydi bu; umut edene ve çalışana vaat edilmiş bir yeniden doğuştu; zehirli özsuyunun yapraklarini sararttiği çürük dalı kesilen ağacin yeni ve güçlü bir sürgün verişiydi.
📖 Sayfa 528 · Yıkılış, Emile Zola
Savunma artık savaşı,savaştan kirli bir şey yok bu dünyada !
📖 Sayfa 519 · Yıkılış, Emile Zola
Mareşal, ufku sınırlı, itaatkâr bir askerden fazlası değildi belki de, onun büyüklüğü kendini feda etmesini bilmesiydi. Hükmetme gücünü yitirmiş olan imparator ise kaderini bekliyordu. Onlardan hem kendi yaşamları hem ordunun yaşamı istenmiş, onlar da vermişti. Bir cinayet gecesiydi bu, bir ulusa kıyılan korkunç bir gece; orduyu kara günler, yüz bin askeri ise göz göre göre ölüm bekliyordu.
📖 Sayfa 118 · Yıkılış, Emile Zola
Bir zamanlar efsanevi zaferleriyle bütün Avrupa'da borusunu öttüren Fransa'nın, küçümsediği güçsüz bir halk karşısında daha ilk darbede yere serildiği doğruydu demek!
Yıkılış, Emile Zola
Umut buraya kadardi, nefes alsa da yaşamayacakti bundan böyle.
📖 Sayfa 364 · Yıkılış, Emile Zola

Yaşam her anıyla bir savaş değil miydi? Doğanın yasası sürekli bir mücadele, en iyi olanın kazanması, gücün eylemle beslenerek yenilenmesi, yaşamın ölümden hep yeniden doğması değil miydi?
📖 Sayfa 26 · Yıkılış, Emile Zola
... yaralıların da, ölülerin de önemi kalmamıştı artık. Düşen arkadaş oracıkta bırakılıyor, unutuluyordu. Kimse dönüp arkasına bakmıyordu bile. Kaderdi bu. Sıra şimdi başkasında, belki de kendisindeydi!
📖 Sayfa 311 · Yıkılış, Emile Zola
Ne çok acı var, tanrım! İnsan kendininkileri unutuyor.
📖 Sayfa 285 · Yıkılış, Emile Zola
Bastıramadığı bir acı, yüreğini oyan bir sancı duydu.
📖 Sayfa 74 · Yıkılış, Emile Zola
Sizin o iğrenç savaşınız önce kollarını bacaklarını koparıyor onların, sonra da acıdan kıvrandırıp kıvrandırıp toprağa yatırıyor!
📖 Sayfa 427 · Yıkılış, Emile Zola
"Aslan gibi delikanlıları,hakkında hiçbir şey bilmedikleri bir takım pis işler uğruna ölüme yollamak aşağılık bir şey!"
📖 Sayfa 57 · Yıkılış, Emile Zola
Köylünün birinin, ağır ağır tarlasını sürmeye devam ettiğini görünce şaşkınlıkla bakakaldı.Öyle ya, ne diye bir gün kaybedecekti? Savaş var diye başaklar büyümeyi, dünya yaşamayı bırakmıyordu ki.
📖 Sayfa 283 · Yıkılış, Emile Zola
Ah, savaş! Bütün bu zavallı insanları vahşi hayvanlara çeviren, bu korkunç nefretleri eken iğrenç savaş!
📖 Sayfa 451 · Yıkılış, Emile Zola
Yapmak istemediğiniz bir şeyi yapıp sonra niye yaptığınızı açıklayamamak korkunç bir şey.
📖 Sayfa 441 · Yıkılış, Emile Zola
Savaşçı bir çağın bitip başka bir çağın başlaması değil miydi bu? Ulusların sürekli genişlemesine takılıp kalanlar yenilecekti bu çağda; öncülüğe, bilgiye, güce ve esenliğe yürüyenler kazanacaktı!
📖 Sayfa 74 · Yıkılış, Emile Zola
İnsanın dostlarıyla birlikte davranmaması yüreksizliktir!
📖 Sayfa 46 · Yıkılış, Emile Zola
Yaşam her anıyla bir savaş değil miydi? Doğanın yasası sürekli bir mücadele, en iyi olanın kazanması, gücün eylemle beslenerek yenilenmesi, yaşamın ölümden hep yeniden doğması değil miydi?
📖 Sayfa 26 · Yıkılış, Emile Zola
Güven diye bir şey kalmamıştı, insanlar duydukları hiçbir şeye inanmıyorlardı.
📖 Sayfa 206 · Yıkılış, Emile Zola
Sıkça Sorulan Sorular
Yıkılış kimin eseridir?
Yıkılış, Emile Zola tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1892'de yayımlanmıştır. Türkçeye Elif Aksu çevirmiştir.
Yıkılış kaç sayfadır?
Yıkılış, 528 sayfadır (Yordam Kitap baskısı).
Yıkılış'ın en ünlü sözü nedir?
“"Kahrolsun savaşmamızı isteyen bütün alçaklar!"”