
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm'un 319 sayfalık eseridir. Orijinal adı The Anatomy Of Human Destructiveness olan kitap ilk kez 1995'te basılmıştır. Kitaptan derlenen bu sözler, okur beğenisine göre sıralanmıştır.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap)'dan En Beğenilen Alıntılar
Kimsenin göğe bakmaya cesaret edemediği bir ülke, ve dışarıya kim çıkarsa başını eğiyor.
📖 Sayfa 208 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
"Saldırganlığın engellenmesi, genellikle sağlıksızdır ve hastalığa yol açar" (S. Freud, 1938).
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Bireysel karakter, toplumsal karakterden sapma gösterdiği zaman, toplumsal küme, kendisine uygun düşen tüm karakter öğelerini pekiştirme eğilimi gösterir, karşıt öğeler ise uyuşuk duruma gelir. Sözgelimi sadist bir kişi, çoğunluğun sadist bir yapıda olmadığı ve sadistçe davranışın hoş ve özlenir bir davranış sayılmadığı bir toplulukta yaşıyorsa, sadist birey mutlaka karakterini değiştirmeyecek, ama eylemede geçirmeyecektir; sadistliği ortadan kalkmayacak, ama deyim yerindeyse, beslenmediği için kuruyacaktır.
📖 Sayfa 53 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Savaşımdan başka hiçbir şeyde güzellik yoktur. Saldırgan bir karaktere sahip olmaksızın hiçbir yapıt başyapıt olamaz. Şiir, insanın önünde dize gelmeleri için bilinmedik güçlere karşı amansız bir saldırı olarak kavranmalıdır.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Sadistlik, daha iyi yanıtların bulunamadığı zamnlarda insan olarak doğmuş olma sorununa bulunan yanıtlardan birisidir. Güçsüzlüğün mutlak güçlülük deneyimine dönüşmesidir; ruhsal sakatların dinidir.
📖 Sayfa 34 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Somut olarak açgözlülük, hırs vb. çoğunlukla "hastalık" sayılmamakla birlikte, delilik biçimleridir. (B. Spinoza 1927)
📖 Sayfa 116 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Oysa, ruhsal acı bedensel acı kadar, hatta ondan da çok şiddetli olabilir.
📖 Sayfa 32 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Karakterinde yaşamı geliştirici yön ağır basan kişiler, kolay kolay gücün büyüsüne kapılmazlar.
📖 Sayfa 35 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Yaşanmamış yaşamlar, dünyadaki kötülüklerin kaynağıdır.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Simgesel bir anlamda, insanın anası, artık doğa değil, kendi kurduğu "ikinci doğa" dır, onu besleyen ve koruyan makinalardır.
📖 Sayfa 112 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Yeni ortamın gerçek bir karakter değişikliğine yol açtığını belgeleyen örneklerin bulunduğunu da belirtmemiz gerekir.
📖 Sayfa 45 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Sadist, kendisini güçsüz, cansız ve yetersiz duyumsadığı için sadisttir. Öldürebilir, işkence edebilir; ama yine de boyun eğebileceği daha yüksek bir güce gereksinme duyan sevgisiz, soyutlanmış, korkmuş bir kişi olarak kalır.
📖 Sayfa 39 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Empedokles'e göre, sevgi, benzeşmeler arasındaki çekimdir; kavga ise benzerin benzere yaklaşmasıdır.
📖 Sayfa 260 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Caligula, mutlak güce ulaşmaya çabalarken insanlarla olan tüm bağını yitiriyor. İnsanları dışlaya dışlaya kendisi de toplum dışına atılmış bir kişi olup çıkıyor; delirmesi zorunlu oluyor, çünkü mutlak güçlülük kumarı suya düştüğü zaman, yapayalnız, güçsüz bir birey olarak orta yerde kalıyor.
📖 Sayfa 39 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
"Bu, insanoğullarının kültürel gelişme yolunda ilerlerken karşılaştıkları sağlığı tehdit eden tehlikelerden birisidir. Saldırganlığın engellenmesi, genelde sağlığa aykırıdır ve hastalığa (çürümeye) yol açar" (S. Freud).
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Yansıyan soğuk acımasızlık ve insanlıktan yoksunluk, korku yaratır; kişi, korkmayı değil, daha çok hayranlık duymayı yeğler. "Huşu" sözcüğü, bu duygu bileşimini en iyi biçimde anlatır; huşu, korkunç bir şeyi anlattığı gibi, hayranlık duyulacak bir şeyi de anlatır.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Herhangi bir insana karşı incelikten, dostluktan ya da sevecenlikten bütünüyle yoksun olmanın, uzun erimde dayanılmaz bir kaygı yarattığını düşünmemize neden olan birçok verinin bulunmasına şaşmamak gerekir. Sözgelimi, özel Nazi kuruluşlarında görev alan ve binlerce insanı öldürmek durumunda kalan kişilerde delilik ve ruhsal bozukluk görüldüğünü bildiren raporlar vardır.
📖 Sayfa 41 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
“İnsan sevme yeteneğini kaybettiğinde, geriye yalnızca tahrip etme arzusu kalır.”
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
...ruhsal kıtlık durumu... Çocuğun yeteneklerini uyandıracak hiçbir uyarım, hiçbir şey yoksa, çocuk tümüyle donar; çocuğun etkileyip değiştirebileceği hiçbir şey, çocuğa yanıt veren, hatta çocuğu dinleyen hiç kimse yoksa, çocuk, bir güçsüzlük ve yetersizlik duygusuyla başbaşa kalır.
📖 Sayfa 53 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm

“Kötülük çoğu zaman nefretle değil, kayıtsızlıkla büyür.”
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Hitler'in ilgi duyduğu kadınlan temelde iki sınıfa ayırabiliriz; bu sınıflar en başta toplumsal konumlanyla belirlenir: (1) Zenginlikleriyle, toplumdaki yerleriyle ya da başanlı oyuncu olmalanyla ötekilerden aynlan "saygın" kadınlar; (2) üvey yeğeni Geli Raubal ve yıllarca oynaşı olan Eva Braun gibi, toplumsal bakımdan kendisinden "aşağıda” olan kadınlar. Hitler'in birinci kümeye yönelik davranışları ve duyguları, ikinci kümeye yönelik davranış ve duygularından oldukça değişikti.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
"Aslına bakılırsa, aklı başında olmayan toplumda yalıtılmışlık hisseden kişi, tam anlamıyla aklı başında olan kişidir — ve bu kişi, iletişim kuramayışından dolayı öyle büyük acı çekebilir ki, sonunda çıldıran o olabilir."
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
"Ama bakmak, görmek değildir. Görmek, insana özgü bir işlevdir, insanın sahip olduğu en büyük yetilerden birisidir; etkinlik, içsel açıklık, ilgi, sabır, yoğunlaşma gerektirir."
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Bir şeye sahip olmak değil, layık olmak önemlidir.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Nekrofili (Ölüseverlik) ve Yıkıcılık Tutkusu
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Karakterbilimsel anlamda ölüseverlik (nekrofili); ölü, çürümüş, kokuşmuş, hastalıklı her şeye duyulan yeğin ilgi olarak tanımlanabilir. Ölüseverlik, canlı şeyleri cansız şeylere dönüştürme, sırf yıkım olsun diye yıkma tutkusudur; katıksız biçimde mekanik her şeye duyulan olağandışı ilgidir. Canlı yapıları yırtıp parçalama tutkusudur.
Sadist, kendisini güçsüz, cansız ve yetersiz duyumsadığı için sadisttir. Bu yoksunluğunu, başkaları üzerinde denetim kurarak, bir solucan gibi duyumsadığı kendi benliğini bir Tanrı’ya dönüştürerek ödünlemeye çalışır.
📖 Sayfa 43 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Sadist karakterli kişi,belirsiz olan ve önceden kestirilemeyen, onu kendiliğinden nitelikte ve özgün tepkiler göstermeye zorlayacak sürprizler yaratan her şeyden korkar. Bu nedenle de yaşamdan korkar. Yaşam, doğası gereği, önceden kestirilemeyen ve belirsiz olaylarla dolu olduğu için sadisti korkutur. Yaşam örgütlüdür, ama düzenli değildir; yaşamda kesin olan bir tek şey vardır, o da tüm insanların ölümlü olduğu gerçeğidir.
📖 Sayfa 36 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Freud'a göre, libido erildi ve buna denk düşen bir dişil libido yoktu. Freud'un aşırı ataerkil eğilimine uygun olarak, kadın, erkeğin eşiti değildi; kötürüm kalmış ve hadım edilmiş bir erkekti. Platon'cu söylencenin asıl özü, erkek ve dişinin bir zamanlar tek bir bütün oluşturdukları ve ondan sonra iki yarıya bölündükleridir; bundan çıkan sonuca göre, bu iki yarı birbirine eşittir ve yeniden birleşme eğilimiyle donatılmış bir kutuplaşma oluştururlar.
📖 Sayfa 242 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Tutkulardan ve arzulardan yoksun bir insan, insan olmaktan çıkar.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Bir kişinin karakteri, hiçbir davranış alanında, cinsel eylemde olduğundan daha açık olarak kendini göstermez - bunun tek nedeni, cinselliğin en az öğrenilen ve en az biçimlendirilen davranış olmasıdır. Bir kişinin sevgisi, sevecenliği, sadistliği ya da mazoşistliği, açgözlülüğü, özseverliği, kaygıları - aslında bütün karakter özellikleri- onun cinsel davranışında anlatımını bulur.
📖 Sayfa 28 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Düşler, ölüsever uğraşıların en açık anlatımlarından birisidir; ama kesinlikle tek anlatımı değildir. Bazan ölüsever eğilimler, belirleyici olmayan, kasıtsız, "önemsiz" eylemlerde, Freud tarafından bastırılmış uğraşıların bir anlatımı olarak yorumlanan "günlük yaşamın psikopatolojisi"nde anlatıma kavuşabilir
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Sadistlik, daha iyi yanıtların bulunamadığı zamanlarda insan olarak doğmuş olma sorununa bulunan yanıtlardan birisidir.Bir başka varlık üzerinde mutlak denetim, bir başka varlığa oranla mutlak güçlülük deneyimi,özellikle gerçek yaşamı üretkenlikten ve sevinçten uzak olan kişilerde, insan varoluşunun sınırlarını aştıkları yanılsamasını yaratır. Temelde, sadistliğin hiçbir pratik amacı yoktur; sadistlik "entipüften" bir şey değildir, bir "tutkunluk"tur. Güçsüzlüğün mutlak güçlülük deneyimine dönüşmesidir; ruhsal sakatların dinidir.
📖 Sayfa 34 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Ölüsever tepkilerin bir başka boyutu da geçmiş ve mülkiyet karşısındaki tutumdur. Ölüsever kişi için, bugün ya da gelecek değil, yalnızca geçmiş somut olarak duyumsanır. Onun yaşamını, olmuş bitmiş şeyler, bir başka deyişle ölü olan şeyler, —kurumlar, yasalar, mal-mülk, gelenekler ve mülkiyet— yönetir. Özetle insanı yöneten nesnelerdir; varlığı yöneten sahipliktir; canlıları yöneten ölülerdir. Ölüsever kişinin —kişisel, düşünsel ve siyasal— inancına göre, geçmiş kutsaldır; yeni olan hiçbir şey değerli değildir; köklü değişiklik, "doğal" düzene karşı işlenmiş bir suçtur.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Ölüsever kişilerin konuşmalarında, yıkımla, dışkıyla ve tuvaletlerle ilgili sözcükler ağır basar. Bugün "bok" sözcüğünün kullanımı çok yaygınlaşmış olmakla birlikte, en çok bu sözcüğü seven kişileri sezmek zor değildir. Yirmi iki yaşındaki bir erkek buna örnek gösterilebilir. Bu kişiye her şey, yaşam, insanlar, düşünceler ve doğa, "boklu" geliyordu. Aynı genç, kendisiyle ilgili olarak kıvançla şöyle diyordu: "Ben bir yıkım sanatçısıyım."
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Bilinen verileri dikkatlice incelersek, ortaya çıkan tablo bunun tersidir: (1) Hitler, burada irdeleyeceğimiz birçok nedenden dolayı okulda başarısız oldu. (2) Hitler'in ressam olma düşüncesi, özünde ne tür olursa olsun, disiplin isteyen hiçbir çalışmayı ve çabayı yürütme yeteneğine sahip olmadığını gizlemek için uydurduğu bir gerekçeydi. (3) Hitler'in babasıyla olan çatışması, yalnızca devlet memuru olmak istememesinden kaynaklanmıyordu; gerçekliği yansıtan tüm istemleri reddetmesinden ileri geliyordu.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Tarihe baktığımda ben kötümser bir kişiyim... Ama tarih öncesine baktığımda iyimser birisiyim.
📖 Sayfa 20 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Bugünkü uygar insan, saldırganlık dürtüsünü yeterince boşaltılmamasının sancısını çekmektedir
📖 Sayfa 50 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
İnsanlar, sevgi, güç, öç tutkularını gerçekleştiremedikleri için kendi canlarına kıymışlardır
📖 Sayfa 32 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm

Ne yazık ki tıpkı sevecen karakterli insanların, sevgilerini açığa vurmak için fırsat kolladıkları gibi, sadist karakterli insanlar sadistçe davranma fırsatını kollarlar.
📖 Sayfa 129 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Sevginin bazen nefrete dönüştüğü sık sık söylenmiştir, bu dönüşüme uğrayanın sevgi değil, seven kişinin yaralanmış özseverliği olduğunu söylemek, bir başka deyişle nefrete yol açan şeyin sevgisizlik olduğunu söylemek, daha doğru olacaktır.
📖 Sayfa 56 · İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm
Sıkça Sorulan Sorular
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap) kimin eseridir?
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), Erich Fromm tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1995'te yayımlanmıştır. Türkçeye Şükrü Alpagut çevirmiştir.
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap) kaç sayfadır?
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap), 319 sayfadır (Payel Yayınları baskısı).
İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri (İkinci Kitap)'ın en ünlü sözü nedir?
“Kimsenin göğe bakmaya cesaret edemediği bir ülke, ve dışarıya kim çıkarsa başını eğiyor.”