
Aziz Nesin'in Gözünüz Aydın Efendim adlı kitabı, klasik edebiyat konusunda dikkat çekici bir bakış sunar. İlk kez 1997'de yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.
Gözünüz Aydın Efendim'den En Beğenilen Alıntılar
Hiddet erkeğin içinde kalırsa zehir olur...
📖 Sayfa 40 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Sanık, önünde sonunda bir insandır. Bütün bu tanıkların anlattığı suçları işlemek, başkalarının sırtından geçinmek, öldürmek, işkence etmek, boğmak, kesmek, hatta kendi buluşu silahlarla kendi kendini yok etmeye çalışmak, onun insanlığının kaçınılmaz bir sonucudur. Bir insandan, bunlardan başka daha ne beklenebilirdi? Tanrı onu insan yaratmakla en büyük cezasını vermiş. Biz ona daha başka ne ceza versek, bunun yanında hiç kalır.
📖 Sayfa 102 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
“Vatandaşlar! Aziz vatandaşlar! Muhterem vatandaşlar! Bugün çok ilerlemiş bulunuyoruz. Bazıları bunu inkâr etmeye çalışıyor. Hiç güneş balçıkla sıvanır mı? Sıvanmaz. Madem ki güneş balçıkla sıvanmaz, öyleyse güneşi balçıkla sıvamaya çalışanlara, yani geri kaldığımızı söyleyenlere inanmayınız.”
📖 Sayfa 59 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Hükümet bile hükümetken, falanca şeye zam yapılmayacak, dedi mi, ertesi gün ona mutlak zam yapıyor. Ulan ben hükümetten daha mı doğrucuyum?
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Tarih, hikâye değil arkadaş, bugüne ışık tutar. Onun için tarihi iyi bileceksin...
📖 Sayfa 74 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Tanrı onu insan yaratmakla en büyük cezasını vermiş. Biz ona daha başka ne ceza versek bunun yanında hiç kalır. Savunmamız bu kadardır.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Siz şu hitabet kudretine bakın. Adam iki buçuk saat konuşuyor da neler dediğini hiç kimse anlamıyor.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
...
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Grevciler candarma kordonunu yarıp şehri basarlarsa,kendilerini de işçi sanılsın diye kimi zenginler üstlerine eski elbise, ayaklarına yırtık ayakkabı giymişler, diye de bir söylenti var.
...
Bir de ilerlemiyoruz diyorlar... Peki, ilerlemiyoruz da bu elektrikler ne? Bu yollar ne?
📖 Sayfa 61 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Tarih, hikâye değil arkadaş, bugüne ışık tutar.
📖 Sayfa 74 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
- Kim o?
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Dünyada karşılığı en zor soru işte bu, ahret sorusundan da zor.
Vatandaşlar! Aziz vatandaşlar! Muhterem vatandaşlar! Bugün çok ilerlemiş bulunuyoruz. Bazıları bunu inkâr etmeye çalışıyor. Hiç güneş balçıkla sıvanır mı? Sıvanmaz. Mademki güneş balçıkla sıvanmaz, öyleyse güneşi balçıkla sıvamaya çalışanlara, yani geri kaldığımızı söyleyenlere inanmayınız.
📖 Sayfa 60 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Evet, ben bir insandım, insan kalmaya da mahkumdum.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Bir de ilerlemedik diyorlar. Daha nasıl ilerleyelim? Ya yol yapmasaydık, ne olacaktı? Dağdan, bayırdan dolaşmak zorunda kalacaktınız.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Evet, hayvanların ahı tutmuştu, ben bir insandım. Tıpkı koyun gibi, benim de sırtımdan geçiniyorlardı. Deve gibi yük taşıyor, eşek gibi her yapılana katlanıyordum. Bütün hayvanların ahı üzerimde toplanmıştı. Evet, ben bir insandım, insan kalmaya da mahkumdum.
📖 Sayfa 102 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Dünyada karşılığı en zor soru, işte bu. Ahret sorusundan da zor.
📖 Sayfa 113 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
- Kim ooooo?..
- Hasan. Biraz açar mısınız?
Garı milletine heç yüz virmiyeceğn... Bikerem sahallı gaptırdınğı, gârik başuna çıhar. Garu gısmısının dinü imanu yohtur. Vuracağn depmüğü, bineceğn depesine...
📖 Sayfa 157 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
“Evlenmek isteyen olgun bir erkek. Yaş ellisekiz. Şimdiye kadar hiç evlenmedim. İçkim ve kumarım yoktur. Memurum. Bir kadını mesut edecek evsafı haizim. Mesut bir aile yuvası kurmak istiyorum. Müstakbel eşimde aradığım evsaf, niyetinin ciddi olmasıdır. Kızlık, dulluk mevzubahis değildir. Mazisi beni alakadar etmez. Güzellik ve tahsil de aranmaz. Çocuklular da kabulüm. Teklifim gayet ciddi ve çok aceledir. ‘Mesut yuva’ rumuzuna müracaat...”
📖 Sayfa 55 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Bu işçi milleti böyledir beyfendi, dedi, bunlar doymaz siz verdikçe onlar ister de ister...
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin

“Tiyatro bir tapınaktır” ama, gel de bunu tiyatro salonun da öksürük konseri veren, piyesi seyrederken fıstık yemeden duramayan, çıtır çıtır kavrulmuş kestanenin kabuğunu soyan, yüksek sesle oyunu, oyuncuları eleştiren seyircilere anlat.
📖 Sayfa 180 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Memleketin neresine bakarsanız bakın, bir ilerleme görülüyor. Şu otomobillere bakın, Ford var, Şevrole var, Buik var, Kadillak var, ne yok? Allaha şükür, marka marka, hepsi de var. Peki, ilerleme yok da bunlar nasıl oldu? Elinizi vicdanınıza koyun da söyleyin, bundan yüz sene önce, otomobil var mıydı bu memlekette? Şuna inanın ki, muhterem vatandaşlarım, beş bin sene önce bu memlekette doğru dürüst kağnı bile yoktu. Öküz var ya öküz, hani şu bildiğimiz öküz, yüz bin sene önce, o bile yoktu. E peki, insaf edilsin, bütün bunlar nasıl oldu?
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Eskiden bu memlekette şey yoktu. Hatta bu memleket bile yoktu. İki bin sene önce memleket var mıydı? Ben size daha mühim bişey söyleyeyim: İki bin sene önce insan bile yoktu dünyada... Hangi insan? Dünya yoktu be!.. Bir milyon sene önce dünya bile yoktu. Var mıydı? Aziz vatandaşlar, pek muhterem vatandaşlar! Bir o zamanı düşünün, bir de şimdiki zamanı...
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Kim ne söylerse söylesin, inanmayın! işte her şey meydanda. Görüyorsunuz ki, çok ilerledik!.
“Kendisi çirkin, güzel kadın arıyor. Kendisi züğürt, zengin kadın arıyor. Kendisi ortaokulu bile bitirememiş, lise bitirmiş arıyor. Kendisi İstanbul’dan dışarı çıkmamış, kadının dünya görmüşünü arıyor. Kendisi ıslık öttüremez, müzikten anlayan, piyano, keman çalan kadın arıyor. Kendi züğürtse de gönlü zengin.”
📖 Sayfa 54 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Ben, üç ay Paris kaldırımı çiğneyip de İstanbul'a dönünce, "Burada da yaşanır mı?" diyen züppelere kızarım.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
İsteyen vatandaş istediği yerde göbek atabilir arkadaşlar.
📖 Sayfa 25 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Yiyecek, giyecek yetmez, iş bulunmaz olduğundan ayağınızı yorganınıza, keyfinizi de ona göre uzatın!
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Şadan Bey kardeşim,sen şimdi vatana evlat diyorsun; eğri oturup doğru konuşalım: Sen çocukları yaparken vatanı matanı düşündüğün var mıydı?
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Dünyada aptallık yarışması yapılsa yüzde yüz birinci gelir. Tarihlerin yazmadığı bir budaladır.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Kim ne söylerse söylesin, inanmayın! işte her şey meydanda. Görüyorsunuz ki, çok ilerledik!..
📖 Sayfa 62 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
"On yıl önce 180 ton olan devlet hâzinesindeki altın, bugün 16 tona inmiştir. Siyasi hırsızların tamtakır bıraktıkları devlet hazinemizi doldurmak bize düşüyor.”
📖 Sayfa 142 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
"Hayatında hiç göbek atmamış ve göbek atıldığını görmemiş olan herhangi bir insan, Rakı'yı biraz fazla kaçırdı mı mümkün değil kendini tutamaz, fırlar ortaya. Mükemmel göbek atarmış. Daha önceden hiç bilip görmesine lüzum yokmuş. Yabancı elçilerin bile aslan sütü çekince çiftetelli oynadıkları oluyormuş. Demek mübarek Rakı'nın bir kerameti bu..."
📖 Sayfa 25 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
İnsanoğlunun türlü tutkusu var; benimki de tiyatro...
📖 Sayfa 180 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Kadınlarla sokağa çıkmak derttir bilirim.
📖 Sayfa 19 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Gelelim yollara... Pek muhterem vatandaşlar! İşte gözünüzün önünde... Şu meydandaki asfaltlara bakın. Eskiden asfalt var mıydı? İçinizden ellisini geçmiş olanlar hatırlarlar ki, eskiden asfalt masfalt yoktu. Daha eskiden kaldırım da yoktu. Çok daha eskiden toprak yol bile yokmuş. Ondan da önce, insanlar yol diye bişey bilmiyorlarmış. Birde ilerlemedik diyorlar. Daha nasıl ilerleyelim?
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
İnsanoğlunun türlü tutkusu var, benimki de tiyatro... Tiyatro seyretmesini bilmek de bir hüner, hatta bir sanattır. Hatta bence tiyatro seyirciliği, piyes yazmaktan, tiyatroda oynamaktan çok daha zordur. Öyle piyesler vardır, bu öyle piyesleri öyle bir sahneye korlar, öyle bir oynarlar ki bunları seyretmek, yazmaktan, oynamaktan çok daha zor gelir insana.
📖 Sayfa 180 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Tanrı onu insan yaratmakla, en büyük cezasını vermiş. Biz ona daha başka ne ceza versek, bunun yanında hiç kalır.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Kısacası, meraklılara duyurmak istiyorum: Tutuklandım, gözünüz aydın efendim!
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Otobüste de insanın başı mutlaka belaya giriyor.
📖 Sayfa 148 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin

Kadın milletine de pek yüz vermeye gelmez.
📖 Sayfa 19 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Bir insandan bunlardan başka ne beklenebilirdi?Tanrı onu insan yaratmakla , en büyük cezasını vermiş.Biz ona daha başka ne ceza versek, bunun yanında hiç kalır.
📖 Sayfa 102 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
İki çeşit insan var, ikisine de sinir kesiliyorum,
📖 Sayfa 77 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Bir çeşidi söze,
-Efendim biz.... diye başlar, ondan sonra palavrasının sonu gelmez. Dünya yüzüne medeniyeti ilk bizim getirdiğimizden tut, yoğurdu, tahin helvasını, lokumu bizim icat ettiğimize kadar insanlığa yaptığımız hizmetleri saya saya bitiremez.
İkinci çeşidi büsbütün beter.
-Zaten biz böyleyizdir işte... diye bir başladı mı, türlü eksikliği bizde bulur.
Tarih hikâye değil arkadaş, bugüne ışık tutar. Onun için tarihi iyi bileceksin.
📖 Sayfa 73 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Şoför,
📖 Sayfa 149 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
- İdare edin! dedi.
Zaten, memleketimizde herkes idareci... Tek gidelim de, dört değil, altı kişi oturmaya razıyız.
Babıâli yokuşunun dönemecinde bir kadın,
- Sirkeci! diye seslendi.
İyi kalpli şoför;
- Yazıktır, şu kadını da sıkıştıralım! dedi.
Bazı şoförler de çok merhametli oluyorlar.
Meraklılara duyurmak istiyorum: tutuklandım, gözünüz aydın efendim!
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Zengin olmak için akıl istemez ki, para ister; bikere yüzbin oldu mu gerisi kolay... Marifet, ilk yüzbini bulmakta. Yok canım, akıllandığı filan yok, yine eskisi gibi aptal... Ama emrinde biçok akıllı adam çalışıp herifin milyonlarını artırmak için kafa patlatıyorlar. Adını da değiştirdi. Nüfus kağıdında göbek adı olarak Rıza yazılıymış. Şimdi Rıza Bey oldu. Ama onu piyasada Naylon Rıza diye tanırlar...
📖 Sayfa 93 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Yolda giderken şöyle düşünüyordum; bir insan ikidebir, "Bizim zamanımızda..." diye söze başlayıp da örneğin, eskiden hamsilerin şimdiki palamut iriliğinde olduğunu söylerse, kendi gençliklerinde yaptıklarını unutmuş gençlerde terbiye, ahlak, sorum duygusu kalmadığından yakınırsa, eski boyutların küçüldüğünü, artık eski alanların ufaldığını, yolların yokuşlaştığını, merdivenlerin dikleştiğini anlatırsa, bütün bunlardan sonra da yaşlılığı üstüne kondurmazsa, anlamalı ki o insanın nüfus kağıdı iyice eskimiştir.
📖 Sayfa 84 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Bütün bu tanıkların anlattığı suçları işlemek , başkalarının sırtından geçinmek, öldürmek, işkence etmek , boğmak , kesmek , hatta kendi buluşu silahlarla kendi kendini yok etmeye çalışmak , onun insanlığının kaçınılmaz bir sonucudur...Tanrı onu insan yaratmakla en büyük cezasını vermiş .
📖 Sayfa 102 · Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Tıpkı koyun gibi benim de sırtımdan geçiniyorlardı. Deve gibi yük taşıyor, eşek gibi her yapılana katlanıyordum. Bütün hayvanların ahı üzerimde toplanmıştı. Evet, ben bir insandım, insan kalmaya da mahkumdum.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
“Ben size daha mühim bişey söyleyeyim:
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
İkibin sene önce insan bile yoktu dünyada..
Hangi insan? Dünya yoktu be!.
Bir milyon sene önce dünya bile yoktu.
Var mıydı?”
“-Bu seferki sıkıyönetim gevşek, gevşek.. dedi.
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Beni tutuklamadılar diye üzülmüş görünüyordu.
Bir kadın,
-Sıkıyönetim ilan edileli dün bir, bugün iki, dedi, daha belli olmaz ki, belki de tutuklarlar..”
“Şuna inanın ki, muhterem vatandaşlarım, beşbin sene önce bu memlekette doğru dürüst kağnı bile yoktu. Öküz var ya öküz, hani şu bildiğimiz öküz, yüzbin sene önce, o bile yoktu..”
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
“Peki, ilerleme yok da bunlar nasıl oldu? Elinizi vicdanınıza koyun söyleyin, bundan yüz sene önce, otomobil var mıydı bu memlekette?”
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
“Bir de ilerlemedik diyorlar. Daha nasıl ilerleyelim? Ya yol yapmasaydık, ne olacaktı? Dağdan, bayırdan dolaşmak zorunda kalacaktınız..”
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
“Bundan yüz sene öncesine gelinceye kadar elektrik var mıydı?
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin
Yoktu. O zaman petrol lambaları vardı. Üçyüz sene önce, petrol lambası da yoktu, insanlar geceleri mum ışığında yaşarlardı.
Ya yüzbin sene önce?..
Çıra bile yoktu..”
Sıkça Sorulan Sorular
Gözünüz Aydın Efendim kimin eseridir?
Gözünüz Aydın Efendim, Aziz Nesin tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1997'de yayımlanmıştır.
Gözünüz Aydın Efendim kaç sayfadır?
Gözünüz Aydın Efendim, 192 sayfadır (Nesin Yayınları baskısı).
Gözünüz Aydın Efendim'in en ünlü sözü nedir?
“Hiddet erkeğin içinde kalırsa zehir olur...”