
Hilmi Ziya Ülken'den okurlara ulaşan sözler, yıllar geçse de etkisini koruyor. Bu sayfada 100 tanesi bir araya getirildi.
En Beğenilen Hilmi Ziya Ülken Sözleri
O, Türkler arasında İslamiyetten evvel de mevcut olan kuvvetli bir hikmeti (sagesse) yenileştirmek ve kuvvetlendirmek için onu İslâm tefekkurü ile telife çalışmış, bu hususta en müsait ve hakimane göruşü tasavvufta bulduğu için oraya başvurmuştur.
📖 Sayfa 195 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
O suretle ki bu ilk Türk tasavvuru, aynı asırda doğan İran tasavvufanun tamamıyla zıddı vasıflar gösterir.
Bunlardan biri idi: halini aldı.
📖 Sayfa 339 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Öteki idi, ve tarikat halini aldı.
.
.
Medrese-tekke ikiliği, bütün gerginliği ve çatışmaları ile yüzyıllarca sürdü.
sahasında adeta bir tarz vücuda getirmiş olan üç Arap müverrihi vardır: Bunlar .
📖 Sayfa 86 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Mufassal Tarih'i ve bilhassa Mukaddime'siyle
*****
Birbirini tanımayan kabileler halinde idi. .
📖 Sayfa 257 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Bu birlik nedir?
.
.
*****
Bu sınırın içinde kalan yerler Türklerle Kürtlerin sakin olduğu yerlerdir.
📖 Sayfa 350 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
.
*****
Büyük bir inkişaf kazanmak üzre idi. Onun eserleri her tarafta okunuyor, tenkit ve şerhediliyordu.
📖 Sayfa 174 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Fakat
Bu istila Harzem ve Horasan'daki ilim faaliyetini durdurmuş; ilerde göreceğimiz gibi Türk riyazîyat ve ilminin inkişafına mühim bir fasıla vermiştir.
*****
📖 Sayfa 164 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*****
**********
📖 Sayfa 353 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
, .
Pascal
**********
.
📖 Sayfa 343 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
5 Nisan 1920'de , Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanmasını ve geri kalan .
. . .
*****
📖 Sayfa 45 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
, şahsi fikir mahsulleri ve felsefeler yaratmaya kalkmazdan çok evvel ma'şeri .
*****
(Causalite) hakikatte «Adet-AIIah» (coutume de Dieu) dır.
📖 Sayfa 325 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
«adet» (coutume) .
Gazali buna Aristo'dan gelen nedensellik teorisinden ayrılmak üzere «illeti adiye» diyor.
Fakat hayatını Irak'ta geçiren ve eserlerini Arapça yazmış olan bu zatın açtığı cereyanı asıl millîleştiren Eşref Rumi'dir.
📖 Sayfa 310 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
1) Şark mektebi X-XI. asırlar arasında vücuda gelmiştir.
📖 Sayfa 99 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
2) Garp mektebi XI- XII. asırlar arasında teşekkül etmiştir.
Birincisi: Hiçbir muayyen şahsiyetin eseri olmayıp, bütün cemiyete ait olanıdır ki ona tefekkür diyebiliriz: ( ) ( ), ( ), nihayet ( ) bu zümreye girer.
📖 Sayfa 7 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*****
Bu üçüncü safha, .
📖 Sayfa 93 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*********
üç ciltlik mensur kitabı Mevlâna'nın sanatkârâne tasavvufunun bütün fikrî esaslarını ihtiva etmektedir.
📖 Sayfa 276 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
İslamın ilk devri, yanlış inançlara gömülmüş insanlara hakikat nurunu tanıtmakla başladı.
📖 Sayfa 387 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
, . . . .
.
; ' ' diyorlar.
📖 Sayfa 275 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*****
Türklerin elinde inkişaf eden İslâm medeniyeti ilk asırlardaki mahdut ve naklî şeklinden sıyrılarak muhtelif tesirlere açık çok geniş bir fikir muhiti halini almaya başlamıştı.
📖 Sayfa 123 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
az çok eski payen ruhun bir devamı olmak üzere, muhtelif .

1) Nebati nefis, 2) Hayvani nefis, 3) İnsanî nefis.
📖 Sayfa 134 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Nebati nefis de ayrıca gaziye (nutrition), nâmiye (accroissement) ve müvellide (generation) kuvvetlerine sahiptir.
Hayvanî nefsin iki kuvveti vardır: a) muharrike (motrice) b) müdrike (comprehensive).
Bundan sonra ruhiyatın en mühim kısmına yani İnsani nefse geliyoruz.
Memleketi muhafaza etmek, milleti maddi ve manevi sefaletlen kurtarmakla mümkün olur.
📖 Sayfa 257 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
.
.
*****
Bir milletin ihtiyaçları manevi ihtiyaçlarından ibaret değildir.
📖 Sayfa 354 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Manevi ihtiyaçlar dan din, ahlak vb. doğduğu gibi maddi ihtiyaçlardan da iktisat doğar.
Çünkü .
Hakkındaki vâsi tetkikleri modern tababet teessüs edinceye kadar bütün fikrî hayatımızda hâkim olmuştur.
📖 Sayfa 140 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Farabi'den daha sarih ve mükemmel olan Aristo tasnifine ait ansiklopedik mâlumatı da yine yakın zamanlara kadar okunmakta idi.
Ancak
Bundan dolayı onun tesiri beklenildiğinden çok daha az olmuştur.
Fakat buna mukabil
Üzerinde bir ceberut, bir ezici kuvvet gibi olduğu halde; .
📖 Sayfa 53 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
İşte bundan dolayıdır ki Asur kitabelerinin tahlilinden bir nevi hikmet çıkarmak kabil olmadığı halde, .
Doğuya ve geçmişe bakmaya lüzum görmüyorlardı. Bunun için batıcılıkta pozitivistlerden daha radikaldiler.
📖 Sayfa 200 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Doğu'dan gelen her şeyi «geri» , Batı'dan gelecek herşeyi «ileri» buluyorlardı.
Adeta .
Geleneğe bağlanmak isteyenleri gericilikle itham ettiler.
Donmuş kaidelere bağlananlar ve fanatikler için bu ithamlar doğru olsa bile, .
*****
📖 Sayfa 12 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
İlk zamanlardan yeni zamana kadar ve devrelere yayılmış; hiç değilse çevresinden geçmiş olduğu için onun her safhasında aynı kalan müşterek karakterlerini bulup çıkarmak çok müşküldür.
*****
Vatanseverliğin esası yurt sevgisidir.
📖 Sayfa 175 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
.
Hatta memleketten ayrılınca kendisinde bir vatan hasreti başlar.
İnsanları birbirine bağlayan bağlar çok çeşitlidir.
.
Köklerini Yunan tefekküründen alarak inkişaf eden ilimler sahasında riyazîyatta Beni Musa ailesi, kimyada Cabir, tabiîyatta İbn-i Sînâ, ahlakta Nasiruddin Tusî, musikide Farabi gibi büyük âlimler yetiştiği gibi;
📖 Sayfa 87 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Celaleddin'in yeni şahsiyetini kazanması için geçirdiği bu hadisesi Socrates'ın Platon üzerinde yaptığı tesire çok benzemektedir.
📖 Sayfa 253 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Hakikaten
Onun gibi efkârı umumiyenin hücumuna uğramış ve taşkınca fikirleri yüzünden idam edilmişti.
Şu farkla ki Platonda Cedel usûl hitabi usûle galip olduğu halde Mevlâna'da bilakis hitabi ve sanatkârane ifade diyalektiğe hâkimdir.
.
📖 Sayfa 400 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Fakat bu esaslar sonradan bozulmuştur.
Bunun sebebi Batı önündeki yenilişlerde endüstri medeniyeti ile hakiki medeniyeti ayıramamak, ya Batı'dan kaçmak yahut onun tam taklitçisi olarak ezilmektir.
İslamın esası zamanın değişmesine göre hükümlerin değişmesini kabul etmek olduğu halde, içtihat kapısı kapanmış ve her türlü değişme imkanı durdurulmuştur.
Fikir hareketleri arasında en fazla actif olanı; içtimai hayat üzerinde en fazla tesir icra edenidir.
📖 Sayfa 90 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Bundan dolayı tasavvuf tarihi, birçok siyasî inkılapların içerisine karışarak bizzat İslâm tarihinin manevî tezahürü halini almıştır.
Molla Cami'nin Nefehatü'l- Uns'ü, Mevlâna Ali'nin Reşehât-ı Aynü'l-Hayatı, Eflaki Dede'nin Menakibü'l-Arifin'i, Feridüddin Attar'ın Tezkiretü'l- Evliya'sı, yüksek mutasavvıflardan halk dervişlerine kadar bütün İslâm mistisizminin siyasi tarih içerisindeki tekâmülünü ihtiva etmektedir.
. .
📖 Sayfa 49 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Bu müsavilik hissinin hatta Cermen kabilelerindeki gibi yağma ve müessesesinden de ileri gelmediği, .
*****
Virtüel sezgi yaşanmış ve yaşanacak gerçek ve mümkün hallerin aynı lahzada, aynı şuur fiilinde kavranması demektir.
📖 Sayfa 676 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Bu acaba mümkün müdür?
Psikolojik tecrübe buna “hayır” diye cevap verir.
*****
📖 Sayfa 653 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
“Putunu kendi yapar, kendi tapar.”
*****
Kumaş dokumasını, kitapçılığı pek iyi biliyorlardı. .
📖 Sayfa 65 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Aynı suretle Çin Türkistanı'ndaki Uygur şehirlerinde de böyle bir teknik inkişafına şahit oluyoruz, Kâşgar, Karaşar, Turfan, Yarkent, Hoço (Karahoca), Orumçı (Beş balık), Hamil (Altı balık) şehirlerinden her biri bugün enkazı kumlar altında kalmış olan zengin ve faal birer iktisadi site idi.
Ona göre
📖 Sayfa 123 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Nihayet
Hoca Ahmed'de İslâm tasavvufunun bilhassa tarikat yani safhasını görüyoruz.
📖 Sayfa 196 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
. .
📖 Sayfa 340 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Tanzimat bu ikiliği arttırmış, katmıştır.
Üç aydın tipinden birincisi İslamcılığın, ikincisi Avrupacılığın, üçüncüsü Osmanlıcılığın doğmasına sebep olduğu için " ", İmparatorluğun son günlerine kadar devam etmiştir.

Yani şu suretledir:
📖 Sayfa 137 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Onun yüksek ve sanatkârane eserleri, musikisi, Sema'sı adeta XVIII. asırda Goethe ve XIX. asırda Wagner'in Almanya'da oynadıkları role çok benzer bir rolü XIII. asırda Anadolu'da oynamasına; ve inhilale başlayan Selçuk devletinde bir kültür canlılığı doğurmasına sebep oluyordu.
📖 Sayfa 254 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Merkezlerinden gelen tesirleri toplayarak VII. asır başlarında Anadolu'da inkişaf etmiş ve en mühim eserlerini burada vermiştir.
📖 Sayfa 202 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
O derecede ki
*****
📖 Sayfa 715 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
İmanın kuvveti verimliliğini muhafaza edebilmek için hoşgörürlükle (tolérance) beraber yürümelidir.
*****
.
📖 Sayfa 40 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Bu usul, edebiyat ve düşüncenin hürlük ve yaratıcılığını kaybederek sıradan (standard) eserler vermesine yol açmakla birlikte, bu sanat ve düşünce adamları elinde dil gittikçe inceliyordu.
.
*****
📖 Sayfa 560 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Ahlaklılığın asıl temeli iradenin muhtarlığıdır.
*****
En eskisi ve en nüfuzlusudur. Büyük Türk mutasavvıfı Mevlâna'nın fikirlerine dayanarak oğlu Sultan Veled tarafından tesis edilmiş ve Selçukî devleti yıkıldıktan sonra Karamanoğulları ve
📖 Sayfa 300 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*****
Ahmet III zamanında başlamış ve Selim III ile ilk başarısını kazanmıştır dersek yanlış olmaz.
📖 Sayfa 198 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Ondan sonra sürekli olarak Türkiye'nin yöneldiği taraf Batı'dır.
Çünkü, yenilmelerinin sebebini Batı'nın üstünlüğünde görmektedir.
Fakat birbuçuk yüzyıl süren bir bocalamaya rağmen batılılaşmada emin bir adım atılmamış görünüyor.
(tez yorumda)
📖 Sayfa 132 · İbn-i Haldun, Hilmi Ziya Ülken
*****
. Abbasî imparatorluğu beynelmilel bir ilim sahası halini almış olduğu için .
📖 Sayfa 87 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*****
.
📖 Sayfa 83 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Fakat bundan sonra İslâm kelamcıları tekrar orthodoxie mecrasına girmeye başladılar.
*****
📖 Sayfa 629 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Üstün iyiliğin ulvi şartı ahlaktır.
*****
Gözlem ve tecrübe ufukları sonsuzca genişlemişti. Birbiri ardısıra keşifler oluyor, tabiat insanın hükmü altına giriyordu.
📖 Sayfa 44 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Batılılar açık denizlerde büyük mahreçler buldular; yeni kıtaların işlenmemiş toprağını işlediler, dünyayı kendi vatanıarı haline getirdiler ve Osmanlı Devleti'nin en kudretli zamanında (Kanuni ve Murad III devirleri) bile batılılar Amerika, Asya ve Afrika'daki sömürgeleriyle, onu iktisatça kısır bir hale koydular.
Hint yolunun bulunması, Süveyş Kanalı'nın açılması, Türkiye'nin bütün ticaret yollarını öldürdü.
, .
Onun zamanında Şehzadeler Okulu, Resim ve Mimari Okulu, Maliye Fen Okulu, Hukuk Mektebi, Güzel Sanatlar Okulu, Yüksek Ticaret Okulu, Mülki Hendese Okulu, Mülki Baytar Okulu, Gülhane Askeri Hekimlik Uygulama (tatbikat) Okulu vb. açıldı.
📖 Sayfa 130 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Bu kurumlardan bir kısmı sonradan kurulan Darülfünun'un fakülteleri halini almıştır.
*****
'Karaim'ler ismini aldılar: Karaimlerin en kesif kısmı Kırım yarımadasına yerleşmiş olan Türklerdi. Fakat onlardan başka bilhassa Dağıstan mıntıkasında, Volga ve Don nehirleri arasındaki Komanlar içerisinde de Musevîlik büyük bir rağbet kazandı.
📖 Sayfa 70 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
.
Öğrendikten sonra üvey babası ve üstadı Muhiddin'in 'vahdet-i vücûd'unu takip ve şerhetmeye çalışmıştır.
📖 Sayfa 236 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*****
Ahlakın hareket noktası “iyi niyet”tir.
📖 Sayfa 554 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Dünyada var olan şeyler arasında iyi niyet kadar iyi bir şey yoktur.
O tamamen spontanedir ve bütün ahlaki hareketlerin prensibidir.
İyi niyette başarı gaye değildir, insan başarsın veya başarmasın, yalnız iyi niyet sahibi olması ahlaklılık için yeter.
Türkler arasında da rastlanan bu teşkilatın en fazla VII. asır zarfında Anadolu Selçukilerinin inhilaline doğru ehemmiyet kazanmaya başladığını görüyoruz.
📖 Sayfa 289 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
VIII. ve IX. asırlar içerisinde Selçuk devleti yerine küçük beyliklerin käim olduğu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun henüz Anadolu siyasi vahdetini kazanamadığı zamanlarda Ahilik yarı siyasî mahalli teşekküller halini almış, bazı yerlerde hükümet kuvveti yerine geçmiştir.
Dünya medeniyetinde kuruculuk hizmeti gören büyük bir ırktır.
📖 Sayfa 80 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Türkler sonraları İran'a ve Anadolu'ya ve Rumeli'ye yayıldılar, Mısır'a indiler, fethetlikleri yerlerde birçok hanedanlar bıraktılar.
Türkler alem de birinciydiler.
Hayvan ehlileştirmeyi, kanallar açmayı, maden işletmeyi, edebiyatı yaymayı yapan Türklerdir.

*****
📖 Sayfa 629 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Ölümden sonra bizim için sonsuz yeni bir hayat başlayacaktır.
*****
Cambridge Üniversitesi'nde matematik ve fizik tahsil etmiş olan bu zat memleketimizde modern matematik ilimieri yaymaya çalışanlar arasında önemli bir yer alır.
📖 Sayfa 25 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Modern matematik, Tanzimat'tan sonra, başlıca Vidinli Tevfik Paşa ile daha geniş mikyasta gelişme imkanı bulmuştur.
19. yüzyılın birinci yarısında Mühendishane'nin çalışmaları devam etti.
Modern tıp tarihimiz 1826'da «Tıbhâne-i Âmire»nin açılmasıyla başlar.
8-12. yüzyıllardaki zengin ilim, teknik, sanat ve felsefe faaliyetinin yerini şimdi tekrarcılıktan ve kopyacılıktan ileri gidemeyen dar bir skolastik aldı.
📖 Sayfa 23 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Osmanlı devri 16-19. yüzyıllar arasında hiç bir esaslı fikri faaliyet gösteremedi.
Bu içe katlanış askeri başarısızlıklar ve gerilemelerde de kendini gösterdi.
Kahramanca savunmalarla adım adım gerileyen Osmanlı Devleti, bu gerilemenin gerçek sebeplerini bir türlü fark edemiyordu.
İslamcılar (doğucular); bir yanda terakkiciler, öte yanda muhafazacılar.
📖 Sayfa 72 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Buna bir de Abdülaziz'in son zamanlarında yeni bir fikir, Türkçüler karıştı.
O vakte kadar böyle bir düşünce, eski ve yeni hiçbir Osmanlı aydınının aklına gelmemişti.
.
Osmanlıcılar, Türkçüler siyasi bakımdan aynı fikir etrafında birleşebiliyorlardı. Fakat ancak 4 yıl süren hürriyet hayali gölgelenince, bu fikir akımları arasındaki anlaşma bozuldu. Onlardan herbiri siyasi yönde ayrı çıkar yol aramaya kalktılar.
📖 Sayfa 153 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
İşte bu devirde Türkiye'de yeni bir sosyal reform yapma düşünceleri belirmeye başladı. Artık Tanzimatçılar gibi yalnız medeniyetçilik ve terakki fikri ile işin halledileceğine inanılmıyordu.
.
Ona göre
📖 Sayfa 237 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Bu tefrik zamanımız felsefesinde
*****
Devlet teşkilatına malik olan kısım, dinin daha şeklini, yani İslam si olan benimsediği halde; aşiretler haIinde yaşayan kısım, dinin daha şeklini, yani İslam 'si olan Şiilik'i benimsedi.
📖 Sayfa 247 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
*****
Hürriyet, eşitlik, demokrasi ideallerinin bircinsten (homogene) bir millet içinde gerçekleşmesinden çok, yabancı müdahalesinden faydalanan ve ayrılmak isteyen azınlıkların işine yarayan bir vasıta olarak kaldı.
📖 Sayfa 33 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Devlet Tanzimat ruhuna uygun olarak azınlıkları yüksek hizmetlere getirdi.
*****
Karşı karşıya koyarken, medrese dışına çıkamamış olan .
📖 Sayfa 50 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
«Dar-ül Hikmet-ül İslamiye» (1834), «Meclis-i Meşayih» (1834), «İttihad-ı İslami Cemiyeti» (1868) vb. bu devrede birbiri arkasına kurulan İslami araştırma kurumlarındandır.
Olduğunu söylemek güçtür. Çünkü Fransa'da Lumière, Almanya'da Aufklärung denen bu fikir cereyanının kendi bünyemizden doğabilmesi için, .
📖 Sayfa 63 · Türkiye'de Çağdaş Düşünce Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
Halbuki bu fikir gelişmelerinin olduğu 16-18. yüzyıllarda Türkiye, Avrupa ile hemen hiçbir fikir temasına girmeden ken-di içine kapanmış bulunuyordu.
Öyle ise burada sözünü ettiğimiz .
İnsan zincirler içinde uyanır; fakat kendi çabalarıyla bu zincirleri birer birer kırarak, büyük emekler ve kurbanlar karşılığında hürriyetini kazanır.
Aşk Ahlakı, Hilmi Ziya Ülken
her şey değişir, fakat değişme değişmez.
📖 Sayfa 76 · Şeytan'la Konuşmalar, Hilmi Ziya Ülken
İlk defa Türk ve Acem mutasavvıfları ile Kirmitiler Karamita Hindistan'da İslâm fikirlerini yaydılar.
📖 Sayfa 243 · Türk Tefekkürü Tarihi, Hilmi Ziya Ülken
İslâm felsefesinde çok tesadüf ettiğimiz inayet-i ezeliye (La Grâce eternelle) fikri Hint'te prâsada şeklini almıştır.
Hindistan'da İslâmiyet kastların uzlaşmasına hizmet etmiş; kast rejimine karşı isyancı bir ruh doğurmuş olup hatta zamanımızda Gandi'nin telakkisinde bile bu tesirleri aramak lazımdır.
*
📖 Sayfa 544 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
“Cemiyet menfaatlerine genellikle adalet kaideleri denir,” diyor. “Biricik kanun kavmin emniyetidir; bütün diğer kanunlar ona tabidir.”
*
*****
📖 Sayfa 557 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Ahlakta taklidin hiçbir rolü yoktur, iyi örnekler ancak teşvik etmek, cesaret vermek için kullanılır.
*****
Eğer ruh ölmez ise, onu ölmez kılan, ölmez olarak devam etmesini temin eden, bir “mutlak varlık”a dayanması lazım gelir. Kant, buradan da Allah’ın varlığına geçiyor. Eğer Allah’ın sonsuz varlığında ruhlar ölmez iseler, bu dünyada ulaşılmamış olan saadetler, elde edilmemiş iyilikler bu sonsuz âlemde ölmez ruhlar için gerçekleşebilirler.
📖 Sayfa 564 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
*****
📖 Sayfa 455 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Şiir, hayal gücünün doğurduğu üstün sanat şeklidir.
*****
*****
📖 Sayfa 554 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
insan ne kadar hayattan kâm almak ve mesut olmak isterse, manevi tatminden o kadar uzaklaşır
*****
*****
📖 Sayfa 518 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Sokrates her şeyi bilgiye bağlıyordu:
Fazilet (dikaiosyni) bilgiden (episteme) gelir.
Kötülük bilgisizlikten gelir diyordu.
*****

**
📖 Sayfa 708 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
İnsan hürdür. Çevresini seçebilir. Tabiatın kaderleri içerisinde şartları üzerine tesir edebilir: Tercih eder, intihap eder ve türlü yollar arasından birini seçmeye karar verebilir. İnsanın iradesinden gelen bu güç, onu başka insanlar üzerine, kendi üzerine ve tabiat üzerine hâkim kılar
***
*****
📖 Sayfa 186 · Felsefeye Giriş - 1, Hilmi Ziya Ülken
“Bütün bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir.”
“Kendini bil!”
Sokrates
*****
*****
📖 Sayfa 301 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Ahlaki varlık olması bakımından insan bütün tabiatın kendisine tabi olduğu üstün hedeftir.
Allah’ı ahlaki bir hedefe göre tabiatı meydana getiren üstün varlık diye tasavvur eder.
*****
"Şeytan yer yüzünden kalktı, fakat şeytanlar çoğaldı"
📖 Sayfa 86 · Şeytan'la Konuşmalar, Hilmi Ziya Ülken
kitap sizi yiyecek mi?
📖 Sayfa 89 · Şeytan'la Konuşmalar, Hilmi Ziya Ülken
Çocuk kendisine yapılan en basit telkinlere inanabilir.
📖 Sayfa 593 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
İnsan daima vehimlerine hakikat gözüyle bakabilir ve aldanabilir.
Buradaki haller de birer inanmadır.
Fakat bunların ne geçerliliği, ne devamlılığı vardır.
*****
📖 Sayfa 710 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
İnsanın gerçekleşmesi ancak aşkın varlıkla mümkündür.
*****
*****
📖 Sayfa 711 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
İnsanın kuvveti aşkın varlığa bağlanışından gelir.
*****
**
📖 Sayfa 671 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Dini hakikat akıl ve şuuru kuşatan aşkın varlığa, insanı ve âlemi ihtiva eden ve akılla kavranması mümkün olmayan varlığa ait hakikattir. Bundan dolayı dinin hakikatine bilgi hakikati değil, ancak iman hakikati diyebiliriz.
***
Parlak söze değil, feda edilmiş hayata bakınız.
📖 Sayfa 86 · Aşk Ahlakı, Hilmi Ziya Ülken
*****
📖 Sayfa 433 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
İlk defa sanatı ayrı tetkik konusu haline getiren Platon’dur.
*****
Yol göstermek benden, yapmak sizden!
📖 Sayfa 66 · Şeytan'la Konuşmalar, Hilmi Ziya Ülken
Sheakespeare diyordu ki: "Dünya bir tiyatrodur ve biz onun aktörleriyiz."
📖 Sayfa 102 · Şeytan'la Konuşmalar, Hilmi Ziya Ülken
"Bu dünya kime kalmış ki sana da kalsın!"
📖 Sayfa 171 · Şeytan'la Konuşmalar, Hilmi Ziya Ülken
*****
📖 Sayfa 717 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Hoşgörürlük değerleri yaşamak, değerlerle terbiye olunmaktır.
*****
Bir dinde hem gerçeküstü, tabiatüstü ideal bir düzene çevriliş vardır, hem de dindarın gizem duygusu, kutsallık karşısında duyduğu “ürperme” vardır. Bunlardan biri dinin objektif, öteki sübjektif unsurudur. Biri ideal, öteki gerçektir. Fakat bu iki unsur acaba ne suretle birleşebilir?
📖 Sayfa 588 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
**
📖 Sayfa 711 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Düşüncemizden Allah’ı kaldırırsak, insanın şuuru, hürlüğü ve sorumluluğu mânâsız kalır. İradesi zekâsız, kör tabiat kuvvetine indirilir.
***
Aşkıyla övünen aşık değildir.
Aşk Ahlakı, Hilmi Ziya Ülken
Kitapları seviniz!
📖 Sayfa 152 · Şeytan'la Konuşmalar, Hilmi Ziya Ülken

**
📖 Sayfa 440 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
“Her ihtiras ruhumuzda tohum halinde mevcuttur ve mizaçlara göre orada az çok gelişir. İçimizde baskıya girmiş olan bu ihtiras bizi bir iç maya gibi harekete getirir. Musikinin ve sahne eserinin uyandırdığı heyecan ona bir yol (mecra) açar ve böylece ruh temizlenir, tehlikesiz bir hazla şifa bulur.”
***
**
📖 Sayfa 358 · Felsefeye Giriş - 1, Hilmi Ziya Ülken
Matematik düşünce mantığın aradığı kesinlik ve verimliliğe en çok sahip olan bilgi alanıdır.
Bundan dolayı yeni mantıkçılar mantık ile matematiği birleştirmeye çalışmışlardır.
***
*****
📖 Sayfa 688 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Akıl yalnız sınırlı olan şeyler hakkında hüküm verir, fakat iman sınırsız ve sonsuz olanı kavrar.
*****
Sokrates’in ifadesine göre sevgi, ölümlü varlık ile ölümsüzlük ve ölümsüz varlık arasında köprüdür. Birinciyi ikinciye bağlar.
📖 Sayfa 434 · Felsefeye Giriş - 2, Hilmi Ziya Ülken
Sevgide ölmezlik iştiyakı uyanır ve bize güzellik duygusunu verir. İki türlü sevgi vardır: Birini cismani Eros temsil eder. O dünyaya ve bedene aittir, ötekini göksel (ourania) olan Eros temsil eder. Üstün âleme, idée’lere aittir. Asıl yükselten, yaratıcı olan, sanatın kaynağı vazifesini gören sevgi ikincisidir. Burada sanat, insanın idée’lere çevrilen bakışı olarak görülmektedir.
*****
📖 Sayfa 181 · Felsefeye Giriş - 1, Hilmi Ziya Ülken
Yokluk yoktur. Ayrıca eğer yokluk olsaydı, varlık olmayacaktı. Zira önermeler birbirine zıttırlar ve yokluğun olduğu söylenirse, buradan varlığın olmadığı sonucu çıkacaktır.
*****