CANLI

İsmet Özel'in Tahrir Vazifeleri 7 Kitabında Felsefe Konusunda Değerli Satırlar

Tahrir Vazifeleri 7 - İsmet Özel kitap alıntıları ve sözleri

1993 tarihli Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel'in en bilinen eserlerinden biridir. Çıdam Yayınları baskısıyla 62 sayfadır. Okurların Tahrir Vazifeleri 7'den seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda sıralanıyor.

Yazar:İsmet Özel
İlk Yayın:1993
Yayınevi:Çıdam Yayınları
Sayfa Sayısı:62
Dil:Türkçe
Okuma Süresi:1 sa. 45 dk.
Türler:Deneme-İnceleme, Edebiyat, Felsefe-Düşünce

Tahrir Vazifeleri 7'den En Beğenilen Alıntılar

Vehameti hissetmeye katlanamayan biz insanlar onu yok sayarak bir kaçış elde etmeye çalışırız.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnanıştaki doğruluk inanılan "şey"in doğruluğuna delil olur. Görürüz ki inancı arayan onu yalnızca inananda bulabilir, inandıranda değil.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Bir insanın dil ile ikrar ettiği "şey" üzerinde konuşabiliriz; ama kalb ile tasdik ettiği üzerinde değil

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Çünkü insan olarak biz inanmayı hayatımızın bir parçası kılamayız, bilakis hayatımızı inanmamızla anlamlı kılabiliriz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnsan düşüncesinin elbette sınırları var,ama bu sınırlar insanın yetersizliğiyle ilgili sınırlardır;yoksa kendi içine kapanma tekebbürünün ortaya çıkardığı tasavvur sınırı değildir.

📖 Sayfa 13 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Bir şey çok önemli değilse, hiç önemli değildir.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Ne kendini de iman etme yükümlülüğü altına sokarak bizi iman etmeye çağıran var, ne de bu tarzda bir çağrının gereğini hisseden.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnancı uğruna ölen kişi kazandığı için kaybeder.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Kainattaki bütünlüğün kabulü ve insan yapısındaki bütünlüğün kavranılması bilincimizin değil, inancımızın bir ürünü.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnsan olmaya (ve ölmeye) doğrudur. Vahim olan bundan kaçamayışı,kaçtığı zaman ise hangi tehlikeyle yüzyüze geldiğini farkedemeyecek br cehalete gömülmesidir.

📖 Sayfa 10 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnsan olmaya (ve ölmeye) doğrudur.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Batı Medeniyeti günümüzün "ahiretsiz" toplumlarını doğurduysa bu sonuca kutsallığı insan hayatından silmeye dönük tutumu yüzünden değil kutsallıkla hurafeyi özdeşleştiren tutumu yüzünden ulaştı.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Elbette inanmanın düşünmekle bir bağlantısı var ve elbette inanandan sadır olan belli, belirli davranışlarla karşılaşmak zorundayız. Ama inanmayı düşünceyle de, davranışla da özdeşleştiremiyoruz. Çünkü insan olarak biz inanmayı hayatımızın bir parçası kılamayız, bilakis hayatımızı inanmamızla anlamlı kılabiliriz. Bu demektir ki inanma dışında hayatın bir anlama sahip olmasına ne imkan, ne de gerek vardır.

📖 Sayfa 29 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnancı arayan onu yalnız inananda bulabilir,inandıran da değil.

📖 Sayfa 22 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnandırmak inanmayı bozar. Bozulma önce inandırma çabasına kalkışanda baş gösterir. Çünkü inandırmayı deneyen kimse inanılmasını istediği "şey"i kabul edilebilecek bir biçimde sunma zorunluluğunu duyacaktır. Dolayısıyla kendi inanış dayanaklarını ilk sıraya koymayı degil, ınandıracağı insan veya insanların beklentilerini karşılayacak bir "ambalaj" sağlamayı düşünür. Bu ambalajın ise inanılacak şeyin aslına sadık kalması imkansızdır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Ölümü göze alışın hayattan vazgeçmek değil, hayatı anlamlandırmak olduğunu söylemeliyiz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Demek ki insan olarak bizim hayatımız denilince yaşadıklarımızın bitkilerle, hayvanlarla paylaşılan tarafları anlaşılmıyor. Diğer canlılardan ayrı bir "insani" hayatımız var bizim.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnanmak yerine aldanmak biz insanların kolayına gidiyor.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnandırmak inanmayı bozar. Bozulma önce inandırma çabasına kalkışanda baş gösterir. Çünkü inandırmayı deneyen kimse inanılmasını istediği "şey"i kabul edilebilecek bir biçimde sunma zorunluluğunu duyacaktır. Dolayısıyla kendi inanış dayanaklarını ilk sıraya koymayı değil, inandıracağı insan veya insanların beklentilerini karşılayacak bir "ambalaj" sağlamayı düşünür. Bu ambalajın ise inanılacak şeyin aşlına sadık kalması imkânsızdır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Bir bakıma dünya hayatından geçmemizi mümkün kı­lan değer bize hayatı temin eden değerdir.

Yani inancı uğruna ölen kişi kazandığı için kaybeder. Yahut peşin olarak bulduğu bir hayatı kaybetmesi sözkonusu olamıyacağın­dan başkalarının gözündeki bir hayata sırt çevirir.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Eğer düşünceler özgün olmakla varlık kazanıyorlarsa dışından tanınamaz ve düşünce olduğu anlaşılamaz demektir. Bir düşünceyle irtibat kurabilmemiz için onun ortaklık kabul eder özellikte bulunması gerekir. Ama bir düşüncenin anlaşılmaya değer olması için de özgün bir kimlikle ortaya çıkması gerekir. Eğer bir
zihin etkinliği düşünce adına yaraşır bulunmuşsa, bu onun bütün genel geçerliliklerin üstünde bir değeri temsil ediyor oluşundandır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Düşüncelerin yalnızca bizim olabilmesi, o düşüncelerin aynı zamanda herkesin düşüncesi olma gücünü taşımasıyla mümkün.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnsan olarak biz inanmayı hayatımızın bir parçası kılamayız,bilakis hayatımızı inanmamızla anlamlı kılabiliriz.

📖 Sayfa 29 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Son çağda devemizi, hikmeti kaybettiğimizde, üzerinde biz de vardık. Kendimizi bulmadıkça devemiz ele geçmeyecek, devemizi bulmadıkça kendimize gelemeyeceğiz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Ama inancın inanç olabilmesi için kalp ile tasdik edilmesi gerektiğini biliyoruz. Bir insanın dil ile ikrar ettiği "şey" üzerinde konuşabiliriz; ama kalb ile tasdik ettiği üzerinde değil.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

***

Ucunda ölüm olan her şe­yi ciddiye almak zorundayız.

***

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Unutulmamalı ki haçlı ruhu hıristiyanca bir bağlanışın değil, çapulculuk özlemlerinin ve nihayet mahrumiyet karmaşasıyla kıvranan bir kültürün üstünlüğü ele geçirme çabalarının bir ürünüdür.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Bir insanın bilinçli olduğunu söylüyorsak o insanın neyin bilincinde olduğunu da söylememiz zorunludur.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Bir insanın dil ile ikrar ettiği "şey" üzerinde konuşabiliriz; ama kalb ile tasdik ettiği üzerinde değil. Tasdik edilen ne ise onu biz de kalben tasdik edebiliriz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Ucunda ölüm olan her şeyi ciddiye almak zorundayız.

📖 Sayfa 37 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

***
Batı Medeniyeti günümüzün "ahiretsiz" toplumlarını doğurduysa bu sonuca kutsallı­ğı insan hayatından silmeye dönük tutumu yüzünden değil (böyle bir tutum takınmadı demiş olmayalım) kutsallıkla hurafeyi öz­deşleştiren tutumu yüzünden ulaştı. Bir yandan kutsal olanı hurafeden ibaret sayma saldırısına kalkışırken, bir yandan da hurafeleri kutsallaştırma çabasına girişti. Hem de bu ikili faaliyeti Hıristiyanlık fikriyatı içinde yürüttü.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Uzun sözün kısası, eğer bilinir bir dünya düşüncesine karşılık bilinemez bir ahiret düşüncesi bir kimsenin içinde varsa, veya o kimse böyle bir düşüncenin kalıntılarıyla davranır durumdaysa o kimse henüz girmiş yani inanmış sayılamaz. Çünkü o kimse var­lığını bir istikamete bağlamış değildir. Onun bildiği bir istikamet (bir anlam alanı) değil, sayılamayacak kadar çoklukla dolu kesret alanıdır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Sadakatin sağladığı bütünlük sahiciliğin teminatıdır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnançsız ve bilinçli yaşayabiliriz. Hatta modern dünyanın ızdırap dinamosu çoğu durumda bu tarz yaşayışı tercih ettiğimiz için çalışıyor.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Batı Medeniyetini tarih boyunca ortaya çıkan medeniyetlerden ayıran ve onu bir sapıklık şekline sokan özellik Batı Medeniyetinin bid'at üzerine inşa edilmiş bir hurafe medeniyeti oluşudur.

📖 Sayfa 61 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnsan olmaya (ve ölmeye) doğrudur.
Vahim olan bundan kaçamayışı, kaçtığı za­man ise hangi tehlikeyle yüzyüze geldiğini farkedemeyecek bir cehalete gömülüşüdür.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Eğer insan hayatı teknoloji ve piyasa arasında kurulan koalisyonun sultası altındaysa ve insanlar eşyayı (gücün, refahın) bir işareti saydıkları halde, eşya insanın (kimliğini, kişiliğini) işaret etmiyorsa toplum hayatında yapısal bir baskı ve şiddet yürürlüktedir. Bu baskı bilgiyi örter.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Neden çoğu kimse sağduyunun telkinleri­ne kapılarak dünyada bulunuşumuzu kolay kabul edilebilir bir vakıa saymakta ve ger­çekliği bu kolaylığın içine sıkıştırmaktadır?

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Eğer insan hayatı teknolo­ji ve piyasa arasında kurulan koalisyonun sultası altındaysa ve insanlar eşyayı (gücün, refahın) bir işareti saydıkları halde, eşya in­sanın (kimliğini, kişiliğini) işaret etmiyorsa toplum hayatında yapısal bir baskı ve şiddet yürürlüktedir.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Ucunda ölüm olan her şe­yi ciddiye almak zorundayız. İnanılan "şey" bizim için benimsenebilir nitelikte olmaya­bilir. Yine bir şey uğrunda ölündüyse o şey­de dikkate değer ve yeniden ele alındığında insanlık için öğrenilecek bir husus hep var­dır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Adam sırasına girebilmek için Kant'ı anlayacakmışız! Hiç bir sünnete riayet etmeksizin aklımızı kullanacakmışız!

📖 Sayfa 47 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İstediğimiz duruma ancak neyi istemediğimizi fark edersek yaklaşabiliriz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Biz nereye gitmek istiyor­sak düşüncemiz orada odaklanır ve düşün­cenin çerçevesi ve hatta ne idüğü o yönle açıklık kazanır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Modern kültürden ne anlamalı diye sorulduğunda ise, verilebilecek bütün cevaplar bu kültürün 'tek dünyalılık' anlayışının bir ürünü olduğunu söyleme sınırları içinde kalacaktır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Eğer inanç dil ile ikrar edilmekle tamamlanabilseydi inancı da bilinci anladığımız gibi anlayabi­lirdik. Ama inancın inanç olabilmesi için kalp ile tasdik edilmesi gerektiğini biliyo­ruz. Bir insanın dil ile ikrar ettiği "şey" üze­rinde konuşabiliriz; ama kalb ile tasdik etti­ği üzerinde değil. Tasdik edilen ne ise onu biz de kalben tasdik edebiliriz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Her an ev vahim durumdayız. Vehamet bu dünyada bulunmaktan başka bir şey değildir.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

***
Unutulmamalı ki haçlı ruhu hıristiyanca bir bağlanışın değil, çapulculuk özlemlerinin ve nihayet mahrumiyet karmaşasıyla kıvranan bir kültürün üstünlüğü ele geçirme çabala­rının bir ürünüdür.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Çin, Mı­sır, Aztek, Yunan, Roma ve İslam medeniyetlerinin kendilerine özgü teknolojileri el­bette vardı; ama insan hayatının devamını böylesine yaygın ve karmaşık mekanik sü­reçlerin işleyiş şartına bağlayan bir başka medeniyet bilmiyoruz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Düşünce­lerin yalnızca bizim olabilmesi, o düşüncele­rin aynı zamanda herkesin düşüncesi olma gücünü taşımasıyla mümkün.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Kaçmakla bir uyuşturucunun sağladığı rahatlığı elde ederiz sadece. Böylece dünyadaki hayatımız uykulu bir sarhoşluk içinde geçip gider.

📖 Sayfa 8 · Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Batı medeniyetini tarih boyunca ortaya çıkan medeniyetlerden ayıran ve onu bir sapıklık şekline sokan özellik Batı Medeniyeti'nin bid'at üzerine inşa edilmiş bir hurafe medeniyeti oluşudur. Bu demektir ki İslami uyanış yalnızca belli bir boyunduruğu kaldırmaya değil, aynı zamanda hayatın nasıl yaşanılır kılınacağına da müteveccihtir.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnançla bilinç arasındaki ilişkiyi olumsuzlayıcı ifadeler yoluyla daha kolay kavrayabiliriz. İnanılacak gibi değil, diyoruz. İkna edici değil, diyoruz. Beni kandıramazsın, diyoruz. Demek ki inanç alanı bir tür özerk ve hatta bağımsız alandır.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnsan hayatında bilgi ve istek her ikisinin de müşterek kaynağına sadık kalındığı, kalkış noktasıyla irtibatın korunduğu şartlarda sahihlik kazanmış olur.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnancı arayan onu yalnızca inananda bulabilir, inandıranda değil.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Kaybolan devemizin üzerinde biz vardık.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Kainattaki bütünlüğün kabulü ve insan yapısındaki bütünlüğün kavranılması bilincimizin değil, inancımızın bir ürünü. Çünkü bilincimiz tecrübelerimizden çıkardığımız bir sonuç yüzünden elde ettiğimiz bir niteliğin harekete geçirilmesidir; inancımız ise tecrübelerimizin bizi -istesek de, istemesek de- götürdüğü ve bıraktığı bir oluşum alanıdır

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Yaşama alanlarımızın düzenlenme biçimi, kıyafetlerimiz ve özellikle kullanmayı seçtiğimiz araçlar bizim bilgiyle, kültürle ilişkimizi ifşa eder.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

İnandığı halde inandırmayan, inanmadığı halde inandıran insanlarla her zaman karşılaşabiliriz.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Düşüncelerimizin yalnızca bizim olabilmesi, o düşüncelerin aynı zamanda herkesin düşüncesi olma gücünü taşımasıyla mümkün.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Eşya parladıkça insan sönüyor.

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel

Sıkça Sorulan Sorular

Tahrir Vazifeleri 7 kimin eseridir?

Tahrir Vazifeleri 7, İsmet Özel tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1993'te yayımlanmıştır.

Tahrir Vazifeleri 7 kaç sayfadır?

Tahrir Vazifeleri 7, 62 sayfadır (Çıdam Yayınları baskısı).

Tahrir Vazifeleri 7'in en ünlü sözü nedir?

“Vehameti hissetmeye katlanamayan biz insanlar onu yok sayarak bir kaçış elde etmeye çalışırız.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Tahrir Vazifeleri 7 — İsmet Özel. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4