CANLI

Karen Armstrong'un Kaleminden Tarih Üzerine Seçme Sözler — Kan Tarlaları

Kan Tarlaları - Karen Armstrong kitap alıntıları ve sözleri

Karen Armstrong'un 2021'de yayımlanan Kan Tarlaları adlı eseri, Araştırma-İnceleme türünün önemli örneklerindendir. İrem Sağlamer çevirisiyle Pegasus Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan bölümler okur beğenisine göre sıralı.

Yazar:Karen Armstrong
Çevirmen:İrem Sağlamer
İlk Yayın:2021
Yayınevi:Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı:608
Dil:Türkçe
ISBN:9786052997550
Okuma Süresi:17 sa. 14 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Tarih

Kan Tarlaları'dan En Beğenilen Alıntılar

Türk komutanlar için klasik cihat idealleri ölmüştü ve haçlılar geldiğinde hiçbir "gönüllü" sınırları savunmaya koşmadı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Toprağın efendisi olup huzur içinde onu izleyeceğine, Adem onun kölesi oldu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Savaş neredeyse profesyonelleşmiş insan katliamı endüstrisi olarak adlandırılabilir. Askerlerin çoğunun siperlerde deneyimlediği yoğun ortaklık duygusunu asla unutmaması modern toplumun yalnızlığına ve bölünmüşlüğüne karşı çarpıcı bir suçlamadır.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Sanayileşme aynı zamanda ulus devleti de yarattı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Dinsel olarak örgütlenmiş tarım toplulukları çoğu zaman "sapkınlar" a zulmetmişti; seküler Ulus devlette asimile edilecek ya da ortadan kaybolacak olanlar "azınlıklar"dı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Monarşi orduya, ordu da paraya bağımlıdır: Para toprak vergisinden gelir; toprak vergisi tarımdan gelir. Tarım adalete bağımlıdır; adalet, memurların dürüstlüğüne ve dürüstlük ile güvenilirlik de kralın uyanıklığına bağımlıdır.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Mutlak yönetim çabasındaki o hükümdarlar tebaalarının yaşamlarını daha yakından denetlemelerini sağlayan bir eevlet mekanizması geliştirmişti ve inanç bağlılığı giderek daha fazla siyasal sadakat ölçütü haline gelecekti.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Ne var ki birbirine bağlı ve yalıtılmış bir topluluk diğerlerini dışlayan bir ayrıcalık geliştirebilir.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Sömürgeleştirilen bir halk çoğu zaman dinsel uygulamalarına sıkı sıkıya sarılır, bunlar üzerinde hâlâ bir miktar denetimi vardır ve ona özgürlüğün onurunu yaşadığı günleri anımsatır.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Bütün tarım toplumları bir noktada doğanları gereği sınırlı kaynaklarını tüketiyordu ve bu da yenilikleri frenliyordu. Sadece tümüyle sanayileşmiş toplumlar sınırsız ilerlemenin gerektirdiği sürekli altyapı yenilemesini karşılayabiliyordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Fransız Devrimi'ni başarısızlık olarak görmek yerine belki de uzun bir sürecin şiddetli başlangıcı olarak görmeliyiz.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Aydınlanma, philosophes ( aydınlanma düşünürleri ) tarafından ilan edilen entelektüel özgürlük, modernleşmenin bir lüksüydü.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Devrimci Fransa, Avrupa halklarına özgürlük getirmediği gibi devrimin varisi Napoleon, Britanya'nın emperyal hırslarını tehdit eden geleneksel bir haraç imparatorluğu kurdu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Haklı savaş diye bir şey olamazdı çünkü insanın canını almak asla hoşgörülemezdi.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Her iyiliğin içinde bir kötülük vardı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Erken modern düşüncede gaddar ve zalim bir damar vardı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Erken Hristiyanlık birey ile Tanrı arasındaki özel bir olay değildi. İnsanların İsa'ya olan inancı, katmanlı Roma toplumunda zenginliğin ve gücün eşitsiz dağılımına meydan okuyan birine bağlı bir azınlık topluluğuna yaşama deneyiminden kaynaklanıyordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Tarım devletinin zulmünün yerini sanayileşmenin yapısal şiddeti almıştı. Daha fazla iyicil devlet ideolojisi gelişecek ve daha fazla insan eskiden sadece soyluların ulaşabildiği refaha sahip olacaktı ama bazı politikacıların onca çabasına karşın zengin ile fakirin arasında her zaman aşılmaz bir uçurum olacaktı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Zamanımızın şiddetine göğüs gererken kendimizi rahatsız, çökmüş ve yılmış hissettiren küresel acıya ve mahrumiyete karşı yüreklerimizi katılaştırmamız doğaldır.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Birinci Dünya Savaşı eşi görülmemiş bir katliam ve soykırım yüzyılının habercisiydi ve bu herkesin bildiği gibi dinden değil aynı ölçüde etkili bir kutsal kavramdan kaynaklanmıştı: İnsanlar güç, şan ve şeref, kıt kaynaklar ve en önemlisi ulusları için savaşmışlardı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Akla hayale gelmeyecek bir şiddet çağı doğuyordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Athanasius piskopos olduğunda Ariusçuları hapse attırdığında, kırbaçlattığında ve işkence yaptırdığında çevresinde askerler ve emperyal görevliler vardı. Belli ki dini ( Hristiyanlık ) emperyalleştirmek imparatorluğu Hristiyanlaştırmaktan daha kolaydı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Yeni makinelerin kullanılması için, halkın tarım yerine endüstri alanında seferber edilmesi gerekti; ekonomik açıdan kendine yetme artık geçmişte kalmıştı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

"Tapınan kimse artık kendi içine dönmüştür."

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

En iyi ordular su kadar zayıf görenebilirdi ama su son derece yıkıcı olabilirdi.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

"Sevdiklerinizin ne kadar iyi olduğunu temel alan bir sevgi çıkarcı bir şeydir."

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Adem ile Havva Cennet Bahçesi'nden kovulduğunda muhtemelen Aziz Augustinus'un inandığı gibi ilk günahı işlememiş, tarım ekonomisine geçmişti.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Bir Hristiyan imparator kadar büyük bir oksimoron ne İsa'nın ne de ilk Hristiyanların aklına gelirdi.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

"Kötüleri yönetmek için iyi insanlar kullanan bir devlet düzensizliğin kurbanı olur ve yıkılır." Diyordu Şang.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

732'de Puvatya'da Müslüman bir akıncı birliğine karşı kazandığı zafer genelde Avrupa'yı İslam egemenliğinden kurtaran belirleyici olay olarak görülür; aslında Hristiyanlığı kurtaran Abbasilerin Batı'ya karşı tam ilgisizlikleriydi.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Modern devlet rakip siyasal kurumları, yani imparatorluğu, kent devletini ve feodal beyliği askeri yenilgiye uğratarak doğmuştu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Başından beri, hâlâ modern söylem için yaşamsal olan insan hakları felsefesi bütün insanları kapsamıyordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Kur'an'ın temel iletisi, Bizans'ı yıkan şey gibi yeni, anlaşılması güç bir öğreti değildi, sadece Mekke'de ortaya çıkan yapısal şiddete meydan okuyan adil bir toplumun nasıl oluşturulacağının bir "anımsatıcısıydı": Bireysel servet edinmek yanlıştı, zenginliğinizi eşit ve saygılı davranılması gereken yoksul ve savunmasızlarla paylaşmak iyiydi. Müslümanlar Mekke kapitalizminin açgözlülüğüne ve sistematik adaletsizliğine bir seçenek oluşturan bir ümmet, bir topluluk kurdu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Ulus devletin doğal çelişkileri milliyetçilik deneyimin bulunmadığı Müslüman ülkelerde özellikle can yakıcı olacaktı. Avrupalıların çizdiği sınırlar o kadar keyfiydi ki ulusal bir "hayali topluluk" yaratmak son derece zordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Avrupa, bir çatışma "kutsal" hale geldiğinde şiddetin sınır tanımayacağını ve uzlaşmanın imkansız olduğunu çünkü savaşan tarafların hepsinin Tanrı'nın kendi yanlarında olduğuna inandığını yanlış yapa yapa öğrenmişti.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

John Locke'un din savaşlarına karşı çözümü din özgürlüğüydü. "Din"i siyasetle karıştırmak feci, tehlikeli ve varoluşsal bir hataydı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Birleşmiş Milletler'in 1948'de Filistin'i bölmesinin ve İsrail Yahudi Devleti'ni kurmasının ne kadar sakıncalı olduğu görüldü. İsrail'in komşularıyla savaşlarının ve Filistinlilerin tepkisinin nedeni din değil seküler milliyetçilikti.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Sapkınlık ( airesis ) sadece inanca dayalı değil aynı zamanda siyasal bir konuydu; sözcük " bir başka yol seçmek " anlamına geliyordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Yehova Kabil'e " Kardeşin Habil nerede?" Diye sorduğunda o, " Ben kardeşimin bekçisi miyim? " yanıtını verir. Kentsel uygarlık, bu ilişkiyi ve insan doğasının özündeki bütün diğer insanlara karşı sorumluluk duygusunu reddetmişti.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Müslümanlar geleneksel olarak İslam öncesi dönemi "cahiliye" olarak niteler ve genelde "cehalet dönemi" olarak çevirir. Ancak CHL kökünün başlıca anlamı " çabuk öfkelenme"dir: Şeref ve saygınlığa ve aşırı kibire karşı şiddetli hassaslık ve hepsinden önemlisi sürekli bir şiddet ve misilleme eğilimi.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

İznik amentüsü pek çok Hristiyanın kafasını karıştırmıştı. Sadece tek bir Tanrı varsa İsa nasıl kutsal olabiliyordu? Bu iki Tanrı olduğu anlamına mı geliyordu?

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

1609 ' da Moriskolar İspanya'dan sürüldü, Avrupa'daki son büyük Müslüman toplumun da ortadan kalkmış oldu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Greko-Romen dünyada kadınlar ve erkeklerin düzenli olarak olgunlaşmış tanrılara dönüşmesi doğal sayılıyordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

İsa takipçilerine her şeylerini yoksullara vermelerini söylemişti ama Hristiyan imparator muazzam bir servete sahipti.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

"Bizim bildiğimiz dünya yok oluyor."

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Cinlerin musallat olması denilen şey çoğunlukla ekonomik, cinsel ya da sömürgesel baskı dönemlerinde, insanların denetleyemedikleri yabancı bir gücün etkisi altında olduklarını hissetmeleriyle bağlantılı görünüyor.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Musul Emiri Zengi'yi dindar bir Müslüman olarak görmek zordu. Türk vakanüvisler onu " düşmanlara ve sivilcelere ölüm getiren haşinliğini, saldırganlığını ve küstahlığını" kınıyordu ve 1146'da içki içip sızdıktan sonra bir köle tarafından öldürüldü.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Müslüman çileciliği aristokrasinin artan şatafatına ve maddeciliğine karşı bir tepki olarak gelişti. Çoğu zaman Peygamber'in de yaptığı gibi yoksullara arasında yaygın olan kaba yün hırkalar giyen çileciler sufiler olarak tanınacaktı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Batı modernitesi ilk yaratıldığı yerlere iki ödül sunmuştu: siyasal bağımsızlık ve teknik yenilik...

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Bir gün Ferisiler ile Hirodesçi hizmetkârlar İsa'ya bir tuzak soru sordu: " Sezar'a vergi ödemek yasaya uygun mu değil mi? Ödemeli miyiz, evet mi hayır mı? Vergilendirme Roma Filistin'nde her zaman tehlikeli bir soruydu ve İsa hayır derse tutuklanabilirdi. Altın paranın üzerindeki Sezar adını ve simgesini göstererek İsa yanıtladı: " Sezar'ın hakkını Sezar'a verin ( apodote), Tanrı'nın hakkını da Tanrı'ya verin. "

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Birinci Dünya Savaşı'nın şiddeti karşısında yaşadıkları dehşet Amerikalı köktendincilerin modern bilimi reddetmesine de yol açmıştı.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Dünya giderek Batı ve Ötekiler şeklinde bölünecekti ve bu sistematik ekonomik ve politik eşitsizlik askerî güçle korunuyordu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Düşünce özgürlüğü modern seküler Batı'da kutsal bir değer haline gelecekti, çiğnenemez ve devredilemez bir haktı

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Muhafazakar bir toplumda istikrar ve düzen, ifade özgürlüğünden çok daha önemliydi.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

İyi lider savaşçı değildir.
İyi savaşçı kızgın değildir.
En iyi fatih saldırıya geçmeyendir.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Düşünürler, uzmanlar ya da politikacılar ne derse desin, dünyanın her yanında insanlar dinin kamusal yaşamda daha önemli bir rol oynamasını istediğini dile getiriyorlardı. Bu tür bir dindarlığa genelde "köktendincilik" deniyor; bu tatmin edici olmayan bir terim çünkü diğer dillere kolay çevrilemiyor ve yekpare bir olguyu ima etmiyor.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Uygarlık kendisini geliştirecek bir aylak sınıf gerektiriyordu ve binlerce yıl boyunca en güzel eserlerimiz sömürülen köylüler sayesinde yaratıldı. Sümerlerin yazıyı toplumsal denetim amacıyla bulması bir rastlantı değildir.

📖 Sayfa 34 · Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Moğol saldırılarında Müslümanların bilimi ve kültürü o kadar büyük zarar görmüştü ki hukuk bilginleri içtihat ( bağımsız düşünme ) kapılarının kapandığına hükmetti. Büyük ölçekli yenilikleri uygulayacak ekonomik kaynaklardan yoksun olan, yaratıcılıktan çok toplumsal düzene önem veren ve kültür çok zor edinildiği için kazanımları korunmasının daha önemli olduğunu düşünen tarım uygarlığının aşırı muhafazakar biçimiydi bu.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Fransız devleti Kilise'yi ortadan kaldırdıktan sonra kesinlikle daha fazla barışçı olmamıştı. 16 Ağustos 1793'te, Ulusal Konvansiyon levée en masse ilan etti: Tarihte ilk kez bütün bir toplum savaş için seferber edildi.

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Mekke toplumsal ve ahlaksal bir krizin pençesindeydi. Eski aşiret ruhu başlangıç aşamasındaki piyasa ekonomisi düzenine yenik düşmüştü ve şimdi aileler birbirleriyle zenginlik ve saygınlık yarışına girmişti. ( sene 610 )

Kan Tarlaları, Karen Armstrong

Sıkça Sorulan Sorular

Kan Tarlaları kimin eseridir?

Kan Tarlaları, Karen Armstrong tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2021'de yayımlanmıştır. Türkçeye İrem Sağlamer çevirmiştir.

Kan Tarlaları kaç sayfadır?

Kan Tarlaları, 608 sayfadır (Pegasus Yayınları baskısı).

Kan Tarlaları'nın en ünlü sözü nedir?

“Türk komutanlar için klasik cihat idealleri ölmüştü ve haçlılar geldiğinde hiçbir "gönüllü" sınırları savunmaya koşmadı.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kan Tarlaları — Karen Armstrong. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4