
Halid Ziya Uşaklıgil'in Kırk Yıl adlı eseri, Edebiyat türünün önemli örneklerindendir. Türkçe baskısı Özgür Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Kırk Yıl'dan En Beğenilen Alıntılar
Artık tekrar İzmir’e, İzmir’ime dönmek icin hazırlandım.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bilmiyor musun en gülümseyen ufukların arkasında dişlerini gıcırdatan kıskanç bir sima vardır, sırıtarak ısırmaya hazır bir şans...
📖 Sayfa 560 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
"Emellerini ne kadar sınırlarsan,varılabilecek sonları ne kadar el ulaşabilecek çizgiler çevresinde ararsan bahtiyar olmak ve bahtiyar etmek amacını elde etmeye o kadar imkân vereceğine kanaat edeceksin."
📖 Sayfa 259 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
İşte biz bu devrin hicran içinde doğmuş, yetişmiş, hayata gözünü ölüm nefesleri içinde açmış gençleri idik ve bunun için yaşımızın neşesini ancak kendimizi ve etrafımızı unutabildikçe duyar şayet gülmeye kuvvet bulursak akabinde utanarak mateme geri dönerdik. Gene onun içindir ki o zamanın edebiyatı herşeyden ziyade ümitsiz oldu.
📖 Sayfa 639 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
"...Birgün hiç beklenmeyen bir dakikada...
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Zaten hayatın ehemmiyeti ve vakaları hep beklenmeyen dakikalarda çıkmaz mı?"
İnsanların hisleriyle kararları ve hareketleri arasındaki bağlar o kadar dolaşık ve karışık bir yumaktır ki bunu çözmeye, bilmem, daima imkan var mıdır?
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
...Hep geçip gittiler. Sen, o, etrafımda daha daha yüzlerce refiklerin, dostların hep birbiri ardınca geçtiklerinde şahit oldum.
📖 Sayfa 396 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bu hayatın altında neler saklanmış olabilirdi? Belki korkunç vakalar, kanla bulanmış sergüzeştler, hatta vahşi cinayetler, velhasıl unutmak için derinlere gömülmüş maziler olabilirdi.
📖 Sayfa 370 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bu da geçer!.. Evet, hep geçerdi, lakin seneler de beraber, arkalarında elemlerden, mücadelelerden, bıkkınlıktan, bezginlikten ve nadiren zincirin paslarla örülü karamsar halkalarında parça parça kırmızı tebessümlerini koyarak gözleri aldatan neşelerle dolgun bir ömrü de sürükleyen senelerle beraber her şey geçerdi.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Nesiller kendilerine belirlenmiş olan yolları takip ederken etrafı teşkil eden bütün manzaralar yeniliklerini getirerek değişecektir.
📖 Sayfa 575 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Ben de susuyordum, kalbimde bir ukdeyle.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Birgün hiç beklenmeyen bir dakikada...
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Zaten hayatın ehemmiyetli vakaları hep beklenmeyen dakikalarda çıkmaz mı ?
Doğu? Pek güzel, belki pek zengin bir geçmiş!.. Ama gelecek batınındır. Geçmişe teşekkür borcunu onu horlamamakla ödeyerek batıya yürümek yoluyla, Türk kendi varlığına karşı ilerleme-yükselme görevini yerine getirmelidir.
📖 Sayfa 489 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bir kere cikmaz sokağa kadar girmek, kapının önünde durmak icin cesaret ettim. Biraz daha cesaret…
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Hayatta pek cok seyleri affetmek felsefesiyle mesud olan ben, cocuklugumun sevgilerini nasıl unutamıyorsam bu kini de unutmaya kuvvet bulamıyorum.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Kalabalık... Kalabalık... Amcalar, halalar, enişteler, her biri birer yakınlık unvanı ile size hükmetme, hissiyatınıza tasarruf pençesini yapıştırmak için kendisinde bir hak bulanlardan müteşekkil bir kalabalık...
📖 Sayfa 140 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Zamanın gözleri daima ileriye bakar, gelecek günlerden çıkacağa ümidini bağlar.
📖 Sayfa 547 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
–Rica ederim, bana kısa boylu denir mi?
📖 Sayfa 547 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
–Hayır dedim, bir saniye durdum, o müsterih bir nefes alıyor gibiydi, arkasından ilave ettim:
–Cüce derler!...
Fakat hayatta her hareketi yönlendiren ve idare eden akıl olsaydı elbette dünyada işler daha salim bir yol tutardı.
📖 Sayfa 571 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil

Benim minimini yüreğimi kıracak ne vardı?
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
İnsan, tam manasıyla çocukluk devresinden ne vakit çıkmış olur; hatta hâlâ bugün katiyetle "İşte artık çocuk değilim!..." demek mümkün müdür?...
📖 Sayfa 205 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
İnsan olayların kalıbında öyle değişikliklere eğilimli bir çamurdur ki... Kim bilir?
📖 Sayfa 555 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Herkesin hayatında az çok müşabih eza ve intizar devreleri vardır.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
"Beklemek...
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bunun kısası olmayacağını herkes bilir."
O senden, sen ondan, ikiniz de hayattan memnun olmak: İzdivaç bundan başka bir şey midir?
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Dün gibi bir şey. İşte gözlerimi kapayınca aradan sanki bir uyku zamanı geçmiş denebilecek. Bu uzun rüyanın öte tarafında kalanlar da bir rüya... Acı ve tatlı birbirine dolaşan, kalın ve uzun bir saç örgüsü gibi, kıvrılıp bükülüp birbirine sarılan, gülen ve ağlayan hatıralarla dolu..
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Esasen dostlar neydi? Bu dost kelimesine mutaden verilen mananın kuvveti ve mahiyeti neden ibaretti? Dostlar daha ziyade bizim kendilerinde mevcudiyetini arzu ettiğimiz meziyetlerin, sıfatların, hasletlerin hayalimiz tarafından üstlerine giydirilmiş hilatlerle gözlerimize görünen hayaletler değil miydi?
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Fakat bir kere hayattan, muhitten bezmiştim.
📖 Sayfa 437 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Ben bilhassa nazımın geçeceğinden emin olduğumdan bu neviden şakalarda ileriye giderdim.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Kinsiz, lekesiz, arızasız bir muhabbet.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Yapayalnız kalmak!… Hayatta sizi hırpalayıp yoran, bütün mevcudiyetinizi ta temellerinden sarsarak bir yere yıkılıp yatmak ihtiyacıyla ezen cidallerden, yorgunluklardan sonra dört duvarından akan yalnız kendi varlığınızda mahsusiyetin, adeta metrukiyetin, yetimiyetin buzlu havasıyla zehirlenip uyuşmak…
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Muhtelif muhitler içinde, muhtelif muhitler arasında ne kadar muhabbet toplayabilmişsem bunlar bana son temennilerini getiriyorlar, "uğurlar olsun" diyorlardı. Ve ben her uğurlar olsun temennisinin arkasından kalben "acaba!..." diyordum.
📖 Sayfa 501 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Fakat başkalarının muvaffakiyetine tahammül edemeyen ve onların vasıl oldukları mertebeye çıkamayarak bu aczi hazma imkân bulamayan bir sürü vardı ki, meşhur kara kurbağa ve ateşböceği efsanesine benzeyerek, biraz parlamaya eğilim gösteren kabiliyetlere kıskançlıkların zehrini tükürecek kadar kendi hırslarının ayıbını ortaya atmaktan utanmazlardı.
📖 Sayfa 572 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Onun şahsı da, giyinişi de, söyleyişi de cazibedardı.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Hayat önüme yığınlarla ne büyük kümeler yığmıştı!
📖 Sayfa 52 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bu günün bilimsel tahlilleriyle halledilebilecek olan suallere o zamanın büyükleri bir kelime ile cevap verilerdi: Kader...
📖 Sayfa 145 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bilmiyorduk, bilmeye lüzum da yoktu. Birbirimize bir şeyler söyler miydik? Zannetmiyorum, belki tek tük kelimelerin zaptına kadir olamazdık. Hislerde o kadar müşterek idik ki bunu açıklamaya gerek görmezdik elbette...
📖 Sayfa 129 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Biraz bilseler bile bilmiyor görünmek bir süs kabilindendi.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil

Hayatın öyle dakikaları var ki uzun senelerin mihnetleri (sıkıntıları) arasından insanın çocuk ruhunu ihya eder (canlandırır) ve ona yegâne (tek) bir tesliyet (teselli) kabesi gibi annesinin hayalini tavaf ettirir (çevresinde döndürür).
📖 Sayfa 53 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
İnsanların hisleriyle kararları ve hareketleri arasındaki bağlar o kadar dolaşık ve karışık bir yumaktır ki bunu çözmeye, bilmem, daima imkân ve zaman var mıdır?
📖 Sayfa 51 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Gülmek... İşte bir illet ki bu yaşta, türlü matemlerden sonra bile hâlâ beni terk etmedi.
📖 Sayfa 167 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Hep konuşuyorduk, etrafta kabaran kulaklara ehemmiyet vermeyerek...
📖 Sayfa 527 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
O zaman, ilk adımlarda yapılan cesaretin nedameti duyularak, bir delilin arkasından yavaş yavaş yürünürdü.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
O zamanın alkışları sakitti, daha ziyade gözlerdeydi.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Fakat her fena şeyin bir teselli veren ciheti vardır.
📖 Sayfa 291 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bu bir boş hayal idi ki kalbimde derin bir özlem bırakacak kadar yoğunluk almadan hayatımın ufkundan hafif bir sis şeklinde silindi.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
İstikbalimin yazgısını taşıyan sandal hangi sahile kancasını iliştirip tutunabilirse oraya çıkacak ve diğer tavsiyeleri, artık emin bir limana ulaşmış bulunmak itimadı ile, etrafımdan akan dalgaların cümbüşüne terk edecektim.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Hayatın önce her türlü ehemmiyetten önemsiz zannedilen nice küçük küçük izlenimleri vardır ki, bir müddet yaşadıktan sonra çekilip atılan binlerce mühim teessürler unutmuşluğun karanlıklarına gömülürken, onlar ömrün son günlerine kadar sizinle beraber yaşar, bıraktıkları levhalar en ufak teferruatına kadar daima net çizgilerle parıldar, daha dün vukua gelmişçesine gözlerinizin kulaklarınızın içinde canlılıklarını duyurur.
📖 Sayfa 583 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Hal-i nez'imde acırsın sevgilim dinle beni,
📖 Sayfa 360 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
A benim ruh-ı revanım seven ölsün mü seni.
Ben zaten romanlarda kişileri, hayatta tanınan simalara tatbik etmekten ziyade gözlerimin önünde yaşayan insan örneklerini romanlardan hayalime kazınan kahramanların arasından anlar, hatta onlara birer tanım işareti koymak için zihnimde hikaye kahramanlarının isimleriyle birer alamet-i farika yapıştırırdım.
📖 Sayfa 369 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Hayalperest değildim amma hayatı tecrübe etmis de değildim.
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bütün etrafımda aşk maceralarından örülmüş bir zincirin deveranı vardı: Arzu, emel, heves kelimeleriyle ifade edilebilen derecelerinden başlayarak aşk denilen ve hatta tutkunluk şiddetine kadar etrafımda hemen bütün dostlarımın, tanıdıklarının buhranlarına şahit idim.
📖 Sayfa 224 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Heyhat!... Hayatta daha ne kadar böyle kalben köpürürken gülüp geçilecek şeylere alışmak mukaddermiş!
📖 Sayfa 222 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Geri döndüm. Bu hayat ile yarın tekrar başlayacak hayatın arasında sanki bir damar kopmuş gibiydi ve bu damarın iki ucu, son damlaları da sızdıktan sonra, artık düğümlenerek büsbütün kuruyacak, büsbütün ölecekti.
📖 Sayfa 286 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Halimden memnun, talihin lütfundan bana nasip olarak ayrılan güvenceler ile mesut olmalıydım.
📖 Sayfa 237 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Ölümün kahrı böyle ailenin sinesinden, kenarından ve civarından takım takım kurbanlarını aramızdan eksiltirken kalbimde mahiyetini kendi kendime itiraftan korkutan bir ihtimal vardı. Bir ihtimal ki bana o kahhar pençenin bir gün, heyhat!... Pek yakın bir gün, ta mevcudiyetimin içine kadar sokulacağını, ciğerlerimi sökercesine dünyada en büyük sevgimi teşkil eden vücudun benden alınacağını hissettiriyordu.
📖 Sayfa 355 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
...kendilerini sevmekle mükellef addetmeyerek yalnız sizin tarafinızdan sevilmek, yani sayılmak salahiyetini kan irtibatından ve yaş farkından aldıklarını her firsatta tecrübe ettiğiniz büyüklerinizden mürekkep bir kalabalık...
📖 Sayfa 80 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil

Bir milletin hayatı yalnız resmi vesikalar içinden çıkarılmış kuru tarih sayfalarından anlaşılamaz.
📖 Sayfa 47 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Bundan sonra yaşamak ne demek olduğuna onun getireceği acılarla vâkıf olacaksın ve ne yapsan, kendini ne kadar aldatmaya çalışsan icat edeceğin sevinçlerin arasını hep zehirlerle dolmuş göreceksin!
📖 Sayfa 87 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Hep hayatın öyle bir devresinde idik ki yaratılışın aslını teşkil eden bu hararetin en şiddetli ateşleriyle sarılmış idik.
📖 Sayfa 225 · Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil
Sıkça Sorulan Sorular
Kırk Yıl kimin eseridir?
Kırk Yıl, Halid Ziya Uşaklıgil tarafından yazılmıştır.
Kırk Yıl kaç sayfadır?
Kırk Yıl, 967 sayfadır (Özgür Yayınları baskısı).
Kırk Yıl'ın en ünlü sözü nedir?
“Artık tekrar İzmir’e, İzmir’ime dönmek icin hazırlandım.”