CANLI

Klasik Edebiyat ile İlgili Zoraki Diplomat Kitabından Paylaşılası Sözler — Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Zoraki Diplomat - Yakup Kadri Karaosmanoğlu kitap alıntıları ve sözleri

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun 1955 tarihli Anı-Mektup-Günlük alanında öne çıkan eseridir. Klasik edebiyat alanında Zoraki Diplomat'tan öne çıkan sözler bu sayfada derlendi.

Yazar:Yakup Kadri Karaosmanoğlu
İlk Yayın:1955
Yayınevi:İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı:425
Dil:Türkçe
ISBN:9754704341
Okuma Süresi:12 sa. 2 dk.
Türler:Anı-Mektup-Günlük

Zoraki Diplomat'tan En Beğenilen Alıntılar

Bu demokrasi diyarında (Avrupa) söz hürriyeti vardır ancak sözünüzü işittirmek ve yayabilmek araçlarına sahip olmak şartıyla. Bu araçlar ise o devirde yalnız sövenlerin sayanların, yalnız itham ve iftira edenlerin elindeydi.

📖 Sayfa 255 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ömürleri boyunca, hep başkalarının döktüğü kalıplar içinde ezilip büzülerek, hep başkalarının arzu ve iradesine göre şekiller alarak ve acıkmadan yiyerek, düşünmeden söyleyerek yürürler giderler.

📖 Sayfa 45 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bir milletin başına, büyük bir felaket gelmeye dursun; bütün ahlak ve karakter değerleri öylesine karışıyor ki, kimin doğru yolda gittiği, kimin eğri yollara saptığı belli olmuyor.

📖 Sayfa 169 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"İnsanlığın alın yazısı hiçbir devirde bugünkü kadar kararmamış; insanlık hiçbir devirde bugünkü kadar dar bir çıkmaza girmemiştir."

📖 Sayfa 344 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Biz, ne polemik ne de propaganda ajanlarıyız. Diplomatın tek vazifesi devletler arasındaki anlaşmazlıkları pazarlık ve uzlaşma yoluyla kaldırmaktır."

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Demokrasi diyarında söz hürriyeti vardır, lâkin, sözünü işittirmek ve yayabilmek vasıtalarına malik olmak şartıyla.

📖 Sayfa 255 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"İnsanın kendi ülkesinden uzaklaşması, ona ülkesini daha çok sevdirir."

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Vaktiyle Fizan vardı, şimdi de Tiran...

📖 Sayfa 56 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Ömürleri boyunca, hep başkalarının döktüğü kalıplar içinde ezilip büzülerek, hep başkalarının arzu ve iradesine göre şekiller alarak ve acıkmadan yiyerek, düşünmeden söyleyerek yürürler giderler. Evet, dünya onlar için, yalnız bu barem merdiveninden ibarettir. Bunun dışında bir kainat olduğunu tasavvur bile edemezler ve hayatın başlıca zevkini, yeryüzünün başlıca nimetlerini bunun sahanlıklarında ararlar.

📖 Sayfa 45 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yahya Kemal, ilk defa milletvekili olarak Ankara'ya geldiği gün, oturduğu hanın penceresinden havada uçuşan leyleklere melûl melûl bakarak: "Hey mübarek kuşlar," dermiş, "Biz buraya milletin emriyle gelmiş bulunuyoruz. Ya siz ne halt ettiniz de dünyanın nice güzelim yerleri dururken şu çölün üstüne üşüştünüz?"

📖 Sayfa 235 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“ Meğer Tarihi Siyasi’nin fıkraları da Tevrat’ın kıssaları gibi birer masaldan ibaretmiş…”

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Lanet, bin lanet olsun o Hitler’e. Nasıl acımıyor, nasıl kıyıyordu da bütün bir gençlik fideliğinin en güzel tomurcuklarını, eli hiç titremeden, avuç avuç, öbek öbek şu ateş tarlalarının içine atıp duruyordu? Hitler, bunların yalnız bedenlerine kıymakla kalmamış, ruhlarını da haczetmişti. Yüreklerinden insanlıklarını söküp çıkarmış, hepsini bir otomat haline sokmuştu. Onlar da, ne şuur ne kalp, ne vicdan, hiçbir şey bırakmamıştı.

📖 Sayfa 192 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

yüreğim öylesine üzgündü ki, Meğer, ne boş kuruntulara düşmüşüm. Meğer, ne boşuna zahmetler çekmişim

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kafam bir yığın felsefe ve edebiyat yükü altında ezilmiş, yüreğimin bütün coşkunluk kaynakları kurumuş ve gençliğim bir takım değersiz sevdalar yolunda heba olup gitmişti.

📖 Sayfa 233 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Diplomaside başarı, bazen en iyi yalanı söylemektir."

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Şu halde ne etmeli, ne eylemeli? Akibet ne olacak? Batı âleminin hür insanları arasında böyle bir telâş ve endişeye düşenler de parmakla sayılacak kadar azdır. "Bugünü hoş geçir, yarını düşünme" sözü çoğunun hareket düsturu yerine geçmiştir. Bütün mânâsıyla bir medeniyet sonu hali...

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sosyal hadiselerin laboratuvarı, boş laflarla vakit geçirilen şatafatlı merasim salonları değil, alınteri döken insanların gösterişsiz muhitidir.

📖 Sayfa 69 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"(Çek lider Dr. Haha, Yakup Kadri'ye) Elçi Bey, dedi. Atatürk'ün ölümüyle yalnız siz Türkler değil, hepimiz büyük bir adam kaybetmiş oluyoruz. O, tarihte eşine pek az rastgelinen bir millet kurtarıcılarından ve devlet kurucularındandır."

📖 Sayfa 145 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Avrupa’nın bu en modern, en zengin liman şehrinin (Rotterdam) halkı, birdenbire, mağara devirlerinin yabaniliğine, ilkelliğine dönmüştü. Traşı uzamış vahşi bakışlı erkekler, saçları kırl sekiz saattir tarak yüzü görmemiş kadınlar, yüzleri kirden pastan görülmeyen çocuklar, hep bir arada kaynaşıp durmakta idi ve hiçbirinde insani reflekslerden eser kalmamış gibiydi. Ne kederli, ne kaygılı, ne de ürkektiler. Hatta aç mıydılar? Tok muyduydular? Çehrelerinden o bile anlaşılmıyordu. Perişan kalabalıklarını güçlükle sıyırıp geçen otomobilimiz dönüp bakan dahi olmadı.

📖 Sayfa 207 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Milli Mücadele'nin bazı zorlu safhalarında, O'nun, adeta, işlere seyirci kalır gibi bir kayıtsız, ilgisiz duruşu olurdu ki, Hamdullah Suphi bunu, şöyle tefsir ederdi: "Mustafa Kemal," derdi, "tıpkı cihan pehlivanları gibidir. Her önüne çıkan rakip ile güreşmeği şanına lâyık bulmaz. Kaldırmasını teklif ettiğiniz gülle, eğer yüzlerce kilo ağırlığında değilse, el sürmeğe tenezzül etmez.

📖 Sayfa 35 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Altmış beş milyon baldırı çıplak, bu beş altı milyon insanın refahı için kâh sıtmalı bataklıklarda, kâh karanlık maden kuyularında durmadan alın teri döküyor.

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İçeriden, bunak bir imparatorluğun kabusu; dışarıdan, merhametsiz bir emperyalistliğin terörü, sonu gelmeyen bir gece gibi bu ülkenin üzerine çökmüştü. Ve kimsesiz bir millet, uzun devirden beri bu Çifte baskının altında bunalıp kalmıştı. Her başını kaldırmak istedikçe, ya saray ya düveli muazzama Denilen iki zülüm kutbunun arasında biraz daha ezildiğini hissederek siniyor, bükülüyor, korkulu rüyalarla dolu bir rüyaya uykuya dalıyordu.

📖 Sayfa 62 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Farslıları vecde getiren şey ne kahramanlık ne şadımanlıktır. Bunların ruhu ancan azap ve ıstırap ile coşup taşmasını bilir ve en yüksek hazlarını çok defa dramatik sahnelerde bulur.

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsanlığın alınyazısı hiçbir devirde bugünkü kadar kararmamış; insanlık hiçbir devirde bugünkü kadar dar bir çıkmaza girmemiştir.

📖 Sayfa 344 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İsviçrelinin bu halini de hasisliğe vermemelidir. O baçka türlü yaşamaktan zevk duymaz. En tiksindiği şey debdebe ve şatafattır. Buna müptelâ olanlara -zira İsviçre'de tek tük bizim yeni zenginlerimiz tarzında ömür sürenler de vardır- gülerek veya acıyarak bakar. Lehçesi böylelerini tezyif edici türlü türlü argo tabirlerle doludur.

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Sosyal hadiselerin laboratuvarı, boş laflarla vakit geçiren şatafatlı merasim salonları değil, alınteri döken insanların gösterişsiz muhitidir."

📖 Sayfa 56 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bir ülkenin onurunu korumak, bazen kendi onurundan vazgeçmeyi gerektirir."

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Hemen her hükümet merkezinde diplomatik çevrelerin" fahri" protokol hakemliğini yapan bu "snob" lar güruhuna anlatamazsınız ki, bir memleketin tuzu biberi asıl o sade, yapmacıksız, o kökleri yurdun aşağı tabakalarına saplı halk çocuklarıdır."

📖 Sayfa 56 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İlk gençlik çağımdan beri hayranlık ve saygı ile sevmeye alıştığım ve nurunu güneşin aydınlattığı gibi bütün dünyanın malı sandığım Avrupa medeniyet alemi, o vakit, bana kapıları Garplilardan başka herkese sımsıkı kapalı, sert ve yalçın bir kale duvarı halinde görünmeye başlamıştı.

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

“Sosyal ve ekonomik kalkınma davalarında olsun; kültür, sanat ve edebiyat meselelerinde olsun, kararımız, memleket dışına hiç çıkmamak, daima milli bir hudut içinde kalmaktı.”

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Şefkatli bir baba gözleriyle gözlerimin içine baktı ve “elçi bey” dedi. “Atatürk’ün ölümüyle yalnız siz Türkler değil, hepimiz büyük bir adam kaybetmiş oluyoruz. O, tarihte eşine pekaz rastgelen millet kurtarıcılarından ve devlet kurucularındandı.”

📖 Sayfa 145 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Çekine çekine girdiğim diplomatik aleminde, yirmi yıl, hep böyle anakronik insanlar arasında yaşamış; yalnız sınır ötesi değil tarih dışı bir ömür geçirmeye mahkum olmuştum. Bu, benim için tam manasıyla bir sürgündür.
Vücudum gurbette, kafam gurbette, gönlüm gurbette, yirmi yıl, kendime benzer kişilerden uzak, diğer diğer dolaşacaktım. Tek dosta, tek fikir arkadaşına, hayat görüşü benim hayat görüşü uygun tek yoldaşa rast gelmeyecektim ve daima yeni muhiti yadırgı ayıp duracaktım.

📖 Sayfa 62 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Atatürk’ün, ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?

Atatürk, doğrudan doğruya kendi şahsına yapılan tecavüzler karşısında dahi, hiçbir hiddet ve şiddet emaresi göstermeksizin kendini, daima bu sükûnet zırhı içinden müdafaa etmiştir.

📖 Sayfa 28 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Milli Mücadele devrinde, bugünkü rahat ve modern başkentimizin adına birçok kimseler En Kara derdi ve ilk adımımızı attığımız dakikadan itibaren İstanbul'un hasreti yüreğimizi dağlamaya başlardı.
(...)
Yahya Kemal, ilk defa milletvekili olarak Ankara'ya geldiği gün, oturduğu hanın penceresinden havada uçuşan leyleklere melul melul bakarak, "Hey mübarek kuşlar," dermiş; "biz buraya milletin emriyle gelmiş bulunuyoruz. Ya siz ne halt ettiniz de dünyanın nice güzelim yerleri dururken şu çölün üstüne üşüştünüz?"

📖 Sayfa 235 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Hollandalılar, dünkü küçük İngiliz krallığını bugünkü imparatorluk haline sokan ve hatta bütün Avrupa’yı refaha kavuşturan sömürgeciliğin ilk öncülerindendir. Cihanın bütün zenginlik gömülerini deşip tarayıp Avrupa’ya taşıyan o, gözleri bir şeyden Yılmaz Hollanda gemileriiydi.

📖 Sayfa 166 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Zira,ben,edebiyattan , gazetecilikten ve politikadan gelme bir adamdım.Diplomasiden ne anlardım? Bütün söyleyeceklerim ya bir his,ya bir hayal eseri;yahut da "indi"fikirlere dayalı birtakım hükümler olabilirdi."

📖 Sayfa 55 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Zoraki bir görev, insanın ruhunda derin izler bırakır."

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Öyle kimseler ki, insana insanlık dersi verebilirler. Nerede görülmüş? Hangi demokraside, hükümet başına, vekillik koltuğuna yalvarıla yalvarıla getirilen politika adamları? Nerede işitilmiş, vakti gelmeden ve hiçbir siyasi krize uğramadan kendi gönül rızasıyla işgal ettikleri en yüksek devlet mansıplarından çekilip gidenler?

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Evet, diplomatlar daima babadan kalma his ve kanaatlerinin de esiridirler.

📖 Sayfa 54 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Hayat dediğin, bir operat şanosu mudur? Hep yalancıktan, dolancıktan hep aşk ve kısmet oyunlarından ibaret midir? Yok canım olamaz bu.

📖 Sayfa 212 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Garplıyı sarklıdan ayıran vasıflardan biri de pratik zeka ile spekülatif zekanın bir arada işleyebilme kabiliyetidir.

📖 Sayfa 255 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Arap orduları bize İslamiyeti kılıç zoruyla kabul ettirmişlerdir. Gerçi, İranlılar şimdi samimiyetle müslümandırlar. Fakat, kendilerine göre müslümandırlar. Atesperestlik devrinden kalma birçok inançları bu yeni dinimize sokmuş bulunuyoruz. Siz Sünniler buna Şialık diyorsunuz.

📖 Sayfa 310 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İran'a gelip gittikten sonra Avrupa'nın bütün kızları bana birer genç erkek gibi görünür olmuşlardı.

📖 Sayfa 306 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Zira, İran'da her fani için mazlumluktan daha yüksek bir paye tasavvur, olunamaz, suçlu veya suçsuz her hapse atılan, her sürülen, her asılan nerede ise Hazreti Hüseyin kadar mübarek sayılır!

📖 Sayfa 299 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Fransa bir muharebe kaybetti, fakat harbi değil"

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Dünya kana, ateşe bulansin. Ben kendi işime, kendi çıkarıma bakarım." İşte yüz elli yıllık tarafsızlık politikası

📖 Sayfa 157 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Arnavut beyleriyle okuryazarlarının bu Türk düşmanlığı, bütün Osmanlı tarihi boyunca türlü türlü şekiller alarak kendini göstermiş. Balkanlar'daki ve Tuna boylarındaki nice bozgunlarimizin sebebi olmuştur... Bir vakitler, dış politikamızı ellerine teslim ettiğimiz Fenerli Rumları bile bu yolda bize, Arnavut dindaşlarımız kadar kötülük etmemişlerdir.

📖 Sayfa 67 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Şimdi, başın sıkıntıda mı? Sadi'den bir beyit oku, geçer. Ruhunda bir kasvet mi var? Hafız'ın üç dört misrayı ve yahut belki de Hayyam'dan bir rubai sana muhtaç olduğun neşveyi verir?

📖 Sayfa 305 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İşte ben, acemi bir mektep çocuğu eksikliğiyle çekine çekine girdiğim Diplomatlik aleminde yirmi yıl, hep öyle anokranik insanlar arasında yaşamış; yalnız sınır ötesi değil, Tarih dışı bir ömür geçirmeye mahkum olmuştum. Bu benim için tam manasıyla bir Sürgün'dü. Vücudum gurbette, kafam gurbette, gönlüm gurbette, yirmi yıl, kendime benzer kişilerden uzak, diyar diyar dolaşacaktım. Tek dosta, tek fikir arkadaşına, hayat görüşü benim hayat görüşüme uygun tek yoldaşa denk gelmeyecektim ve daima yeni muhitimi yadırgayıp duracaktım.

📖 Sayfa 52 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Bir şehr idi daima güneşsiz,
Tek semtini görmedim Beneşsiz."

📖 Sayfa 91 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Bütün bu alemi bir Divan edebiyatı havası sarmış gibidir. Burada konuşanların kimi Baki'den kimi Naîlî'den kimi Nedim'den birtakım mısralar okumakta sanılır...
Mesela çirkef suyu "cuyubar", caddeler "hıyaban", kaldırım kızları " duhteri narafte" olur.

📖 Sayfa 306 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

... Hollandalıların başlıca hareket vasıtasıdır. Evet, burda altmışını geçmiş kraliçeden, algısına basmış prensese ve bu iki uç arasında kırlık, ellilik, saçlı sakallı, kelli felli devlet veya hükümet adamlarından tutunda hakimlere, memurlara, papazlara kadar herkesi, evet herkesi yağmur kaf demeyip hep bu iki tekerlekğin üstünde fırıl fırıl döner görürsünüz.

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kabahat aktörde miydi? Oynanan piyeste mi? Bunu boş yere kendi kendimize soruyorduk.

📖 Sayfa 123 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Gidene uğurlar ola, gelene hoş geldin!"

📖 Sayfa 305 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Farslıları vecde getiren şey ne kahramanlık ne de şadımanlıktır. Bunların ruhu ancak azap ve ıstırap ile coşup taşmasını bilir ve en yüksek hazlarını çok defa dramatik sahnelerde bulur.

📖 Sayfa 300 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

İnsanları ayıran da birleştiren de hep menfaat davasıdır. Bundan ötesi de laf ve güzaftan ibarettir.

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Fars millidir, fakat milliyetçi değildir...
Hatta, daha ileri gidip Farslının ruhu bu tortudur, diyeceğim geliyor. Zerdüştlük, Atesperestlik, İslamlık ve Şark tasavvufu bunun içinde birbirine karışıp kesif bir kültür haline girmiştir. Biz bunun adına Şiilik deyip geçiyoruz.

📖 Sayfa 310 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Yahya Kemal, ilk defa Milletvekili olarak An­kara'ya geldiği gün, oturduğu hanın penceresinden havada uçuşan leyleklere melul melul bakarak:
''Hey mübarek kuşlar, dermiş; biz buraya milletin emriyle gelmiş bulunuyoruz. Ya siz ne halt ettiniz de dünyanın nice güzelim yerleri dururken şu çölün üstüne üşüştünüz?"

📖 Sayfa 226 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

"Ağlamak için güldüm" ise kabahat benim mi?

📖 Sayfa 335 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Kedinin fare ile oynama, kedinin fareyi hipnotizma etme taktikleri

📖 Sayfa 339 · Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Sıkça Sorulan Sorular

Zoraki Diplomat kimin eseridir?

Zoraki Diplomat, Yakup Kadri Karaosmanoğlu tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1955'te yayımlanmıştır.

Zoraki Diplomat kaç sayfadır?

Zoraki Diplomat, 425 sayfadır (İletişim Yayınları baskısı).

Zoraki Diplomat'ın en ünlü sözü nedir?

“Bu demokrasi diyarında (Avrupa) söz hürriyeti vardır ancak sözünüzü işittirmek ve yayabilmek araçlarına sahip olmak şartıyla. Bu araçlar ise o devirde yalnız sövenlerin sayanların, yalnız itham ve iftira edenlerin elindeydi.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Zoraki Diplomat — Yakup Kadri Karaosmanoğlu. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4