CANLI

Muhammed İkbal'ın Şarktan Haber Adlı Eserinde Din Üzerine Unutulmaz Sözler Kaleme Almış

Şarktan Haber - Muhammed İkbal kitap alıntıları ve sözleri

Şarktan Haber adlı eser, Muhammed İkbal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1924'te okurlarla buluşmuştur. Şarktan Haber için okurların en çok beğendiği sözler bu sayfada bir araya getirildi.

Yazar:Muhammed İkbal
Çevirmen:Ali Nihad Tarlan
İlk Yayın:1924
Yayınevi:Timaş Yayınları
Sayfa Sayısı:240
Dil:Türkçe
ISBN:9786050827293
Okuma Süresi:6 sa. 48 dk.
Türler:Din (İslam), Felsefe-Düşünce

Şarktan Haber'den En Beğenilen Alıntılar

Yoktur bu cihanın sonu, herkes biliyor!
Hem sanki balık, ummana dalmış gidiyor!
Bir kere desen gönle dönüp, baksana bir,
Gün ummanı bir cama dolarken bitiyor!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ben Müslüman olandan gafiline rastlamadım,
Göğsünde gönlü varken, o gönle yabancıdır!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Bir gece Rabbimin huzurunda ağladım, sızladım: Ya Rabbi, niçin Müslümanlar sefalet içinde böyle hor hakir oldular?
Cenabı Haktan şu nidayı işittim:
Bilmiyor musun ki onların gönülleri var ama sevgileri yok!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Benden de gidip Cibril'e siz söyleyiniz:
"Biz senin gibi nurdan yaratılmış değiliz!
Topraktan olan bizdeki hengameye bak;
Hicr hazzını biz, nura değişmiş değiliz!"

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Yarabbî! Şu cihanda ne güzel bir kaynaşma, bir hengâme var:
Herkesi ayrı bir kadehten sarhoş etmişsin. Bakışlar birbiriyle uyuşuyor ama gönlü gönle, canı cana yabancı yaratmışsın!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Hayatımız ızdırap içinde geçmektedir, deniz gibi çoşkunuz güya, fakat sahilden hiç ayrılamıyoruz.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Müslümanlardan kaçıp, Müslümanlığa sığın!
Zira bu müslümanlar, türlü kâfirlikleri reva görmektedirler.

📖 Sayfa 230 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Şu hâkir gördüğümüz karıncanın gözleri,
Kim bilir,
Bizim göremediğimiz ne hikmetler görür.

📖 Sayfa 217 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Sen ne biçim ummansın? Ovalar sakin!
Böyle deniz olur mu? Artmıyor, eksilmiyor!
Kabaran dalgalar yok, timsahlar kaynaşmıyor,
Böyle deniz olur mu? Bu denizin yarılmış göğsünden
Başı göğe eren bir dalga ol da ufuklara kanatlan!
Uyan derin uykudan.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ki ben İslam nedir kökten araştırdım ki yer yer;
Asıl kafir ve zındıklıktır o aşkı inkar edenler!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Yazık, sen ruhu ararken, tapındın yeniden,
Yazık, taptazece putlar bulup yonttun yine sen!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Gönlümün aydınlığı, içimin yanışındandır. Gözümün cihanı görmesi, kanlı gözyaşı döktüğümdendir.
Aşka delilik diyen insan, hayatın sırrına daha da yabancı olsun!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Her derin mânâ, kelimelerle izah edilemez.
Bunu anlamak için gönlünle yalnız kalmalısın.

📖 Sayfa 135 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

İlim toplayıp yığmışsın, gönlü ihmal etmişsin.
O kaybettiğin büyük servete ne kadar acıyorum.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ebedilik ırmağı kenarında bir ot gibi yetiştik.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Varlıkları, yoklukları geç, yükseliver;
Hem sen bu cihan kaydını toptan deliver;
Sen, sende olan benliği mamur ederek,
Emsal-i Halil, Kabe'ye mimar oluver!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Aşıkların nasibi daima yanmaktır.
Buna o derece seviniyorum ki!
Ne iyi ettin de aramak ızdırabına derman yaratmadın Ya Rabbi.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Gönlünde ne var ortaya at, sen yine de,
Ah olsa figan olsa, senin olsa bu vah!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Gel sen bir avuç tozla da bir ten yapıver!
Taştan kalelerden, daha muhkem yapıver!
Hem gönlünü bir hüzne de aşina ederek,
Dağlardan akan ırmağa benzer yapıver!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Aşk vermededir rengini, hep lalerin.
Ey aşk biliriz, gam ile dertler eserin!
Mümkünse eğer bir kere toprakları deş,
Aşktan, göreceksin kanı akmış beşerin!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ümmetlerin gözünden öyle gözyaşı aktı ki, bu yaşlar dikenden bile güller bitirir..

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Gönlünde ne varsa çıkar, ortaya at;
Nağme olsun, inleme olsun, âh olsun, efgan olsun!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Puthane kıran benim, suretlere tapmadım,
Her kaydı kırıp yıkan, sel oldu şimdi adım!
...
Zünnarsa belimdedir, tespih de elimdedir,
Ben, havrada yalvarıp, Harem'de namazdayım!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Aşk-ı İbrahim, puthanemi Kabe'ye çevirdi.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Şu hakir gördüğümüz karıncanın gözleri,
Bizim görmediğimiz ne hakikatler görür.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Geçip giden nağmeler geri gelir mi, gelmez mi?
Hicaz semtinden tatlı bir rüzgar eser mi, esmez mi?
Bu fakirin devri sona erdi.
Bir daha bu aleme sırra vakıf insan gelir mi, gelmez mi?

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Zunnarlı dimağ bende ki kâfir gibidir,
Hem putlara bir kul, puta bir rab kesilir!
Sen, aşka dalıp inleyen o gönlüme bak,
Dinim ve yönelmem sana bilmem necidir?

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Rahmetinden saç ne olur imanla küfrün üstüne!
Bir dolunaydır cemalin, örtü aç dur sen yine!
...
Putperestler mabedinde, bihaberken inledim;
Buldum artık böyle yol, girdim ya İslam emrine!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Kabe'nin etrafında hep, puthaneler yapmış yine,
Kalbi mümindir onun, aklıysa kafirdir yine!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Şaşılacak şey Ey Müslüman
Ufuklar sana açılmış
Sen ise kendini yitirmişsin
Ne zamana dek gafil, cahil, müzmin ve tembel oturacaksın?

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Sevgilinin bakışı, gönül alıcı sözden çok daha tesirlidir.

📖 Sayfa 166 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Bunca nağme gizli kalmış sazımın tellerde hep,
Bir tefekkür mızrabıymış her telim, duymak demek!
Ben senin feyzinle varken, bilmedim sen nerdesin?
Çift cihan elbet bizimdir; binişanım neredesin?

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Sen yel oluver, öylece esmek nedir öğren!
Sen lale ve güllerde etek tutmak nedir öğren!
Gel, gonca gönüllerde de kalmak nedir öğren!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Dünya bağı hoş, amma gönül bağlamadım,
Şundan ve de bundan yine azade idim.
Oldum da sabah rüzgarı estim nice dem,
Ben güllere renk, hem koku verdim gittim.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Titrer, dolaşır dil, manayı vermez ki derin!
Üstünde dalın, gülle diken görmedesin,
Çirkin ne, güzellik ne; nasıl anlatayım?
Dal içre ne gül var, izi yoktur dikenin!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Şarktır harap ve Garp hep beterden beterdir,
Alemdir ölen ve Hakk'ı bulmanın zevki ölmüş!
Saki, getir şaraplar, içisin ki elbet,
Mahrem bakışla bak da sen bizi harap et!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Beye bak, sultana bak; toptan kumarbaz cümlesi;
Elde zarlar hile, mahkum canı sökmüş, yok hicap.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ey huyca çocuk, haydi yetiş bul edebi!
Evlâdı isen Müslüman'ın, at nesebi!
Renk, kan, deriden dalmış isen gaflete sen;
Peygamber Arap olsa da, terk et Arabı!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ben hür olan bir kulum, aşkım benim imanım;
Aşkım imanım benim, akıl olurken kölem!

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Gönlümün aydınlığı, içimin yanışındandır.

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Canın sazı çalmışsa da mızrabı senin!
Bilmem ki nasıl canda, nasıl can dışısın?
Kandil gibiyim, sende yanıp sönmedeyim,
Rabbim, yine bensiz nice alem ilesin?

Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Çırpınıştır hayatı daha canlı yapan; çırpınıştır hayatı kanatlandıran.

📖 Sayfa 83 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

“ •Bu eski dünyada harp ortadan kalksın diye dünya dertlileri yeni bir müessese kurdular.
•Benim bildiğim şu: Birkaç kefen hırsızı, mezarları taksim için bir yere toplandı.”

📖 Sayfa 138 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

“Müslümanlardan kaçıp Müslümanlığa sığın!
Zira bu Müslümanlar, türlü kafirlikleri reva görmektedirler.”

📖 Sayfa 230 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ben o müslümandan daha gafile rastlamadım,
Göğsünde gönlü varken, o, gönle yabancıdır.

📖 Sayfa 109 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Kırılabilirim fakat kırığımı tedavi için asla ilaç istemem.

📖 Sayfa 120 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Başı dumanlı dağlar gibi kudretli ve bağsız yaşa. Sakın çör-çöp gibi yaşama; rüzgar şiddetli, alev pervasızdır.

📖 Sayfa 72 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Kalp hikayesi anlatılır mı hiç?
Dert ciğerden bile gizlenir!

📖 Sayfa 104 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

“Dünya işi esassız, temelsizdir, deme. Bizim her anımız ebediyete perde çekiyor. Bugünü sıkı tut zira yarın, daha zamanın kalbi içindedir.”

📖 Sayfa 66 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Her nefesimizde bir mahşer gizlidir.

📖 Sayfa 187 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Gizli derdi olmayan insanın teni vardır ama canı yoktur.

📖 Sayfa 55 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Muhabbet, kemalini bulunca rekabet ortadan kalkar.

📖 Sayfa 111 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Aşk kılavuz istemez, tek başına yol alır.
Dizginini, kimsenin ellerine bırakmaz.

📖 Sayfa 166 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Hatayı, felsefe yapıp doğru gösterme. Hızır’ı serap tuzağına düşüremezsin.

📖 Sayfa 146 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Bilmem ki nasıl sığdı gönül, suyla toprağa?

📖 Sayfa 47 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Yolunu kendi kazmanla aç ve düzelt,
Başkalarının açtığı yoldan gitmek azaptır.

📖 Sayfa 48 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Cennetin Yûsuf’u zindan derdi çekmemiştir.

📖 Sayfa 102 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Ben kimse bulup görmeye göz istemedim.
Ben alemi gördüm, bana mahsus göz ilen.

📖 Sayfa 48 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

“Bir avuç toprak olan insanın kaderinin perdesini aç Rabbim!
Sana giden o yoldan kendimizi bekliyor, dört gözle bekliyoruz.”

📖 Sayfa 192 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

“Maşrık harap Mağribse ondan beter, harabe... Âlem ölüye dönmüş.”

📖 Sayfa 189 · Şarktan Haber, Muhammed İkbal

Sıkça Sorulan Sorular

Şarktan Haber kimin eseridir?

Şarktan Haber, Muhammed İkbal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1924'te yayımlanmıştır. Türkçeye Ali Nihad Tarlan çevirmiştir.

Şarktan Haber kaç sayfadır?

Şarktan Haber, 240 sayfadır (Timaş Yayınları baskısı).

Şarktan Haber'in en ünlü sözü nedir?

“Yoktur bu cihanın sonu, herkes biliyor! Hem sanki balık, ummana dalmış gidiyor! Bir kere desen gönle dönüp, baksana bir, Gün ummanı bir cama dolarken bitiyor!”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Şarktan Haber — Muhammed İkbal. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4