CANLI

Nazım Hikmet Ran'dan Klasik Edebiyat Üzerine Değerli Satırlar: Kuvayi Milliye

Kuvayi Milliye - Nazım Hikmet Ran kitap alıntıları ve sözleri

Kuvayi Milliye, klasik edebiyat dünyasına Nazım Hikmet Ran'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Sia Kitap tarafından yayımlanmıştır. Kuvayi Milliye'yi okuyan herkesin işaretlediği sözler, aşağıda bir arada.

Yazar:Nazım Hikmet Ran
İlk Yayın:1965
Yayınevi:Sia Kitap
Sayfa Sayısı:352
Dil:Türkçe
ISBN:9786258129090
Okuma Süresi:9 sa. 58 dk.
Türler:Edebiyat, Çizgi-Roman

Kuvayi Milliye'den En Beğenilen Alıntılar

Durdu boyun büküp  el kavuşturup
 sabah namazına, İçi rahattır.
Cennet, ebedî bir istirahattır.
 Ve yenilseler de, yenseler de âdâyı,
 meydânı gazadan o kendi elleriyle verecektir
Cenabı rabbülâlemîne şühedâyı.

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapılar, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim...

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim..."

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Yaralıydı, yorgundu,fakirdi millet, en azılı düvellerle dövüşüyordu fakat, dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat, iki kat sokulmamak için...

📖 Sayfa 8 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ateşi ve ihaneti gördük
Ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanın üzerinde.

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Sarışın bir kurda benziyordu
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar
Eğildi
Durdu
Bıraksalar
İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak
Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovasına atlıyacaktı.

📖 Sayfa 264 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim...

📖 Sayfa 304 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ve başladı topçu ateşiyle ve fecirle birlikte Büyük Taarruz.

📖 Sayfa 290 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Paşalar onun (Atatürk) arkasındaydılar.

📖 Sayfa 257 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Kuvayi Milliye Şehitleri
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdılar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırın bizi
Şehitler
Kuvayi Milliye Şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir
Nazım Hikmet

📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Bir müthiş ve mukaddes macerada, ön safta, en ön sırada, şahlanıp ölesi geliyordu insanın.

📖 Sayfa 284 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim.

📖 Sayfa 310 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ve İzmirli Ali onbaşı biliyordu ki: Tavşan korktuğu için kaçmaz kaçtığı için korkar.

📖 Sayfa 268 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Destanımızda yalnız onların maceraları vardır.

📖 Sayfa 3 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Çok sözler edildi onlara dair.
Ve onlar için: zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur, denildi.

📖 Sayfa 5 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Sarışın bir kurda benziyordu.
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.

📖 Sayfa 259 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

EN BAŞTA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARINA
VE
İSİMLERİ BİLİNEN
VE BİLİNMEYEN
VE
VATAN İÇİN,
NAMUS İÇİN
TOPRAĞIN KARA BAĞRINA KEFENLI VE KEFENSİZ GİREN NICE ASLAN ANADOLU EVLATLARINA
VE
HİÇ GÖREMEYECEKLERİ GELECEK
GÜNLER
VE
HİÇ TANIMADIKLARI BİZLER İÇİN YAŞAM HAKLARINDAN
ÖNCE ÇANAKKALE
SONRA KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA
GÖNÜLLÜ VAZGEÇENLERE
VE
BUNU HER ZAMAN AN BİLEN VE TAKDİR ETMİŞ OLAN SİZLERE SONSUZ SAYGI VE SEVGİLERİMLE.

📖 Sayfa 1 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Sabahın sahibi vardır.
Gün daima bulutta kalmaz.
Herhal ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri...

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

ŞEHİTLER
KUVAYI MILLIYE ŞEHİTLERİ
MEZARDAN ÇIKMANIN VAKTİDİR
ŞEHİTLER
KUVAYİ MİLLİYE ŞEHİTLERİ
SAKARYA'DA
INÖNÜ'DE AFYON'DAKİLER
DUMLUPINAR'DAKİLER DE ELBET
VE AYDIN'DA
ANTEP'TE VURULUP DÜŞENLER
siz TOPRAK ALTINDA ULU KÖKLERİMİZSİNİZ YATARSINIZ AL KANLAR İÇİNDE
ŞEHİTLER
KUVAYİ MİLLİYE ŞEHİTLERİ
SİZ TOPRAK ALTINDA DERİN UYKUDAYKEN
DÜŞMANI ÇAĞIRDILAR
SATILDIK
UYANIN
Biz TOPRAK ÜSTÜNDE DERİN UYKULARDAYIZ
KALKIP UYANDIRIN BİZİ
ŞEHİTLER
KUVAYİ MİLLİYE ŞEHİTLERİ
MEZARDAN ÇIKMANIN VAKTİDİR.

Nazım..

📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde,
Dişler kenetli,
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
Bu cehennem,
Bu cennet bizim.
Kapansın en kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Bu davet bizim...

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Hey gidi deli gönlüm,
   dedi,
   Akıllı, mutlu, sabırlı deli gönlüm,
   ya İSTİKLÂL, ya ölüm!

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Seni biz değil. Buraya gönderenler öldürdü seni...

📖 Sayfa 297 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Biz ki ISTANBUL ŞEHRİYiz,
FRANSIZ, İNGİLİZ, ITALYAN, AMERİKAN
BIR DE YUNAN, BIR DE ZAVALLI AFRIKA ZENCİLERİ YER BITIRIR BİZİ BİR YANDAN,
BİR YANDAN DA KENDİ KÖPEK DÖLLERİMİZ:
VAHDETTIN SULTAN
VE DAMADI FERIT
VE İNGİLİZ
MUHİPLERİ
VE MANDACILAR.
Biz ki ISTANBUL ŞEHRİYİZ, YÜCE TÜRK HALKI, MALUMUN OLSUN ÇEKTİĞİMİZ ACILAR...

📖 Sayfa 29 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin, bir şarkı söyler gibi ölebilirdiler.

📖 Sayfa 90 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet...

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Bizi bir başımıza bıraksalar
Tarafgirlik, cehalet
Ve çok konuşmaktan başka müsbet
Bir hayat kuramayız.

📖 Sayfa 38 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Erzurum'da kaskatı,
Dimdik ölür adam,
Kabullenemez yılgınlığı...

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ateşi ve ihaneti gördük.
Ve kanlı bankerler pazarında
Memleketi Alaman'a satanlar,
yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
düştüler can kaygusuna ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından karanlığa karışarak basıp gittiler.

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Erzurum'da 14 gün sürdü Kongre: orada, mazlum milletlerden bahsedildi.

📖 Sayfa 32 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

9 Eylül'de İzmir'e girdik.

📖 Sayfa 310 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Sıvas, mandayı kabul etmedi fakat,
"Hey gidi deli gönlüm,"
dedi
"Akıllı, umutlu, sabırlı deli gönlüm,
ya İSTİKLÂL, ya ölüm!"
dedi.

📖 Sayfa 47 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Antep sıcak, Antep Çetin yerdir. Antepliler silahşör olur.
Antepliler Yiğit kişilerdir.
Fakat düşmanın topu vardı.
Ve ne çare kader, düz ovayı Antepliler düşmana bırakacaklardı.

📖 Sayfa 18 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

KARAYILAN olmazdan önce umurunda değildi Karayılan'ın kıyametedek düşmana verseler Antep'i.
Çünkü onu düşünmeğe alistirmadilar. Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi, korkaktı da bir tarla sıçanı kadar...
Karayılan Karayılan olmazdan önce Karayılan yılanın encamını görünce haykırdı avaz avaz ömrünün ilk dusuncesini: İbret al deli gönlüm, demir sandıkta saklansan bulur seni, ak tas ardinda Kara yılanı bulan ölüm.

📖 Sayfa 21 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

En başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına ve isimleri bilinen ve bilinmeyen ve vatan için, namus için toprağın kara bağrına kefenli ve kefensiz giren nice aslan anadolu evlatlarına ve hiç göremeyecekleri gelecek günler ve hiç tanımadıkları bizler için yaşam haklarından önce Çanakkale sonra Kurtuluş Savaşımızda gönüllü vazgeçenlere ve bunu her zaman bilen ve takdir etmiş olan sizlere sonsuz saygı ve sevgilerimle
Nuri KURTCEPE

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Bilekler kan içinde
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem
Bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim...

📖 Sayfa 309 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Kara Yılan der ki: Harbe oturak,
Kilis yollarından kelle getirek,
Nerde düşman varsa orada bitirek. Vurun ha Yiğitler Namus Günüdür.

📖 Sayfa 22 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Şehitler
Kuvâyi Milliye şehitleri
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdırlar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırın bizi
Şehitler
Kuvayi Milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir

📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Şayak kalpaklı adam(Atatürk) nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu.

📖 Sayfa 256 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

... ve gökyüzü
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarının,
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı,
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından,
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.
En bilgin aynalara
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
Asırda onlar yendi, onlar yenildi.
Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için :
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur, denildi.

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

...
Siz toprak altında Ulu köklerimizsiniz
Yatarsınız al kanlar içinde
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdılar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırın bizi
Şehitler
Kuvayi Milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir.

📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Biz ki İstanbul şehriyiz,
güzelizdir,
dört yanımız mavi mavi dağdır, denizdir.
·
Öfkeli, büyük bir şair :
.
..Ey bin kocadan arta kalan bilmem neyi bakİr» demiş bize·

📖 Sayfa 27 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Eşraf ve ayan ve mütehayyizanın çoğu
Ve ağalar
Bağdasar ağadan kellesi büyük mehmet ağaya kadar
Düşmanla birlik oldular.

📖 Sayfa 10 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ve toprağın en güzel yerlerinden biri
       memleketimdir benim.
       Memleketim.
       Memleketimi seviyorum.
       Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
       Hiçbir şey dindirmez iç sıkıntımı,
       memleketimin şarkıları ve tütünü kadar.

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ya insanda yürek dediğin taştan olacak
Yahut da dehşetli namuslu olacak yüreğin

📖 Sayfa 203 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

" Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Sakarya ' da
İnönü ' de
Afyon ' dakiler
Dumlupınar ' dakiler de elbet
Ve Aydın ' da
Antep ' te vurulup düşenler
Siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
Yatarsınız al kanlar içinde
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdılar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırin bizi
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir. "

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.

📖 Sayfa 275 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ve kadınlar, bizim kadınlarımız:
Korkunç ve mübarek elleri , ince , küçük çeneleri , kocaman gözleriyle...
Anamız, avradımız, yarimiz...
Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
Soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen...

📖 Sayfa 211 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...

📖 Sayfa 308 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Türk Köylüsü
Topraktan öğrenip
Kitapsız bilendir.
Hoca Nasreddin gibi ağlayan
Bayburtlu Zihni gibi güçlendir.
Ferhaddır
Keremdir ve
Keloğlandır
Yol görünür O nun garip serine
Analar Babalar umudu keser
Kahbe felek O na eder oyunu
Çarşambayı sel alır
Bir yar sever
El alır
Kanadı kırılır
Çöllerde kalır
Ölmeden mezara koyarlar O nu
O "Yunusu biçaredir
Baştan ayağa yaredir"
Ağu içer su yerine

📖 Sayfa 118 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çoktular; korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar.

📖 Sayfa 2 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Dörtnala gelip uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde,
Dişler kenetli,
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
Bu cehennem,
Bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Bu dâvet bizim.
YAŞAMAK BIR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR
VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE,
BU HASRET BİZİM...

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Bu bir destan...
Bizim destanımız...
Öyle bir destan ki;
Bir eşi daha Yazılmadı
Bugüne kadar,
Biz yazdık!..
Yedi düvele karşı... Varolmak için, Kuvâyi Milliye yazdı, Nâzım Hikmet Anlattı, Ben çizdim,
Havaya...
Suya...
Toprağa...

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Bizim İstiklâl Marşı'nda aksayan bir taraf var,
Bilmem ki nasıl anlatsam,
Akif, inanmış adam,
Fakat onun, ben inandıklarının hepsine inanmıyorum.
Meselâ bakın:
"Gelecektir sana vadettiği günler Hakk'ın".
Hayır,
Gelecek günler için gökten ayet inmedi bize.
Onu biz, kendimiz vadettik kendimize.

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Düşman tutmuştu tepeleri,akan Antep'in kanıydı.

📖 Sayfa 16 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ve onlar için ;
Zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur denildi.

📖 Sayfa 5 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Öyle günler yaşıyoruz ki
Ben bir iş yapabildim diyebilmek için:
Hep alnının ortasında duyacaksın ölümü

📖 Sayfa 113 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Ve kanlı bankerler pazarında
Memleketi Alaman'a satanlar
Yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
Düştüler can kaygusuna
Ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından
Karanlığa karışarak basıp gittiler

📖 Sayfa 7 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

Sıkça Sorulan Sorular

Kuvayi Milliye kimin eseridir?

Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1965'te yayımlanmıştır.

Kuvayi Milliye kaç sayfadır?

Kuvayi Milliye, 352 sayfadır (Sia Kitap baskısı).

Kuvayi Milliye'nin en ünlü sözü nedir?

“Durdu boyun büküp  el kavuşturup  sabah namazına, İçi rahattır. Cennet, ebedî bir istirahattır.  Ve yenilseler de, yenseler de âdâyı,  meydânı gazadan o kendi elleriyle verecektir Cenabı rabbülâlemîne şühedâyı.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Kuvayi Milliye — Nazım Hikmet Ran. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4