
Kuvayi Milliye, klasik edebiyat dünyasına Nazım Hikmet Ran'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı Sia Kitap tarafından yayımlanmıştır. Kuvayi Milliye'yi okuyan herkesin işaretlediği sözler, aşağıda bir arada.
Kuvayi Milliye'den En Beğenilen Alıntılar
Durdu boyun büküp el kavuşturup
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
sabah namazına, İçi rahattır.
Cennet, ebedî bir istirahattır.
Ve yenilseler de, yenseler de âdâyı,
meydânı gazadan o kendi elleriyle verecektir
Cenabı rabbülâlemîne şühedâyı.
"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapılar, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim..."
Yaralıydı, yorgundu,fakirdi millet, en azılı düvellerle dövüşüyordu fakat, dövüşüyordu, köle olmamak için iki kat, iki kat sokulmamak için...
📖 Sayfa 8 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ateşi ve ihaneti gördük
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve yanan gözlerimizle durduk bu dünyanın üzerinde.
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim.
Sarışın bir kurda benziyordu
📖 Sayfa 264 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
Yürüdü uçurumun başına kadar
Eğildi
Durdu
Bıraksalar
İnce uzun bacakları üstünde yaylanarak
Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
Kocatepe'den Afyon Ovasına atlıyacaktı.
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
📖 Sayfa 304 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim...
Ve başladı topçu ateşiyle ve fecirle birlikte Büyük Taarruz.
📖 Sayfa 290 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Paşalar onun (Atatürk) arkasındaydılar.
📖 Sayfa 257 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Kuvayi Milliye Şehitleri
📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdılar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırın bizi
Şehitler
Kuvayi Milliye Şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir
Nazım Hikmet
Bir müthiş ve mukaddes macerada, ön safta, en ön sırada, şahlanıp ölesi geliyordu insanın.
📖 Sayfa 284 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim.
📖 Sayfa 310 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve İzmirli Ali onbaşı biliyordu ki: Tavşan korktuğu için kaçmaz kaçtığı için korkar.
📖 Sayfa 268 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
📖 Sayfa 3 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Çok sözler edildi onlara dair.
📖 Sayfa 5 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve onlar için: zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur, denildi.
Sarışın bir kurda benziyordu.
📖 Sayfa 259 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
EN BAŞTA
📖 Sayfa 1 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARINA
VE
İSİMLERİ BİLİNEN
VE BİLİNMEYEN
VE
VATAN İÇİN,
NAMUS İÇİN
TOPRAĞIN KARA BAĞRINA KEFENLI VE KEFENSİZ GİREN NICE ASLAN ANADOLU EVLATLARINA
VE
HİÇ GÖREMEYECEKLERİ GELECEK
GÜNLER
VE
HİÇ TANIMADIKLARI BİZLER İÇİN YAŞAM HAKLARINDAN
ÖNCE ÇANAKKALE
SONRA KURTULUŞ SAVAŞIMIZDA
GÖNÜLLÜ VAZGEÇENLERE
VE
BUNU HER ZAMAN AN BİLEN VE TAKDİR ETMİŞ OLAN SİZLERE SONSUZ SAYGI VE SEVGİLERİMLE.
Sabahın sahibi vardır.
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Gün daima bulutta kalmaz.
Herhal ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri...
ŞEHİTLER
📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
KUVAYI MILLIYE ŞEHİTLERİ
MEZARDAN ÇIKMANIN VAKTİDİR
ŞEHİTLER
KUVAYİ MİLLİYE ŞEHİTLERİ
SAKARYA'DA
INÖNÜ'DE AFYON'DAKİLER
DUMLUPINAR'DAKİLER DE ELBET
VE AYDIN'DA
ANTEP'TE VURULUP DÜŞENLER
siz TOPRAK ALTINDA ULU KÖKLERİMİZSİNİZ YATARSINIZ AL KANLAR İÇİNDE
ŞEHİTLER
KUVAYİ MİLLİYE ŞEHİTLERİ
SİZ TOPRAK ALTINDA DERİN UYKUDAYKEN
DÜŞMANI ÇAĞIRDILAR
SATILDIK
UYANIN
Biz TOPRAK ÜSTÜNDE DERİN UYKULARDAYIZ
KALKIP UYANDIRIN BİZİ
ŞEHİTLER
KUVAYİ MİLLİYE ŞEHİTLERİ
MEZARDAN ÇIKMANIN VAKTİDİR.
Nazım..

Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde,
Dişler kenetli,
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
Bu cehennem,
Bu cennet bizim.
Kapansın en kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Bu davet bizim...
Hey gidi deli gönlüm,
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
dedi,
Akıllı, mutlu, sabırlı deli gönlüm,
ya İSTİKLÂL, ya ölüm!
Seni biz değil. Buraya gönderenler öldürdü seni...
📖 Sayfa 297 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Biz ki ISTANBUL ŞEHRİYiz,
📖 Sayfa 29 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
FRANSIZ, İNGİLİZ, ITALYAN, AMERİKAN
BIR DE YUNAN, BIR DE ZAVALLI AFRIKA ZENCİLERİ YER BITIRIR BİZİ BİR YANDAN,
BİR YANDAN DA KENDİ KÖPEK DÖLLERİMİZ:
VAHDETTIN SULTAN
VE DAMADI FERIT
VE İNGİLİZ
MUHİPLERİ
VE MANDACILAR.
Biz ki ISTANBUL ŞEHRİYİZ, YÜCE TÜRK HALKI, MALUMUN OLSUN ÇEKTİĞİMİZ ACILAR...
Hiç kimseden hiçbir şey beklemeksizin, bir şarkı söyler gibi ölebilirdiler.
📖 Sayfa 90 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve elbette ki, sevgilim, elbet,
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle : işçi tulumuyla
bu güzelim memlekette hürriyet...
Bizi bir başımıza bıraksalar
📖 Sayfa 38 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Tarafgirlik, cehalet
Ve çok konuşmaktan başka müsbet
Bir hayat kuramayız.
Erzurum'da kaskatı,
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Dimdik ölür adam,
Kabullenemez yılgınlığı...
Ateşi ve ihaneti gördük.
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve kanlı bankerler pazarında
Memleketi Alaman'a satanlar,
yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
düştüler can kaygusuna ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından karanlığa karışarak basıp gittiler.
Erzurum'da 14 gün sürdü Kongre: orada, mazlum milletlerden bahsedildi.
📖 Sayfa 32 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
9 Eylül'de İzmir'e girdik.
📖 Sayfa 310 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Sıvas, mandayı kabul etmedi fakat,
📖 Sayfa 47 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
"Hey gidi deli gönlüm,"
dedi
"Akıllı, umutlu, sabırlı deli gönlüm,
ya İSTİKLÂL, ya ölüm!"
dedi.
Antep sıcak, Antep Çetin yerdir. Antepliler silahşör olur.
📖 Sayfa 18 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Antepliler Yiğit kişilerdir.
Fakat düşmanın topu vardı.
Ve ne çare kader, düz ovayı Antepliler düşmana bırakacaklardı.
KARAYILAN olmazdan önce umurunda değildi Karayılan'ın kıyametedek düşmana verseler Antep'i.
📖 Sayfa 21 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Çünkü onu düşünmeğe alistirmadilar. Yaşadı toprakta bir tarla sıçanı gibi, korkaktı da bir tarla sıçanı kadar...
Karayılan Karayılan olmazdan önce Karayılan yılanın encamını görünce haykırdı avaz avaz ömrünün ilk dusuncesini: İbret al deli gönlüm, demir sandıkta saklansan bulur seni, ak tas ardinda Kara yılanı bulan ölüm.
En başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına ve isimleri bilinen ve bilinmeyen ve vatan için, namus için toprağın kara bağrına kefenli ve kefensiz giren nice aslan anadolu evlatlarına ve hiç göremeyecekleri gelecek günler ve hiç tanımadıkları bizler için yaşam haklarından önce Çanakkale sonra Kurtuluş Savaşımızda gönüllü vazgeçenlere ve bunu her zaman bilen ve takdir etmiş olan sizlere sonsuz saygı ve sevgilerimle
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Nuri KURTCEPE
Bilekler kan içinde
📖 Sayfa 309 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Dişler kenetli
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak
Bu cehennem
Bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları bir daha açılmasın
Yok edin insanın insana kulluğunu
Bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine
Bu hasret bizim...
Kara Yılan der ki: Harbe oturak,
📖 Sayfa 22 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Kilis yollarından kelle getirek,
Nerde düşman varsa orada bitirek. Vurun ha Yiğitler Namus Günüdür.
Şehitler
📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Kuvâyi Milliye şehitleri
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdırlar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırın bizi
Şehitler
Kuvayi Milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir
Şayak kalpaklı adam(Atatürk) nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden güzel, rahat günlere inanıyordu.
📖 Sayfa 256 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran

... ve gökyüzü
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
ve sahra
ve mavi okyanus
ve kederli nehir yollarının,
sürülmüş toprağın ve şehirlerin bahtı,
bir şafak vakti değişmiş olur,
bir şafak vakti karanlığın kenarından,
onlar ağır ellerini toprağa basıp
doğruldukları zaman.
En bilgin aynalara
en renkli şekilleri aksettiren onlardır.
Asırda onlar yendi, onlar yenildi.
Çok sözler edildi onlara dair
ve onlar için :
zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur, denildi.
...
📖 Sayfa 316 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Siz toprak altında Ulu köklerimizsiniz
Yatarsınız al kanlar içinde
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdılar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırın bizi
Şehitler
Kuvayi Milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir.
Biz ki İstanbul şehriyiz,
📖 Sayfa 27 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
güzelizdir,
dört yanımız mavi mavi dağdır, denizdir.
·
Öfkeli, büyük bir şair :
.
..Ey bin kocadan arta kalan bilmem neyi bakİr» demiş bize·
Eşraf ve ayan ve mütehayyizanın çoğu
📖 Sayfa 10 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve ağalar
Bağdasar ağadan kellesi büyük mehmet ağaya kadar
Düşmanla birlik oldular.
Ve toprağın en güzel yerlerinden biri
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
memleketimdir benim.
Memleketim.
Memleketimi seviyorum.
Çınarlarında kolan vurdum, hapisanelerinde yattım.
Hiçbir şey dindirmez iç sıkıntımı,
memleketimin şarkıları ve tütünü kadar.
Ya insanda yürek dediğin taştan olacak
📖 Sayfa 203 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Yahut da dehşetli namuslu olacak yüreğin
" Şehitler
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Kuvayi milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Sakarya ' da
İnönü ' de
Afyon ' dakiler
Dumlupınar ' dakiler de elbet
Ve Aydın ' da
Antep ' te vurulup düşenler
Siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
Yatarsınız al kanlar içinde
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Siz toprak altında derin uykudayken
Düşmanı çağırdılar
Satıldık
Uyanın
Biz toprak üstünde derin uykulardayız
Kalkıp uyandırin bizi
Şehitler
Kuvayi milliye şehitleri
Mezardan çıkmanın vaktidir. "
Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
ve bir orman gibi kardeşçesine
Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.
📖 Sayfa 275 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve kadınlar, bizim kadınlarımız:
📖 Sayfa 211 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Korkunç ve mübarek elleri , ince , küçük çeneleri , kocaman gözleriyle...
Anamız, avradımız, yarimiz...
Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
Soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen...
Bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...
📖 Sayfa 308 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Türk Köylüsü
📖 Sayfa 118 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Topraktan öğrenip
Kitapsız bilendir.
Hoca Nasreddin gibi ağlayan
Bayburtlu Zihni gibi güçlendir.
Ferhaddır
Keremdir ve
Keloğlandır
Yol görünür O nun garip serine
Analar Babalar umudu keser
Kahbe felek O na eder oyunu
Çarşambayı sel alır
Bir yar sever
El alır
Kanadı kırılır
Çöllerde kalır
Ölmeden mezara koyarlar O nu
O "Yunusu biçaredir
Baştan ayağa yaredir"
Ağu içer su yerine
Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çoktular; korkak, cesur, cahil, hakim ve çocukturlar.
📖 Sayfa 2 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Dörtnala gelip uzak Asya'dan
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
Bu memleket bizim.
Bilekler kan içinde,
Dişler kenetli,
Ayaklar çıplak
Ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
Bu cehennem,
Bu cennet bizim.
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
Yok edin insanın insana kulluğunu,
Bu dâvet bizim.
YAŞAMAK BIR AĞAÇ GİBİ TEK VE HÜR
VE BİR ORMAN GİBİ KARDEŞÇESİNE,
BU HASRET BİZİM...
Bu bir destan...
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Bizim destanımız...
Öyle bir destan ki;
Bir eşi daha Yazılmadı
Bugüne kadar,
Biz yazdık!..
Yedi düvele karşı... Varolmak için, Kuvâyi Milliye yazdı, Nâzım Hikmet Anlattı, Ben çizdim,
Havaya...
Suya...
Toprağa...
Bizim İstiklâl Marşı'nda aksayan bir taraf var,
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Bilmem ki nasıl anlatsam,
Akif, inanmış adam,
Fakat onun, ben inandıklarının hepsine inanmıyorum.
Meselâ bakın:
"Gelecektir sana vadettiği günler Hakk'ın".
Hayır,
Gelecek günler için gökten ayet inmedi bize.
Onu biz, kendimiz vadettik kendimize.
Düşman tutmuştu tepeleri,akan Antep'in kanıydı.
📖 Sayfa 16 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ve onlar için ;
📖 Sayfa 5 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Zincirlerinden başka kaybedecek şeyleri yoktur denildi.

Öyle günler yaşıyoruz ki
📖 Sayfa 113 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Ben bir iş yapabildim diyebilmek için:
Hep alnının ortasında duyacaksın ölümü
Ve kanlı bankerler pazarında
📖 Sayfa 7 · Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran
Memleketi Alaman'a satanlar
Yan gelip ölülerin üzerinde yatanlar
Düştüler can kaygusuna
Ve kurtarmak için başlarını halkın gazabından
Karanlığa karışarak basıp gittiler
Sıkça Sorulan Sorular
Kuvayi Milliye kimin eseridir?
Kuvayi Milliye, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1965'te yayımlanmıştır.
Kuvayi Milliye kaç sayfadır?
Kuvayi Milliye, 352 sayfadır (Sia Kitap baskısı).
Kuvayi Milliye'nin en ünlü sözü nedir?
“Durdu boyun büküp el kavuşturup sabah namazına, İçi rahattır. Cennet, ebedî bir istirahattır. Ve yenilseler de, yenseler de âdâyı, meydânı gazadan o kendi elleriyle verecektir Cenabı rabbülâlemîne şühedâyı.”