
Nazım Hikmet Ran'ın Saman Sarısı adlı eseri, klasik edebiyat alanında öne çıkan çalışmalardan biridir. İlk kez 2008'de yayımlanmıştır. Bu sayfada, eserden akılda kalan en etkileyici bölümler bir araya getirildi.
Saman Sarısı'dan En Beğenilen Alıntılar
Ayrılık masanın üstündeydi, kahve bardağınla limonatamın arasında
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
onu oraya sen koydun..
"Sevdiklerinizin yüreklerinden sımsıkı tutun.
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Yarın geç olmakla meşhurdur.
yitirdim seni ansızın mayakovski alanı'nda yitirdim ansızın seni oysa
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
ansızın değil çünkü önce yitirdim avucumda elinin sıcaklığını senin
sonra elinin yumuşak ağırlığını yitirdim avucumda sonra elini
ve ayrılık parmaklarımızın birbirine ilk değişinde başlamıştı çoktan
ama yine de ansızın yitirdim seni
“ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
aklından geçenlerdeydi ayrılık
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde”
Ama ellerimiz birbirine dokunamıyor aramızda kırk yıllık zaman duruyor..
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
onu kaç kere yitirip kaç kere buldum
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
daha kaç kere yitirip kaç kere bulacağım
hürriyet sözcüğünü söylerken sulanıyor ağızları Kübalıların
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
balkutusu bir karpuzu kesiyorlarmış gibi
ve gözleri parlıyor erkeklerinin
ve kızlarının eziliyor içi dokununca dudakları hürriyet
sözcüğüne
ve koca kişileri en tatlı anılarını çekip kuyudan yudum yudum
içiyor
mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin
hürriyet sözcüğünün resmini ama yalansızının
akşam oluyor Paris'te
ve haberi yok başına geleceklerin hiçbirinden
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
onun başına gelecekleri bir ben biliyorum
çünkü inandım onun bütün inandıklarına
sevdim seveceği bütün kadınları
yazdım yazacağı bütün şiirleri
yattım yatacağı bütün hapislerde
geçtim geçeceği bütün şehirlerden
hastalandım bütün hastalıklarıyla
bütün uykularını uyudum gördüm göreceği bütün düşleri
bütün yitireceklerini yitirdim
saçları saman sarısı kirpikleri mavi
kara paltosunun yakası ak ve sedef düğmeleri koskocaman
görmedim
Sen yoksun,
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı.
İçinden elini çektiğin bir eldiven gibi boşaldı.
Ve ayrılık parmaklarımızın birbirine ilk değişinde başlamıştı çoktan.
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
"Kimseyi kırmayayım diyorum,
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Bide bakıyorum ben
Paramparçayım... "
Oysa beni seviyorsun ama bunun farkında değilsin.
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
ayrılık masanın üstündeydi, cigara paketinde gözlüklü garson getirdi onu ama sen ısmarladın.
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
ve ayrılık parmaklarımızın birbirine ilk değişinde başlamıştı çoktan
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
ama yine de ansızın yitirdim seni
Sen yoksun
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Şimdi en güzel şehirlerden birisi boşaldı
Sen yoksun,
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı.
Sen yoksun
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri bosaldi...
Ölümün boyu bir karış
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Ve haberi yok başına geleceklerin hiçbirinden
Onun başına gelecekleri bir ben biliyorum
Çünkü inandım onun bütün inandıklarına
Sevdim seveceği bütün kadınları
Yazdım yazacağı bütün şiirleri
Yattım yatacağı bütün hapislerde
Geçtim geçeceği bütün şehirlerden
Hastalandım bütün hastalıklarıyla
Bütün uykularını uyudum
Gördüm göreceği bütün düşleri
Bütün yitireceklerini yitirdim
Saçları saman sarısı kirpikleri mavi
Kara paltosunun yakası ak ve sedef düğmeleri koskocaman
Görmedim
iki şey var ancak ölümle unutulur
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
anamızın yüzüyle şehrimizin yüzü

"ayrılık masanın üstünde dirseğini dayadığın yerdeydi aklından geçenlerdeydi ayrılık
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
benden gizlediklerinde gizlemediklerinde
ayrılık rahatlığındaydı senin
senin güvenindeydi bana
büyük korkundaydı ayrılık"
"...
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
Kalamış’ta Balıkçının Meyhanesine girdim ve Sait Faik’le tatlı tatlı
konuşuyorduk ben hapisten çıkalı bir ay olmuştu onun karaciğeri
sancılar içindeydi ve dünya güzeldi
..."
orda köylerden gelen genç işçiler madenle birlikte
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
ruhlarını da alev alev döküyor yeni kalıplara
ve ruhların dökümü madenin dökümünden bin kere zordur
Kış gelmek üzere, oysaki gönül kışa
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran
girmeye hazır değil.
Sıkça Sorulan Sorular
Saman Sarısı kimin eseridir?
Saman Sarısı, Nazım Hikmet Ran tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2008'de yayımlanmıştır.
Saman Sarısı kaç sayfadır?
Saman Sarısı, 77 sayfadır (Yapı Kredi Yayınları baskısı).
Saman Sarısı'nın en ünlü sözü nedir?
“Ayrılık masanın üstündeydi, kahve bardağınla limonatamın arasında onu oraya sen koydun..”