
Shaun Tan, dünya edebiyatının en çok okunan yazarlarından biridir. Bu sayfada Shaun Tan kitaplarından en beğenilen 100 sözü, her birinin alındığı eser ile birlikte derledik.
En Beğenilen Shaun Tan Sözleri
İnsan iş arkadaşları ağustos böceklerini sevmez. Bir şeyler söylerler. Bir şeyler yaparlar. Ağustos böceklerinin aptal olduğunu düşünürler.
Cicada, Shaun Tan
Tok tok tok.
Bazen beklersin, beklersin, beklersin, beklersin, beklersin, beklersin de, hiçbir şey olmaz yine de.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Bazen gün hevesle beklenecek bir şey olmaksızın başlar. Karanlık sizi aşar...
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
"Dünya sağır bir makinedir. Ne his vardır içinde ne de mantık."
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Belki de birine ait değildir. Belki de bir yerden gelmiyordur. Bazı şeyler böyledir işte.. yalnızca kayıptırlar.
Kayıp Şey, Shaun Tan
kim olmanız gerektiğini bazen hiç bilmezsiniz
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
No work. No home. No money.
Cicada, Shaun Tan
Cicada go to top of tall building.
Time to say goodbye.
Bazen insanlar hakkında düşünüyor.
Ağustosböceği, Shaun Tan
Gülmekten kendini alamıyor.
Tok tok tok!
Bazen ne yapman gerektiğini bilemezsin.
📖 Sayfa 24 · Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Sağır bir makinedir dünya.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Bazen gün umut edecek hiçbir şey olmadan başlar
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Ve her şey giderek kötüleşir
“…dünya sağır bir makinedir.”
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
"bazen gün umut edecek hiçbir şey olmadan başlar."
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Bazen gün doğar ve hiç umut getirmez beraberinde.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
bazen ne yapman gerektiğini bilemezsin
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
ya da aslında 'kim' olduğunu
"Bazen gün hevesle beklenecek bir şey olmaksızın başlar. Karanlık sizi aşar. (...)
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
bazen bekler
ve bekler
ve bekler
ve bekler
ve bekler
ve bekler
ve beklersiniz
ama olmaz hiçbir şey
harika şeyler
yanınızdan
geçip gider."
Ardından daha önce hiç yaşamadığımız türden, bitmek bilmez, korkunç bir sessizlik oldu. Birbirimize bakmak bile istemiyorduk. Sanki çöldeki tüm taşlar boğazımıza ve kalbimize dolmuştu. Yalnızca yerin dibine batmak ve sonsuza dek orada kalmak istiyorduk.
📖 Sayfa 50 · Taşradan Öyküler, Shaun Tan
Peki siz, başında sonuna kadar hayatınızda olacakları bilseydiniz, yaşanacakları değiştirir miydiniz?
The Arrival, Shaun Tan
İki ya da daha fazla şiir parçası birbirine doğru sürüklenir garip bir çekim gücüyle. Bilimsel bir açıklama olmaksızın. Ve biçimsiz bir topak, bir enerji oluşturmak için ağır aksak birbirlerine tutunur. Bu topak bozulmadan kalır gittikçe büyür ve döner durur, tıpkı diğer başı boş dizeler, sırlar, itiraflar, rastgele özlemler, dilekler ve gönderilmemiş aşk mektupları gibi hepsi birbirine eklenir tek tek.
📖 Sayfa 30 · Taşradan Öyküler, Shaun Tan

Bazen beklersin...
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
beklersin...
beklersin...
beklersin...
Yine de hiçbir şey olmaz.
Bazen insanlar hakkında düşünüyor.
Ağustosböceği, Shaun Tan
Gülmekten kendini alamıyor.
"Nereye gittiğimizi düşünmeden daha fazla ve daha hızlı yol aldıkça endişeli, umutsuz, tedirgin bir hale büründük. Güvenilir bir yön bulamadan, en sonunda kendimizi kocaman, manyetik bir çölde kaybettik. Benim yaşlı büyükbabam bir keresinde 'tüm aşıkların en azından bir kere olsun gitmeye mecbur olduğu bir yer'den bahsetmişti, belki de bu yer orasıdır, diye düşündüm. Korkunçtu! "
📖 Sayfa 50 · Taşradan Öyküler, Shaun Tan
Bugün, size dün vaat edilmiş olan yarındır.
Kayıp Şey, Shaun Tan
Aheste ve dingindir
Cicada, Shaun Tan
Ağustosböceğinin sesi
Bir kayayı bile titretir.
Hikayem bu. Pek derin bir hikaye değil, biliyorum ama öyle olduğunu hiç iddia etmedim ki.
Kayıp Şey, Shaun Tan
Kıssadan hisseyi de sormayın bana
Tüm güzel şeyler yanından geçip gider
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Bazen bekler ve beklersiniz ama olmaz hiçbir şey, harika şeyler yanınızdan geçip gider sonra bütün sıkıntılarınız bir seferde gelir.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
İnsan işini asla bitiremez. Ağustos böceği hep geç kalır. İşini bitirir. Kimse ağustos böceğine teşekkür etmez.
Cicada, Shaun Tan
Tok tok tok.
Bazen hiç bilmezsiniz ne yapmanız gerektiğini ya da kim olmanız gerektiğini.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Never break the rules. Especially if you don't understand them.
Rules Of Summer, Shaun Tan
(Kuralları asla çiğnemeyin. Özellikle de onları anlamıyorsanız.)
Bazen gün hevesle beklenecek bir şey olmaksızın başlar, karanlık sizi aşar ve olaylar kötüden daha kötüye gider kimse anlamaz. Sağır bir makinedir Dünya.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Harika şeyler yakınınızdan geçip gider, sonra bütün sıkıntılarınız bir seferde gelir. Korkunç kader kaçınılmaz olur ya da kim olmanız gerektiğini bazen hiç bilemezsiniz, ne yapmanız gerektiğini ve ya nerede olmanız. Ve günün başladığı gibi sonu görünür.
ama birdenbire karşına çıkıverir
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
parlak ve hayat dolu
hep sessizce bekleyen şey
On yedi yıl. terfi yok.
Cicada, Shaun Tan
İnsan kaynakları ağustos böceği diyor insan değil.
Kaynağa gerek yok.
Yok tok tok .
Ağustosböceği ormana uçup gidiyor.
Cicada, Shaun Tan
Bazen insanlar hakkında düşünüyor.
Gülmekten kendini alamıyor.
Tok tok tok!
İş yok. Ev yok. Para yok.
Cicada, Shaun Tan
Ağustosböceği yüksek binanın tepesine çıkıyor.
Artık veda zamanı.
Tok tok tok!
Duygu para etmez. Atlar bunu herkesten iyi biliyor, bir hayvanın başına gelebilecek en büyük lanet insanlar için para etmektir.
📖 Sayfa 78 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Ama birden karşına çıkıverir
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
parlak ve hayat dolu
hep sessizce bekleyen şey
tam da hayal ettiğin gibi
WHO WILL SAVE US FROM THE RABBITS?
The Rabbits, Shaun Tan
(Bizi tavşanlardan kim kurtaracak?)

Eric was very curious and always had plenty of questions.
Tales From Outer Suburbia, Shaun Tan
Cicada all fly back to forest.
Cicada, Shaun Tan
Sometimes think about human.
Can't stop laughing.
Belki de birine ait değildir. Belki de bir yerden gelmiyordur. Bazı şeyler böyledir işte..." Söylediğinin etkisini arttırmak için bir an durdu , "... yalnızca kayıptırlar."
Kayıp Şey, Shaun Tan
Bazen gün hevesle beklenecek bir şey olmaksızın başlar.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Sonra,nasıl olduysa,beraberdik yine.
Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Sanki ezelden beri böyleydi.
Seventeen year.
Cicada, Shaun Tan
No sick day. No mistake.
Bazen ne yapman gerektiğini bilemezsin. Ya da aslında kim olduğunu... Veya nerede olduğunu... Ve gün başladığı gibi biteceğe benzer. Ama birdenbire karşına çıkıverir parlak ve hayat dolu hep sessizce bekleyen şey. Tam da hayal ettiğin gibi.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Bir akşam pencereden içeri atlamıştı; biraz sıcaklık ve yiyecek arayan sokak kedilerinden biriydi ve her şeyi olduğu gibi, sanki ezelden beri öyleymiş gibi kabullenmişti. Geçmiş ya da gelecekle ilgilenmiyordu. Kediler için bu tip şeyler yoktur. Sadece sonsuz bir şimdi ve burası vardır; o an tatlı bir miyavlamadan, içli yeşil bir bakıştan, çok yorucu geçen günün sonunda bir insanın kucağına bıraktığı tüylü ağırlığından ibarettir ve her türlü endişe ve derdin devası mırıltılarla ölçülebilir.
📖 Sayfa 71 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
…benim iyiliğim seni bulacak.
Şakıyan Kemikler, Shaun Tan
"Arabacı ezip öldürdün köpek kardeşimi! Şimdi canınla ödeyeceksin bedelini!"
📖 Sayfa 69 · Şakıyan Kemikler, Shaun Tan
Ama şimdi her şey farklı.
📖 Sayfa 51 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Nehir yanlış akıyor,
Kırlar yok oldu,
Gök, binlerce tavan gibi bizi sıkıştırıyor.
Sanki zaman sürekli bizden kaçıyor.
Nereye gideceğiz? Ne yapacağız?
No sick day. No mistake.
📖 Sayfa 6 · Cicada, Shaun Tan
“...ve gün başladığı gibi biteceğe benzer ama birdenbire karşına çıkıverir, parlak ve hayat dolu hep sessizce bekleyen şey. Tam da hayal ettiğin gibi.”
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
"Bazen ne yapman gerektiğini bilemezsin. Ya da aslında kim olduğunu. Veya nerede olduğunu."
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
"Bazen beklersin, beklersin, beklersin, beklersin, beklersin, beklersin, beklersin, yine de hiçbir şey olmaz. O zaman tüm dertlerin bir anda aklına gelir."
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Harika şeyler yanınızdan geçip gider. Sonra bütün sıkıntılarınız bir seferde gelir.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
“Eve dönüş yolunu unutma.”
Asla Neden Diye Sorma, Shaun Tan
harika şeyler
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
yanınızdan
GEÇİP
gider.
Bazen gün, umut edecek hiç birşey olmadan başlar.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan

Ağustosböceği binada çalışıyor.
Cicada, Shaun Tan
Dayak giriş memuru.
On yedi yaşında.
Hastalık izni yok. Hata yok.
Tok tok tok
Ama bize herhangi bir konuda açıklama yapılması, bugünlerde paramızın yetmediği bir lüks. Zaten gerçekler de açıklamalardan pek hoşlanmıyor, onlar kendi bilinmez rotalarını izlemekle meşgul.
📖 Sayfa 154 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Talih kuşuyla ilgili en ilginç şey şansa sahip olmanın neşesi değil, onu kaybetmekten duyulan sapkın korkudur.
📖 Sayfa 96 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Bazı şeyler böyledir işte.. Yalnızca kayıptırlar.
Kayıp Şey, Shaun Tan
Who are you?
Tales From Outer Suburbia, Shaun Tan
Why are you here?
What do you want?
İsimsiz bir sokaktaki dar ve karanlık bir geçitte aradığımız yeri bulduk sonunda. Gerçekten orayı aramadığınız sürece varlığından haberiniz bile olmayacak türde bir yerdi burası.
Kayıp Şey, Shaun Tan
ama bugünlerde o tür bir şeyi giderek daha az görür oldum. belki de artık o kadar çok kayıp şey yok etrafta. ya da belki ben onları artık fark etmiyorum. başka şeylerle fazlasıyla meşgulüm herhalde.
Kayıp Şey, Shaun Tan
Ne yazık ki, büyük bir kâğıt topağı, ne kadar büyük ve hareketli olursa olsun, yine de narin bir şeydir. ER YA DA GEÇ ani bir rüzgârla gafil avlanacak sert bir yağmurla HIRPALANACAK ve dakikalar içinde milyonlarca ıslak parçaya AYRILACAK
Taşradan Öyküler, Shaun Tan
Unutma Makinesi
📖 Sayfa 74 · Taşradan Öyküler, Shaun Tan
Yinelenen bir düşün hatırası çok canlı bir biçimde, kahvaltıda davetsizce gelip masama oturdu, öyle ki gerçek bir anı gibiydi.
Gerçek şu ki okunmayan şiirler neredeyse her zaman, taşraya doğru akan muazzam ve görünmez bir atık nehrinin sularına karışmak için kaderlerine terk edilir yani Neredeyse her zaman.
Taşradan Öyküler, Shaun Tan
"Eğer yanılsamaya ihtiyaç fazlaysa cehalete çok büyük miktarda zeka yatırımı yapılabilir." Saul Bellow
📖 Sayfa 74 · Taşradan Öyküler, Shaun Tan
O zaman tüm dertlerin bir anda aklına gelir.
📖 Sayfa 18 · Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Ağustosböceği ormana uçup gidiyor.
Ağustosböceği, Shaun Tan
Bazen insanlar hakkında düşünüyor.
Gülmekten kendini alamıyor.
Açıkçası sonunda kendini buluverdiği yer, sahiden ait olduğu yer miydi bilmiyorum. Aslında, oradaki şeylerin hiçbiri gerçekten oraya ait değildi. Yine de mutlu görünüyorlardı, o yüzden belki de bunun pek önemi yoktur. Bilmiyorum…
Kayıp Şey, Shaun Tan
hiç kimse seni anlamaz
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Karar vermek çok zordu
Kayıp Şey, Shaun Tan
It was like all the stones in that desert went down our throats and into our hearts. We wanted to just sink into the ground and stay there forever.
Tales From Outer Suburbia, Shaun Tan
belki de birine ait değildir. belki bir yerden gelmiyordur. bazı şeyler böyledir işte.. yalnızca kayıptırlar.
Kayıp Şey, Shaun Tan
Sakın bir davette son zeytini yeme.
Asla Neden Diye Sorma, Shaun Tan

Karanlık sizi aşar ve olaylar kötüden daha kötüye gider, kimse anlamaz.
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Asla Kuralları Çiğneme . Özellikle de ne olduklarını anlamıyorsan...
📖 Sayfa 26 · Asla Neden Diye Sorma, Shaun Tan
"Orada olan korkunç şeyleri açıklaması zor. Doğrusu size ne kadar çok anlatırsam o kadar az anlayacaksınız. Hayattaki bazı şeyler böyledir. Kendi başınıza çözmeniz gerekir..."
📖 Sayfa 41 · Taşradan Öyküler, Shaun Tan
Zenginlerin geri kalanımızla ilgili anlamadığı şey bu işte, diye düşündü, bizim dünyamız sürekli para için endişelenmekten ibaret.
📖 Sayfa 130 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Bazen bekler
Kızıl Ağaç, Shaun Tan
Ve bekler
Ve bekler
Ve bekler
ve bekler
Ve bekler
Ve beklersiniz
Ama olmaz hiç bir şey
‘Look, there’s something you don’t see every day.’
📖 Sayfa 21 · Tales From Outer Suburbia, Shaun Tan
Sen elimi çekiyorsun, dizimin arkasına burnun değiyor ve her zamanki gibi sesleniyorsun:
Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Dünya bizim!
Ve birdenbire
Yürüyoruz yine.
"Cennetten mi geldin, dünyadan mı?" dedi. "Ruh musun, insan mı?"
📖 Sayfa 23 · Şakıyan Kemikler, Shaun Tan
"Ruh değilim, Tanrı'dan başka herkesin terk ettiği zavallı bir yaratığım."
Bir akşamüstü, yönetim kurulu üyelerinin hepsi kurbağaya dönüştü…
📖 Sayfa 132 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
.
.
Kurbağalara yani eski yönetim kurulu üyelerine gelince, onlara kaygan masada debeleniyor, yepyeni bacaklarını ve dillerini esnetiyor, üçgen kalplerinin hafifliğini seyrediyorlardı; daha önce hiç böyle kuvvetli neşe, böyle rahatlama yaşamamışlardı. Evren onları cezalandırmamış, bağışlamıştı. Sekreter hepsini teker teker alıp dikkatle el çantasına koydu.
Rüyasında ne mi görüyordu?
📖 Sayfa 142 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Rüyasında su aygırlarını görüyordu.
Sadece su aygırlarını görüyordu…
.
.
.
.
Evet, mucize çocuk çok mutluydu. Hayatının en mutlu günleriydi.
Hayır, anne babasıyla konuşmak istemiyordu.
Fotoğraf çektirmeyecekti, teşekkürler.
Bu gazeteci de rüyalarını sormadı.
Bu hikayeler bana, yol açabilecekleri tahribatı merak ettiriyorlar. Birine bir hikayeyle vursam canı ne kadar acır diye düşündürüyorlar.
Şakıyan Kemikler, Shaun Tan
Only the names were different.
📖 Sayfa 89 · Tales From Outer Suburbia, Shaun Tan
I could think of only one thing, and it erupted from my lungs like a fireball as we hurtled into the darkness: 'Keep going! Keep going! Keep going!'
Tales From Outer Suburbia, Shaun Tan
"Belki de birine ait değildir. Belki de bir yerden gelmiyordur. Bazı şeyler böyledir işte..." söylediğinin etkisini artırmak için bir an durdu, "yalnızca kayıptırlar."
Kayıp Şey, Shaun Tan
“Çözüme kavuşmamış, yarım kalmış bir şeyin verdiği tatsız bir his havada asılı kaldı.”
📖 Sayfa 17 · Taşradan Öyküler, Shaun Tan
Yinelenen bir düşün hatırası çok canlı bir biçimde, kahvaltıda davetsizce gelip masama oturdu, öyle ki gerçek bir anı gibiydi.
Taşradan Öyküler, Shaun Tan
Asla neden diye sorma
📖 Sayfa 29 · Asla Neden Diye Sorma, Shaun Tan
Ancak güzel bir hayat sürenler, hep daha fazlasını ararlar.
📖 Sayfa 18 · Şakıyan Kemikler, Shaun Tan
‘No other country is like this one!’
📖 Sayfa 57 · Tales From Outer Suburbia, Shaun Tan

Sometimes think about human.
Cicada, Shaun Tan
Can’t stop laughing.
Timsahlar seksen yedinci katta yaşıyordu…
📖 Sayfa 11 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
.
.
Yani bütün bu şehrin bir bataklığın üzerine kurulduğunu kimse hatırlamıyor heralde. Timsahlar, bir milyon yıldır burada yaşıyorlardı zaten ve trafik kendini öğütüp tekrar çamura döndükten ve biz tüysüz maymunlar son toplantımızı da yapıp bütün tüysüz maymunlar gibi iflasımızı ilan ettikten sonra bile burada olacaklardı. Timsahın serinkanlı beyninde bu şehir bir bekleme odasıydı; bir hesabının ve randevusunun olmadığı, bu yüzden hiç ilgi göstermesi gerekmeyen bir çağda, olduğu yerde yükselmiş bekleme odalarının en büyüğü.
Kedinin belli ki çok kültürlü mutfaklara yönelik geniş bir damak zevki vardı ama hiçbirinin önemi yoktu çünkü hepsi de bu hayvanı, akla gelebilecek türlü isimle tanıyordu. Onun ne kadar harika bir dost olduğunu ve artık aralarında olmadığı için ne kadar üzgün olduklarını biliyorlardı.
📖 Sayfa 73 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Gergedan yine otobandaydı.
📖 Sayfa 105 · Şehrin İçinden Öyküler, Shaun Tan
Öfkeyle bastık kornalara!
Adamlar geldi, gergedanı vurup öldürdü,
Sonra da bir kenara itti.
Minnetle çaldık kornalarımızı!
Ama bunlar dün oldu.
Bugün çok kötüyüz.
Kimse onun son gergedan olduğunu bilmiyordu.
Nereden bilebilirdik ki son gergedan olduğunu?
"Açıkçası sonunda kendini buluverdiği yer,sahiden ait olduğu yer miydi bilmiyorum.Aslında ,oradaki şeylerin hiçbiri gerçekten oraya ait değildi.Yine de mutlu görünüyordu,o yüzden belki de bunun pek önemi yoktur."
Kayıp Şey, Shaun Tan