
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 1911 tarihli Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Sayfa sayfa işaretlenen bu sözler, okurların favorilerini yansıtıyor.
Şıpsevdi'den En Beğenilen Alıntılar
Ya Rab acaba biz de ne vakit "Hayır sen onu öyle
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
yapamazsın" cevabıyla meydan okuyarak apaçık haklarımı
zı savunabilecek bir kuvvete, bir heybete sahip bulunacağız?
Ne için ağzımızı açıp duralım? Allah bize de güç, kuvvet, beyin, İzan vermiş; bunları iyi kullanalım.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hepinizin çehresinde can sıkıntısı belirtileri
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
görülüyor.
Bu dünyada her şeyden evvel hüküm süren bencilliktir.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
O zaman gelinliğimi bilemedim, çocuktum. Koca nedir? Ev bark
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
nedir ? Farkında bile değildim.
Sevdalım beyefendi muhabbetimizin başlangıcında aşkını bana tarif için ne tabir kullanacağını, ne söz icat edeceğini bilmiyordu. Aman ya Rabbi, ne diller döktü ... ne diller ... Bunların binde birini şimdi size anlatmak elimden gelmez. Onun canı, cananı, varı yoğu, her şeyi artık bendim. Meğer bunlar hep yalanmış. Aşk dediği geçici bir hevesten başka bir şey değilmiş.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yaşamak, en sade tarifiyle gönülde yatan istekleri yenilemekten başka bir şey değildir. Sadece yerin ve zamanın, yaşın ve yılın değişmesiyle isteklerin türü değişir. En istekten arınmış yaşamaya uğraşan filozofların şu kararlarında bile bir maksat, bir arzu gizlidir.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tabiat erkekle kadını insan soyunu sürdürmekle görevlendirmiştir. Bu ortak görev yerine getirildikten sonra erkeğin kadından fazla buyururcasına isteklerde bulunması, kurulması sırf yaradılışındaki sertlikten ileri gelme bir bencilliktir.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Herkesi neşeli, şen görüyordum. Halkın bu neşesi beni yavaş yavaş iyice kızdırdı.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Benim üzüntüme, kederime katılan değil, şöyle azıcık dikkat eden bile yoktu.
Dünyada rahat ancak mezardadır
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Erkek kısmının sevgisine inan olmaz ... Yok
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
hanım yok! Koca sevgisine bel bağlamamalı. .. Şimdi sana
hanımcığım, karıcığım senin için ölüyorum, bayılıyorum
der ... Sokağa çıkar çıkmaz hepsini unutur. Bir güzel kadın
görünce gözleri velfecri okur. En uslusunun yine gözü dışarıdadır.
Namussuzluğu siz manda gibi, deve gibi, fil gibi boynuzlu, hörgüçlü, hortumlu, somut, oynar, sıçrar, çifte atar bir mahluk mu zannedersiniz? .. Hayır, hayır! Namus bu kadar somut, göze çarpar bir şey olsaydı, çok kimsenin foyası meydana çıkardı. "Namus" soyut bir isim, kurmaca bir niteliktir. Çoğunlukla bazı kimselerdeki varlığıyla yokluğu zor fark olunur.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hep böyle aşkın ramazanında mı yaşayacağız ? Her şeye oruç, oruç, oruç ...
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Şekure Hanım'ın demesine göre ağız denilen uzvu
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
hareketsiz halde, kapalı bırakmak adeta günahtan sayılır. Ya
lakırdı ya da yemişle o iki çene işlemeli ... Ağzı biraz dinlenecek olursa senelerden beri devam ettiği çene jimnastiğine
güya rehavet gelir. Lakırdı idmanı bozulur.
Aşçı, müşteriye
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
çorba vermek için kepçeyi daldırınca o kaynar yüzeyin
derinliğine karışır, görünmez olurlar. Zavallıları artık aşçı
değil a, çorbayı içen müşteriler bile aramış olsalar bulamazlar. Tencerelerin üstü sinekten kara bulut halini alınca aşçı
çırağı, her bir teli yine sinek tersinden görünmeyen sinekliği
eline alır. Kapakları açık yemekler üzerine şiddetle bir sallar.
Sinekliğin darmadağınık telleri yemek salçalarına girer çıkar.
Kadınnine - Öyle diyeceğine oğlum, kalk da kızın ağzına bir tokat vur. Baksana yelloza, muşmula deyince ben üzerime alınırmışım ... Haydi oradan mezarlık kozalağı kara kız!
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Meftun - Mezarlık kozalağı mı? Bak işte bu aklıma gelmediydi ... Hanımnine sen bitkiler ve ağaçlarla ilgili hayli
aşağılayıcı sözler biliyormuşsun.
Hanımnine - Bilirim elbette bayırturpu!
Manevi yorgunluk vücudu maddî yorgunluktan çok sarsar
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sana da ayıp değil mi küçük
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
hanım? Bu seni alacak mı? Adını çıkarsa artık seni başka kocaya almazlar. Kadın kısmını kocaya da varmazsa bir işe yarar mı? Anamız bizi niçin doğurdu? Biz de çocuk doğuralım diye doğurmadı mı? Kocaya varmadan insan nasıl doğurur aya ... Lebibe Hanım, Zarafet'in bu garip felsefesini dinledi.
Suphanallah! Dünyada neler
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
oluyor!

Ah, ne olur... Göndere idi de seve idi, bu köy bütün delikanlılar bana sevse ah kale yine doymayacağım ...
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Nasıl da var gücüyle ağız dolusu küfür yağdırmak geliyordu içinden . Ya da kafasını duvarlara vurmak .
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
$imdiye kadar güzel sevmemiş, kimseye gönül vermemiş, hatta kendimde ôşık olma hissini ezelden beri yok zannederken ey melek yüzlü sizi görür görmez içimde yanardag benzeri bir kaynayıp fışkırma başladı. Bu tutuşup yanma yatkınlı
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
gına şaştım. Meger ben sevdaya yetenekliymişim. Lakin şimdiye kadar gönlümün fitilini tutuşturacak aşk tılsımına tesadüf edememişim ... Sizi görünce Dekart'ın Kartezyenizm usulü gibi
gönlümde her şeyi yok ederek kederi bastırmak ve yeniden hissetmeye başlamak derecesinde hayatımda bir yenilenme
hissettim ...
Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarma gücüne sahiptir .
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Toplum ahlakımız da siyasetimiz gibi hasta. Yine eski uzun temennalar, dalkavukluklar, evet efendimler, sepet efendimler, büyük bir kişinin tek adını anmadan önce sekiz unvan saymak gibi gariplikler sürüp gidiyor. Gerçekten çok kişinin tabiatına, menfaate hizmet hastalığı geçmemiş ve kolay kolay da geçmeyecek.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Başlangıcından sonuna kadar
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
bu hayat meşakkatini niçin çektiğimizi biz biliyor muyuz?
Varlığımızı yokluğumuzu baştan başa kuşatan yaradılışın
çetin bilmecelerinden hangi birini halledebiliyoruz? Tahammül derecemizi sormaksızın bizi beladan belaya sürükleyen
nasibi ispire, zayıf omzumuzdaki hayat yükünü tramvaya
benzetirsek bizim de o hayvanlardan hiç farkımız kalmaz.
Gerçek sanatçıların azlığından dolayı çoğunlukla kuşkulu, donuk ustalıklarla meydana getirilen bu kopya edilmiş şekilleri, bu taklitleri görmek için giriş ücreti vererek birkaç saat penceresiz yapılar içinde hapsolmaya katlanıyoruz da, zevkle bakan gözlerimize her an açık bulunan bu koca tabiat alanındaki samimi görüntüleri seyretmeyi, asıl bundan ibret almayı niçin bilmiyoruz?
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
- Kızım onun ne sende gözü var, ne Arapta. Böylelerine «» derler,
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Yani siz şimdi gülünüz, ben size sonra güleceğim. diyordu.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ah! Varlıklarından gerçekten utanılacak soyum sopum varmış ...
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Hanımefendi!
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Kadınlarımızın cahillik ve saflıkları dünyaca bilinmektedir. Fakat yazık ki size uzun bir felsefe dersi vermeye ne bende cesaret, ne böyle bir dersten yararlanmaya sizde liyakat var. Dünyada sonsuz bir şekilde yaratılmış hiçbir şey yoktur. Bütün her şey degişir ve gelip geçicidir. Aşkı da bu evrensel genel
kuraldan ayrı tutmaya ugraşmak alıklık belirtisidir.
Bu kadar hakikat, bu kadar nasihat, bu kadar ders yetişir. Simdi meselenin biraz da eglenceli, gülünç tarafından bahsedelim. Hamile oldugunuzu haber veriyorsunuz. Buna hiç şaşmadım, çünkü kadınların yaradılıştan gelen görevleri dogurmaktır. Yalnız bu müjdenin bana verilmesini manasız
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
buldum. Hele çocugun bana mal edilmesine çok güldüm. İşte işin eglenceli tarafı burası.
Korkulacak şey ölüm değil, belki cahilce bir tutkuyla dileyip durduğumuz hayatın sonsuzluğudur. Hayatın sonsuzluğu!..
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Elmasım, aklımı alan o Fener perisi siz cananımdınız. Sevginiz eziyetlerinin sürüklemesiyle Kayışdagı'nı delerek Sahrayıcedit' e tatlı su akıtmayı göze aldırdıgı bu Ferhat ôşıgınıza Şirin olmak tenezzülünde bulunur musunuz iki gözüm?
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Benden bütün kızlara nasihat olsun. Bu ilk tatlılıklara kimse aldanmasın ... Sonu pek fena oluyor... Sonra insan kendini atacak kuyu, asacak ağaç, yiyecek zehir arıyor ...
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Maazallah memleketimizin erkekleri ırkı güçlendirmek
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
için medeniyet sevgisiyle bir gayret göstererek hep böyle
yabancı kadınlarla evlenmeye istekli olurlarsa Doğu'nun o
herkese açık olmayan güzelliği ve masum dürüstlüğü içinde
büyümüş, her biri birer saflık ve namus incisi olan evlerimizdeki o nur gibi Ayşe'lerimizi, Emine'lerimizi, Zehra'larımızı
kimlere vereceğiz?
Çok defa sinekceğiz ilk
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
nefeste boğaza iner. Oradan uğurlar olsun, ikinci istasyonda
mideyi bulur. Nadiren arabacı kahve yudumu içinde yabancı bir cisim hisseder. Dilinin ucuyla boğulanı dışarı çıkarır,
parmağına alır. Kazazede siyah yahut yaldızlı parlak türden
midir, sakırga mıdır nedir? Aslını araştırmayı hiç merak etmeksizin bir fiskeyle biçareyi karşıya fırlatır. Fakat o sinekten de hayır kalmaz.
Bu boğulma olayı bir fincanda bazen iki üç defa tekrar
eder. Fakat müşteri aynı aldırmazlıkla sinekleri ya yutar ya
çıkarır.
Bazı sivri akıllılarımız da Fransız, İngiliz, Alman kadınlarıyla evlenerek yok olmaya karşı besbelli kısmen olsun bu
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
şekilde çare bulmaya çalışıyorlar
Ayıp değil ya… seviyorum, dünya gözümde değil… Onsuz bu cihanın bir pul kadar değeri yok… Bütün ruhlarıyle kuşlar, kurtlar şahit olsun.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

: Peki çekirdeği ağızdan güç çıkarılıyor diye sofrada zeytin yemeyiniz.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ya çekirdekli meyvelerde ne yapacaksınız? Meselâ kiraz yediniz. Çekirdeğini nasıl çıkaracaksınız?
Dilin kemiği yok, ne tarafa çevirseniz dönüyor
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Başından sonuna kadar bu hayatın zorluklarını niçin çektiğimizi biz biliyor muyuz? Varlığımızı yokluğumuzu baştan ayağa kaplayan yaratılış bilmecelerinin hangi birini çözebiliyoruz?
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
— Aman Madam, gönlünüzü kazanmak için saatlar değil, aylar, yıllar harcasam gene yorulmam.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bir milletin
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
muazzam yenilik işleriyle ilgili her çabada daima akıllıların
takdiriyle ahmakların beğenmemesinin çarpışması adettir.
Bir delikanlının bir kıza, bir kızın bir delikanlıya gönlü akınca insanın yüreği kabarıyor. Dünyalara sığamıyor. Ne olduğunu, neye uğradığını bilemiyor.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Allah aşkına? Hep bu tuhaf marifetleri, âdetleri Frenk kitaplarından mı bulup çıkarıyorsunuz?
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bu sene İngiltere'nin, gelecek yıl Rusya'nın, daha öbür
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
yıl Almanya'nın zayıfları gözeten korumaları altına atılarak,
milli varlığımızın devamını, birinin dostluğu ile diğerinin
düşmanlığını kazandığımız, içtenlikleri kuşkulu bu büyük
dostlarımızdan daima dilenerek yaşamak bir millet için bir
hayat siyaseti değil bir utançtır.
Gözü doymazların adi emellerine, hakaretlerine hedef
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
oluyoruz. Buna mahkumuz. Çünkü kuvvete kuvvetle, ticarete ticaretle, iktisada iktisatla, bilgi ve kültüre bilgi ve kültürle
karşılık verilir.
“Haram şey ne kadar tatlı oluyor!..”
📖 Sayfa 462 · Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
“Dünya şimdi acayip. İnsanların içi, dışına uymuyor.”
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Evet, şairliğimiz, edebiyatçılığımız gibi diplomatlığımız
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
da Allah'ın ihsanıdır dedik. Fakat çok yazık ki bugün Avrupa'nın siyaset ustalarına Allah'ın ihsanıyla cevap verilemiyor. Vatan Allah'ın ihsanıyla savunulamıyor. Bir millet
Allah'ın ihsanıyla servet, kuvvet sahibi olamıyor.
Ne var, sevmek günah mı? Ben ikiyüzlülükten hoşlanmam. Biz de sevdik.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tabiî, doğru olan sevgi böyle pozitif ve negatif iki kalbin birbirini çekerek birleşmesinden doğan sevgidir.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Ben senin için gönlümden teyzen oğlu Meftun’u geçiriyorum.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"Şarlatanlık" da bir çeşit sanattır.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Bu sanat öğrenimden çok yetenekle genişler, bu mesleğin az çok bazı sanat dallarına bağlı olanlarla kızıl cahil bulunanlara kadar dereceleri vardır. Evet, şarlatanın da iyisi,adisi olur.
Kimin kimi beğenmemeye hakkı var?
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
İnsanlar bir düşkünlüğe, bir üzüntüye uğradıkları vakit olanca öfkelerini kendilerinden aşağı durumda bulunan zayıf kimselerden çıkarmak, güçleri erdiği yaratıklara o kızgınlık ve düşmanlıkla insafsızcasına ezmek yaratılışındadırlar.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Kişinin hali tavrı kendi aynasıdır.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Karlar yağsa kış değil mi?
Kişi halini bilse hoş değil mi?

Madam Mc Ferlan’ın ateşli gözlerine, tombul vücuduna ağzının suyu akıp dururken, şimdi bu ince kadının endamındaki zarifliğe, sözlerindeki inceliğe bayılmaktan kendini alamıyordu.
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
"A question, hâtee, reponse pesee"
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
(Acele soruya ağır cevap vermelidir)
Az yaşa, çok yaşa akıbet gelir başa. Bu dünya kime kalmış..
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sıkça Sorulan Sorular
Şıpsevdi kimin eseridir?
Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1911'de yayımlanmıştır.
Şıpsevdi kaç sayfadır?
Şıpsevdi, 448 sayfadır (Özgür Yayınları baskısı).
Şıpsevdi'nin en ünlü sözü nedir?
“Ya Rab acaba biz de ne vakit "Hayır sen onu öyle yapamazsın" cevabıyla meydan okuyarak apaçık haklarımı zı savunabilecek bir kuvvete, bir heybete sahip bulunacağız?”