CANLI

Şıpsevdi — Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Klasik Edebiyat Üzerine Vurucu Cümleler

Şıpsevdi - Hüseyin Rahmi Gürpınar kitap alıntıları ve sözleri

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın 1911 tarihli Edebiyat alanında öne çıkan eseridir. Sayfa sayfa işaretlenen bu sözler, okurların favorilerini yansıtıyor.

Yazar:Hüseyin Rahmi Gürpınar
İlk Yayın:1911
Yayınevi:Özgür Yayınları
Sayfa Sayısı:448
Orijinal Adı:Alafranga
Dil:Türkçe
ISBN:9786051418483
Okuma Süresi:12 sa. 42 dk.
Türler:Edebiyat, Roman, Türk Klasikleri

Şıpsevdi'den En Beğenilen Alıntılar

Ya Rab acaba biz de ne vakit "Hayır sen onu öyle
yapamazsın" cevabıyla meydan okuyarak apaçık haklarımı­
zı savunabilecek bir kuvvete, bir heybete sahip bulunacağız?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ne için ağzımızı açıp duralım? Allah bize de güç, kuvvet, beyin, İzan vermiş; bunları iyi kullanalım.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hepinizin çehresinde can sıkıntısı belirtileri
görülüyor.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bu dünyada her şeyden evvel hüküm süren bencilliktir.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

O zaman gelinliğimi bilemedim, çocuktum. Koca nedir? Ev bark
nedir ? Farkında bile değildim.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Sevdalım beyefendi muhabbetimizin başlangıcında aş­kını bana tarif için ne tabir kullanacağını, ne söz icat edece­ğini bilmiyordu. Aman ya Rabbi, ne diller döktü ... ne diller ... Bunların binde birini şimdi size anlatmak elimden gelmez. Onun canı, cananı, varı yoğu, her şeyi artık bendim. Meğer bunlar hep yalanmış. Aşk dediği geçici bir hevesten başka bir şey değilmiş.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Yaşamak, en sade tarifiyle gönülde yatan istekleri yenilemekten başka bir şey değildir. Sadece yerin ve zamanın, yaşın ve yılın değişmesiyle isteklerin türü değişir. En istekten arınmış yaşamaya uğraşan filozofların şu kararlarında bile bir maksat, bir arzu gizlidir.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Tabiat erkekle kadını insan soyunu sürdürmekle görevlendirmiştir. Bu ortak görev yerine getirildikten sonra erkeğin kadından fazla buyururcasına isteklerde bulunması, kurulması sırf yaradılışındaki sertlikten ileri gelme bir bencilliktir.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Herkesi neşeli, şen görüyordum. Halkın bu neşesi beni yavaş yavaş iyice kızdırdı.
Benim üzüntüme, kederime katılan değil, şöyle azıcık dikkat eden bile yoktu.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Dünyada rahat ancak mezardadır

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Erkek kısmının sevgisine inan olmaz ... Yok
hanım yok! Koca sevgisine bel bağlamamalı. .. Şimdi sana
hanımcığım, karıcığım senin için ölüyorum, bayılıyorum
der ... Sokağa çıkar çıkmaz hepsini unutur. Bir güzel kadın
görünce gözleri velfecri okur. En uslusunun yine gözü dı­şarıdadır.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Namussuzluğu siz manda gibi, deve gibi, fil gibi boynuzlu, hörgüçlü, hortumlu, somut, oynar, sıçrar, çifte atar bir mahluk mu zannedersiniz? .. Hayır, hayır! Namus bu kadar somut, göze çarpar bir şey olsaydı, çok kimsenin foyası meydana çıkardı. "Namus" soyut bir isim, kurmaca bir niteliktir. Çoğunlukla bazı kimselerdeki varlığıyla yokluğu zor fark olunur.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hep böyle aşkın ramazanında mı yaşayacağız ? Her şeye oruç, oruç, oruç ...

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Şekure Hanım'ın demesine göre ağız denilen uzvu
hareketsiz halde, kapalı bırakmak adeta günahtan sayılır. Ya
lakırdı ya da yemişle o iki çene işlemeli ... Ağzı biraz dinlenecek olursa senelerden beri devam ettiği çene jimnastiğine
güya rehavet gelir. Lakırdı idmanı bozulur.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Aşçı, müş­teriye
çorba vermek için kepçeyi daldırınca o kaynar yüzeyin
derinliğine karışır, görünmez olurlar. Zavallıları artık aşçı
değil a, çorbayı içen müşteriler bile aramış olsalar bulamazlar. Tencerelerin üstü sinekten kara bulut halini alınca aşçı
çırağı, her bir teli yine sinek tersinden görünmeyen sinekliği
eline alır. Kapakları açık yemekler üzerine şiddetle bir sallar.
Sinekliğin darmadağınık telleri yemek salçalarına girer çıkar.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Kadınnine - Öyle diyeceğine oğlum, kalk da kızın ağzı­na bir tokat vur. Baksana yelloza, muşmula deyince ben üzerime alınırmışım ... Haydi oradan mezarlık kozalağı kara kız!
Meftun - Mezarlık kozalağı mı? Bak işte bu aklıma gelmediydi ... Hanımnine sen bitkiler ve ağaçlarla ilgili hayli
aşağılayıcı sözler biliyormuşsun.
Hanımnine - Bilirim elbette bayırturpu!

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Manevi yorgunluk vücudu maddî yorgunluktan çok sarsar

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Sana da ayıp değil mi küçük
hanım? Bu seni alacak mı? Adını çıkarsa artık seni başka kocaya almazlar. Kadın kısmını kocaya da varmazsa bir işe yarar mı? Anamız bizi niçin doğurdu? Biz de çocuk doğuralım diye doğurmadı mı? Kocaya varmadan insan nasıl do­ğurur aya ... Lebibe Hanım, Zarafet'in bu garip felsefesini dinledi.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Suphanallah! Dünyada neler
oluyor!

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ah, ne olur... Göndere idi de seve idi, bu köy bütün delikanlılar bana sevse ah kale yine doymayacağım ...

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Nasıl da var gücüyle ağız dolusu küfür yağdırmak geliyordu içinden . Ya da kafasını duvarlara vurmak .

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

$imdiye kadar güzel sevmemiş, kimseye gönül vermemiş, hatta kendimde ôşık olma hissini ezelden beri yok zannederken ey melek yüzlü sizi görür görmez içimde yanardag benzeri bir kaynayıp fışkırma başladı. Bu tutuşup yanma yatkınlı­
gına şaştım. Meger ben sevdaya yetenekliymişim. Lakin şimdiye kadar gönlümün fitilini tutuşturacak aşk tılsımına tesadüf edememişim ... Sizi görünce Dekart'ın Kartezyenizm usulü gibi
gönlümde her şeyi yok ederek kederi bastırmak ve yeniden hissetmeye başlamak derecesinde hayatımda bir yenilenme
hissettim ...

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Zaman her şeyin foyasını meydana çıkarma gücüne sahiptir .

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Toplum ahlakımız da siyasetimiz gibi hasta. Yine eski uzun temennalar, dalkavukluklar, evet efendimler, sepet efendimler, büyük bir kişinin tek adını anmadan önce sekiz unvan saymak gibi gariplikler sü­rüp gidiyor. Gerçekten çok kişinin tabiatına, menfaate hizmet hastalığı geçmemiş ve kolay kolay da geçmeyecek.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Başlangıcından sonuna kadar
bu hayat meşakkatini niçin çektiğimizi biz biliyor muyuz?
Varlığımızı yokluğumuzu baştan başa kuşatan yaradılışın
çetin bilmecelerinden hangi birini halledebiliyoruz? Tahammül derecemizi sormaksızın bizi beladan belaya sürükleyen
nasibi ispire, zayıf omzumuzdaki hayat yükünü tramvaya
benzetirsek bizim de o hayvanlardan hiç farkımız kalmaz.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Gerçek sanatçıların azlığından dolayı çoğunlukla kuşkulu, donuk ustalıklarla meydana getirilen bu kopya edilmiş şekilleri, bu taklitleri görmek için giriş ücreti vererek birkaç saat penceresiz yapılar içinde hapsolmaya katlanıyoruz da, zevkle bakan gözlerimize her an açık bulunan bu koca tabiat alanındaki samimi görüntüleri seyretmeyi, asıl bundan ibret almayı niçin bilmiyoruz?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

- Kızım onun ne sende gözü var, ne Arapta. Böylelerine «» derler,

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Yani siz şimdi gülünüz, ben size sonra güleceğim. diyordu.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ah! Varlıklarından gerçekten utanılacak soyum sopum varmış ...

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Hanımefendi!
Kadınlarımızın cahillik ve saflıkları dünyaca bilinmektedir. Fakat yazık ki size uzun bir felsefe dersi vermeye ne bende cesaret, ne böyle bir dersten yararlanmaya sizde liyakat var. Dünyada sonsuz bir şekilde yaratılmış hiçbir şey yoktur. Bütün her şey degişir ve gelip geçicidir. Aşkı da bu evrensel genel
kuraldan ayrı tutmaya ugraşmak alıklık belirtisidir.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bu kadar hakikat, bu kadar nasihat, bu kadar ders yeti­şir. Simdi meselenin biraz da eglenceli, gülünç tarafından bahsedelim. Hamile oldugunuzu haber veriyorsunuz. Buna hiç şaşmadım, çünkü kadınların yaradılıştan gelen görevleri dogurmaktır. Yalnız bu müjdenin bana verilmesini manasız
buldum. Hele çocugun bana mal edilmesine çok güldüm. İşte işin eglenceli tarafı burası.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Korkulacak şey ölüm değil, belki cahilce bir tutkuyla dileyip durduğumuz hayatın sonsuzluğudur. Hayatın sonsuzluğu!..

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Elmasım, aklımı alan o Fener perisi siz cananımdınız. Sevginiz eziyetlerinin sürüklemesiyle Kayışdagı'nı delerek Sahrayıcedit' e tatlı su akıtmayı göze aldırdıgı bu Ferhat ôşıgınıza Şirin olmak tenezzülünde bulunur musunuz iki gözüm?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Benden bütün kızlara nasihat olsun. Bu ilk tatlılıklara kimse aldanmasın ... Sonu pek fena oluyor... Sonra insan kendini atacak kuyu, asacak ağaç, yiyecek zehir arıyor ...

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Maazallah memleketimizin erkekleri ırkı güçlendirmek
için medeniyet sevgisiyle bir gayret göstererek hep böyle
yabancı kadınlarla evlenmeye istekli olurlarsa Doğu'nun o
herkese açık olmayan güzelliği ve masum dürüstlüğü içinde
büyümüş, her biri birer saflık ve namus incisi olan evlerimizdeki o nur gibi Ayşe'lerimizi, Emine'lerimizi, Zehra'larımızı
kimlere vereceğiz?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Çok defa sinekceğiz ilk
nefeste boğaza iner. Oradan uğurlar olsun, ikinci istasyonda
mideyi bulur. Nadiren arabacı kahve yudumu içinde yabancı bir cisim hisseder. Dilinin ucuyla boğulanı dışarı çıkarır,
parmağına alır. Kazazede siyah yahut yaldızlı parlak türden
midir, sakırga mıdır nedir? Aslını araştırmayı hiç merak etmeksizin bir fiskeyle biçareyi karşıya fırlatır. Fakat o sinekten de hayır kalmaz.
Bu boğulma olayı bir fincanda bazen iki üç defa tekrar
eder. Fakat müşteri aynı aldırmazlıkla sinekleri ya yutar ya
çıkarır.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bazı sivri akıllılarımız da Fransız, İngiliz, Alman kadınlarıyla evlenerek yok olmaya karşı besbelli kısmen olsun bu
şekilde çare bulmaya çalışıyorlar

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ayıp değil ya… seviyorum, dünya gözümde değil… Onsuz bu cihanın bir pul kadar değeri yok… Bütün ruhlarıyle kuşlar, kurtlar şahit olsun.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

: Peki çekirdeği ağızdan güç çıkarılıyor diye sofrada zeytin yemeyiniz.

Ya çekirdekli meyvelerde ne yapacaksınız? Meselâ kiraz yediniz. Çekirdeğini nasıl çıkaracaksınız?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Dilin kemiği yok, ne tarafa çevirseniz dönüyor

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Başından sonuna kadar bu hayatın zorluklarını niçin çektiğimizi biz biliyor muyuz? Varlığımızı yokluğumuzu baştan ayağa kaplayan yaratılış bilmecelerinin hangi birini çözebiliyoruz?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

— Aman Madam, gönlünüzü kazanmak için saatlar değil, aylar, yıllar harcasam gene yorulmam.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bir milletin
muazzam yenilik işleriyle ilgili her çabada daima akıllıların
takdiriyle ahmakların beğenmemesinin çarpışması adettir.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bir delikanlının bir kıza, bir kızın bir delikanlıya gönlü akınca insanın yüreği kabarıyor. Dünyalara sığamıyor. Ne olduğunu, neye uğradığını bilemiyor.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Allah aşkına? Hep bu tuhaf marifetleri, âdetleri Frenk kitaplarından mı bulup çıkarıyorsunuz?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Bu sene İngiltere'nin, gelecek yıl Rusya'nın, daha öbür
yıl Almanya'nın zayıfları gözeten korumaları altına atılarak,
milli varlığımızın devamını, birinin dostluğu ile diğerinin
düşmanlığını kazandığımız, içtenlikleri kuşkulu bu büyük
dostlarımızdan daima dilenerek yaşamak bir millet için bir
hayat siyaseti değil bir utançtır.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Gözü doymazların adi emellerine, hakaretlerine hedef
oluyoruz. Buna mahkumuz. Çünkü kuvvete kuvvetle, ticarete ticaretle, iktisada iktisatla, bilgi ve kültüre bilgi ve kültürle
karşılık verilir.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

“Haram şey ne kadar tatlı oluyor!..”

📖 Sayfa 462 · Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

“Dünya şimdi acayip. İnsanların içi, dışına uymuyor.”

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Evet, şairliğimiz, edebiyatçılığımız gibi diplomatlığımız
da Allah'ın ihsanıdır dedik. Fakat çok yazık ki bugün Avrupa'nın siyaset ustalarına Allah'ın ihsanıyla cevap verilemiyor. Vatan Allah'ın ihsanıyla savunulamıyor. Bir millet
Allah'ın ihsanıyla servet, kuvvet sahibi olamıyor.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ne var, sevmek günah mı? Ben ikiyüzlülükten hoşlanmam. Biz de sevdik.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Tabiî, doğru olan sevgi böyle pozitif ve negatif iki kalbin birbirini çekerek birleşmesinden doğan sevgidir.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Ben senin için gönlümden teyzen oğlu Meftun’u geçiriyorum.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

"Şarlatanlık" da bir çeşit sanattır.
Bu sanat öğrenimden çok yetenekle genişler, bu mesleğin az çok bazı sanat dallarına bağlı olanlarla kızıl cahil bulunanlara kadar dereceleri vardır. Evet, şarlatanın da iyisi,adisi olur.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Kimin kimi beğenmemeye hakkı var?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

İnsanlar bir düşkünlüğe, bir üzüntüye uğradıkları vakit olanca öfkelerini kendilerinden aşağı durumda bulunan zayıf kimselerden çıkarmak, güçleri erdiği yaratıklara o kızgınlık ve düşmanlıkla insafsızcasına ezmek yaratılışındadırlar.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Kişinin hali tavrı kendi aynasıdır.
Karlar yağsa kış değil mi?
Kişi halini bilse hoş değil mi?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Madam Mc Ferlan’ın ateşli gözlerine, tombul vücuduna ağzının suyu akıp dururken, şimdi bu ince kadının endamındaki zarifliğe, sözlerindeki inceliğe bayılmaktan kendini alamıyordu.

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

"A question, hâtee, reponse pesee"
(Acele soruya ağır cevap vermelidir)

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Az yaşa, çok yaşa akıbet gelir başa. Bu dünya kime kalmış..

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar

Sıkça Sorulan Sorular

Şıpsevdi kimin eseridir?

Şıpsevdi, Hüseyin Rahmi Gürpınar tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1911'de yayımlanmıştır.

Şıpsevdi kaç sayfadır?

Şıpsevdi, 448 sayfadır (Özgür Yayınları baskısı).

Şıpsevdi'nin en ünlü sözü nedir?

“Ya Rab acaba biz de ne vakit "Hayır sen onu öyle yapamazsın" cevabıyla meydan okuyarak apaçık haklarımı­ zı savunabilecek bir kuvvete, bir heybete sahip bulunacağız?”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Şıpsevdi — Hüseyin Rahmi Gürpınar. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4