CANLI

Tahsin Görgün'ün İmzasını Taşıyan Dikkat Çeken Alıntılar

Tahsin Görgün sözleri ve alıntıları

Tahsin Görgün'ün kitapları, okurlar tarafından sıkça alıntılanır. Bu sayfada 9 eserinden seçilen 100 söz, kaynaklarıyla birlikte listelendi.

En Beğenilen Tahsin Görgün Sözleri

Müslümanlar sömürge olmayı da, sömürge etmeyi de kabul etmezler.
Zalim de mazlum da olmak Müslüman'a yakışmaz.

📖 Sayfa 100 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Kur'an-ı Kerim'de Casiye Suresi 24. ayette "bizi sadece zaman helak eder" şeklinde dile getirilen tavır, insanın varlık şartları itibarı ile alakalı bir durumu işaret eder.

📖 Sayfa 13 · Tarihselcilik, Tahsin Görgün

Türkiye siyasi olarak kendi geçmişine sahip çıkmayı varlığını sürdürmesinin ön şartı olarak kavrarken, belirli bir dönem geçmişinin ilmî ve fikrî, hatta sanat cihetini ihmal ve inkar etmeye kendisini mecbur hissetmiş gibi gözükmektedir.

📖 Sayfa 14 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

Günümüz İslam Dünyasında, yaşanılan en ciddi mesele, hiçbir şeyin yerli yerinde olmayışı ve tamamen kaygan bir zeminde bulunuyor olmamızdır. Bu durum,uzun süreden beri devam eden bir krizin hem en bariz işaretleri hem de neticeleridir.

Türkiye’de İslami Düşünce Geleneği, Tahsin Görgün

Öyle terimler vardır ki, kavramları kalmamıştır ; öyle kavramlar da vardır ki henüz terimleri oluşmamıştır.

📖 Sayfa 11 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

“ homo homini lupus”/ İnsan insanın kurdudur.

📖 Sayfa 30 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

"Civilisation"' terimi Bati dillerinde ilk defa Mirabeau tarafindan 1757 yılında basilan "L'Ami des Hommes ou Traité de la Population" isimli kitapta kullanıyor? Bu kelimenin kullanıldığı baglam oldukça dikkat çekici gözüküyor. Mirabeau, düzenli
bir toplumda üç önemli unsurun (din görevlileri, askerler ve
yöneticiler) bulunması gerektigini ifade etmektedir.

📖 Sayfa 12 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Klasik usul, açık bir şekilde sebep ile hükmü hem ayırmış hem de irtibatlandırmıştır; sebebin hususiyeti hükmün umumiyetini engellemediği gibi, bazı deliller de umum ifade etseler bile, usulüne uygun bir şekilde tahsis edilebilir.

📖 Sayfa 29 · Tarihselcilik, Tahsin Görgün

Hegel'in ifade ettiği gibi, bugün etkin ve güçlü olmayanların, geçmişte de bulunma hakkı yoktur; onların geçmişte ne kadar yer alacağına, bugün gücü elinde bulunduranlar karar verirler.

📖 Sayfa 54 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İşte tam da bu dönemde, -yani kabaca son yüzelli yıl boyunca- "gelişmiş" veya "Batılı" toplumların tüketim alışkanlıklarını benimsemeyi "modernlik" ve "gelişmişlik" olarak anlayan ve sunan; emperyalist merkezlerin hammadde ihtiyacını, yaşadıkları bölgedeki yeraltı ve yerüstü zenginliklerini onların tasarrufuna açarak karşılamaya aracılık eden ve bu sayede onların ürettiklerini tüketme imkanına kavuşarak bunu imtiyazlı bir statü olarak benimsemiş olan çift yönlü asalak bir insan grubu ortaya çıktı.

📖 Sayfa 12 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

"Gayret bizden, tevfik Allah'tandır."

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

lyi, güzel ve doğru birbirinden ayrılmış; birbiri ile irtibatsızlaştılmıştır. Modern dünyada sanatın ahlâkı olmadığı gibi,ahlâkın da estetik bir kaygı taşımasına gerek yoktur. Hele hele bilimin ne ahlâka ne de estetiğe ihtiyacı vardı. Her birisi kendi işini, diğerleri ile irtibatsız bir şekilde , digerlerini dikkate almadan yapar, yamalıdır.

📖 Sayfa 106 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Bir defa medeniyet dediğimiz şey batıya doğuya veya herhangi bir bölgeye has bir şey değildir. İnsanın olduğu her yerde medeniyet vardır. Medeniyetler farklı farklıdır. Böyle olunca batı Avrupa’da yaşayan bir grup insanın kendi hayat tarzını diğerlerinden ayırarak ona” medeniyet” demeleri tarihin bir döneminde anlaşılması gereken bir hal olarak kabul edilmelidir, o kadar yani onu mutlaklaştırtırmak anlamlı değil.

📖 Sayfa 32 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İnsanlığın geleceği, insan eylemleri ile şekillenir; ancak eylemlerin bir bütünlük içerisinde hangi nihai neticeleri vereceğine, tek tek insanlar, hatta büyük insan toplulukları karar veremezler.

📖 Sayfa 57 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Peygamber göndermemiş bir Allah inancı, tam 17 ve 18. yy, batı filozoflarının deizmini ifade eder. Yani batı Avrupalılar İslam medeniyetiinden istifade ederken, İslam medeniyetinden kendilerine makul, rasyonel, tabii gözüken ne varsa onların hepsini aldılar. Allah inancını üstlenmekle birlikte, O’nun peygamberliği ve tebliğinin dini muhtevasını parantez içine aldılar.

📖 Sayfa 79 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Maxime Rondinson Aydınlanma Dönemi düşünürlerinin ufkundaki ideal dinin İslam olduğunu söylerken, bir hakikati özet olarak dile getirmektedir.

📖 Sayfa 70 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Medeniyet, 19, yy.in ortalarina kadar, bilim ve tenolojiden daha çok, bir hayat tarzını ve insanlar arasında ortaya çıkan ve nezaket esası üzerinden kendisini gösteren, gündelik hayat etrafinda şekillenen bir davranış düzenini ifade etmek için kullanılıyordu,

📖 Sayfa 16 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Avrupa merkezciliğinin ortaya çıkardığı ve bizi ilgilendiren en önemli netice, Müslümanları ve İslâm medeniyetini tarih yazarlığı marifetiyle yok etmek olmuştur.

📖 Sayfa 8 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

"Osmanlı" terimi, eş-Şakäiku'n-Nu'maniyye'de olduğu gibi, siyasi bir birim olarak Osmanlı hanedarının yönetimi altında bulunan coğrafyada, ancak bu eserden farklı olarak bu coğrafyada mevcut bütün din ve dillerde ortaya çıkmış olan düşünceyi ifade ederken, "Türk Düşüncesi" terimi, doğrudan herhangi bir din ile irtibatlı olmaksızın, Türkçe konuşan insanların, Türkçe olmasa da, herhangi bir dilde ortaya koydukları düşünceyi ifade etmektedir.

📖 Sayfa 23 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

Bugün etkin ve güçlü olmayanların, geçmişte de bulunma hakkı yoktur; onların geçmişte ne kadar yer alacağına, bugün gücü elinde bulunduranlar karar verirler.

📖 Sayfa 54 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Müslüman mütefekkirler düşünceyi saf entelektüel bir gayret olarak değil, amelin nazariyesi olarak görmüşlerdir.

📖 Sayfa 33 · Türkiye’de İslami Düşünce Geleneği, Tahsin Görgün

Türklerin de İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Ruslar, Araplar, Farslar... gibi, onlardan şu veya bu oranda, şu veya bu şekilde farklı veya benzer olsa da, düşünmüş olabileceklerini kabul etmek, günümüzde bize oldukça zor gözükse de, bunun gerçekten gerçekleşmiş olup olmadığına bakmak ve bunu araştırmak gerekmektedir.

📖 Sayfa 22 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

Genel olarak sömürgecilerin söylemleri böyle iken, sömürgecilerin kendi çıkarlarına bağlı olarak oluşturdukları devlet benzeri yapılanmalar, Osmanlı sonrası Müslümanların yaşadığı bölgelerde modern tarih kurgusuna bağlı ve onunla uyumlu bir şekilde tarih uydurdular.

📖 Sayfa 12 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

Bugün düşünülebilenler, yarın yapılabilenler hâline gelir; bugünün idealleri yarının gerçekleridir.

📖 Sayfa 96 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Yaklaşık olarak 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başlarından itibaren etkin olan tarih yazarlığı marifeti ile Müslümanlar ve özellikle Türkler bir bütün olarak tarihin dışına atılmışlardır. Batı Avrupa'da ortaya çıkan ve kısaca "Avrupa merkezci tarih kurgusu" olarak isimlendirilen bu söylem, 19. yüzyılın ortala rından itibaren bütün yerküreyi istila eden Batılı devletlerin oluşturduğu eğitim kurumları üzerinden küresel bir tesir elde etmiştir.

📖 Sayfa 10 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

İnsan kendi oluşturduğu dünyada yaşıyor. Bunu dikkate alıp kabul ettiğinizde hümanist olursunuz. Eğer siz” benim bu dünyayı inşa ederken kendi aklım dışında başka bir şeye ihtiyacım yok” derseniz ve bunu yaparken de ilahi hidayeti insana tabii bir ışık olarak verilmiş akıl ile sınırlarsanız, o zaman deist hümanist olursunuz. Batı Avrupa’daki hümanizm.19.yy.’ın başına kadar deist hümanizm idi.19.yy.’dan sonra daha farklı eğilimler ortaya çıktı, ki bunlar arasında en yaygın olanı, ateist hümanizmdir.

📖 Sayfa 79 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Bir şey yok demek henüz yapmadık demektir. Eğer dünyada adaletsizlikler,zulümler bu kadar yaygınsa bu müslümanların adaleti ifa etme vazifesini yeterince yapmadığı anlamına geliyor.

📖 Sayfa 112 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Günümüz İslam dünyasında yaşanılan en ciddi mesele, hiçbir şeyin yerli yerinde olmayışı ve tamamen kaygan bir zeminde bulunuyor olmasıdır.

📖 Sayfa 13 · Türkiye’de İslami Düşünce Geleneği, Tahsin Görgün

İnsan özünde bağlı ve bağımlı bir varlıktır.

📖 Sayfa 87 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İkincisi ise, yine benzer bir şekilde, Türkleri özellikle dini ilimler ve düşünce alanında Arap, İran ve Hint alt kıtasının tesir alanında tutmak; buralarda geliştirilmiş olan düşünceyi Türkiye'de yayarak, ilim ve düşünme kabiliyetine sahip olmadığı için "İslam düşüncesi"ne hiçbir katkısı olmayan, "İslam'ın kılıcı olmakla birlikte kalemi olmayı başaramamış" olan Türklerin "ilimden ve fikirden nasiplenmesini sağlamak amacına matuf olarak çalışanlar.

📖 Sayfa 21 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

Burada altı çizilmesi gereken bir husus, dünya tarihi yazarlığında iki dönemin bulunduğu zamanların merkezinde İslâm ve Müslümanlar bulunmaktaydı. Tarih kabaca, İslâm öncesi ve sonrası olmak üzere, Eski Çağ ve Modern Çağ olarak iki kısma ayrılıyordu. Batı Avrupalılar tarih yazarlığına üçlü tasnifi getirerek, merkeze Avrupa'yı yerleştirdiler ve bu arada İslâm ve Müslümanları tarihin dışına attılar.

📖 Sayfa 50 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

20.yy.’ın başında ve ilk yarısında, batı Avrupa’da teşekkül etmiş bir hayat tarzı, bir bütün olarak, insanlığın geri kalanının da geleceği olarak kabul görmüş gibi gözüküyordu. Tartışılan mesele batılaşmanın/medenileşmenin olup olmaması değil, bunun ne ve nereye kadar olacağı ile alakalı idi ve” ne kadar biz, biz olarak kalarak batılaşabiliriz.?”

📖 Sayfa 25 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Dünya tarihi, son asırlarda ağırlıklı olarak siyaset merkezli olarak yazılsa da, ilim, fikir, iktisat, sanat gibi alanların da daha fazla dikkate alındığı çok katmanlı ve çok yönlü tarih yazımının eksikliği kendisini her geçen gün daha fazla hissettirmektedir.

📖 Sayfa 7 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Fikriyattan yoksun bir hayat; sığ, derinliksiz ve ufuksuzdur.

📖 Sayfa 19 · İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

İnsanın gerçekliği kavrayış şekli, onun manevi dünyasının bir parçası/neticesidir.

📖 Sayfa 84 · Türkiye’de İslami Düşünce Geleneği, Tahsin Görgün

Rausseuau'nun eserinin tercümesinde insan dininin özünün, "En Yüce Varlığın deruni olarak yüceltilmesi ve yüksek ahlakın ebedi vazifelerine inhisar etme" olarak aktarılması, oldukça önem arzetmektedir.

📖 Sayfa 20 · Tarihselcilik, Tahsin Görgün

Dini olmayan, dine dayanmayan bir medeniyet mevcut değildir.

📖 Sayfa 62 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Cinsellik ve cinsel alanda ölçüsüzlük modern dünyanın putu haline gelmiştir.

📖 Sayfa 105 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Fahreddin er-Râzî de şöyle der:

"Bir şey yok demek henüz yapmadık demektir. Eğer dünyada adaletsizlikler, zulümler bu kadar yaygınsa bu Müslümanların adaleti ifa etme vazifesini yeterince yapmadığı anlamına geliyor."

📖 Sayfa 112 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

"Batı medeniyetinin veya Batılıların bütün dünyayı istila etmesi ilk bakışta müspet ve değerli bir durum gibi gözükse de, aslında bir aşamadır. Medeniyet, kendi kendisini tahrip edecek bazı unsurlar taşıdığı ve bunlar adım adım etkin oldukları için, bu etkinlik Batı dünyasının çöküşünün başlangıcı olarak görülmelidir."

📖 Sayfa 26 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Fahreddin er-Razi şöyle der:
Eğer dünyada adaletsizlikler, zulümler bu kadar yaygınsa bu Müslümanların adaleti ifa etme vazifesini yeterince yapmadığı anlamına geliyor.

📖 Sayfa 112 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Eğer dünyada adaletsizlikler, zulümler bu kadar yaygınsa bu Müslümanların adaleti ifa etme vazifesini yeterince yapmadığı anlamına geliyor.

📖 Sayfa 112 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Din, insanların hayatına sınırlar koyarak, onları aşırılıklardan alıkoyar; kardeşliği tavsiye eder. Sadece bununla kalmaz, sürekli olarak kardeşliğe davet eder. İnsanların kalplerini yumuşatıp insanlardaki merhamet hissini besleyerek güçlendirir. Daha önemlisi insanlar arasında normal şartlarda haset ve kıskanma oldukça yaygın olduğu halde , din başka insanların mutluluğunu arzu edilir bir halde takdim ederek insanları başka insanların mutlu olması için çalışmaya yöneltir: hatta başka insanların mutluluğu için çalışmayı bir vecibe, vazife haline getirir.

📖 Sayfa 13 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İnsan tabiatı icabı medenidir. İbn Haldun

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

“Allah, nazar eden ve tefekkür eden, tefekkür ettiğine itibar eden, itibar ettiğini gören, gördüğüne de sabreden bir şahsa rahmet etsin. Bazı toplumlar gördükten sonra sabretmedikleri için kalplerine korku girdi ve istediklerine ulaşamadıkları gibi ayrıldıklarına da dönemediler. Böylece dünya ve ahirette hüsrana uğradılar ki bu çok açık bir hüsrandır.”Bu yolun gereğini hakkıyla yerine getiren insanlar, Hasan-ı Basri'nin dilinde alimlerdir.

📖 Sayfa 32 · Klasik İslam Düşüncesinin Üç Sütunu, Tahsin Görgün

Nitekim günümüzde yaşayan sekiz milyar insanın altı milyarı Müslüman değildir. İnsanlar Müslüman olmadan da yaşayabilirler. Ama Müslümanlıkla alakası olmayan, hatta dini esaslarını tahrip ederek, nihilizme yol oluşturan bir ideolojinin, Müslümanlıkla alakası olmadığını söylemek de en az tarihselciliği savunmak kadar, fikir özgürlüğü içerisindedir.

📖 Sayfa 28 · Tarihselcilik, Tahsin Görgün

Almanlar civilisation kelimesi yerine ''kültür'' kelimesini kullanıyorlar.
...Almanya'da kültür, halkın yaşadığı ve bildiği davranış tarzlarını dolayısı ile halkın sahip olduğu herşeyi ifade eder.Civilisation Fransa ve İngiltere'de aristokratlarınsahip olduğu ne varsa o bilgi, kültür ,değerler ne varsa onu ifade eder.Almanlar önce kendi halk kültürünü,bilgi kültürlerini korumak için aristokratların istilasına karşı direnebilmek amacıyla civilisation2u reddediyorlar.

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Medeniyet kelimesi Türkçe'de ilk kullanıldığında, onun kavramı, yani müsemması Batı Avrupada yaşayan bir zümrenin hayat tarzı idi.

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Öyle terimler var ki, kavramları kalmamıştır ; öyle kavramlar da vardır ki henüz terimleri oluşmamıştır.

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

"umran" ömürden gelir. Ömürde biliyorsunuz ki insana verilmiş sayılı nefesleri ifade eder. İbn Haldun insanın nefeslerini alıp verirken ortaya koyduğu her şeye umran diyor. İnsan yavrusu tek başına kendi varlığını sürdürebilecek bir durumda olmadığı ve başka insanların, öncelikle de kendi anne ve babasının desteğine bağlı ve bağımlı olduğu için, ömür ve umran ancak başka insanlar ile birlikte mümkün olabiliyor. İşte İbn Haldun bu durumu kısaca "insan tabiatı icabı medenidir" sözü ile tabir ediyor.

📖 Sayfa 30 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Modern dünyada bireyin ve bireyciliğin çok konuşulması, varlığının tanınması ve önemli olmasından degil, ironik bir şekil de, hakikatte anlamsız ve önemsiz olmasındandır; modern Batı ve modern medeniyet insanı fert olarak değil, sadece tür olarak kavrayabildigi için fert ve ferdiyet, kural olmaktan çok istisnadır. Kural, insanların hep kollektif/korporatif bir yapının bir unsuru olarak kavranmasıdır. Günümüzde ilimlerin ya tabii ya da sosyal ilimler olarak kabul edilmesinin de esasını bu kavrayış eksikliği teşkil etmektedir.

📖 Sayfa 99 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Kayalıklardan fışkıran,
Şu neşe pınarına bakın,
Bir yıldız çakışı sanki;
Bulutlar üzerinde
Yüce ruhlar beslemiş gençliğini,
Derununda koruluktaki kayalıkların.

Taptaze gençliğiyle,
Sıyrılıp bulutlardan
Raks eder gibi iner mermer kayalara
Haykırır sevincini yine
Sinesinden asuman...

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Bağımlılığı en az olan insanlar, ihtiyaçlarını en aza indirmiş olanlardır.

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

"Bilinen bütün insanlık tarihinde medeni olmayan hiçbir insan topluluğu yoktur. Herkes medeni. Sadece Batı Avrupalılara has bir şey değil medeniyet ve medeni olma yanlar da zaten insan olarak varlığını sürdüremiyor."

📖 Sayfa 33 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Civilization, kendine referanslı bir hayat tarzını ifade etmek için kullanılan bir tabirdir/terimdir.
Biz buna, birazda tepeden bakarak ''kerameti kendinden menkul'' de diyebiliriz

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Bugünün idealleri yarının gerçekleridir.

📖 Sayfa 96 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Çağ körleşmesi biçiminde ortaya çıkan semantik intihar, anlamın anlamını yitirmesi, farklı anlamların varlıklarını ifade edememesi, hayatın ve hakikatin anlamsızlaşması, dolayısıyla insanın ve insanlığın bitmesidir.

İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

Mirabeu ;İnsanların belirli bir düzen içerisinde yaşamasıyla ortaya çıkan şey medeniyet oluyor.Bu medeniyet terimini bu şekilde kullanıyor ama bunu kullanmasının arka planını incelediğimizde , Fransa'da belli bir insan grubunun aristokratların yaşadığı bir hayat ortaya çıkıyor. Normal halkın yaşadıklarından daha farklı, bu aristokratlar kendilerini normal halktan ayırmak için yaşadıları hayatın adına da ''civilation'' diyorlar

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Hem ittiba hem de isyan kendi başına bir fiil olduğu için emretme insan ilişkileri açısından mutlaka bilfiil bir neticesi olan bir fiildir.

İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

Arapça bir kelime olan "dünya", bir sıfattır, isim değildir. Biraz önce de geçtiği gibi, özellikle Kurân-ı Kerim'de bu şekilde kullanılır: el-hayatü'd-dünya ve el-hayatü'l-ahire. Bu iki tabirde geçen "dünya" ve "ahiret" kelimeleri, “hayat" isminin sıfatlarıdır.

📖 Sayfa 101 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

..Bu çerçevede yine medenileşme, belirli bir sınıfın hayat tarzını taklid ederek,ona benzemeye çalışmak olarak muhteva kazanmıştır. Türkiye'de İslam dünyasında medenileşme denildiğinde niçin kılık-kıyafet yeme içme adetleri vs. gibi daha çok insanların daha çok gündelik hayatıyla alakalı şeylerin kastedildiği ve bunun Batı Avrupa'da ki belirli bir sınıfın hayat tarzına benzeme yoluyla gerçekleşebileceği ve başka bir yolu da olmadığını düşünen insanların niye böyle düşündüğünü anlamak için arka planın farkında olmak lazımdır.

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İnsanın kendi kendisini sorgulaması, Hasan-ı Basri'de karşımıza çıktığı hâliyle, toplumdaki yanlış eğilimlerin farkında olmaksızın benimsenerek normalleşmiş hâlinin sorgulanması gibi gözüküyor.!” Onun bir sözü, bu konudaki tavrının esasındaki düşünceyi ifade etmektedir: “Eğer çocuğunda sevmediğin bir şey görürsen, hemen Rabbine tevbe et, çünkü bu senin istediğin şeydir."160

📖 Sayfa 61 · Klasik İslam Düşüncesinin Üç Sütunu, Tahsin Görgün

Şu anda bizler yetişkin insanlar olarak bile, herhangi birimiz başka insanların desteği olmadan varlığımızı sürdürebilir miyiz? Hayır. Biz hem insanlara hem tabiata bağımlıyız; ama bunun her zaman tam farkında olmasak da, bütün bunları var edene bağlıyız.

📖 Sayfa 89 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

"Bir mezhebin, bir görüşün künhüne vakıf olmadan onu eleştirmeye teşebbüs etmek, karanlığa taş atmaktır."

📖 Sayfa 61 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Bir düşünürü anlamak demek, aynı zamanda onun meseleleri ile yaşadığı dönemde onu ilgilendiren veya onun ilgisini çekerek hakkında yazı yazmaya sevk eden saikleri iyi tespit etmeye çalışmaktır.

📖 Sayfa 39 · Geçmişten Günümüze Toplum Metafiziği, Tahsin Görgün

Müslümanlar sömürge olmayı da, sömürge etmeyi etmeyi de kabul etmezler. Zalim de mazlum olmak da Müslüman'a yakışmaz.

📖 Sayfa 100 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İslâm medeniyetinde insanlar tabii ki mevkiler de inşa etmişler, makamlar da teşkil etmişler, büyük hadiseler yaşamışlar, alim olmuşlar, sultan olmuşlar, halife olmuşlar, komutan olmuşlar vs. Ama hiçbir zaman bunları hayatlarının gayesi ve manası olarak düşünmemişlerdir. Bunlar insanların yaşarken zorunlu olarak uğrayacakları duraklar/ mevkıfler olarak önemli ve anlamlıdır; ancak sadece uğrak ve durak olarak.

📖 Sayfa 102 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Taklit eden bir zihin, kendi varlığını inşa edemez.
(Müslüman toplumların sorgusuzca Batı'yı taklit etmesi üzerine yerinde bir tespit)

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İnsan Rabbini ve Rabbi ile olan irtibatını unuttuğu zaman, kendisine haksızlık yaparak, kendinde sahip olmadığı bir 'güç' ve asla taşıyamayacağı bir 'konum' vehmetmeye yönelir ki, bu onun, kendisini, kendi özünü, yani bağımlılığını, kısaca 'ubudiyetini' unutması anlamına gelmektedir.

📖 Sayfa 89 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Varlığının keyfiyetinde dahliniz olmayan şeyler hakkında “malumat” sahibi olabilirsiniz, ama onları -bilmenin “yapabilmek” ile alakası
düşünülecek olursa“bilemezsiniz”. Bu açıdan mevcudun varoluş keyfiyetinde bir dahlin olup olmaması, onunla ilişkinin de keyfiyetini tayin eder. Bunun için malumat, bir anlamda size “zorunda olduğunuz” şeyleri söyler. Zorunda olmak, failiyyeti sadece bir münfailiyyet hâline getirdiği için, teslim olmakla neticelenir ki insani varlığın önemli bir mütemmim cüzünden (özgürlük) vazgeçmeden gerçekleşemez. Mütemmim cüzlerinden biri eksik olan, var olamaz.

📖 Sayfa 27 · İslam Modernizm ve Batılılaşma, Tahsin Görgün

Hukukun, siyasetin bir fonksiyonu olduğu düzen, İslâm medeniyeti olamaz.

📖 Sayfa 95 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Neo-pagan uygarlığı, ikinci sanayi devriminden bu yana büyük bir felsefi kriz yaşıyor.

📖 Sayfa 7 · İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

İnsanların nasıl olup da bir arada yaşayabildikleri, belki sorunun bir cihetini teşkil etse de toplumun aynı zamanda bir kımlık ciheti olduğu dikkate alındığında, meselenin sadece “bir arada yaşama” meselesi olmadığını; bunun ötesinde, meselenin bır “aidiyet ciheti” olduğunu söylemek mümkündür. Toplumun nasıl mümkün olduğu sorusu, aynı zamanda nasıl olup da insanların kendilerinin “bir şeye” ait olduklarına inandıklarıyla ilgili bir soru olarak ifade edilebilir. Bu yönden bir arada yaşama meselesini, aynı zamanda aidiyet meselesi olarak görmek mumkundür.

📖 Sayfa 53 · Geçmişten Günümüze Toplum Metafiziği, Tahsin Görgün

Razî'yi tanımayan ve İbn Arabî'den haberdar olmayan birisinin Fenârî'nin Misbahu'l-Üns'ü ve dolayısıyla Fenarî ve Osmanlı Düşüncesi hakkında ciddi herhangi bir tasavvur oluşturması mümkün olmadığı gibi, sahip olacağı herhangi bir tasavvurun ciddiye alınır bir tarafı da olmayacaktır.

📖 Sayfa 67 · Osmanlı Düşüncesi, Tahsin Görgün

Çağ körleşmesi biçiminde ortaya çıkan semantik intihar, anlamın anlamını yitirmesi, farklı anlamların varlıklarını ifade edememesi, hayatın ve hakikatin anlamsızlaşması, dolayısıyla insanın ve insanlığının bitmesidir.
Tek bir idrak biçimine mahkum edilen insanlığın, varlığından, varlığını sürdürebildiğinden söz etmek mümkün mi?

Yusuf Kaplan

📖 Sayfa 11 · Anlam ve Yorum, Tahsin Görgün

İnsan, yol fikrini yitirdi, merak duygusunu, hayret duyma yetisini bitirdiği için belki de…

📖 Sayfa 13 · Anlam ve Yorum, Tahsin Görgün

İslam medeniyeti, Toynbee'nin yerinde tanımlamasıyla, "Osmanlı'nın durdurulması"yla birlikte, tarihin yapılmasında özne rolü oynama konumunu yitirdi; ilim, fikir ve sanat geleneklerini yeniden üretemez ve geliştiremez hale geldi.

📖 Sayfa 6 · İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

İnsanlık tarihinin en kanlı hadisesidir II. Dünya Harbi. En acımasız en kanlı hâdisesidir. Bu aynı zamanda büyük harfle yazılan Medeniyet'in ibretlik son icraatlarından birisi olarak gerçekleşti. Ancak bu savaşın galipleri de Batı medeniyetinin temsilcileri oldukları için, bunun bir medeniyet meselesi olduğu genellikle konuşulmaz olarak kaldı; sadece medeniyet içinde bulunmakla birlikte, bu medeniyetten nasibini yeterince almamış olan bazı insanların (Almanların, yani mağlupların) gayr-i medeni eylemleri olarak kayıtlara geçti.

📖 Sayfa 27 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

“Ne kadar biz, biz olarak kalarak batılılaşabiliriz?”

📖 Sayfa 25 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Batı medeniyeti mutlak olmadığı gibi, nihai olarak insanlığın aleyhine bir durumu temsil etmektedir.

📖 Sayfa 28 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

20. yy.'ın başında ve ilk yarısında, Batı Avrupa'da teşekkül etmiş bir hayat tarzı, bir bütün olarak, insanlığın geri kalanının da geleceği olarak kabul görmüş gibi gözüküyordu. Tartışılan mesele batılılaşmanın/medenileşmenin olup olmaması değil, bunun ne ve nereye kadar olacağı ile alakalı idi ve "ne kadar biz, biz olarak kalarak batılılaşabiliriz?" Şeklinde ifade edilebilir.

📖 Sayfa 25 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

En temel mesele: Müslümanların yapmadıkları veya oluşumunda tayin edici bir rol üstlenmedikleri, oluşumuna aktif olarak katılmadıkları bir dünyada yaşamaya çalışmalarından kaynaklanıyor.

📖 Sayfa 175 · Türkiye’de İslami Düşünce Geleneği, Tahsin Görgün

İnsanlık tarihinin en kanlı hadisesidir II. Dünya Harbi.

Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Civilization, kendine referanslı bir hayat tarzını ifade etmek için kullanılan bir tabirdir/terimdir.
*Biz buna , biraz da tepeden bakarak “kerameti kendinden menkul “ de diyebiliriz.

📖 Sayfa 19 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Biz hem insanlara, hem tabiata bağımlıyız; ama bunun her zaman tam farkında olmasak da, bütün bunları var edene bağımlıyız.

📖 Sayfa 89 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Bugün en ciddi meselelerimizden birisi, 'hâlimizin ilmi'ni yapacak durumda olmayışımızdır.

İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

Kelm kelimesi, yaralamak anlamına geldiği için olsa gerektir ki, söylenen anlamlı söze "kelâm" denilmiştir.

İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

Günümüzde bir kısım insanların ilahi hidayete bigane bir şekilde geliştirdikleri ve en büyük başarı olarak sundukları nükteler, kimyevi ve biyolojik silahların tür olarak insanı yok etmeye matuf olduğu dikkate alındığında, peygamberlerin getirdikleri ile irtibatın koparılmasının neyi intac ettiğini fark etmek zor değildir.

📖 Sayfa 37 · Tarihselcilik, Tahsin Görgün

"Hz. Peygamber'in tebliği ile birlikte bütün bir insanlığın hayatı değiştiği gibi, tarihin akışı da değişiyor."

📖 Sayfa 40 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Seküler Batı uygarlığının geliştirdiği meydan okuma, Asya, Afrika ve Amerika kıtalarının yürüyüşünü durdurdu; bazı kadim medeniyet tecrübelerini tarihten sildi.

📖 Sayfa 6 · İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

Yüksek / asil düşünce, hayatı derinlemesine yaşayan ve tam kalbinden yakalayan düşüncedir.

📖 Sayfa 17 · Anlam ve Yorum, Tahsin Görgün

Dünyanın, bütün kültürlere varoluş ve hayat hakkı tanıyabilecek yeni bir medeniyet tasavvuruna ihtiyacı var.

İlahi Sözün Gücü, Tahsin Görgün

Şu anda 'Medeniyet' nedir? diye sorulduğunda verilen cevap, kısaca medeniyetin şu anda yerküreye hükmedenlere bu gücü sağlayan hayat tarzı olduğu şeklindedir.

📖 Sayfa 55 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Irkçılığa en güçlü zemini, evrim teorisi sağlamaktadır.

📖 Sayfa 100 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Eğer siz "benim bu dünyayı inşa ederken kendi aklım dışında başka bir şeye ihtiyacım yok" derseniz ve bunu yaparken de ilahî hidayeti insana tabii bir ışık olarak verilmiş akıl ile sınırlarsanız, o zaman deist hümanist oluyorsunuz.

📖 Sayfa 80 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

İnsan, diğer insanları ve etrafındaki diğer canlıları, hatta bir mevcudatı koruyarak kendi varlığını muhafaza eder. İnsanın medeniliğinin esasında etrafındaki diğer insanı koruması gerekiyor. Siz de insanı ve etrafınızdaki eşyayı, tabiatı korursanız kendi varlığınızı devam ettirebilirsiniz.

📖 Sayfa 30 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Din, başka insanların mutluluğunu arzu edilir bir hâlde takdim ederek insanları başka insanların mutlu olması için çalışmaya yöneltir; hatta başka insanların mutluluğu için çalışmayı bir vecibe, vazife hâline getirir.

📖 Sayfa 14 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

Yüce Allah, insanları, fiilleriyle bilir ve O'nun bilgisi, filler olurken gerçekleşir. Allah, insan hakkındaki hükmünü, insanın işlediği fiillerin amaçlarını bilerek verir. Çünkü O hem görüneni hem de gizleneni bilir. O hâlde değerli amel, niyet olarak yüce Allah'ın emir ve nehiylerini, O'nun verdiği ölçüleri dikkate alarak gerçekleştirilen ve başka insanlardan ne takdir ne de tekdir beklemeden, onların takdir ve tekdirinin değiştirmediği bir düzenlilik içinde gerçekleştirilen fiillerdir.”

📖 Sayfa 45 · Klasik İslam Düşüncesinin Üç Sütunu, Tahsin Görgün

... Amerikalı meşhur tarihçi Hodgson'un yaptığı tespite iştirak edersiniz:

"16. yy'da Mars'tan bir ziyaretçi gelmiş olsaydı, bütün dünyanın Müslüman olmanın eşiğinde olduğuna hükmedecekti."

📖 Sayfa 96 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün

"16. yy'da Mars'tan bir ziyaretçi gelmiş olsaydı, bütün dünyanın Müslüman olmanın eşiğinde olduğuna hükmedecekti."
-Hodgson

📖 Sayfa 96 · Medeniyet Meselesi, Tahsin Görgün
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4