CANLI

Taş Meclisi'den Klasik Edebiyat Üzerine Beğenilen Sözler — Jean-Christophe Grangé

Taş Meclisi - Jean-Christophe Grangé kitap alıntıları ve sözleri

Taş Meclisi adlı eser, Jean-Christophe Grangé tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de okurlarla buluşmuştur. Aşağıda, Taş Meclisi'ni okuyanların en çok paylaştığı cümleler yer alıyor.

Yazar:Jean-Christophe Grangé
Çevirmen:Ali Cevat Akkoyunlu
İlk Yayın:2000
Yayınevi:Doğan Kitap
Sayfa Sayısı:416
Orijinal Adı:Le Concile De Pierre
Orijinal Dil:Fransızca
Dil:Türkçe
ISBN:9789759915193
Okuma Süresi:11 sa. 47 dk.
Türler:Roman, Polisiye, Edebiyat

Taş Meclisi'den En Beğenilen Alıntılar

Ne var ki bir acı, diğerini saklayamaz.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Bütün mümkün olanlar sıralanıp bir kenara bırakıldıktan sonra, geriye ne kalır? İmkansız olan.

📖 Sayfa 140 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Diane tümüyle insanın büyüklük kompleksine, yeryüzü kurallarını altüst etme, maddenin en derin yapısını sarsma isteğine hizmet için yaratılmış bu eserin karşısında garip bir ürküntü duyuyordu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Gerçek dünya şiddet, ihanet ve kötülükten başka bir şey değildi. Hayat; bu karşı konulamaz gücün, her insanın içinde bulunan, alevlenme fırsatı bekleyen nefret çekirdeğinin çevresinde oluşuyordu. “

📖 Sayfa 19 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Anna Karenina'nın anarşistleri, hani şu prenslerin yoluna bomba atanların gözleri de böyle parıldıyor olmalıydı.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Psikolojik yeteneklerimizin gelişmesindeki en büyük engel önyargılarımız. Gücünden emin olmayan bir sporcu, yarışa yenik başlar. Bilincimiz kesinlikle aynı biçimde işler. Kuşkucu biri kendi zihinsel yeteneklerine erişemez. “

📖 Sayfa 174 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Sakın umudunuzu kaybetmeyin.

📖 Sayfa 307 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

İnanan insan güce doğru ilk adımı atmış oluyor. Belki de gücün kendisi oluyor.

📖 Sayfa 316 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Huzur vardı. Sevgi. Gerçek dağlar ile sudaki köklerinin birleştiği bulanık ve gizemli çizgide, sarsıcı bir kucaklaşma.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Vücudun herhangi bir başka yeri gibi, darbe alınca beyin de şişme eğilimi gösterir. Oysa kafatası, kapalı bir kutudur; en ufak bir genişlemeye izin vermez. Eğer beyin kemiklere aşırı bir güçle dayanırsa, hayati işlevlerini yerine getiremez. Buna beyin ölümü denir. “

📖 Sayfa 51 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Soğuk, diğer sorunların arasında bir ayrıntı değildi sadece; çok daha ötede, insanın kafatasını sıkıştıran, dönmüş tırnak gibi elini yaralayan keskin ve karşı konulmaz bir gerçekti.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

"İnsan hapishaneden her zaman kaçabilir. Ama özgürlükten?"

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Belki bir gün, sükûnet ve mutluluk içinde, birlikte olacaklardı.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Hamilelik telepatinin gerçek beşiğidir.

📖 Sayfa 174 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Görmesini engelleyen buğuyu silmek için, başparmaklarını gözlüğünün camlarına sürdü.
Buğuyu silemedi.

Donmuş gözlerinden akanlar, gözyaşlarıydı.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Kendine dokunulmasına dayanamıyordu. En küçük bir dokunmaya, en ufak bir okşayışa. Temas fobisi. “

📖 Sayfa 23 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Hipnoz sayesinde insan kendi hafızasını, anılarına yönelik bir kamera gibi kullanabilir…
Farkında olmasak da, yaşadığımız olayların bütün ayrıntılarını bilinçaltımızda saklarız… “

📖 Sayfa 121 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

İnsan, sırtı uçuruma dayandığında arkasını döner mi.!?!

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Gözünün önüne getiremeyeceği derecede yalnız...

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Ruh maddeden önce vardır. Ruh her atomda, her parçacıkta vardır. Ruh evrenin bölmesidir. Somut gerçeği oluşturan soyut güç. “

📖 Sayfa 351 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Kendini yalnız, umutsuzluk verecek kadar yalnız hissediyordu. Ne var ki uykunun derinliklerine dalmadan önce, gerçeği görüp sarsıldı. Bu kadar yalnız olamazdı. Böylesine büyük bir sıkıntı çekemezdi.

Biri, bir yerde, onun kâbusunu paylaşıyor olmalıydı.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Olmak istediğini olmuştu işte.

Her bakımdan tehlikeli, yaklaşılmamasında yarar olacak genç bir kız.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Diane gözlerini açtı, güneş ışıklarının kabinin içini doldurduğunu gördü. İnmek üzere olduklarını anladı. Paniğe kapıldı, çocuğunu göğsüne bastırdı, iniş takımlarının yere değdiğini hissetti. Pisti yakan tekerlekler değildi; o ateş kendi düşlerinden, artık gerçekle sürtüşmeye başlayan düşlerden çıkıyordu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Üzüntü bir saniyede özgürlüğüne kavuştu, gözyaşlarının yakıcılığını hissetti.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Ne derler bilirsin; bütün mümkün olanlar sıralanıp bir kenara bırakıldıktan sonra, geriye ne kalır ?
-İmkansız olan.

📖 Sayfa 125 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Ne umut ne de umutsuzluk batağına batmak niyetindeydi.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Paranormal yetenekleri incelemenin tek bir yolu vardır; o yeteneklere sahip olmak. “

📖 Sayfa 341 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Her şey bir yerlerde yazılmıştı mutlaka. Beklemek gerekiyordu. .

📖 Sayfa 17 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Eşitliğin hâkim olduğu bir dünya düşlüyorduk. Oysa burada haksızlık, hile ve baskıdan başka bir şey yoktu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Soğuğa, korkusuna rağmen büyü dağılmıyordu. Kırmızı dalgalı, pişmiş topraktan bir deniz üzerinde yürüyor gibiydi.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Bir sırra ulaşmak, bir çizginin ötesine geçmek gibi bir şeydir. O sırı açıklamak da, öte taraftan bu yana dönmek.”

📖 Sayfa 340 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Düşsüz, düşüncesiz bir gece.

Bu kadarı bile fena değildi.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Bütün bu karışıklığın içinde, görebildiği tek bir gerçek vardı; annesine ve babasına çekmemişti. Genetik kurallarını ince bir örtü, zayıf bir perdeymişçesine yırtıp geçmişti.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Gücünden emin olmayan sporcu, yarışa yeni başlar. Bilincimiz de kesinlikle aynı şekilde işler. Kuşkucu biri kendi zihinsel yeteneklerine erişemez.

📖 Sayfa 174 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Gerçek aniden soluğunu kesmeye başlamıştı.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Ne derler bilirsin;bütün mümkün olanlar sıralanıp bir kenara bırakıldıktan sonra, geriye ne kalır? İmkânsız olan.

📖 Sayfa 125 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

— Burnunuzdaki altın halka, anlamı ne?

— Kalabalığın arasında kaybolmak için, herhalde.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Unutmayın;tanrılar taklit edilmekten hoşlanmazlar.

📖 Sayfa 244 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

İnsan, sırtı uçuruma dayandığında arkasına döner mi?

📖 Sayfa 210 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Nehirlerin gözle görülemeyecek kaynakları, yeraltı damarları vardır. İnsan hayatı da gizli kaynaklara, birikintilere sahiptir. Çağdaş bilimin yakalayamamasına rağmen, vücudumuzun içinde oluşup yayılan derin bir coğrafya.

📖 Sayfa 63 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

— Bazen insanın savamadığı mecbur kaldığı durumlar oluyor.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Dünyanın bütün dans pistlerinde, nasıl bir müzik duyarsa duysun, en karmaşık adımları atmaya meraklı biri vardı hep.

📖 Sayfa 23 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Bir sırra ulaşmak, bir çizginin ötesine geçmek gibi bir şeydir. O sırrı açıklamak da, öte taraftan bu yana dönmek.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Bir dereye baktığınızda suyu, köpükleri, suların içinde dans eden otları görürsünüz ama asıl olanı kaçırırsınız. Asıl olan akıntıdır, harekettir, o derenin hayatıdır...
İnsan vücudunun da bu örneğe uygun olmadığını kim iddia edebilir? Kan dolaşımı karmaşasının, kalp atışlarının, kimyasal salgıların altında bütün bunları harekete geçiren bir yaşam enerjisi bulunmadığını kim söyleyebilir? “

📖 Sayfa 63 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

- Tüm bunlar çok iç karartıcı...
- Tam tersine . Hayatın bir parçası, sadece.

📖 Sayfa 38 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“Aynı kalabalığa ait değiliz”

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

"Bir dereye baktığınızda; suyu, köpükleri, suyun içinde dans eden otları görürsünüz ama asıl olanı kaçırırsınız. Asıl olan akıntıdır, harekettir, o derenin hayatıdır. İnsan vücudunun da bu örneğe uygun olmadığını kim iddia edebilir? Kan dolaşımı karmaşasının, kalp atışlarının, kimyasal salgıların altında bütün bunları harekete geçiren bir yaşam enerjisi bulunmadığını kim söyleyebilir?"

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Genç kız gerçeğin –gerçek ne olursa olsun– gözlerinin içine bakmak istiyordu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Devrim. Düş değildi. Bir öfkeydi devrim, bir gerçek. Toplumumuzu sınıflara ayıran, beyinlerimizi zincire vuran sistemi yıkmak mümkündü. İnsanı toplumsal ve zihinsel zindanından kurtarabilirdik. Adaletin, cömertliğin, bilincin egemen olduğu bir dünya kurabilirdik.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Kafasındaki düşünceler karmakarışık, altüsttü. Hiçbir sonuca varmayan, sessiz darbeler.

Yine de bütün bu titreşimlerin arasında bir ışık görüyordu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Diane arabasına bindiğinde, sanki bizzat sonbahar ona tuzak hazırlıyormuş gibi geldi.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Her şey birbirine bağlıydı. Her şey her şeyin içindeydi.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

“ Bazen yıldırım çarpması öylesine çabuk gerçekleşir ki, insan ateşi izlemekte güçlük çeker. Kurban yanmaz, ateşten donar. “

📖 Sayfa 324 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Diane parkasını giydi. Yaşam sarhoşu hissediyordu kendini, gerçeğin sarhoşu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Katliamlara, baskılara, adaletsizliklere rağmen, devrimci ütopya karşısında duyduğu o esrarlı hayranlıktan kurtulamıyordu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Cilalanmış yapraklar, rüzgârın serinliği, uzaklardan gelen çocuk sesleri tek şimdilerini oluşturuyordu, Van Kaen'in anısının ağır basamadığı gerçeklerini.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Dokuz günden beri, her akşam, sonunda evine dönüyor, bir yalnızlığı bırakıp, ötekine, Panthéon Meydanı yakınında, Valette Sokağı'nda, düzensizliğiyle sahibesinin iç dünyasını yansıtan dairesine gidiyordu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Annelerin hepsi aynı şeyi söyleyeceklerdir;hamilelik sırasında çocuklarıyla iletişim kurarlar. Cenin onu karnında taşıyan kadının duygularını hisseder. Oysa burada iki belirgin varlıktan söz ediyoruz. Hamilelik telepatinin gerçek beşiğidir.

📖 Sayfa 174 · Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Ve gücü, kaçınılamaz varlığı için manzaraya bir teşekkür gönderdi içinden; çevre başka hiçbir şeyin düşünülmesine izin vermiyordu.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Doğal ortamın insanların boyu üzerinde büyük etki yaptığını biliyorsunuzdur.Ormandaki insan ve hayvanlar, başka çevredekilere,örneğin ovalarda yaşayanlara göre çok daha kısa ve küçüktür.

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé

Sıkça Sorulan Sorular

Taş Meclisi kimin eseridir?

Taş Meclisi, Jean-Christophe Grangé tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2000'de yayımlanmıştır. Türkçeye Ali Cevat Akkoyunlu çevirmiştir.

Taş Meclisi kaç sayfadır?

Taş Meclisi, 416 sayfadır (Doğan Kitap baskısı).

Taş Meclisi'nin en ünlü sözü nedir?

“Ne var ki bir acı, diğerini saklayamaz.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Taş Meclisi — Jean-Christophe Grangé. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4