
Ulusal Kültür Savaşı, klasik edebiyat dünyasına Attila İlhan'ın kazandırdığı özel bir eserdir. Türkçe baskısı İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanmıştır. Eserden akılda kalan bölümleri, beğeni sırasına göre aşağıya derledik.
Ulusal Kültür Savaşı'dan En Beğenilen Alıntılar
Beraber okurduk
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Gazetemizi Abdüsselam' lâ
Daha doğrusu
Ben okurdum
O sonuna kadar dinlerdi
Ve sonra ne yazıyor beyim ? derdi
Gülüşürdük Abdüsselam' lâ
Çaloğlu
“Bu göreve sahip çıkmak, ‘emanete’ sahip çıkmaktır, yani Cumhuriyet’e!”
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
"Biz istiklalimizi emin bulundurabilmek için bizi mahvetmek isteyen emperyalizme ve bizi
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
yutmak isteyen kapitalizme karşı, milli topluluğumuzca savaşmayı caiz gören insanlarız."
Atatürk ve İnönü
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
dönemleri arasındaki kültür politikasında, yalnızca derece farkı yoktur, ciddi bir mahiyet farkı vardır.
Mustafa Kemal, bir manada, Yusuf Akçora ile Ziya Gökalp'in sentezi. Anti-emperyalist milliyetçiliği ağır basıyor. Halkçılığı da.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Türkiye, ‘seçkin’ aydınları ‘komprador’ bir kültürün temsilcileri olmakla övünen garip bir ülkedir; halkla aydınların tercihleri birbirine uymaz, uymaz ne laf, düpedüz çatışır: çünkü aydınlar, halkın tarihsel ve toplumsal kökeninden, çağdaş kültür sentezleri geliştirecek yerde, yabancı kültürlere abone olurlar; bu yüzden, iki yüz yıldır, ‘seçkin’ ama ‘mutsuz’ azınlıktırlar.
📖 Sayfa 34 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Birkaç yüzyıldır, yeryüzü Batı uygarlığının üstünlüğünü yaşıyor. Evrensel diye savunulan kültür değerleri, gerçekte, Batılı toplumların değerleri.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Uygun olmayan bence nedir bilir misiniz? Gençlerin çoğunluğunda rastladığımız, tarih ve yurt bilinçsizliği! Ne tarihlerine sahip çıkıyorlar ne yurtlarına çoğunun gözü de, alıp başını gitmekte! Bu olsa olsa, yanlış eğitim düzeninin, onları ülkerine yabancılaştırmasından; tabii -çalışan kesim için- iş bulma imkânlarının mahdut olmasından ileri geliyor.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Dürüm, Anadolu’nun sandviçidir.
📖 Sayfa 229 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Mustafa Kemal, ölünceye kadar hiçbir Batılı ittifaka girmedi; ulusal bir kültür bileşimi yandaşıydı, ülkeyi yabancı kültürlerin tahrip edici neticelerinden korumak istiyordu.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
İnönü, başkan olur olmaz, 'Batı' ittifakına dalmıştır; Türk kültürünü Yunan/Latin tabanına oturtmak istemiş, bu yüzden komprador kültüre ağırlık vermiştir.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
"Bizim prensiplerimiz, cümlece malumdur ki, Bolşevik prensipleri değildir."
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
İşimiz gücümüz fiyaka, bir de konfor! Başarının kriteri, vitrinin gösteriş derecesi!
📖 Sayfa 103 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Taklitten şiddetle uzak duracağız, fakat özümseme yolu kapalı değildir.
📖 Sayfa 167 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Yüzyılın başında, "mülkü" çokuluslu olarak elde tutmak (gayr-i müslim unsuru kaçırmamak) için, milliyetçiliğe, değil bir çeşit kozmopolitik olan osmanlılığa sarılıyor. Türkçülüğe gelişi, Balkan hezimetinden sonra, birinci dünya savaşına doğrudur. Oysa, Rusya'daki Türkler Cedit, Islahist hareketlerinde olduğu kadar, 1917 sonrası Bolşevik ittifaklarında bile Türkçü hatta Turancı (Sultan Galiyev) özellikleriyle beliriyorlar.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Kültür, tarih boyunca toplumda yaratılan bütün maddi ve manevi değerler; bu değerlerden faydalanılması ve bu değerlerin gelecek nesillere iletilmesidir.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Kuşkusuz, millet olmak demek, gerçekte halk ve laik olmak demektir, böyle olunca da dinsel unsur yönlendirici olmaktan çıkacak, yerini rasyonel unsur alacaktır. Yalnız, bu değişme, ümmet bileşimini yok saymaz, onun getirdiği zorunluluktur.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
İttihat ve Terakki, iki eğilimlidir: Carbonari/Mason eğilimiyle, düpedüz kozmopolit; Narodovolsty (Halkçı) eğilimiyle komitacı ve merkeziyetçi!
📖 Sayfa 12 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Mustafa Kemal’in ümidi, gelecek nesillerin ulusal olanakları akıllıca değerlendirip, gittikçe ulusallaşacak bu kurumlardan, laik cumhuriyetin özgün değerler sistemini yaratacağı idi. Yapılacak iş budur.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan

Kim ne derse desin, ülkemizde memuriyet, yıllardır, arkası olmayanların ‘mağduriyeti’ demektir.
📖 Sayfa 122 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
İnsanın kafası takılıyor. Batı Türklerine oranla, Kuzeydeki Türkler, niye ’milliyetçiliğe’ (O zamanlar için, ’Türkçülüğe’) daha çabuk uyanmışlardır?
📖 Sayfa 11 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Düşüncenin ulusallaşmasını gerçekleştirenler, Voltaire, Montesquieu, Rousseau vs., başka ulusların ilericiliğine özenmiş değiller, geliştirdikleri kendi kültürleridir.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Batı dediğimiz, ‘eski kendinin’ üstüne ‘yeni kendini’ inşa etmektir. Bizim de en önemli işimiz, kendimizi öğrenmek, içimize sindirmek ve köklerimizi sulamaktır.
📖 Sayfa 186 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
"Artık duramayız, kesinlikle ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Millet açıkça bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki ona ilgisiz kalanları yakar ve yok eder."
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
İktisatta hızlı sanayileşme, kültürde köklü bir ulusallaşma sağlanamadıkça; korkarım daha çok saklambaçlar oynayacağız: aydın aydına, kendi aramızda!
📖 Sayfa 89 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Kıyameti koparanlar 'ilerici' geçinenlerimiz! 'Muhafazakâr' kısmı da az hınzır
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
değil hani, bu türden ucuz kahramanlıkları (başörtüsü filan) bilinmez hangi şeriatçılığın işaretleri diye alıp, gizli gizli el ovuşturuyor.
Söylemeye ne hacet, ikisi de yanlış bu tavırların!
...
📖 Sayfa 66 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Dünya tarihinde her büyük kültür kendi döneminde evrenseldi, evrenseldir, hiç bir kültürün ötekine üstüne ileri sürülemez, kültürler eşittir.
...
Kırsal tabanlı Türk, Batı’da kaç yıl yaşarsa yaşasın, ‘memleketinden’ kopamaz.
📖 Sayfa 113 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
İnönü Cumhuriyeti'nde tutum değişiyor: 1941 Ağustosunda, Milli Şef şöyle yazmış:
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
"Eski Yunanlılardan beri milletlerin sanat ve fikir hayatında meydana getirdikleri şaheserleri dilimize çevirmek, Türk milletinin kültüründe yer tutmak ve hizmet etmek isteyenlere, en kıymetli vasıtayı hazırlamaktır."
“Millet, kadın ve erkek denilen iki cinsten mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de, kütlenin yarısı zincirlerle toprağa bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?”
📖 Sayfa 220 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
...
📖 Sayfa 133 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Onun için öğretimimizin asıl büyük sorunu, bence, okulların ve öğretmenlerin demokratikleşme sorunudur .
...
...
📖 Sayfa 30 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Yerleşik kültüre bağlı kalırsan gelişmeye yabancılaşıyorsun ; onların kültürünü benimsersen, ülkene !
...
Uluslaşma, 'ilâhi hukuk'un yerine, nasıl 'tabii hukuk'u koyduysa; ahlakı da, hukuk gib 'kitap'tan ayırmış, 'laikleştirmiştir.'
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Osmanlı'da liberal aydın yetişemezdi, niye, liberal meslek sahipleri (avukat, hekim, eczacı, mühendis vs.) çokluk gayrimüslüm: Türk aydını, münhasıran devlet kapısında çalışıyor, yani 'bürokrat', yani 'otoriter!'
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
...
📖 Sayfa 92 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
O bu değil ama, gerçekte ne ahlak elden gidiyor, ne din, ne laiklik, ne devlet; elden giden nedir bilir misiniz, hoş görü, yani Demokrasi !
Osmanlı'da, ilk ’milliyetçi’ fikirleri, Rusya'dan gelen Türk aydınları uyandırmışlardır desek, belki biraz abartma olur ama, pek de yanlış olmaz: Yusuf Akçora, İsmail Gaspranskiy, Sadri Maksudov, Zeki Velidov, Ahmet Agayev filan.
📖 Sayfa 11 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Komprador alafrangalığına koşullanmış olanların hali, büsbütün yürekler acısı: Kafaları, kalpleri, hayatları, yabancı kültürlere ayar edilmiş; uluslaşma sürecinin hızlanması ve yoğunlaşmasıyla birlikte, ayakları yerden kesiliyor: Hem halktan kopuyorlar, hem halka yabancılaşıyorlar!
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Mustafa Kemal Paşa, sorunu laiklikle çok daha kestirmeden çözümlemişti. Üstelik yarım yüzyıl önce. Laiklik, dini kulla Tanrısı arasında bir olay saydığından, toplumların yaşama ve yönetme biçimini 'dünyevi' kurallara göre düzenler. Böylece, kutsal kitapların, kamu, kişi, evlenme, miras ya da ceza hukukuna ait kurallarını 'zamana uydurmak' sorunu ortadan kalkar. İmana ve ibadete ait esaslar ise, Allah'la kul arasında geliştirilen bir kutsallığa
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
yüceltilmiştir.

Mustafa Kemal'in Tarih Kurumu'na yüklediği ilk görevlerden birisi, 'eski Türklerin medeniyetine' sahip çıkmaktır.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Ulusal bileşime ulaşmak mı istiyorsunuz, önce ulusal bilince kavuşmuş olacaksınız, ulusal bilincin temelindeyse, tarih bilinci yatıyor.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
...
📖 Sayfa 121 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Tedavüldeki öteki 'ilerici' aydın tipini, kılığından derhal tanırız; ya kasketidir, ya başı açık; parka ya da gocuk giymeye düşkün; elinde tespih, felaket cıgara tüketir; çoğu salkım saçak, 'Bektaşi' bıyıklıdır; aralarında kızlara 'bacı' diye seslenirler: 'erkekliklerine' diyecek yoktur .
...
Türkiye' de 'toplumcu' aydınlar, ya çoğu imparatorluktan devraldığımız alafranga 'komparador' kültürünün ürünü şehirli küçük burjuvalardır, ya da -ne kadar aksini savunurlarsa savunsunlar- içinden çıktıkları feodal/ümmetçi koşulların alt yapısını taşıyan, kırsal kökenliler.
📖 Sayfa 119 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Ikisinin de, ülkemizin gereksindiği, çağdaş, bağımsız ve ulusal bir siyaset ve kültür bileşimine ulaşabildiğini sanmıyorum.
...
...
📖 Sayfa 24 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
O halde arabayı atların önüne değil, atları arabanın önüne koyacaksın .
...
İster öyle gezer, ister böyle! Diyeceksiniz ki ama bu bir ‘imanın’ belirtisidir; iyi de, o ‘iman’ o genç kızla Tanrı’sı arasında bir şey biz ona karışamayız, çünkü laiklik aslında bu demektir.
📖 Sayfa 152 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Türk aydınlarının, Anadolu'yu söyledikleri kadar sevdikleri, tartışmalıdır; sevseler, üniversite hocalarını 'oralara' gönderebilmek, sorun olur muydu?
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Türk aydınları ulusal çözüm diye, başka ülkelerin kendi koşullarına göre ürettikleri çözüm reçetelerini savunmak gaflet ve dalaleti içindedirler.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Müdafaa-i Hukuk öğretisinin kültür idraki, bir ve tekti. Mustafa Kemal, şöyle özetlemiştir. " ...Milli terbiye programından söz ederken, eski devrin hurafelerinden ve evsaf-ı fıtriyemizle hiç de münasebeti olmayan yabancı fikirlerden, Doğu'dan-Batı'dan gelen bütün tesirlerden uzak, seciye-i milli ve tarihiyemizle mütenasip bir kültür kastediyorum. (...) Çünkü, lâalettayin bir ecnebi kültürü, şimdiye kadar izlenen yabancı kültürlerin tahrip edici neticelerini tekrar ettirebilir. Kültür zeminle (haraset-i fikriyye) mütenasiptir. O zemin, milletin seciyesidir."
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Türk aydınları, iki yüzyıldır, biri Batı'dan, öbürü geçmişten aktarma, iki üstyapısal yaşama modelini gerçekleştireceğim diye, birbirini yemektedir.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
1940'lara geldiğimizde, uluslaşmak için,
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Müslüman ümmet döneminin o çok da başarılı Selçuk/Osmanlı bileşimi yokmuşçasına davranmak, düpedüz 'ilericilik' sayılıyordu.
Anadolu'da gelmiş geçmiş bütün medeniyetlere sahip çıkılıyordu da, Selçuk/Osmanlı medeniyetine biraz 'yan oturuluyordu.' Git git, Mustafa Kemal'in ölümünden sonra, bu eğilim Yunan/Latin mihverini esas almak biçimine dönüştü, yani yozlaştı.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
...
📖 Sayfa 43 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Türk Aydını, Türkiye' nin her karış toprağı üzerinde, böyle bir yurt, insanlık ve medeniyet göreviyle somutlaşıp bütünleştiği zaman gerçek aydın olacaktır.
...
Türkiye, seçkin aydınları ’komprador’ bir kültürün temsilcileri olmakla övünen garip bir ülkedir; halkla aydınların tercihleri birbirine uymaz, uymaz ne laf, düpedüz çatışır: Çünkü aydınlar, halkın tarihsel ve toplumsal kökeninden, çağdaş kültür sentezleri geliştirecek yerde, yabancı kültürlere abone olurlar; bu yüzden, iki yüzyıldır, ’seçkin’ ama ’mutsuz’ bir azınlıktırlar.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Uluslaşmak ne demek? Sınırları belli bir iç pazar çerçevesinde liberal, laik ve demokratik bir toplumun oluşturulması! Bunun yolu nedir! Ulusal demokratik bir devrim! Bu, neyi gerektiriyor, ulusal bir kültür bileşiminin başarılmasını!
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Hemen anladığınız gibi, Selçuk/Osmanlı medeniyetini aynen sürdürmek yandaşları 'tutucu', eski haline götürmek yandaşları 'gerici', ulusal bir bileşim yandaşları ise 'ilericiydiler. Peki, ya o medeniyeti 'külliyen' reddedenler?
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
...
📖 Sayfa 37 · Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Çünkü, Anadolu Ihtilali ulusal bir demokratik devrim hareketidir, oysa kültür devrimi Batılı bir takım değerler ve fikirlerin, bu arada kurumların, yeni topluma aktarılması şeklinde olmuştur. Bunda bir çelişki yok mu ?
Yapılacak tek şey kalıyor: Akılcı metotlarla, o görkemli Türk/İslam sentezi'ne yaslanıp, ondan yararlanarak; yeni yaşama koşullarının, çağdaş, yani laik, yani demokratik, yani orijinal kültür sentezini gerçekleştirmek!
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
“Ulusal bileşime ulaşmak mı istiyorsunuz, önce ulusal bilince kavuşmuş olacaksınız, ulusal bilincin temelindeyse tarih bilinci yatıyor. Demagog ve fanatik bir milliyetçilik için değil, bilim aydınlığında, bugünü akıllıca değerlendirebilmek, yarını gerektiği gibi hazırlayabilmek için...”
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan

Ulusal kültür, ümmet kültüründen doğuyor; karşıtların birliği ilkesine uygun olarak, feodal toplum içinden! Çerçevesi feodal toplumdur ama, muhtevası feodallere karşı yükselen, yeni şehirli kesimin (burjuvazi) muhtevasıdır.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Burjuvazi, ulusal değerler düzenini yaratabilmiş olsaydı, laiklik, şehir ahlakı, 'ulusal' tarih ve dil bilinci, yeni toplumun üzerine 'hazır elbise' gibi oturacaktı; yaratamayınca, Atatürk devrimleriyle, ümmetçi/feodal değerler düzeni yerine, laik ve liberal (yani burjuva) değerler düzeni önerilir. Bir yandan da, ümmet tarihinin labirentinde kaybolmuş Türklük, yeni bir tarih ve dil anlayışıyla, canlandırılıyor.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Oysa Türkiye'nin sorunu bu mu? Pek sanmıyorum! Toplumsal düzeyde, feodal ümmet toplumundan kapitalist liberal millet toplumuna; töresel düzeyde, şeriattan laikliğe, ekonomi düzeyinde, kapalı kırsal ekonomiden açık kentsel ekonomiye, yani ticaret ve sanayi ekonomisine geçmek zorundayız. Ciddi bir altyapı sorunu bu.
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan
Sıkça Sorulan Sorular
Ulusal Kültür Savaşı kimin eseridir?
Ulusal Kültür Savaşı, Attila İlhan tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2006'da yayımlanmıştır.
Ulusal Kültür Savaşı kaç sayfadır?
Ulusal Kültür Savaşı, 300 sayfadır (İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).
Ulusal Kültür Savaşı'nın en ünlü sözü nedir?
“Beraber okurduk Gazetemizi Abdüsselam' lâ Daha doğrusu Ben okurdum O sonuna kadar dinlerdi Ve sonra ne yazıyor beyim ? derdi Gülüşürdük Abdüsselam' lâ Çaloğlu”