CANLI

William Golding'den Klasik Edebiyat Üzerine Çarpıcı Sözler: Mirasçılar

Mirasçılar - William Golding kitap alıntıları ve sözleri

Klasik edebiyat alanına William Golding'in kazandırdığı Mirasçılar, 1955'te yayımlanmıştır. Bu derlemede yer alan sözler, kitabı okuyanların ortak beğenisini yansıtıyor.

Yazar:William Golding
Çevirmen:Bülent O. Doğan
İlk Yayın:1955
Yayınevi:Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı:216
Orijinal Adı:The Inheritors
Orijinal Dil:İngilizce
Dil:Türkçe
ISBN:9786254297397
Okuma Süresi:6 sa. 7 dk.
Türler:Roman, Edebiyat

Mirasçılar'dan En Beğenilen Alıntılar

Dünyanın tamamı ona yetecek kadar geniş değildi sanki...

📖 Sayfa 107 · Mirasçılar, William Golding

(...) ama farklılığını ve görünmezliğini tenine çarpan soğuk rüzgâr gibi hissetti.

📖 Sayfa 63 · Mirasçılar, William Golding

Kadın olduğu sürece yaşam vardı. Fakat erkek bir şeyleri koklamaktan ve resimler görmekten başka ne işe yarardı?

📖 Sayfa 69 · Mirasçılar, William Golding

"Arının bal ürettiği gibi insanın kötülük ürettiğini anlamadan o yılları geçiren bir kişinin ya gözü kördür ya da aklından zoru vardır."

Mirasçılar, William Golding

İnsanlar sessizdi. Hayatın devamı için gereksinimler karşılanmıştı, daha fazla yiyecek aramaya gerek yoktu, yarın emniyetteydi ve yarından sonraki gün de o kadar uzaktı ki kimse üzerinde düşünmeye zahmet etmiyordu. Hayat enfes yiyeceklerle açlığını gidermekti...

📖 Sayfa 48 · Mirasçılar, William Golding

"Bir resmim var. Ateş ormana sıçrayıp ağaçları yiyor."

Mirasçılar, William Golding

Lok nehirde bir kütüktü, boğulup akıntının oyuncağı olmuş bir hayvandı.

Mirasçılar, William Golding

Deniz kıyısındaki havuzcuk gibiyim, diye düşündü; bir dalga doldurmuş beni, kum girdapları var içimde, sular bulanık, zihnimin çatlaklan ve kuytularından garip şeyler çıkıyor sürünerek.

📖 Sayfa 194 · Mirasçılar, William Golding

Kütük adaya dönüyordu. Yiyecek bir şeyler arayan su sıçanı gibi kıyıdaki çalılara burnunu soktu.

Mirasçılar, William Golding

İnsanlar sessizdi. Hayatın devamı için gereksinimler karşılanmıştı, daha fazla yiyecek aramaya gerek yoktu, yarın emniyetteydi ve yarından sonraki gün de o kadar uzaktı ki kimse üzerinde düşünmeye zahmet etmiyordu.

📖 Sayfa 48 · Mirasçılar, William Golding

Tıpkı nehir gibi hiçbir yerden gelmemişti ve tıpkı nehir gibi inkâr edilmeyecekti.

📖 Sayfa 99 · Mirasçılar, William Golding

“Oyuk bir kütük gibi geçtiler üzerimizden. Kışa benziyorlar.”

📖 Sayfa 169 · Mirasçılar, William Golding

Biri şapırtılarla suyu kazarken kütükler gümbürdedi. Odunlar çarpışıyor, sürükleniyor, kuşlar söyleşiyordu.

📖 Sayfa 119 · Mirasçılar, William Golding

"Ötekini gördüm. Adada. Kayadan kayaya atlıyor. Ağaçlara tırmanıyor. Kara. Mağaradaki ayı gibi şekil değiştiriyor."

Mirasçılar, William Golding

Kızıl yaratık terasın ucunda kalakaldı. Oyuk kütük suyun üzerinde güneşin battığı yere doğru uzaklaşan kara bir lekeden ibaretti.

Mirasçılar, William Golding

"Başımı ve kemiklerimi açmayın. Yalnızca zayıflık tadacaksınız."

Mirasçılar, William Golding

Aniden onların ahenginin düşüncelerden arınmış huzurunu özledi.

📖 Sayfa 27 · Mirasçılar, William Golding

Sonra tekrar sessizlik çöktü ve oyukta tek bir akıl hâkim oldu, daha doğrusu geriye hiç akıl kalmadı.

📖 Sayfa 27 · Mirasçılar, William Golding

"Su yeni insanlardan daha iyi."

Mirasçılar, William Golding

“Lok dışarıda kalmıştı, artık insanlardan biri değildi; ötekiyle ortaklığı onu değiştirmişti adeta; diğerlerinden farklıydı ve onu göremiyorlardı. Bu düşünceleri dile dökecek sözcüklerden yoksundu ama farklılığını ve görünmezliğini tenine çarpan soğuk rüzgâr gibi hissetti. …Başka birinin onunla göz göze gelip onu tanımasının açlığını çekmeye başladı birdenbire.”

📖 Sayfa 63 · Mirasçılar, William Golding

"Suyun içindeydi. Bana suyun içinden baktı. Baş aşağı duruyordum."

Mirasçılar, William Golding

Yeni kafa bazı şeylerin denizdeki bir dalga gibi geçip gittiğini, geri gelmeyeceğini biliyordu.

Mirasçılar, William Golding

Kadın olduğu sürece yaşam vardı.

📖 Sayfa 69 · Mirasçılar, William Golding

Ayak ve kan izleri buraya kadar geliyordu; Fa'nın ve hissettigi dehşetin kokusu vardı; ondan sonra ise, hiçbir şey.

📖 Sayfa 160 · Mirasçılar, William Golding

Herkes bağırıyor, bir kadın çığlık atıyordu. Ateş birden tısladı, ak buhar fışkırttı ve aydınlık azaldı. Yeni insanlar sağa sola koşturuyordu. Havada öfke ve korku vardı.

Mirasçılar, William Golding

Kurtların atların peşinden koşup onları yorması gibi hazzın peşinde koşuyorlardı; (...) Hazzı yakaladıklarında onunla eğleniyorlardı, tıpkı tombul bir kuş yakalayan tilkinin onunla oynaması, yemenin hazını geciktirip iki kat tadını çıkarmak için ölümünü geciktirmesi gibi.

📖 Sayfa 151 · Mirasçılar, William Golding

Artık yapraklar bile ondan daha canlıydı..

📖 Sayfa 117 · Mirasçılar, William Golding

Bedbahtlık can yaksa da insanın bağrına taş basarak kabullenmesi gerektiğini biliyor, tüm değişikliklerin kaynağı olan yeni insanları kavramak istiyordu.

Mirasçılar, William Golding

Lok'un kafasındaki resimler karmakarışık ve çok fazlaydı — hiç resim olmamasından daha kötüydü bu.

Mirasçılar, William Golding

“İnsanlar ağaç kovuğundaki aç kalmış kurda benziyor.”

📖 Sayfa 166 · Mirasçılar, William Golding

"Belki de adadan çıkar. Kadından çıkar gibi. Ya da şelaleden çıkar gibi."

Mirasçılar, William Golding

Ağzından uzun bir matem sesi püskürdü, uzadı, hırıltılara karıştı; acının sesiydi bu, insan sesiydi..

📖 Sayfa 162 · Mirasçılar, William Golding

Kanonun merkezinde çok yavaş ilerlediği dünya ışıklar ortasında karanlık, düzensiz, umutsuz, kirliydi.

📖 Sayfa 193 · Mirasçılar, William Golding

Lok artık iki şeyi daha görebiliyordu. Yeni insanlar daha önce hiç görmediği bir şekilde hareket ediyordu. Bacaklarının üzerinde dengedeydiler, belleri eşekarılarınınki gibi öyle inceydi ki hareket ettiklerinde gövdeleri ileri geri sallanıyordu. Yere değil doğruca ileriye bakıyorlardı.

Mirasçılar, William Golding

Bedbahtlık nehrin suyu gibi çekilmişti ama hâlâ oradaydı.

Mirasçılar, William Golding

gökyüzü artık yeşil değil lacivertti

📖 Sayfa 186 · Mirasçılar, William Golding

Dağlardan gelen gürültü azalıyordu. Onlara yönelik bir silah indirilmiş gibi serbest kalan insanlar rahatlama ve gülme güdülerini şeytana yönelttiler. Başlığın içinde debelenen yumruya bakarak tiz kahkahalar attılar. Vivani sırtını kambur­ laştırmış, kürklerinin içine örümcek girmiş gibi kıvranıyordu.
Sonra şeytan minik poposu yukarıda ortaya çıktı, geri geri gelip Vivani'nin ensesine dayandı. Ağırbaşlı Marlan'ın yorgun yüzünde bile bir sırıtış belirdi. Vakiti kahkaha atmaktan dümen küreğini tutamıyordu,

📖 Sayfa 208 · Mirasçılar, William Golding

Artık gün ışığı tamamen bitmiş, ufkun aşağısından göğe bile ışık saçmaz olmuştu, görevi ay devraldı. Gölgeler netleşmeye başladı, her ağacın dibinde birikiyor, çalıların ardında düğüm düğüm çoğalıyordu.

Mirasçılar, William Golding

"Deniz kıyısındaki havuzcuk gibiyim; bir dalga doldurmuş beni, kum girdapları var içimde, sular bulanık, zihnimin çatlakları ve kuytularından garip şeyler çıkıyor sürünerek."

Mirasçılar, William Golding

Kayalıkların oradan bir tilkinin tiz sesi geldi. İki gökçe güvercin folluk zamanı konusunda tekdüze bir sohbet halindeydi.

Mirasçılar, William Golding

Sözcükler bir kuş misali uçup uzaklaşıyor, havada çemberler çizip ve gizemli bir biçimde çoğalıyordu..

📖 Sayfa 66 · Mirasçılar, William Golding

"Yüce Oa vardı. Yeri karnından çıkardı. Emzirdi. Yer kadını doğurdu ve kadında karnından ilk adamı çıkardı."

Mirasçılar, William Golding

İnsanlar yeniden kızıllaşmıştı, gecenin mavisi ve grisi artık kaybolduğunda bakır kırmızısına ve saman sarısına dönmüşlerdi.

Mirasçılar, William Golding

Karanlık dört yanı dolduruyordu, Çamağacı ateşe bir tekme atınca kıvılcımlar fışkırdı ve alevler yükseldi. Böylece durgun, parlak göğün altında ateşlerin yaydığı aydınlık seli karanlık kümeleriyle boğuşmaya başladı.

Mirasçılar, William Golding

Aniden kadınlardan biri öne atıldı. Yaşlı adama çığlık çığlığa bir şeyler söyleyerek karnını ovuşturuyordu, baksın diye memelerini gösterdi, ona tükürdü. İnsanlar tekrar hareketlendi. Başlarıyla onaylıyor ve bağırıyorlardı. Yaşlı adam bağırarak onların sesini bastırdı ve geyik kafasını gösterdi.

Mirasçılar, William Golding

Güneş gediğe doğru batarken altın sarısı ve kızıl bir anafor yaratıyordu.

Mirasçılar, William Golding

İnsanlar sessizdi. Hayatın devamı için gereksinimler karşılanmıştı, daha fazla yiyecek aramaya gerek yoktu, yarın emniyetteydi ve yarından sonraki gün de o kadar uzaktı ki kimse üzerine düşünmeye zahmet etmiyordu. Hayat enfes yiyeceklerle açlığını gidermekti.

📖 Sayfa 48 · Mirasçılar, William Golding

Gırtlağından kederli sesler yükselirken gün ışığı gediği terk etti ve alacakaranlık dört bir yanı doldurdu.

Mirasçılar, William Golding

Kadın olduğu sürece yaşam vardır.

📖 Sayfa 69 · Mirasçılar, William Golding

Ayrıca o da insanlardan biri olduğundan, bin görünmez iple onlara bağlandığından insanlar için korku duyuyordu.

Mirasçılar, William Golding

Ateşi de görebiliyorlardı, daha doğrusu ateşin yansımala­ rını ve titreşimlerini görüyorlardı. Işık, adanın geri kalanını zifiri bir karanlığa gömmüş, gece görüşlerini kapatmıştı; bu yüzden daha yavaş ilerliyorlardı. Ateş öncekinden çok daha büyüktü, aydınlık kısmın çevresi öbür yanında gün ışığı varmış gibi açık yeşile kesmiş yapraklada bezeliydi. İnsanlar yürek atışı gibi ritmik bir ses çıkarıyordu. Fa, Lok'un önüne geçti ve kapkaranlık bir biçime dönüştü.

📖 Sayfa 115 · Mirasçılar, William Golding

"Dünyanın karanlığına karşı kim bir fildişini sivriltirdi?"

Mirasçılar, William Golding

Ölgün ışık arttı, gümüşileşti, bataklığın kara suları ışıldadı. Saz ve diken adacıkları arasında bir kuş şikâyet eder gibi öttü. Uzaklarda geyiklerin geyiği böğürdü, ardından bir daha böğürdü.

Mirasçılar, William Golding

Bir süreliğine kafasında hiç resim kalmadı. Ağzının altını kaşıdı. Söylenecek çok fazla şey vardı. Bir resmi bir resimle birleştirerek pek çok resim içinde sonuncusunun ilkinden çıkmasını sağlayanın ne olduğunu Mal'a sorabilmek isterdi.

Mirasçılar, William Golding

Gökçe güvercinler gurulduyor, ölü ağacın tepesinden aşağı bakan güneş iki insana ılık nefesini üflüyordu.

Mirasçılar, William Golding

Görecek o kadar çok şey vardı ki..

📖 Sayfa 128 · Mirasçılar, William Golding

Bir resmin başlangıcı olan bir sözcük vardı, oysa resmin kendisi gözden kaybolmuştu. Sözcüğe tutundu..

📖 Sayfa 171 · Mirasçılar, William Golding

İçindeki his hafiflemiş, sonra da düz kayanın üzerinde güneşin kuruttuğu kırağı misali kaybolmuştu.

📖 Sayfa 138 · Mirasçılar, William Golding

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasçılar kimin eseridir?

Mirasçılar, William Golding tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1955'te yayımlanmıştır. Türkçeye Bülent O. Doğan çevirmiştir.

Mirasçılar kaç sayfadır?

Mirasçılar, 216 sayfadır (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).

Mirasçılar'ın en ünlü sözü nedir?

“Dünyanın tamamı ona yetecek kadar geniş değildi sanki...”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Mirasçılar — William Golding. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4