
Yaz adlı eser, Albert Camus tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1950'de okurlarla buluşmuştur. Yaz'ı okuyan herkesin işaretlediği sözler, aşağıda bir arada.
Yaz'dan En Beğenilen Alıntılar
Birbirlerini sevip de ayrı olanlar acı içinde yaşayabilirler ama umutsuzluk değildir onlarınki: Bilirler ki aşk vardır.
Yaz, Albert Camus
Söylenenlerin kendi başlarına yaşamı yoktur.
Yaz, Albert Camus
Kendilerini cisimleştirmemizi beklerler.
Yaşamak, o zaman, kendi yıkımımıza koşmak mıdır? Yeniden, durup dinlenmeden, yıkımımıza koşalım.
Yaz, Albert Camus
...yaşam hep yeniden başlamakla geçer.
Yaz, Albert Camus
Hiçbir şeyin usu çekmediği, çirkinliğin bile adsız olduğu, geçmişin hiçe indirgendiği bir kent sizi nasıl içlendirebilir?
Yaz, Albert Camus
Oysa, kimi saatlerde, bu donuk ve kurumuş dünyaya sırtımızı dönme düşüncesi ne baştan çıkarıcıdır!
Yaz, Albert Camus
" Çok doğru, trajik bir çağda yaşıyoruz."
📖 Sayfa 40 · Yaz, Albert Camus
Ama her insanda derin bir içgüdü vardır ki, ne yıkma içgüdüsüdür ne yaratma içgüdüsü. Hiçbir şeye benzememek söz konusudur.
Yaz, Albert Camus
Hiç kimse ne olduğunu söyleyemez. Ama ne olmadığını söyleyebildiği olur.
Yaz, Albert Camus
Sanki uzun zamandır durmuş yüreğim usul usul yeniden çarpmaya başlıyormuş gibi, içimde neredeyse unutulmuş bir sesi dinliyordum.
Yaz, Albert Camus
Sevilmemek yalnızca şanssızlıktır:
Yaz, Albert Camus
Hiç sevmemek mutsuzluktur. Bugün, hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz.
Hiçbir zaman hiçbir insan kendini olduğu gibi çizmeyi göze alamamıştır.
Yaz, Albert Camus
Napoléon, Fontanes'e şöyle dermiş:
📖 Sayfa 39 · Yaz, Albert Camus
"Şu dünyada en çok hayranlık duyduğum şey; gücün herhangi bir şey kurmakta yetersiz kalması. Yalnız iki güç var dünyada; kılıç ile ruh. Kılıç sonunda her zaman ruha yenik düşer. "
Umutsuzluk sessizdir. Gözler konuşacak olursa sessizlik bile bir anlam saklar.
Yaz, Albert Camus
Umutsuzluk sessizdir. Gözler konuşacak olursa sessizlik bile bir anlam saklar.
Yaz, Albert Camus

En önemlisi umutsuzluğa düşmemek. Dünyanın sonu geldi diye haykıranlara fazla kulak asmayalım.
📖 Sayfa 43 · Yaz, Albert Camus
En önemlisi umutsuzluğa düşmemek.
Yaz, Albert Camus
Adlandırılmış olan, şimdiden yitirilmiş değil midir?
Yaz, Albert Camus
Dünyayı anlamak için bazı bazı ona sırtımızı dönmemiz gerekir; insanlara daha iyi yardım edebilmek için bir an onları kendimizden uzak tutmamız gerekir.
Yaz, Albert Camus
İçinde yaşadığımız uğultuda, aşka olanak yok, adalet de yetersiz.
Yaz, Albert Camus
Hiç sevmemek mutsuzluktur. Bugün, hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz.
Yaz, Albert Camus
“Çağımdan nefret ediyorum,”
Yaz, Albert Camus
Çürümüş bir deniz üzerinde hasta gök.
Yaz, Albert Camus
İspanyol Mahallesi 7 bir yana bırakılırsa, denize sırtını dönmüş, bir sümüklü böcek gibi kendi çevresinde dönerek kurulmuş bir kent bulursunuz. Oran katı bir gökyüzüyle örtülmüş, dairesel ve sarı bir koca duvardır. Başlangıçta, insan labirentte dolaşır, Ariadne’nin 8 göstergesi olarak denizi arar.
Yaz, Albert Camus
Çünkü sevilmemek yalnızca şanssızlıktır:
Yaz, Albert Camus
Hiç sevmemek mutsuzluktur.
Bugün, hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz.
"Karşısına çıkarılacak hiçbir şey bulunmadığı sürece tanrısallıkta bir şey eksikmiş gibi geliyordu bana"
📖 Sayfa 43 · Yaz, Albert Camus
Bu dünya mutsuzluklarla zehirlenmiş, üstelik bundan hoşlanır gibi.
Yaz, Albert Camus
Kendini beğenmişlik, ilerlemenin gerilemesidir.
Yaz, Albert Camus
Kışın derinliklerinde,en sonunda içimde yenilmez bir yaz olduğunu öğrendim.
Yaz, Albert Camus
Yaşamak, o zaman, kendi yıkımımıza koşmak mıdır? Yeniden, durup dinlenmeden, yıkımımıza koşalım.
Yaz, Albert Camus

Kendini beğenmişlik, ilerlemenin gerilemisidir ..
Yaz, Albert Camus
“Çünkü sevilmemek yalnızca şanssızlıktır: Hiç sevmemek mutsuzluktur. Bugün, hepimiz bu mutsuzluktan ölüyoruz. Kan, kin yüreğin kendisini de kurutuyor da ondan; uzun süren adalet isteği aşkı tüketiyor, oysa aşk doğurmuştu onu.”
Yaz, Albert Camus
Avrupa’nın önümüze serdiği kentler geçmişin uğultularıyla fazla dolu. Deneyimli bir kulak, kanat sesleri seçebilir buralarda, ruhların çırpınışını seçebilir. Yüzyılların, devrimlerin, görkemin baş dönmesini duyar insan. Batı’nın çığlıklar içinde kurulduğunu anımsar. Bu da aradığı sessizliği sağlamaz ona.
Yaz, Albert Camus
Bugünün insanı dünyanın bu dar yüzeyinde baş döndürücü yığınlarla acı çeken kişidir.
Yaz, Albert Camus
Bu dünya mutsuzluklarla zehirlenmiş, üstelik bundan hoşlanır gibi. Nietzsche'nin ağırlık ruhu dediği şu derde düşmüş tümüyle. Ona el vermeyelim. Tine ağlamak boşuna! Onun için çalışmak yeter.
📖 Sayfa 41 · Yaz, Albert Camus
Bugünün insanı gerçekten de bu dünyanın dar yüzeyinde baş döndürücü yığınlarla acı çeken kişidir, özgürlüğe şimdilik bekleyebilecek bir lüks diye bakan, ateşten ve besinden yoksun kişidir; bu kişi için henüz biraz daha acı çekmekten başka bir şey söz konusu değildir.
📖 Sayfa 43 · Yaz, Albert Camus
Belleğimde bunca güneş varken, nasıl oldu da zarımı anlamsızlıktan yana atabildim?
📖 Sayfa 61 · Yaz, Albert Camus
“Ama sen, sen
Yaz, Albert Camus
duru bir gün için doğdun...”
"Hiç olmak!" Binlerce yıl boyunca, bu büyük haykırış milyonlarca insanı isteğe ve acıya karşı ayaklandırdı. Yankıları, yüzyıllar ve okyanuslar içinden, gelip burada, bu dünyanın en eski denizi üzerinde can verdi. Hâlâ Oran'ın sert yalıyarlarına karşı boğuk boğuk yükselirler. Bu ülkede, herkes, bilmeden, bu öğüdü izler. Söylemek bile fazla, neredeyse boșunadır bu. Saltığa ulaşılamadığı gibi hiçliğe de ulaşılmaz.
Yaz, Albert Camus
Ya yaşamaktan vazgeçmeli ya da “vekâleten” sevmekten başka türlü sevmeli.
Yaz, Albert Camus
O gün, dünyayı nasılsa öyle tanıdım, iyiliğinin aynı zamanda zarar verici, kıyalarının kurtarıcı olduğunu benimsemeye karar verdim. O gün, birinin hiçbir zaman söylenmemesi gereken iki gerçek bulunduğunu anladım.
Yaz, Albert Camus
Birbirlerini sevip de ayrı olanlar acı içinde yaşayabilirler ama umutsuzluk değildir onlarınki: Bilirler ki aşk vardır: İşte bu nedenle, gözlerim kuru, sürgünün acısını çekerim. Beklerim gene. Bir gün gelir, en sonunda...
📖 Sayfa 80 · Yaz, Albert Camus
Dostoyevski'nin her şeyle övünüp kendini yücelttikçe yücelten ve sonunda karşılaştığı ilk topluluk önünde utançlarını gözler önüne seren soytarıları gibi, yalnızca insan gururundan yoksunuz.
📖 Sayfa 62 · Yaz, Albert Camus
Sıkça Sorulan Sorular
Yaz kimin eseridir?
Yaz, Albert Camus tarafından yazılmıştır ve ilk kez 1950'de yayımlanmıştır. Türkçeye Tahsin Yücel çevirmiştir.
Yaz kaç sayfadır?
Yaz, 96 sayfadır (Can Yayınları baskısı).
Yaz'ın en ünlü sözü nedir?
“Birbirlerini sevip de ayrı olanlar acı içinde yaşayabilirler ama umutsuzluk değildir onlarınki: Bilirler ki aşk vardır.”