CANLI

100 Kalıcı Sözler: İsmail Gezgin

İsmail Gezgin sözleri ve alıntıları

İsmail Gezgin'in okur kitlesi geniş bir yazardır. 6 eserinden derlenen 100 söz, kaynaklarıyla birlikte bu sayfada.

En Beğenilen İsmail Gezgin Sözleri

Bir hayatın olduğunu bilmek kaybedecek bir şeyinin olduğunu da öğrenmek anlamına gelir.

📖 Sayfa 53 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Bir hakikat bilgisi olarak ölüm bakiyken, yaşam onun kısa süreli kesintisi görünümündedir. Yaşam ölüm yolculuğudur veya yaşamın anlamı ölmektir.

📖 Sayfa 105 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Evlenen gençler
Zeus kutsal mabedinde sevişince Zeus onlara çok sinirlenmiş
ve çifti birer ayıya çevirmişti.

📖 Sayfa 34 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

İnsan kafasından atamadığı ölümlülük bilgisinin neticesi olarak, içinde yaşadığı hayatı başka bir yaşamın simülasyonu şeklinde yorumlamıştır.

📖 Sayfa 76 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

_______________________

"Kadın, adeta kendi bedenini örterken erkeğinkini teşhir etmesi için kumaş ve
kıyafet üretiyordu. "

_______________________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

_______________

" Aristoteles Mısır piramitlerinin inşasını örnek vererek bu tür hamlelerin hem halkı sefalete sürüklediğini hem de düşünecek ya da isyan edecek zaman bırakmadığını ve tiranlar tarafından bilinçli olarak planlandığını İleri sürer. "

______________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

____________________

"Merkezinde iktidarın yer aldığı uygarlık düzeninde yaşam, kişinin arzularını ve ihtiyaçlarını gözeten yasalarla belirlenir. Bireyler bu senaryoda, içine dahil edildikleri sınıf, kimlik ve cinsiyet rolleri gibi "atandıkları yasal/toplumsal" konumlarıyla üstlerine düşeni harfiyen yerine getirmeye mahkum edilirler. "

_____________________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

_______________________

"Çalışmak ibadet haline getirilip belirli bir sınıfın sorumluluğu ve kaderi kılındığından bu yana toplumun büyük çoğunluğu çalışmaktan
yaşamaya dahi zaman bulamıyordu."

______________________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

Mitler her ne kadar bazen bir karakterin yaşamını konu alsa da toplumsal bilinçdışının bilince yansımasıdır. Bu nedenle aktarılan mitik öykü bireyin değil toplumsalın öyküsüdür ve onun taleplerini dile getirir.

📖 Sayfa 47 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

_______________-

"İnsan olmak bile kendi içinde sınıflara bölünmüştür."

________________-

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

_________________

"Yoksulların işlediği her eylem ahlak dışı ve suç sayılırken saraylarda işlenen şiddetin ve suçun en büyükleri hatta cinayet dahi "skandal" olmanın ötesine geçmiyordu.”

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

“… eşcinsellik davranışı muhtemelen tarihin her döneminde vardı (erkek, toplum, statüko ve iktidar kavramlarının var olduğu her yerde eşcinselliğin olduğu muhakkaktır) ve Antik Yunan ve Roma kültürlerinde de görülen bir şeydi. Ancak tarih boyunca neredeyse tüm kültürlerde olduğu gibi burada da lanetlenmiş ve şiddetle cezalandırılacak bir suç gibi görülmüştür.”

📖 Sayfa 224 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Önümüz kor ateş, ardımız ejderha kuyruklu zebani.

📖 Sayfa 10 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

_____________________________-

Osmanlı'da da benzer bir bahçe sistemi olan av köşkleri vardı. Kralların yılda sadece birkaç kez kullanacakları yapay bir cennet bahçesi için onlarca insan ve hayvan yaşamlarını adıyorlardı.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

___________________

"Romalı kölenin zincirlerle tutulması gibi, ücretli emekçi de sahibi tarafından görünmez iplerle bağlanmıştı."

____________________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

_____________________-

Bütün örneklerde ayrıcalıklı sınıf, ötekileştirerek fahişe olmaktan başka şans tanımadığı kadınların sınıf atlamalarına olanak tanıma lütfunda bulunuyor ve cinsiyetçi beden sömürüsünü toplumsal normatife dönüştürüyordu.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

Uygarlığın yasalarının koyucusu ve yürütücüsü yetişkinler, çocukların özgür yaşam ve arzularının akışı önünde bir engel teşkil etmektedir.

📖 Sayfa 216 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Dünyada görünen hiçbir şey gerçekte olduğu şey değil, o dilin içine mahkum edilen, dilde algılanan, öğrenilen şeydir.

📖 Sayfa 41 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Bilmek ölümsüzlüktür.

📖 Sayfa 41 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

_____________

"Augustus: En az üç çocuk beklediğini ifade ediyor, ekonomik desteklerle bunu teşvik ediyordu. "

____________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

İnsani dilde hayvan olanın ânı yaşamasına karşın, bilmenin tüm olanaklarıyla donanmış insan ânı, şimdiki zamanı yaşayamaz. O geçmişle gelecek arasındaki bir sürece sıkışmış tarihsel bir varlıktır.

📖 Sayfa 124 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Arzuların tatmin edilmesi için bilmek şarttır çünkü bilmek zaten arzu eksikliğidir.

📖 Sayfa 121 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Doğuşumuzun kefaretini ilkin yaşamımızla, sonra ölümümüzle öderiz”.
《A. Schopenhauer》

📖 Sayfa 37 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Kendine bakan hayvanın gözlerinde kendi suretini gören hayvan, hayvan olmaktan uzaklaşır. Bu insan oluşun en kısa tanımıdır belki de.

📖 Sayfa 93 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

İnsanın dille ilişkisi, yaşamının doğanın dışına taşmasıyla başlamış.

📖 Sayfa 30 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

İnsan, dünyayı, yaşamı anlamak, açıklamak hastalığından mustarip trajik bir varlıktır. Bunun nedeni ise yitirdiği kendi anlamını bulmak, yaşamın içindeki konumunu arzuladığı ve olmaya çalıştığı şeyi gösterecek biçimde inşa etmektir.

📖 Sayfa 14 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

_______________

" Kendilerini merkeze koyan hatta mevcudiyetlerini diğerlerinin varlık nedeni sayan bu ayrıcalıklı sınıf her şeyin kendileri ve çocukları için olduğunu düşünüyordu."

______________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

_________________

Bir sınıf sadece daha ayrıcalıklı, zengin veya nüfuzlu diye diğerlerinin bedensel bütünlüğü ve özgürlüğü üzerinde kanlı bir mülkiyet oluşturabiliyordu.

__________________

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

“Bu eğitimdeki en temel felsefi nokta, doğduğu andan itibaren uzun süre annesinin yanında duran çocuğun edilgin ortamdan kurtarılıp etkin olarak yaşama hazırlanması düşüncesidir. Bu, doğrusu saldırgan eril kültürün, genç oğlanlara sahip olabilmek için uydurduğu kılıftan başka bir şey değildi. Ancak bu toplumsal olarak da kabul gören hâkim bir düşünce idi. Yani sakallı erkekle genç delikanlının arasındaki ilişkinin kılıfı, onun hayata hazırlanması için geçmek zorunda olduğu bir eğitim süreci olarak ifade bulmuştur.”

📖 Sayfa 232 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“ kelimesi, bugünkü kullanıldığı anlamından oldukça uzak bir anlam taşıyordu Antik Yunan kültüründe. Yunanca ve kelimelerinden oluşan bu yeni sözcük anlamını taşımaktaydı. Ancak cinselliğin ve kültürün dönüşümü onu günümüze başka bir anlamla taşımıştı. Porno Yunanca’da fahişe demekti. İlk kez MÖ 5. yüzyıl sonlarında, Ephesoslu olan ama hayatının büyük bölümünü Atina’da geçiren, ünlü ressam Parrhasios tarafından kullanılmıştır. Parrhasios gönlünü kaptırdığı fahişenin resmini yaparak insanlığın hayatına pornographia kavramını sokmuştur.”

📖 Sayfa 133 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Zaman herkesin yerini bulmasını sağlayan bir işleyiş anlamına gelir. Geleceğe ödüller yerleştirir, büyük ödüller, ütopik ödüller. İnsanın şimdiki zamandan vazgeçip gelecekteki büyük hedeflere, tatminlere koşmasının nedeni budur. Çünkü uygarlık insana daha fazlasını istemeyi öğretmiştir. Oysa ki geleceğe dair hayallerle harcadığı her an onu ölüme biraz daha fazla yaklaştırır.

📖 Sayfa 124 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

“Hera sadece ona Zeus’un gayri meşru çocuğu olduğu için saldırmıyordu, geçerli başka nedenleri de vardı. Buradaki asıl neden Dionysos kültünün kadınlar üzerindeki etkisi idi. Kadınları kocalarından ayırmayı başaran, onlara cinsel özgürlüğü ve çılgınlığı salık veren bir düzen bozana saldırıyordu Hera. Saldırması için de çok önemli bir nedeni vardı; çünkü Hera aile tanrıçasıydı. En önemli görevlerinden birisi aileyi korumaktı.”

📖 Sayfa 82 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“Zeus’un aşkları içinde kuşkusuz en ilginç olanı genç bir delikanlı olan Ganymedes’e olan duygusudur. Bu mitosa göre, Zeus’un yakışıklı çoban Ganimedes’i görünce içinde tarifsiz duygular oluşmuştu. İda (Kaz) Dağı eteklerinde kaval çalarak hayvan otlatan Ganimedes’i kaçırabilmek için tanrı bir kartal olarak Olympos’tan aşağı süzülmüş ve genç delikanlıyı kaptığı gibi tanrıların yurduna götürmüştü. Güzel yüzü ve endamıyla tanrıların gönlünü fetheden Ganimedes, Zeus’un sakisi olarak hizmet vermiş ve hizmetinin karşılığını da sürekli genç kalmak olarak almıştır…”

📖 Sayfa 70 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Zamana kulübe yaptı insanoğlu
Post kuşandı, ateş yaktı. Erkekle dişi
Sürekli birlik kurdular aralarında
Gözettiler yavrularını. İşte ilk o zaman
Yumuşamaya başladı insan yüreği.

📖 Sayfa 52 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

"Ege dünyasında kendi kökenini tanrılara bağlayan ilk hükümdar Büyük Iskender'di.."

Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, İsmail Gezgin

“Yunanlılar tanrı ya da insan demeden çok sayıdaki figürü çıplak tasvir etme konusunda oldukça cüretkârdılar. Bazı tanrıları özellikle çıplak yapmak Yunan resim sanatının sanki bir kuralı idi. Mükemmel erkek bedeninin temsili gibi görülen Tanrı Apollon, çıplak tasvir edilen tanrıların başında geliyordu. Daha da ileri gidersek Apollon’u giysili tasvir eden betimlemelerin sayısı neredeyse yok denecek kadar azdır. Genç, güçlü ve güzel bir erkek bedenini taşıyan Apollon’un yaşlı veya sakallı tek bir tasviri dahi yoktur.”

📖 Sayfa 17 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“Bereket ve doğum tanrıçası sıfatı taşıyan Artemis’in en önemli özelliklerinden birisi bekârettir. Sonsuza kadar bir genç kız gibi bakire kalacak olan Tanrıçanın temsil ettiği şeylerden birisi de bereketti. Bereketi temsil eden doğum tanrıçasının bakire kalması bir ironi gibi görünse de karşı cinsi tümüyle reddetmiş bir tanrıçayı çıplak görmenin cezası ölümdü. Ancak bu noktada şunu da vurgulamak gerekir ki, Artemis Antik Yunan ve Roma dünyasında çıplak tasvir edilen bir tanrıça değildir.”

Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“… insanlar dünyasında da olgun erkeklerin genç delikanlıların bedenlerine aşk ve arzu duymaları Antik Yunan toplumunda normal karşılanıyor ve herhangi bir kıskançlık yaratmıyordu. Aileyi tehdit etmeyen olağan bir ilişki olarak kabul ediliyordu.”

📖 Sayfa 96 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“Eserlerin üzerinde görülen çıplak tasvir geleneğinin Yunan sanatında neredeyse Roma Dönemi’nde başlayan kadar devam eden le ilişkili olduğu da düşünülebilir. Yunanlılar kadın ya da erkek yaptıkları tasvirlerde ideal bedeni sergilemeye çalışıyorlardı. İdeal güzelliğin görülebilmesi ancak çıplak tasvirlerle mümkün olabilmekteydi.”

📖 Sayfa 18 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Dünyadaki diğer yarısının peşine düşüp ömrünü kayıp parçasını bulmak için harcamaya mahkum edilmişti insan. Böylece, başka bir şey düşünemeyecek, heveslendiği ölümsüzlüğü ölümden sonrasına bırakacaktı.

📖 Sayfa 22 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Homo sapiens sapiens’in trajedisi, bitmek tükenmek bilmeyen nafile anlam arayışıdır.

📖 Sayfa 44 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Kaybedecek şeyi olanın umudu da olur, bu yüzden her türlü kötü koşula katlanabilir ve umut dayanma gücünü artırır.

📖 Sayfa 187 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

İncil'in yasaklama ölçüsünde gördüğü ve hiç sıcak bakmadığı cinselliği İslamiyet kadının eve ve kumaşa kapanmasıyla kontrol altına almaya çalışmıştır.

📖 Sayfa 145 · Sanatın Mitolojisi, İsmail Gezgin

Gözün kapanmasıyla ortaya
çıkan dünyada sınır yoktur.

Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“Fahişelerle ilgili en eski düzenlemelerden birisi Asurlular tarafından yapılmıştı. Bu düzenlemeye göre, fahişeler kendilerini diğer kadınlardan ayıracak bir kıyafetle gezmek zorundaydılar. Özel deri ceket giyilmesini şart koşan yasal düzenlemelerden birisi de sadece eşi olan ve bağlılığı belirten kadınların takmak zorunda oldukları yüzü kapatan peçeyi fahişelerin takamayacağı koşulunu getirmekteydi. Yasaya uymayana ise sopayla dayak ve başlarından aşağı zift dökerek cezalandırma yöntemleri uygulanıyordu…”

Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“Yunan ve Roma Dönemlerine ait sanat eserleri insanlar üzerinde yanlış bir izlenim uyandırmaktadır. Eserlerin büyük bölümünde insanların çıplak olarak tasvir edilmeleri, onları izleyen zihinlerde bu kültürlerin çıplaklığı kanıksamış kültürler olduğu imajını oluşturmaktadır. Ancak bu yanlış izlenimi, modern bakışa borçlu olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim. Söz konusu sanat eserlerinin paganizm çerçevesinde işlenmiş olması, artık pagan olmayan Batılı göz nezdinde farklı algılanmasına neden olmuştur.”

📖 Sayfa 8 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“… zihnimizde yer eden ön yargı, giyinmenin ‘insani’ olmaya, çıplaklığın ise ‘vahşiliğe’ dair olduğudur. Özellikle, bir arada yaşamaya başlayarak toplumsallaşan insan için kültür ve uygarlık, giyinme ile temsil bulmuştur. Uygarlığın insan hayatındaki artışı ile insan bedeninin kapalılığı arasında doğrudan bir ilişki olduğu söylenebilir. Elbise üretimindeki gelişmeler, insan bedeninin doğa karşısında giderek daha fazla zayıflamasına neden olmuştur.”

📖 Sayfa 6 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

"Kanlı eğlencenin sınırı yoktu, kadınlar da gladyatör dövüşlerine katılabiliyorlardı.
Nero döneminde (MS 63) düzenlenen bir oyunda kadınların da dövüştüğü biliniyor. Hatta kimi zaman yaşlılar, fiziksel engelliler ve çocuklar da bu "eğlencenin" kurbanı olabiliyordu.
Toplumda dövüşürken ilginç manzaralar sergileyebilecek tüm seçenekler değerlendiriliyordu; kadınlar, cüceler, eşcinseller, çocuklar ilginç eşleşmelerle dövüştürülüyordu.."

Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, İsmail Gezgin

"Elbette kız çocuklarının da eğitim aldıklarını biliyoruz ancak hem içerik olarak hem de süre olarak çok ciddi bir ayrım vardı.
Kız çocuklarını ev ekonomisine, toplumsal normlara ve elbette evliliğe hazırlayan bir eğitim sistemi vardı. Evlenme yaşı kadınlar için çok düşüktü. Erkekler için 20'li yaşlar ve sonrası evlilik için uygun görülürken kadınlar için 10 yaş civarı tavsiye ediliyordu.."

Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, İsmail Gezgin

Hesiodos'un metinleri ve benzeri anlatılar öyle etkili olmuştu ki, erkekler kadınlardan uzak durmaya başlamıştı. Atina'nın yönetimini üstlenecek yeni nesilleri düşünen Solon, yaşanabilecek bir olumsuzluğu önceden sezip erkeklere yasal eşlerine yaklaşmalarını, onlarla seks yapmalarını emretmişti.

📖 Sayfa 209 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

“İmparatorluk Döneminde Augustus’a yasa çıkartan cinsellik Roma’nın başındaki en büyük düşmanlardan birisiydi. MÖ 17 yılında kabul edilen (Zinalar ve Tecavüzler Hakkında Julia Yasası) Augustus’un cinselliğin düzene oturtulması için sert önlemler aldığı bir yasadır. Evliliğin azalması, boşanmaların artması ve cinselliğin düzensiz bir biçimde yaşanması, bu yasanın çıkmasındaki en önemli nedenlerdendi.”

📖 Sayfa 59 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“Özellikle tek tanrılı dinlerin ortaya çıkması, inanırların cinsel ilişkileri konusunda tanrısal kuralların getirilmesine neden olmuştur. Cinselliği kontrol altına almak, hazzı kontrol altına almaktı ve bunu başarmak oldukça zordu. Kutsal kitaplar bu konuda çözüm önerisi olarak kadını kontrol altına almanın cinselliği kontrol altına alma konusundaki en önemli nokta olduğunun altını çizmişlerdir.”

📖 Sayfa 7 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Aşk
tanrısı Eros'un isminden türetilen erotizmin neredeyse hiçbir
dilde karşılığı yoktur ve kültürler bu sözcüğü aynen almışlar-
dır. Bundan dolayı ortak bir dil öğesidir erotizm. Eros'a ait,
Eros'sal yani 'aşka dair' diye anlamlandırmak mümkündür.
Bu bağlamda aşk duygusunu uyandıran, aşka davet ve teş-
vik eden olarak basitleştirebiliriz. Ancak daha derin bir an-
lamla, insanın içindeki karanlık boşluğu dolduracak, ruhsal
tatmini sağlayacak bir teşviktir.

Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Kuzey Sami alfabesinin ilk harfi olan Alaf'ın öküz anlamına geldiğini ve buradan Arap alfabesindeki Elife evrildiğini, rakamsal değerinin bir (1) olduğunu ve bu nedenle de tanrısal bir temsil üstlendiğini göz önünde bulundurunca, tarih öncesinden bu yana bir gelenek olarak devam etmiş bulunan boğa ve benzeri hayvan betimlerinin formun ötesinde bir gösterilene işaret ettikleri rahatlıkla görülebilmektedir.

📖 Sayfa 101 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Doğayı bu kadar örselemenin sonu ne zaman gelecek ve
para hırsı nereye kadar devam edecek.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

Mitler toplumsal bilinçdışının dışa yansıması, bilince gelmesidir ve insanın bilinmeyene duyduğu bilme ihtiyacını karşılar. İnsanın içine saklandığı bir imgesel karanlık topografya olan bilinçdışının yaban aktörlerinin evcilleştirilerek dile gelmesi mitler sayesindedir. Temelde insanın olmak istemediği şeylerin saklandığı bu topografya, hayvan olmaktan insan olmaya yaptığı yolculuğun en önemli sonucudur.

📖 Sayfa 55 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

"İnsanoğlunun namus kurallarını bulmasından bu yana çok za-
man geçmiştir. Bunlardan öğrenilmesi gereken bir tanesi de 'yalnız
senin olana bak'tır"

Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

İlişkide olduğu
kadını tatmin edememek,
tüm tarih boyunca erkeğin kâbusu olmuştur. Bu tür durumlarda
ise Messalina örneğinde olduğu gibi fatura, kadının tatminsiz
cinselliğine çıkarılmıştır.

📖 Sayfa 206 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Hayvanlar bu sömürü düzeninde sesi dahi olmayan ötekilerdi ve köleler kadar bile görünür değillerdi.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

Kimi krallar için piramitler, kayalara oyulan kral mezarları, dev tümülüsler yapılıyor, kiminin ölüsü yatacak toprak bulamıyor ya da bir kuru çukura defnediliyordu. Kiminin ismi ve yaşamı duvarlara kazınıyor, kimi sessiz ve
isimsizce geldiği gibi kayboluyordu. Kimi, devlet erkanı, törenler ve büyük kalabalıklarla uğurlanıyor kimi ise ortalıkta çürüyüp rahatsızlık vermesin diye görevlilerce gömülüyordu.
Bu eşitsiz, adaletsiz sistem ölümde bile denge gözetmiyordu.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

"Bedende yitirdiğini dilde arayan insanın, binlerce yıl anlatılara baş vurması, kaybettiği bedensel yaşamını masallarda, öykülerde, mitlerde modern dünyanın cazip ürünleri olan sosyal-dijital dilsel medyada tesis etmeye çalışması da bundandır.

Öyle ya! Herkesin bir hikâyesi vardır."

Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Ölümlü olan insan, ölümsüz bir dünyaya doğabilmek için ölüme katlanıyordu. Modası geçmeyen bu düşünce biçimi, etkisini giderek artırmış ve semavi dinlerde doruk noktasına ulaşmıştır.

📖 Sayfa 24 · Sanatın Mitolojisi, İsmail Gezgin

“Dionysos’un şarap tanrısı olduğu bilgisi yanlış değilse de eksiktir. Çünkü Dionysos genelde bereket, özelde asma ve üzüm, dolayısıyla da şarap tanrısıdır. (…) Atina’da Aralık ayında kutlanan Haloa festivali bunun en bariz örneğini oluşturur… Dionysos adına yapılan bu kutlama, toprağa ekilen tohumların filizlenmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirilmekteydi.”

📖 Sayfa 35 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“ olarak algılanabilecek ’un Theogonia… adlı eseridir. Hesiodos, Yunan tanrılarının insanı tam beş kez yarattıklarını ve bunların bazılarında sadece erkeklerin olduğunu ileri sürer. Kadınların yaratılmamış olması cinselliğin de olmadığı anlamına gelmektedir. Ancak, Hesiodos’un ‘İşler ve Günler’ adlı eserinde anlatılan kadının yaratılışı mitosu Yunan dünyasının bilinçdışındaki cinsellik algısını da dışa vurmaktadır.”

📖 Sayfa 67 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

“ konuyla ilgili çalışmasında, Romalıların gündelik hayatlarında büyü, kemgöz ve talih gibi batıl inançlarının bol olduğunu söyler. Bu nedenle de Romalılar saplantılarını giderecek amulet ve aksesuarlara ihtiyaç duyardı. Çünkü; kemgözlerin her an kendilerini bularak her şeyi berbat edeceğinden korkarlardı. Kendilerini koruyacak tanrı ve tanrısal materyalin çok olması, törenlerin sıklığı bundan kaynaklanırdı.”

📖 Sayfa 45 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Dille tanışması, gırtlağından ihtiyacını duyduğu anlamların yüklendiği sesleri çıkarmaya başlaması, insanı memelilerin konuşanı ancak anlaşamayanı haline getirmişti.

📖 Sayfa 26 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

... insanın arzusu eksik olanadır, ele avuca sığmayana, gaibe.

📖 Sayfa 16 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Biyolojik doğum ve ölüm iki nihai durak olarak insan yaşamında ritüel gerektiren olaylardır. İnsanın arzuladığı Cennet'tir, ölümdür. Canlının giremediği, ölmenin zorunlu olduğu yerdir.

📖 Sayfa 106 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Kerameti sorgulanmayan, anlatılarda parlatılan evlilikler ve aile yapısı hetero-normatif bu kurumun koruyucusu olmuştur.

📖 Sayfa 116 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

"Arkeoloji eskinin bilimi gibi algılanıyor ama gerçekte hiç öyle değil. "İnsan nedir?" sorusunun yanıtını arayan bir disiplin.
En eski dönemlerden itibaren insanın hangi süreçlerden ve değişimlerden geçerek günümüze ulaştığını arkeoloji yardımıyla anlayabiliriz.
Eski eserler müzede sergilenmenin çok ötesinde anlamlar taşır.."

Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, İsmail Gezgin

“MS 79 yılında Vezüv Yanardağı’nın patlaması ve Pompei, Herkulaneum gibi kentlerin lavlar altında kalması olayı Hıristiyan dünyanın pagan kültüre karşı ilk ‘galibiyeti’ olmuştur. Bu doğal afet, Hıristiyanlara yapılan zulmün ve cinsellik içinde yüzen sapkın bir toplumun tanrı tarafından cezalandırılması olarak yorumlanmıştır.”

📖 Sayfa 10 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

Sözün insan yaşamını belirleyen, değiştirip dönüştüren bir yapıya ulaştığı coğrafyadır Mezopotamya ve Babil bu topoğrafyanın merkezidir.

📖 Sayfa 24 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

İnsan, dışarıdan gelen bir kuvvetin etkisiyle şekillenmeyi, forma kavuşmayı reddeden bir asi veya belki de bir devrimcidir. Bu çaba insanın niyetini de ortaya koyar. İnsan dışarıdan bir kuvvetin etkisi olmadan kendi formunu kendisi almak, kendi kendine dönüşüp değişmek isteyen bir role talip oldu. Bu rol, dışarıdan hiçbir gücün etkisi olmaksızın var olan, dönüşmek istediği forma kendi iradesi ve gücüyle ulaşabilme yetisine sahip ilah rolüydü. Homo sapiens sapiens’in arzusu Homo deus'a meyletmişti.

📖 Sayfa 90 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Buğday veya Akdeniz Uygarlığı olarak isimlendirebileceğimiz uygarlığın kurucu kadroları ve felsefesi, kurguladıkları öykülerde kendilerine benzemeyen yaşam biçimlerine sahip insanları ötekileştirmişlerdir.

📖 Sayfa 132 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Dilin ödülsü cehennemiyle tanışmamış olan bu ilkel insanın yaşayacağı şimdiki zamandan başka zamanı yoktur. Umut ve vaat dildedir, dili olmayanın umudu da planları da yoktur, ânı yaşamaktan başka seçeneği, ihtiyacı da bulunmaz.

📖 Sayfa 125 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Öznesi erkek nesnesi kadın olan eril şiddet, Akdeniz Uygarlığı'nın en temel özelliklerindendir. Mitler bu şiddetin göklerden geldiğini ve bir nevi ibadet olduğunu topluma dikte ederken, kültürel anlatılar da onu normalleştirerek kabullenmeyi kolaylaştırıcı bir rol üstlenmişlerdir. Başka bir ifadeyle, bu uygarlık, ataerkil ideolojisini anlatılarla dikte etmenin, buyurmanın yolunu bulmuş ve bunu sanata da yansıtmış bu sayede kabul görüp yayılmasını sağlamıştı.

📖 Sayfa 214 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Sapiens'in bilme arzusu ilkin kendine yöneliktir, kendini bilmektir.

Gılgamış: Homo Sapiens’in Trajik Öyküsü, İsmail Gezgin

Ortak değerler, göstergeler etrafında örgütlenen Homo sapiens sapiens'in anlatıları, bireyleri toplumsallaştırma yöntemidir aynı zamanda. Dilin içine düşen herkes kendinden önce geçenlerin oluşturduğu patikaları takip etmek zorundadır. Tam da bu sebeple dil bir özgürlük ve bireyleşme alanı değildir; bir aidiyet, mahkûmiyettir, anlatılan bütün öykülerdeki kimliklere, inanca, değerlere dil yoluyla prangalıdır insan.

📖 Sayfa 44 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

İleriye gitme arzusu motivasyonunu geçmişten alır; bildiğinden kaçmak, hakikati unutmak isteğidir.

📖 Sayfa 53 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Kahramanlık, toplumsal normatif yasaların içinde olmazsa olmazlardandır. Her toplum kahraman ister, onların heykellerini diker, öykülerini, destanlarını dile getirir. Çünkü iktidar varlığını ve sınırlarını korumak için bir kurban, heykelini dikip kahramanlaştıracağı ölü bir beden, bir Homo sacer ister. Bu yüzden kahramanlar ölmelidir.

📖 Sayfa 190 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Böylece en az üç çocuk beklediğini açıkça ifade ediyor, ekonomik desteklerle bunu teşvik ediyordu.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

"Bir ömür daha lazım ölümümüzden sonra çünkü bu ömrümüzü sadece umutlanmakla geçirdik..." (Sadi- i Şirazi)

Gılgamış: Homo Sapiens’in Trajik Öyküsü, İsmail Gezgin

"M. Antonius, Mısır Prensesi Kleopatra'yla bir aşk yaşıyordu ve amacı Augustus'u devirip iktidara tek başına sahip olmaktı, bu yüzden Mısır'la işbirliği yapması gerektiğini düşünüyordu. Kleopatra'yla ilişkisini güçlendirebilmek için ona çok değerli bir hediye vermiş: Pergamon Kütüphanesi.
Dönemin İskenderiye Kütüphanesi'yle birlikte en önemli kütüphanesi Bergama'daydı ve içindeki yaklaşık 200 bin kitap bir anda İskenderiye Kütüphanesi'ne gönderilmişti. Sanırım bu kritik ilişkide verilebilecek en büyük hediye bu olmalıydı..."

Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, İsmail Gezgin

Bedenin ölümlü olma gerçeğini hikâyeler sayesinde sözün ölümsüz dünyasına taşımak, insan yaşamının asıl gailesini oluşturur. Çünkü dilsiz bir doğa/hayat sapiens için kaotiktir, açıklanmaya ve bilinmeye ihtiyaç duyar.

📖 Sayfa 64 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Hikâyen herhangi birinin hikâyesiyse, sen türünün yaşamını tekrarlamışsan, toplumsal kabul seni bekliyor demektir.

📖 Sayfa 181 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

"İlginçtir ki şeytana uydum sözü bugün dahi mahkemelerde hâkimden ceza indirimi almayı talep edecek tesirdedir. İyiliği kendi iradesiyle yapan insan kötülüğün tasarrufunu kendi üzerinden atıp şeytana yüklemiştir.."

Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

... öyküye göre, sevgi denilen şey insanın orijinaldeki/yaratılıştaki bütünlüğünü arzulamak ve aramaktır. İnsanların sevgiyi bulmak üzere sürekli birilerini aramasının nedeni budur.

📖 Sayfa 20 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Rahimdeki duvarları etle örülü mekândan etrafı dille çevrili bir dünyaya geçişe yaşam diyoruz.

📖 Sayfa 141 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Dilin, bireyde yarattığı bir farkındalıkla üstlenilen bir dizi beden kullanma kılavuzudur cinsiyet. Bir bedenin cinsiyetlendirilmesi o bedenin toplumsal konumunu, davranış repertuvarını, giyimini, yaşama biçimini ve hatta toplumsal yerini belirleyen kuşatıcı bir eylemdir.

📖 Sayfa 114 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

""Orijinalde gladyatör oyunlarının bir Etrüsk geleneği olduğu kabul ediliyor. Romalılar da onlardan almışlar. İnsan kurbanının farklı bir görünümünü ve toplumsal boyutunu sunuyor bu oyunlar. Savaşlarda kaybedilen askerlerin intikamını almak, onların ruhunun dinginleşmesini sağlamak için esirlerin öldürülmesiyle ya da birbirlerine öldürtülmesiyle başlayan bir gelenek. Aslında içinde dinsel öğelerin de yer aldığı bir kanlı ritüel olduğunu söylemek lazım.."

Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, İsmail Gezgin

Bu sapiens'in trajedisidir. Ölümsüz olmak için çıktığı yolda hayatını da ölümünü de yitirmiştir.

📖 Sayfa 224 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

..Okyanusu nasıl geçeceksin Gılgamış?
Okyanusu geçsen bile
Ölüm suyuna varınca ne yapacaksın? ..

📖 Sayfa 44 · Gılgamış: Homo Sapiens’in Trajik Öyküsü, İsmail Gezgin

Toplumsal
düzen ve kültür açısından cin-
selliğin kontrol altına alınması
hayati bir önem taşımaktadır.
Kültürün kendisini yeniden üre-
tebilmesi toplumsal kuralların devam etmesiyle mümkün olabilmekte-
dir. Bir kültürel varlığa dönüşmüş olan
insanın halen bilinçli olmasa da en önemli
doğal faaliyeti cinsellik ve cinsellikle iliş-
kili olan nüfus planlaması, ahlak vs. gibi
konulardır.

📖 Sayfa 59 · Cinsellik ve Erotizm, İsmail Gezgin

İnsan olmanın sıkıntısı da bu noktada açığa çıkar, öykü anlatan insan anlattığı öykünün esiri olmuştur.

📖 Sayfa 142 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Kıtlık ve kuraklık en fazla göçebeleri vurur. Çünkü onların artı ürünleri, depolarda kötü günler için saklanmış samanları yoktur.

📖 Sayfa 192 · Sanatın Mitolojisi, İsmail Gezgin

"Takıp takıştırıp, kıçını sallayıp
Aklını çelmesin kadının biri.
Gözü ambarındadır diller dökerken sana,
Ha kadına güvenmişsin, ha bir hırsıza ..."

"Bir evin olsun, bir karın, bir de öküzün.
Karını parayla satın al ki
Gereğinde yürüsün öküzün ardından ... "

"Bir kadının yıkandığı suda
Bir erkek yıkanmamalı hiçbir zaman.
Bundan da kötülük gelir, bir zaman için de olsa ..."

📖 Sayfa 30 · Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

"Banyo kelimesi nereden geliyormuş biliyor musunuz?

Eski Yunancadan. Yıkanma kabı anlamı taşıyan balaneion kelimesi önce Latinceye balneum olarak geçmiş ve uzun bir yolculuktan sonra dilimize banyo sesiyle dahil olmuş.."

Gençlerle Baş Başa: Arkeoloji, İsmail Gezgin

Ataerkil uygarlığın söylemiyle dünyanın en eski mesleği diyerek normalleştirilmeye çalışılan fahişelik, cinselliği yasaklamak üzerine kurulan uygarlığın iki yüzlülüğüyle ve beden
sömürüsü arzusuyla inşa edilmişti.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin

Enkidu'nun fahişeyle seviştikten sonra hayvanlar tarafından yabancılanması ile İsrailli kahraman Samson'un Filistin kraliçesi ile seviştikten sonra gücünü kaybetmesi, örs ve çekiç kullanmadan demire şekil verebilen Davut Peygamber'in kölesiyle sevişmesinden sonra demire şekil verememesi arasındaki benzerlik dikkat çekicidir.

📖 Sayfa 27 · Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır?, İsmail Gezgin

Buna göre fahişelerin bir geneleve bağlı olarak çalışmaları ve bu evlerin
devlete vergi ödemeleri gerekiyordu. Böylece ötekileri fahişeleştirerek pek çok insanın bedeninin istismarını legalleştiren devlet, aynı zamanda bu sömürü düzeninden vergi alınmasının yolunu da açmıştı.

Ötekilerin Arkeolojisi, İsmail Gezgin
Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Her sözün altında alındığı eser belirtilmiştir.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4