
Yalın Alpay kitaplarından derlenen sözler, 4 farklı esere yayılıyor. Bu sayfada en beğenilen 100 tanesi bir arada.
En Beğenilen Yalın Alpay Sözleri
Dünya var olan haliyle değil, içindeki ilişkiler ağıyla vardır ve bu ilişkilerin kurgucusu da bu kurgunun bir parçası olan özneler-arası ilişki ağıdır.
📖 Sayfa 23 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Az gelişmiş ülkede yaşamak, kişinin kendi dışındaki sistemsizlikleri, yozlaşmaları, çeteleşmeleri, israfları, yolsuzlukları, hep sıradan insan aleyhine çalışan kaosu gözeterek, ona maruz kalarak, nereden darbe yiyeceğini bilmeden fakat her an başına umulmadık bir şey gelebileceğini yeterince deneyimlemiş, kendinden güçsüzlere acımasız, kendinden güçlülere itaatkâr davranan bir toplumla çevrelenmektir.
📖 Sayfa 170 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
... bir yanlışa 5 milyar kişi bile inanıyorsa yanlış yine yanlıştır.
📖 Sayfa 167 · Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Dünya bir türlü dengeye gel(e)meyen, her daim başka kaynamaların bir diğerini takip ettiği dev bir sadakatsizlik bütünüdür. O duru, arı ve durağan olanın karşısındadır. Bulanık, katışıklı ve değişkendir.
📖 Sayfa 17 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Duygusallık hızlı ve acele tepkilere yol açarken, rasyonellik yavaş tepkiler ya da tepkisizlikler üretir. Bu yüzden duygularımız üzerine bir başkasıyla konuştukça, defterlere yazdıkça, yani onları dile tercüme ettikçe, bası yaptıkları mekanı ve zamanı genişlettiğimiz için onların şiddetli basısının yoğunluğu düşer, onlara tepki verme zorunluluğu yavaş yavaş ortadan kalkar.
📖 Sayfa 73 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Varoluş, bir anlatıya indirgenmediğinde aşırı karmaşık, grift, çelişkili, anlamsız, bağlantısız ve rastgeledir; entropik bir labirenttir.
📖 Sayfa 53 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
İlişki ağının aksine, anlam dışarıdan çok zihnimizdedir.
📖 Sayfa 38 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
“Ben” bilinçli bir yapının, arada sırada bilinçdışı tarafından saptırıldığı bir varlıktan çok, bilinçdışı bir yapının arada sırada bilinçle desteklendiği bir varlığa yakın görünür.
📖 Sayfa 70 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
İnsanlar artık hakikate değil, canlarının istediğine inanmaktadırlar.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Varlık, kendisinden başka her şey gibidir. O kendisi olarak değil başka nesnelerle, atmosferle ve zihinlerle kurabildiği ilişkiler bağlamındadır. Varlığın kendisi yoktur, kurduğu, kurabileceği, kurabildiği varsayılan ilişkileri vardır. Tüm ilişki kurma kapasitesinin sona ermesi ise ölüm olarak görülebilir.
📖 Sayfa 40 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Yenilik, kusurluluğun beceriksiz örtüsüdür.
📖 Sayfa 52 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Şiddetli duygular altındayken insan, kendisini daha da isabetsiz bir tercümeyle dile getireceğinden, en duygulu anlar, kişinin kendisine en yabancı olduğu anlara dönüşür. Dev bir minnet, utanç, öfke, şefkat, nefret ya da aşk anında kişi sanki kendisi değil, bir başkasıdır.
📖 Sayfa 72 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Akıl, deneyimlemediğimiz şeyler üzerine de bilgi sağlayabilmemizi sağlayan bir araçtır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Bireyler toplumu değil, toplum bireyleri oluşturur. Toplum, bireyi yaşamda tutarken, ona gelişkin bir model sunar. Bu modelde temel görev, içine doğduğu toplumla nasıl entegre olacağıdır. Entegrasyon düşünsel, inançsal, töresel, ahlaksal, ekonomik, siyasi ve dilseldir.
📖 Sayfa 63 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Bir kişinin ya da kurumun, kendisine verilen görevi yerine getiriyor olması, ona hırsızlık yapma hakkı vermez.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Algıladığımız dış dünya, duyularımıza çarpan ham ve muğlak sinyalleri biçimlendirdiğimiz geçmiş deneyimlerimiz ve gelecek beklentilerimizden ibarettir. Gördüğümüz haliyle dünya, her birimizin yıllar içerisinde ağır ağır inşa ettiği bir yapıdan başkası değildir.
📖 Sayfa 31 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
“İnsan için en büyük felaket başka bir insanın insafına teslim edilmiş olmaktır. Zira orantısız güç çoğu zaman sahibini keyfi davranışlara ve egemenliğe yöneltir.”
📖 Sayfa 58 · Genç Mustafa Kemal, Yalın Alpay
Birey ile toplum arasındaki ilişkide, kurucu öge birey değil, toplumdur.
📖 Sayfa 64 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Tercüme edilmeyen duygular, yanlış tercümenin ürettiği düşüncelerle karşılandığından ve başka türlüsünün de mümkün olmamasından ötürü, insan dışarıya olduğu kadar, kendisine de yabancıdır. Yabancılığı derinden yaşamak istemeyenler, yabancılarla yüzeysel iletişim kurarlar.
📖 Sayfa 74 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay

Dünyayı sınayarak ideoloji geliştirmekten çok, ideolojimize uygun bir şekilde dünyayı kavramaya eğilim gösteririz.
📖 Sayfa 60 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Mantık, bizim gerçekten nasıl düşündüğümüzü değil, nasıl düşünürsek doğru düşünmüş olacağımızı araştırır.
📖 Sayfa 81 · Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Sonsuza ulaşamadığı bir yaşamdaki trajik anlamsızlığının üstesinden gelmek için insan, kendisini tümüyle “right here, right now” (hemen burada, hemen şimdi) düsturuyla sonsuzluk yerine şimdiye odaklar. An önemli olunca, süreklilik dışlanır, dün A denilen şey, bugün B olarak algılanabilir.
📖 Sayfa 83 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
İnsan her şeyin ölçüsüdür...
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Yaşam, bir yorum çerçevesinde hissedilir. Yorumun geneli toplum tarafından bize aktarılandır ve bilinçdışımızca alımlanır.
📖 Sayfa 70 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Bir nesneye bakarız fakat bir nesne göremeyiz, diğer nesnelerle o nesne arasındaki ilişki ağını görürüz.
📖 Sayfa 38 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
İnsanın duygularıyla tam olarak örtüşen bir konuşma yapmışlığı/yazı yazmışlığı nadirdir.
📖 Sayfa 71 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Kant’ın ünlü sözüyle “Aydınlanma kişinin kendi aklına güvenme cüreti”ydi. İnsan zihni salt kendi içerisinde maddi tüm evreni anlamlandırmaya, sınamaya, doğru ve yanlışı her konuda ayırmaya elverişli bir yapı taşıyordu.
📖 Sayfa 146 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
"Eğer yalancılık norm haline gelirse , toplum çöker."
📖 Sayfa 32 · Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
“Hakikatin önemsizleşmesi siyasetinin savunduğunun aksine , bir yanlışa 5 milyar kişi bile inanıyor olsa , yanlış yine yanlıştır.”
📖 Sayfa 167 · Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Yaşam, kavram icat edebilmeye dayanan bir pratiktir. Kendi kavramlarını icat etmeyenler, başkalarının kavramlarında daraltılırlar. Kendilerine yaşam olanakları açmak yerine, başkalarının kurguladığı yaşam olasılıklarına sıkışırlar.
📖 Sayfa 20 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
"Demek ki bir sahtenin gerçeğe dönüşmesi, onu gerçek kabul etmeye hazır bir kitle ile zamana bağlı yalnızca."
📖 Sayfa 56 · Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Odaklandığımız varlıklar, bize “kendinde varlıklar” olarak açılmazlar, çevreleriyle kurdukları maddi ve manevi ilişkiler, iletişimler bağlamında görünürler; yani algımıza “kendi dışıyla iletişimdeki varlıklar” olarak sızarlar. Smokin giymiş bir adamı bir kamp yerinde görmemizle, şık bir otelin balo salonunda görmemiz arasında ciddi bir alımlama farkı vardır.
📖 Sayfa 21 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Bir duygu tek bir saniye içerisinde tıptan, her şeyiyle, tüm detaylarıyla hissedilmekteyken, onu betimlemeye girişecek olan dilsel ifadeler birbirlerini takip edecek, birbirlerini açacak sözcük sözcük, cümle cümle, paragraf paragraf kurulmak zorundadır.
📖 Sayfa 71 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Gerçekliği doğrulukla karıştırmamak gerekir. Doğruluk yargıda kendini gösterir ve gerçekliğin düşünsel düzeyde ya da zihnimizde onaylanmasıyla ilgilidir.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Gerçeklik, var olmak için insan zihnine ihtiyaç duymazken, hakikat, ortaya çıkabilmek için insan zihnine muhtaçtır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Varlık, evraklara boğulmuş şişman dosya gibidir. Dosyanın yüzlerce sayfasının içerisinde, o yalnızca bir cümledir. Fakat dosyanın geri kalanına göre ifade ettiği şey defalarca değişir. Okuyanın ön-yargılarına göre de anlamı sürekli dönüşür.
📖 Sayfa 39 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Aşırı gelişen teknoloji sayesinde insanın yeniden sonsuza uzanmasını sağlayan/sağlayacak transhumanizm ile posthumanizm, insana dördüncü dönüşümü yaşatacak gibi. Artık insan, sonsuza uzanmak için Tanrı'ya değil, yazılımlara ve yapay zekaya, yeniden üretilebilir bedenlere gereksinim duyuyor. Kendimi ve evrenimi yaratabiliyorum, öyleyse varım.
📖 Sayfa 83 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Kim olduğumuz, her zaman kendimizi nasıl gördüğümüz ile önemli başka kişiler tarafından nasıl görüldüğümüz arasında bir uzlaşı tarafından belirlenmektedir. Kimlikler, “adlandırma” ve “temsil” in bir karışımıdır.
📖 Sayfa 77 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay

Kitle neye inanmak ister,neye inanmaya razı olursa, ona inanacaktır.Çelişkiler, tutarsızlıklar hiçbir önem taşımaz.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Umberto Eco'nun sert deyişiyle, İnternet ve sosyal ağlar sayesinde, daha önce hiç sesi çıkmayan "bir sürü budalaya konuşma hakkı" verilmesi (Berckemeyer, 2017 , s.2 7) ve böylece herkesin doğru olsun olmasın kendi beyanlarının ve görüşlerinin tanıtımını yapabiliyor olması birtakım sorunları da beraberinde getirdi.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Ruhen ve zihnen bomboş hissediyorsanız, bu muhtemelen -geçici de olsa- bir meseleniz olmadığı için kendinizi saçılmış bir özne olarak bulduğunuzdan ve bir “ben”e evrilmemiş olmanızdan kaynaklanıyordur.
📖 Sayfa 102 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Dünya genel kanının aksine önce tasarlanıp ardından pratik edilen bir yer değildir. Önce pratik edilen/deneyimlenen, onun ardından anlamlandırılmaya çalışılan bir yerdir.
📖 Sayfa 42 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Populizm “halk” öyle istediği için populist hükümetin hiçbir eylemi sorgulanamazmış gibi davranır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Popülistler, yıllardır seçkinler tarafından mağdur edilmiş "gerçek halk" adına görev isterler ve iktidara geldikten sonra da mağduru oynamaya devam ederler. Çoğunluklar, mağdur azınlıklar gibi davranırlar.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
“Doğanın gereğidir bu, insanın gereğidir. Aynı taşı her heykeltraş farklı yontar.”
📖 Sayfa 25 · Genç Mustafa Kemal, Yalın Alpay
Yeni olan bir başka şey de artık komplo teorilerinin eski dönemlerin aksine muhalefet kanadından değil, iktidar kanadından geliyor olmasıdır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Düşünmek temsili bir ortalama almaktır, deneyimlemek, dolaysızca yüzleşmek. Whitehead’ın sözleri aklıma geliyor:” genellemeler içinde düşünürüz ama ayrıntılar içerisinde yaşarız.” Ve ayrıntılar diyorsun, her zaman değişir…
📖 Sayfa 46 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Postmodernizmin iyi tarafı, çoğulcu toplumu onaylaması; etnik azınlıklar, cinsel yönelimler ve kültürel gelenekler gibi çoklu seslere önem vermesidir.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Duygular, bir tepki olarak ilmiklenir. Dıştan gelen bir olaya, olaylar silsilesine, yorumlara, gelişmelere, tutumlara, tavırlara içten gelen bütüncül bir reaksiyondur.
📖 Sayfa 71 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
****
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
"Macaristan’da iktidara gelen Vikor Orban ve partisi Fidesz’in yapmaya giriştiği ilk temel değişiklik, devlet memurları kanununu değiştirerek, tarafsız olması gereken bürokratik pozisyonlara kendi partisinin taraftarlarının yerleşmesine yol açmak olmuştur. "
****
Toplumsal kabullerle dayatılmış olan rutini kıran az sayıdaki olay, deneyim, an; kişinin kendisini, yaşamı, düşüncelerini ve inançlarını oluşturmasında, toplumsalın diğer öğretilerine oranla çok daha yüksek bir temsil gücüne sahiptir. Rutinin kırılışı, toplumun her bireyinde farklı bir deneyimle, olayla ve anla gerçekleştiğinden, toplum dışı ölçütler, her bireyde farklı şekillerde yuvalanır.
📖 Sayfa 69 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Dünyanın kendisinde taşıdığı bir anlam yoktur; anlam, ona bakan zihnin, dünyaya sayısız anlam verebilme kapasitesinden doğar. Zihin kendi kendisine tuzak kurmakta gibidir. Anlamın var olmadığı bir evrende anlam aramakta, evren zihne, kendisinde gerçek bir anlam taşımayan, ancak onlara sayısız farklı anlam yüklenebilecek katrilyonlarca farklı bileşim ve ilişki ağı sunmakta ve zihni bu katrilyonlarca olasılık için birer isim, kavram ve onlara bağlı olarak da birer anlam üretmek için zorlamaktadır.
📖 Sayfa 80 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Dünyayı algılamaya çalışırken genelde tekil olandan tümele gittiğimiz düşünülür, tümel olanın tekilleri belirlemekte daha etkili olduğu gözden kaçar.
📖 Sayfa 59 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Siyasette inançlar, kanaatler ve önyargılar, aklın çok önüne geçiyor. İşte böylesine sakatlanmış bir dünyaya bugün hakikatin önemsizleşmesi (post-truth) dönemi diyoruz.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Gerçek, nesnel gerçekliği, hakikat ise nesnel gerçekliğin zihnimizdeki yansısını temsil eder.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Toplumsal kabullerin, kişisel eğilimlerin, kişisel deneyimlerin, alınan eğitimin, içerisinde yaşanılan ahlaksal yapının, görüntülerle ilişkilendirdiği değerlendirmeler nesnelerin kendilerinde taşıdıkları anlamlar değil, zihinde olanlarla eşlenen inşalardır.
📖 Sayfa 39 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Yaşamı tam olarak algılayamayız fakat onu temsil ettiğini ileri süren öyküleri anlayabiliriz. Oysa temsilin olduğu her yerde kriz vardır.
📖 Sayfa 53 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay

Portmodernizmin siyasetteki etkisi post-truth, kültürdeki etkisi popüler kültür, sanattaki etkisi çağdaş sanat ve ekonomideki etkisi de davranışsal ekonomidir. Post dönem, kendinde olana değil, kendinde olanmış gibi görünene dair bir türevler dünyasıdır. Tüketim de bundan kaçamaz.
📖 Sayfa 132 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Baktığımız hiçbir şey baktığımız şey değildir; o dev bir gürültü içerisinde minicik bir melodidir, kulağa iyi gelip gelmediği, melodi ile o melodiyi çevreleyen gürültü arasındaki armoniye bağlıdır.
📖 Sayfa 39 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Kişi yaşamı, olduğu şekliyle değil, kendisine daha önceden sunulduğu biçimiyle değerlendirir.
📖 Sayfa 68 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Keyes'in sözlerini anımsayalım: "Eğer yalancılık norm haline gelirse, toplum çöker.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Çürütülmek istenilen bir savı, nefret uyandıran bir kategori içine sokarak bertaraf etmek ya da kuşkulu hale sokmak biçimindeki hileli akıl yürütme yöntemidir. Türkiye’de yaygın örnekleri FETO, Ergenekon...
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Popülistler yetkiyi halktan alıp, ardından hızla otoriterleşirler.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Gerçek hâlâ dışarıdadır fakat zihinlerdeki yansıması olan hakikat,duygusal kurmacalarla yer değiştirmiştir.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Günümüzde aklın itibarsızlaştırılarak hakikatin önemsizleştirilmesi ve mantığın ortadan kaldırılmasıyla, yeniden Aristoteles öncesine, Sofistler dönemine dönülmektedir.
📖 Sayfa 79 · Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Söylemin aklın üzerine çıktığı bir dönemdir bu.
Çapakları bir türlü pürüzsüzleşmeyen minik parçalar gibidir bireyler. Makine tarafından ezilip geçilirler ama makineyi de etkilerler.
📖 Sayfa 69 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Beethoven’ın müziği, herkese, her şeye patlamak üzere kurgulanmıştır. Chopin ne kadar cılızsa, Beethoven o kadar güçlü olmak ve çalmak ister. (…) Onun tarzı bir yaratıcı yıkıcılıktır ve her zaman gürültülüdür. Kendisinden önceki piyanistler dinleyicilere yumuşak, naif, akışkan biçemleriyle zarif bir şekilde kur yaparlarken, Beethoven dinleyicilerin altına bomba yerleştirir.
📖 Sayfa 168 · Yapı(t)söküm, Yalın Alpay
“Biz” ve “öteki” ayrımının altını her zaman derin bir şekilde çizer. Kendilerini “iyiler” olarak tanımlayan popülistler, kendilerine muhalif olan herkesi kötüler olarak betimler. Bunların tümü halkın düşmanıdır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Hakikatin önemsizleşmesi siyasetinde inandırma ya da ikna sürecinde, dinleyicilerin zihinlerine hitap etmek yerine, kalplere hitap etmek söz konusudur.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Taraflar kendi kanaatlerine sınırsız bir güven ve inanç geliştirirken, karşı kanaatleri de sınırsız bir nefret ve küçümsemeyle dışlamaya başladılar.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Önce inançlarımız gelir;ardından ona uygun rasyonelleştirmeyi uydururuz.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Sohbetler pek az örnekte iktidar kurma ilişkisinden bağımsız bir iletişim yöntemidir; bu yüzden de içten ve zevkli sohbetlerin sayısı çok azdır
📖 Sayfa 136 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Siyasetçilerin yalanlarına alışan kitleler, artık siyasetçiler tarafından yalan söylenmesini umursamamaktadır...
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Kişi, bedensel gereksinimlerinden çok, bedenine başkaları tarafından duyulacak saygıyı önemsiyor.
📖 Sayfa 127 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Zihnim, deneyimi büker. Bunu öyküleme aracılığıyla yapar. Deneyim, artık başlangıcı, gelişmesi ve sonucu olan bir koparılmışlıktır.
📖 Sayfa 35 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Anlam, doğal halde doğada bulunmadığından ve üretilmek için bireysel ya da kolektif zihne gereksinim duyduğundan, yapısı gereği değişkendir. Fakat bu değişkenlik, toplumsal kabullerle, tarihsel ahlaki, hukuki, töresel ölçütlerle kontrol altına alınır.
📖 Sayfa 79 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay

Bütünler olarak değil, parçalar olarak varızdır. Yaşam da benliğimiz de paramparçadır. Bu paramparçalıkları gizlemek için onlara eksiksiz ve çelişkisiz birer bütünmüşler gibi davranırız.
📖 Sayfa 52 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
İnanç dediğin Fuat bir tutamak aslında. İnsanı yaşama bağlayan bir ip. Bir şeylere inanmasaydım, yaşamın anlamı kayar giderdi ellerimden.
📖 Sayfa 52 · Genç Mustafa Kemal, Yalın Alpay
Geleneksel ana akım medyayı taklit ederek başlayan internet ve sosyal medya haberciliği, bir süre sonra kendi stilini ve egemenliğini oluşturunca, bu kez geleneksel ana akım medya,internet ve sosyal medya haberciliğini taklit etmeye başlamıştır. Son birkaç yılda pek çok haber kuruluşu kamu yararına yapılan gazetecilikten uzaklaşarak, fast-food haberlere -sayfa görüntülenme sayısını artıracak, cezp edici, umut vaat eden, "şok gelişme" başlıkları taşıyan ancak anlamsız magazin haberler ve fotoğraflardan ibaret olan haberlere yönelmiştir.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Yeterince büyük bir yalan söyler ve sürekli tekrar ederseniz,sonunda halk buna inanır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Kimliklerimiz temellerini geçmişten alıyor görünür ama aynı zamanda kim olmak istediğimizle, toplumsal bağlamla, gelecek beklentilerimizle tekrar tekrar belirlenir. Kişi kendi “doğa”sının dışa vurumundan çok kültür içerisindeki bir performanstır.
📖 Sayfa 77 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
İletişim teknolojilerinin gelişmesiyle özellikle internetin yaygınlaşmasıyla herhangi bir konuda fikir ileri sürmek
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
ve bunu kamuya duyurmak için artık geleneksel medyaya gereksinim kalmaması ve herkesin kendi sosyal medya araçları aracılığıyla fikirlerini istediği gibi beyan edebilmesi bu süreci hızlandırdı ve güçlendirdi. Bilgi üretiminin tekeli seçkinlerin ve uzmanların elinden alındı.
Çünkü onlar için yalnızca birtakım halk “gerçek” halktır ve sahibi oldukları devlet tarafından desteklenmeyi hak ederler.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
İnsanın tamamlanmış bir proje olamayıp, ölene yani yok olana değin sürekli değişme potansiyeli taşıması ve değişmesi, yapıp ettiklerinin, hissettiklerinin, benlik tasarımının farklılaşması bu anlam sorunundan doğar. Herkes onu arar fakat kimse onu dünyayla tam bir örtüşme içerisinde ele geçiremez.
📖 Sayfa 81 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Sosyal medyada bir konuyu anlamaktan çok, onu ilk görmek ve ilk repost etmek önemlidir. Bu da niteliği düşürüp, hızı artırır. Önemli olan güvenilir gönderiler değil, şok eden ve hemen bir başkası tarafından da paylaşıma sokulacak gönderiler bulmaktır. Böylece ipe sapa gelmez saçma sapan haberler, sosyal medyada neredeyse ışık hızıyla yayılır. Amaç, delil tabanlı bir tartışma kazanmak değil, duyguları tetiklemektir.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Siyasetçiler iktidara gelmek ya da iktidardayken daha güçlü olmak adına önce “retoriği” kullanırlar. Gereken gücün elde edilmesi durumunda ise bu yöntemden “safsata” ya geçerler. Retorik gücü elde etmeye yararken, safsata gücü elde tutmaya yarar.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Kişi yaşamı arı şekliyle değil, içerisine doğmuş olduğu ortamın bileşkeleri bağlamında algılamış, dolayısıyla başına gelecek her şeyi bundan böyle o algılamanın kendisine sağlamış olduğu ölçütler çerçevesinde denetlemeye hazırlamıştır.
📖 Sayfa 68 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Karşılaştığımız her şey, zihinsel geçmişimizin yönlendirmelerine emanettir. Hiçbir yeniliği arı bir yenilik olarak göremeyiz. Bizim için yeni ne varsa, eskinin ölçütleriyle değer biçilir. Her yenilik eskinin paçavralarıyla girdiği ilişki içerisinde haritalandırılır. Bu yüzden şunu sıkça duyarız ya da bizzat kendimiz söyleriz: “yeryüzünde yeni hiçbir şey yoktur”.
📖 Sayfa 59 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Benden ve zihin arasındaki iş birliğinde taşlar nadiren yerine oturur; ikili çoğunlukla çatışır. İkilinin çatışmayı ortadan kaldıran iş birliklerinde -ki pek geçici ve kısa sürer- kişi mutlu ve huzurludur.
📖 Sayfa 79 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Kişi, kendisine çok devasa, ayrıntılı, karmaşık ve anlaşılmaz gelen dünyayı olduğu haliyle kavrayamadığı ve bu zenginliği zihnine doğrudan atamadığı için onu zorunlu olarak son derece yalınlaştırılmış, basitleştirilmiş, indirgenmiş, eksiltilmiş ve çarpıtılmış olarak kendi zihninde yeniden kurar. Bu kurguda mantıklı bir bütün olarak inşa edilen dünya, tüm parçalarıyla birbirine uyumlu olacak şekilde resmedilir. Oysa dünya o kadar da uyumlu, mantıklı, rasyonel ve çelişkisiz bir yer değildir.
📖 Sayfa 96 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Siyaset bir gösteridir. Gösteri her alımlayıcıda farklı somutlaştığından, temsilciler, hangi alımlayıcının siyasette karar mercii olduğunu düşünürlerse, o merciinin manevi dünyasına yönelik gösterileri sahneliyorlar. 2000'lerin siyaset dünyası da bu nedenle en geniş kitlelerin manevi dünyasıyla eşlenmiş durumda: Maskülen, şovenist, seksist, milliyetçi, dışlayıcı, rasyonaliteye ya da kanıtlara bakmaksızın kendi taraftarını övüp, karşı tarafı yeren, kutuplaştırıcı, anti seçkinci.
📖 Sayfa 125 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
"Medyanın ve siyasetçilerin kendi bakış açılarını desteklemek adına kusurlu mantıksal kurgular üretip, bunları kamuya sanki akıl yürütmenin zorunlu çıkarımları olan savlarmış gibi sunmaları küresel çapta yaygın bir durumdur."
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Kişi, deneyimlediği sürece saçılmış, öykülediği sürece bütünleşmiştir. Deneyim saçar, öykü toparlar. Deneyimin rastgeleliğini, zihin anlamlı kılar. Bizi insan yapan, nesne olmamıza her daim itiraz eden özneliğimiz gibi görünür.
📖 Sayfa 37 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
En adi yalanlar daima bir iz bırakırlar. Bundan aldatma hususunda en yüksek mertebeye çıkmış olanlar, gayet güzel istifade ederler ve bu usulü alçakça kullanırlar.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Yalnızca mevcuttakine yakın düşen yenilikler kendisinden öncekiyle bağlantı kurabilir ve ancak o tür yenilikler eskilerle birlikte uyum sağlayarak dolaşımda kendisine yer bulabilir. Bu durum radikal yanilikçileri toplum dışında bırakır. En avangart düşüncelerin çoğunlukla kendi dönemlerinde saçmalık, sapkınlık ya da aşırılıkla suçlanmalarının temel nedenlerinden birisi budur.
📖 Sayfa 50 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay

"Bunlar vatan hainidir."Özellikle Nazi döneminde oldukça yaygın bir uygulama alanı bulduğu şekliyle, hükümetle herhangi bir konuda aynı görüşte olmayan herkesin "Bunlar vatan hainidir" yaftasıyla isimlendirilmesi örneğidir. Böylece Almanya'yı Nazi yanlışlarından döndürmek isteyen her türlü sav "vatan haini" kümesi altında toplanmış ve bu hileli akıl yürütme aracılığıyla, tüm muhalif görüşler herhangi bir fikir tartışması olmaksızın geçersiz kılınmıştır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Kişi zihinsel erginliğini ancak kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmak zorunda kalmadığında elde edebilir.
📖 Sayfa 99 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay
Gazali, aslını bilmeden ve araştırmadan, işittiği her şeyi onaylayan kimsenin normal yapıda olmadığını söyleyip; böylelerinin tedavisinin de güç olacağını sözlerine ekler.
📖 Sayfa 108 · Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Doğrudan duyguları harekete geçiren yüce kavramlar olarak “şehitlik”, “kutsallık”, “din”, “milliyetçilik”; korku kavramları olarak “terör”, “savaş”, “ekonomik kriz”; öfke ve nefret kavramları olarak “şer odakları”, “ülkeyi ele geçirmeye çalışan kötüler”, “gizli gündemleri olan dış güçler”, “kıskanan ve kuyu kazan ötekiler”; hüzün kavramları olarak da “tarih boyunca uğranılan haksızlıklar”, “yaşanan mağduriyetler” ve daha birçok benzeri yaklaşım, hakikatin önemsizleşmesinin temel başvuru araçlarıdır.
Yalanın Siyaseti, Yalın Alpay
Karmaşık dünyayı, her adımında kavrayabilecek, onu anlamlandırabilecek, onu hem olduğu gibi hem de olması gerektiği gibi düşünebilecek, yani geleceği de planlayabilecek bir tasarımı, dünyaya baktığımız bir lens olarak betimleyebiliriz. İşte bu lense ideoloji diyebiliriz. Bu lens insanlar arasında transfer edildikçe, kişilerin benzer biçimlerde düşünmelerini, benzer şekillerde hissetmelerini sağlar.
📖 Sayfa 97 · Öteki ve Ben, Yalın Alpay