CANLI

Ekrem Akurgal'ın Kaleminden Tarih Üzerine Akılda Kalan Sözler — Anadolu Uygarlıkları

Anadolu Uygarlıkları - Ekrem Akurgal kitap alıntıları ve sözleri

Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal'ın 2002 tarihli Araştırma-İnceleme alanında öne çıkan eseridir. Anadolu Uygarlıkları adlı eserden damıtılan en etkileyici satırlar, sizin için aşağıda.

Yazar:Ekrem Akurgal
İlk Yayın:2002
Yayınevi:Phoenix Yayınları
Sayfa Sayısı:624
Dil:Türkçe
ISBN:9786054657902
Okuma Süresi:17 sa. 41 dk.
Türler:Araştırma-İnceleme, Tarih, İnsan ve Toplum, Kültür

Anadolu Uygarlıkları'dan En Beğenilen Alıntılar

Yeni Taş Devrinde olduğu gibi daha sonraki Anadolu için de öküz ve boğa, yalnız doğa gücünün ve çoğalımın bir sembolü değil, ayrıca toprağın sürülmesinde gördüğü büyük iş bakımından tarımın da başlıca etkeni idi.

📖 Sayfa 22 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hellenler gök tanrılarına sundukları kurbanları ateşte yakarlar, Demeter ve Kore gibi yer altına bağlı tanrılara adadıkları kurbanları Doğu dinlerinde olduğu gibi keserler ve kanlarını bir çukura akıtırlardı.

📖 Sayfa 265 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hitit kültürünün yoğun olarak yaşadığı yörelerdeki Çorum, Yozgat, Tokat, Boğazköy, Alaca, Alişar, Konya ve Kırşehir gibi kent adlarının hiçbiri Hitit kökenli değildir. Bu durum Hititlerle Frygler arasında bir boşluğun olduğunu, Orta Anadolu'nun özellikle Kızılırmak yayı içinde kalan yörelerinin M.Ö. 750 tarihlerine değin 400 yıl boyunca terk edilmiş durumda kaldığını ya da göçebe kavimlerin uğrağı olduğunu açıklamaktadır.

📖 Sayfa 135 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Türkler Anadolu'ya geldiklerinde orada en az kendileri sayısında yerli topluluklar buldular. Türkler yerlileri kesmediklerine ya da yurt dışına atmadıklarına göre onlara karıştılar. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan sonra Yunanistan'la yapılan mübadele ve onu takip eden kısmi göçler dışında bütün tarih boyunca Anadolu'dan dışarıya göç eden hiç bir topluluk yoktur. Tersine gelenlerin hepsi yanmada potada erimişlerdir. Öyle ise biz Hattilerin, Hititlerin, Hurri ve Urartuların, Fryglerin, Karialıların, Lykialıların ve daha Anadolu'da yaşamış bütün milletlerin çocuklarıyız.

📖 Sayfa 12 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Lydia, yüzyıllık bir zaman süreci içinde Anadolu'daki en güçlü devlet olmuş ve uzun bir zaman gücünü korumuştur. Lydialılar 7. yüzyılın sonunda ilk para basan devlet olmaları nedeni ile ekonomi ve ticaret alanlarında ölümsüz bir ün kazanmışlardır.

📖 Sayfa 293 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hititler Anadolu'ya ilk geldiklerinde ilkel bir durumda idiler ve bu nedenle Hattilerden din, mitoloji, edebiyat bakımından büyük ölçüde etkilenmişler, onların tanrı, dağ, nehir ve kent adlarını aynen almışlar, hatta kendilerine yurt edindikleri ülkenin Hattice adını bile değiştirmemişlerdir. Öyle ki daha sonraları gelişme olanakları bulan Hititler, Hattilerden aldıkları zengin kültür mirası ile dünya tarihinin en ilginç ve özgün uygarlıklarından birini yaratmışlardır.

📖 Sayfa 37 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Anadolu Yarımadası'nın bugün için bilinen en eski adı "Hatti Ülkesi" idi, ilk defa Mezopotamya yazılı kaynaklarında, Akkad Sülalesi döneminde (M.Ö. 2350-2150) kullanılan bu adlandırma, 7 yüzyıl Assur yıllıklarında görüldüğü üzere, M.Ö. 630 tarihlerine değin, süregelmiştir Böylece Anadolu en aşağı 1700 yıl boyunca Hatti Ülkesi olarak tanınıyordu.

📖 Sayfa 30 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Buzul çağında bazı bölgelerde, bir dişi tanrıya tapıldığı, mezarlarda ölünün yanında bulunan yiyeceklerden de hayatın ölümden sonra devam ettiğine inanıldığı anlaşılmaktadır.

📖 Sayfa 21 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

İnsanları güneşten ve yağmurdan koruyan sütunlu yol yapma tekniği, Roma mimarisinin güzel bir buluşudur. Sütunlu yol, kent planlamasındaki büyük ilerleyişi temsil etmekte, ayrıca kent yaşamına özel ve törensel bir karakter vermekteydi. Anadolu'nun birçok kentinde bu sütunlu yolların büyüleyici güzellikteki kalıntıları halen ayakta bulunmaktadır.

📖 Sayfa 216 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

O sıralarda (M.Ö. 8. Yüzyılın başında) hâlâ okuryazar olmayan Hellenler ilk iş olarak Fenike alfabesini aldılar, arkasından Şark'ın din ve mitolojisinin cazibesine tutuldular.

📖 Sayfa 146 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hellenistik Dönem'de mimari yapılar, doğa ile kaynaşarak uyum sağlıyorlardı. Tiyatroda yer alanlar dışarı ile olan ilgilerini kesmek istemiyorlar, oturdukları yerden kenti ve ovayı seyretmeye önem veriyorlardı.

📖 Sayfa 256 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hattuşili bütün yaşamı boyunca dini politikaya araç etmiş ve başarılarını büyük ölçüde din çevrelerinin yardımı ile sağlamıştı. Bu tutumunun nedeni belki de küçükken hasta olduğu ve başka işe yaramaz düşüncesi ile rahip olarak yetiştirilmiş olmasında idi.

📖 Sayfa 83 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Assos'un en önemli eseri, akropolün en yüksek düzlüğünde M.Ö. 530 tarihlerinde inşa edilen Athena Tapınağı'dır.

📖 Sayfa 242 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

En çok sevilen seramik eserler aslan, boğa, koç gibi hayvan biçimli kaplardır. Rhyton diye anılan bu kaplar libation kabı olarak, yani tanrıya içki sunmak için kullanılırdı.

📖 Sayfa 47 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

"Cesedimi yıka, gerektiği gibi!
Beni göğsüne bastır, ve göğsünde tutarak
beni toprağa göm."

📖 Sayfa 59 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Dünyamız, Rubidiyum ve Samariyum elemanlarının radyoaktif izotoplarının Stronsiyum ve Neodimiyum elemanlarına dönüşmesinin incelenmesinden çıkan sonuçlara göre 4,5 milyar yıldan daha yaşlıdır. Bilinen en eski hayat izi, Grönland'ın güneyinde bulunmuş 3,8 milyar yıllık bakteri fosilleridir, ilk bitki izleri Güney Afrika'da bulunan 2,5 milyar yıllık liken benzeri canlılardır. İlk çok hücreli hayvanlar ise 600 milyon yıldan önce denizlerde ortaya çıktılar ve ilk omurgalılar yaklaşık 500 milyon yıldan önce gene denizlerde görüldüler.

📖 Sayfa 20 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hellenistik Dönem'in en büyük özelliklerinden biri de, mimarinin dinsel etkilerden oldukça arınmış olmasıdır. Bu başarının gerçekleşmesinde Erken Hellen Çağlarında çok kuvvetli olan dinsel duyguların giderek zayıflamasının etkisi olmuştur.

📖 Sayfa 205 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hitit Büyük Krallığı M.Ö. 1200'lerde zor bir durum içinde bulunuyordu. Myken Krallığı'nın gücünü yitirmesi sonunda Doğu Akdeniz havzası içindeki kargaşanın Anadolu'ya yansıması doğaldı. Böylece yüzyıllardan beri Hitit hegemonyasında yaşayan birçok yerli Anadolu kavimleri harekete geçtiler. Bu arada İlion Kenti'nin ilk önce bir depremle sonra da bir düşman tarafından yakılıp yıkılması da Anadolu'da yanan ateşi körükledi ve Balkan kavimlerinin büyük dalgalar halinde yarımadaya saldırmalarına neden oldu.

📖 Sayfa 132 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Büyük tiyatroda yalnız klasik dramlar ve Hellenistik Dönem'in halk komedileri oynanmıyor, burada düşünürler ve şairler eserlerini sunuyorlardı. Bilim, tiyatronun üstündeki kütüphanede geliştiriliyor, bütün bu hareketleri düzenleyen krallar da kütüphanenin hemen arkasındaki sarayda oturuyorlardı.

📖 Sayfa 249 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Efes son parlak günlerini ise 14. yüzyılda Selçuklular Devri'nde yaşamıştır.

📖 Sayfa 312 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hellenler gelmeden önce Artemis Tapınağı'nın yeri, yörenin sakinlerince tapınılan Anadolu'nun ana tanrıçası Kybele'ye ait kutsal bir alandı.

📖 Sayfa 313 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Alacahöyük mezarlarında gün ışığına çıkan "güneş kursları"ndaki bezemelerin üslubu (Lev. 18), Anadolu Hatti karakterindedirler. Söz konusu eserlerde, Alacahöyük diademlerinde ve kurslarında görülen kafes ya da ızgara biçimindeki bezeme yöntemi de Anadolu'nun Hattili bir özelliği olup, Kültepe'nin çok renkli keramik süslemelerinde de görülür.

📖 Sayfa 32 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

M.Ö. 2. binin ilk dörtlüğünde olduğu gibi Demir Çağı'nda da (M.Ö. 1200-750/700) Anadolu Yarımadası çeşitli topluluklara ait büyüklü küçüklü beyliklerin yönetiminde idi. Güney Anadolu'da ve kısmen Suriye'de olmak üzere Geç Hititler, Doğu Anadolu'da Hurrilerin devamı olan Urartular, Orta Anadolu'da Frygler, Lydialılar, Güneybatı Anadolu'da Lykialılar ve Ege'de İonlar üstün değerde uygarlıklar kurmuşlardır.

📖 Sayfa 138 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Gök tanrısının en önemli sembolü boğadır. Hatti bölümünde anlatıldığı üzere boğa Orta Bronz Çağı'nda gök tanrısının kendisi idi. Hatti dini Eski Tunç Çağı'nın theriomorph ya da zoomorph denilen hayvan biçimli tanrı inanışı yerine, insan kılıklı inanca sahipti. Ancak aynı tanrıları kastettiklerini anlatmak için her insan kılıklı tanrıyı, onun hayvan biçimli hali üzerinde tasvir ediyorlardı.

📖 Sayfa 101 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Anadolu'da daha 7. binde Çatal Höyük'te görüldüğü üzere "Ana Tanrı" bütün öteki tanrılardan daha çok seviliyordu. Hatti uygarlığı çağında da Tanrı Kadın Vurusemu'nun baş tanrı olduğunu ve Tavananna'nın yani ana kraliçenin büyük rol oynadığını görmüştük.

📖 Sayfa 85 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Nitekim Anadolu'da daha önceki dönemlerde "güneş kursları" biçimindeki alemlere rastlanmamıştır. Onların birden ortaya çıkmaları ve bugüne değin Kızılırmak kuşağında yalnız dar bir coğrafi mekân içinde münhasır kalmaları da bu eserlerin Hititlerle ilgili oldukları izlenimini uyandırmaktadır.

📖 Sayfa 37 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Mısır'la savaş II. Ramses'in beşinci krallık yılında, yani M.Ö. 1286 tarihinde yapıldı. Hitit kaynakları savaş hakkında hiçbir bilgi vermemektedirler. Buna karşılık çok iyi korunmuş olan Ramasseum, Karnak, Luxor ve Abydos gibi Mısır tapınaklarının duvarlarında bu savaş yazı ve resimlerle ayrıntılı bir biçimde anlatılmaktadır Bu karşılaşma, tarihin o güne değin en büyük silahlı çatışması, bir bakıma döneminin dünya savaşı idi.

📖 Sayfa 79 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Orta Tunç Çağı'nın en büyük teknolojik aşaması çömlekçi çarkının icat edilmiş olmasıdır. Bu, dünyada sanayileşmenin ve endüstrileşme atılımının ilk adımıdır. Çömlekler artık "makine" ile üretiliyordu (M.Ö. 2250-2000).

📖 Sayfa 27 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hattuşa'nın M.Ö. 1200 sıralarında tahrip edilmesinden sonra Anadolu'da Hitit kültürü yaşamını yitirir. Çünkü kültür faaliyeti halka mal olmamış, yalnız saraya ve dar bir aristokrasi çevresine sınırlı kalmıştı. Buna karşılık daha M.Ö. 2. binin ikinci yarısı boyunca Hitit uygarlığının etkisine girmiş olan Güneydoğu Anadolu ile Kuzey Mezopotamya'da Hitit geleneği süre gider.

📖 Sayfa 138 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Alışveriş eşya mübadelesi yolu ile yapılıyordu. Assurlu tüccarlar Anadolu'da ucuz olduğu için özellikle bakır alıyor, karşılığında da kalay ve kumaş veriyorlardı. Alışverişte altın ve gümüş esas kabul ediliyordu. Perakende hesaplar gümüş, toptan ticaret ise altın esas tutularak yapılıyordu. Altın gümüşten 8 kat değerli idi.

📖 Sayfa 46 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Yeni Taş Çağı'nda dünyanın en parlak uygarlığına sahne olan Anadolu, Khalkolitik Çağ'da önderliği yitirmiş ve ticareti geliştirerek yazıyı keşfeden Mısır ve Mezopotamya'nın gerisinde kalmıştır. Anadolu'da yazı bin yıllık bir gecikme ile M.Ö. 2. binin ilk dörtlüğünde (M.Ö. 2000-1750) kullanılmaya başladığı için, halk madenden eşyaya sahip olduğu halde özünde Yeni Taş Çağı'nın ilkel "Köy Kültürü" düzeyinin üstüne çıkamamıştır.

📖 Sayfa 25 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Yazılı kaynaklardan belirdiğine göre IV. Tuthaliya'nın krallık sürecinde Alasia, yani Kıbrıs, Hattuşa'nın eline geçmiş ve bu krallık karşılığı altın ve bakır ile ödenen bir vergiye bağlanmıştır. Anlaşma hükümlerinin gereğince yerine getirilmesi için de Alasia kralının yanı sıra bir vali tayin edilmiştir Kıbrıs Adası Hattuşa'nın çöküşüne değin Hitit Krallığı'na bağlı kalmıştır.

📖 Sayfa 88 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Dişi tanrıya tapma adeti Anadolu'da daha Yeni Taş Çağı boyunca egemendi. Hatta o dönemde kadın tanrı baş tanrı idi. Aynı inancın daha sonraki dönemlerde de süregeldiğini görüyoruz. Nitekim Hattilerde "Vuruşemu", Hurrilerde "Hepat", Hititlerde "Arinna'nın Güneş Tanrıçası", Geç Hititlerde "Kupaba", Yunan ve Roma dönemlerinde "Kybele" adları ile anılan tanrı kadınlar, Yeni Tunç Çağı'ndan beri tanıdığımız Anadolulu geleneği sürdürmüşlerdir.

📖 Sayfa 101 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hitit tarihinin en önemli komutanı ve en başarılı devlet adamı olan Şuppiluliuma I'in uzun süren idaresi boyunca oluşturduğu Büyük Krallık, Babil ve Mısır'la eş güçte idi, ve o çağdaki uygarlık dünyasını bu üç devlet paylaşıyordu. Bu güçlü Hitit Kralının ünü o denli büyüktü ki genç yaşta ölen Mısır firavunu Tutanchamon'un (1347-1338) dul karısı Ankhesenpaamun onun oğullarından birisi ile evlenmek istiyordu.

📖 Sayfa 73 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Caesar'ın Alexandria'da savaştığı bir sırada, oradaki büyük kütüphane yanmıştı. Sonradan Kleopatra, dostu Antonius'un bir armağanı olarak 200.000 parça yazmanın Bergama Kütüphanesi'nden Mısır'a getirilmesini sağlamıştı.

📖 Sayfa 254 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hurrilere ilk önce M.Ö.3. binin son dörtlüğünde Güneydoğu Anadolu'da rastlanmaktadır. Hurri dilindeki en eski yazılı belge Mardin'in güneyinde bulunan Urkis Şehri'nde bir tapınağın kurulması ile ilgilidir ve şimdi Louvre Müzesi'nde saklanmaktadır. Söz konusu yazıt tunçtan güzel bir aslan heykelciğinin koruduğu bir taş levha üzerine arkaik çivi yazısı ile kazılmış olup M.Ö. 2300 yıllarına aittir.

📖 Sayfa 115 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Ne yazık ki yurdumuzda bazı kişiler ve çevreler milliyetçiliği dar bir çerçeve içinde sınırlandırmakta ve 1071'den önceki Anadolu uygarlıklarını bizden saymamaktadırlar. Oysa biz Türkler Anadolu topraklarında oluşmuş bütün toplulukların çocuklarıyız ve onların bize bıraktıkları kültür varlıklarının mirasçısıyız.

Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hitit mimarlığında sütun tanınmıyor, onun yerine dört köşe direkler kullanılıyordu. I numaralı Büyük Tapınağın dış yüzünde bütün duvar boyunca yükselen büyük pencereler vardı. Bunların dış yüzde yer alması, dışarıya kapalı olan Şark Dünyası'nda bilinmeyen bir âdetti. Büyük Tapınakta gök tanrısı ile eşinin heykellerinin yer aldığı odaların üç bir yanı, bu yüksek pencerelerden ışık alıyordu. Böylece bu kapalı odalar bile Yazılıkaya açık hava tapınağı gibi aydınlıktı. Söz konusu özellik, Hititlerin önceleri Hellenler gibi açık havada ibadet ettiklerinin bir kanıtı olsa gerektir.

📖 Sayfa 104 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hititlerden bize kalan figüratif sanat eserleri tapınaklarda ya da kralların diktirdiği anıtlarda yer almaktadır. Bu nedenle elimize geçen kabartmalar, heykeller, mühürler bir "saray sanatı" ürünüdürler.

📖 Sayfa 109 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Filoloji çalışmalarının verdiği sonuçlara göre Anadolu'da Hitit Uygarlığı döneminde başlıca üç Hind-Avrupa dili konuşuluyordu. Bunlar Nesi, Luvi ve Pala dilleri idi. Nesi, daha önce anlatıldığı üzere Hitit devletini kuran Hind-Avrupa boyunun kendi diline verdiği addır. Bu sözcük Kültepe'nin eski adı olan Neşa'dan gelmektedir. Boğazköy metinleri bu dille yazılmıştır. Luvi dili Güney Anadolu'da Lykia'dan Adana'ya uzanan ve Arzava ile Kizzuvatna ülkeciklerini içeren bölgelerde kullanılıyordu. Pala dili Paflagonya Bölgesi'nde, yani Kızılırmak'la Sakarya arasındaki yörelerde konuşuluyordu.

📖 Sayfa 50 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hellenler M.Ö. 8. yüzyılın başlarında gemiler inşa edip Doğu Akdeniz'de ticaret yapmaya başladıkları zaman Mısır'ın, Fenike'nin ve Geç Hitit Beylikleri'nin yoğun etkisi altında kaldılar. M.Ö. 3000 tarihlerinden beri yazı kullanma, din, mitoloji, edebiyat ve sanat alanlarında yüksek bir düzeye ulaşmış olan, ayrıca sağlık konularında, tarımda, gökyüzüne ilişkin büyük bilgilere sahip bulunan Şark Dünyasi Hellenleri büyülemişti.

📖 Sayfa 146 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

İon altın çağı Batı Anadolu'da son bulunca, orada başlayan özgür düşünce atılımı Atina'ya geçti. Atina'nın en önemli başarısı idare sisteminde oldu ve ilk adımları İonia'da atılmış olan demokrasi 508 tarihlerinde Atina'da Kleisthenes tarafından kuruldu.

📖 Sayfa 197 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

gerek çivi yazısı gerekse hiyeroglif simgeleri ilk önce I. Hattuşili'nin yani Hitit Eski Krallığı'nın kurucusu olan kralın mühürlerinde kullanılmıştır. Böylece mühürlerde yazı kullanma öncülüğü kral Telipinu'dan ve çağdaşı Kizzuvatna kralı Isputahşu'dan (hiyeroglif kullanma bakımından) I. Hattuşili'ye geçmektedir.

📖 Sayfa 112 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

İnsanoğlu'nun Eski çağlarda doğaya ve onun ortaya koyduğu koşullara büyük ölçüde tutsak olması çeşitli yapıda uygarlıkların doğup gelişmesine yol açmıştır. Doğaya bağlı kalmak ve ona uymak Eski Çağlarda yeryüzünün her bölümünde görülen bir olgudur.

Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Frygler maden işçiliğinde yüksek bir düzeye ulaşmışlardı. Yaylı çengelli iğneler dönemin "teknolojik" bir Fryg buluşu olup, bunlar Assur ve Geç Hitit merkezlerinde aranan ve beğenilen sanat eserleri idiler. Sonradan Hellen sanatına da geçtiler ve İonlu sanatçılar tarafından taklit edildiler.

📖 Sayfa 187 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hititler sanatı, politik gücün önemli bir propaganda aracı olarak gördükleri için ona önem vermişler ve özgün eserler yaratmışlardır. Öyle ki Hitit Uygarlığı'nın en başarılı bölümü sanat olmuştur.

📖 Sayfa 104 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Uygarlık, özellikle yazma ve okuma zenginlerin ve soyluların tekelinde idi, halk ise uygarlıktan yoksundu. Bu yüzden feodal beylikler ya da Hitit Büyük Krallığı gibi federatif devletler çözülünce her tür uygarlık hareketi de onlarla birlikte ortadan kalktı. Böylece Anadolu'da 1800-1200 yılları, Hellas'ta ise 1400-1200 arasında kullanılan yazı da unutuldu. Her iki ülkede, uygarlığın birinci koşulu olan yazı tam 400 yıl sonra M.Ö. 8. yüzyılda yeniden kullanılmaya başlanacaktır.

📖 Sayfa 92 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Urartular sulama tesisleri ile topraklarının verimini artırırlardı. Bugün mevcut olan bazı küçük göllerin (Keşiş Göl ve Gökçe Göl) Urartular tarafından suni olarak meydana getirilmiş oldukları kabul edilmektedir. Urartu Ülkesi'nde hayvancılık da büyük rol oynamakla idi. At yetiştirmede büyük başarıları olmuştur, esasen Hurri devrinde de bu bölgede güzel at yetiştirilirdi. Hititler at yetiştirilmesi ve ehlileştirilmesi konusunda Hurrilerden istifade etmişlerdir.

📖 Sayfa 170 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Troya VI h'nın ve Hattuşa'nın yıkılmasından sonra Anadolu yeniden 450 yıl boyunca ilkel bir düzeye düşer. Artık yazı kullanılmamaktadır. Zengin ve uygar kentlerin yerine yoksul yerleşmelerin gelmiş olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü bugüne değin Orta Anadolu'da kazılan ve araştırılan düzinelerce örende M.Ö. 1200-750 tarihlerine girebilecek eserler saptanamamıştır. Hiç şüphe yok ki bu tarihler arasında da yerleşmeler mevcuttu. Ancak nüfus az ve uygarlık düzeyi düşük olduğundan kalıntılar da o oranda önemsizdir, onları bu nedenle teşhis etmek zorlaşmaktadır.

📖 Sayfa 130 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Gök tanrısı metinlerdeki tasvirlerde ve sanat eserlerinde dağlar üzerinde durur. Yazılı kaynaklardan öğrendiğimize göre Hititler dağları kutsal sayıyor ve onlara tapıyorlardı.

📖 Sayfa 100 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hurrilerde din sağlam kurallara dayalı olup güçlü rahipler elinde çok iyi bir biçimde örgütlenmiş bulunuyordu. Bu yüzden Hurri dini Kizzuvatna'ya ve III. Hattuşili döneminden beri de Hitit Ülkesi'ne yayılmıştı. Yukarıda ayrıntılı biçimde gördüğümüz gibi, Hititlerin en önemli tapınaklarından biri olan Yazılıkaya'da tanrıların yanı başlarında hiyerogliflerle yazılı adları Hurricedir.

📖 Sayfa 120 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Eski Şark dünyası iki bin yıldan çok bir süreç boyunca büyük uygarlıklar meydana getirdikten sonra M.Ö. 8. yüzyılda parlak devirlerinden sonuncusunu yaşıyordu. Kısa süren bu son altın çağın ardından yeryüzünün önderliği Doğudan Batıya geçecekti. Yeni kültür merkezleri Batı Anadolu kıyılarında kurulacak ve orada bugünkü Avrupa medeniyetinin temelleri atılacaktı.
Dünya tarihinin bu dönüm çağında Şark âlemini Mısır, Fenike, Babil, Assur, Hitit ve Urartu medeniyetleri temsil ediyorlardı.

📖 Sayfa 169 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hellenistik Dönem'de din, az okumuşların bir uğraşıydı ve bu topluluk özellikle tanrı kadın Demeter'e bağlı idi.

📖 Sayfa 248 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Hellenlerin ecdadı olan Akalar M.Ö. 1600-1200 yıllarında, bugün Myken adını verdiğimiz uygarlığı yaratarak Yunan yarımadasında, Orta ve Doğu Akdeniz çevrelerinde yoğun ticaret ve kültür çalışmaları gösterdiler. Suriye ve Anadolu'nun batı kıyılarında ticaret kolonileri kurdular. Linear B adı ile anılan yazının sahibi olan bu uygarlığın etkileri Hurrilerin sanat eserlerinde bile görülmektedir.

📖 Sayfa 196 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Atina Akropolü'nün dinsel ve kutsal karakterine karşın Bergama tepesi, daha çok halk toplantılarının ve gezintilerinin yapıldığı, günlük yaşantının geçtiği, devlet ve ticaret işlerinin görüldüğü, spor hareketlerinin düzenlendiği alan ve yapılardan oluşuyordu.

📖 Sayfa 248 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Urartu dininde başlıca üç tanrı mevcuttur. Bunlar milli tanrı Haldi ile gök tanrısı Teşeba ve güneş tanrısı Şivini'dir. Güneş tanrısı muhtemelen bir kadın tanrı idi. Haldi'ye günde 17 sığır ve 34 koyun, diğer iki tanrıya da 6'şar sığır ve 12'şer koyun kurban etmek gerekiyordu. Urartuların ikinci sırada olmak üzere daha birçok tanrıları vardı.

📖 Sayfa 169 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Batı Anadolu İon kentleri, ardısıra kısa sürede Perslerin eline geçince, doğa filozofları, heykeltraşlar ve ressamlar Atina'ya ve özellikle İtalya'ya göç ettiler.

📖 Sayfa 197 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Kerkük güneyindeki Nuzi Kenti'nde gün ışığına çıkarılan Mitanni Kralı Sauşsattar (M.Ö.1440-1410) dönemine tarihlenmiş olan sarayda elde edilen duvar resimleri Mısır etkileri göstermekle birlikte bazı yerel olması gereken ögeler de ortaya koymaktadır. Bir kapı üstünü süsleyen duvar resimlerinde hurma ağacı (hayat ağacı?) ve Hathor başları gibi Mısır-Fenike motifleri Nuzi yöresine yabancı bezeme unsurlarıdır. Buna karşılık bitki ögeleri arasında dönüşümlü olarak yer alan öküz başları (bukranionlar) ve Humbaba başları Mezopotamya motifleridir.

📖 Sayfa 122 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Frygler kültür düzeyi yüksek bir topluluktu, yazı, kralın tekelinde olmayıp, M.Ö. 8., 7. ve 6. yüzyıllarda bütün Fryg kentlerinde halk tarafından bollukla kullanılıyordu.

📖 Sayfa 185 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Bizans sanatı Roma Dönemi sonunda Anadolu'da doğdu. Yarımadanın kentlerinde M.S. 3 yüzyılın bitiminde Roma sanatı heykelcilikte ve mimari süslemede yozlaşma evresine girdiği sırada erken Hıristiyanlık ustaları ona canlılık ve yeni bir anlam kazandırdılar Diyebiliriz ki Erken Hıristiyan ve Bizans eserleri Geç Roma sanatının bir tür expressionist yorumudur.

📖 Sayfa 220 · Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal

Sıkça Sorulan Sorular

Anadolu Uygarlıkları kimin eseridir?

Anadolu Uygarlıkları, Ekrem Akurgal tarafından yazılmıştır ve ilk kez 2002'de yayımlanmıştır.

Anadolu Uygarlıkları kaç sayfadır?

Anadolu Uygarlıkları, 624 sayfadır (Phoenix Yayınları baskısı).

Anadolu Uygarlıkları'nın en ünlü sözü nedir?

“Yeni Taş Devrinde olduğu gibi daha sonraki Anadolu için de öküz ve boğa, yalnız doğa gücünün ve çoğalımın bir sembolü değil, ayrıca toprağın sürülmesinde gördüğü büyük iş bakımından tarımın da başlıca etkeni idi.”

Bu sayfadaki alıntılar okur paylaşımlarından derlenmiştir. Kaynak eser: Anadolu Uygarlıkları — Ekrem Akurgal. Eserin tamamı için kitabı edinmenizi öneririz.
Bu yazıyı paylaş Link kopyalandı ✓
“

وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ

“Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin.”

Kalem Sûresi, 68/4