
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), tarih okurlarının yakından tanıdığı, Fahrettin Altay'ın kaleme aldığı eserlerden biridir. İş Bankası Kültür Yayınları baskısıyla 544 sayfadır. Tarih meraklılarının On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922)'dan seçtiği en etkileyici satırlar aşağıda.
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922)'dan En Beğenilen Alıntılar
Anladım ki Mustafa Kemal içkili de içkisiz de Mustafa Kemal 'dir.
📖 Sayfa 386 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
yapacak bir şey yoktu. Mukadder ne ise başa gelir dedim,
📖 Sayfa 305 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Sarp dağlarda çarıkla yürüyen asker yorulmuştu.
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Memleket çok karışık bir devre geçiriyordu.
📖 Sayfa 72 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Ben bunların arasında mı öleceğim?
📖 Sayfa 341 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Yanımda Çanakkale'de İngilizlerden ''esir aldığımız'' ve Grey adını koyduğumuz pointer köpeğim de vardı.
📖 Sayfa 345 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Kadere boyun eğmekten başka çaremiz yoktu.
📖 Sayfa 92 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
72. Arap Alayı'nın çadırlı ordugâhında alaydan kaçan bir çok Arap erlerin çadırlarda saklandıklarını ve nargile içmekte olduklarını gördük. Bunları toplayarak cepheye gönderdik.
📖 Sayfa 93 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Çocuklar ben ölürsem İstem’in etrafında toplanmalısınız haa… Fevzi Paşa’nın ancak reyinden istifade edersiniz…
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Fakat heyhat biz insanlar o kadar aciziz ki uğradığım felaketin faillerine cenabı Adil cezasını versin. Herhalde ''Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah'' beytini unutmayalım. Bize en büyük metanet bahşeder.
📖 Sayfa 27 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Genç subaylar Atatürk'ü kucaklarcasına sardılar, o da onların kahramanlıklarından memlekete yaptıkları hizmetlerden ve ordusu ile daima iftihar etmekte olduğundan bahsederek subayları ve generalleri taltif ediyordu.
📖 Sayfa 397 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Sevgili yeni yetişen Türk nesilleri. Onu seviniz. Hem de pek çok seviniz. Çünkü o, insanları ve çorak toprağı ile bile bu sevgiye gerçekten layıktır. En büyük idealiniz vatan olmalıdır…
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
O sırada genç kurmay olan Enver Bey milletin gözbebeği ve kahramanı olmuştu. Umumi efkarın hissiyatı ona müteveccih idi.
📖 Sayfa 56 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Kaderin, alın çizgisinin önüne kim geçebilmişti ki…
📖 Sayfa 485 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Bazı Ermenilerin askerlerimize yaptıkları hakaretlere tahammül de o kadar güç oluyordu ki…
📖 Sayfa 161 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Her şey biraz iptidai idi.
📖 Sayfa 432 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Beni de aralarına oturttular. Cumhuriyet Bayramı nutkunu hazırlıyorlarmış, önlerinde birer kadeh rakı ile leblebi vardı. Bir kadeh te benim için getirtti, içmediğimi bildiği halde ikramı eksik bırakmaz, içmeye zorlamaz. Aralarında onlarla bir yudum almak benim için vazife idi.
📖 Sayfa 389 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Ama ne yapalım ki talih böyle istemiş...
📖 Sayfa 283 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Şapka işinde yobazların durumunu sordu, Sinmiş ve ister istemez kabullenmiş durumda olduklarını bildirdi.
📖 Sayfa 374 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay

(Koca Atatürk nasıl Latin harflerini kabul etmekte işin doğrusunu bulmuştu?)
📖 Sayfa 78 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
İşte bunlar bizim okuması yazması yok ama insanlık duyguları kuvvetli askerlerimizdi.
📖 Sayfa 119 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Yunanlıların izmir'e girdikleri vakit yaptıkları fenalıkları, şehir ve köylerimizi yaktıklarını bildikleri halde bizim onların millettaşlarına kötülük değil iyilik yaptığımızı acaba şimdi vicdanlarında muhakeme ediyorlar mı?
📖 Sayfa 337 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
''Paşam üzülmeyiniz. Çok geçmez müfterilere de o zalim de cezalarını bulacaklardır.''
📖 Sayfa 26 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Atatürk'e hususi bir toplantıda niçin evlenmediğini soruyorlar, o da şu cevabı veriyor;
📖 Sayfa 187 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
"Evli olmak millet ve memleket lehinde icabında büyük fedakarlıklar göze almayı kayıtlar, zincirler insanın yerine göre enerjisini kırar. Ben mücadele adamıyım, hiçbir kayıt altına girmemek isterim..."
Kendisi ile beraber işe başlayan arkadaşları Kazım (Karabekir), Ali Fuat (Cebesoy), Refet (Bele), Rauf (Orbay) ve bir çok maiyeti hep bekardı. Viran olası hanede evladı ayal yoktu.
Araplar Türklere düşmandır.
📖 Sayfa 137 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Anzak adı verilen askerleri o vakit tanıdık, sevimli ve güler yüzlü insanlardı.
📖 Sayfa 107 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
''İngiliz misiniz''? diye sorduğumuz vakit,
''Hayır biz İngiliz değiliz, Avustralyalı ve Yeni Zelandalıyız'' cevabını vermişler.
''Niçin harp ediyorsunuz?'' sorduğumuz vakitte şunları söylemişlerdi:
''İngilizler bizim kardeşlerimizdir. Dilimiz, kültürümüz birdir.
Selam, Temenni, muvaffakiyet.
📖 Sayfa 326 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
En büyük idealiniz vatan olmalıdır.
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Biz daima Gazi’nin izinde kalacağız.
📖 Sayfa 431 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Danslar alaturkalaştı, hepimize el tutturarak hora teptirdi, zeybek havası çaldırdı. Kimse beceremiyor el ayak oynatarak döndürüyorduk. Herkesi durdurdu kendisi tek başına güzel bir zeybek oyunu yaptı hayran oldum.
📖 Sayfa 382 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
''Bu oyun milletimizin erkek oyunu, kahraman oyunudur bilmek lazım'' diyerek bizleri mahcup etti.
Bilmem bu kadar yeter mi artık?
📖 Sayfa 31 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
''Kusura kalmayınız bundan öteye gidemem çükü hükümet var''
📖 Sayfa 16 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Yemek Listesi: Balık, etli börek, zeytinyağlı pilav, kavun, elma, kahve,. Servisi yapan da başörtülü bir kızdı.
📖 Sayfa 391 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
“Ano Yemendir,
📖 Sayfa 22 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Gülü çemendir
Giden gelmiyor
Acep nedendir?.”
maksat, Cumhuriyet ordularının kuvvet ve kudretini göstermekti.
📖 Sayfa 481 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
en yüce idealim ancak vatan olmuştur.
📖 Sayfa -1 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Birliklerimizi teftişe gelen Mareşal Von Falkenhayn her kumandanla konuştuğu gibi benden de düşmanın saldırışına karşı koyup koyamayacağımı sormuştu, menfi cevap kimin haddine idi? Savaş cephesinde kahramanlığa leke kondurulmazdı. ''Elbette dayanacağız!'' dedim.
📖 Sayfa 137 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Bitlis'te iken bir gün attan düşmüşüm ve kolum omzumdan çıkmıştı. Bir askeri doktorumuz ile bir Ermeni doktor vardı. Üç defa kloroformla bayıltılmıştım. Kolum ancak üçüncü defada bir Ermeni çıkıkçının yardımı ile yerine oturtulabilmişti.
📖 Sayfa 27 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay

İzmir fethedilmiş değil kurtarılmıştır.
📖 Sayfa 353 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
1- Hacı ağa ve efendiler: Bunlar varlıklı kimseler olup hacı olmuşlar, sakallı, başları abani sarıklı, eli tesbihli, beş vakit namazını camide kılar, temiz ahlaklı fakat maddi menfaatlere düşkün basit kimseler. Çoğunun birer dükkanı vardır, küçük ticaret işleri yaparlar. asıl kazançları ise köylülere bankerliktir. O zamanlar ziraat sandığı ve Osmanlı Bankası'ndan başka esaslı bankalarımız olmadığından halkın kredi ihtiyaçlarını bu hacı ağalar temin ederek bundan kazanç edinirlerdi. Bu kazancı da faiz ismini vermeyerek haram sayılmayacak şeri hileler ararlar ve işlerini yürütürlerdi.
📖 Sayfa 201 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Bir şeyler söyleyeceğini bekliyordum ki dudaklarından şu cümleler döküldü:
📖 Sayfa 480 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
"Paşa biliyor musun ben cumhurbaşkanlığını bırakıp Hatay'a çete reisi olacağım."
Bunları söylerken gene sıkıntılı hali devam ediyordu, benim gülümsediğimi görünce,
"Ne gülüyorsun?" dedi.
"Efendim siz Türkiye'nin çete reisisiniz Hatay'ın çete reisi bir teğmen olur."
"Varsa öyle bir teğmen ver bana."
"Emredersiniz bütün teğmenler emrinize hazırdır,
La ya'lemül gaybe illallah, 25
📖 Sayfa 31 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
25 ''Gaybı (görünmeyeni) Allah'tan başkası göremez''
Aradan iki saat geçtikten sonra şehadet şehadet haberi geldi. Bu vatansever subayın arkasından gözlerim dolu dolu oldu.İzmir'e girdiğimiz zaman da babasının subaylarımızdan onu sorduğunu unutmak mümkün değildir ve Küçükköy istasyonuna onun adını vermekle hem babasını hem de arkadaşlarını teselli etmiş oluyorduk.
📖 Sayfa 318 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Savaş sırasında zaman zaman gözlerimin önüne gelen evimize yallaştığım sırada çarşaflı ve uzun boyu ile eğile eğile gelmekte olan anamı tanıdım.Bilmiyorum nasıl bir duygu içimdeydim o anda.
📖 Sayfa 335 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
24 Haziran akşamı Atatürk'ün sofrasında toplandık. Biraz neşeli idi, muhtelif bahisler, tarihten misaller konuşuldu. Başvekile biraz fazlaca iltifatta bulundu ve şunları söyledi: "Çocuklar ben ölürsem İsmet'in etrafında toplanmalısınız haa.. Fevzi Paşa'nın ancak reyinden istifade edersiniz..."
📖 Sayfa 404 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Gece Atatürk'ün bu sözlerini not defterime kaydettim.
Mustafa Kemal Bey Gelibolu'dan geçerken bize uğradı kendisini ilk defa görmüş oluyordum, enerjik, muhatabına itimat telkin eden, tok sözlü, sarı saçlı, mavi gözlü düzgün endamlı genç bir komutan.
📖 Sayfa 84 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Her şeyin sırrını her yerde vermek doğru değildir....''
📖 Sayfa 166 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Bu işe en layık kumandan Mustafa Kemal'dir....''
📖 Sayfa 164 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Felaket zamanında yabancının dostluğu da bir oluyordu düşmanlığı da...
📖 Sayfa 163 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
mağlubiyetle sonuçlanan uzun, çetin ve kanlı savaşların verdiği üzüntü, yorgunluk bütün zabitlerin, kumandanların sinirlerini bozmuş, herkesi istikbal tehlikesi ile karşı karşıya bırakmış, herkes karanlık gördüğü ikbalde kendisinin ve ailesinin hayatını nasıl kazanabileceğini çeşitli çarelere başvurmaya başlamıştı.
📖 Sayfa 163 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
İzmir İlk gözüme çarptığı vakit bende hasıl olan heyecanı tarif edemem. O anda maddi hiç bir şeyin hakiki bir değer taşımadığını tam manası ile hissettim. İşte bu an hayatımın en mutlu anı olmuştur
📖 Sayfa 337 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Fransızların büyük arzuları Adana'nın pamuğu ve dağlarındaki madenlerdir.
📖 Sayfa 197 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Merak etmeyin her şey düzelecek
📖 Sayfa 255 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Bu mektup o kadar ustalıkla yazılmıştır ki bütün ahvali son derece güzel anlattığı gibi ele geçtiği vakit de suç teşkil edecek tarafı yoktur.
📖 Sayfa 31 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Heyet bizi yargılamış ve sorguya çekmişti. Güya hürriyetçilik ediyormuşuz. Mahkeme suçsuz olduğumuza karar vermişti. fakat mahkemenin bu kararını padişaha bildirmek kimin haddine idi? ''Beraat ettiler'' denilirse padişah haksızlık yapmış olacaktı...
📖 Sayfa 26 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
''Bu alaylara artık Hamidiye ismi verilemez. Yeni bir isim düşünüyor musunuz?'' diye sordu, kendilerine şu cevabı verdim.
📖 Sayfa 52 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
''Bunların içinde Arap olarak yalnız Küçük Tay kabilesi vardır. Kendilerini Kürt sayanların bir kısmı da aslen Türk'dür. bir Türk ismi verilmesi uygun olur. Mesela Oğuz alayları gibi.
Filhakika, pek çok şehit ve mecruhumuz vardır, mesela şimdi en sevimli bir arkadaşla konuşurken bir saat sonra şehit olduğu haberi gelir artık şehit ve yaralıya kadar alıştık ki bazen fatiha okumayı bile unutuyoruz.
📖 Sayfa 505 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay

Bu vatan binlerce mihnet, binlerce şehit ve sayısız savaşların neticesinde elde edilmiş bir idealdir.
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Sevgili yeni yetişen Türk nesilleri. Onu seviniz. Hem de pek çok seviniz. Çünkü o, insanları ve en çorak toprağı ile bile bu sevgiye gerçekten layıktır. En büyük idealiniz vatan olmalıdır...
Yıl 1925. Bu senenin en önemli olayı Atatürk'ün milletimizin başındaki fesi atarak şapka giydirmesi ve kıyafetini medeniyet aleminin kıyafetine benzetmesi olmuştur.
📖 Sayfa 371 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Fakat atın vasfından bahsederken süvarisini unutmamalıdır.
📖 Sayfa 351 · On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay
Sıkça Sorulan Sorular
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922) kimin eseridir?
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), Fahrettin Altay tarafından yazılmıştır.
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922) kaç sayfadır?
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922), 544 sayfadır (İş Bankası Kültür Yayınları baskısı).
On Yıl Savaş ve Sonrası (1912 - 1922)'ın en ünlü sözü nedir?
“Anladım ki Mustafa Kemal içkili de içkisiz de Mustafa Kemal 'dir.”